vuuu feminizm kokusu alıyorum :p
Printable View
Geleneklerimizde kadın önemlidir heleki anneyse, bir çok atasözü kanıtı olsa gerek. Bizdede hala geçerli olduğunu düşünüyorum, sadece öteki kısım biraz fazla öne çıkırılarılıyor. Ayrıca annenin kızları ve oğulları arasında soy bakımından bi farklılık olmasada, babanın erkek çoçuğuna mutlak bir soy geçişi olduğu bilimsel bir gerçektir. :)
Elma, kadınların sadece toplum tarafından olumlu olarak belirlenen sıfatlar kazanması durumunda - annelik gibi- saygı görmesi ve kutsanması durumu da bana biraz muallak geliyor. Anne olamayan kadının kendini işe yaramaz hissetmesine yol açıyor bir müddet sonra. Soy geçişi konusu ise, biyoloji bilgime dayanarak söylüyorum, bizim sandığımız ölçüde erkeğin belirleyici özelliklerine dayanarak oluşmuyor gibi. Yani sonuçta anne yumurtasından 23 kromozom ve baba sperminden yine 23 kromozom birbirini eşleyip oluşturuyor çocuğu. Birleşim eğiş olduğu halde çocuk - veya kadın- erkeğin soy ağacında görünüyor; erkeğin bu kadar kapsayıcı kabul edilmesi bana göre toplumsal cinsiyet algısından ibaret.
dipnot : Aristo gibi çağını aşmış bir düşünür bile bebeğin cinsiyetinin belirlenmesi ve soyaçekimin tamamen erkekten kaynaklandığını, kadının sadece tohumun ekildiği tarladan ibaret olduğu görüşünü benimsemiş, bunu duyduğumda çok şaşırmıştım.
Şu 23 kromozom olayına bir not eklemek istiyorum. Anneden 23 kromozom babadan 23 kromozom gelmekte ve bunun yanında hemen bütün mitokondriler de anneden geçmekte. Mitokondri de kendi genomunu na sahip olduğunu da eklemek isterim. Ayrıca genetik özelliklerin yanı sıra epigenetik özellikler (genler üzerindeki değişimler olmayıp genlerin organizmalardaki ifadelerindeki farklılıklar) de anneden geçmektedir. Bu durumda kalıtımda annenin payı babaya göre daha fazla olmaktadır.
allahım ben yine yanlış anlayıp okumuşum başlığı :( neysekii konuya yakın şeyler yazmışım :(
Telecim ben de mitokondri olayına bişey ekleyeyim, tüm insanlığın tek bir kadından ortaya çıktığı da bu mitokondri yapısının %99'a varan oranda aynı kalmış ve hiç değişmemiş olmasına bağlanıyor diye biliyorum. Hatta ve bu kanun haline gelmiş, "Mitokondriyel Havva" ismiyle kayıtlarda bulunuyormuş.
Aynen öyle delicim :)
Oley kadınlar o zaman:p Kimse alınmasın yani, sonuçta hepimiz bir kadından dünyaya geliyoruz, o manada bir oley, ayrımcılık içermez :P
toplumsal cinsiyet diye birşey kesinlikle var olabilir ama bu iki cins arasında farklılıklar olduğunu değiştirmez bence.ama toplum bu cinsiyetler üzerinde etki yapabilir, cinsler kendilerine göre etkilenebilirler.toplum etkileşimdir.
toplum etkileşimdir, yani aynı şey sırf cinsiyetler değil tüm konuda tüm insanlar için geçerlidir, toplum bizi etkileyebilir ve değiştirebilir, diğer bir değişle kimliğimizi belirleyebilir.
"Bir teoriye göre, ilk çağlarda insanların cinsel ilişki ve hamilelik arasındaki bağdan, dolayısıyla babalık kavramından habersiz olduklarını, bu yüzden de doğan çocukların bütün topluluğa ait olduğunu savundu..."
kültürü sıfır virgüllere yeni ulaşmış birisi olarak çok yorum yapamicam ama böyle bişey olduğunu sanmıyorum.geçmiş çağların ilimini çok küçümsüyoruz bence.çok gelişmiş bilimleri yoktuysa bile bunu öğrenmişlerdir.
hadi varsa da "kadın" figürünün değeri doğurganlığıyla ölçülüyorsa çok da kıymetli bi figür değilmiş.kadına verilen önem derken neyi kastettiğinize bağlı aslında.kadınların küçümsenmemesi gibi bişey mi yoksa toplumsal açıdan değeri, yeri mi?
Gloxinia, ilk çağlarda erkeğin kadının üretimine yardımcı olan bir aracı - şimdiki masküler düşüncenin tam tersi yani- olarak görülmesi tezi yaygınmış,çünkü çocuğu doğuranın kadın olması, üremedeki kutsanmışlığın toptan kadına atfedilmesine neden olmuş. Avcı- toplayıcı toplumlarda - ilkel komünel toplumlar olarak da bilinir- erkekler eve yiyecek getirmek için gerekli güçlü kas yapısına sahipken kadınlar da barınma sorununa çözüm bulacak materyaleri dönüştürebilen el becerisine sahipti. Eve yapıldıktan sonra, ilk erkek ve kadın rolleri "içerlikli ve dışarlıklı" olarak belirlendi; evde oturan kadın çocukların bakımı ve zamanla oluşan kabilelerdeki yerel iş bölümüne katıldı, erkekler ise grup halinde avlanmanın avantaj sağladığını anladı. Ne zaman ki erkek avlanma konusundaki becerisininin kadınların toplam emeğinden üstün tutmaya başladı - ve dolayısıyla erkeğin soy konusunda belirleyici olduğunu tezi de ortaya çıktı- kadınlar eve, erkekler de dışarıya hapsedildi, toplumsal roller İngiliz endüstri devrimine kadar üç aşağı beş yukarı bu şekilde devam etti. Toplumsal "yerin" değeri, o dönemlerde baskın olan anaerkil veya ataerkil yapının içerlikliyi mi dışarlıklıyı mı diğerinden daha "değerli" tuttuğuna göre belirlendi.