Sayfa 2/22 İlkİlk 12345612 ... SonSon
219 sonuçtan 11 ile 20 arası

Konu: Gül dili...

  1. #11
    Cahillik Dönemi
    Üyelik tarihi
    Nov 2016
    Mesajlar
    625

    Standart

    Sorunlar sorunların bulunduğu bilinç seviyesinde çözülemez.

    Bunun için bir üst bilinç seviyesine geçmek gerekir.

    İnsan bilincinde üst seviyelere yol almak aslında rabbin ışığına doğru yol almakla eşdeğerdir.

  2. #12
    Cahillik Dönemi
    Üyelik tarihi
    Nov 2016
    Mesajlar
    625

    Standart

    Seyreyle Güzel Kudret-İ Mevla Neler Eyler
    Allaha Sığın Adl-İ Taala Neler Eyler

    Canana Gönül Vereli Ben Candan Usandım
    Hem Düşeliden Derdime Dermandan Usandım

    Meyl Eylemesem Gayrisine Tevbeler Olsun
    Bu Ân’e Değin Ettiğin İsyandan Usandım

    Pervane Gibi Yanmağı İster Deli Gönlüm
    Her Şam-U Seher Ah İle Efgandan Usandım

    Kalmadı Firak Giryesine Sonra Mecalim
    Vuslat Dilerem Yarime Hicrandan Usandım

    Işk İle Enes Oldı Gönül Geçdi Siva’dan
    Ben Sohbet-İ Nas Ülfet-İ Yarandan Usandım

    Çün Zerre Vefa Bulmadım İhvan-I Zemandan
    Şol Yüzleri Dost Özleri Düşmandan Usandım

    Vird Edeyim İsmin Hemen Hayret-İ Hakkın
    Kesret İle Ünsiyet-İ İnsandan Usandım

    Kuddisi’ye Vahşet Golüben Cümle Siva’dan
    Der Her Ne Ki Ağyar Var İse Andan Usandım

    ALVARLI EFE HAZRETLERİ

  3. #13
    Cahillik Dönemi
    Üyelik tarihi
    Nov 2016
    Mesajlar
    625

    Standart

    Hepimizin manevi yaraları vardır.

    Bu yaralar kendi elimizle ettiklerimizin kader çizgileriyle kesişmesinden oluşan sonuçlardır.

    İnsan değerlidir,eşrefi mahlukattır ama,kendi düştüğü kuyudan kendi başına çıkması zordur.

    Herşeyden öte yaralarımızı sarmaya,derman olmaya namzet gönüller gerekir.

    İnsanın kalbi çok kolay günaha dalar.

    Nefsi çok azgındır ve duygusallıktan ve isteklerinden öte çok fazla bir mantık tanımaz.

    İmkan bilmez,ilim bilmez,irfanı ise suyunu kısarsan öğrenir.

    Ruhundan etkilendiğin,istemedende olsa çekimine girdiğin,etkilendiğin insanlar da olabilir.

    Bu insanlar karşı cinstende olabilir.

    Ama böyle şeylerin sonu yok.

    Bunlar gelip geçici,basireti gölgeleyen kör heveslerdir.

    Böyle şeylerin arkasından koşarken gönlün bilinmez heyulaların dehlizlerinde,duygu zindanlarında kaybolur da ötelere açılan ve soluk alan manevi kalbinin nefeslerini yitirirsin.

    Lazım olan illa edeptir.

    Edebin baş şartı ise hayadır.

    Gerçek aşk şarabının tadına varıp aşina olanlar ancak gerçek edep sahipleridir.

    Bu işler elektirik alma veya trafo işleri değildir.

    Zaten bunların aslı haya değildir.

    Insanın mahrem duyguları ancak helaline açılır,gerisi olsa olsa şeytanın ilhamlarıdır.
    Konu Denge tarafından (30-03-2017 Saat 12:18 PM ) değiştirilmiştir.

  4. #14
    Cahillik Dönemi
    Üyelik tarihi
    Nov 2016
    Mesajlar
    625

    Standart

    Her merhemde her yaraya deva değildir,bunu da unutmamak lazım.

    Türküde de dediği gibi bazı şeyleri huzuru mahşerde gerçek lokmana bırak.

    Çözemediğin şeyleri asıl gönüller tabibine havale etki ruhun biraz olsun nefes alsın.

    Duyguların ve aklın yön bulsun.
    Konu Denge tarafından (30-03-2017 Saat 10:18 AM ) değiştirilmiştir.

  5. #15
    Cahillik Dönemi
    Üyelik tarihi
    Nov 2016
    Mesajlar
    625

    Standart

    Sabahleyin işe gelirken bir serçe kuşu gördüm.

    Bir lokma ekmek bulmuş,yutmaya çalışıyordu.

    Ama bir tehlike gelir korkusuyla bir ısırık almadan 4-5 defa etrafına bakıyordu.

    Rahat yutamıyordu.

    İnsanda böyledir;

    Bir lokma ekmek ve binbir endişe.

  6. #16
    Cahillik Dönemi
    Üyelik tarihi
    Nov 2016
    Mesajlar
    625

    Standart

    İnsanın bir alt bilinçdışı,bir orta bilinçdışı ve bir üst bilinçdışı var diyor Psikiyatr.Dr.Mustafa Merter Jung un teoreminden esinlenerek.

    Kitabın adı ''900 Katlı İnsan''.Mevlananın sözlerinden yola çıkarak yazılmış.

    Freud gibi insanın id,ego,süperegodan oluşmadığını,süperego dediğimiz şeyin insanın rabbani yönünü temsil eden üst bilinçdışı olduğunu,insanın ilahi ilhamların,sezgilerinin,rüyalarının bu alana yansıdığını,id in ise ancak alt bilinçdışı olarak kabul edilebileceğini söylüyor ki benim mantığıma çok yattı.

    Uzun zamandır da böyle bir kitap bekliyordum.

    Nefs psikolojisi diye bir kitap yazmış,onuda elimdekiler bitince okumayı düşünüyorum.
    Konu Denge tarafından (30-03-2017 Saat 09:38 PM ) değiştirilmiştir.

  7. #17
    Cahillik Dönemi
    Üyelik tarihi
    Nov 2016
    Mesajlar
    625

    Standart

    Rabbim bu kutlu günde, regaip kandilinde nefsimizi yoluna kurban eylesin,kirlerden,nazarlardan,aşırılıklardan uzak eylesin.

    Kalbimizi pirupak,şeytanın vesveselerinden uzak,şerden-karanlıktan azade eylesin.

    Aklımızı tamam,halimizi sıratı müstakim üzere,dilimizi ise ateşten-insanların gıybetinden ırak eylesin.

    En önemlisi ise göğsümüzü yakan,ruhumuzu saran ateşi teskin eylesin.

    Nur süresinde buyrulan iman nuruyla gönül kasrımızı şereflendirsin.

    Hem ailemizin,hem milletimizin,hemde devletimizin bahtını açsın,kaderini güzel yazsın inşallah.
    Konu Denge tarafından (30-03-2017 Saat 09:45 PM ) değiştirilmiştir.

  8. #18
    Cahillik Dönemi
    Üyelik tarihi
    Nov 2016
    Mesajlar
    625

    Standart

    Kader başa geldiği zaman gönderene kafa tutmak, inancı öldürür, tevhid -Allah’ı birleme- nurunu söndürür, tevekkül ve ihlâsı yok eder.

    Îman sahibinin kalbi, “niçin ve neden oldu” gibi sözleri bilmez. Belki “şundan veya bundan oldu” gibi yersiz lafları da dile getirmez. Bildiği tek şey vardır, o da;

    “Baş üstüne, hoş geldi, sefalar getirdi!” diye karşılamaktır.

    * * *

    Nefis, tümüyle muhalefet safında durur. Durmadan niza çıkarır, daima karışıklık ister. Onun ıslahını dileyen, cihad ehli olsun. Ta şerrinden emin oluncaya kadar. O nefis, şer içinde şerdir. Onunla cihad edersen emin olabilirsin. Neticede göreceksin ki, hayır içinde hayır oluyor. Cihad devam ettiği müddetçe, onu her iyiliğe uyar bulursun. İbadetleri hoşlukla yapmaya koyulur. Ve bu uyarlık mükâfatı olarak şu ilâhî hitap ona gelir:

    “Ey mutmainne -sakin, Hakk’a uyar- nefis, Rabb’ine dön! O, senden razı; sen de O’ndan hoşnut olarak!” (el-Fecr, 89/27-29)

    Bu cihad sonunda, nefse itimat caiz olur. Çünkü şerli yönü ıslah olmuştur. Nefsi halkın eline bırakma! Ta ki, manevî pederi Ibrahim’e (a.s) nispeti yerinde olsun.

    O ki, nefsi bir yana atmıştı. Ve herkesten ayrı tutmuştu. Şahsî hevesini söndürmüştü. Boşlukta uçuyordu. Bütün varlığı ile sakindi. Her şey onu ateşten korumaya geliyordu. Ama onun bunlara aldırış ettiği yoktu. Allah’tan başka kimseden talebi yoktu.

    “O’nun hâlimi bilmesi, bana yeter!” diyordu.

    Çünkü tam teslim olmuştu. Hakkiyle tevekkül etmiş, Rabb’ın zatına sığınmıştı. İşte bu sığınmadır ki;

    “Biz ateşe, ‘İbrahim’e yakıcı olma, serin ve selâmet üzere ol!’ dedik.” (el-Enbiyâ, 21/69) mealinde gelen ilâhî fermanın inzaline sebep oldu.

    Sabırlı kullara, Allah’ın bu dünyada hesapsız yardımı olur. Âhirette ise sayısız nimetleri… Şu âyet-i kerime sözümüze şahittir:

    “Sabırlı kulların mükâfatı bol ve hesapsız verilir.” (ez-Zümer, 39/10)

    Sabırlı kulların bu âlemde çektiği cefa, O’nun gözünden kaçmaz.

    Siz, bir an olsun O’nun uğruna sabır yolunu tutun; yıllarca ecrini alırsınız. Zaten ömür boyunca “Kahraman” lakabıyla gezen, onu, bir anlık cesaret sonunda almıştır.

    “Allah sabırlı kişilerle olur.” (el-Bakara, 2/153) Bu ol

    * * *

    Tehlikede olduğunu görüyorum; acıyorum. Allah’a kul olduğunu iddia ediyorsun, ibadet ederken de kalbinde başkasını saklıyorsun. Hakiki mânada O’na kulluk etseydin, O’nda yok olurdun. O’nun varlığında erir, kaybolurdun.

    Tam îmana sahip olan, nefis şeytanına boyun eğmez. Şahsî arzularına uymaz. Aslında îman sahibi, nefis denen bir şeye hak tanımaz. Hakkı tanınmayan ve bilinmeyen bir varlığa nasıl boyun eğilir ki? Hele kötülüğü herkesçe müsellem olunca… Îman sahibi, Rabb’inden başkasına inanmaz ve varlık tanımaz, O’nun gayrını bir yana atmıştır. Hele dünyalık şeylerden hiç hoşlanmaz, öbür âlemi arzular. Bu hâle eren, elbette ki Mevlâsı ile olur. Bütün kulluğunu O’nun uğruna yapar. Cümle vaktini O’nun yolunda geçirir.

    Îman sahibi, can kulağı ile şu ilâhî hitabı işitmiştir:

    “Onlar yalnız Allah’a kullukla emrolunmuşlardır. Din yolun*da pak ve ihlâs sahibi olarak.” (el-Beyyine, 98/5)

    Varlığında beslenen halkı, Hakk’a eş etmekten sakın. Allah’ı tevhid et. Çünkü bütün eşyanın yaratıcısı O’dur. Her ne varsa hepsi O’nun elindedir. Ey O’nsuz şey arayan adam, başta aklını ara! Sen aklını yitirmişsin. O’nun hazinesi dışında bir şey var mı? Şu âyet-i kerimeyi iyi dinle:

    “Bize göre, saklı hiçbir şey yoktur. Her şey bize malûmdur.” (el-Hicr, 15/21)

    * * *

    Ey evlat! Kader oluğu altında uyu. Uyurken sabra yaslan, önce uyur görün, sonra tam uykuya dalar, hakikate erersin. Kurtuluş yolunu gözeterek kulluğa devam et. Böyle devam ettikçe, iyilikler akar, gelir. Yazılandan gayri gelmez. Bu arada iyi olmayacağını sandığın şeyler de gelebilir. Tam arzu ettiğin de gelir; hepsini hoş gör.

    * * *

    Ey cemaat!

    Geliniz, varlığımızı bir yana atarak O’na koşalım. Bu yolda biraz da perişanlık çekelim. Halk bizi rezil (!) görsün. Ne çıkar! Biraz zahmet çeksen, O’na vardıktan sonra hepsi geçip gider. İçimize ve dışımıza sultan kesilen nefsimizi Hak yoluna çevirelim. Cihan Şahı’nın elçisine başvuralım. Onu gönderenin hatırı için elini eteğini bırakmayalım. (Peygamber’i kastediyor. Peygamber’e ulaştırıcı ve kavuşturucu olması sıfatıyla kendini kastetmesi de muhtemel) Tazim bizi küçültmez. Bilakis yükseltir. Size bir elçi gelse sözlerini dinlemeden kapıya mı koyarsınız? Tecrübe etmeden itimatsızlık mı beyan edersiniz? Onu sevin ve ona bağlanın. Bunu yaparsanız, Hakk’ın sohbeti*ne erer, iyilik kaynağını bulursunuz.

    İşte, dediklerimi dinle, göreceksin ki velayet derecesi kapıda seni bekliyor. Sen onu aramasan dahi o seni bulur. İlâhî ilim denizinden doya doya içmen böylece kabil olur.

    O’nun fazilet kapısına anlattığımız yoldan gidilir. Başka yol yoktur. Fazilet sofrasına böyle oturmak kabil olur. O’nun rahmeti, kadere uyana gelir. Bu hâlin sahipleri teklerdir. Milyonda bir çıkar. Her soyda ve her kabilede bir tane ancak çıkar. Belki de çıkmaz.

    Takva hâli sana gerekli iştir. Allah yolunun gerçek erlerine uy. Nefsine uyar olma. Şeytan ve kötü arkadaşlarından kaç! Îman sahibi, bunların cihadından fariğ olmaz. Bunların elinden kurtulup başını dışa çeviremez. Nefisle cihad etmekten alnının teri kurumaz. Onun üzerinden ne zırhı çıkar, ne de atının eğeri sökülür.

    O büyükler, uykuyu yenmek için uyurlar. Nefse karşı çarpışmak için yerler. Zaruret olmadan konuşmazlar. Onlara âdet, susmaktır. Ancak Rabb’lerinin kaderi onları konuşturur. İlâhî fiiller onları konuşturur; onlar bunun farkına varmazlar. Benlikleri ölmüştür. Yarın kıyamet olduğunda duyular nasıl konuşursa, burada onlar öyle konuşur. Onları Allah konuşturur, Allah herkesi konuşturmaya güçlüdür. Sebepler yaratılır; onlar da konuşurlar. Herhangi bir iş için onların kullanılması gerekince, sebepler hazır olur.

    Allah’ın dileği üstündür. Arzu ettiği şeyi yapar. O büyüklerin bu şekilde konuşmaları bir hikmete dayanır. Peygamberlerin vefatı sonunda, yerlerini bu büyükler aldı. Bir hüccet olarak konuşurlar. Her konuşmaları bir hükme dayanır. Yarın kıyamet günü olunca, halkın özrü kalmaz. Çünkü müjde ve çekinme mevzuunda, her sözü bu büyükler beyan etmiştir.

    Peygamberlerden sonra halk, yararını onlardan öğrenecektir. Peygamberimiz:

    “Bilginler, Peygamberlere vâristir.” buyuruyor.

    Asıl veraset, yukarıda anlattığımız ve daha anlatacağımız huyları benimsedikten sonra başlar.

    * * *

    Ey cemaat! Allah’ın nimetlerine şükredin. Sizde bulunan nimetleri O’ndan görün. Çünkü yaratanımız buyurdu:

    “Sizde bir nimet varsa, o Allah’tandır.” (en-Nahl, 16/53)

    Hani O’nun nimetlerine şükrünüz? Hâlbuki O’nun iyilikleri si*zi sarmıştır. Nimetleri içinde dönüp duruyorsunuz.

    Hâlin nicedir, iyiliği başkasından gören çaresiz! Bir taraftan iyiliği Allah’tan başkasına mal edersin, beri yana döner, nimeti az bulursun! Size gerekmeyeni, yaramazı neden beklersiniz? Allah’ın verdiği kuvvet ve kudreti O’na isyanda harcamanıza sebep ne?

    * * *

    Ey evlat! Yalnız kaldığın zaman, seni kötü işten koruyacak duyguya muhtaçsın. Ayak kaymasını önleyecek tedbirin olmalı. Hakk’ın her an seni kontrol ettiğini içinden sezmelisin. Bu düşünceler varlığını sarmalı. Anlattıklarımıza şiddetle ihtiyacın vardır. Benliği*ni bu öğütlerle donattıktan sonra nefisle cenge çıkman kabil olur.

    Halk arasında büyük olarak tanınan kimseleri ufak bir hata yıkabilir; zahidleri şehvetler perişan eder. Ebdâlleri, maddî varlı*ğını manevî varlığa katmak isteyenleri, yersiz düşünce süründürür. Bilhassa yalnızlık hâllerinde, kötü fikirlerden kendilerini korumaları gerektir.

    Doğruların yıkılışı bir an işidir. Çünkü bunlar şahın kapısında beklerler. Tek tek halkı Hakk’a çağırmaya memur edilmişlerdir. Onlar, mahlûkata şöyle hitap ederler:

    “Ey kalpler! Ey Ruhlar! Ey insanlar ve cinler! Hak yolunu istiyorsanız bana gelin! Gelişiniz kalp adımı ile olsun. Takva ve vera’ caddesinden aşın, gelin. Dünyayı bırakın. Âhireti bir yana atın. Mevlâ’nızdan başkasını düşünmeyin. Bana bu duygularla dolarak gelin!

    İşte, bize uyanlar böyle olur. Gayretleri sayesinde yerle gök arasındaki boşluk dolar.

    * * *

    Ey evlat! Nefsi bir yana at. Şahsî arzularından geç. Yukarıda, azıcık vasıflarını anlattığımız er kişilerin ayakları altında toz ol, toprak ol! Onlar ellerini birbirine vurduğu zaman gözden kaybolacak kadar küçül!

    Hak, hem Aziz, hem de Yüce’dir, ölüyü diriltir. Dilediği an dirileri de öldürür.

    İbrahim (a.s) Peygamber’in ana, babası küfürle gitmişti. O, iki ölüden diri çıkardı. Onlardan koca bir İbrahim Peygamber doğ*du. Îman sahibi diridir. Küfür ehli ölü sayılır. Allah’ı tevhid nuru ile bilen diri; müşrik ise ölüdür. Allah Teâlâ, geçmişteki peygam*berlerine indirdiği bazı kitaplarda şöyle buyurdu:

    “İlk defa şeytan öldü; çünkü bana karşı geldi. Bu yanlış iş, onun sonsuz yıkılışına sebep oldu.”

    * * *

    Artık yaşadığımız zaman, son demlerini geçirmektedir. Ortalığı yalan, nifak tohumlan kapladı. İçi dışına uymayan kimselere yanaşmayın. Yalancı ve insanları doğru yoldan saptıran kişilerden uzak durun. Onların kılığı deccal kılığıdır. Tipleri şeytana benzer. Bu vasfı onların, yalnız dış cephelerinde aramayın. İçlerini biraz sezecek olursanız, onların fenalığını hemen anlarsınız. Kendi iç bünyende de bulabilirsin. Nefsin de şeytan kılığına girip seni azdırabilir. Onun da bir vasfı, deccal’dır. Onları da ıslaha çalış. Kötü arzularını da yenmeye gayret et. Nefsin fenalığını düşünmeden başkasını kötülersen, “sana yazıklar olsun!”, derim. Varlığında her cins kötülük saklı; münafıklık, aldatıcılık, daha birçok fenalık onda varken başkasına sataşman ne gerek? O ayrıca Allah’a şirk de koşuyor; bunu bildiğin hâlde neden göz yumuyorsun?

    Nefsine muhalif ol. Ona uyma. Onu kuvvetle bağla, çözme. Onu hapset. Yalnız hakkı kadar ver. Fazla verme, sonra azar, baş edemezsin. Her zaman onunla mücadele et ....

    ABDÜLKADİR GEYLANİ(K.S.)-FETHUR-RABBANİ
    Konu Denge tarafından (01-04-2017 Saat 09:44 PM ) değiştirilmiştir.

  9. #19
    Cahillik Dönemi
    Üyelik tarihi
    Nov 2016
    Mesajlar
    625

    Standart

    Neyse çok konuştum.

    Bir süre ara verelim.

    Şimdilik eyvallah.

  10. #20
    Cahillik Dönemi
    Üyelik tarihi
    Nov 2016
    Mesajlar
    625

    Standart

    İnşirah süresiyle Nur süresi 35.ayet mealini beraber bir okuyun.

    İnşallah rabbim birşeyler anlatır size.

    Allah havzı kevserden doya doya içenlerden eylesin.
    Konu Denge tarafından (08-04-2017 Saat 12:50 AM ) değiştirilmiştir.

Sayfa 2/22 İlkİlk 12345612 ... SonSon

Benzer Konular

  1. bükçe (kadın dili)
    By malahit in forum Kişisel Gelişim & Kariyer Planlama
    Cevaplar: 2
    Son Mesaj: 17-08-2010, 02:24 AM
  2. Beden dili
    By Nefertiti in forum Kişisel Gelişim & Kariyer Planlama
    Cevaplar: 4
    Son Mesaj: 13-04-2009, 03:12 PM
  3. Kadınların dili
    By Nefertiti in forum Gülmece / Eğlenmece Bölümü
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 21-05-2008, 10:54 PM
  4. Kedi Dili.....
    By BeYaZ_KeLeBeK in forum Gülmece / Eğlenmece Bölümü
    Cevaplar: 4
    Son Mesaj: 04-05-2008, 03:26 PM
  5. Beden Dili
    By BeYaZ_KeLeBeK in forum Paylaşım Köşesi
    Cevaplar: 3
    Son Mesaj: 27-03-2008, 11:46 PM

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •