Giriş

Orijinalini görmek için tıklayınız : Evham Kadınlar da Daha Fazla Olur



9 ŞUBAT
15-10-2009, 05:41 PM
Psikolog Tülay Durlanık Evham hastalığı hakkında sunduğu bilgilendirem toplantısında, Evham özellikle bayanların mustarip olduğu bir hastalık ve titizlik ile şüphe hastalığın en belirgin özellikleri dedi.

Hamburg`da düzenlenen Evham konulu etkinlikte Psikolog Tülay Durlanık, Takıntı ve takıntının hastalık boyutu olan Evham hastalığını ele aldı. Hamburg Türk Kadınları Kültür Derneği binasında düzenlenen toplantıda konuşan Dr. Durlanık, Evham hastalığı özellikle bayanların yakalandığı ve kişilere hayatı zehir eden bir hastalıktır. Tedavi edilmemesi durumunda kronik bir hastalığa da dönüşebilir dedi. Hastalığın genelde takıntı boyutuyla başladığına dikkat çeken Dr. Durlanık, Aşırı titizlik, şüphe ve vesvese hastalığın en çok görülen belirtileri. Toplumun baskısı sonucu sürekli `çok temzi ve titiz` olması gerektiğini düşünen kadın zamanla ne kadar temizlik yapsa da yeterli olmadığını düşünüyor. Kadının başka sorunları da varsa bu düşünceler evham boyutuyla kişiyi hasta ediyor dedi. Evhamlı insanın ailesini de huzursuz ettiğini ifade eden Dr. Durlanık, Kişi evde düzenin bozulacağından ya da her yerin kirleneceğinden korkarak aile bireylerinin hareketlerini kısıtlıyor. Kişi ocağın altını açık bıraktığı ya da kapıyı kilitlemediği kuruntularıyla evden çıkamıyor. Çocuklarının yardımı olmadan evden çıkamayanlar da var dedi.
HERŞEYİN AŞIRISI ZARARDIR

Hastalığın şüphe boyutunda hastanın sürekli aile fertlerine bir şey olmasından korktuğunu belirten Dr. Durlanık, Kişi sürekli çocuğunu, akrabalarını arayarak iyi olup olmadığını sorar, sürekli bir korku içinde yaşar. Bu da ailevi ilişkilerini zedeleyebilir. Davranışların dozunu iyi ayarlamak gerekiyor. Zira her şeyin aşırısı zararlıdır dedi. Dindar insanların arasında da evham hastalığının yaygın olduğunu belirten Dr. Durlanık, Dini gereklerini yerine getirirken kuralları yeterince uygulamadığını düşünen kişi sürekli hocalara ve din adamlarına kuralların uygulanması hakkında sorular sorarak şüphelerini gidermek ihtiyacı hissediyorlar dedi. Dr. Durlanık, domuz gribi hastalığının evham hastalarının sayısını artırdığını belirterek, Kişi ellerini yıkamayı hastalık boyuna taşıyabiliyor dedi. Dr. Durlanık hastalığa daha az yakalanma riski olan erkeklerde belirtilerin daha farklı olduğunu ifade ederek, Türkler arasında bu hastalığa yakalananların oranı yüzde 3 civarında. Takıntı tedavi edilmezse 7-8 yıl içinde kronikleşerek evham hastalığına dönüşebiliyor. Evham hastalığı psikiyatrik ilaç tedavisi ve psikoterapi ile tedavi edilmesi gerekir dedi.

Post Gazetesi

paradox
15-10-2009, 07:33 PM
Erkekler, kadinlara oranla sosyal hayatin daha fazla icinde olduklari icin tek konuya odaklanma riskleride daha dusuk oluyor sanirim.Ozellikle calismayan, surekli evde kalan kadin, tum enerjisini eve ve ailesine verdigi icin bir kaybetme korkusu yasaya biliyor.Oysa ki sosyalese bilse, ilgisini farkli konulara yonelte bilse bu endiseleride en aza inicektir kanisindayim..

Siyahi
15-10-2009, 07:39 PM
Erkekler, kadinlara oranla sosyal hayatin daha fazla icinde olduklari icin tek konuya odaklanma riskleride daha dusuk oluyor sanirim.Ozellikle calismayan, surekli evde kalan kadin, tum enerjisini eve ve ailesine verdigi icin bir kaybetme korkusu yasaya biliyor.Oysa ki sosyalese bilse, ilgisini farkli konulara yonelte bilse bu endiseleride en aza inicektir kanisindayim..

Aynen katılıyorum sana paradox..

Sosyalleşmek şarttır: aksi durumda bir çok psikolojik sorun beraberinde geliyor..

ararat
15-10-2009, 11:46 PM
son bir kaç gündür rahatım fakat genellikle her an bir felaket olacakmış ya da insanlardan bir darbe alacakmışım gibi gelir .olayların üstüne gidemem,oysa hayat acımasız bir yarıştan ibaret.

paradox
16-10-2009, 12:06 AM
son bir kaç gündür rahatım fakat genellikle her an bir felaket olacakmış ya da insanlardan bir darbe alacakmışım gibi gelir .olayların üstüne gidemem,oysa hayat acımasız bir yarıştan ibaret.

Bu endiselerin mutlaka bir alt yapisi vardir.Daha once yasanmis aci bir deneyim,hayal kirikliklari gibi.
Hayat evet cok adil degil.Belki de sorun bizim adalet anlayisimizda bilemiyorum.Bir aci yasadigimizda, aklimiza gelen ilk soru neden BEN olmuyormu.Bizmiyiz sadece o acilari uzuntuleri yasayan.Dunyanin geri kalani mutlumu gercekten? Belki de adil olmayan bizlerizdir kim bilir..Kendimizi iyi hisettigimizde, isler yolunda gittigin de bizden mutlusu yoktur.Oysaki yani basimizda birileri aci cekiyor ola bilir,ceksin bize ne biz iyiyiz ya...Peki adalet bunun neresinde???

aLoneaqLe
16-10-2009, 12:33 AM
Bu tarz evhamların sosyal-asosyal olmakla ilgisi olduğunu düşünmüyorum. Neden derseniz, çevremde tanıdığım benden daha sosyal olan kadınlar dahi aynı kuruntulara sahip olabiliyor. Bana kalırsa bunların temelinde kadınlara yüklenen sıfatlar yatıyor. Yuvayı dişi kuş yapar şeklinde başlayıp, anaç duygularla süre gelen dönemde genellikle erkeklerden daha hassas ve duyarlı oluyor kadınlar. Hata yapmamak adına tabii ki.

Örneğin annemde evden çıkarken ocak, ütü vs tarzı şeyleri kontrol eder fakat aşağıya indiğinde "ayy ocağın altı kapalımıydı acaba" demeden edemez. İşte görev bu noktada eşe ya da çocuğa düşer. Kontrol ettim kapatmışsın dersiniz, rahatlar ve unutur. Siz kontrol etmezseniz ve "yine mi ocağı açık unuttun" tarzında yanıtlarsanız zamanla daha ileri boyutlara ulaşır evhamları..

Bu şekilde kendine güvenir, en azından evden tek başına çıkabilecek kadar.

Saygılarımla