4 sonuçtan 1 ile 4 arası

Konu: Kısaca Benim HayatımEvet nasıl başlıyıcağımı bilmiyorum ama içimden sürekli şarkı söy

  1. #1
    Karar Dönemi
    Üyelik tarihi
    Sep 2016
    Mesajlar
    15

    Standart Kısaca Benim HayatımEvet nasıl başlıyıcağımı bilmiyorum ama içimden sürekli şarkı söy

    Evet nasıl başlıyıcağımı bilmiyorum ama içimden sürekli şarkı söylüyorum dış dünyada değilim sanki beynim benle sürekli oyun halinde intihar düşünceleri kafamın her zaman bi köşesinde pusuda bekliyor uykularım düzensiz iştahım açıldı ama içimden hiçbir şey yapmak gelmiyor sürekli uyku halim var dışarı çıkma dürtüm var ama çıksam ne yapacağımı bilmiyorum bu çok kötü bir imtihan kendime hiçbir zaman özgüvenim olmadı neredeyse kimseyle göz teması kuramıyorum acaba genetik mi yoksa sonradan olma bişey mi ama bana sorarsanız genetik bi durum hafıza desen hak getire üniversite mezunuyum ama sanki hiç okumamış gibiyim zekaya gelirsek zeka normal kullanamıyorum herneyse şu an için ilaç kullanmıyorum kullanmamama rağmen iyiye gidiyor dün şiddetli bir baş ağrım vardı ama bugün yok eski zamanlarımda günlük olurdu şimdi pek yok gibi kaygılarıma gelirsek yüzde verecek olursam yüzde 30 civarı geçti ama gelecekle alakalı kaygılarım var hemde çok insanlar yazarken rahatlarlar anlatırken rahatlarlar ben rahatlıyamıyorum neden böyleyim yeni bir yıl geldi ama hep aynı yıllardır böyleyim hiç geçmeyecek gibi insanlar sevgililerini alır gezer tozarlar bende eve tıkılırım veya birkaç arkadaşımla takılırım en kötü evde ailemle olurum bilemiyorum artık gerçekten sabrım kalmadı tamam sevgilim olmasın tamam sosyal hayatımda olmasın ama en azından üstüme düşen sorumluluklarımı yapacak kadar gücüm olsun ne bir duygum kaldı ne bir kalbimde heyecan gerçi hiç olmadıki ortaokul bittikten sonra liseye geçtim ilk günü kafama resmen taş gibi bir gerçek düştü ağız kokusu diye sorunum vardı bütün hayat enerjimi aldı zaten herşey öyle başladı ağzımı açamıyordum bu çok kötü bir duygu gergin öyle devam etti hatta Birgün doktora gittim baş ağrısı için doktor halimden anlamış olucakki bana sordu sen bişeyi kafana takıyosun herhalde bende yok bişey diyip geçirmiştim bu ağız kokusu problemim üniversiteye kadar sürdü o kadar çok psikolojim bozulmuştuki kızların yanına yaklaşamıyordum ama erkekler hiçbir zaman demedi hatta bilerek sıfırıma giriyorlardı ama kafama o kadar takmışımki rüyalarımda bile kadınları görünce ağzımı kapatıyordum (BELKİ SİZE GARİP GELEBİLİR NİYE BU KADAR TAKTIN DİYE FORUM AĞIZ KOKUSU VAR ORDA BU SORUNU YAŞAYAN ÇOK KİŞİ VAR GÖZ ATABİLİRSİNİZ)üniversite nin ilk yılı bitti tatile girdik bende işe girmek istiyordum işe girdim ordada çok sessizdim bir ark aldırdı çocuk benle sohbet etmeye çalışıyordu ama ben sus pus beraber büyüdüğüm çocuk yabancı olsa tamam derken bi gün ağzımda bir iltihap patladı bunu hissettim ağzıma çok kötü bir tat geldi neyse ben tükürdüm iltihap çıktı ağzımdan ve bi baktım yıllarca bitmeyen koku bi anda yüzde 70 civarında azaldı ama sorun vardı koku hala varmış gibi derken geleceğim ne olcak diye düşünürken birden ölüm isteği geldi şunu söyleyim o zaman 19 yaşındaydım ama çok güçlü biriydim bunlar bitecek diyordum ve yıllar içinde çöktüm bu bariz belliydi tabi sadece bu değil küçükken de yüzümde yara çıkmıştı allahtan kışa doğru çıkmıştı o kadar utanıyordumki yüzümden çıkaramıyordum atkıyı demem o ki ben bu hayatta ne zaman kafamı kaldırsam bişey çıktı bişey oldu benim temelden özgüvenim yıkıldı zaten hayata 1-0 yenik başladım ben 7 yaşındandayken babam vefat etti ben 3 yaşındaykende babam aileme şiddet uyguluyormuş neyse biraz dağınık anlattım ama biz deprem konutlarında kaldık 99 depreminden sonra ordan başka yere yeni taşındığımız yerde 4. Sınıfa başladım durumumuz kötüydü bende mahalleye yeni taşınmış ama çok çabuk kaynaşmıştım arkadaşlarımla bi arkadaşım boya sandığı yaptırmıştı kendine bende yaptırdım İnan’ın arkadaşlar boya sandığını taşıyamıyordum taki lise 2 ye kadar boyacılık yaptım hırslıydım büyük adam olucaktım taki bu sıkıntıları yaşayana kadar şu anda çalışamaz haldeyim inancım kalmadı artık ne geleceğe ne umutlarıma be hayallerime artık yaşayan bir ölüyüm arkadaşlar diyeceğim o ki ben ne zaman gülmeye kalksam kursağımda kaldı hayata küstüm Allah’a küstüm insanlara küstüm en önemliside kendime küstüm artık yaşayacak bir neden bulamıyorum diyiceksinizki ailen için yaşa ama ben onlarada engel oluyorum Ablam evlencek belki ama sırf benim yüzümden evlenmiyor belki ne yapıcağımı bilmiyorum her tarafım sanki sarılmış akrebin etrafına benzin döker yakarsınızya abartmıyorum o durumdayım şu an için açıköğretim okuyorum sınavlara gitmiyorum çünkü bişey değişmiyor doktorada gidemiyorum zaten bir umudumda kalmadı hastalık konusunda ama şunu biliyorum ben bu hayatta her zaman elimden geleni yaptım hiçbir zaman sorumsuz bi insan olmadım arkadaşlar Benim hayatım kısaca...

  2. #2
    Karar Dönemi
    Üyelik tarihi
    Mar 2018
    Mesajlar
    31

    Standart

    Diş aralarında, dil üzerinde ve diğer çevre dokularda kalan yiyecek artıklarının ağız içindeki bakteriler ile kötü kokulu bileşiklerin oluşmasına sebep olmaktadır.
    Ayrıca; ağız bakımı eksikliğine bağlı olarak oluşan bu ortamda, diş çürükleri ve dişeti hastalıkları da meydana gelerek tabloyu ağırlaştırmaktadır.
    Karaciğer yetmezliği ve karaciğer hastalıkları ağız kokusuna neden olabilir.
    İyi temizlenmeyen protezler de benzer şekilde ağız kokusunun daha şiddetli hissedilmesine neden olmaktadır.
    Tükürük ağızda kokuya neden olan gıda artıklarının temizlenmesinde önemli rol oynamaktadır. Bazı ilaçların sürekli kullanımında, tükürük bezleri ile ilgili hastalıklarda veya sürekli ağız solunumu yapan kişilerde, tükürük azlığına bağlı olarak ağız kokusu gelişebilir.
    Sinüs ve akciğer kaynaklı enfeksiyonlar ağız kokusuna neden olabilir.
    Ağzınızda aseton kokusuna benzer bir ağız kokusu varsa bunun muhtemel sebebi şeker hastalığıdır.
    Yediğimiz bazı yiyecekler de (soğan, sarımsak, et, balık, peynir vb.) nefesimizin kötü kokmasına neden olabilir. Dişlerin ve dilin temizlenmesi ile bu koku ortadan kalkmaz. Kokuya neden olan yiyecek vücuttan bütünüyle atılana dek koku devam edecektir.
    Böbrek yetmezliği balık kokusuna benzer bir ağız kokusuna neden olabilir.
    Benzer şekilde tütün ürünleri ve alkol de ağız kokusuna neden olurlar.
    Bu alışkanlıklardan bütünüyle vazgeçmedikçe ağız kokusu devam edecektir

    https://www.medikalakademi.com.tr/ag...leri-tedavisi/






    Ağız kokusunun başlıca nedenleri
    Tip 0 : Fizyolojik ağız kokusu:
    Sabahları meydana gelen ve uyandıktan ilk bir kaç saat içerisinde kendiliğinden kaybolan bir ağız kokusu varsa bu tipe girer. Tip 0 denmesinin sebebi her insanda az çok ağız kokusunun mevcut olmasındandır. Uyku sırasında tükrük akışı azalır ve kötü kokunun çıkmasından sorumlu ağızdaki bakterilerin etkinliği artar. ağız kokusuna neden olabilecek ne spesifik hastalık ne de patolojik bir bulgu bulunmaz. Tedavi gerektirmez ve gereksizdir, çünkü tedavi edilse bile tekrar ortaya çıkacaktır

    Tip 1: Dil kokusu:
    Dil, volatil aromatik gazlar üretilerek ağız kokusuna neden olur, dil sırtında koku kaynağı varsa, dil kokusu tedavisine cevap veriyorsa, çinko ile veya dil temizliği ile bastırılabiliyorsa, bu sınıfa girer. Dilin derin çukurlarına yerleşen bakteriler, salyadan ve besinlerden gelen proteinleri uçucu kükürtlü bileşiklere parçalar. Ağız kokusunun sebebi uçucu kükürtlü bileşiklerdir.

    Tip 2: Boğaz-sinüs nedenli ağız kokusu:
    Farenks, tonsiller, paranazal sinüsler, burun mukozası ve çevre dokularda her hangi bir koku kaynağı bulunuyorsa bu tipe girer. Genellikle bu tip ağız kokusu olan hastalardan teşhis için Paranasal sinüs MR veya BT istenir.



    Tip 3: Sindirim kanalı sebepli ağız kokusu:
    Özefagustan anüse kadar sindirim kanalının her hangi bir yerinde aromatik gaz kaynağı bulunuyorsa ve ağıza ulaşıyorsa bu tipe girer. Midede H. pylori gastriti bulunduğu durumda hem yemek borusu ve ağıza gaz sızıntısı olur hem de nefeste bu bakteriye bağlı siyanit ve nitrat kokusu bulunur. İnce barsakta aşırı bakteri üremesi, kolon divertiküliti, laktoz intoleransı- pankreas ekzoenzim defektleri ağız kokusu sebebidir.

    Bu grup ağız kokusu da büyük ölçüde dil sırtından gelir fakat bakteri kaynağı ağzın içinde değildir. Sindirim sistemi enzimleri veya organların besinleri gereği şekilde sindiremediği zaman besinler bakterilerin çürütmesine terk edilmiş demektir. Sindirim kanalında açığa çıkan gazlar ağıza doğru yükselir.

    Bireyin geğirmesine gerek yoktur. Bu tip ağız kokusunda mide ile yemek borusu arasındaki gastroözofageal kapak gevşemişse daha fazla çirkin kokulu gaz ağıza dolacaktır. Bilhassa ilerleyen yaş ile orantılı olarak bu tip ağız kokularının görülmesi artar. Bilhassa çocuklarda Tip 2 ile birlikte görülür. Toplumda en sık rastlanan ağız kokusu sebebidir. Bu hastalardan teşhis için dışkı sindirim testi, istenebilmektedir.





    Tip 4: Nefes kokusu:
    Akciğerden gelir. Ağız kokusu değildir. Nefes kokusudur. İki şekilde meydana gelir. Birincisi akciğerde veya alt solunum yolunda bir infeksiyon (pnömoni, plörit, adenit, bronşit vs…) bulunuyor ise buradan açığa çıkan çirkin kokulu gazlar nefese karışır. İkincisi ise kimyası değişen kan gazlarının nefese karışarak aromatik bileşiklere dönüşmesidir.

    Bu gazların bir kısmı çirkin kokuludur. Bunun en canlı örneği şeker veya gut hastalarında, diyaliz hastalarında, narkozdan çıktıktan hemen sonra, gebelikte görülen ağız kokusudur. Bu tip nefes kokusu hastaları ağız kokusu tedavisi ile iyileşmez, ağız içinde ne yapılırsa yapılsın hiç bir iyileşme göstermez. Çünkü ne koku kaynağı, ne de sebebi ağızdadır.

    Tip 5: Psikojenik ağız kokusu:
    Ağızları kokmadığı halde bu hastalar titizlikleri sebebiyle ağızlarının koktuğunu düşünürler. Tip 0 olduğunu bilmeyen ve bunu bir ağız kokusu zanneden hastalar da bu tipe girerler. Tedavisi psikiyatristler tarafından yapılmalıdır.

    Ağız kokusu tedavisi
    Tip 0 ve Tip 1 ağız kokusunun tedavisi:
    Tip 1 ağız kokusu en kolay tedavi edilendir. Ağız içerisindeki problem bir köprü gövdesi veya perikoronit (gömülü diş- mesela çıkmamış 20’lik diş gibi) veya gingivit (dişeti iltihabı) ise gereken müdahale yapıldığında ağız kokusu yeniden ortaya çıkmamak üzere kayıp olur. Diş temizliğine bile gerek kalmayabilir.

    Günde 2 defa arkadan öne doğru bir diş fırçası ile dil fırçalanmalıdır. Bu sırada çinko içeren bir diş macunu (Signal integral, Colgate sensetif, Signal Nutriaktif, İpana expert) kullanılması, dil yüzeyinin böyle bir macunla fırçalanması isabet olur. Her fırçadan sonra çinkolu alkolsüz ve antiinflamatuarsız bir gargara (PharmolZn) kullanabilir. Eğer CHX içeren gargara kullanılacaksa en çok 1 hafta kullanılabilir.

    Gün içinde çinkolu sakız (Vivident karbonatlı) çiğneyebilir. Ağız hijyeni yükseltilmelidir. Etkisi yeterince ispatlanmamış bitkisel ürünler (ot, bitki suyu, bitki kökü), hayvansal ürün veya toprak benzeri kimyasallar satılmaktadır. Buruna damlatılan çinkolu ürünler zararlıdır. Dünya pazarlarında satılan böyle bir ürün piyasadan toplattırılmıştır. Çünkü buruna uygulanan çinko koku alma duyusunu bozar. Yutulan kolloidal gümüş solüsyonları sakıncalıdır. Geceleri ağızına açık kaldığı durumlarda tok karnına yüksek yastıkla uyuması ağız kokusuna iyi gelen bir öneridir.





    Diğer Tip ağız kokusunun tedavisi: Her gün aynı besinler yenmemelidir. Sürekli kullanılan ilaçlar doktorunun bilgisi dahilinde bir haftalığına ara verilmeli ve ağız kokusunun ilaçlardan ortaya çıkan Tip 4 ağız kokusu olup olmadığı yoklanmalıdır. Yediğinde ağız kokusu yapan bir besin varsa tespit edilmelidir. Postnasal akıntı, mevcut veya geçirilmiş sinüzit kbb doktoruna bildirilmelidir. Concha bullosa ve concha paradoxica bir ağız kokusu sebebidir. Allerjiye yatkınlık tip 2 ağız kokusunu artırır.

    Reflünün en sadık belirtisi mide yanmasıdır. Bu hastalar gastroenteroloji doktoruna başvurmalıdırlar. En zor tedavi olanlar veya asla tedavi olamayanlar Tip 5 ağız kokusu hastalarıdır. Her hangi bir tip ağız kokusu vakası kılığında müracaat eden titiz, duygulu, içe dönük insanlardır. Hekime zor anlar yaşatabilirler. Aslında ağız kokuları yoktur.

    Fizyolojik ağız kokusunu önlemenin yolları
    Gece yatmadan ve sabah kalkınca dişler en az iki dakika fırçalanmalıdır.
    Dil yüzeyine yerleşen bakteriler, tükürük ve besinlerden gelen proteinleri ağız kokusunun sebebi olan bileşiklere parçalar. Bu nedenle mümkün olabildiği kadar dışarıya çıkarılan dilin arka kısmından başlayarak öne doğru süpürme hareketi ile dil fırçalanmalıdır. Ayrıca dil kazıyıcılarıyla da dil temizliği sağlanmaktadır. Dilin fırçalanması ağız kokusunu azaltmada diş fırçalamaktan iki kat fazla etkilidir.
    Ağız gargaraları tek başlarına ağız kokusunu önleyemezler. Özellikle alkol içeren gargaraların ağız kuruluğuna neden olarak ağız kokusunu artırabilir.
    Diş fırçalama ve gargara işleminden sonra “diş ipi – diş arası fırçası” ile fırçalamaya destek olunmalıdır.
    Çinko içeren macunlar, gargaralar ve sakızlar ağız kokusunu önleyebilir.
    Beyaz un, beyaz şeker, glukoz /früktoz şurubu ile tatlandırılmış tüm hazır gıdalar ağız içindeki bakteriler için uygun bir ortam oluştururlar. Bakteriler bu tür şekerleri çok kolay kullanarak hızla çoğalırlar. Basit şekerler diş çürüklerine neden olur ve ağız sağlığını büyük bir süratle bozarlar. Bunun için basit şeker tüketmeyin.
    Lokmaları iyi çiğneyin. Bu sayede yiyeceklerle tükürük salgısı iyice karışır ve ağızda yemek parçası kalma olasılığı düşer. İyi çiğnenen besinler daha iyi sindirileceği için mide kaynaklı ağız kokusununda önüne geçilmiş olur.
    Diş ipi sayesinde fırçanın çıkaramadığı yerlerdeki bakteri ve yemek artıklarını sökebilirsiniz.Özellikle köprü gövdeleri altındaki dar bölgelerde biriken yemek artıkları hızla bakteri çoğalmasına neden olabilir.
    Özellikle yaşla artan vücut kuruması pek çok yönden dikkat edilmesi gereken bir durumdur. Çok su içmek onlarca yararının yanında dilinizin kurumasınıda önleyerek ağız kokusu ile mücadelede önemli bir silah olarak kullanılabilir.




    Sinüzit gibi havayolu rahatsızlıkları ve burun tıkanmasına neden olan diğer durumlar geceleri ağızdan nefes almamıza neden olur.Bu durum ağız ve boğazı kurutarak bakterilerin üremesi için ideal bir ortam oluşturur. Azalan tükrük salgısı durumu daha kötü hale getirir.Bu nedenle kesinlikle burnunuz tıkalı uyumayınız.

  3. #3
    Moderatör
    Üyelik tarihi
    Dec 2014
    Mesajlar
    2.834

    Standart

    Aslında derin bir depresyondasın. Yaşam enerjin tükenmiş. Ama işin güzel yanı, canı biraz yandığında gözü hiç bir şey görmeden krizler geçiren, saldıran, etrafı dağıtan, suça yönelen taşkın bir yapın yok. Daha durağansın, daha sabırlısın. Sükunetin yazılarına bile yansıyor. Bence başedebilecek güçtesin. En azından hayatın kaç bucak olduğunu, nasıl zor bir yer olduğunu öğrendin artık. Ağız kokusu sorununu da büyük oranda halletmişsin. Zaten ilk ağız kokusu hissettiğin anda önce bir diş hekimine, sonra dahiliye doktoruna gidip tetkiklerini yaptırmalıydın. Her şeyden elini çekme, hayattan tamamen çekilme. Depresyondasın ve bu sonsuza kadar böyle sürmeyecek. Antidepresan kullanmalısın, bir psikiyatriste git bence. İlaçlar ruh dünyana biraz etki edecektir.

  4. #4
    Karar Dönemi
    Üyelik tarihi
    Dec 2015
    Mesajlar
    152

    Standart

    Tamamını okumadım. Yorgunluk, uyku hali kullandığın ilaçlardan olabilir. Yine de kan testi vs. yaptırmanda fayda var. Takviye edici besinler kullanabilirsin. Zeka belli bir yaştan sonra sabitlenir. Muhtemelen üniversite hayatın boyunca yattın. Bu yüzden suçluluk duyuyorsun. Fakat üzülmene gerek yok! üniversite okuyanların büyük bölümü bu şekilde. Ağız kokusu falan demişsin. Bu tarz şeylerin çözümü var. Ağız spreyi en basitinden. Kimse mükemmel bir hayat yaşamıyor ama sen geçmişe çakılıp kalmışsın be kardeşim. Şu yıl şu oldu falan. Okurken bunaldım. Takma bu kadar olan oldu. Geri dönüp bakarsan önünü göremezsin. Spora başla ve sosyalleş. Son olarak yardım almaktan hiçbir zaman çekinme.
    Hayatta hiçbir zaman sahip olamayacağım yağmur ormanlarını yakmak istiyordum. Uzaya
    klorofluorokarbon gazları pompalayıp ozon tabakasında
    koca koca delikler açmak istiyordum.
    Dev tankerlerin boşaltma vanalarını açmak, açık denizlerdeki petrol kuyularının kapaklarını kaldırmak istiyordum. Yemeye paramın yetmediği bütün balıkları öldürmek, asla göremeyeceğim Fransız kumsallarını kirletmek istiyordum.

    Bütün dünyanın dibe vurmasını istiyordum

Benzer Konular

  1. Benim gibi işyerinde sürekli canı sıkılan var mı?
    By oggy_g in forum Üyeler Konuşuyor / Dertleşiyor / Soru Soruyor
    Cevaplar: 8
    Son Mesaj: 30-09-2015, 11:29 AM
  2. İnsanlar Sürekli Benden Kaçıyor( Benim için çok önemli)
    By DoctorX in forum Antisosyal Kişilik Bozukluğu
    Cevaplar: 2
    Son Mesaj: 27-07-2013, 07:37 AM
  3. Nasıl çözerim bilmiyorum :(
    By esinti in forum Üyeler Konuşuyor / Dertleşiyor / Soru Soruyor
    Cevaplar: 5
    Son Mesaj: 04-08-2011, 12:13 AM
  4. Benim neyim var bilmiyorum.
    By IDDQD in forum Üyeler Konuşuyor / Dertleşiyor / Soru Soruyor
    Cevaplar: 3
    Son Mesaj: 07-01-2011, 10:55 AM
  5. onu kırmadan nasıl anlatabilirim bilmiyorum:S
    By bloody tears in forum Üyeler Konuşuyor / Dertleşiyor / Soru Soruyor
    Cevaplar: 13
    Son Mesaj: 28-04-2009, 09:21 AM

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •