9 ŞUBAT
30-08-2009, 12:13 PM
Anne bağımlısı olarak yetiştirilen gölge tipler neden mutlu olamıyorlar? Bu kişiler ne gibi psikolojik sorunlar yaşarlar?
Anne bağımlısı olarak yetiştirilen gölge tipler neden mutlu olamıyorlar? Bu kişiler ne gibi psikolojik sorunlar yaşarlar?
Evlilik sorunlarının bilinmeyen nedenlerinden birisi de bağımlı çocukların evlilikleridir. Çocuğundan kopamayan bağımlı anneler hem oğluna hem de onun eşine neler yaşatıyorlar? Mutluluk hülyası ile başlanan evlilikler bağımlı annelerin hangi davranışları nedeniyle kabusa dönmemektedir? Eşi ve annesi arasındaki rolünü doğru belirleyemeyen erkeklerin ruh dünyalarında neler yaşanır? Anneler neden gelinlerini çocuklarından kıskanır ve neden sürekli gözden düşürmeye çalışır? Eş ve anne ile sağlıklı ilişki nasıl kurulur doğru iletişim nasıl sağlanır?
Tüm bu soruların cevaplarını Memory Center Nöropsikiyatri Merkezi'nden psikiyatri uzmanı Dr. Barış Önen Ünsalver Hürriyet Gazetesinden Uğur İlyas Canpolatla Konuştu.
- Anne bağımlısı kişiler evliliklerinde de neden aynı alışkanlıklarını sürdürürler, annelerinden kopamazlar?
Çünkü başka türlü bir hayatı bilemezler. Anne, hayatlarında hep birinci sıradaki yerini korumuştur ve annelerinin yerini bir başkasına bırakabileceği söz konusu olamaz. Anneleri adeta kişiliklerinin bir parçasıdır. Annenin onayı olmadan kendi başlarına karar vermeleri neredeyse imkansızdır. Verseler bile anneden gelecek tepki korkutucudur.
- Anneler çocuklarının evliliklerine müdahil oluşlarından dolayı mutsuz olmalarından neden rahatsız olmuyorlar?
Anneler çocuklarının mutsuz olduğunun ya farkında değildir, ya da yaptıkları müdahalenin doğruluğundan o kadar emindirler ki çocuklarının kendilerini anlayacağını ve hatta teşekkür edeceğini bile düşünebilirler. Bu anneler hala çocuklarını gerçek bir yetişkin gibi görememektedirler ve küçük bir çocuklarmış gibi onların hayatını düzenleme hakkını görürler kendilerinde.
- Anneler ikinci kadın olarak mı görüyorlar gelinlerini?
Yanıtı biraz zor bir soru bu aslında Uğur Bey. Bilinçli olarak anneler ya da babaların çocuklarına cinsel duygular beslemesi kabul edilemez bir tabudur. Ama anne için bilinçdışında oğlu bir sevgili gibiyse gelin de "ikinci kadın" olarak görülebilir. Hatta bu nedenle oğullarının seçtiği gelin adayını bir türlü beğenmeyebilirler. Bunun yanı sıra eşleriyle ilişkilerinde duygusal doyum yaşayamayan bazı kadınlar oğullarını eşleri yerine koymuş olabilirler ve bu durumda oğullarının da kendilerini terk ettiği hissine kapılıp gelinlerini bir rakip gibi görebilirler.
- Oğlu ve gelininin arasında yatan annelerin de varlığını duyuyoruz. Durum bu kadar ileri boyutlara varır mı gerçekten?
Ne yazık ki varabiliyor. Az önce bahsettiğim anne oğul sevgili ilişkisi her ne kadar bir tabu olsa da bazen bu durumun bilinçdışına atılamadığını görüyoruz. Bazen de sevgili ilişkisinde farklı olarak anne hayat boyu oğlunun ruhsal gelişimini o kadar çok engelliyor ki oğlu ruhsal yapı olarak adeta bir bebek gibi kalıyor. Nasıl bir bebek her şey için annesine ihtiyaç duyarsa o da kocaman bedenine rağmen bir bebek gibi davranıyor.
- Anne bağımlılığı nedir tam olarak? Tanımlar mısınız?
Yetişkin bireyin sorumluluklarını yerine getirememe ya da yerine getirmesi gerektiğinde yoğun sıkıntı bunaltı yaşama ve kendi başına karar alamama, böyle durumlarda çözümü hep anneden bekleme tablosuna anne bağımlılığı denebilir. Hem kadın hem de erkekte olabilir. Aslında "anne" ile kastedilen her zaman biyolojik anne olmayabilir. Bebeklikten itibaren birincil bakıcıdan bahsedilmektedir. Doğumdan itibaren çocuk annesine bağımlıdır, bu bağımlılık bağlılığa geçemediğinde anne bağımlılığı oluşuyor.
- Anne bağımlılığı nasıl oluşuyor?
Ortalama üç yaşına kadar çocuk anneye bağımlıdır. Üç yaştan itibaren çocuk yavaş yavaş anneden ayrılarak birey olmaya başlar. Artık annesi sürekli orada yanında olmasa da, anneye duyduğu özlem ve rahatsızlığa rağmen anneden ayrı olarak hayatını sürdürebilir. Bu döneme kadar doğumdan itibaren bebeğin yanında olma, ihtiyaçlarını karşılama, yani bebekle olumlu, doyurucu ve tutarlı bir ilişki kurmanın sonucu olarak çocuk anneden ayrılmayı başarabilir. Böylece anne yanında olmadığında ondan nefret etmez. Kendi başına oyun oynayabilir. Arkadaşlık ilişkisi kurmaya başlayabilir. Bu aşamalarda sorun yaşanmışsa, yani anne özellikle ilk üç yıl yeterince doyurucu olmamışsa çocuk anneden uzaklaşmaktan korkuyor. Ayrıca bebeğin ayrılmasında annenin verdiği tepki de önemli. Anne ne kadar doyurucu bir anne olursa olsun, eğer bebeğinden ayrılmaya hazır değilse ve bebeğin kendinden uzaklaşıp kendi dışındaki dünyayla tanışmasını engelleyen bir tavır sergiliyorsa gene anne bağımlılığı oluşuyor. Mesela çocuğu düşüp yaralanmasın diye sokağa çıkmasını engelleyen ya da hasta olmasın diye başka çocuklarla oyununa izin vermeyen anne çocuğun hayata karışmasını engelliyor. Böyle anneler "yapamazsın, beceremezsin" diyerek çocuğun becerilerinin gelişimini köstekliyorlar. Bazen de aşırı doyurucu bir anne çocuğun başka kişilere merak duymasını kendi sınırlarını zorlamasını engellemiş oluyor. Çocuğun her işini onun yerine yapıldığı, daha dile getirmeden istekleri anlaşılıp yerine getirildiği zaman çocuğun kendi başına bir şeyleri başarmak için arzusu olmuyor, bu yüzden de yalnız kalınca eli ayağına karışıyor.
devamı alttadır .
Anne bağımlısı olarak yetiştirilen gölge tipler neden mutlu olamıyorlar? Bu kişiler ne gibi psikolojik sorunlar yaşarlar?
Evlilik sorunlarının bilinmeyen nedenlerinden birisi de bağımlı çocukların evlilikleridir. Çocuğundan kopamayan bağımlı anneler hem oğluna hem de onun eşine neler yaşatıyorlar? Mutluluk hülyası ile başlanan evlilikler bağımlı annelerin hangi davranışları nedeniyle kabusa dönmemektedir? Eşi ve annesi arasındaki rolünü doğru belirleyemeyen erkeklerin ruh dünyalarında neler yaşanır? Anneler neden gelinlerini çocuklarından kıskanır ve neden sürekli gözden düşürmeye çalışır? Eş ve anne ile sağlıklı ilişki nasıl kurulur doğru iletişim nasıl sağlanır?
Tüm bu soruların cevaplarını Memory Center Nöropsikiyatri Merkezi'nden psikiyatri uzmanı Dr. Barış Önen Ünsalver Hürriyet Gazetesinden Uğur İlyas Canpolatla Konuştu.
- Anne bağımlısı kişiler evliliklerinde de neden aynı alışkanlıklarını sürdürürler, annelerinden kopamazlar?
Çünkü başka türlü bir hayatı bilemezler. Anne, hayatlarında hep birinci sıradaki yerini korumuştur ve annelerinin yerini bir başkasına bırakabileceği söz konusu olamaz. Anneleri adeta kişiliklerinin bir parçasıdır. Annenin onayı olmadan kendi başlarına karar vermeleri neredeyse imkansızdır. Verseler bile anneden gelecek tepki korkutucudur.
- Anneler çocuklarının evliliklerine müdahil oluşlarından dolayı mutsuz olmalarından neden rahatsız olmuyorlar?
Anneler çocuklarının mutsuz olduğunun ya farkında değildir, ya da yaptıkları müdahalenin doğruluğundan o kadar emindirler ki çocuklarının kendilerini anlayacağını ve hatta teşekkür edeceğini bile düşünebilirler. Bu anneler hala çocuklarını gerçek bir yetişkin gibi görememektedirler ve küçük bir çocuklarmış gibi onların hayatını düzenleme hakkını görürler kendilerinde.
- Anneler ikinci kadın olarak mı görüyorlar gelinlerini?
Yanıtı biraz zor bir soru bu aslında Uğur Bey. Bilinçli olarak anneler ya da babaların çocuklarına cinsel duygular beslemesi kabul edilemez bir tabudur. Ama anne için bilinçdışında oğlu bir sevgili gibiyse gelin de "ikinci kadın" olarak görülebilir. Hatta bu nedenle oğullarının seçtiği gelin adayını bir türlü beğenmeyebilirler. Bunun yanı sıra eşleriyle ilişkilerinde duygusal doyum yaşayamayan bazı kadınlar oğullarını eşleri yerine koymuş olabilirler ve bu durumda oğullarının da kendilerini terk ettiği hissine kapılıp gelinlerini bir rakip gibi görebilirler.
- Oğlu ve gelininin arasında yatan annelerin de varlığını duyuyoruz. Durum bu kadar ileri boyutlara varır mı gerçekten?
Ne yazık ki varabiliyor. Az önce bahsettiğim anne oğul sevgili ilişkisi her ne kadar bir tabu olsa da bazen bu durumun bilinçdışına atılamadığını görüyoruz. Bazen de sevgili ilişkisinde farklı olarak anne hayat boyu oğlunun ruhsal gelişimini o kadar çok engelliyor ki oğlu ruhsal yapı olarak adeta bir bebek gibi kalıyor. Nasıl bir bebek her şey için annesine ihtiyaç duyarsa o da kocaman bedenine rağmen bir bebek gibi davranıyor.
- Anne bağımlılığı nedir tam olarak? Tanımlar mısınız?
Yetişkin bireyin sorumluluklarını yerine getirememe ya da yerine getirmesi gerektiğinde yoğun sıkıntı bunaltı yaşama ve kendi başına karar alamama, böyle durumlarda çözümü hep anneden bekleme tablosuna anne bağımlılığı denebilir. Hem kadın hem de erkekte olabilir. Aslında "anne" ile kastedilen her zaman biyolojik anne olmayabilir. Bebeklikten itibaren birincil bakıcıdan bahsedilmektedir. Doğumdan itibaren çocuk annesine bağımlıdır, bu bağımlılık bağlılığa geçemediğinde anne bağımlılığı oluşuyor.
- Anne bağımlılığı nasıl oluşuyor?
Ortalama üç yaşına kadar çocuk anneye bağımlıdır. Üç yaştan itibaren çocuk yavaş yavaş anneden ayrılarak birey olmaya başlar. Artık annesi sürekli orada yanında olmasa da, anneye duyduğu özlem ve rahatsızlığa rağmen anneden ayrı olarak hayatını sürdürebilir. Bu döneme kadar doğumdan itibaren bebeğin yanında olma, ihtiyaçlarını karşılama, yani bebekle olumlu, doyurucu ve tutarlı bir ilişki kurmanın sonucu olarak çocuk anneden ayrılmayı başarabilir. Böylece anne yanında olmadığında ondan nefret etmez. Kendi başına oyun oynayabilir. Arkadaşlık ilişkisi kurmaya başlayabilir. Bu aşamalarda sorun yaşanmışsa, yani anne özellikle ilk üç yıl yeterince doyurucu olmamışsa çocuk anneden uzaklaşmaktan korkuyor. Ayrıca bebeğin ayrılmasında annenin verdiği tepki de önemli. Anne ne kadar doyurucu bir anne olursa olsun, eğer bebeğinden ayrılmaya hazır değilse ve bebeğin kendinden uzaklaşıp kendi dışındaki dünyayla tanışmasını engelleyen bir tavır sergiliyorsa gene anne bağımlılığı oluşuyor. Mesela çocuğu düşüp yaralanmasın diye sokağa çıkmasını engelleyen ya da hasta olmasın diye başka çocuklarla oyununa izin vermeyen anne çocuğun hayata karışmasını engelliyor. Böyle anneler "yapamazsın, beceremezsin" diyerek çocuğun becerilerinin gelişimini köstekliyorlar. Bazen de aşırı doyurucu bir anne çocuğun başka kişilere merak duymasını kendi sınırlarını zorlamasını engellemiş oluyor. Çocuğun her işini onun yerine yapıldığı, daha dile getirmeden istekleri anlaşılıp yerine getirildiği zaman çocuğun kendi başına bir şeyleri başarmak için arzusu olmuyor, bu yüzden de yalnız kalınca eli ayağına karışıyor.
devamı alttadır .