yaptıklarını haketmedim
hiç bir zaman mutlu olma ve her üzüntünde beni hatırlaa
Printable View
yaptıklarını haketmedim
hiç bir zaman mutlu olma ve her üzüntünde beni hatırlaa
Mutluluk adına içimde olan her duygumu erteledim durdum ben... Belki de doya doya yaşayabileceğim her şeyi sonraya bıraktım. Sonra diye bir şeyin olmadığını bile bile hep yarına dair hayaller kurdum ve belki de hiç gelmesi mümkün olmayan zamanları bekledim durdum...
Aşk zamana meydan okur ama sen ona karşı koyamazsın. Orada durup öyle bekleyemezsin geleceği. Bir adım atmalısın, bir el uzatmalısı aşka doğru... Aşkın anahtarı cesaret değil mi? Cesur olmak gerekmez mi sevdayı yaşamak için, bir sevdayı büyütmek için?..
Kaç gece yalnız geçti hesaplasana. Kaç gece bir sonraki günü düşünerek geçti. Neler yapabilirdik neler yaşayabilirdik bir düşünsene... Her sabahı birlikte karşılamak vardı. Sevişmekten yorgun düşmüş bedenlerimizi, gün ışığı ile birlikte öpücüklerimizle yeni güne hazırlayabilirdik. Gözünü açar açmaz ilk gördüğün ben olabilirdim ve sen benim yüzümde o mutluluğu görebilirdin...
Bu kentin her yerinde, her sokağında herkesin içinde el ele dolaşabilirdik, bakışlara aldırmadan her an sana sarılıp öpebilirdim... Bir şarkıyı sözlerini bilmesek de bağıra çağıra söyleyebilirdik. Sonra bir filme gider, bir kitap okur, denize bakar, bir martının bir lokma simit kapabilmek için vapurların peşinden bıkmadan uçuşunu izleyebilirdik...
Paylaştığımız her şey beynimize bir daha çıkmamak üzere kazınabilirdi. Özlerdik birbirimizi delice, bir saati yalnız geçirsek bir sonrakini iki saatlik yaşardık, yaşamadığımız o saatin acısını çıkarmak için... Peki ya biz ne yaptık? Aşkı bir bekleyişin sırtına yükleyip ona sadece uzaktan bakmakla yetindik... Her an aşkı yaşamak varken, her gün birbirimizi yeniden keşfetmek varken, bu yolda birer kaşif olmak varken sürgünleri yaşamaya mahkum ettik birbirimizi...
Bu sürgünlüğe son vermek saati geldi artık belki de. Ben tutkunun en koyu, sevdanın en deli sözcüsüyüm... Onlar adına konuşuyorum ve onları yaşıyorum umarsızca yüreğimde... Yarını olmayan zamanlarda, hiç bir şeyi düşünmeden erimek adına konuşuyorum. Gözlerinin içine bakarak seni seviyorum demek istiyorum. Aşkın akışına kapılıp, hiç bir kaygı duymadan gidebildiğim yere kadar gitmek istiyorum. Kokunu içime çekmek, teninin sıcaklığı ile irkilmek istiyorum. Yaşamıma senin adınla anlam katmak, mutluluğu bulmak ve bir daha asla kaybetmemek istiyorum onu gözlerinde...
Seni istiyorum, canıma bir can daha katmak için, ruhumun yalnızlığına, yüreğimin acısına son vermek için, daha mavi bir deniz, daha mavi bir gökyüzü ve daha mavi bir sevda için.
SENi istiyorum, yarın, öbür gün, öbür hafta, öbür ay, öbür yıl değil... Şimdi!.........
Alıntıdır
kardeşim dostum sırdaşım olduğunuzu sanmışım ne kadar yanılmışım .. bu oyuna nasıl dahil oldunuzu hala anlamadım...anladımki dost diye bir şey yokmuş bana bunu öğrettiniz geçte olsa anladım...
Sanırım benim ayrı bir site falan açamam lazım....
Forumun teknik altyapısı kaldıramayabilir...
Yeterince anlatabildim mi?
Yaşadığımız maddi sıkıntının nedenini kendimde görüyorum sanki ben hayatına girmemiş olsaydım yada evliliğimizi erteleseydik bu kadar bunalmıyacaktın gibime geliyor. Senin bunaldığında içim acıyor kendimi suçluyorum :(
Neden sevgini en çok hissetmek istediğimde hep uzaklaşıyorsun benden
neden hep meşkulsün.
işte bu yüzden sana bazen öyle uyuz oluyorum ki
ama yine de seni çok seviyorum bitanem
yine kırdın beni bitanem. içim acıyor
Biraz daha ince olabileceğini biliyorum ama gayretsizliğin beni yoruyor........
ardından sevineceğin bir hüzün sonunda üzüleceğin bir sevinçten daha iyidir
eğer zamanı değiştirecek kadar güçlü değilsek neden zaman la değişmeyi denemiyoruz
mutluluk ve huzurum şundan ileri geliyor ben de olanlarla yetiniyor
olmayanlarında üzerine düşmüyorum
alıntı