Siyaseti bir süre kenara bırakarak yazmak istedim bu sefer.
Hayatımız sonbahara girince girdiğimiz yokuşu tırmanmak zorlaşıyor.
Annemi-babamı-kardeşimi üçer yıl arayla kaybettiğimi söylemiştim.
Şimdi de -rabbim canlarını sağ etsin-eşim,kızım,oğlum var belki ama bir sahipsizlik hissi oluşuyor insanın kalbinde.
Mesleğim gereği çok sıkıntı-dert dinlerim.
Yaşlı bir amca var derdini dinlediklerim arasında ,90'ını aşmış ama yüreği hâlâ yaşama isteğiyle dolu.
Eşini kaybetmiş birkaç sene önce,hatta bazen şaka yollu evlenecek bana göre biri varsa haber edin der.
Eşinin vefatı çok sarsmış.
Yanlız kalmış,arada torunu yoklamasa arayıp soran yok.
Yanlızlık hissiyle beraber ölüm korkusu sarmış tüm ruhunu ve kalbini.
Benimde ruhuma işlemeye başladı artık yanlızlık hissi.
Ölüm korkusu da yokluyor,eskiden korkmazdım,hatta göçmeye istekliydim,bıkmıştım dünyadan.
Sanırım imanım-inancım iyice pörsüdü.
Su vermeye vermeye kalb toprağım kurumaya yüz tuttu.
Neşemi,huzurumu,mutluluğumu kaybettim gündelik hayatın çarpık düzeni içinde.
Zamanında da çok yanlız kalmıştım ama okumaya iştiyakım vardı,rabbimin bana şah damarımdan daha yakın olduğunu hep bilirdim.
Yatağa başımı koyarken rahat uyurdum.
Şimdi ise sistemin kölesiyim,kalbim-ruhum kir-pas içinde,yağmur bekleyen çatlamış toprak gibiyim.
Feleğin çemberine takılmış 2 geri bir ileri dönüp duruyorum.
Bu çemberi kırmam lâzım lakin yorgunum.
Çok yorgunum..



Alıntı

Yer imleri