Sayfa 6/7 İlkİlk ... 234567 SonSon
62 sonuçtan 51 ile 60 arası

Konu: Nefes...

  1. #51
    Çıraklık Dönemi
    Üyelik tarihi
    Nov 2016
    Mesajlar
    1.436

    Standart

    Cumhuriyet bayramımız kutlu olsun.

    Kıymetini bilenlerden olabilmemiz umudu ve dileğiyle.

  2. #52
    Çıraklık Dönemi
    Üyelik tarihi
    Nov 2016
    Mesajlar
    1.436

    Standart

    Siyaseti bir süre kenara bırakarak yazmak istedim bu sefer.

    Hayatımız sonbahara girince girdiğimiz yokuşu tırmanmak zorlaşıyor.

    Annemi-babamı-kardeşimi üçer yıl arayla kaybettiğimi söylemiştim.

    Şimdi de -rabbim canlarını sağ etsin-eşim,kızım,oğlum var belki ama bir sahipsizlik hissi oluşuyor insanın kalbinde.

    Mesleğim gereği çok sıkıntı-dert dinlerim.

    Yaşlı bir amca var derdini dinlediklerim arasında ,90'ını aşmış ama yüreği hâlâ yaşama isteğiyle dolu.

    Eşini kaybetmiş birkaç sene önce,hatta bazen şaka yollu evlenecek bana göre biri varsa haber edin der.

    Eşinin vefatı çok sarsmış.

    Yanlız kalmış,arada torunu yoklamasa arayıp soran yok.

    Yanlızlık hissiyle beraber ölüm korkusu sarmış tüm ruhunu ve kalbini.

    Benimde ruhuma işlemeye başladı artık yanlızlık hissi.

    Ölüm korkusu da yokluyor,eskiden korkmazdım,hatta göçmeye istekliydim,bıkmıştım dünyadan.

    Sanırım imanım-inancım iyice pörsüdü.

    Su vermeye vermeye kalb toprağım kurumaya yüz tuttu.

    Neşemi,huzurumu,mutluluğumu kaybettim gündelik hayatın çarpık düzeni içinde.

    Zamanında da çok yanlız kalmıştım ama okumaya iştiyakım vardı,rabbimin bana şah damarımdan daha yakın olduğunu hep bilirdim.

    Yatağa başımı koyarken rahat uyurdum.

    Şimdi ise sistemin kölesiyim,kalbim-ruhum kir-pas içinde,yağmur bekleyen çatlamış toprak gibiyim.

    Feleğin çemberine takılmış 2 geri bir ileri dönüp duruyorum.

    Bu çemberi kırmam lâzım lakin yorgunum.

    Çok yorgunum..
    Konu Denge tarafından (11-12-2025 Saat 07:48 PM ) değiştirilmiştir.

  3. #53
    Çıraklık Dönemi
    Üyelik tarihi
    Nov 2016
    Mesajlar
    1.436

    Standart

    Siyasete göz attığımızda neler oluyor derseniz herşey tüm anormalliğiyle devam ediyor elbette.

    Özellikle adalet kurumu tamamen çamur içinde,ayaklar altında.

    Adaletin terazisini ölçüsünde tutan güç dengesi yok artık.

    İktidarsa şimdiye kadarki gayretinin adaletin yeniden tesisinden çok tokmağı eline almak için olduğunu iyice belli etti.

    Bundan sonrası muhalefetin sesinin tamamen kısılması,eleştirinin ve söz hakkının yok edilmesine doğru gidiyor.

    Torpil aleni yapılıyor artık,vicdan ve hakkaniyet duygusunu hak getire,yüzü kızaran bile kalmadı.

    Yakında bir bahaneyle Özgür Özel'i ve Mansur Yavaş'ı da alıp oralara da düşük profilli birer kukla yerleştirince seçimlerde sorun olmaktan çıkıyor.

    İktidarı denetleyebilecek bir güçse kalmadı.

    Denetimsizlik ve keyfiliğin yol açtığı kokuşma yavaş yavaş kendini belli ediyor,ses çıkaran olmadıkça neler görecez kimbilir bundan sonra.

    Çözüm olarak haber alma özgürlüğünü daha da kısacaklar ki zaten en iyi bildikleri şey bu.

    Zaman geçtikçe hem iç hem dış siyasette,hem devlet düzeninde, hemde toplumsal düzlemde çok ciddi sıkıntılar yaşanacak muhtemelen.

    İnsanlar zor yoldan anlayacak olayların nereye gittiğini.

    İşin ucu kendine dokununca anlayacak.

    Belki o zaman tepki vermeyi düşünecek.

    O zamana kadar büyüklere masallara devam.

    Yapacak bişey yok.
    Konu Denge tarafından (11-12-2025 Saat 12:45 PM ) değiştirilmiştir.

  4. #54
    Çıraklık Dönemi
    Üyelik tarihi
    Nov 2016
    Mesajlar
    1.436

    Standart

    Bu ara izindeyim.

    Eskilere dalıyor insan böyle kendi kendine kaldığı zamanlarda.

    Belki birazda yaşımdan mütevellet.

    Bugün bakınca ne hatalar yapmışım diyorum.

    Nelere kafayı takmışım.

    Kendi kendimi daha da hasta etmek için uğraşmışım.

    Okurkende çalışırkende bir tutsağın halet'i ruhiyesiyle yaşamışım.

    Kendi nefesimi kendim kesmişim.

    Sanki boynuma bir ip takılmış bir yere mıhlanmışım.

    Düşünceler düşünceleri kovalamış,en sonunda civatalar yerinden oynamış,aklımı ateşe vermişim..

    Rabbimin inayeti-ruhaniyeti yetişmese belki bir yerde düşer kalırmışım.

    Birde ne anamın hakkı ödenirmiş ne babamın.

    Ne zulmetmişim be kardeşim.

    Ne uğraşmışlar benle.

    Çocuklarım olunca daha iyi farkettim ki;

    Çok sabırlılarmış gerçekten..
    Konu Denge tarafından (11-12-2025 Saat 04:20 PM ) değiştirilmiştir.

  5. #55
    Çıraklık Dönemi
    Üyelik tarihi
    Nov 2016
    Mesajlar
    1.436

    Standart

    Zihnimi boşaltmaya çalışıyorum bu aralar.

    Yaşayacak çok zaman kalmadı.

    Eskinin sakızlarını zihnimden ve kalbimden sökmem lâzım.

    Hergün üzüldüğüm yanlışlarımı bir kenara bırakmam lâzım.

    Geri kalan hayatımı da mahvedeceğim yoksa.

    Sokaklarda dolaşmak iyi gelirdi bana üniversitede.

    Biraz güneş,biraz temiz hava.

    Pişmanlıklarım 20-25 senelik birikti ama onlara takılıp kalmak aklımı yitirmekten başka bir işe yaramadı.

    Çok zamanlar oldu tüm dengemi kaybettim,kısa mutluluklarım olsada endişelerimin arasında yitip gittim.

    Uzun uzun can sıktım.

    Ama bugün düşünüyorumda gerçekten can sıkmaya değer çok bişey kalmadı artık.

    Keşke bir sabun olsada zihnimi ve kalbimi iyice köpürtüp yıkayabilsem.

    Herşeyi boşverip hayata yeni atıldığım yıllara dönebilsem.

    Genede şimdiye kadar dolu dolu bir hayatım olacak kadar bahtım açık olmasada;

    Belki bundan sonrası daha güzel yazılmıştır.

    Rabbimden umut kesilmez.



    https://youtu.be/8SadbBESMbM?si=5giVwMD3LUka2Baa

    Sezen Aksu-Deli Kızın Türküsü..

    Yitirmeli ne varsa,başlamalı yeniden...
    Konu Denge tarafından (16-12-2025 Saat 07:04 AM ) değiştirilmiştir.

  6. #56
    Çıraklık Dönemi
    Üyelik tarihi
    Nov 2016
    Mesajlar
    1.436

    Standart

    https://youtube.com/shorts/0f8AWWVsA...9aiPDMyMuDdHS1


    KİN VE ÖFKE

    Öfkeyi, şehveti, hırsı terk etmek erliktir. Bu peygamberlik damarıdır.

    Ustası, şaşı çırağına “içeriye gir, raftaki şişeyi dışarıya getir” demiş;

    Şaşı (çırak) “o iki şişeden hangisini getireyim?” diye (sormuş).

    Ustası cevap vermiş: “O, iki şişe değil, git şaşılığı bırak; (biri iki) görme.”

    (Çırak) “usta beni (niye) azarlıyorsun” deyince ustası “(öyleyse) o iki şişenin birini kır” diye (karşılık vermiş).

    Şişe bir taneydi, ama onun gözüne iki görünüyordu.(...)

    (Çırak) birini kırınca diğeri de gözden kayboldu. İnsan da arzuları ve öfkesi sebebiyle (böyle) şaşı olur.

    Öfke ve şehvet insanı şaşı yapar, ruhu doğruluktan ayırır.

    Kin (duygusu) gelince hünerler görünmez olur, gönülden göze yüz perde iner.

    Kin tutma! (Zira) kin yüzünden yol azıtanların kabirlerini kin tutanların yanına kazarlar.

    Kızgınlığın cehennem ateşinin tohumudur. Kendine gel de şu cehennemini söndür. Çünkü o bir tuzaktır.

    Kızgınlıkla gönüllere ateş saldın mı, cehennem ateşinin aslı oldun gitti, demektir.

    Ateşin burada nasıl insanları yakarsa, ondan meydana gelen eser de orada seni yakar.

    (V/4026, I/327-334, II/0273, III/3480, 3472, 3473)
    Hz.Mevlana(k.s)

    Kaynak:www.semazen.net


    ***


    Unuttum sanmayın

    Vakt-i Şerif Hayrola...
    Konu Denge tarafından (17-12-2025 Saat 11:15 PM ) değiştirilmiştir.

  7. #57
    Çıraklık Dönemi
    Üyelik tarihi
    Nov 2016
    Mesajlar
    1.436

    Standart

    Yeni yıla hep bir umutla girilir.

    Bu senede öyle oldu.

    Umutlar,barış dilekleri zayıf bir inançla da olsa insanların dillerini süsledi gene yılbaşında.

    Gerçeklerse insanlara nefes bile aldırmadan kendini gösterdi.

    Yılın üçüncü günü ve ABD,Venezuela'ya saldırdı.

    Bazı devletleri vampire benzetiyorum artık.

    Kan emmekten hoşlanıyorlar.

    ABD,Rusya, şimdilerde Tayvan'ı kuşatan Çin,İsrail'i biliyorsunuz zaten.

    Yok aslında bir farkları.

    Diplomasi bitti,demokrasi- hukuk hak getire.

    Ortaçağ zihniyeti geri geldi.

    Sadece bizde değil gezegen genelinde böyle.

    Bir sürü kaçık köşe başlarını tutmuş,insanları sömürüp duruyor.

    Uyuşturucu,zina,kumar,eşcinsellik,her türlü rezillik,her türlü kokuşmuşluk her yerde.

    İnsanların geri kalanı da kurbanlık koyun gibi sıranın kendisine gelmesini bekliyor.

    En kötüsü ise artık dünyayı vicdanı ve merhameti olmayan,maneviyatı zayıf,kalbi kararmış,nefsinin-paranın esiri insanlar yönetiyor.

    Biz gene belli bir yaşa geldikte,şimdiki gençlerin geleceğini düşününce acıyorum onlara.

    Rabbim insanlara insaf,iz'an nasip etsin.

    Amin...
    Konu Denge tarafından (04-01-2026 Saat 09:18 AM ) değiştirilmiştir.

  8. #58
    Çıraklık Dönemi
    Üyelik tarihi
    Nov 2016
    Mesajlar
    1.436

    Standart

    Dışarısı soğuk,çok evden çıkamayınca kendimizi televizyona internete veriyoruz.

    Evin içinde nispeten daha sıcak odalara doluşup elimizde telefon tık tık tık,şık şık şık.

    Yazında aşırı yoğun,aşırı yorgun oluyoruz.

    Pek de renkli bir hayatımız yok.

    Stres,stres,stres..

    Bizim neslin kimliğine hunharca iliştirilmiş,insanı yiyip tüketen can sıkıcı duygu gayyası.

    Şimdilerde televizyon spiker ve sunucularına taktım.

    Bunların içinde başka uyuşturucuya,fuhşa meraklısı var mı diye konuşmalarını tartıyorum zihnimde.

    Sözde psikolojik analiz yapıyorum.

    Bence sadece sunucu-spikerler değil,yorumcularda dahil ekrana çıkacak herkese uyuşturucu ve alkol testi yapılmalı.

    Ekrandakilerin duygudurumlarının çok normal olmadığını düşünüyorum.

    Sıkıldım yaw heralde.

    Boş işlerle uğraşmaya başladım.
    Konu Denge tarafından (04-01-2026 Saat 09:08 AM ) değiştirilmiştir.

  9. #59
    Çıraklık Dönemi
    Üyelik tarihi
    Nov 2016
    Mesajlar
    1.436

    Standart

    Dünya pek de acıması olmayan bir imtihan yeri.

    Elindeki imkanlarla yetinmek zorundasın.

    Bazen bir çukurun içinde,bazende bir sarayın döşeğinde doğuyor insan.

    Malesef herkese her şeçenek sunulmuyor.

    Kimi yetim kalıyor,kimi öksüz.

    Kimi istese de okuyamıyor.

    Kiminin herşeyi var,huzuru yok.

    Kiminin herşeyi var,insanlıktan nasibi yok.

    Bir elitizm rüzgarı esiyor her daim yalan dünyanın her mevsiminde.

    Sanki ölüm yokmuş gibi.

    Sanki hesap günü yokmuş gibi.

    İşin aslı ölüme inanırda insanoğlu hesap gününe inanmaz,dine zaten samimiyetiyle inanan az.

    Onlara göre dünya bir gündür,o da bugündür.

    Bir şiirde geçen tabirle;

    "İç bâde,güzel sev var ise aklı şuurun,

    Dünya var imiş,ya yok imiş ne umurun"

    Başka bişey düşünmezler.

    Hoş bazıları bu şiiri tasavvufi olarak da yorumluyor ama ben insanların geneli itibarı ile bu kafadan uzak olduğunu düşünüyorum.

    Din satanların,Allah ile aldatanların da bir farkı yoktur hatta daha beter durumdalar.

    Çünkü gerçekte inanmadıkları değerlerin birde bezirganlığını yapıyorlar.

    Allah affetsin..

    ***


    "Asra yemin ederim ki insan gerçekten ziyan içindedir. Bundan ancak iman edip iyi ameller işleyenler, birbirlerine hakkı ve sabrı tavsiye edenler müstesnadır."

    Asr Sûresi-1.2.3. Ayet
    Konu Denge tarafından (1 hafta önce Saat 10:49 PM ) değiştirilmiştir.

  10. #60
    Çıraklık Dönemi
    Üyelik tarihi
    Nov 2016
    Mesajlar
    1.436

    Standart

    Ülkemizde iki kurumun içi çürümüştür.

    Çürüyen kısımların yerine ne konacağı da belli değildir.

    Bu iki kurumun biri eğitim,biri adaletdir.

    Adalet üzerine çok konuştuk ama bugün eğitimden bahsetmek istiyorum.

    Eğitim kurumlarının müfredatlarının basitleştirme adı altında içinin boşaltıldığını,yeni getirilen sistemlerin çözümden çok sorunları artırdığını düşünüyorum.

    Çocuklar okulda bilim adına pek işe yarar şeyler öğrenemiyorlar.

    Sınav ve öğrenim sistemleri sürekli değişiyor ama kendi ayakları üzerinde duran bireyler yetiştirmek yerine yaptıkları zihin inşaatına yeni tuğlalar ekleme derdindeler.

    Birey olmanın ülke gelişimine katkısı farklıdır.

    Özgür düşünen,ifade ve vicdan hürriyetine sahip bireyler ancak bilim ve teknoloji üretebilir.

    Üstelik eğitim bir medeniyetin gelişiminin motorudur,eğitimin,yetiştirdiğimiz insanların kalitesidir bizi daha yukarı taşıyacak olan.

    Bugün çok övündüğümüz savunma sanayisine bakın;

    Hâlâ dışardan uçak motoru,helikopter-iha motoru alıyoruz.

    Aselsan,Havelsan gibi göz aydınlığı şirketlerde olmasa ülkenin bir geleceğinin olmasından bahsetmekte mümkün değil.

    Milli araba üretiyoruz güya ,motoru Alman malı.

    Velhasıl,çocuğumuza orta düzey bir eğitim aldırmak için bile ekstradan öğretmen öğretmen gezdirip ders aldırmak zorunda hissediyoruz.

    Yani maddiyat olmadan eğitimde olmuyor.

    Parası olan çocuğunu özel üniversitede ya da yurtdışında okutup gene zayi etmiyor.

    Olan gene garibana oluyor.
    Konu Denge tarafından (2 Hafta önce Saat 07:36 AM ) değiştirilmiştir.

Sayfa 6/7 İlkİlk ... 234567 SonSon

Benzer Konular

  1. nefes darlığı ve sersemlik
    By dertli 2 in forum Panik Atak
    Cevaplar: 4
    Son Mesaj: 06-06-2020, 11:08 PM
  2. Nefes alamiyorum...
    By Uyurgezer in forum Üyeler Konuşuyor / Dertleşiyor / Soru Soruyor
    Cevaplar: 4
    Son Mesaj: 05-04-2018, 05:26 PM
  3. Nefes alamama
    By Cagla94 in forum Üyeler Konuşuyor / Dertleşiyor / Soru Soruyor
    Cevaplar: 12
    Son Mesaj: 26-01-2014, 11:53 PM
  4. Nefes Egzersizi:
    By Nefertiti in forum Motivasyon ( Güdülenme )
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 04-11-2007, 04:50 PM
  5. Depresyonda Nefes Egzersizleri
    By 9 ŞUBAT in forum Depresyon
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 29-10-2007, 02:36 PM

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •