Giriş

Orijinalini görmek için tıklayınız : Insana Hayati Zehir Eden Illet!.. Reflü .



9 ŞUBAT
25-04-2008, 01:47 PM
Kendini tipik olarak ağıza acı su gelmesi ve yanma şikayetleri ile ortaya koyan reflü hastalığı, kimi zaman sinsi biçimde boğaz, geniz, akciğer problemlerine ve hatta astım gibi kalıcı sıkıntılara da yol açabilir.

En sık sindirim sistemi hastalığı olan ve tüm nüfusun %40’ını etkileyen reflü hastalığının tanı ve tedavisinde baş döndürücü ilerlemeler olmuştur.

Kendini tipik olarak ağıza acı su gelmesi ve yanma şikayetleri ile ortaya koyan reflü hastalığı, kimi zaman sinsi biçimde boğaz, geniz, akciğer problemlerine ve hatta astım gibi kalıcı sıkıntılara da yol açabilir.

Kalp krizini taklit eden göğüs ağrılarının büyük bölümünden reflü sorumludur.

Uygun tedavisi yapılmamış reflünün uzun dönemde çok ciddi hastalıklara yol açabileceği kanıtlanmıştır.

Uzun süreli ve doğru tedavi edilmemiş reflü hastalarının %10’unda ortaya çıkan Barrett durumu, kişiyi yutma borusu alt uç kanseri gelişimi açısından 100 misli fazla riske sokar. Reflü hastalığı yutma borusu alt uç kanseri için kesin risk faktörüdür! Reflü hastalığı gırtlak kanseri için kısmi risk faktörüdür! Reflü tanısı nasıldır?

Endoskopi, PHmetre, Empedans, Bravo, Manometre, Sineradyografi, Ultrasonografi.

Reflü tanısı, deneyimli ellerde ve yüksek teknoloji kullanarak tamamen objektif kriterlere dayandırılmalıdır.

Merkezimizde tüm tanı aşamaları Prof. Yerdel tarafından gerçekleştirilmektedir ve doğru tanının ardından en uygun tedavi elde edilen bilgiler dinamik bir sentez süzgecinden geçirildikten sonra hastalarımıza sunulmaktadır. Reflü tedavisi nasıl olmalıdır?

Önlem, diyet ve ilaç tedavisi. Laparoskopik anti-reflü cerrahi.

Alternatif tedaviler Hastaların % 90’ından fazlasında ilk etapta ve yeni tanı konulduğunda önlem-diyet-ilaç uygulaması, belirti ve şikayetleri tamamen kontrol altına almaktadır.

Reflü tedavisinde önlemdiyet- ilaçlar ömür boyudur. Ancak, önlem, diyet, ilaç üçlüsü ömür boyu sürdürülmelidir. Reflü hastalığının kalıcı etki gösteren ilaç tedavisi yoktur. Çünkü reflü için verilen ilaçlar reflüye engel olamazlar.

Anti-reflü girişimler ise gerçek anlamda reflüsüz olmanın tek kanıtlanmış yoludur.Çünkü reflü mekanik bir bozukluk sonucu oluşagelmektedir. Dolayısıyla, ancak bu mekanik bozukluk giderilirse gerçek reflüsüzlük sağlanacaktır.

REFLÜ NEDiR?

Ağıza acı su gelmesi, göğüs kemiğinin arkasında yanma hissi, sık ses kısıklığı gibi şikayetleriniz var ise muhtemelen "reflü"nüz var ve mutlaka bir reflü merkezine başvurmalısınız.

Pof. Dr. Mehmet Ali Yerdel

http://www.habervitrini.com

9 ŞUBAT
29-04-2008, 05:13 PM
Boğazda takılma ve yabancı bir madde varmış hissi, yutkunma güçlüğü, sık boğaz ağrısı, aralıklı veya sürekli ses kısıklığı ve diğer ses problemleri, boğazda yabancı bir madde veya şişlik varmış hissine bağlı sık sık boğaz temizleme alışkanlığı ve nedeni bulunamayan müzmin öksürüğün reflünün habercisi olabileceği bildirildi.

Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Kulak Burun Boğaz Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Sabri Uslu, "ağız boşluğunun arka kısmındaki 'yutak' denilen bölgenin doku şişkinliği" olarak adlandırılan faranjitin, sadece mikroplara bağlı olarak ortaya çıkmadığını, sigara, hava kirliliği ve geniz akıntısının da hastalığın nedenleri arasında bulunduğunu bildirdi.

Gözden kaçan bir diğer faktörün de tıp alanında "larengo farengeal reflü" denilen bir hastalık olduğuna işaret eden Uslu, mide içeriğinin aralıklı olarak yemek borusuna ve daha üst bölgelere kaçarak rahatsızlık yarattığı bu hastalıkta, belirtilerin hastaların önemli bir kısmında midede değil, dolaylı şekilde ortaya çıktığını söyledi.

Belirtilerin midede ortaya çıkmamasının nedeninin, tahrişe yol açan asidin yemek borusunda çok uzun süre kalmamasından kaynaklandığını kaydeden Uslu, "Ancak asit, daha hassas olan gırtlak ve boğaza yükseldiğinde bu bölgeler kolayca tahriş olur.

Bunun sonucunda da mide ve yemek borusuyla ilgili şikayetler olmadan ses ve boğazla ilgili şikayetler ortaya çıkar" diye konuştu.

Uslu, "Boğazda takılma ve yabancı bir madde varmış hissi, yutkunma güçlüğü, sık boğaz ağrısı, aralıklı veya sürekli ses kısıklığı ve diğer ses problemleri, boğazda yabancı bir madde veya şişlik varmış hissine bağlı sık sık boğaz temizleme alışkanlığı, nedeni bulunamayan müzmin öksürük reflünün habercisidir" uyarısında bulundu.

Hastalığın tespiti için tam bir kulak, burun, boğaz muayenesi gerektiğini bildiren Uslu, "Bu muayenede elde edilen bazı bilgiler hastalık konusunda ip uçları verir" dedi.

Tedavinin çoğu kez gastroenteroloji bölümüyle birlikte düzenlendiğini belirten Uslu şunları kaydetti:

"Hastalara ilaç tedavisinin yanı sıra kahve, çay, kafeinli-kolalı meşrubatlar, çikolata, baharatlı, yağlı ve acılı gıdalardan uzak durulması, çiğ sarımsak, soğan ve midede yanmaya yol açan besinlerin tüketilmemesi, az ve sık beslenilerek midedeki gerginlik ve asit salgısının azaltılması, varsa fazla kilolardan kurtulunması, sigara ve alkol kullanılmaması, bol su içilmesi, yemekten hemen sonra yatılmaması önerilir."


http://www.cnnturk.com

9 ŞUBAT
29-04-2008, 05:15 PM
Reflü sonucu sık tekrarlayan ve bazen bebek uykudayken gerçekleşen kusmalar, midedekilerin akciğere kaçmasına neden olabiliyor.

Gaziantep Üniversitesi Tıp Fakültesi'nde görev yapan Prof. Dr. Metin Kılınç, bebeklerde altı aya kadar mideyle yemek borusu arasında bulunan kapağın gevşek olduğunu, bu nedenle mide içeriğinin yemek borusuna geri kaçması olarak tanımlanan reflünün, altı aya kadar normal karşılandığını belirtti.

Kılınç, bebek düz yatırıldığı zaman ağzından emdiği sütün ya da mamanın gelmesinin normal olduğunu, bunun önüne geçmek için bebeklerin 30 derece açılı yataklarda yatırılmasını önerdiklerini anlattı:

''Böylelikle yer çekimi etkisiyle mide içeriği geri gelmez. Mide içeriğinin
geri gelmesinin ciddi riskleri var. Reflü sonucu sık tekrarlayan ve bazen bebek
uykudayken gerçekleşen kusmalar, mide içeriğinin akciğere kaçmasına neden
olabilir. Bu durum, bronşit, zatürre, astım ve alerjik hastalıklara zemin
hazırlar.''

Prof. Dr. Kılınç, altı aydan sonra mideyle yemek borusu arasındaki kapakçığın
sağlamlaşmasının beklendiğini belirterek, altıncı aydan sonra kusmaların devam
etmesi, bebeğin sık sık akciğer enfeksiyonu geçirmesi durumunda reflünün ciddi
bir şekilde değerlendirilmesi ve bu konuda gerekli tetkiklerin yapılması
gerektiğini kaydetti.

Prof. Dr. Kılınç, ortalama dört çocuktan birinde reflü görüldüğünü, ailelerin altı
aydan büyük bebeklerin sık kusması durumunda vakit kaybetmeden uzman bir doktora başvurması gerektiğini belirtti.

http://www.cnnturk.com