Denge Nickli Üyeden Alıntı
BÜLBÜL
Divan şiirinde en çok kullanılan fiğürlerden biridir.
Bülbül kuşların aşığı, aşıkların sembolü, sevgiliye ulaşmak, goncanın açtığını görmek, güle olan aşkını ifade etmek için öten bir kuş olarak düşünülür.
Sesi güzeldir.
Hicranın kavuşmanın sembolüdür.
Arapçası andelip, Farsçası, hezar, çoğulu Hezarandır.
Türk şivelerinde “böberdek”, “bübürdek” “keleçek”“kujulak”, “ötlügen” şeklinde kullanılır.
Bülbüller, bahar vakti havalar ısınmaya başlayınca çiftleşir,” dişisi yumurtadan kalkıncaya kadar erkek olan bülbül ekseriya akşam ötmeye başlayıp sabaha kadar hep öter.
Yuvasını genellikle ağaç dallarına çokça da gül ocakları içine yapar.
Böyle yerelere yılanlar çıkamazlar.
” Bu nedenlerle bülbül erkek aşığın sembolüdür. Divan şiirinde erkek aşığı temsil eder. Bütün çiçekler bülbüle aşık tır ama; bülbül ise yalnız güle aşıktır.
Bülbülle gül hiçbir zaman bir araya gelemez.
Çünkü gül, bülbüle karşılık vermez. “
Gül nazlıdır, naz libası giyer ve naz uykusuna yatar.
Vefasız ve zâlimdir.”
Bülbül ise bu naza ve işveye sürekli şarkılar söyleyen bir aşıktır.
O yüzden bülbül sazı, nağmeyi ve ağlamayı ifade eder.
Eskilerin dediklerine göre “Bülbül kızgın iken ışığa koşar bazan da fenlere çarpar hatta ağaç dalı sanarak saza bile konarmış “
Kondurur sazına sad bülbülü ma’nayı ne dem
Olsa mızrab- zen –i tar –ı hayali yekta
Sabri –i Şakir
Eski şiirde bül bül ve gül hikayesi çok sık işlenmiştir.
Bülbülün güle erişmek için çabasına dikenlerin engel olduğu gülün dikenin bülbülün göğsüne batarak bülbülü öldürdüğü hikayesiyse sık sık karşımıza çıkar.
Gül su ihtiyacını bülbülün kanıyla karşılar.
Bülbül nağmeleriyle kendinden geçerken gül de naz uykusundan uyanıp onun kanını içiverir.
Bülbülün kanı, gülün dikenlerine sızıp goncaya ulaşır ve ona renk katar.
Kırmızı gülün rengi bülbülün kanındandır.
*****
Bir internet sitesinden...