8 sonuçtan 1 ile 8 arası

Konu: Bir histrionik ile ilişki tecrübesi

  1. #1
    Karar Dönemi
    Üyelik tarihi
    Mar 2013
    Mesajlar
    4

    Standart Bir histrionik ile ilişki tecrübesi

    Selamlar,

    eski bir sosyal fobik olarak, psikoloji hakkında birçok şey araştırmış biri olarak kişilik bozukluğu nedir bilmiyordum taa ki bunlardan biriyle tanışana kadar.

    İlk başta hiç bişey hissetmezsiniz, çok normal gözükürler, tiyatral bir yanları olduğu için iyi rol yaparlar. Eğer yeterli ilişki tecrübeniz yoksa tecrübe kazanmak için bulunmaz fırsattırlar. Bu tür biri sizi ilişki konusunda 10 kaplan gücüne eriştirebilir. Bahsedeceğim kişi bir kadın. yetişkin.

    Sizi çok kolay etkileyebilirler, oya gibi işler. ilk buluşmada evlilik muhabbeti açar, sizinle evlenmek istediğini ima eder. Ama bilmezsinizki aynı şeyi sizinle birlikte 6-7 kişiye aynı zamanda yaptığını. Sürekli başka erkeklerden gelen telefonlar mesajlar rekabetçi duygunuzu tetikler daha fazla peşinden koşarsınız. Size biraz ümit verir, sonra geri çekilir. Daha da hırslanıp peşinden koşarsınız. En sonunda elde ettiğinizi düşünürsünüz ama bilemezsiniz onu hiçbişekilde elde edemeyeceğinizi. Siz onu elde ettiğinizi düşünürken hakkınızda kurulan planlardan bi habersinizdir.

    Hasbelkader ona inanıp ilişkiye başladınız. Asıl gerilim filmi şimdi başlamaktadır.Bu türler duygusal vampirlerdir. Hastalığından dolayı insanlarla samimi ilişkiye girdiklerinde onları sömürürler. Dünyaya onun taleplerini yerine getirmek için gelmişssiniz gibi davranırlar. Buda bi nebze kabullenilebilir ama aynı zamanda sizin özgüveninize olan saldırmalarına bi yere kadar tahammül edersiniz. Ruh haliniz paranoyaklaşmaya başlar. Bir sonraki özgüven yıkıcı saldırıyı beklersiniz. Aynı zamanda hatta sizin yanınızda gözünüzün önünde bile başka erkeklerle flörtvari konuşmalar yapar, siz noluo napıyosun dediğinizde bir şekilde siz suçlu olursunuz. Ne paranoyaklığınız kalır, ne özgüvensizliğiniz ne de aşağılık kompleksiniz. Siz ne kadar kendinize güvenirseniz saldırılar o kadar şiddetli fakat farkettirmeden olur. Bir şekilde çeşitli imalarla hor görülürsünüz. Daha önceki yaptığınız samimi itiraflar size ilerde suçlama olarak döner. Git gide psikolojiniz bozulmaya başlar çünkü iyi niyetiniz şiddetli bir şekilde suistimal edilmektedir ama direk olarak değil, dolaylı olarak ve ima edilerek. Patolojik olarak yalan söyleme, kandırma, hile yapma, aldatmak gibi kavramlar onlar için normaldir. Anormal olan sizin bunlara niye şaşırdığınızdır.

    bu hastalıktan müzdarip insanların kendine güvenleri sıfır olduğu için ilişkide bulunduğu insanın kendine olan güveninden rahatsız olurlar. Eğer ezik bir insan değilseniz, sürekli sorgulayan, hatalarını yüzüne çat çat söyleyen, onu kaybetmekten korkmayan biriyseniz saldırıların şiddeti o derece yüksek olur. Sizin onu haketmediğinizi söyler, daha iyisini bulabileceğini ima eder. Size zarar vermek için elinden geleni ardına koymaz. Siz bir zaman sonra artık kavga etmekten yorulduğunuz için tepki vermemeye başlarsınız fakat tüm saldırılar bilinç altınıza işlenir ve yalnızken hatırlar deliye dönersiniz. Zaman geçtikçe delirdiğininizi hissedersiniz.

    Tüm yapılanlar sizden tepki almak içindir, olumlu veya olumsuz farketmez. Sizin deliye dönüp bağırıp çağırmanız bile onun için kendine değer verildiğine dair bir davranıştır. Çünkü iç dünyası bomboştur ve ne şekilde olursa olsun değer verildiğini bilmek ister. Sanırım bu hastalığın temelinde çocukluktaki ebeveynler tarafından yeterince değer verilmemiş onaylanmamış olmak yatmakta. Ayrıyetten sürekli en ufak bir kararında bile insanların onayını almaya çalışmalarıda bu yüzden belkide.

    Siz eğer güçlü, bağımlı olmayan bir insansanız bir noktadan sonra yeter ulan dersiniz, kaçmaya başlarsınız muhabbeti kesersiniz. ama tacizler devam eder, sizi sevdiğini söyler başka hiçbir erkeğin olmadığını söyler, sadece sizi istediğini söyler çünkü sizden gelen ilgiyi kaybetmek onun için bir yıkımdır. İnanırsınız tekrar denersiniz aynı şeyler devam eder, ayrılırsınız, tekrar inanırsınız aynı döngü siz emin olana kadar devam eder. En sonunda emin olursunuz iyice uzaklaşırsınız, sizi tekrar aynı döngüye çekmek için elinden geleni yapar hatta intihar edeceğini bile söyleyebilir, intihar tehditleri savurabilir. Size artık zarar veremeyecegini, sizi yenemeyeceğini anlayınca yolunuzdan çekilir ancak.

    Ben psikatrist değilim ama bir psikiyatrstin uzaktan teşhisiyle bu hastalığı öğrendim. Çok vahim bir hastalıktır, bu insanlar diğerlerine kasten zarar veriyor gibi görünsede aslında tüm yaptıkları içlerindeki sonsuz boşluğu bir nebze doldurmaya çalışmaktır. Kişisel tavsiyem böyle biriyle karşılarsanız duygusal olarak bağlanmamaya çalışın, işler duygusallığa bağlanmaya başlarsa da kaçabildiğiniz kadar uzağa kaçın. Kişilik bozukluğu olmayan birinin bu kadar manipülasyonu ve suistimali bünyesi kaldıramaz.

    Her ne olursa olursa olsun onu suçlamıyorum çünkü o bir hasta ve bana ne kadar zarar verdiğini anlayacak kadar olgun bir beyne sahip değil. Ben uzak durmayı seçtim ve artık hiçbir şekilde görüşmemeye karar verdim ne arkadaş olarak ne sevgili olarak.

  2. #2
    Karar Dönemi
    Üyelik tarihi
    Jan 2013
    Mesajlar
    398

    Standart

    kacmak yerine madem durumunu biliyorsun bu durumun elinde olmadan yaptigininda farkindasin neden ona yardimci olmadin kactin bi doktora goturup yardimci olabilirdin sonucta oyle olmayi eminim istemezdi

  3. #3
    Karar Dönemi
    Üyelik tarihi
    Mar 2013
    Mesajlar
    4

    Standart

    dışarıdan bakıldığında haklısın fakat bu hastalıktan müzdarip insanlar genelde hasta olduğunu kabul etmiyorlar malesef. ben ona ne kadar tedaviye ihtiyacın var desemde kabul etmedi asıl senin tedaviye ihtiyacın var dedi bana. araştırdığım kadarıyla kişilik bozukluklarının bir tedavisi bulunmamakta. kişinin tamamen samimi ve doğrucu olması lazım ki tedaviye yanıt versin fakat bu insanlar için yalan söylemek ve manipule etmek o kadar doğal ki malesef hiç bir şekilde tedavi olamıyorlar. ben denedim gel dedim bir uzmana danışalım bende seninle geleyim beraber tedavi olalım dedim yanaşmadı. aslında kendileride bazı şeylerin farkındalar ama süper egoyla özgüvenin yerlerde olması gibi iki uç ruh halini aynı anda barındırdıkları için yardımı kabul etmiyorlar, tedavi olamıyorlar

  4. #4
    Karar Dönemi
    Üyelik tarihi
    Jan 2013
    Mesajlar
    398

    Standart

    oyle olmayi o da istemezdi belki ama artik yolunuzu cizmissiniz buda size aci bir tecrube olmus malesef

  5. #5
    Karar Dönemi
    Üyelik tarihi
    Mar 2013
    Mesajlar
    4

    Standart

    aynen öyle. kişilik bozuklukları çocukluktan itibaren kişiliğin gelişmesiyle alakalı anladığım kadarıyla. o yüzden onunda elinde değil böyle olmak. acı bir yana fakat gayet geliştirici bi tecrübe oldu. ben tecrübelerden kendime ne kattığıma bakarım. iyileşeceğine dair bi umut olsa ben onun peşini bırakmzdım fakat öyle olamayacığını anladım malesef. bunu bir denemeyle değil en az 10 kez denediğim için söylüyorum. olmadı, olmayacakta

  6. #6
    Karar Dönemi
    Üyelik tarihi
    Jan 2013
    Mesajlar
    398

    Standart

    arkadasiniz bu durumunu en kisa surede fark eder ins cunku zor bi durum.

  7. #7
    Karar Dönemi
    Üyelik tarihi
    Apr 2013
    Mesajlar
    1

    Standart

    Herkese selam,

    Maalesef histrionik kişilik bozukluğunu tanımına tam uyan bir bayanla benim de ilişkim oldu.İnanılmaz derecede yalan söyleyebilen tipler.Rollerine o kadar kaptırıyorlar ki kendilerini bir yerden sonra yalan söylemek sanırım o rolün bir parçası oluyor. İç görüleri olmadığı ya da çok zayıf olduğu için yaptıkları hareketlerin sonunu asla kestiremiyorlar.Aşırı flörtöz ve kışkırtıcıdırlar. En büyük silahları cinsellik ve manipülasyondur.Açık seçik ve renkli kıyafetler, topluluk içinde yüksek sesli gülmeler ve konuşmalar ayırt edici özellikleridir. Can sıkan bir başka konu ise çok çabuk samimiyet kurup, çocuksu davranarak bir şekilde sizi kendilerine bağlıyorlar.İlk zamanlar yalan söylediklerini ve rol yaptıklarını anlamak neredeyse imkansız ama biraz zaman geçirmeye başladığınızda yalanlarını ve mantıksız hareketlerini sezmeye ve anlamaya başlıyorsunuz.

    Sizi kaybetmemek için ellerinden geleni yaparlar fakat işin kötü yanı siz bunları hala sevgisinden ve aşkından yaptığını zannederken; sadece sizin ilginizi kaybetmemek için yaptığını öğrenmek ayrı bir yıkım oluyor.Hakikaten acınılacak insanlardır ve çoğunun rahatsızlığı sadece histrioni değil bunu takip eden anksiyate, borderline (sınırda kişilik bozukluğu) ve somatizasyon gibi rahatsızlıklar da bulunmaktadır. Benim yaşadığım ilişkide maalesef hepsini gördüm. Bir gün evlenilecek adam bir gün ise lanet adamın teki oluyordum. Ve suçlu nasıl oluyorsa hep ben ve tedavi görmesi gereken kişi de hep ben oluyordum. İnanın kendime güvenim çoğu insana göre üst seviyede olmasına karşın, beni bile çok zorlamıştır. Çok sevmeme ve bağlanmama karşın artık hiç görüşmüyoruz. Başka adamlarla olan ilişkilerini öğrendiğimde benim de ruhum da sıkıntılar oldu. Çünkü insanlarla iletişimimde yalan söylemeyen hele hele yakın ilişkilerimde son derece şeffaf bir insan olduğumdan bu arkamdan oynanan tiyatroyu anlayınca canım daha da çok sıkılmıştı.

    Normal sağlıklı bir insanı çok kolay bir şekilde bir paranoyağa ve psikopata çevirebilirler. Aslında bunları isteyerek yapmasalar da çok tehlikeliler. Sağlıklı insanlar arasında kendilerine bir şekilde yer bulmaya çalışıyorlar. Benim ilişkide bulunduğum insan uzun süredir anksiyate sebebiyle antidepresan ilaç tedavisi gördüğünü söylemişti. Ayrıca bazen sakinleştirici de kullanıyordu. Günler geçti artık hiç görüşmüyorum ama iyi mi kötü mü tedavi oluyor mu diye merak ettiğim çok oluyor. Benimkisi artık uzaktan bir sevgiye dönüştü.

    Bu yazımı okuyan arkadaşlara tavsiyem ruh sağlığınızı önemsiyorsanız bu tarz emareleri gördüğünüz insanlarla yakın ilişkiye girilmemesidir.Girildiyse de tek yapılacak tedavisine yardımcı olmaktır.Ben kendime çok güveniyordum; bana birşey olmaz, üzülmem, ben çok sağlamımdır diyordum ama inanamayacağınız kadar çok üzüldüm ve etkilendim.Kimseye vermesin böyle dertler Allah. Herkese sağlıklı günler diliyorum.

  8. #8
    Karar Dönemi
    Üyelik tarihi
    Mar 2013
    Mesajlar
    4

    Standart

    selam,

    ares dostum, hiç sevmeye düşünmeye merak etmeye değecek kişiler değil inan, başına gelenlerin verdiği nefret ve sinir zaten ne aşkı, ne sevgiyi ne saygıyı bırakıyor. İnsan düştüğü durumları düşündükçe sinirleniyor midesi bulanıyor arkandan dönen tiyatroyu çözünce. Mesela ben 3 aydır falan hiç konuşmuyorum ama hergün gördüğüm ve karşılaştığım bir ortamdayım şu anda. Hiçde zor gelmiyor, konuşmaya çalışsa konuşmam arasa telefonunu açmam mesajına cvp vermem ne olursa olsun. Boğaz köprüsünden atlayacam gel dese inanmam (daha önce dedi bunu) çünkü biliyorum kendi atlamaz beni iter aşağıya.
    böyle tiplerle karşılaşan erkekler için tekrar tekrar söylüyorum, ilk başlarda anlayamazsınız ama zaman geçtikçe eğer bir şeylerin ters olduğunu sezerseniz, yukarıda yazılanlar gibi, kaçın, arkanıza bakmayın sakın. Ya şimdi öcü gibi göstermekte yanlış oluyor tabii onlarda insan sonuçta ama kimse kazananın hiç bir zaman olmadığı bir oyunda oynamak istemez. Onlara yardımda edemezsiniz, etmeye çalışırsanız psikopat olursunuz, unutun bunu, çünkü yaptığı rollere kendini bile inandıran manipulasyonun dibine vurmuş birine kimse yardım edemez kendi bile.

Benzer Konular

  1. sorunlu ama bitemeyen ilişki
    By jupiter in forum Üyeler Konuşuyor / Dertleşiyor / Soru Soruyor
    Cevaplar: 1
    Son Mesaj: 02-02-2013, 11:30 PM
  2. Doktor tecrübesi olanlar, biraz anlatın tecrübelerinizi. (:
    By plüton in forum Üyeler Konuşuyor / Dertleşiyor / Soru Soruyor
    Cevaplar: 20
    Son Mesaj: 10-12-2010, 04:02 PM
  3. histrionik
    By azizhayri in forum Histrionik Kişilik Bozukluğu
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 09-11-2010, 07:11 PM
  4. Ilişki terapisi.
    By 9 ŞUBAT in forum Psikoterapi
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 31-01-2009, 06:54 PM
  5. mutlu ilişki
    By BeYaZ_KeLeBeK in forum Paylaşım Köşesi
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 16-01-2008, 12:22 AM

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •