Sayfa 4/5 İlkİlk 12345 SonSon
50 sonuçtan 31 ile 40 arası

Konu: Bir de benden dinleyin

  1. #31
    Karar Dönemi
    Üyelik tarihi
    Sep 2013
    Mesajlar
    19

    Standart

    Alıntı shafak Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    Korkulacak bişey yok kardeşim. Hepiniz rahat ve huzurlu olun.
    Diğer arkadaşlar modern tıbba inanmadıkları için hastalıklarını ayet okuyarak iyileştiriyorlar. Son derece samimi oldukları için de hiç doktora gitmiyorlar ve gitmeyecekler.
    Senin durumun farklı tabii...Sen de okuduğun tıp fakültesindeki psikiyatri profosörlerinin yazdığı ilaçlarla cuk diye atlatmış olmalısın sorunlarını ...

    Ama hala SF den bahsediyosun yaaa onu anlamadım. Bari açık açık yazmasan da tıbbı rezil etmesen ele-güne karşı ...
    Aynı dilden konuşmadığımız kanısına vardım ben.Ama yine de cevaplamak istiyorum sorunu.Ben hiçbir yerde pskiyatri ve verilen ilaçların kesin çözüm olacağından bahsetmedim.Tam tersine sen kısa vadeli kesin çözümler varken bizim sistemin bir parçası olduğumuzu falan söylemiştin.Ben ise bunun uzun bir iyileşme sürecini kapsadığını anlatmaya çalıştım.Senden bizi bu başarılı yöntemler hakkında bilgilendirmeni istedim cevap vermedin.O zaman ben de ister tıp alanından ister alternatif yöntemlerden konuşalım dedim ki hiçbiri bu kadar çabuk tedavi edemiyor.

    Belki yine boşa konuşuyorum.Siz alıntılamayı sevdiğiniz için ben de sizin için uğraştım umarım beğenmişsinizdir.Kırmızı yazıda geçen yöntemleri açıklarsanız belki yararlı bir iş yapmış olursunuz.

    Alıntı shafak Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    Ben de bunu vurgulamak istedim zaten...
    İnsanların çoğu gerçekten işe yarayan -ve dolayısıyla da bir mucize olarak kabul edilen - az denenmiş hızlı ve etkili çözümlere kendilerini kapatıp; çoğunlukla çözüm adına hiçbir şey vermeyen; çok yaygın ve denenmiş, yavaş, hantal ama pazarlayıcılarına iyi kazandıran yollara başvuruyorlar.
    Sonra da "Neden bende işe yaramadı?" diye sorguluyorlar. Sistem binlerce defa denenmiş ve hemen her zaman aynı neticeleri vermiş olduğu için bu tür sorgulara karşı cevapları da hazırda bekletiyor:

  2. #32
    Karar Dönemi
    Üyelik tarihi
    Nov 2010
    Mesajlar
    301

    Standart

    [QUOTE=faith111;131337]
    Alıntı shafak Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster

    Ah be arkadasım ne kadar cahil konusuyorsun ,
    ... tıptan bahsedersin , bilimden bahsediyorsun ama bana bir bilgiyle gel boş boş gelme!!!!!!
    Sana geldiğim falan yok. Sana yönelik olmayan yazıma; Don Qişot'un; kendisiyle hiç ilgilenmeyen yel değirmenlerini; içinde yaşadığı paranoyalar nedeniyle halk düşmanı ilan edip saldırması misali; lafını bile etmediğim konulardan bahsederek saldıran tarafsın.

    Hem de bunu; dindar bir insanda olması gereken bir edeple değil; gözü dönmüş bir dinci militana yakışan bir saldırganlık ve hakaret zinciriyle süsleyerek yapıyorsun.
    Daha kötüsü ise; bunu dinin bir gereğiymiş gibi gösterebilmek için ayet ve hadislerle süslüyorsun.
    Tamamını Batının sağladığı imkanlarla Batı düşmanlığı yapmak; her ne kadar çok komik olsa da. normal bir durum değil.
    Derealizasyonun derinleştiği vakalarda bu tür hallere sıkça rastlanıyor her halde...
    Sorumlusu benim... Özür dilerim ! Teşekkür ederim !

  3. #33
    Karar Dönemi
    Üyelik tarihi
    Nov 2010
    Mesajlar
    301

    Standart

    Alıntı calmodulin Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster

    ...Kırmızı yazıda geçen yöntemleri açıklarsanız belki yararlı bir iş yapmış olursunuz.
    O cümlede her hangi bir yöntemden bahsedilmiyor. Cümle çok açık: Sizin ifadelerinizden bu tür olası yol ve yöntemleri daha baştan ve peşin hükümle yok kabul ettiğiniz ve böylece kendinizi olası çözümlere kapatmış olduğunuz farkettirilmeye uğraşılıyor ...
    Kendimizi içine hapsettiğiniz ön yargıları bırakmadığımız sürece kim ne derse desin bir yararı yok.
    Sorumlusu benim... Özür dilerim ! Teşekkür ederim !

  4. #34
    Karar Dönemi faith111 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Apr 2013
    Mesajlar
    54

    Standart

    [QUOTE=shafak;131351]
    Alıntı faith111 Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster

    Sana geldiğim falan yok. Sana yönelik olmayan yazıma; Don Qişot'un; kendisiyle hiç ilgilenmeyen yel değirmenlerini; içinde yaşadığı paranoyalar nedeniyle halk düşmanı ilan edip saldırması misali; lafını bile etmediğim konulardan bahsederek saldıran tarafsın.

    Hem de bunu; dindar bir insanda olması gereken bir edeple değil; gözü dönmüş bir dinci militana yakışan bir saldırganlık ve hakaret zinciriyle süsleyerek yapıyorsun.
    Daha kötüsü ise; bunu dinin bir gereğiymiş gibi gösterebilmek için ayet ve hadislerle süslüyorsun.
    Tamamını Batının sağladığı imkanlarla Batı düşmanlığı yapmak; her ne kadar çok komik olsa da. normal bir durum değil.
    Derealizasyonun derinleştiği vakalarda bu tür hallere sıkça rastlanıyor her halde...
    Bir kere sen her buraya geldiginde atıp tutuyorsun ne faydan var ne zararın elinde somut birşeylerde gelsen onuda yapmiyorsun, sonra diyorsun düşmanca saldırıyorsun ben burda inanc olmadan senin bahsettigin salata çorbasının hic bir ise yaramicagini söylüyorum.

    Sen gelip bana hayaller karın duyurmamış fln diyorsun simdi sen burda sadece hava civa yaparak pasa moduna geciceksin sonra bana dinci militan dieceksin , savunduğun nedir arkadasım senin ?
    “Allah’tan başka sana faydası da olmayan, zarar da veremeyen şeylere de ibadet etme. Eğer böyle yaparsan, o takdirde şüphesiz ki sen, zalimlerden olursun.” (10 Yunus/106)

  5. #35
    Karar Dönemi
    Üyelik tarihi
    Sep 2013
    Mesajlar
    36

    Standart

    [QUOTE=shafak;131351]
    Alıntı faith111 Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster



    Hem de bunu; dindar bir insanda olması gereken bir edeple değil; gözü dönmüş bir dinci militana yakışan bir saldırganlık ve hakaret zinciriyle süsleyerek yapıyorsun.
    Daha kötüsü ise; bunu dinin bir gereğiymiş gibi gösterebilmek için ayet ve hadislerle süslüyorsun.
    Tamamını Batının sağladığı imkanlarla Batı düşmanlığı yapmak; her ne kadar çok komik olsa da. normal bir durum değil.
    Derealizasyonun derinleştiği vakalarda bu tür hallere sıkça rastlanıyor her halde...
    Durun bakalım!

    Edepsiz edibler gibi şu yazınızla hangi hakla? size kardeşim hitabıyla yaklaşan bır insandan haksız edeb beklentisi içerisine giriyorsunuz.Siz bu demagojiyle giderseniz edebi daha çok beklersiniz.

    Enaniyetiniz öyle zirve yapmış'ki;size doğru insanca atılan bir adımı ;can sağlığınızı tehlikeye atan kurşuni bir hamle edasıyla düşmanane saldırıya geçiyorsunuz.İçinizdeki fesat şebekesini başka insanların üzerinde kurmakla Sadece kimliğinizi değil şahsiyetinizi'de kaybetmekdesiniz.

    Bir sözümona Batı hesabına ! kendi öz vatanınızdaki yurtdaşınızı düşman bellercesine derealzsyn vari ithamlarda bulunmak!Demek daha Normal bir durum sizin için.

    Anormalleri normal-leştirilmeyi bırakın artık.

    Edebden ziyade Biraz insaf biraz vicdan Ya hu..

  6. #36
    Karar Dönemi
    Üyelik tarihi
    Nov 2010
    Mesajlar
    301

    Standart

    Alıntı faith111 Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster

    ... , savunduğun nedir arkadasım senin ?
    Don Kişot Sendromu, derealizasyon, depersonalizasyon vb olabileceğini... Psikolojide kişilik bozuklukları sınıfında incelenir...

    Alıntı shafak Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    ...

    Don Qişot'un; kendisiyle hiç ilgilenmeyen yel değirmenlerini; içinde yaşadığı paranoyalar nedeniyle halk düşmanı ilan edip saldırması misali; ...
    ....
    Derealizasyon.....
    Hani şurada bahsetmişsin ya...
    Sorumlusu benim... Özür dilerim ! Teşekkür ederim !

  7. #37
    Karar Dönemi
    Üyelik tarihi
    Sep 2013
    Mesajlar
    36

    Standart

    Alıntı shafak Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster

    savunduğun nedir arkadasım senin ?
    Hâla arkadaşım diyorsunuz ya..

    Bravo!

    Lütfen kaâle almayın şunu(!)
    Kulum beni nasıl tanırsa,onunla öyle muamele ederim(Hadis-i Kutsi)

  8. #38
    Karar Dönemi
    Üyelik tarihi
    Nov 2010
    Mesajlar
    301

    Standart

    Amanin ! Forumda Don Kişotlar çoğalmış; ona,buna emir yağdırıp duruyorlar; sanki karşılarındakiler ne yapmaları gerektiğini bilmeyen salaklar mış gibi...
    Hee yaaa ! Bir zamanlar forum böylesine şenlikliydi de miii... Özledim o günleri doğrusu ...
    Şimdilik hemen tüymeli... Tüymeden önce Şu linkteki roman özetini tekrar aktarayım; konumuzla ilgili kısımlarını vurgulayarak.
    Yoooo ! O kadar hazırcı olmayın... Sanço Panza yı bulmak da size kalsın artık...


    Romanın Adı : DON KİŞOT Yazarı : Miguel de Cervantes

    Sayfa Sayısı : 307 Türü : Mizahi,Satirik(yergi,hiciv) Basıldığı Yıl :1605

    KAHRAMANLAR:

    1- Don kişot. Asıl adı,Alonso’dur.Elli yaşlarında ince yüzlü,sivri sakallı ve bıyıklı maceraperest,hayalci birisi.

    2- :Sanço Panza. Saf bir köylü olup,Donkişot’un yardımcısı.

    3- : Dulcinea del Toboso.Donkişot’un sade bir köylü kızını sevgilisi olarak kabul edip ismini bu şekilde verdiği kız.

    4- :Perez.Köyün papazı.

    5- :Nikolas.Köyün berberi.


    ÖZET:


    Sürekli şövalye kitapları okuyan bir köylü,zamanını doldurmuş şövalyeliği tekrar canlandırmak için gezginci şövalyeliğe(orta çağda silahlı savaşcı) heveslenir.Hayallerinde yaşattıklarını gerçek sanarak maceraya atılmayı düşünür.Köyündeki papaz ve berber onu vaz geçirmek isteseler de kararından vaz geçmez.Eski bulduğu demirlerden tenekelerden şövalye elbisesi ve silahları yapar.Amacı,insanları kötülüklerden korumak ve kahramanlık yapmak.

    Rossiante isimli atıyla yola çıkar.İlk karşılaştığı hanı şato sanarak,han sahibine şövalye olduğunu söyler.Han sahibi,Donkişot’un komikliğine güler.Şövalyeliğini tasdik eder ama bir de yardımcı bulmasını salık verir.Bunun üzerine tekrar köyüne dönüp,iyi niyetli Sanço Panza isimli bir köylüyü ikna ederek onunla birlikte tekrar yollara koyulur.Donkişot atıyla önde,Sanço Panza da eşeğiyle arkada.

    İlk karşılaştıkları yel değirmenlerini insanlara kötülük yapan düşman sanarak değirmenlerin kanatlarına saldırır.Yardımcısının iknası faydasızdır. Tabi ki yaralanır.
    Köyüne gelip hasta olarak yatıp dinlenir.Papaz ve berber,Donkişot’un kitaplarını yakarlar,okuyup hayal kurmasın diye.

    Sonra serüven yine başlar.
    Koyun sürülerine düşman askeri sanıp saldırır.Yine sonuç hüsran.Çobandan bir ton dayak yer.

    Yolda esirleri kurtarır.Onlardan sonunda dayak yer .

    Haydutlara saldırır.Sonunda yine hüsran.Dayak yer.

    Hayvan tacirlerinin aslanlarına meydan okur. Her ne dense aslanlar,dışarı çıktıktan sonra tekrar kafeslerine girerler. Donkişot, kendisinin korkusuz bir şövalye olduğuna inanmıştır artık.

    Sanço panza’ya fetih ettiği yerlerden birine vali olarak atayacağını söylemiştir .
    Yolları av partisine çıkmış olan Dük(Prensten sonra gelen soylu kişi) ve Duses’ e(bir kadının prensesten sonra ulaştığı unvan)rastlar. Onların şatosunda günlerce misafir olur.Dük ve duses,onlar için bir oyun uygular gizlice. Sanço panza’yı bir adaya vali olarak gönderirler.Orada Sanço’nunun başına gelmedik kalmaz.Adamcağız valiliği bırakıp sıradan bir köylü olarak köyünde yaşamayı tercih eder.

    Donkişot da yolda rastladığı başka bir şövalye tarafından yenilince köyüne gidip inzivaya çekilir.Sonunda ölür.

    Artık gerçekle yüz yüze kalmışlardır.Bu insanlara iyilik yaramaz diye düşünürler.Çünkü hep alay edilmişlerdir.


    ANAFİKİR :


    Hayallerle gerçekler hiçbir zaman bağdaşmazlar.



    YORUM : Sürekli kitap okuyarak hayal alemine girmek insanı gerçek yaşamdan uzaklaştırıp toplumdan dışlayabilir.

    Herkese iyi eylenceler ...
    Sorumlusu benim... Özür dilerim ! Teşekkür ederim !

  9. #39
    Karar Dönemi faith111 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Apr 2013
    Mesajlar
    54

    Standart

    Su don kisot bebe masallarını geçelim bi kere , kısa sureli tedaviye kendi onyargılarımızla kapatmıs oldugunu da gecelim.. az denenmis hızlı cözüm yolları neymil shafak ,biz kendimizi onlara kapatmısız neyse

    BEBEGIN OLUSUM EVRELERI (BIR INSANIN DUNYAYA GELMESI ICIN GECEN SURE)

    1. Döllenme sırasında kadın yumurta hücresine tutunan sperm ile oluşan yapıya zigot denir.

    2. Zigot mucizevi bir varlıktır. Hem annenin hem de babanın toplamda 50,000 genini bünyesinde barındırabilir.

    3.Döllenme, fallop tüplerinde gerçekleşir ve döllenen yumurta kısa süre içinde kanallardan rahime doğru yolculuğa çıkar.

    4.Takibindeki 24–48 saat içerisinde minik zigot çoğalmaya başlar ve blastosit evresine geçilir. Plasenta olarak da bilinen bu evrede minik toplar şeklinde yaklaşık 150 hücre bulunur.


    5. Bu yaşam formu embriyo olarak adlandırılır be bu evre bebeğin 8. haftasına kadar devam edecektir.

    6. Anne karnındaki 4. haftasında bebeğin gözleri, kulakları ve solunum sistemi oluşmaya başlar.

    7. 7. haftada bebekler parmak emmeye başlar.

    8. 8. haftada bebeğin kalp atışları ultrasonik steteskop yardımıyla hissedilmeye başlanır.

    9. 9. haftada bebek bir şeyleri kavrama yetisi kazanır.

    10. 11–12. haftalarda nefes alıp veriş başlar ve doğuma kadar devam eder.

    11. 11. haftada bebek amniyotik sıvıyı yutmaya başlar.

    12. 13–15. haftalarda bebek tat alma duyusuna sahip olur.

    13. 16–20. haftalarda dış seslere ve annenin kalp atışlarına karşı hassas hale gelir.

    14. 23. haftada bebek uyku alışkanlığı edinir.

    15. 6. ayında yağ ve ter bezleri harekete geçer ve bebeğin vücudundaki atık maddeleri dışarı atar.

    16. 7 aylık bir bebek tekmelemeye ve sürekli hareket etmeye başlar.

    17. 9 aylıktan doğuma kadar hemen hemen her hafta 250 gram kilo almaya başlar. Cildi kalınlaşmaya ve nefes alıp vermeye devam eder.

    Simdi insanoglu niye 1 hafta sonra hemen anne karnından cıkmıyorda 9 ay sonra cıkıyor , her dönemin kendine has olması gereken evreleri var buda gelisirken tamamlanması gereken önemli olaylar var, madem bazı shafak arkadasın bildigi yöntemler var bizim önyargılarımız var bize anlatsın

    GUnes ve Dunya

    Bilim adamları güneşin yaşının ise 4,6 milyar yıl olduğunu tahmin etmektedirler. Başlangıçta dev bir gaz ve toz bulutu olan Güneş, yoğunlaşarak kendi çekim alanı olan bir gaz kütlesi biçimini almıştır.

    Başlangıçta yalnızca erimiş kayaç okyanusları üstünde küçük adacıklar halinde yüzen kara parçaları milyonlarca yıllık süreç içinde soğumaya ve kalınlaşmaya başlamıştır. Bu arada yanardağ oluşumları gerçekleşmiş ve püskürmeler sonucu atmosferde gazlar birikmeye başlamıştır. Aralarında su buharının da bulunduğu bu gazlar daha sonra yoğunlaşarak denizleri oluşturmuştur. Milyarlarca yıl süren tektonik hareketler sonucu kıtalar ortadan parçalanarak birbirlerinden binlerce km uzaklığa sürüklendiler.

    Erimiş metal ve kayaç parçalarından oluşan dünya dönerken, daha ağır metaller merkezde toplanmış ve dünyanın çekirdeğini oluşturmuştur. Daha hafif yapıdaki kayaçlar üstte kalarak, ileride kıtaları oluşturacak kara parçalarını meydana getirmiştir.



    Burda da dunya ve günesin olusumuna bakıyoruz burda da gecen bir surec var ,,aslına bakarsanız her yaratılan varlıkta bir olusum süreci görüyorsunuz yani gecen bir zaman olgunlasma ve olusma dönemi...

    Peki shafak arkadasımızın dediğine göre bu hastalıkları biz önyargılarımızla orup hemen iyilesme surecini kendi kendimize engellediginden bahsediyor ama bu hızlı tedavi yöntemini acıklamıyor

    En ufak bir grip hastalıgına yakalandıgında bile bazen bir haftadan uzun süre boyunca bu hastalıgın gecme suresini beklerken nasıl oluyorda , bu hastalıkların senin daha acıklamadıgın basit tedavi yöntemleriyle kısa sürede gecmesini bekliyorsun?

    Ne elinde somut bir örnek nede herhangi bir acıklama var sadece demogoloji yapıp duruyosun..
    Konu faith111 tarafından (20-09-2013 Saat 10:44 AM ) değiştirilmiştir.
    “Allah’tan başka sana faydası da olmayan, zarar da veremeyen şeylere de ibadet etme. Eğer böyle yaparsan, o takdirde şüphesiz ki sen, zalimlerden olursun.” (10 Yunus/106)

  10. #40
    Karar Dönemi
    Üyelik tarihi
    Sep 2013
    Mesajlar
    36

    Standart

    Alıntı shafak Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster

    Sana geldiğim falan yok. Sana yönelik olmayan yazıma; Don Qişot'un; kendisiyle hiç ilgilenmeyen yel değirmenlerini; içinde yaşadığı paranoyalar nedeniyle halk düşmanı ilan edip saldırması misali;
    Derealizasyonun derinleştiği vakalarda bu tür hallere sıkça rastlanıyor her halde...
    Siz asıl kendi kurduğunuz hayali eğlenceye gelin.

    Dnkişotu okuya okuya herkesi kendiniz gibi Don kişot zannetmeye başlamışssınız .Büyük geçmiş olsun.

    Hani donkişotun şu herkesi halkdüşmanı ilan etmesi paranoyası varya;

    sizin şu cümlenizdeki misalle daha iyi anlamış olduk=)

    Hem de bunu; dindar bir insanda olması gereken bir edeple değil; gözü dönmüş bir dinci militana yakışan bir saldırganlık ve hakaret zinciriyle süsleyerek yapıyorsun.

    Don Kişot Sendromu, derealizasyon, depersonalizasyon vb olabileceğini... Psikolojide kişilik bozuklukları sınıfında incelenir...
    Daha fazla incelemeyi Lüzum görmüyoruz ..zira sizi müşahede ettik .
    Kulum beni nasıl tanırsa,onunla öyle muamele ederim(Hadis-i Kutsi)

Sayfa 4/5 İlkİlk 12345 SonSon

Benzer Konular

  1. Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 08-02-2011, 10:34 AM
  2. Benden Çok Kazanıyor .
    By 9 ŞUBAT in forum Evle İlgili Problemler
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 23-04-2009, 05:31 PM
  3. Uzaydaki Sesleri Dinleyin
    By s3Rs3rRi in forum Paylaşım Köşesi
    Cevaplar: 3
    Son Mesaj: 17-10-2008, 03:12 PM
  4. Kalbinizin Sesini Dinleyin!!!
    By birmelek in forum Paylaşım Köşesi
    Cevaplar: 2
    Son Mesaj: 26-08-2008, 05:12 PM
  5. bu da benden:)
    By elohir93 in forum Paylaşım Köşesi
    Cevaplar: 7
    Son Mesaj: 21-12-2007, 11:46 PM

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •