Giriş

Orijinalini görmek için tıklayınız : Kilo ve Hipnoz



cuzuner
19-01-2009, 11:47 AM
Elman’ın hipnozu kilo kaybında kullanımı tıpkı kekelemede ve nevrozda kullandığı gibidir. Elman tıpkı diğer tekniklerde olduğu gibi yeme hissinin ilk tetiklendiği ana geri dönmeyi tavsiye eder. Bence de aşırı yeme hissi kendimizi güvende hissetmeme ve kendimizi rahatlatma isteğimizden kaynaklanmaktadır. Yine kekeleme görüşüyle aynı şekilde, bu durumda da tek bir olaydan ziyade bu olayı etkileyen birçok deneyim olduğunu öne sürer.

Elman'ın bakış açısına katılayım ya da katılmayayım, bu çalışması çok değerli ve yararı kanıtlanmış bir çalışmadır. Ama hala düzeltilmesi gereken birkaç noktası da vardır. Elman çocuğunu besleyen bir anne konseptine hiç dokunmamıştır, ama ben bunun öneminin yeteri kadar vurgulandığını düşünmüyorum. Bir anne, çocuk sahibi olduğunda gelişmemiş iletişim yeteneklerinden dolayı anlama eksikliğinden kaynaklanan hem anne hem de çocuk için zor ve yeni bir öğrenme süreci başlar. Sıklıkla her durumda çocuk ne zaman ağlasa anne göğsünü verir. Çocuk aç olabilir ama bekli de sadece dikkat çekmek ya da rahatlamak istiyor olabilir veya altını pisletmiş ya da hasta olabilir ama her durumda bebek beslenir ve her ihtiyaç beslenmeyle ilişkilendirilmeye başlar. Bu da hayatın her olumsuzluğunda ağzımızı bir şeylerle doldurmamıza sebep olur. Bu etrafınızdaki birine benziyor mu?

Elman, mükemmel bir hipnoanalizden sonra doktor kontrolü altında bir diyetle çok başarılı bir şekilde kilo verilebileceğini söyler. Bu benim tamamıyla karşı olduğum bir görüştür. Çünkü bir doktorun sağlıklı beslenme hakkında bir fikri olmasına rağmen, beslenme uzmanı değildir ve ikinci olarak insanlar bir süre diyetleri uygularlar ve sonra yeniden eski hallerine geri dönerler. İnsanlar kendi kendilerine sağlıklı beslenmenin temel kurallarını, kendi vücutları ve hayat şeklileri için gerekli olan besin miktarını öğrenmek zorundadırlar.

Üçüncü olarak elman spor yapmakla ilgili hiçbir şey söylememiştir; oysa bu sağlıklı bir vücudun temel yapıtaşıdır.

İlk önce diyetlerin hiçbir işe yaramadığını belirtmek istiyorum. Diyet kelimesi bir şeyler kaybetmek anlamındandır. Bir şeyler kaybettiğimiz zaman içimizdeki çocuk onu yeniden bulmaya çalışır ve bulduğunda da çok mutlu olur. Diyetlerin işe yaramamasının başka bir sebebi de hızlı diyetlerdir. Bu diyetlerde vücuda fazla besin girmediği için vücut aldığı besini diyet sırasında ve diyetten sonra bu durumun devam edeceğini düşünerek saklar. Bunun sonucunda diyetten sonra bilinçaltının kontrolünde olan dayanıklılık ve hayatta kalma mekanizmalarının harekete geçmesiyle diyette verilen kilonun iki katı alınır.

Kilo kaybıyla ilgili birkaç konunun açıklığa kavuşması şarttır. İnsanlar ait oldukları yani vücutlarının gereksinim duyduğu kiloda olmalıdır.

Bizim uyguladığımız program şişmanlığı zayıflıkla, sağlıkla, güçlü kendine saygı çerçevelerini uygun akıl setleriyle birleştirerek, spor ve sağlıklı yemek alışkanlıklarıyla değiştirmeyi amaçlamaktadır.

1. Hastanın sağlıklı olamaya ve kilo vermeye istekli olduğu kabul edilir. Burada hasta kilo vermeyi gerçekten istediğini ve bunu başarmak için ısrar edeceğini açıkça belirtir. Kendi kendini hipnoz bu noktayı alır ve bilinçaltına yerleştirir.

2. Nerede olduğunuza karar verin. Bunu doktorunuzu ziyaret ederek, ona amacınızı anlatarak ve ondan sizin sağlık gereksinimleri ile ilgili her hangi bir önerisi olup olmadığını sorarak gerçekleştirebilirsiniz.

3. Kişinin resmi bütün olarak ele alması, daha sonra yapacağı karşılaştırmalarda ona bir itiş mekanizması yapması için gereklidir.

4. Sağlığın önemi ile ilgili iki ana madde vardır. Birincisi aynada göründüğünüz şekli sevip sevmediğiniz, ikincisi de nasıl hissettiğinizdir. İstediğiniz şeyi gerçekleştirecek kadar enerjik ve güçlü müsünüz?

5. İstediğiniz sonuca ve hedefinize ulaştığınızı nasıl anlayacağınıza göre motivasyonunuzu sağlayın. Hedefe ulaşıldığını duyduğunuzda nasıl görüneceksiniz? Ve nasıl hissedeceksiniz?

6. Bir idman programına başlayın. Bu yapan insanın mevcut sağlık durumuna göre basit çevik bir yürüyüş, yüzme, ağırlık kaldırma ya da uzun mesafe koşusu veya herhangi bir fiziksel egzersiz çeşidi olabilir. Egzersiz programının önemli noktası kasları sıkılaştırmak, yoğunlaştırmak ve güçlendirmektir. Testler kaslı bir vücudun uykuda bile yağlı bir vücudun hareket halinde yaktığından daha fazla kalori yaktığını göstermiştir. Kalorileri yakmak kilo vermedeki ana etkendir. Hipnotik teknikler hariç “bölgesel zayıflama” diye bir şey olmadığı için egzersizler bütün vücudu kapsamalıdır.

7. Bir kası güçlendirmenin en hızlı yolu yavaş ve kontrollü tekrarlardır. Çalışmalar serbest bir şekilde yapılan 1’den 5’e kadar olan tekrarların, ayrı yapılan 1’den 10’a kadar olan tekrarlardan daha çok işe yaradığını ortaya koymuştur. Bu tempo hem aşırı tekrarı hem de olası iskelet kas sakatlanmalarını engeller. Bu program iki günde bir düzenli olarak uygulanmalıdır.

8. Yeme alışkanlığımızı düzenlemeliyiz. İlk önce yemeklerini daha küçük parçalara bölerek günde 5 öğüne çıkartın.

9. Şişmanlığın en büyük sebeplerinden biri de insülin kaybı ya da depolanmasıdır. İnsülin pankreas tarafından üretilir ve görevi kan dolaşımı içinde yağ ve şekeri taşımak ve yağ depolama hücrelerine götürmektir. Fazla yemek, yağ depolanmasını sağlayan insülinin aşırı üretilmesine sebep olur, bu da yağ depolanmasını beraberinde getirir. Küçük ara öğünler kolay sindirilebilen daha az insülinin üretilmesine sebep olur ve bu da daha fazla kalorinin yanmasını beraberinde getirir.

10. Süper hidratlanmış buzlu su. Bu 4,5 litre buzlu suyun gün içinde yudum yudum tüketilmesi demektir. Bu adım şu faktörleri temel alır:

Su sistemi temizler.
Su sindirimi arttırır.
Suda sıfır kalori vardır.
Buzlu su vücudun tekrar kendini ısıtmasını sağlayarak vücudun düzgün işlemesini sağlar. İşlemeden kastettiğimiz sabit kalori yakılmasına sebep olan enerjinin ısıya dönüşmesidir. Bir insanın vücuduna sıfır kalorili su maddesinin girmesi ortalama bardak başına 8 kalorinin yakılması anlamına gelir. Yani formül: sıfır kalori içeri= 8 kalori dışarıdır
Vücut yaşlandıkça kurur. Su kaybı baş ağrısına, göz kaşınmalarına, sırt ağrılarına ve vücutta uyuşukluğa sebep olabilir. Su bunların hepsiyle savaşı ve tüm vücudunuzu sağlıklı tutarak size genç bir ten sağlar.

11. Eğitim. Her hafta kendinize vitaminler ve beslenmeyle ilgili bir şeyler öğrenmek için zaman ayırın.

12. Dinlenme: Bedenin ve zihnin dinlenmeye ihtiyacı vardır. Çok fazla çalışmak kas antrofisine ve sistem üzerinde hak edilmemiş bir strese sebep olur. Kasların geri kazanılması için ve bilinçaltının süreci ve işlemleri değerlendirmesi için yeterli uykuya ihtiyaç vardır.

13. İstediğiniz kiloyu ve formunuzu yakalamayı başardığınızı her gün kendi kendinize tekrar edin. Olumlu düşünün ve kendiniz hipnotik duruma geçerek bunu onaylayın.

Özet olarak obeziteyle uğraştığımız zaman istenilen sonuçlar genelde ulaşılması zor hedefleridir ama bu ihtiyaçlar yukarıda da açıklandığı gibi kişinin duygularını tekrar düzenleme yeteneğinden dolayı en iyi hipnoterapik ölçüler kullanılarak karşılanabilir.

Hipnozun kullanımı eski düşünce kalıplarının tekrar düzenlenmesinin yanı sıra güçlü bir motivasyon etmeninin oluşturulmasını da sağlar. İnsanı yemek yemeğe yönlendiren tetikleyiciler ya da çapalar istenen amaca ulaşmak için gereken sağlıklı koşulların yaratılması için değiştirilebilir.

Benim deneyimlerime göre hipnozla obezitenin tedavisi kısa süreli kazanımlarda çok işe yarar, ama uzun dönemli bakım sürecinde yeni öğrenmelerin periyodik olarak tekrar değerlendirilmesi ve uzun dönemli amaçlar hastanın kendi kendine hipnoz uygulamasını kullanmak için isteğinin uyandırılması ve elde edilen sonuçların muhafaza edilmesi için kontrol ve bakımın da devam etmesi gerekmektedir.

Basitçe kilo vermek gerçek çözüm değildir. Çünkü dışarıda kendilerini bile sevmeyen, yaşamanın zevkini daha önce hiç tatmamış bir sürü zayıf insan vardır. Bu sayfa bize enerji kazandıracak, yeniden kendimize güvenimizi arttıracak, kendimizle övünmemizi sağlayacak şekilde insanın kendine saygı göstererek zihnine ve vücuduna saygı göstermeyi öğreterek kişisel gelişmeyi ve hayatta başarıyı hedeflemiştir.

Hayatta en çekici olduğu düşünülen insanlara her çeşit eğlence ve paranın daha fazla sunulduğunu fark ettiniz mi? Bu sadece bizim bakış açımızla ilgili değil aynı zamanda onların ortaya koyduğu enerjiden de kaynaklanır. Bunun sebebi bu insanların kendi içlerinde de iyi hissetmeleri, kendilerinden memnun olmaları ve iyi yemeleri, iyi yaşamaları ve iyi düşünmeleridir. Kendinizi iyi hissettiğinizde sadece bu gülüşünüze yansımaz aynı zamanda ruhunuzdan dünyaya yayılan enerji de sizin iyi olmanıza katkıda bulunur. Asıl soru şudur: bir insan böyle bir noktaya nasıl ulaşır ve siz kendinizi ne kadar iyi hissetmek istersiniz?