Giriş

Orijinalini görmek için tıklayınız : Dijital şiddet oyunları katiller yaratıyor.



9 ŞUBAT
17-11-2009, 05:23 PM
Yrd. Doç. Dr. Mithat Durak, küçük yaştaki çocukların internet başında çok fazla zaman geçirmesinin şizofreni hastalığına kadar uzanan bir psikolojik rahatsızlığa neden olabileceğini belirtti.

ABANT İzzet Baysal Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Psikoloji Ana Bilim Dalı Başkan Yardımcısı Yrd. Doç. Dr. Mithat Durak, küçük yaştaki çocukların internet başında çok fazla zaman geçirmesinin şizofreni hastalığına kadar uzanan bir psikolojik rahatsızlığa neden olabileceğini belirtti.

Yrd. Doç. Dr. Durak, “Sürekli şiddet içeren oyunlar oynayan küçük yaştaki çocuklar sanal ortamla gerçek hayatı ayırt edemez konuma geliyor. Oradan aldığı örnekleri kendi hayatına uygulamaya çalışıyor. Böyle devam ederse toplumda suç oranı artacak” dedi.

Madde bağımlılığı ve alkol bağımlığının ardından internet bağımlılığının ortaya çıktığını ifade eden Yrd. Doç. Dr. Durak, “Sanal ortamda çeşitli oyunlar oynamak hem kişilik gelişimini engelliyor, hem de psiko patolojik yönlerin ortaya çıkmasına neden oluyor. Psikopatolojik dediğimiz şey gerçeklikle sanallığın birbirine karışması. Psikopatoloji bunlardan biridir ve bir hastalıktır. Şizofreni hastaları gerçeklikle sanallığı birbirinden ayırt edemezler, iç dünyalarında yaşamaya devam ederler. Psikotik bir rahatsızlıktır ve internet bağımlılığı buna yol açacaktır. Çocukların kendi iç dünyalarında yaşadıklarını gözlemlemeye başladım. Sabahtan akşama kadar internetin başından kalkmayan çocuklar sanki bilgisayarın içindeki dünyayı gerçekmiş gibi algılamaya başlıyor. Gerçek dünyayı ise o bilgisayarla uyuşmadığında gerçekleri ile algılayamama gibi problemle karşı karşıya kalıyor. Gerçekle sanalı ayırt edemediğinde büyük sorunlar ortaya çıkacak” dedi.

Yrd. Doç. Dr. Durak kötü arkadaşlıkların hep internet kafelerde başladığını açıklayarak, şunları söyledi:
“Eğer biz, çocuklar üzerindeki denetimi sağlayamazsak, kendilerini başı boş bırakırsak, kendi çocuğumuzun ne yaptığını takip etmezsek internet ortamında yada internet kafede çok çabuk kötü arkadaşlar oluşturabiliyor. Çocuk sanal ortamda oyun oynarken uzun süre başından kalkmıyor. Belli miktar paralar biriktiriyor, kahramanlar satın alıyor, aldığı kahramanları başkalarına satıyor. 12-13 yaşında bir çocuğun yapmaması gereken süreçler içerisine giriyor. O yaşlardaki çocuk sosyal gruplara dahil olmalı, arkadaşlarıyla oynamalı, oyunlar oynarken yaratıcılığı sergilemelidir. Çocuk kendi skorunu sürekli geçmeye çalışıyor ama sonu yok. Kendi skorunu egale edemeyince özgüveni düşüyor.”

Yrd. Doç. Dr. Durak, “İnternette şiddet içeren oyunlar küçük yaştaki çocuklarda katil profili yaratmaya kadar gidecek bir soruna yol açar mı?” şeklindeki soruyu, “Kesinlikle evet. Çocuğun gelişiminde en büyük kaynak rol aldığı kişilerdir. Normal kişilik gelişimi için rol alırken kendi yakın çevresinden başlar. İnternet ortamında yada bilgisayar ortamında çok fazla zaman geçiren çocuğun rol aldığı kişiler değişiyor. Olumlu yanlar yerine hep olumsuz rol alabileceği kahramanlarla karşılaşıyor. Kahramanlar hep şiddet uygulayan yada şiddet uygulanan kahramanlar. Oradan aldığı örnekleri kendi hayatına uygulamaya çalışıyor. Böyle devam ederse toplumda suç oranı artacak. Belki zamanı gelince bu suç oranlarının artmasının nedenlerini düşüneceğiz” diye yanıtladı.

Mutlu YUCA- Taner BAYAR/BOLU (DHA)

plüton
18-11-2009, 01:39 AM
Sadece oyunlarmı, filmler, diziler, haberler, kitaplar hepsi insanların bilinç altını cehenneme çeviriyor. Anne babaların kendilerini ve çocuklarını bütün bu tehlikelerden koruması gerek.
Tvde izlediğiniz bir cinayetten ekranda bir sanal görüntü olduğu için hiç etkilenmiyor olabilirsiniz, acaba bilinç altı sanalla gerçeği ayrıd edebilecek kadar zekimidir acaba? Hiç sanmıyorum. :(

Teknoloji insanlığın hayatını kolaylaştırmaktan çok mahfediyor, filmler ve oyunlar yüzde yüz gereksiz olmaktan başka psikolojik açıdan çok sakıncalıda. Allah hepimizin aklını korusun!

NAR_K
18-11-2009, 02:25 AM
aynen katiliyorum ama beynin cok daha zeki oldugunu dusunuyorum.. bilincaltinin gucu aslinda o kadar etkileyici ki, sanal ile gercegi ayirt etmenin cok zor olucagini dusunmuyorum, ve zaten bunun icin de anormal bir davrnisi normal davranisa cevirip bizi tuzaga dusurebilir. tabi kendi rolumuz de (mantik ve kararlarimiz) buyuk bunda ama ben sadece suan bilinaltindan bahsediyorum cunku herseyin ordan basladigina inaniyorum.. o ne kurnazdir ki ooo :p

maymun
18-11-2009, 02:44 AM
bilinç altı diye bir şey yoktur. kanıtlanmamış bir bilinçaltı tanımlamasını atmışlar bizde sürekli bilinç altı diyoruz. gördüğümüz duyduğumuz öğrendiğimiz bildiğimiz her şey ya bilincimizdedir ya da bilincimiz dışındadır. daha önce hafızamıza kaydettiğimiz ama unuttuğumuz şeyler ise beynimizde bilincimizde bir yerlerde saklanan bilgilerdir. bunlar çeşitli yöntemlerle veya kendiliğinden ortaya çıkabilir. hayata bakış açımız yorumlamalarımız seçtimişz rol modeller hepsi bilincimizdedir. olmayan şey ise bilinçaltıdır.

film ve oyunlardan rol model olarak seçilen kahraman veya karakterlerin gerçek dışı oldukları zihinsel bir problem olmadıktan sonra çok küşük yaşlardan itibaren anlaşılabilir. ancak kişi bilinci ile bu kahramana aşırı bir değer verir idealize eder kendi ile özdeşleştirirse buna benzemek için çaba harcar. bu aşamada yine biliçli bir yorumlaması ile rol model aldığı kahramanın hareketlerini kendi hayatına uyarlayabilir.

burada anlatmak istediğim
1 - sanal karakterlerin ve sanal kurgunun gerçek dışı olduğu kişi tarafından bilinir
2 - sanal kahramanlar rol model alınırken bilinçaltından değil bilinçli bir şekilde alınır
3 - rol model alınan sanal kahraman, kişinin gerçek hayatına yansıtma isteği ve iradesi ile yansır
4 - ancak bu çabada hatalı yorumlamalar veya kırılmalar olursa sanal kişiliğin gösterdiği etik olmayan saldırgan ve şiddet içeren davranışlar görülür
5 - bu sanal kişiliki rol model almasaydı bile kişi büyük bir olasılıkla saldırgan ve şiddet içeren davranışta bulunacaktı.

filmlerdeki ve oyunlardaki kahramanların saldırgan davaranışlarının taklit edilmesi bir amaç değil sadece bir araçtır. kişi saldırgan davranışına bir kalıp oluşturmakta sanal karakteri taklit etmektedir.

plüton
18-11-2009, 02:48 AM
Bilinç altınıda tehlikeli yapan çok zeki olduğu halde mantıktan bi haber olması.

Mesela bir insanı etkilemek için yıllarca uğraşırsın ama hiç etkilenmez. Sonrada bir bakarsınki sana aşık olmuş, bence burda bilinç altına işlemek sözkonusu oluyor. Nitekim sanal şiddettende etkilenmediğini sanırsın ama bir süre sonra bilinçaltından korkunç sesler gelmeye başlar.
Elbette bir psikologdan daha iyi bilemem ama ben anlattıklarımı tecrübe etmiş biri olarak konuşuyorum. :) izlediğim her şiddet filmi için şimdi kendime beyinsiz salak diye bağırıyorum, onca filmi izledimde ne kazandım?