Sayfa 2/5 İlkİlk 12345 SonSon
41 sonuçtan 11 ile 20 arası

Konu: Yaygin Anksiyete

  1. #11
    Cahillik Dönemi negatif - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jul 2008
    Mesajlar
    711

    Standart

    Bir dakika ya nasıl yani bana benzeyen birini buldum sanırım..şu evlilikten vazgeçmeyi açar mısın biraz..ben 2 kere nişanlandım nikah yaklaştıkça adamları ben hastayım diye bırakıverdim..böyle bişi mi yaşadığın?bana okb yab majör deprsyn teşhisi koydular...çok zor günlerdi ama şimdi gülüyorum..ben evlenmek istemiyorum deyip bastım gittim resmen ya..ne saymışlardır bana var ya..napiim ben deliyim
    GÖZLERİNDEN ANLADIM ÖNCE SONRA SÖZLERİNDEN... HİÇ Mİ SEVMEDİN HİÇ Mİ SEVİLMEDİN? YAĞMURDA YAŞATMAZ SENİ GÜNEŞTE ARTIK MEVSİM SONBAHAR

  2. #12
    mmontessori
    Guest

    Standart

    anksiyete lilere seleamlar allahım küçükken psikolojik tedavi gören kişiler gözümde bir an cüzzamlı gibi canlanırdı şimdi çok ciddi rahatsızlıklar yaşıyorum bende bi anksiyete hastayım bende asosyallik yok ama bi misafir galdiğinde zorunlu olusuyosunya yanlarında oturmak için işte ozaman felaket kendi istediğim ortamlarda gayet rahatım aslında freudun dediği çocukluktan kaaynaklanan problemlerin acısını hala çekiyoruz ben şunu merak ediyorum ailesi yada çevresi her neyse her bakımdan iyi olupta anksiyete yaşayan arkadaşlar var mı aranızda cvp samimi bekliyorum

  3. #13
    Karar Dönemi
    Üyelik tarihi
    Jan 2009
    Mesajlar
    1

    Standart

    ben de yapmak zorunda oldugum birseyi hissettigim anda baslayan bir problem var. bunun adi nedir bilmiyorum daha doktora gitmedim bu platformda basima gelenleri sikintisi olanlarla paylasacagim.

  4. #14
    Çıraklık Dönemi plüton - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Dec 2008
    Yer
    cennet
    Mesajlar
    2.053

    Standart

    İşkence gibi bir çocukluk gecirdim, çocukken ailemin, öğretmenlerimin, arkadaşlarımın baskısı sonucu çöktüm içime kapandım, ve kafayı yedim, yeni yeni açılmaya başladım. Baskı altında büyüdüğüm için evhamlı bir insanım, her şeyden endişelenirim, endişelenmek için bir sebep olmasına gerek yok. Çevremden evhamlı damgası yememek için çabalayıp duruyorum, kendimi kontrol etmeyi azar azar öğreniyorum, bakalım zaman ne gösterecek.
    Gülümse hayata, hayatta sana gülümsesin!

    Şimdi sen yoksun, sadece geri kalan her şey var

    ama

    Kaybedecek hiç bir şeyim olmasa da, kazanabileceğim çok şey var.

  5. #15
    Çıraklık Dönemi plüton - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Dec 2008
    Yer
    cennet
    Mesajlar
    2.053

    Standart

    Alıntı negatif Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    Bir dakika ya nasıl yani bana benzeyen birini buldum sanırım..şu evlilikten vazgeçmeyi açar mısın biraz..ben 2 kere nişanlandım nikah yaklaştıkça adamları ben hastayım diye bırakıverdim..böyle bişi mi yaşadığın?bana okb yab majör deprsyn teşhisi koydular...çok zor günlerdi ama şimdi gülüyorum..ben evlenmek istemiyorum deyip bastım gittim resmen ya..ne saymışlardır bana var ya..napiim ben deliyim
    Ne yaptın, ne yaptın 
    Gülümse hayata, hayatta sana gülümsesin!

    Şimdi sen yoksun, sadece geri kalan her şey var

    ama

    Kaybedecek hiç bir şeyim olmasa da, kazanabileceğim çok şey var.

  6. #16
    mmontessori
    Guest

    Standart

    Anksiyete kuramının gelişimi…

    Freud 1895 de yayımladığı anksiyete bozuklukları ile ilgili makalesinde savunduğu anksiyete oluşumu ile ilgili teorik görüşünden otuz yıl boyunca ayrılmamıştır.Bu erken dönemde yazdığı makalede ortaya konan ve geçen süre içerisinde pek bir değişiklik geçirmeyen bu görüş; tam olarak boşalımına imkan verilmeyen libidonun anksiyeteye doğrudan dönüşeceği şeklindeki bir düşünceyi yansıtır. “Ketvurmalar,belirtiler ve anksiyete” kitabı” isimli 1926 da yayınladığı kitabında anksiyete kuramında önemli bir değişiklik görülür.Bu kitapta ilk kez “sinyal anksiyetesi” kavramı ortaya konmuştur.Ayrıca bir işlevin kesintiye uğramasına dair “ketvurmalar” incelenir.Belirti oluşumu ile ketvurmalar arasındaki ilişkiler araştırılır. Anksiyetenin kaynağı “ego” yani “benlik” tir.Ego dış dünya ve süperego’nun kınamasıyla karşılanan içgüdüsel itkiye yaptığı enerji yatırımını çeker ve bu enerjiyi anksiyete duygusuna dönüştürür.Anksiyetenin önemli bir işlevi vardır.Dış dünyada ortaya çıkan tehlikeler karşısında ,nasıl ego tehlike algısından uzaklaşmaya çalışır ise iç dünyada ortaya çıkan tehlikeden de uzaklaşmak ister. Tehlike dıştan gelirken ortaya çıkan duygu korkudur.Korku duygusu organizmayı alarma geçirir ve tehlikeden uzaklaşmak üzere savunma kalkanlarını kullanmaya yönlendirir.İç tehlike karşısında da korkuya benzeyen bir endişe duygusu oluşur.Ancak bir fark vardır.Bu fark korkunun nesnesi bilinçli algı alanına girmişken, anksiyetede id’den kaynaklanan itki bilinçöncesi alana kadar gelmiş ancak bilinç alanına henüz kabul edilmemiştir.Ego’nun bilinç öncesindeki işleyen bölümü, itkinin dış dünya ve süperego tarafından kabul edilmeyeceğini algıladığında yatırımını bu itkiden çeker.Artık bu yatırım anksiyete duygusu üretiminde kullanılacaktır.İtkinin kalktığı nokta doyuma ulaşmak yani haz duygusu elde etmek üzereydi.Halbuki ortaya çıkan duygu , ego’nun araya girmesiyle “hoşnutsuzluk” duygusuna dönüştü. Anksiyete adı verilen bu hoşnutsuzluk duygusu ,egonun elinde bulunan olanakları seferber ederek, itkinin kendini gerçekleştirmek üzere hareket edebileceği menzilden uzaklaştırılması için bir uyarı görevi görür.Böylece “sinyal anksiyetesi” kavramına ulaşmış oluyoruz.

    Psikoterapinin çağdaş manada kurucusu Sigmund Freud’dur.Onun yöntemi psikanaliz adıyla bilinir.Freud, kendi icadı olan psikanaliz yöntemini;çağında ruhsal sıkıntıları giderme yöntemi olarak kullanılan günah çıkartma, geleneksel tavsiye ve hipnotik telkinden farklı olarak bilimsel bir temele oturtmaya çalışmıştır.
    Psikanaliz üç temel psikolojik önermeye dayanır.Bu önermeler; insan psikolojisinin “yapı,gelişim ve güdülenmesi” ile ilgilidir.

    Yapısal kuram,ruhsal yapının “id,ego ve süperego” terimleriyle bilinen bileşenlerini ve bu bileşenlerin birbirleriyle ilişkilerini işlevsel biçimde ele alır.

    Gelişimsel kuram,bireyin psikolojik gelişim sürecine odaklanır ve bu süreç esnasında geçtiği ve takılı kaldığı evreleri inceler.Freud,psikoseksüel gelişim süreci adı verdiği süreçte bebeğin cinsel dürtülerin kuvvetli bir biçimde kendini gösterdiği ve buna karşılık dış dünyanın “kültürel,dinsel ve ahlaki engelleri” ile engellenerek çatışma yaşadığı bir takım dönemlerden sırasıyla geçtiğini söyler.Oral,anal ve odipal(fallik) dönemler olarak belirtilen “çocukluk cinselliğinin yoğun olarak yaşandığı” bu dönemlerden sonra ilkokul çocuğunun “gizil/latent” denilen dürtüsel açıdan sakin ,sessiz bir döneme girdiği belirtilir. Ergenliğin başlamasıyla birlikte psikoseksüel gelişim süreci son bir döneme doğru evrilir..Adolesan dönem denilen bu dönemde ruhsal yaşam “çocukluk dönemindeki” dürtüsel canlılığı kazanır. Erişkin cinselliğinin nispeten stabil “genital dönemi” Psikoseksüel süreçlerin sonuncusudur.

    Güdülenim kuramı,ruhsal işlevlerin sürdürülebilmesi için gerekli görülen enerjinin kaynağını , dolaşımını ve dönüşümünü inceler.Libido adı verilen bu enerji temelde “cinsel bir enerjidir”. “Haz ilkesi” temelinde cinsel dürtüler doyuma ulaşmaya çalışır.Ancak büyüme ve uygarlaşma süreci esnasında karşılaşılan engeller ,çocuğa bazı kereler (kendi çıkarları gereği) “haz ilkesi” nin çabuk doyuma ulaşma arzusuna tümüyle veya kısmen karşı çıkması gerektiğini öğretir.Yapısal kuramda ortaya konulan “ego” isimli işlevsel kompartımanın şekillenmeye başladığı yer de tam burasıdır işte.Ego, doyumun gerçekleşmesi halinde uğranılacak zararı gözeterek arzuyu bekletebilir.Giderek, tehlike karşısında “sinyal anksiyetesi” denilen haberci mekanizmayı harekete geçirerek,potansiyel tehlikeye dikkat çekmeyi başarır.Bu mekanizma tehlikeyi bertaraf etmek üzere ego’nun önderliğinde organizmayı faaliyete davet eder..Üst ben yani ahlaki ben ile arzular arasında uzlaşma noktaları oluşturabilmek adına “savunma mekanizmaları” denilen bazı tekniklere başvurmayı öğrenir.

  7. #17
    Karar Dönemi meltem_81 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jan 2008
    Mesajlar
    100

    Standart

    yaklaşık 2 yıl önce bende aynı sorunu yaşadım... uyuyamıyordum uyuduğumdada kabus görüyordum, çalan telefon sesi bile beni korkutuyordu her an kötü bir haber gelecekmiş gibi tedirgindim hep...banyoda fazla kalamıyordum, gittiğim ortamlarda huzursuz olup hemen eve dönmek istiyordum sanki ben yokken sevdiklerime bişey olacakmış gibi.. yani yetişememekten korkuyordum.sevdiğim insanları küçük bahanelerle arayıp, iyi olup olmadıklarını kontrol ediyordum birde sık sık telefonum çalıyor sanıp çantamı açıyordum bakıyorum çalmıyor bana öyle geliyormuş...

    bu duruma yaşadığım zorlu bir dönem sebep oldu... ağır manik epizot yaşayan arkadaşımla ben ilgilendim... ağır bi sinir krizi yaşadı 14. kattan düşebirdik engel olmasam.. ve daha birsürü kötü olay.. bunlarla büyük bir soğuk kanlılıkla başa çıktım ve bir süre sonra herşey yoluna girdi o iyileşti ve ben böyle oldum. sanırım kendimi bırakmak için onun iyileşmesini beklemişim.

    bu yaşadıklarımı atlatmak için verilen ilaçları kullanmadım açıkçası... kendi çabalarımla üstesinden gelmeye çalıştım ve başardım sanırım.( sadece kısa bir dönem atarax kullandım bitkiselmiş)benim ilaç almamak için bahanem vardı aman siz ilaçlarınızı aksatmayın herkese büyük geçmiş olsun.
    Konu meltem_81 tarafından (11-02-2009 Saat 06:02 PM ) değiştirilmiştir.

    KENDİ OMUZUNA TIRMAN... BAŞKA NASIL YÜKSELEBİLİRSİN Kİ...

  8. #18
    Çıraklık Dönemi g1z4y - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Aug 2008
    Mesajlar
    1.647

    Standart

    evet bunlar bende de var ve söylendi anksiyete bozukluğu olduğu,kötü bir şey ne denir
    teşekkürler paylaşımlar için...
    Yeter...Gel Artık Yeter...
    Karanfiller Açtı Gel.
    Kış Bahçesinde Güller,
    Beyaz Güller Açtı Geeeeel...!!!

  9. #19

    Standart

    ben de sözlü sınavlar öncesi benzer durumlar oluyor, son iki gün uyuyamıyorum. yemek yemiyorum. sınav akşamı sanki boğazımı sıkıyolar. iki sınavı bütünlemeye bıraktım. 3.de ilaç aldım.anksiyolitik. bana ne oluyor yahu???

  10. #20
    mmontessori
    Guest

    Standart

    doktorun söylediğine göre ben de de anksiyete vardı tedavim bitmişdeğil ama artık doktora gitmemeye karar verdim.ilaçlar bende intihar düşünce ve davranışlarını tetikliyor bunu farkettim.uyuşuyorum.en çok ta bu canımı yakıyo kendimi bu halde görmek istemiyorum.
    irademin işe yaramadığını düşünmeye başladığım için doktora gitmiştim şimdi irademi sonuna kadar kullanmak istiyorum.

Sayfa 2/5 İlkİlk 12345 SonSon

Benzer Konular

  1. Anksiyete
    By Alper Budan in forum Panik Atak
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 16-12-2012, 06:05 AM
  2. Yaygin anksiyete?
    By Fobikgenc in forum Yaygınlaşmış Kaygı Bozukluğu
    Cevaplar: 2
    Son Mesaj: 24-06-2011, 01:37 AM
  3. Sorunum YAYGIN anksiyete mi?
    By Fobikgenc in forum Yaygınlaşmış Kaygı Bozukluğu
    Cevaplar: 1
    Son Mesaj: 10-05-2011, 12:14 PM
  4. anksiyete
    By sibel_87 in forum Yaygınlaşmış Kaygı Bozukluğu
    Cevaplar: 2
    Son Mesaj: 09-03-2010, 02:43 AM
  5. anksiyete bozukluğu
    By sibel_87 in forum Yaygınlaşmış Kaygı Bozukluğu
    Cevaplar: 13
    Son Mesaj: 20-01-2010, 12:29 PM

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •