PDA

Orijinalini görmek için tıklayınız : İşyeri Stresi



Gümüş
28-10-2007, 09:49 AM
İşyeri Stresi

Günümüzde yaşanan ekonomik karışıklık, işsizlik, şirket birleşmeleri ve iflaslar, yüzbinlerce insanın işine mal oldu. Milyonlarca insan da şirketlerinin bünyesinde hiç bilgilerinin olmadıkları işlere getirildiler ve endişeyle bu yeni görevlerini ellerinde ne kadar süreyle tutabileceklerini merak ediyorlar. Üstelik bunlara bir de yeni patronlar, bilgisayar denetimli üretim, daha düşük sağlık ve emeklilik primleriyle, aynı ekonomik statüyü elde tutabilmek için hem daha uzun saatler boyu hem de daha çok çalışmak gerektiği düşüncesi eklendi. Her seviyedeki çalışan, sürekli artan bir gerginlik ve belirsizlik içinde. Herkes c.v.’lerini yeniden düzenlemekle meşgul.

İnsanın işini kaybetmesinin büyük tahribat verici sonuçları olabilir: İşsiz kalmak, kişiyi fiziksel hastalıkların, evlilik bunalımının, endişenin, depresyonun hatta intiharın eşiğine sürükleyebilir. İş kaybı yaşamın her yönünü etkiler; sabah kalkış saatinizden, gün içinde gördüğünüz kişilere ve maddî olarak yapabileceklerinize kadar. Yeni bir işe geçilene kadar stres kroniktir.

Güçsüzlük Hissi

Güçsüzlük hissi, küresel bir iş stresidir. Kedinizi güçsüz hissettiğiniz zaman, depresyonun yakın arkadaşları olan acizlik ve umutsuzluğun pençesine düşersiniz. İçinde bulunduğunuz durumu da, yapılabilecek hiçbir şey olmadığını düşündüğünüzden değiştirmek için çaba sarfetmezsiniz.

Sekreterler, garsonlar, orta kademe yöneticiler, polis memurları, editörler ve stajyer doktorlar, en yüksek stres riski taşıyan meslekler arasındadır. Onlar, başkalarının istek ve zamanlarına uyum sağlamak zorundadırlar ama olaylar üzerindeki kontrolleri son derece azdır. Bu tip mesleklerdekilerin ortak şikayetleri çok fazla sorumluluk, az yetki, adaletsiz çalışma şartları ve yetersiz görev tanımlarıdır. Çalışanlar bu baskılara işçi sendikaları ya da personel hizmetleri gibi organizasyonlar aracılığıyla karşı koyabilir ya da daha yaygın olarak doğrudan müdürüyle görüşerek sorunlarını çözüme ulaştırmaya çalışabilirler.

Görev Tanımınız

Her çalışanın yazılı ve net çerçevelere oturtulmuş bir görev tanımı olmalıdır. Yalnızca anlaşma yaparak bile kişi, bildiğimiz tüm yöntemlerden daha kolaylıkla güçsüzlük hissini üstünden atabilir. Bu, yazılmasına yardım etiğiniz bir kontrattır. İstediğiniz her şeyin üzerinde ısrar edebilir, istemediğiniz her şeye karşı koyabilirsiniz. Eğer taviz veriyorsanız bu yalnızca siz istediğiniz içindir. Net bir görev tanımıyla müdürünüzün olduğu kadar sizin de tüm beklentileriniz açıkça ifade edilmiş olur.

İyi bir görev tanımının zaman sınırlaması vardır. Her iki tarafın da anlaşmayı, ilk görev tanımınızla ilgili deneyimlere dayanarak yeniden gözden geçirmesi için bir tarih belirleyin. Eğer müdürünüz görev tanımızın nasıl olacağı konusunda sizinle aynı fikirde değilse, başka bir iş arayın. İster aynı şirkette ister başka bir şirkette. Bu zor ekonomik koşullarda bile işinizin bir tatminkârlık ve saygı kaynağı olması gerektiğini unutmayın.

İşiniz Size Hiç Uygun Değilse

”Sevdiğiniz bir iş bulduğunuz zaman, artık hayatınızda tek bir gün daha işe gitmeniz gerekmeyecek” derler. Çoğu insan yetişkin çağlarının yaklaşık yüzde 25’ini çalışarak geçirir. Eğer yaptığınız işi seviyorsanız şanslısınız demektir. Ama yaptığınız işe uygun değilseniz, iş stresi üretiminizi engellediği gibi zihninize ve bedeninize de büyük bedeller ödetir.

Size uygun olmayan ya da pek sevmediğiniz bir işe devam etmenin pek çok nedeni olabilir. Bunlardan biri altın kelepçedir yani maaş, emeklilik, prim ve neden olduğu strese rağmen kişiyi işe bağlayan ikramiyeler.

Çoğu insan sevmediği ya da uygun olmadığı bir işte çalışır. Buna hemen cevap olarak daha çok sevdikleri ya da yeteneklerine, ilgi alanlarına daha uygun bir işe geçmeleri önerisi gelecektir. Söylemesi kolay tabii. Bazılarının ne tarz bir iş istedikleri ya da ne tür bir işin kendileri için daha iyi olabileceği hakkında hiç bir bilgisi yoktur. Daha da kötüsü bu bilgiyi nasıl edinebilecekleri konusunda da en ufak bir fikir sahibi değillerdir.

İşteki Travmatik Olaylar

Bazı işler yapıları dolayısıyla tehlikelidirler, bazıları ise birden tehlikeli hale gelirler. Cinayet masası görevlileri, itfaiyeciler, ambulans şoförleri, askerler, afet ekipleri sayısız korkunç sahneye tanık olurlar ve sürekli olarak tehike ile karşı karşıyadırlar. Genelde bu tip olayları kolay atlatırlar. Ama nadir de olsa bazen kötü bir olay zihinlerini rahat bırakmaz; olayın görüntüleri zihinlerinde sürekli olarak yeniden canlanır ve kişi kabuslar görmeye başlar. Bunu, uyku bozuklukları, suçluluk, korku ve fiziksel rahatsızlıklar izler. Bazen sıradan işler de travmatik olabilir; çalışma arkadaşı, partron ya da müşterinin fiziksel tehdidi, iş gezisindeki bir otobüs kazası, çalışanlardan birinin soyulması ya da rehin alınması, silahlı saldırı v.s. Bu tip olaylar travma sonrası stres bozukluğuna (TSSB) neden olabilir ve eğer travma uzmanları duruma el koyup kişiyi tedavi etmezlerse, kişi tazminat davası bile açabilir.

İş Ortamı

Bazen çalışma ortamınız; gürültü, özel alanlarının azlığı ya da yokluğu, zayıf aydınlatma, kötü havalandırma ve sıcaklık kontrolü, yetersiz sağlık imkanları gibi durumlar yüzünden fiziksel stres yaratabilir. Eğer şirkette, kendi bünyesinden gelen bir karışıklık ya da fazla baskıcı, boşvermişci veya kriz merkezci bir yönetim varsa çalışma ortamı psikoloijk olarak son derece streslidir.

Sendika ya da işçi dernekleri yardımıyla stresli çalışma ortamlarını düzeltmek için harekete geçin. Eğer bu işe yaramazsa, son zamanlarda stresli çalışma ortamlarına ait şikayetleri kabul etme bakımından büyük adımlar atan mahkemeleri deneyin. Bu konulardaki son hükümler, iş verenleri mümkün olduğunca stressiz ortamlar yaratmak açısından oldukça köşeye sıkıştırmış durumdadır.

9 ŞUBAT
21-02-2008, 01:10 PM
Hayatımızın ortalama üçte bir süresini geçirdiğimiz iş yerimizin psikolojimiz üzerindeki etkilerini hiç düsündünüz mü ? İşimiz, hayatımızı sürdürmek, para kazanmak için katlandığımız bir mecburiyet mi ? Yoksa egomuzu besleyen başarılarımızla bizim bir numaralı içsel doyum kaynağımız mı ? (aslında ilkide yadsınacak bir olgu değil kuşkusuz ) Kim bilgisini, yeteneğini, deneyimini, becerilerini paraya çevirmek istemez ki...hepsinin bir arada olması ideal, belki de ütopya ! O zaman işimizde bizi zora koşan ve farkında bile olmadan için için, sinsi sinsi bizi strese sokan olgulara bir göz atalım.

Önce kendimizin yada resmi veya özel sektöre ait bir ofisin fiziksel koşullarının uygun olmayışı bizi strese sokar... bunlar kalabalık, intim alan yokluğu ( mahremiyetin olmayışı ) aşırı gürültü, çok sıcak, çok soğuk, merkezi ayarlı klimaların olduğu bir türlü optimum ısının kararının tutturulamadığı ortamlar, aydınlatmanın yanlış eksik yada çok fazla olduğu ofisler, hava kirliliğinin çok olduğu, sigara içiminin kısıtlanmadığı , temizliğin iyi yapılmadığı, pis tozlu, dağınık estetikten yoksun, sıkıntı verecek kadar dolu, sıkışık yerler. Aşırı gürültülü, uğultulu, makinaların monoton sesleri içinde çalışılan yerler, zehirli kimyasal maddelerin var olduğu, yada radyasyon, manyetik alanın ( kabul edilebilir sınırlarda olmasına rağmen ) bulunduğu iş yerleri, alıştığımızı sandığımız ama zaman içinde stres yaratıp ruhumuzun ve daha sonra da bedenimizin sınırlarını zorlayan stres kaynaklarıdır.

Hiç olmazsa bir kısmı elimizde olan fiziksel stres kaynaklarını değiştirebilir, daha temiz aydınlık güzel ve uygun ısı ve ışıklı, sakin bir ortamda çalışmayı başarabilirsek daha az strese maruz kalacağımız kesindir ki bu da daha verimli olurken daha az yorulmak demektir. Çünkü aşağıda sıralayacağım diğer iş streslerinin kendi inisitiyafimiz içinde kontrol edilebilirlikleri doğrusu oldukça zordur. Ve bunlar bizi zaten için için çok fazla yıpratmaktadır da biz bunların bazan farkında bile olmayız.

İş Stresine Yol Açan Örgütsel Faktörler

Politikalar
Adaletsiz, keyfi performans değerlendirmeleri
Ücret eşitsizlikleri
Esneklik taşımayan kurallar
Vardiyalı çalışma
Belirsiz yöntemler
Sık bölüm değiştirme
Gerçekci olmayan iş tanımları

Yapılar
Merkeziyetçilik; kararlara katılıma izin verilmemesi
Sınırlı ilerleme imkanları
Resmiyet derecesinin fazlalığı
Yüksek düzeyde uzmanlaşma
Bölümler arası karşılıklı bağımlılık
Personel – Yönetici çatışması

Kaynak: http://www.tip2000.com/tedavi/isstresi.html

Kırmızılar benim maruz kaldıklarım..

Başka bir kaynaktan:

İŞYERİNDE STRES BELİRTİLERİ

Organizmanın tehdit karşısında olduğu stres durumunda insanlarda hem bedensel hem psikolojik düzeyde bir dizi olay meydana gelir. Başa çıkamadığı streslerin biriken ve yoğunlaşan etkileri sonucu davranış düzeyine yansıyan bazı belirtiler şunlardır:

-İş kazalarının ve hataların artması
-Sigara ve içki içme eğiliminin artması,
-Konuşma ve yazıda belirsizlik ve kopukluk
-Aşırı hayal kurmak,
-Uyku bozukluğu
-Ölüm ve intihar fikirlerinin sık sık tekrarlanması
-İşyerinde tartışma, öfke, düşmanlık ve kızgınlık dalgaları,
-Dayanışma eksikliği,
-Değersizlik, yetersizlik duyguları, güvensizlik “düşüncem bu” diyememe,
-Duygusal ve cinsel hayatta düşüncesiz davranışlar
-Alışılmıştan daha titiz veya işin gerektirdiğinden daha fazla çalışmak
-Sağlığa aşırı ilgi

İŞ STRESİNDE KADIN VE ERKEK DAVRANIŞLARI
Yapılan araştırmalar çalışan kadın ve erkeklerin stres tepkilerinde aşikar farklar olduğunu ve bu farkların çocukluk döneminde daha açık olarak gözlendiğini ortaya koymuştur. Erkeklerin iş stresinden kaynaklanan sebeplerin varlığı halinde daha çok saldırganlık gösterdiklerini bunu karşılık kadınların ise stres karşısında kaygı ve çökkünlük gösterdiklerini tesbit edilmiştir. Kadınlar bu fizyolojik tepkileri stresten daha az fizyolojik yanıtlar veriyor. Bunun sonucunda daha uzun aşıyorlar.

İŞ STRESİNİNİ TETİKLEYEN FAKTÖRLER

1)Çok fazla sorumluluk altında olmak,
2)Fiziki görüntü ile ilgili endişeleri olmak,
3)Mesleki ilerleme ile ilgili endişeleri olmak,
4)İş tatminsizliği içinde olmak,
5)Dinlenme ve eğlenceye ayıracak zamanın olmaması,
6)Yapacak çok fazla şeyin olması,
7)Birlikte çalıştığı ekipte uyumsuzluk
9)İşle ilgili düşüncelerinde reddedilme korkusu,
10)Hayatın anlamıyla ilgili endişeler.

İŞ STRESİNİN NEDEN OLDUĞU OLUMSUZLUKLAR
- Kalp hastalıkları
- Sinir ve kas hastalıları
- Psikolojik rahatsızlılar
- İş kazaları
- İntihar
- Kanser
- Ülser


Yaşama biçiminiz, stresten şikayetçi olup olmayacağınızı belirleyen en önemli etkendir. Bugün artık yaşam biçiminin stres seviyesi üzerinde olduğu herkes tarafından kabul edilen bir gerçektir. Buna katkıda bulunan etkenler ise kendinize karşı tutumunuz diğer insanlara davranışınız, yaptığınız işin türü, günlük yaşamınızda neler yaptığınız, spora, dinlenmeye ve iyi beslenmeye gerekli zamanı ayırıp ayırmadığınızdır. Pek acaba iş stresiyle nasıl başa çıkılabilecektir.


İŞ STRESİYLE BAŞA ÇIKMA YOLLARI

Bugün dünyadaki çalışan insanların %25 ‘inin oldukça yoğun bir biçimde çalıştıkları iş sebebiyle stresin etkisinde olduğu bilinmektedir. Bugün gerek Avrupa’da ve gerekse ABD’ de doktora gidenlerin en az yarısının stres nedeniyle doktora gittikleri, Şirketlerin çalışanlarının streslerinin kazalardan daha fazla masrafa (gidere) yol açtığı bir gerçektir.Stres, sağlıkla ilgili harcamaların artmasına neden olmaktadır. Stresle ilgili yalnızca iki hastalık (kalp damar hastalıkları ve ülser) ABD’ de yıllık ortalama 45 milyar dolarlık bir harcamaya mal olmaktadır.

İş Stresi ile Başa çıkmak için Neler Yapmalı
Genelde stres nedenlerini yok etmek, yaşanan stresin seviyesini azaltır. Acaba iş stresini gidermek için neler yapmalıyız. İşte yapabileceklerimiz.

-Altından kalkamayacağınız işlerin altına girmeyin
-Hedeflerinizi belirleyin ve plan yapın
-Problemlerinizle yüz yüze gelmeye çalışın
-Sahip olduklarınızın farkında olun
-Değiştiremeyeceğiniz şeyler üzerinde ısrar etmeyin
-İşinizin çok önemli olduğu üzerinde durun
-Dinlenmek için zaman ayırın
-Dikkatinizi içinde bulunduğunuz durum ve zamanda toplayın
-Başkalarına güvenin, gerektiğinde sorumluluklarınızı devredin.
-Toplantılarda harcadığınız zamanı azaltın
-İletişimden yararlanın.
-İşyerindeki masa veya iskemlenizin yerini değiştirin
-Çocuklarla birlikte olabilmek,
-Müzikten zevk almak ve dinleyecek imkana sahip olmak,
-Sevdiklerini ziyaret edebilmek, telefon ve mektupla arayabilmek,
-İş ile ev arası mesafelerin yakın olmasına çalışmak

İŞYERİNDE YÖNETİCİLER, ÇALIŞANLARININ STRESİNİ NASIL AZALTILIR?
Stres faktörlerinin azaltılmasında insan kaynakları departmanlarına önemli roller düşüyor. Bunlar şöyle sıralanabilir:
-İş alımlarında pozisyona en uygun kişinin alınmasına dikkat edilmeli.
-Kişilerin yapacakları işler, kişiliklerine uygun olmalı.
-Performans değerlendirme sistemi uygun olmalı.
-Her şey hiyerarşik düzene uygun bir biçimde olmalı.
-Çalışanlara söz hakkı verilmeli.
-Çalışanlar, maddi ve manevi açıdan tatmin edilmelidir.

donusumkonagi.net