Sayfa 47/47 İlkİlk ... 374344454647
466 sonuçtan 461 ile 466 arası

Konu: Gül dili...

  1. #461
    Çıraklık Dönemi
    Üyelik tarihi
    Nov 2016
    Mesajlar
    1.469

    Standart

    Hep son diyorum ama bu da nefsime olsun;


    KIYASTA HATA

    Arınmış kimselerin işini kendine kıyas etme; (nitekim) yazıda şîr (süt) ve şîr (arslan) aynı yazılırsa da (aynı şey değildir).

    Bütün âlem bu sebepten yollarını kaybetmişlerdir; (nitekim) Allah dostlarından az kimsenin haberi vardır.

    İki çeşit arı da aynı yerden yer; fakat birinden bal olur, ötekinden zehir.

    İki çeşit geyik de (aynı) otu yer, suyu içer; ama birinden fışkı olur, diğerinden hâlis misk.

    Her iki kamış da aynı sulaktan beslenir; (ancak) birinin (içi) boş olur, öbürününki şeker.

    Böyle yüz binlerce (birbirine) benzeyen şeyler vardır ki (aralarındaki) yetmiş yıllık farkı sen gör!

    Birisi yer, (ondan) bütünüyle hasislik ve haset çıkar; öbürü yer, tamamen bir olan Allah aşkı doğar.

    Birisi temiz toprak (gibidir), diğeri çorak ve kötü toprak (gibi). Birisi temiz bir melek (gibidir), öteki Şeytan ve canavar (gibi).

    Her iki şekil de birbirine benzeyebilir; (nitekim) acı su da berrak olur, tatlı su da...

    Sahte altınla hâlis altının ayarını mihenk taşına vurmadan, tahminde bulunarak bilemezsin.

    Allah kimin rûhuna mihenk taşı koyarsa, o kişi yakîni (kesin ve gerçek bilgiyi) şüpheden ayırt edebilir.

    Bu kıyaslar, bu araştırmalar; bulutlu günde, yahut geceleyin kıbleyi bulmak içindir.

    Fakat güneş doğmuş, Kâbe de karşıdayken bu kıyası, bu araştırmayı bırak, arama!

    Bu birliği kıyas yoluyla bilemezsin. Kulluk et ey kendini bilmez, saçma sapan söylenme!

    (I/263, 264, 268-271, 273-275, 299, 300, 3404, 3405, II/718)

    Hz.Mevlana(k.s)

    Kaynak:www.semazen.net

    ****

    Bu gidişle bu konu bitmeyecek

    Rabbim affetsin...

  2. #462
    Çıraklık Dönemi
    Üyelik tarihi
    Nov 2016
    Mesajlar
    1.469

    Standart

    7,8,9. Yarattığı her şeyi güzel yaratan, insanı başlangıçta çamurdan yaratan, sonra onun soyunu, bayağı bir suyun özünden yapan, sonra onu şekillendirip ruhundan ona üfleyen Allah'tır. Size kulaklar, gözler, kalbler verilmiştir. Öyleyken, pek az şükrediyorsunuz.

    Secde Sûresi

    *

    RUH VE BEDEN

    Şu cismin içindeki mâneviyatsız can, şüphesiz, kın içindeki tahta kılıca benzer.

    Gönül, seni gönül ehlinin semtine çeker; cisim ise su ve toprağa hapsetmek ister.

    Şarap bizden sarhoş oldu, biz ondan değil! Beden bizden var oldu, biz ondan değil!

    Dünya hissi bu cihanın, din hissi ise göklerin merdivenidir.

    Bu hissin sıhhati, bedenin âfiyetindedir; o hissin sıhhati ise vücûdu harap etmededir.

    Can yolu, cismi (önce) harap eder; sonra da o harâbeyi mâmur eder.

    (Can yolu) bir bedenden başı kesti mi yerine derhal yüz binlerce baş izhar eder.

    Aşağılık âlemde bulunan her şey yücelikten gelmiştir. Haydi, var gözünü yüceliklere dik!

    Sen, ten itibariyle hayvansın, can bakımından melek. Bu suretle hem yerde yürürsün, hem gökte.

    Can, hikmete, bilgilere; ten ise bağa, bahçeye, üzüme meyleder.

    Can, yücelmeye, yükselmeye can atar; ten, kazanca, ota, yiyeceğe, içeceğe!

    Cisme, o yücelikten bir nasib yoktur… Cisim, can denizinin karşısında bir damla gibidir.

    Ruh, doğan kuşudur. Tabiatlarsa kuzgundur. Doğan kuşu, kuzgunlarla baykuşlardan yaralanır.

    Can, yücelere kanatlar açmada; ten, tırnaklarıyla yere sarılmada!

    Can, beden kavgasından kurtulursa, beden ayağı olmaksızın gönül kanadıyle uçmaya başlar.

    Beden, insanı besleme hususunda anaya benzer ama, sana yüz düşmandan daha düşmandır.

    Bedenin hasta oldu mu sana ilâç aratır; kuvvetlendi mi seni şeytanlaştırır, bir put haline sokar.

    Şu sitemlerle dopdolu olan bedeni bir zırh bil; ne kışa yarar, ne yaza.

    Köşk (beden) bir şey değildir. Onu yık; define, yıkık yerdedir a benim beyim!

    “Evimi temizleyin” âyeti beden temizliğini bildirir. Bedenin tılsımı toprağa mensupsa da hakikatte nur definesidir.

    İnsanın asıl gıdası Allah nurudur; ona hayvan gıdası lâyık değildir.

    Fakat gönül hastalık yüzünden bu gıdaya düşmüştür; gece, gündüz bu suyu içmekte, bu toprağı yemektedir.

    Keseyle, dağarcığın değeri içindeki altından dolayıdır. İçinde altın olmayan kesenin ne kıymeti var?

    Nitekim tenin değeri de can iledir; fakat canın değeri de cananın (Allah’ın) nuruyladır.

    Ten midesi, insanı samanlığa çeker; gönül midesi ise reyhanlığa.

    Ot ve arpa yiyen kurban olur; Allah nuruyla gıdalanan ise Kur’ân.

    Bir gönlün nuru olmadı mı o gönül, gönül değildir. Bir bedende ruh yoksa o beden, sadece topraktan ibarettir.

    Derenin suyu varsa ona dere denir. Adam da eğer canı varsa adamdır.

    (I/712, 725, 1812, 303, 305, 306, 3887, II/1974, 3776, III/4437, 4439, IV/1880, V/843, IV/1546, V/1721, VI/1404-1406, 3422, I/434, II/1083, 1084, III/2534, 2535, 2477, 2478, 2878, 2885)

    Hz.Mevlana(k.s)

    Kaynak;www.semazen.net

    Hayırlı Cumalar ��ï¸��ï¸��ï¸..

  3. #463
    Çıraklık Dönemi
    Üyelik tarihi
    Nov 2016
    Mesajlar
    1.469

    Standart

    Yunus Emre'nin bir dizesi var;

    Şeriata tapanlar bahsedip dava kılar,

    Hakikat erenleri davaya girnediler.



    Düz bir şeriat adamı olmaktansa derinlikli bir hakikat ereni olmak evladır.



    Gene Yunus'un dizesidir;


    Hakikat bir deniz,şeriat onda gemi.

    Çoklar gemiden çıkıp denize dalmadılar.

    Çoklar gelmiş kapıya,şeriat tutmuş durur,

    İçeriye giripte ne vardır bilmediler.



    Rabbimin ilmi sırf şeriat,sünnetten ibaret değildir.

    Matematiktir,Kimyadır,Fiziktir,Biyolojidir.

    Bunlar da rabbin ayetleridir.

    Bugün gavur dediğimiz insanlar bu ayetleri daha iyi okuduğu için bizi bu kadar kolay eziyor.

    Dar bir alana,sadece şeriata ve sünnete hapsolmamak lazım.

    Aynı zamanda hoşgörüyü,iyi niyeti,tüm insanlara karşı anlayışlı olmayı,merhameti,sabrı,alçakgönüllüğü,edebi öğrenmek lazım.

    Kısacası sadece ilim değil irfan sahibi olmak ve bunu içselleştirebilmek,kalbe nakşetmek elzem.

    Tek kanatlı kuş uçmaz.
    Konu Denge tarafından (07-03-2026 Saat 05:37 PM ) değiştirilmiştir.

  4. #464
    Moderatör SeLf_ConTRoL - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    May 2012
    Yer
    united kingdom
    Mesajlar
    752

    Standart

    selam DENGE. aklima dustu burasi bir girip bakayim dedim ve bikmadan usanmadan ara ara yazmana gercekten sevindim. umarim iyisindir.
    Elif gibi yalnızım,

    Ne esrem var, ne ötrem.

    Ne beni durduran bir cezmim

    Ne de bana ben katan bir şeddem var.

    Ne elimi tutan bir harf

    Ne anlam katan bir harekem…

    Kalakaldım sayfalar ortasında.

    İşte ben gibi, sen gibi…

    Bir okuyan bekledim,

    Bir hıfzeden belki…

    Gölgesini istedim bir dostun med gibi…

    Sızım Elif sızısı…

  5. #465
    Çıraklık Dönemi
    Üyelik tarihi
    Nov 2016
    Mesajlar
    1.469

    Standart

    Merhabalar Self Kontrol.

    Çok teşekkür ederim,iyiyim.

    İnşallah sende iyisindir.

    Seviyorum buraya yazmayı.

    Bırakamıyorum zaten
    Konu Denge tarafından (14-03-2026 Saat 07:03 AM ) değiştirilmiştir.

  6. #466
    Çıraklık Dönemi
    Üyelik tarihi
    Nov 2016
    Mesajlar
    1.469

    Standart

    Zamanında Kur'an da geçen iki kelimeye takılmıştım;

    "Akleden kalpler"

    Bu pek günümüz rasyonel aklıyla anlaşılacak bişey değildi.

    Sonra sonra yolda kendi çapımca yürümeye başlayınca bunun rastgele bir kelime olmadığını farkettim.

    Rabbe kurbiyet kesbeden,yani hakla bağlantı kurup ona yakınlaşan insanların içindeki can-ruh hayatiyet kazanıyordu.

    Bu sayede daha önce farketmediğiniz,göğsünüzün orta yerinde,sadece hissedebileceğiniz manevi kalbinizin nefes almaya başladığı bir vakte uyanıyordunuz.

    Peki manevi kalp nasıl aklederdi ?

    Bu cihaz bizim beynimiz ve rasyonel düşüncelerimiz gibi kör değildi.

    Ruhundan üflenen rabden koparak ayrılmış manevi bedenin bir parçasıydı.

    Bu yüzden manevi kalb nurdan bir vahdet ve tamamlanmışlık bilinci varmış gibi atıyor,nurani varlığının şualarını cismani kalbe yansıtıyordu.

    Hz.Mevlana(k.s)'nin dediği gibi söz sadece üzüm bağının çitten duvarıdır.

    Yolda girmekle,yola girmeden yol hakkında dedikodu yapmak aynı şey değildir.

    Pratik akıl işin içine girmeden teorik akılla,rasyonel mantıkla yaklaşırsanız,deli saçması der çıkarsınız.

    Piyasada da cemaatlerin gölgesine sığınmış çok üçkâğıtçı var,onlara da aldanmayın.

    Gerçek Allah eri bu işleri menfaat karşılığı değil,Allah rızası için yapar.

    Dış görünüşlerine,ibadetlerine de aldanmayın.

    Çünkü aslolan ihlastır.

    Surete değil,sirete bakmak lazımdır.

    Allahu Alem...
    Konu Denge tarafından (3 Hafta önce Saat 07:10 PM ) değiştirilmiştir.

Sayfa 47/47 İlkİlk ... 374344454647

Benzer Konular

  1. bükçe (kadın dili)
    By malahit in forum Kişisel Gelişim & Kariyer Planlama
    Cevaplar: 2
    Son Mesaj: 17-08-2010, 02:24 AM
  2. Beden dili
    By Nefertiti in forum Kişisel Gelişim & Kariyer Planlama
    Cevaplar: 4
    Son Mesaj: 13-04-2009, 03:12 PM
  3. Kadınların dili
    By Nefertiti in forum Gülmece / Eğlenmece Bölümü
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 21-05-2008, 10:54 PM
  4. Kedi Dili.....
    By BeYaZ_KeLeBeK in forum Gülmece / Eğlenmece Bölümü
    Cevaplar: 4
    Son Mesaj: 04-05-2008, 03:26 PM
  5. Beden Dili
    By BeYaZ_KeLeBeK in forum Paylaşım Köşesi
    Cevaplar: 3
    Son Mesaj: 27-03-2008, 10:46 PM

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •