8 sonuçtan 1 ile 8 arası

Konu: Engelli Psikolojisi

  1. #1
    Karar Dönemi belgin - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Oct 2011
    Mesajlar
    388

    Standart Engelli Psikolojisi

    Engelliler ve Yasam Algilari


    Özürlü; "normal bir kisinin kisisel ya da sosyal yasantisinda kendi kendisine yapmasi gereken isleri, bedensel veya ruhsal yeteneklerindeki kalitimsal ya da
    sonradan olma herhangi bir noksanlik sonucu yapamayanlar" olarak tanimlanmistir. Bireyin fiziksel islevlerindeki bozukluk ve bunlarin hareket yeteneginde
    yarattigi eksiklik ve güçlük, onu toplumun diger bireylerinden farkli kilar. Bu farklilik engellilerin yasadigi ayrimciligin da asil nedenidir. Bilindigi gibi
    her türlü ayrimciligin temelinde farkli olmak, yani "alisilmamis özelliklere" sahip olmak vardir. Fiziksel islevlerdeki bozukluklar ve bunlarin hareket
    yetenegi üzerinde yarattigi sinirlamalar bireyi toplumdan uzaklastirir.

    Toplumsal destek sistemlerinin yetersizligi, toplumun dislayici tutum ve davranislari da engelli bireyin topluma esit bireyler olarak katilmasini önler.
    Bilindigi gibi aile, çocuklarin saglikli olarak yetistirilip, gelisebilecegi, önemini hiçbir zaman yitirmeyen evrensel bir kurumdur. Özellikle, ilk davranis
    kaliplari, toplumsal hayata iliskin kural ve roller, temel aliskanliklar, mutluluklar, sevgiler, günlük iliskiler içinde ailede ögrenilmektedir. Bu nedenle normal ya da özürlü, sorunlu ya da sorunsuz olsun her çocugun, içinde büyüyüp gelisebilecegi bir aileye gereksinimi vardir. Çocugun özürü kesin olarak tanimlandiktan sonra, aile bireylerinin çocugu ve özürünü kabullenebilmesi çok önemlidir. Ancak aileler bu sürece ulasincaya kadar bazi asamalardan geçmektedirler.

    1.Sok: Çocugunun özürlü oldugunu ögrenen ailelerde siklikla gözlenen tepkilerden ilkidir. Genellikle bu durum; aglama, tepkisiz kalma ve kendini çaresiz hissetme seklinde ortaya konmaktadir.

    2.Reddetme:Bazi anne-babalar çocuklarinin özürlü oldugunu kabul etmek mistemeyebilirler, bir savunma mekanizmasi olan reddetme, bilinmeyene karsi
    duyulan korkudan kaynaklanmaktadir. Çocugun ve kendilerinin gelecekte yasayabileceklerine yönelik duyulan endiseler, kaygilar, üstlenilmesi gereken sorumluluklar, "halimiz ne olacak?" sorusuna yetersiz kalan açiklamalar, reddetme davranisinin görülmesine neden olmaktadir.

    3. Aci Çekme ve Depresyon: Genellikle anne-babalar özürlü çocuga sahip olmalari mnedeniyle hayal kirikligina ugrarlar. Çogunlukla anne-babalar için özür;
    hayallerinde yasattiklari ideal çocugun yok olmasinin sembolü olabilmektedir, Böyle bir durumda duyulan aci, gerçekten çok sevilen birinin kaybedilmesi karsisinda duyulan aciya estir. Aci çekme, gerçegin kabul edilmesini kolaylastiran bir duygu olarak görülmektedir. Depresyon ise; genellikle aci çekme süreci sonunda ortaya çikmaktadir. Çogunlukla anne-babalar yüklendikleri sorumluluklar karsisinda her seye güçlerinin yetmeyecegi inanci ile depresyona girmektedirler. mAci çekme ve depresyon sonucu ailelerde "geri çekilme" ya da "sosyal etkilesimlerden kaçinma" davranislari gözlenebilmektedir.

    4.Suçluluk Duyma :özürlü çocuga sahip olan her ailede yogun olarak, aci çekme ile gözlenen tepkilerdendir. Anne babalarin çocuklarindaki özüre kendilerinin
    neden olduklarini düsünmelerinden ya da bazi hatali davranislari sonucunda tanri tarafindan cezalandirilmis olabileceklerine inanmalarindan kaynaklanabilmektedir.
    5.Kararsizlik: Özürlü çocuga sahip olan bazi anne babalarda, duruma hemen uyum saglama gözlenirken, bazilarinda bu süreç daha uzun sürmektedir. Kabullenmede görülen kararsizlik, aile bireylerinin birbirlerini suçlamalarindan kaynaklanabilmektedir.

    6.Kizginlik Duyma: Kizginlik duyma, genellikle anne babalarin kabullenme sürecinde yasanilan ve kabullenmeyi engelleyici duygudur."Neden ben?", "neden
    benim/bizim çocugumuz" sorulari siklikla sorulur. Kizginligi kisi kendine yöneltebilecegi gibi ailenin diger üyelerine, özürlü bireye ve diger insanlara yansitabilir. Doktorlar, egitimciler ve terapistler de kizginlik duyulan kisiler olabilmektedir.

    7.Utanma: Her anne-baba kendi çocugunun basarili olmasini, onaylanmasini vekabul görmesini arzu eder ve bundan da son derece gurur duyar. Oysa özürlü
    çocugun, çevrede kabul görmemesi, hatta alay edilmesi, acinmasi, korkulmasi vereddedilmesi gibi olumsuz tutum ve davranislar yasayabilmektedirler. Tüm bunlarkarsisinda aile, özürlü bireyden utanma duygusu gelistirebilmektedir. Siklikla, baskalari ile görüsmeyerek, çocuklarini da eve kapatmayi tercih etmektedirler.

    8.Uzlasma: Bu davranislari gösteren kisiler, siklikla "eger çocuguma bir çare bulursan, hayatimi sonuna kadar sana adarim" inancini tasimaktadirlar. Çocugun derdine çare bulunmasi, ailelerde son girisim olarak ele alinmaktadir.

    9.Uyum Saglama ya da kabul Etme: Anne babanin çocuklariyla daha olumlu iliskiler kurabileceklerini fark etmeleriyle baslayan bir süreçtir. Aile üyelerinin
    tümünün, özürlü çocugun ailelerindeki varligi gerçegini kabul eteleri asamasidir. Kaygilar, korkular azalmis, utanma gibi olumsuz duygularla bas edilmistir. Artik aile çocuk için ve çocukla birlikte neler yapilabilecegini düsünür ve planlamaya baslamistir. Böyle bir ortamda çocuga da kendi özürünü kabul etme ve onunla daha nitelikli bir yasam sürme sansi taninmis olacaktir. Ailelerin böyle bir süreçte bu asamalardan geçmesi dogaldir. Ancak ailenin bu asamalardan herhangi birinde takilip kalmasi beraberinde ruhsal problemleri getirerek duruma uyum saglama ve kabul etmeyi zorlastiracaktir.
    alinti

    Engelli bireylerin psikolojik,eğitim ve yaşamlarını normal sürdürebilme becerileri bakımından diğer bireylerden geri kalmaları cok normaldir.bizlere düşen onları yargılamak,ayıplamak,toplumdan dışarı atmak değil.onlara destek olmak,yalnızlıklarını paylaşmak,moral vermekdir.bu insanlık görevimizdir.her birey özürlü adayıdır.onların herkezden cok desteğe ihtiyacı olduklarını unutmamak gerekir...

  2. #2
    Çıraklık Dönemi yorum - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Aug 2011
    Yer
    istanbul
    Mesajlar
    2.322

    Standart

    Eskiden engelilere tirene bakan öküz gibi bakarlardı engellilere şimdi daha modern olmuşlar.hiçç bakmıyorlar.Yok sayıyorslar.Hiçliyorlar...
    Ona çok acıyordum, hiç mi âşık olmamıştı acaba, sevdiği biri yok muydu?

  3. #3
    Banned
    Üyelik tarihi
    Jan 2011
    Yer
    utopia
    Mesajlar
    1.391

    Standart

    Alıntı yorum Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    Eskiden engelilere tirene bakan öküz gibi bakarlardı engellilere şimdi daha modern olmuşlar.hiçç bakmıyorlar.Yok sayıyorslar.Hiçliyorlar...
    Yok saymak i$lerine geliyor cunku sevgili Yorum.Eger ki yok saymasalar,kendileriyle, vicdanlariyla yuzlesmek zorunda kalicaklar...

  4. #4
    Karar Dönemi belgin - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Oct 2011
    Mesajlar
    388

    Standart

    Aslında bu konuda toplum cok duyarlı.coğunlukla ellerinden geleni ben yaptıklarına inanıyorum.içlerinde mutlaka bir kaç kişi ayrımcı düşüncelerde olan vardır.zaten böyle kişiler tek onlara değil,bireylerin elinde olmayan sebeblerle olan sorunları yüzünden oluşan zor zamanlarında onları dışlayan ve kendilerini cok mükemmel görenler değiller midir
    ?aslında bilmiyorlar mı? kendilerindede kişilik bozukluğu olduğunu.biliyorlar veya işlerine gelmiyorlardır.diğer toplumun üyelerine gelince..onlarda kendi dertlerine düşmüşler.zamansızlık,iş güç,koşturmaca,hayat şartları..kime vakit ayırabiliyoruz ki?..kendi eşimize cocuğumuza bile vakit ayıramıyoruz.herkez hayatlarını güzelleştirmek ve diğer insanlardan geri kalmamak telaşında..bu nedenle bazı şeyleri görmezden geliyorlar..benim ikazım o bir kaç kişiye..madem yararın yok.zararında olmasın..

  5. #5
    Süper Moderatör 9 ŞUBAT - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Oct 2007
    Mesajlar
    9.135

    Standart

    Engellilerde bizler gibi olup ,bizden tek farkları fiziki veya ruhsal yetersizlikleridir. Hiç kimse ben saglamamım diye guvenmesin .

    Bu satırları okuduktan bir muddet sonra bizlerinde engelliler ordusuna katılmayacagımızın garantisi varmı ?Ansızın yaşayacagımız bir kaza belki bizleride onların safında yer almaya mecbur kılacak .

    O yuzden engellilere yapılacak yatırım hem onlara hem gelecegimize yapılan yatırımdır ,bunu asla unutmamalıyız .

    Hiç kimse engelli olmak istemez ,bu onların suçu degildir .Bir çocugu ele alın onun engelli olmasında ailesininmi yoksa onunmu suçu vardır ?

    Ailelerin yaptıkları hataları ne yazıkki onlar çekmekte onların dunyaları kararmaktadır .Engellilere bakış açımız mutlaka degişmeli onları rahat ettirmeye onlarında sahip oldukları hakları azami duzeyde saglamalıyız .Bu insanlık gorevimiz .

    Onlara acımak ,yok saymak hiçbir şeyi degiştirmez .

    Ya bizler onların yerinde olsaydık ne yapardık acaba ?
    YA ÇARESİZSİZİNİZ YA DA ÇARE SİZSİNİZ

    Benim Hayatımı Yargılamadan önce ..
    Benim ayakkabılarımı giy
    ve benim geçtiğim yollardan,
    sokaklardan, dağ ve ovalardan geç .
    Hüznü, acıyı ve neşeyi tad...
    Benim geçtiğim senelerden geç,
    benim takıldığım taşlara takıl,yeniden ayağa kalk
    ve aynı yolu tekrar git, benim gittiğim gibi !!

    Ancak ondan sonra BENİ YARGILAYA BİLİRSİN

  6. #6
    Süper Moderatör 9 ŞUBAT - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Oct 2007
    Mesajlar
    9.135

    Standart

    Alıntı belgin Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    onlarda kendi dertlerine düşmüşler.zamansızlık,iş güç,koşturmaca,hayat şartları..kime vakit ayırabiliyoruz ki?..

    kendi eşimize cocuğumuza bile vakit ayıramıyoruz.herkez hayatlarını güzelleştirmek ve diğer insanlardan geri kalmamak telaşında..

    bu nedenle bazı şeyleri görmezden geliyorlar..benim ikazım o bir kaç kişiye..madem yararın yok.zararında olmasın..
    Hayatta yaptıgımız en buyuk hata ailemize vakit ayırmamak ,ayıramamak .Malesef bunu farkında olmadan istemeden yapıyoruz .

    Oysa bizler ne için yaşıyoruz ,eşimizle çocuklarımızla mutlu olmak için degilmi ?Ama hayatın koşuşturması içinde onları mutlu ettigimizi zannediyoruz ,oysa tam tersi oluyor .

    Belki maddi olarak bir şeyler saglayabiliyoruz ,ama manevi olarak saglayamadıklarımız çok daha fazla degilmi ?Geçen yıllar geri gelmiyor ,gunun birinde pişmanlık duymamak için en kısa zamanda bu hatamızdan donmeye çalışalım .

    Ailemizle bir arada oldugumuz dakikaları doya doya keyfini çıkarark yaşamaya çalışalım .

    Yoksa yarın çok geç olabilir .
    YA ÇARESİZSİZİNİZ YA DA ÇARE SİZSİNİZ

    Benim Hayatımı Yargılamadan önce ..
    Benim ayakkabılarımı giy
    ve benim geçtiğim yollardan,
    sokaklardan, dağ ve ovalardan geç .
    Hüznü, acıyı ve neşeyi tad...
    Benim geçtiğim senelerden geç,
    benim takıldığım taşlara takıl,yeniden ayağa kalk
    ve aynı yolu tekrar git, benim gittiğim gibi !!

    Ancak ondan sonra BENİ YARGILAYA BİLİRSİN

  7. #7
    Çıraklık Dönemi yorum - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Aug 2011
    Yer
    istanbul
    Mesajlar
    2.322

    Standart

    insanlardan cok şey beklenilmiyor ki! ne yok saymak nede var etmek. sadece normal algılanmak...Yardımcı olunabilir bişeyse eğer siz yardım etmeyi düşünüyorsnız direk sorun. Yardım edebileceğim bir durum var mı? bunu sormanız inanın kimseye zarar getirmez..Bir engelli olarak bunları diyorum..
    Ona çok acıyordum, hiç mi âşık olmamıştı acaba, sevdiği biri yok muydu?

  8. #8
    Süper Moderatör 9 ŞUBAT - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Oct 2007
    Mesajlar
    9.135

    Standart

    Alıntı yorum Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    insanlardan cok şey beklenilmiyor ki! ne yok saymak nede var etmek. sadece normal algılanmak...Yardımcı olunabilir bişeyse eğer siz yardım etmeyi düşünüyorsnız direk sorun. Yardım edebileceğim bir durum var mı? bunu sormanız inanın kimseye zarar getirmez..Bir engelli olarak bunları diyorum..
    Sevgili yorum ,bu sıkıntıları yaşayan biri olarak insanlardan neler beklediklerini ,bu durumdaki insanların karşılarındakilerinin davranışları karşısında neler hissettiklerini anlatırsan ,bizlere ve engellilere çok faydası olacagına eminim .

    Biraz olsun bakış açıları degişmiş olur en azından .
    YA ÇARESİZSİZİNİZ YA DA ÇARE SİZSİNİZ

    Benim Hayatımı Yargılamadan önce ..
    Benim ayakkabılarımı giy
    ve benim geçtiğim yollardan,
    sokaklardan, dağ ve ovalardan geç .
    Hüznü, acıyı ve neşeyi tad...
    Benim geçtiğim senelerden geç,
    benim takıldığım taşlara takıl,yeniden ayağa kalk
    ve aynı yolu tekrar git, benim gittiğim gibi !!

    Ancak ondan sonra BENİ YARGILAYA BİLİRSİN

Benzer Konular

  1. Engelli Bireyler ve Yasal Hakları
    By psk_kagan in forum Zeka Geriliği
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 01-10-2010, 09:25 PM
  2. 41 bin engelli kontenjanı boş.
    By 9 ŞUBAT in forum Kişisel Gelişim & Kariyer Planlama
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 09-07-2009, 12:56 PM
  3. Işitme engelli çocukların özellikleri.
    By 9 ŞUBAT in forum Bebeklik ve İlk Çocukluk ( Okul Öncesi ) Dönemi
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 05-01-2009, 01:34 PM
  4. Engelli ve engellilik denilince.
    By 9 ŞUBAT in forum Sosyal Çevreyle İlgili Problemler
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 23-12-2008, 06:02 PM
  5. Kendi Engelli Ama ,Ona Engel Yok..
    By Nefertiti in forum Paylaşım Köşesi
    Cevaplar: 1
    Son Mesaj: 07-11-2007, 12:19 AM

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •