2 sonuçtan 1 ile 2 arası

Konu: Hayata karşı bakış açısı ve sürekli Olumsuz düşünmek hakkında

  1. #1
    Karar Dönemi
    Üyelik tarihi
    Jun 2015
    Mesajlar
    1

    Standart Hayata karşı bakış açısı ve sürekli Olumsuz düşünmek hakkında

    Arkadaşlar merhaba biraz uzun olabilir ama kendim ile alakalı bir süreç yazmak istedim. Belki benim durumumda olan bu süreci yaşayan arkadaşlarda vardır.

    Yaşım 29, üniversite mezunu şuan özel bir kurumda yöneticilik yapmaktayım.

    Benim hikayem aslında üniversite yıllarıma dayanıyor. Ben ortaokul ve lisede arkadaş çevresi fazla olan komik şen şakrak bir insandım. Üniversite 1. sınıfa başlamam ile birlikte kendimde ciddi değişimler olmaya başladı. O yıllarda gece olduğunda başımı yastığa koyardım ve kalbim hızla atmaya başlardı midem yanardı ağrırdı ve kalbim öyle hızlı atardıki terler uyuyamazdım. bu süre 6 ay devam etti. Ben 6 ay boyunca gece uyuduğumu hatırlamıyorum. Sabah gün ışırdı uyumaya başlardım. Daha sonra doktora gittim dahiliyeden kardiyolojiye herşeye baktılar temiz. Psikologa yönlendirdiler. Ben bu süreci anlatmak istedim ancak beni hiç dinlemeden bir ilaç verip gönderdiler. Kullanmadım ilaçları saçma geldi. Sonra araştırdım bunun panik atak olabileceğini ve kendimi kastıkça korktukça dahada ilerleyeceğini anladım. Bu süreçte durumu kontrol altına aldım, odamı değiştirdim akşamları çok yemek yememeye özen gösterdim akşamları uyumadan 1 -2 saat önce yürüyüş yapıyordum. 1-2 aylık süreç sonunda artık rahatça uyuyordum. Kalbim hızlı atınca terleyince birşeyim yok diyip oyun oynardım. Bu süreç böyle geçtikten sonra tabi ara ara atak tarzı şeklinde şiddetlide oldu ama çok uzun sürmeden geçti.

    Üniversiteden mezun olup hayata başladığım süreçte ise geleceği çok fazla düşünmeye başladım. Sürekli geleceği düşünüyorum. İş bulabilir miyim geçinebilir miyim ilerde evlenirsem ne yapacağım evi geçindirebilecek miyim? Mezun olduktan sonra 4-5 aylık süreç zorluydu iş bulma konusunda kendimi işe yaramaz hissediyordum başka işlerde çalışıyordum. En son alanımla alakalı olarak işe başladım. Bu süreçte en zor zamanlarımda yanımda olan 6 yıl görüştüğüm evleneceğim dediğim kız arkadaşımdan ayrıldım. Onuda anlıyordum evlenmek istiyorduk. Evlenme teklifi etmiştim ama birikmiş param masrafları karşılayacak durumum yoktu. Kendisine ailesiyle tanışacağımı ama bana 1 yıl müsade etmelerini en azından az para biriktirmem gerektiğini söyleyecektim ancak kabul etmedi. Kendisini oyalıyorum diye düşünüp ağır bir söz etti ve ben o sinirle ayrılalım dedim telefondan ve birdaha hiç ne yazdım ne sordum. Bu durum beni iyice o eğlenceli neşeli kişiliğimden içine kapanık soğuk birine çevirdi. İşte çalışıp biraz para biriktiriyordum. Ayrılmış olsakta tekrardan barışırız bütün gençliğimiz birlikte geçti sonuçta diyordum. Birbirimize verdiğimiz bir söz üzerine ne olursa olsun yüz yüze gelip sevmediğimizi söyleyip öyle ayrılacaktık. Bu süreçten 7-8 ay sonra görüşmek istediğimde bana bir resim attı. Senle birdaha bir araya gelmemek için sevmediğim biriyle evleneceğim sözleniyorum demişti. O süreç herşeyden daha zorlu idi. Gerçekten yapmayacağım birşeyi yaparak çok yalvardım kapısına gittim. En azından benim yüzümden ise başkasının günahına girip kandırma diye olmadı. 1 ay boyunca ruh gibi dolandım. Kendimi uzaktan izliyor hissediyorum gibiydim. 8 kilo verdim bu süreçte daha sonra kendimi toplamaya başladım. ( ilk başlarda çok kızgındım ve kendisini suçluyordum hep. daha sonra zaman geçtikte onuda anlamaya başladım. Nefret duygum gitti ve hissizleştim. ) hiç geçmez dediğim nasıl yaşayacağım dediğim süreçten artık unutarak çıkmıştım. Sonra öldümü kaldımı yaşıyormu ne gördüm nede sordum.

    Bu süreçte insanlara güven konusunda çok fazla paranoyak oldum. İnsanlardan uzak duruyordum kendi halimde insanlardan uzak işime bakıyordum. Bu süreçte kaygılarım arttı hayata bakışım iyice farklılaştı insanlardan uzak bir köyde yaşamayı çok düşündüm. Bu olaylardan 2.5 yıl sonra şimdiki eşimle tanıştık. Onu tanıdıkça Allahım iyiki nasip etmemişsin olmamış eskisi dedim. Evlilik süreci kendi halimizde hiç zorlamadan oldu. Ayağımızı yorganımıza göre uzatarak hareket ettik hep. Çok şükür mutlu bir evliliğimiz var. Kafalarımız bir bu konuda ne kadar şükretsem azdır. Huzurlu mutluyum o konuda.

    Evlilik sürecinde ev bulma iş bulma konusunda sürekli düşünüyordum ne yapacağım diye ya iş bulamazsam eski çalıştığım yerden iyi bir refaransla ayrıldım. Evimizi tuttuk. Bu süreçte çok uzun sürmeden yeni bir işe girdim. Düğünden sonra kira dışında bir borcumuz yoktu. Eşimde bende çalışıyoruz. Ancak gelecek kaygısı ikimizdede ister istemez oluyor. En ufak şeyi kafaya takmaya başladım. Hep kötüyü düşünüyorum. Arabayla tatile gideceğiz ne bilim kaza yapmayı düşünür oldum. Aklımda hep bir düşünce var ve buna engel olamıyorum.

    İşimle alakalı olarakta 7 ay sonra yöneticiliğe getirildim. İşimde disiplinli çalışırım. Bu kısımları kendimi övmek için anlatmıyorum kesinlikle. yaklaşık 70 kişinin çalıştığı bir kurumda yöneticilik yapıyorum. Ne problem olsa bişe olsa genellikle bir şekilde çözerim işle alakalı olarak sorunum kalmadı artık kendi sektörümde belli tanıdıklarım ve çevrem oluştu. Aklımda işle alaklı olarak kötü düşünceler yavaştan yok oldu. İş bulamam evi nasıl geçindiririm ne yaparım korkusu gitti. Bazen ara ara gelmiyor değil.

    Evliliğimizin 1. yılında birikmiş vs nevarsa bir ev aldık. Arabamızı sattık. Biraz borçlandık. Borçlanmamız tanıdık kişilere oldu acil ödemesi olmayan. Bu süreçte ailelerimizden ekonomik yardım alamadık. Ev aldıktan sonra insanlar nasıl ev aldınız bu devirde valla iyi aldınız gibi tepkiler verdiler. Ben normalde kimse duymasın taraftarıydım ancak bi şekilde duyuluyor. Ondan sonra bildiğiniz baş aşağı gitmeye başladık. Biz kiradaki evimizden çıkmak zorunda kaldık. Yıkılıyordu. Evi aldığımızda kiracı çıkacam demesine rağmen işi uzattı ve çıkmadı. Bu süreçte çok zorlu bir dönem yaşadık. Ekonomik olarak başka eve taşındık kiraya gittik. Yaklaşık 12 bin lira kira verip. Onun maliyeti taşınması derken bize 50 bin lira maliyeti oldu. Kiracıya insanlık yaptık anlamadı. Bizi çok zor duruma soktu. Bu süreçte çok yıprandık. kiralık olarak başka eve geçtik ancak o eve hiç ısınamadım. Eski oturduğumuz evle aynı mahallede baktığımızda. Bu sefer neye dokunsam bozulcak gibi geliyor. Su açsam patlıcak makina çalıştırsak su kaçırcak. Aşağıya su damlatacak. Hep böyle düşünceler oluştu bende o yüzden ev çok soğuk geliyor ve sürekli kötü düşünceler geliyor aklıma. Eşim düğün için abisigilde olduğundan ben şuan kendi evime sadece uyumadan uyumaya gidiyorum. Delirdim diyorum kendime önceden vücudunu dinler hasta olurdun şimdi evi dinlemeye başladım. Bi yerden çıt sesi gelse aha bişe patladı diyorum. Deliriyor muyum diye korkmaya başladım.

    Böyle bir süreç yaşadım.
    Hayattan hiç zevk almıyorum. Alamıyorum ne yapsam ne etsem olmuyor hep içimde umutsuzluk var.
    Geleceğe dönük 1 tane hayalim yok sadece zaman geçiriyorum.
    Sürekli aklımda bir düşünce var. Bu düşünce iyi bir düşünce olmuyor hep kötü bir senaryo
    Eşim yanımda olunca belli etmiyorum sağlam duruyorum ama o olmayınca bildiğiniz çöküntü halindeyim.
    Şuan yaşadığım şehirde yaşamak istemiyorum. Herkesten uzak insanlardan uzak sakin bir köyde toprakla ilgilenmek istiyorum. Toprakla bahçeyle uğraşmayı severim. Odun kesmek orman doğa içinde yaşamak bir hayalim.
    Sorumluluk almaktan korkuyorum uğraşmiyim diyorum ama işim gereği ve yapım gereği içimde korku olsa dahi ben yaparım diyorum ve yapıyorum. Çalıştığım yerde vs çözülemeyen bir işin sorumluluğunu bana paslarlar çözerim. Arkadaş ortamında organizasyonları ben ayarlarım ben ararım toplanırız. Ne yaparlarsa bana sorarlar şunu nasıl yapalım felan derler. Kendimi geri çeksem bile bir şekilde dönüp dolaşıp bana denk geliyor. Bende aksine kaçmak yerine korksamda uğraşırım. Çözerim.

    Bazen kendime çok kızıyorum. Neyin eksik işin var mutlu bir yuvan var. Sağlığın yerinde ve gitmek istediğin bir yere tatil olsun gidebiliyorsun yemek olsun yiyebiliyorsun. Sokakta kalacak halin yok. En kötü hiçbirşey olmaz ise sahip çıkacak ailen var. Nankörlük yapıyorum diye kızıyorum kendime. Niye böyle oldum ben eski halime bakıyorum neşeli şen şakrak biriyken şimdi daha ciddi hep aklında bir düşünce olan birine nasıl evrildin diyorum.


    Namazlarımı kılan ( gün içinde bazen 1-2 vakit kaçıyor.) Allaha inanan elhamdülillah müslüman bir bireyim. Önceden dualarımda hep şunu dilerdim Allahım hayırlı bir eş ahlaklı bir eş nasip et. O eve lanet ederek girmiyim. Allaha şükür dualarım kabul oldu. Sonra hep iyi bir iş hayırlı bir iş için dua ettim. Bakıyorum eli ayağı düzgün ayrı odamda iyi bir yerde çalışıyorum. Bu şartlarda ekonomik durumda içine şuan giremesekte bir ev sahibi olduk. Ama bunlara rağmen ben dünyanın sonu gibi niye davranıyorum. Herşeyimizi kaybetmiş ortada kalmış millete muhtacız gibi düşüncelere niye giriyorum bilmiyorum.


    Şunu çok düşünmeye başladım. 2-3 yılda olsa köyde yaşayayım. İnsanlardan uzak olayım köy işlerini 1-2 yıla öğrenirim işten kaçan biri olmadım hiçbir zaman sabah 6 akşam 7 köyde yaşayıp o orman doğa kokusu rahatlatır beni diyorum. Eşimde bazen ne kaybederiz deneyelim desede aç kalırız felan diye riske giremiyorum.

    Bu düşünceler zamanla beni yıpratıyor işin psikolojik boyutunu bıraktım bu kadar düşünüp içine atmaktan Allah korusun hasta kanser olurum. Ölmektende korkmuyorum ya en azından kurtulurum diyorum. Ama eşim var onu yalnız bırakma korkusu var. Bu sorunları yaşayan arkadaşlar nasıl üstesinden gelmeye çalışıyorlar.

    Bu zamana kadar psikolojik destek alıp ilaç kullanmadım. Ben bu sorunların kendi psikolojimde çözebileceğimi ama ilaç dışında benimle konuşarak çözüm üretebilecek bir profesyonel destekle olacağına inanıyorum. Panik atak dediğimiz süreci bu şekilde idare edip aklımdan sildim. Ben iyiyim hasta değilim ve ölmeyeceğim diyerek.
    Konu fbeee tarafından (17-07-2023 Saat 01:55 PM ) değiştirilmiştir.

  2. #2
    Çıraklık Dönemi osmangazi - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Dec 2012
    Mesajlar
    1.356

    Standart

    Eskiden şenşakrak birisiyim diyorsun. Sonra yaşadığın olaylar seni olumsuz , kaygılı biri yapmış. İşinde ve eşinden memnunsun. Köye gitme fikrine bence bu ruh halinden çıktıktan sonra değerlendir.

    4 alanda uyumluluk isteniyor psikolojik uyum için;
    Kişinin kendiyle barışık olması,
    Kişinin aile ve yakın çevreyle uyumlu olması,
    Kişinin sosyal çevreyle uyumlu olması,
    Kişinin mesleğiyle uyumlu olması.
    "İnanırsan Hayaller Gerçek Olur" Aynur Meydan'ın şiirinden. Çok doğru bir söz ama hiç tavsiye etmem...

Benzer Konular

  1. Bakış açısı herşeydir
    By Whisper in forum Paylaşım Köşesi
    Cevaplar: 5
    Son Mesaj: 05-05-2012, 03:05 PM
  2. Bakış açısı
    By 9 ŞUBAT in forum Paylaşım Köşesi
    Cevaplar: 4
    Son Mesaj: 31-08-2008, 10:30 PM
  3. Bakış Açısı...
    By g1z4y in forum Kişisel Gelişim & Kariyer Planlama
    Cevaplar: 6
    Son Mesaj: 31-08-2008, 10:18 PM
  4. Hayata Farklı Bir Bakış Açısı..
    By birmelek in forum Paylaşım Köşesi
    Cevaplar: 2
    Son Mesaj: 10-06-2008, 09:41 PM
  5. Bakış açısı
    By mavigece in forum Paylaşım Köşesi
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 20-03-2008, 10:57 AM

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •