PDA

Orijinalini görmek için tıklayınız : Depresif bozukluk



Gümüş
27-10-2007, 10:15 PM
Depresif Bozukluk ( Depresyon )
Yazar : Uzm. Psk. Umut Ulusu
DEPRESİF BOZUKLUK ( DEPRESYON )
DEPRESYON NEDİR?

Sözlük anlamı çökkünlük olan depresyon; bireysel farklılıklar içermekle birlikte, kişinin duygu, düşünce ve davranışlarını olumsuz olarak etkileyerek yaşamını ve fiziksel sağlığını bozan bir duygu durum bozukluğudur.
DEPRESYONUN BİLİŞSEL BİLEŞENLERİ NELERDİR?
1. Olumsuz üçlü: Kişinin kendine, çevresine ve geleceğe yönelik olumsuz değerlendirmelerde bulunması.

2. Olumsuz düşüncelerin otomatik olarak ortaya çıkması: Kişi daha önceden plan yapmadığı ve düşünmediği halde bu olumsuz düşünceler otomatik olarak ortaya çıkar.

3. Bilgi işlemede ve algılamada sistematik hataların olması:

- Seçici Olarak Olumsuza Odaklanma ve Olumlu Şeyleri Gözden Kaçırma
- Olumsuz Olayları Abartma
- Olumlu Olayları Küçümseme
- Olumsuz Olaylardan Yola Çıkarak Aşırı Genellemelerde Bulunma
- Ya Hep Ya Hiç Tarzında Düşünme
- Olaylardan Keyfi ve Kendine Göre Çıkarsamalarda Bulunma

4. İşlevsel olmayan şemalar: Bu işlevsel olmayan şemalar çocukluk döneminde başlayan ve yaşam boyu gelişen oldukça güçlü sayıtlılardır.

Örneğin: Kişinin ne kadar başarılı olursa olsun, kendini değerli hissedebilmesi için başkalarının onayının gerektiğine inanması.
Kişi kendini başarılı görmek için her alanda başarılı olmak gerektiği hissine kapılması. Bu tür düşünce ve inançlar sürekli olarak bilişsel çarpıtmalarla desteklenmektedir.
DEPRESYON TANI ÖLÇÜTLERİ NELERDİR? HANGİ BELİRTİLER DEPRESYONA İŞARETTİR?
1. Çökkün duygu-durum: Kişini, hemen her gün kendini mutsuz, karamsar, kederli, gergin ve ağlamaklı hissetmesi.
2. İlgi ve istek azalması veya hiçbir şeyden zevk alamama: Genel olarak isteksiz bir durum.
3. Yorgunluk, enerji azalması, bitkinlik: Kişinin kendini halsiz ve güçsüz hissetmesi.
4. Uyku bozukluğu: Uykuya dalamama, sık sık uyku parçalanması, çok uyuma ve kişi çok uyuduğu halde kendini hiç uyumamış gibi hissetmesi.
5. Dikkat toplamada dağınıklığı: Kişi dikkatini toplamada güçlük çeker ve odaklanamaz.
6. İştah bozukluğu: Genelde bir iştahsızlık ve kilo kaybı görülür, ancak bazı kişiler aşırı yeme davranışında bulunabilirler.
7. Kendine güven azalması, değersizlik ve suçluluk duygusu: Kişi kendini başarısız bulur ve hiçbir işe yaramadığını ve değersiz olduğunu düşünür, suçluluk duygusu hakimdir.
8. Ölüm ve intihar düşünceleri: Depresyonda olan kişilerin genelinde intihar düşüncesi vardır.
9. Hareketlerde ve konuşmalarda yavaşlama: Hareketlerde, düşüncede ve de karar vermede yavaşlama görülür.
10. Bunaltı (kaygı) hali: Endişe, daralma, gerginlik, sıkıntı ve huzursuzluk halidir. Kapalı yerlerden daralma ve aynı yerde uzun süre kalamama hali görülür.
11. Sinirlilik hali: Kontrol edilemeyen kolay ve çabuk sinirlenme hali.
12. Karamsarlık ve umutsuzluk hali: Kişini kendine çevresine ve geleceğine karamsar ve umutsuz yaklaşması söz konusudur.
13. Cinsel sorunlar: Cinsel isteksizlik, ereksiyon ve ejakülasyon sorunu görülür.
14. Bedensel yakınmalar: Hazımsızlık ve doktorların tanı koyamadığı, psikolojik dediği vücut ağrılarının görülmesi.
Bu belirtilerden en az 5 tanesi, en az 2 haftadan beri kişinin yaşantılarını etkilemeye başlamış; ilişkilerini bozuyor, gününün büyük bir kısmını kaplıyor ve kontrol edilemez durumlar yaratıyorsa; kişinin sorunu depresyon olabilir. Vakit kaybetmeden bir uzmana başvurulması en doğru olandır.
DUYGU DURUM BOZUKLUKLARI ( DEPRESYON ) KAÇ TÜRLÜDÜR?
1. MAJÖR DEPRESİF BOZUKLUK : En az 2 hafta süren depresif duygu-durum ya da ilgi kaybının yanı sıra üstte sıralanan ölçütlerden en az dördünün bulunması.
2. DİSTİMİK BOZUKLUK: En az iki yıl boyunca hemen her gün depresif duygu-durumun bulunmasının yanı sıra bir majör depresyonun bulunmaması.
3. BAŞKA TÜRLÜ ADLANDIRILAMAYAN DEPRESİF BOZUKLUK: Majör depresif bozukluk, distimik bozukluk, depresif duygu-durum ile giden uyum bozukluğu için konan tanı ölçütlerini tam karşılamayan yetersiz ya da çelişkili depresyon belirtilerin olması.
4. GENEL BİR TIBBİ DURUMA BAĞLI DUYGU-DURUM BOZUKLUĞU: Genel tıbbi bir durumun ( MS, İnme, Hipotiroidizim ) sonucu olarak ortaya çıkan belirgin ve sürekli bir duygu-durum bozukluğu.
5. MADDE KULLANIMINI YOL AÇTIĞI DUYGU-DURUM BOZUKLUĞU: Madde kullanımı sonucunda belirgin ve sürekli bir duygu-durum bozukluğudur.
6. İKİ UÇLU ( BİPOLAR ) DUYGU-DURUM BOZUKLUĞU: Hareketlilik hali, taşkınlık, saldırganlık vs. gibi manik duygu-durum ile depresif duygu-durumun dönüşümlü olarak yer değiştirdiği bir bozukluktur.

MASKELİ DEPRESYON NE DEMEKTİR?
Depresyon belirtilerinin arka planda olduğu veya hiç görülmediği, kişiler arası ilişkilerde bozulmanın olmadığı depresyon çeşididir. Sıklıkla psikolojik belirtiler ve yaşamsal sorunlar inkar edilir ya da olduğundan daha az gösterilir. Bunlar yerine hekime; bedensel belirtiler, alkol-madde kullanımı ya da cinsel işlev bozuklukları ile başvururlar. Genellikle 35-45 yaş arası kadınlarda iki kat daha fazla görülür.


NE TÜR DURUMLARI DEPRESYONDAN AYIRT ETMEK GEREKİR?
Kişinin bir yakınını kaybetmesi sonrasında tutulan yas ve geçici hüzün duygusu depresyondan ayırt edilmelidir.
Yaşam akışı içinde kişinin yaşadığı başarısızlıklar ve de karşılaştığı güçlükler karşısında duyduğu geçici üzüntüler de depresyondan ayırt edilmelidir.


HER İNSANIN YAŞAMIN BELLİ BİR DÖNEMİNDE DEPRESYONA GİRMESİ MÜMKÜN MÜDÜR?
Her insanın hayatın belli bir döneminde depresyona girme olasılığı vardır. Bunun bir güçsüzlük göstergesi olmadığı bilinmelidir ve kişinin bu dönemde; çok önemli kararlar almaktan kaçınmasında yarar vardır. Kişinin bu dönemde yalnız kalmamaya özen göstermesi ve küçük de olsa faaliyetlerde (yürüyüş, bir arkadaşla sohbet, elişi, yemek, tamirat vb.) bulunmasında yarar vardır. Bu dönemde kişinin tehlikeli ve dikkat gerektiren işlerde çalışması sakıncalı ve tehlikeli olabilir.

İNSANLARIN DEPRESYONA GİRMESİNE NEDEN OLAN RİSK FAKTÖRLERİ NELERDİR?
• Soy ağacında depresyon olanlar.
• Ağır ve zorlayıcı kabul edilecek yaşam koşullarına maruz kalmak.
• Sevilen birinin kaybı veya terk edilmek
• Kötü aşağılayıcı muameleye maruz kalmak
• Ağır bir fiziksel hastalık geçirmek.
• Uzun süreli bakım ve tedavi gerektiren fiziksel bir hastalığa yakalanmış olmak
• Baskıcı veya aşırı ilgisiz ailede yetişen pasif ve içe dönük kişiler.
Yukarda sayılan koşullara maruz kalan herkesin mutlaka depresyona yakalanacağı anlamını çıkarmak doğru olmaz. Bunlar risk faktörleridir ve bireysel farklılıklar önemlidir.

BİRÇOK KİŞİ BU TÜR OLUMSUZ OLAYLAR YAŞIYORKEN NEDEN YALNIZCA BAZILARI DEPRESYONA GİRMEKTEDİR?
Bugünkü bilgimize göre, depresyondaki en önemli yatkınlık nedenini kalıtım ve bazı kişilik özellikleri oluşturmaktadır. Bazı durumlarda kişi hayatında onu etkileyen önemli bir sorun olmadığı halde niçin kendisini “kötü” hissettiğine anlam veremez. Bu durumlarda sorunun kaynağı diğer hastalıklarda olduğu gibi (örneğin yüksek tansiyon, şeker gibi) biyolojik sebeplerdir. Yakın akrabalarında depresyon olan kişilerin depresyona girme oranı daha yüksektir.
Kişilik özelliği açısından baktığımızda kimseyi incitmemeye, herkesi hoşnut etmeye çalışan; duygularını düşüncelerini çevresindekilere “kırılır”, “benden uzaklaşır” kaygılarıyla (özellikle öfke, kırgınlık gibi olumsuz duyguları) ifade edemeyen kişiler depresif duygu ve düşüncelerle baş etmekte güçlük yaşayabilmektedirler.
Ayrıca, depresyon bazı ilaçlara ya da fiziksel hastalıklara bağlı olarak da ortaya çıkabilir.
Son yirmi beş yılda toplumda depresyon görülme sıklığı on ile yirmi kat arasında artmıştır. Depresyon özellikle gençler arasında giderek yaygınlaşmıştır.

DEPRESYONDA OLAN KİŞİLERİN İNTİHAR RİSKİ NEDİR?
Depresyonda olan kişilerin intihar girişiminde bulunma riski çok yüksektir. Bu nedenle depresyonda intihar girişimlerine yönelik önlemler yaşamsal bir önem taşır. Eğer kişi kendisinde veya çevresindekilerde depresyon belirtilerini görüyorsa en kısa zamanda bir uzmana başvurmalıdır (psikolog, psikiyatrist).

DEPRESYONUN TEDAVİSİ MÜMKÜN MÜDÜR?
Depresyon, tedavisi mümkün olan bir rahatsızlıktır. Depresyonda olan kişinin öncelikle tedaviyi kabullenmesi gerekir. Bu özellikle terapiler için çok önemlidir. Depresyon için en uygun tedavi yöntemi; ilaç tedavisi ve psikoterapilerin birlikte yürütülmesidir. Toplumdaki yaygın inancın aksine depresyon tedavisinde kullanılan yeni kuşak antidepresan ilaçlar (SSRI) bağımlılık yapmazlar. Yan etkileri ise son derece azdır ve tehlikeli değildir. İstenildiğinde doktor önerisi ile rahatlıkla kesilebilirler.
İlaç tedavisine ek olarak uygulanan psikoterapi ile kişinin olumsuz düşünce ve davranış biçimlerinin değiştirilmesi ve hastalıkla mücadele etmesi için daha aktif olması amaçlanır. Ayrıca depresyon tekrarlama riski olan bir rahatsızlıktır. Psikoterapilerle, depresyonun tekrar ortaya çıkmasını engelleyecek başa çıkma yöntemlerinin hastaya öğretilmesi amaçlanır. Ve hasta tekrar depresyonla karşılaştığında bu baş etme mekanizmalarını kullanarak depresyona karşı kendini daha güçlü kılabilir. Yapılan araştırmalara göre, depresyon tedavisi için psikoterapilerin birlikte kullanıldığı ilaçlı tedaviler, psikoterapilerin kullanılmadığı ilaçlı tedavilere göre iki kat daha başarı sağlamaktadır.
İnsan ömrü boyunca defalarca depresyona girebilir önemli olan bir kereliğine depresyonu yenmek değil, depresyonu yenebilmek için gerekli yolları öğrenerek hayat boyu bunları depresyon önleyici silahlar olarak kullanabilmektir.

alıntı...

serendipity
13-01-2008, 10:06 PM
Tanımlar tamamıyle içinde bulunduğum durumu özetliyor.Depresyona giderek emin adımlarla ilerliyorum.Devam eden aile sorunlarım, işsizliğim, özel hayatımda ki hayal kırıklıklarım.Umudum yok kısacası gelecekten :(

aliina
01-04-2008, 06:41 PM
ewet gerçekten ben de yawaştan bu duruma uymaya başlamışımm...umarım atlatmam kolay olurr...

rockkk
30-12-2008, 02:50 AM
ben depresyondayım gal,ba:( hepsini yaşıyorum.sürekli ağlamaklıym karamsar ve gerginim olumsuzum olumlu bakamıyorum mutusz ve çökkünüm isteksizim kendimi yaşlanmış biri gibi hisediyorum hiç bi amaçsız beklentisiz.sürekli olumsuz olaylar çıkarıp üzülüyorum istemeden oluyor elimde değil.ama ben uzun süredir böyleyim.acaba ben hep depresyondamıyım? hiç bu ihtimali düşünmemiştim neyim olduğuna dair..

johnbarleycorn
30-12-2008, 10:05 AM
Kendinizi, özellikle olumsuz düşünceler içerisindeyken, sınırları başkaları tarafından çizilen; belli kalıplara sokmamanızı tavsiye ederim. Bu geçici ruh halinden çıkmanız, bahsedilen kalıbın dışında kaldığınızı düşündüğünüzde daha kolay olacaktır.

CANBURCU
06-01-2009, 12:47 AM
bazı dönemlerde bende burada yazanların hepsini yaşadım (intihar düşüncesi hariç) doktora gitmedim ama ortam değiştirdiğimde bu ruh hali hafifledi .en azından oturup iyi şeyler düşünmek için zaman yarattım kendime.depresyonda olanlara tek tavsiyem mümkünse tatile gidin .uzaktaysanız ailenizin yanına paranız varsa deniz kenarına neresi oldugu önemli değil yeterki rutin hayatınızdan bir süre uzaklaşın

yağmur yürekli
22-01-2009, 12:00 AM
sanırım bunların hepsini yıllardır yaşıyorum ama depresyondamıyım bilemiyorum
hiçbirşeyden tat alamıyorum evimden dışarı çıkamıyorum insanlara karşı tedirginim hep aşağılanacak duygusu içindeyim ve daha birsürü duygu karmaşası yaşıyorum

psikolog_yolunda
05-03-2009, 08:26 PM
Sanırım bnde depresyona doğru ilerlemekteyim...

Kendimi mutsuz,umutsuz,işe yaramayab,unutulan biri gibi hissetmeye başladım uzun zamandan beri.
Çabuk sinirleniyorum,uyku problemlerim oluyo sürekli ağlamaklıyım :S :S

negatif
05-03-2009, 10:13 PM
depresyon tedavi edilebilen bir ruhsal hastalıktır arkadaşlar.no panik..2 kez majör olmakla beraber defalarca intihar girişimim oldu..ama geçti geçiyor..tekrar da gelebilir herşey olabilir..yaşayıp göreceğim.ama tedavisi var bunu unutmayın

YADELLER
05-03-2009, 11:42 PM
Depresyon ve panik ,sanki gölge gibi peşimdeler ben kaçtıkça arkamdan geliyorlar ;ama ben yenilmeyeceğim ikisinede ,hayat her şeye rağmen güzel ve sağlık herşeyden önce gelirmiş bunu geç öğrendim,sağlık diliyorum bütün herkese.

skassas
07-11-2009, 07:37 AM
Sanırım son 4 yıldır bende de var. Dönem dönem baskısını ensemde hissediyorum. Şu aralar olduğu gibi. İntihara kalkışmadım hiç bir zaman. Psikolağada gitmedim. Sürekli mutsuzum çoğu zaman hiçbirşey zevk vermiyor. Hatta kendimi yaşlı ve hantal hissetmeye başladım. Kafamda milyarlarca şey var sanki ve boşalmıyor bir türlü. Emsallerime göre bir çok şeyi başarmış olmama karşın bazende aşağılık kompleksine giriyorum, sahip olduklarımı hiçe sayarak kendimi küçümsüyorum. Sorunun başlangıç noktasını biliyorum aslında en azından bildiğimi sanıyorum. Çalıştığım yerde gözde bir elemanken nedenini anlayamadım sebeplerden baskı gördüm, kurum için yaptıklarım hiçe sayıldı&görmezden gelindi, çalıştıkça yükselmem güven sağlamam gerekirken sürekli küçümsendim. Bunları dile getirdikçe gözle görülür baskı azaldı bu sefer psikolojik baskı başladı. Direkt yapamadıklarını farklı yollardan mazeretlerle yapmaya başladılar. Sürekli itiraz etmezsem sahip olduğum haklar bu şekilde elimden alınıyordu. Sürekli haklarımı koruma çabası içine girdim. Buda performansımı etkiledi. Daha verimli çalışmak yerine işe gitmekten bile soğudum. Kenimi güvence altına almak adına babamın üzerinden bir işyeri açtım. 4 yıl boyunca asıl işimden kalan zamanda çalıştım ve burayı bir noktaya getirdim. Ara ara eski ben ile şimdiki beni karşılaştırdım ve sahip olduklarımın alınmasında onları haklı gördüm. Çünkü her geçen yıl performansım düşüyordu. Nedense arttırmak için çaba harcamak yerine oluruna bıraktım. Bu süreçte zaman zaman çok sinirli oldum çalışma arkadaşlarıma patladım. Zaman zamanda yönetime karşı geldim. Her seferinde birşey olmamış gibi davrandılar. Beni ne suçlu ne suçsuz buldular, hiç bir zaman yüzleşmediler. Bir yıl önce sağlık sorunlarım baş götermeye başladı. Bu tempoyu kaldıramaz oldum. Ya işim ya dükkanım noktasına geldim. Sürekli sinirliydim, 2 ayda bir tansiyon yükselmesiyle birlikte bulantı baş dönmesi yaşıyordum. Yataktan kalkamıyordum böyle zamanlarda. Doktor sakinleştirici iğne ile bir haftaya kadar istirah veriyordu her defasında. Her iki işimide bırakmak istemiyordum. 2 ay önce tarafıma yapılan haksızlığa tahammül edemeyerek (en azından ben öyle düşünüyorum) ani bir patlama ile tazminatımıda geride bırakarak 10 yıllık işimden istifa ettim. 2 ay geçti mutlumuyum, deprsoyandan çıktım mı? Hayır. sürekli orayı düşünür oldum. Arada beni arıyorlar bişeyler soruyorlar veya arkadaşlarım geliyor bişiler anlatıyor. Duymak istemiyorum etkileniyorum ama konuşmaktan kendimi alamıyorum :-(( Orayı seviyordum ve bu şekilde bitmesini istemiyordum. Ama dayanamıyordum da :-((( Benden ne istiyorlar bilmiyorum bilmiyorum ama ben artık bu deprosyan illetinden kurtulup mutlu bir hayat çizmek istiyorum kendime. Önerisi olan var mı?

Banfif
13-11-2009, 05:19 AM
Aslında seni çok iyi anlayabiliyorum ,empati kurarak ve buna benzer bir deneyim yaşayan biri olarak...Eski işini çok düşünme derim sana seni çok üzer,haketmeden 10 yıl emek verdiğin yerden istifa etmek tabiri caizse sana çok koymuştur.Nedenini bilmediğin halde birde.Belki politik davranamadın,işin içine duygularını karıştırdın ama iş dünyası kimse kimseyi düşünmüyor malesef.İnsanlar birbirinin ayağını kaydırarak bir yerlere gelmeye çalışıyorlar,taktirden çok yıkıcı eleştiri var yapıcı değil.Durum böyle olunca depresyonada giriyor insan sonra işine dahada çok etki ediyor bu durumda kötü insanların lehine sebep oluyor.Çok geçmiş olsun,kendinizi suçlamayın,kendinize aksine iyi davranın çünkü siz iyi insansınız.Saygılar...

olasılıksız
19-11-2010, 07:19 PM
.........................

moonchild
20-11-2010, 01:47 AM
mutlu olmanın sırrı basit yaşamaktır.

Nevermind
20-11-2010, 05:10 AM
Hayatımı mahfettin,bitirdin depresyon :(((((((((((