Sayfa 24/25 İlkİlk ... 14202122232425 SonSon
250 sonuçtan 231 ile 240 arası

Konu: Gündelik hayattan notlar...

  1. #231
    Çıraklık Dönemi
    Üyelik tarihi
    Nov 2016
    Mesajlar
    1.070

    Standart

    Allah razı olsun Osmangazi...

  2. #232
    Çıraklık Dönemi
    Üyelik tarihi
    Nov 2016
    Mesajlar
    1.070

  3. #233
    Çıraklık Dönemi
    Üyelik tarihi
    Nov 2016
    Mesajlar
    1.070

    Standart

    Günler akıp gidiyor,her geçen gün bir öncekini aratmakta.

    Gelecek için çalışalım diye hayatımızı heba ederken geleceği böyle hayal etmiyorduk elbette.

    Güzel adamlar güzel atlara binip gittiler ama bize kalan hayatın artıkları..

    Ölümü unutmuşken rabbim bir daha hatırlattı.

    Soğuk yüzüne baktım ölümün ve korktum.

    Dün nefes alıyorsun,ayaktasın,iki gün sonra yoksun.

    Artık ağlayamıyorumda.

    Neden yaşadığımı unuttum artık,otomatik pilota alınmış makineler gibi ruhsuz savruluyorum geçmişin anılarında,iç hesaplaşmalarında.

    Yaptığım hatalar gözümde daha da büyüyor,adaletsiz ve insanlara zulmetmiş,merhametsiz , yeteri kadar hayır yapmamış biri olarak , kötü anılarak ölmekten korkuyorum.

    Kendi zihnimde mahkemeler kurup kendimi yargılıyorum.

    Nedense de hep kendimi suçlu buluyorum.

    Rabbim aklıma mukayyet olur inşaallah.
    Konu Denge tarafından (3 Hafta önce Saat 09:31 AM ) değiştirilmiştir.

  4. #234
    Çıraklık Dönemi osmangazi - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Dec 2012
    Mesajlar
    1.291

    Standart

    Bense sadece oyunu tamamlamak istiyorum. Belki yarım bırakmamak bile benim için kazanmak sayılacaktır.
    "İnanırsan Hayaller Gerçek Olur" Aynur Meydan'ın şiirinden. Çok doğru bir söz ama hiç tavsiye etmem...

  5. #235
    Çıraklık Dönemi
    Üyelik tarihi
    Nov 2016
    Mesajlar
    1.070

    Standart

    Rabbimin verdiği ruhu teslim edeceğiz Osmangazi elbette.

    Yanlız iş ruhumuzun aslı neresi onu bulmakta.

    Cennetlik miyiz,cehennemlik miyiz?

    Tabi buda bizim irademizde işin içine katılarak alnımıza yazılmış bir durum.

    Her yol bağdata,her yol allaha çıkar.

    Sen hangi yolu seçeceksin önemli olan o.

    Böylece kendinde özünün aslını keşfedeceksin.

    Yani sonuna kadar nefes almaya,savaşmaya devam inşaallah.

    Ara sıra benimde gardım düşüyor,depresyona giriyorum.

    Millette genelde hep aynı durumda gibi.

    Rabbim sabrımızı arttırsın...

  6. #236
    Çıraklık Dönemi osmangazi - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Dec 2012
    Mesajlar
    1.291

    Standart

    İmtihan herkesin gücüne göre. Kiminin cennete girebilmesi içi kriter olabildiğince az günah işlemekken, imanlı ölmekken, benim gibi zayıf, zaman zaman bilincini, mantığını bile tamamen yitiren insanlar için belki intihar etmeden kendi kendine ölebilmeyi becerebilmem bile cennetlik olmama vesiledir belki.
    "İnanırsan Hayaller Gerçek Olur" Aynur Meydan'ın şiirinden. Çok doğru bir söz ama hiç tavsiye etmem...

  7. #237
    Çıraklık Dönemi
    Üyelik tarihi
    Nov 2016
    Mesajlar
    1.070

    Standart

    Aynı umut bende de var Osmangazi,inşaallah öyledir.

    *****

    https://youtu.be/QftpzM70cGI

    Ruhsal Yorgunluk Nasıl Geçer-Psikolog Beyhan Budak...

  8. #238
    Çıraklık Dönemi
    Üyelik tarihi
    Nov 2016
    Mesajlar
    1.070

    Standart

    39 yaşındayım ama bazen 65-70 yaşında gibi hissediyorum kendimi.

    Yıllar beni o kadar yıprattı,zihnimin içindeki acı artığı tortular beni o kadar yoruyor ki içtiğim ilaçlar bile fayda etmiyor bazen.

    En neşeli anımızda bile içten içe büyüyen bir hüzün kaplıyor hem kalbimi hemde aklımı.

    Geçmişten miras acı hatıralar hem zihnimi hemde kalbimi hançerliyor durmadan.

    Belki evin içine tıkılmamızın , bir yere çıkamamamızın , nefes alamamamızın da bunda çok etkisi var.

    Bilinçaltının yangınları,kedere,hüzne,öfkeye hatta kimi zaman mizaha dönüşüp bilincime yansıyor.

    Kendi kendimi gülerken,hatta bazen kahkaha atarken yakalıyorum,bazense gözlerim dolu dolu oluyor.Öyle zamanlarda hem hastalığımdan hem kendimden nefret ediyorum.

    Çocukluğum zaten sorunluydu,ilk gençliğimde biraz çırpınıp üniversiteyi kazandım.

    Fakat temelde yapılan bazı hatalar yüzünden ömür boyu acı çektim.

    Ben sayısal okumayı istememiştim.

    Ailemse-nur içinde yatsınlar- sözelde iş imkanı olmadığını söyleyip birazda zorla sayısala geçirdi beni.

    Onları da anlıyordum,zor bir hayat yaşamıştı ikiside .Annem ilkokul,babam ortaokul mezunuydu,hayatları çile içinde geçmişti,benim için iş garantisi olan bir meslek istiyorlardı.

    Sayısala geçtim,biraz kasıp üniversiteyi kazandım.Psikiyatri hastası olacak kadar kendimi zorlayarak ve çeşitli hastalıklara mübtela olarak üniversiteyi hasbelkader uzatarakta olsa bitirmeyi başardım.

    Seçtiğim bölümde iş imkanı vardı,elhamdülillah ki bu büyük bir lütuftu ve taşrada çalışmaya başladım.

    Ama ne yalan söyleyeyim,sayısalı seçtiğimden beri yüzüm hiç gülmedi.

    Ne kadar zorlarsan zorla,bir işi hevesle yapmakla zorla yapmak arasında dağlar kadar fark var.

    Rızkımı verdiği için rabbime müteşekkirim ve isyan etmiyorum ama edebiyat öğretmeni,hukukçu ya da tarihçi olmak isteyen bir insan sayısalcı yapılmaz be kardeşim.

    Bu mesele benim hayatımdaki en önemli darbelerden,en önemli travmalardan biridir.

    Bugün bu kadar hasta ve huzursuz olmamın temel sebeplerindendir.

    İlk görev yerin bir taşra ilçesiydi,çok zor bir yerdi ve çalışmaktan başka bir şey yapmaya fırsatımız yoktu.

    Orada evlendim ve çocuğum oldu.

    Evliliğim o kadar zor oldu ki nerdeyse tüm hazırlığı ailem yaptı.

    Hatta benim hanım kendi kendine evlendi bile diyebilirim

    Bildiğim bişey varsa eşim-rabbim ondan razı olsun- benim sayemde cennete girecek.

    Yanlız ben nereye gireceğim onu bilmiyorum.

    Üniversite yıllarında kolumda tümör oluştu,psikiyatri ilaçlarına başlayışımda o yıllara rastlar.O mesele uzun bir meseledir,rahatlamak adına bir gün size ayrıyeten anlatırım.Yanlız 4 tane tümör ameliyatı oldum,arkasından radyoterapi aldım,sol kolumu kıpırdatamaz oldum,çolak kaldım,şimdilik bunu söyleyeyim yeter.

    Bir haftalık evliyken iş aracım kaza yaptı ,benim parmağım,yanımdaki arkadaşın kalça kemiği kırıldı.

    Psikolojim o kadar bozuktu ki parmağımı ameliyat ettirmeye bile bir hafta sonra eşimin ısrarıyla gittim,o süreç boyunca çalışmaya o parmakla devam ettim.

    Zaten yerime bakacak çok fazla kimse de yoktu,çalışma koşulları çok ağırdı,beraber çalıştığım personelinde psikolojisi çok iyi değildi,çok ağır travmaları olanlar,ahlaken çökmüş durumda olanlar,tükenmiş insanlar vardı.Tabi onları idare etmekte çok zordu.Bir gün bu olayları da fazla mahreme girmeden daha detaylı anlatırım.

    Ama benim açımdan bakarsanız,bunların hepsi ayrı travma,ayrı yıkımdı.

    Bir yandan yuva kurmaya çalışıyor,bir yandan çömezliğimi atmaya çalışıyor,bir yandanda çalıştığım personeli anlamaya çalışıyordum.

    Bulunduğum ortamı tanıdıkça istifa etme isteğim arttı,ama evlenmiştim ve eşim hamileydi,ordan tayinim çıkana kadar resmen delirmenin eşiğine gelmiştim.

    Hem üniversitede okurken hem çalışırken defalarca bırakıp başka iş yapmak istedim,ailem kabul etseydi pazarda meyve-sebze satmaya razıydım.Hayattan,mesleğimden, insanlardan,herşeyden bıkmış ve nefret etmiştim.

    Helal ekmeğin bu kadar pahalı olduğunu bilmiyordum tabi daha önce.

    Bu kavga o kadar ağır bir kavgadır ki bu ülkede şeytanla biraz ahbap olmadan geçim sıkıntısının elinden kurtulmak mümkün değildir.

    Neyse yine devam ederim,birazda ben anlatayım travmalarımı,hastalıklarını,kendi açımdan bunun sebeplerini dedim.
    Konu Denge tarafından (2 Hafta önce Saat 12:59 PM ) değiştirilmiştir.

  9. #239
    Çıraklık Dönemi
    Üyelik tarihi
    Nov 2016
    Mesajlar
    1.070

    Standart

    Memuriyetim boyunca pek çok gençle ve pek çok kıdemliyle çalıştım ve anladım ki kıdem kolay kazanılmıyor.

    Kıdemliler bir şekilde meselenin ciddiyetini bildikleri için kendilerini koruyor.

    Ama özellikle genç personelde çok ciddi ahlaki yozlaşma var.

    Korunması gereken sınırları çok çabuk geçiyor,kuralları çok kolay ihlal ediyorlar.

    Tabi bu durumu kullanan pek çok açıkgöz insanda var.

    Bu meselelerde beni içten içe üzen meselelerden biridir.

    Bunları görünce kendi çocuğumun geleceğinden endişe ettiğimi söylemeliyim.

    Alkol,kumar,uyuşturucu,çeşitli psikiyatrik hastalıklar,hatta gayrımeşru ilişkiler.

    Tüm insanımızda olan bu hastalıklardan kamuda nasibini almıştır.

    Şunu vurgulamalıyım ki gençler,özellikle genç kızlar ve kadınlar bu konuda çok sahipsiz ve risk altındadır.
    Konu Denge tarafından (2 Hafta önce Saat 09:18 AM ) değiştirilmiştir.

  10. #240
    Çıraklık Dönemi
    Üyelik tarihi
    Nov 2016
    Mesajlar
    1.070

    Standart

    Üniversite yılları benim için ağır,yüklü ve ızdırap dolu geçen bir roman gibiydi.

    Son gün tercihlere eklediğim bir yerdi,memleketime uzaktı ve mevsimlerin çoğunda buz gibiydi.

    Hava hiç açılmazdı ki yıllar içinde coğrafyanın insan psikolojisini ne kadar etkilediğini daha iyi öğrenmiştim.

    Biz yaz memleketi çocuğu olarak ilk kez çıktığım bu gurbet bana çok ağır gelmişti.

    Kültür çok farklıydı,insanlar içine kapalıydı,şivelerine bile alışmam için yıllar geçmesi gerekecekti.

    Zamanla alıştım fakat yaşadığım ciddi ailevi bazı travmalarında etkisiyle zamanla motivasyonumu kaybettim,üstüne üstlük bastırdığım duygularda yavaş yavaş su yüzüne çıkmaya başlamış,nefsim ve duygularım aklıma rağmen beni eş aramaya zorlamaya başlamıştı.

    Oysa mezuniyetime yıllar vardı.

    Nefsimin dürtüleri,duygusal ikilemler,derslerin ağırlığı,ailevi travmalar derken aklımın dizginlerini kaybettim.

    Düşüncelerim giderek anormalleşmeye başladı,derslere gidip takip edemez olmuştum.

    Ne yazık ki kimsede koluma girip gel seni psikiyatriye götürelim demedi,belki ters tepki vereceğimden korkmuşlardı.

    Sonunda yatmaktan bıkıp sokak sokak dolaşmaya başlamıştım.

    Ruhumun acısını bastırmak için Sezen Aksu dinlemeye o zaman başlamıştım.

    Denge diye bir şarkısı vardı,daha öncede söz etmiştim.

    O zamanki ruh halimi çok iyi yansıtan bir şarkıdır.

    Arasıra da okula gider olmuştum sonradan.

    Durmuyordum okulda ama ona rağmen bir arkadaşım durumumu farketti ve ilk kez psikiyatriye gitmeyi önerdi.

    O an girmesemde hasta olduğumu sonra bende farkettim ve bilet alıp memleketime döndüm.

    Rahmetli annem ve babam durumu hemen farketti ve psikiyatriste götürdüler beni.

    İlaçlar iyi gelmişti,bir kaç ayda toparlamıştım.

    Maneviyat dünyasına ilk dalıp, Kur 'an okumalarımın başlangıcı da o tarihlerdedir.

    Bir fırsatını bulup Hz.Mevlana'nın makamını da ziyaret etmiştim.

    Sonra okuduğum ile geri döndüm,ama hâlâ hazır olmadığımı farkedip memleketime geri geldim.

    Bütünlemeye kaldığım bir sınava çalışmayı denedim o arada geçemedim.

    Yaz elbette büyük bir buruklukla geçmişti.

    Ertesi sene yeni bir sınıfla yeni bir başlangıca haydi bismillah dedim ama önceki sene kaldığım sınavdan gene kaldım.

    Hocalarda biraz acımasızdı onu belirteyim.

    İkinci derstende umudum kalmamıştı ama devam ettim yinede inatla derse.

    Girip girmemek arasında tereddüt ettiğim bu dersi iyi bir notla geçince o kadar sevinmiştim ki emin olmak için tekrar tekrar bakmıştım.

    Hayatta en mutlu günlerimden biriydi.

    Sonraki sınav biraz daha zordu ama moralli başlamıştım.

    Psikolojim düzelmeye başlamıştı,yeni arkadaşlarıma da alışmaya başlamıştım,iyi çocuklardı.

    Yanlız kolumda bir şişlik oluşmuştu,ilk önce ciddiye almadım,sonra ise sınavdan sonra baktırmaya karar vermiştim,motivasyonumu bozmak istemiyordum.

    Sınav bitti,sözlüsünü geçmiştim,ama birkaç puanla yazılısından kalmıştım.

    Bir sonraki sınava girmektense memlekette bu yazılının bütüne çalışmaya karar vermiştim.

    Yanlız kolumdaki şişlik biraz daha büyümüştü.

    O zaman derslere odaklandığım için kolumu çok ciddiye almamıştım.

    En fazla bir enfeksiyondur deyip geçmiştim.

    Eve geldikten sonra bir ortopediste göründüm.

    Bunun bir kemik tümörü olduğunu öğrendim.

    Birde burdan darbe almıştım.

    Hem duygusal olarak hemde ruhen yıkılmıştım .

    Kolumun durumu pek iyi değildi.

    Kolumdaki tümör meselesi de başka bir paylaşım konusu olsun
    Konu Denge tarafından (2 Hafta önce Saat 03:24 PM ) değiştirilmiştir.

Sayfa 24/25 İlkİlk ... 14202122232425 SonSon

Benzer Konular

  1. Mutlak Hakikat ve Yanılmaz Üzerine Notlar
    By gunes23 in forum Paylaşım Köşesi
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 09-09-2014, 03:00 AM
  2. Psikanalitik yaklaşim: Bilinçaltindan notlar
    By Selina in forum Psikanalitik Yaklaşım ( Kuram )
    Cevaplar: 4
    Son Mesaj: 21-05-2013, 11:37 AM
  3. Hayattan tat alamıyorum:-(
    By jabber in forum Üyeler Konuşuyor / Dertleşiyor / Soru Soruyor
    Cevaplar: 23
    Son Mesaj: 20-03-2013, 12:40 AM
  4. Ayakkabi Tarihinden Ilginc Notlar
    By BeYaZ_KeLeBeK in forum Paylaşım Köşesi
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 28-03-2008, 12:17 AM
  5. Evlilik üzerine bazı notlar...
    By Nefertiti in forum Gülmece / Eğlenmece Bölümü
    Cevaplar: 7
    Son Mesaj: 12-03-2008, 05:15 PM

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •