-
Merhaba
Yaklaşık 4 yıldır evden dışarı pek çıkmıyorum ve arkadaşım yok. Yaşadığım bazı olaylar sebebiyle (aile içi) kendimi dış dünyaya kapattım. 25 yaşındayım ve geleceğimin olmaması beni çok derinden yaralıyor arkadaşlar. Çalışmıyorum işin acı tarafı nereye başvursam geri dönüş almıyorum. Bir sürü olumsuzluk üst üste gelince hiçbir şey başaramıyormuş insan öyle sap gibi dımdızlak kalıyormuş onu anladım. Artık patlayacak duruma geldim birileriyle konuşmam kendimi anlatmam gerekiyor ama nadir de olsa dışarı çıktığımda aptal gibi oluyorum. İnsanlarla iletişimim çok zayıf tam bir ''sosyal gerizekalıyım''. Bu durumdan kurtulmak için psikiyatriste gittim ve bana 37,5 mg sulinex verdi iyi gelirse dozajı arttıracağını söyledi, kendimi toplumdan soyutlamışım ve sosyal anksiyete bozukluğu varmış ama o ilaç ta hiç iyi gelmedi öleceğimi sandım. Anksiyetemi tavana fırlattı. Böyle yalnız kalıp aklımı yitirmekten korkuyorum artık. Sosyal olmak isteyip olamamak gerçekten çok zor. Ruh kanseri gibi... iyileşmek istiyorsun ama yavaş yavaş öldürüyor, ne bileyim işte...Tek ricam benim gibi olan ya da konuşmak isteyen arkadaşlar olursa konuşmak, dertleşmek isterim.
-
Ne kadar zor bir durum olduğunu biliyorum, belki kendimi tamamiyle eve kapatmak şeklinde değil ama ben de 10 sene önce ağır bir biçimde yaşadım benzer durumları. Dışarı çıkmak, sosyal olmak, insanlarla iletişim kurmak istiyorsun ama bunu yapamıyorsun, elinden hiç bir şey gelmiyor. İlaç desteği almakla en doğru olanı yapmışsın. Artık kaderin ağlarını örme vakti gelmiş, senin de patlama zamanın gelmiş. Bir kaç sene daha bu şekilde eve kapatamazsın kendini. Bende durum şu şekilde gelişti. Artık iyice canıma tak etmişti, ölmek istiyordum, zaman durmuştu, yaşamak, insanları izlemek canımı acıtıyordu. Yatağımda ölümü beklemekle bu hayatın geçmeyeceğini anladım ve gözümü karattım. Korkularım ne ise inadına üstüne gittim. Zaten ölmüşüm diyordum, en fazla bir kere daha ölürüm diyordum. Sen de benzer şekilde canın biraz daha yandığında pısmak, korkmak yerine yeter artık diyecek ve saldırganlaşacaksın. Saldırganlık derken kendine ya da etrafına zarar vermek değil. Patla artık, bağır çağır, feryat et, sesin duyulsun, korkularına koş.
-
merhaba minnasophia, yazdıklarınla bana beni hatırlattın. Üzüntüm, kaygım azıcık daha tetikledi, gerçi mevsim geçişi bugünlerde bende biraz kötüyüm, kaygılar tavan yaptı. Neyse dur ben sana özel msj atim ya;)
-
Selam. Sana önerim kendine bir arkadaş bularak onunla yüz yüze dertleşip, konuşman. İnan bir çok şeye iyi gelecektir.