9 ŞUBAT
06-11-2007, 02:55 PM
"Gece gündüz demeden deli gibi çalışıyorum. En erken gelip en geç ben çıkıyorum. Vazifelerimi tam olarak yapmanın yanısıra pek çok başarılı proje geliştirdim. Peki elime ne geçti? Ne bir terfi ne de bir pirim veya zam... Bir 'aferin' bile almıyorum."
Bu tür cümleler sizin de aklınızdan geçiyorsa inanın bana yalnız değilsiniz. Araştırmalara göre çok sayıda çalışan aslında olması gerektiği yerde olmadığını düşünüyor. Peki ne olacak? Hak ettiğiniz taltifi görmek için ne yapmanız gerekiyor?
Şu sıralar ünlü kariyer uzmanı Cynthia Shapiro'nun (sintiya şapiro)şirketlerdeki gizli kuralları anlattığı "Corporate Confidential" adlı kitabı okuyorum. Kitapta özet olarak sıkça yapılan 5 ortak hatadan bahsediliyor. Yazarın iddiasına göre işte bu kritik 5 hata bizlerin işyerinde yükselmemizi engelliyor. Nedir bunlar? İşte başlıyoruz:
BURNUNUN DİKİNE GİTME: Pek çoğumuz yaptığımız işe olan yaklaşımımızın en iyi yol olduğunu düşünürüz. Kendi yargılarımız çoğu zaman taltif almamızı engeller. Öncelikle sizden tam olarak ne beklendiğini ve üstlerinizin neyi daha fazla neyi de daha az önemsediğini anlamanız lazım. Mesela muhasebeci olduğunuzu ve ay içinde şirketin 10 ayrı ödemesini düzenli olarak yapmanız gerektiğini düşünelim. Fakat patronunuz üye olduğu derneğin aidat ödemelerine özel bir ihtimam gösteriyor. Siz de iş planı yaparken bu hassasiyeti dikkate almalısınız. Yani vergi ödemesi veya senetler daha önemli diyerek kendi kendinize çıkarımlar yapmayın. Eğer yükselmek istiyorsanız kendi yaklaşımlarınızı bir kenara bırakın ve inanmasanız bile şirketin hassasiyetlerine öncelik verin.
ŞEYTANIN AVUKATI OLMA: Aklına gelen herşeyi söylemek zorunda değilsin. Üst yönetimin (patronun) önerilerine, projelerine yaklaşırken pozitif ol. Olumsuzlukları veya riskleri dile getiren sen olma ve kendini buna memur hissetme. İş yaşamında pozitif olmak çoğu zaman yetenekli olmaktan evladır.
İNSAN KAYNAKLARI KİMİN YANINDA: Her fırsatta insan kaynakları departmanına koşup iş koşullarından veya haksızlıklardan şikayet ediyorsanın bunu bir kez daha düşünün. İnsan kaynakları departmanları şirketleri korumak için vardır.
ÇOK AKILLI OLMAK: Akıllı ve zeki olduğunuzu düşünüyor olabilirsiniz. Bu doğru da olabilir. Ancak zekanızı doğru bir şekilde gösteremiyorsanız bu durum sizin şirket için bir kazanç olmaktan çok bir tehdit olarak algılanmanıza yol açabilir. Sizden talep edilmedikçe ne yapılması gerektiğini konusunda fikirlerinizi ortaya atıp durmayın. Sorulduğunda ise "akıl dolu" fikrinizi izah ederken muhatabınızı da işin içine katın, zarif olun.
GİTMESİNİ BİLMEK: Son olarak bir türlü hak ettiğinizi alamıyorsanız belki de gözden çıkarılmış olabilirsiniz. Uzun süredir zam alamıyorsanız, takdir edilmiyorsanız, kimsenin istemediği işler işler sürekli size veriliyorsa belki de artık sarı sayfalara bakmanın vakti gelmiştir. Ne dersiniz? Şunu unutmayın çalışırken iş bulmak işsizken iş bulmaktan daha kolaydır.
İyilikle kalın...
Kaynak :Yeni Asır
Ahmet Veli Olgundeniz
Bu tür cümleler sizin de aklınızdan geçiyorsa inanın bana yalnız değilsiniz. Araştırmalara göre çok sayıda çalışan aslında olması gerektiği yerde olmadığını düşünüyor. Peki ne olacak? Hak ettiğiniz taltifi görmek için ne yapmanız gerekiyor?
Şu sıralar ünlü kariyer uzmanı Cynthia Shapiro'nun (sintiya şapiro)şirketlerdeki gizli kuralları anlattığı "Corporate Confidential" adlı kitabı okuyorum. Kitapta özet olarak sıkça yapılan 5 ortak hatadan bahsediliyor. Yazarın iddiasına göre işte bu kritik 5 hata bizlerin işyerinde yükselmemizi engelliyor. Nedir bunlar? İşte başlıyoruz:
BURNUNUN DİKİNE GİTME: Pek çoğumuz yaptığımız işe olan yaklaşımımızın en iyi yol olduğunu düşünürüz. Kendi yargılarımız çoğu zaman taltif almamızı engeller. Öncelikle sizden tam olarak ne beklendiğini ve üstlerinizin neyi daha fazla neyi de daha az önemsediğini anlamanız lazım. Mesela muhasebeci olduğunuzu ve ay içinde şirketin 10 ayrı ödemesini düzenli olarak yapmanız gerektiğini düşünelim. Fakat patronunuz üye olduğu derneğin aidat ödemelerine özel bir ihtimam gösteriyor. Siz de iş planı yaparken bu hassasiyeti dikkate almalısınız. Yani vergi ödemesi veya senetler daha önemli diyerek kendi kendinize çıkarımlar yapmayın. Eğer yükselmek istiyorsanız kendi yaklaşımlarınızı bir kenara bırakın ve inanmasanız bile şirketin hassasiyetlerine öncelik verin.
ŞEYTANIN AVUKATI OLMA: Aklına gelen herşeyi söylemek zorunda değilsin. Üst yönetimin (patronun) önerilerine, projelerine yaklaşırken pozitif ol. Olumsuzlukları veya riskleri dile getiren sen olma ve kendini buna memur hissetme. İş yaşamında pozitif olmak çoğu zaman yetenekli olmaktan evladır.
İNSAN KAYNAKLARI KİMİN YANINDA: Her fırsatta insan kaynakları departmanına koşup iş koşullarından veya haksızlıklardan şikayet ediyorsanın bunu bir kez daha düşünün. İnsan kaynakları departmanları şirketleri korumak için vardır.
ÇOK AKILLI OLMAK: Akıllı ve zeki olduğunuzu düşünüyor olabilirsiniz. Bu doğru da olabilir. Ancak zekanızı doğru bir şekilde gösteremiyorsanız bu durum sizin şirket için bir kazanç olmaktan çok bir tehdit olarak algılanmanıza yol açabilir. Sizden talep edilmedikçe ne yapılması gerektiğini konusunda fikirlerinizi ortaya atıp durmayın. Sorulduğunda ise "akıl dolu" fikrinizi izah ederken muhatabınızı da işin içine katın, zarif olun.
GİTMESİNİ BİLMEK: Son olarak bir türlü hak ettiğinizi alamıyorsanız belki de gözden çıkarılmış olabilirsiniz. Uzun süredir zam alamıyorsanız, takdir edilmiyorsanız, kimsenin istemediği işler işler sürekli size veriliyorsa belki de artık sarı sayfalara bakmanın vakti gelmiştir. Ne dersiniz? Şunu unutmayın çalışırken iş bulmak işsizken iş bulmaktan daha kolaydır.
İyilikle kalın...
Kaynak :Yeni Asır
Ahmet Veli Olgundeniz