PDA

Orijinalini görmek için tıklayınız : Intihar(özkiyim) ;



Nefertiti
16-03-2008, 01:49 PM
İNTİHAR VE İNTİHARIN DİNAMİĞİ

ÖZKIYIM ( İNTİHAR )
İntihar bütün kültür ve ülkelerde büyük bir halk sağlığı problemidir. İnsanlık tarihi boyunca tüm toplumlarda görülen intihar olgusunun ekonomik, kültürel, toplumsal ve psikolojik yönleri bulunmaktadır. İntihara ilişkin farklı disiplinler farklı tanımlar geliştirmekle birlikte, intihar genel olarak bireyin kendine yönelik bilinçli bir şiddetidir ve birey bu eylemi ile kendini ortadan kaldırmayı amaçlar.

Sosyal, kültürel ve ekonomik faktörlerin etkisi ile başlayan intihar süreci bireyin psikolojik sorunları ile devam eder ve bireyi ölüme sürükler. Bu nedenle intihar olgusu birçok disiplini yakından ilgilendirir. İlkel toplumlarda dahi intihar eyleminin olduğu bilinmekte, hatta kimi toplumlarda yaşlı bireylerin intiharı seçmesi normal bir davranış olarak kabul edilmektedir. İntihar düşüncesi, eğilimi ve girişimi yaşama dürtüsüne karşıdır. Bu nedenle ruhsal açıdan bir bozukluk belirtisi olarak kabul edilir.

İntihar olgusu karşımıza her zaman akut olarak çıkmaz. Bazen yalnızca üzerinde düşünülen ya da planlanan bir düşünce olarak ortaya çıkar. Bu nedenle intiharlar yalnızca ölümle sonuçlanan bir olgu olarak değil, bir girişim, bir düşünce olarak gündeme gelir. Ölümle sonuçlanan özkıyım eylemlerine kısaca “ özkıyım ”, ölümle sonuçlanmayanlarına ise “ özkıyım girişimi ” adı verilir. Berksun ( 2004 )’a göre; intihar bir insanın iradi veya iradi olmadan canına kıyması eylemidir. İntiharlar kişinin kendi ölümüyle sonuçlanan; tabiatları dikkate alındığında heterojen bir grup davranışı kapsar. Stengel’e ( 1969 ) göre kendini kıyma kesin kararlılık özkıyımın, buna karşın çevreyi etkileme istemleri ve çevreden yardım beklentisi özkıyım girişiminin özgün niteliğidir. Özkıyımda çevreden tümüyle bir uzaklaşma, özkıyım girişiminde ise çevreye yönelme ağırlıktadır.

Coşar, Arıkan, Işık ( 1997 )’a göre; intihar davranışı tehdit, düşünce, girişim ve ölümle sonuçlanan eylemler olarak ortaya çıkmaktadır. Köknel ( 1987: s: 399 )’e göre intihar davranışının ortaya çıkmasında ve eyleme dönüşmesinde, benlikle üst benlik arasındaki çatışmadan kaynaklanan kaygı önemli bir rol oynamaktadır.

Tölle ( 1988 ) yaşama bir saldırı ile çevreyi uyarma, korkutma ve utandırmanın, çevreyi içinde bulunduğu durumdan haberdar etmenin ya da çevreden öç almanın özkıyım girişiminde baskın olduğu kanısındadır.

Ringel ise özkıyımı özgül bir hastalık olarak tanımlar. Ringel’e göre özkıyım birdenbire gelişmez, tıpkı hastalıklardaki gibi patolojik bir gelişmenin sonucudur ve yavaş yavaş ortaya çıkar.

Tondo, Isacsson ve Baldessarini ( 2003 )’ye göre; intihar girişimleri genellikle hastalığın ilk dönemlerinde, depresif, mikst ve tekrarlanan depresyon ataklarında kendini gösterir. Isometsa, Henriksson, Aro ve ark. ( 1994 )’nın yaptığı çalışmada ise Bipolar Bozuklukta intiharların çoğu hastalığın erken döneminde gerçekleşirken cinsiyetler arasında bir fark bulunmamıştır.

İntihar olgusunun gerçekleşmesinde üç unsurun rol oynadığı kabul edilmektedir. Bunlar; intihar kavramına karşı toplumun grup olarak geliştirmiş olduğu tutum, kişinin kendi dışından gelen zorlamalar ve bu etmenlerin bireyin karakteri ve kişiliğiyle etkileşimidir.
Berksun ( 2004 )’a göre; intihar fantezileri ve davranışları çoğunlukla gerçeği değerlendirme bozukluğu ve ego bütünlüğünün bozulması ile bir aradadır. Hastanın savunmaları yoğun öfke ve yas karşısında etkisiz kaldığında duygusal bütünlük bozulmaya başlar ve hastanın duyguları yaşantılardan dezintegre olur. Hasta kendisinin olumlu yönlerini tanıyamaz hale gelir, artık değersiz ve yaralanmış bir benlik vardır.

Kişilerde;
1. Bireysel Yetiler Evreninin Daralması, Kısıtlanması
Özkıyım girişiminde bulunacak kişi kendisini verimsiz, yetersiz, güçsüz, başkalarına teslim olmuş biri olarak duyumsamakta, çevresinde olanları ise korkutucu, çözümü olmayan ve üstesinden gelinemeyecek olgular olarak görmektedir.

2. Duygu Evreninin Daralması, Kısıtlanması
Ringel; duygulanım, düşünce akışı ve çağrışımların yalnızca olumsuzlarla yüklü olmalarının onlara tek yönlü bir görünüm verdiği düşüncesindedir.

3. İlişkiler Evreninin Daralması, Kısıtlanması
Eylemde bulunan ya da bulunacak kişilerin yalnızlık duyguları, kendilerini terkedilmiş, anlaşılmamış ve çevreden soyutlanmış bireyler olarak duyumsamaları ilişki alanının çok kısıtlandığına da işaret eder.

4. Değerlendirme İşlevlerindeki Daralma ve Kısıtlanma
Presuisidal sendrom gösteren kişiler yaptıkları, ulaştıkları ve ilgilendikleri şeylerde olumlu bir yan görmemektedirler. Olumlu, güven verici ve değer arttırıcı değerlendirmeleri azalmış ya da kaybolmuştur.

* Ketlenmiş ve Kişinin Kendisine Yönelmiş Saldırganlık
Her özkıyım eylemi saldırgan bir davranışı simgeler.

* Özkıyım Düşlemleri
Ringel; her kişinin yaşamında bir kez de olsa özkıyımı düşünebileceği kanısındadır. Ama bu düşüncelerin tümü presuisidal sendromun bir belirtisi olarak anlaşılmamalıdır. Ringel’e göre özkıyım düşlemleri üç aşamada gelişirler. Birinci aşamada ölüm tasarlanır. Burada asıl tasarlanan ölüm değil eylemin sonucudur. Bu aşamada tasarımlar ölümün acı yanlarını içermezler ve ölüm her zaman için geriye döndürülebilir niteliktedir. İkinci aşama tasarımların yoğunlaştığı ama henüz plan yapılmadığı dönemdir. Üçüncü aşamada en ince ayrıntılarına kadar plan yapılır.

Henseler ( Narsisistik Kuram – 1984 )
Henseler özkıyımı narsisistik bir çatışmanın sonucu olarak görür. Henseler’e göre özkıyım eyleminde bulunan kişi narsisistik sorunları olan bir kimsedir. Henseler bu kişiyi şöyle tanımlar; özkıyım eyleminde bulunan kişi her şeyden önce kendilik duygusunda bozukluklar gösterir. Kendilik yani özgüven ve özdeğerinde bozukluk gösteren kişi baş edemeyeceği yalnızlığa, terkedilmişliğe ve çaresizliğe kapılacağından korkmaktadır. Korkularına karşı yadsıma gibi savunma düzeneği kullanır.

Narsisistik kuramcıların büyük bir çoğunluğu özkıyım eylemini sonu gelmeyen bir dinginlik, bitmeyen bir uyku, koruyucu ve güven verici nesnelerle bir kaynaşma ( füzyon ) olarak anlamaktadırlar.

Shneidmann ( 1985 )
Shneidmann özkıyımın anlamsız bir eylem olmadığı kanısındadır ve özkıyımın geniş kapsamlı bir tanımlamasını yapar. Shneidmann’a göre en anlamsız gibi görünen bir özkıyım girişiminin bile kendi dizgisi içinde bir mantığı bulunmaktadır. Dayanılmaz acılar ruhsal gereksinimlerin engellenmesinden kaynaklanır. Kişi dayanılmaz acılara katlanmak yerine yaşam yitimini tercih etmektedir. Sorunların tek çözüm yolu kendine kıyımdır.

Shneidmann özkıyımı, dayanılmaz acıları, ağır sorunları olan şaşırmış, bozulmuş ve gücü azalmış benliğin çözüm arayıcı bir eylemi olarak anlar. Sayılan nedenlerin tek başlarına özkıyım için yetersiz olduğunu, böyle bir eylemde bunlardan pek çoğunun birlikteliğinin gerektiğini ileri sürer.

Devamı Aşağıda

Nefertiti
16-03-2008, 01:49 PM
Shneidmann özkıyımda etkili ortak nedenleri 10 kümeye ayırır.

1. Kişiyi özkıyım eylemine götüren uyaran dayanılmaz ruhsal acılardır. Hiç
kimse olumlu duygular sonucu özkıyım eyleminde bulunmaz.

2. Özkıyımdaki gerilimin nedeni ruhsal gereksinimlerin engellenmesidir.

3. Özkıyım eyleminin amacı çözüm aranmasıdır. Özkıyım eylemi hiç bir zaman
bir rastlantı sonucu değildir, amaçsız ve nedensiz ortaya çıkmaz.

4. Özkıyımın bir başka amacı bilincin yitimidir. Özkıyım bir “ şey ” e yönelik
aynı zamanda başka bir “ şey ” den uzaklaştırıcı bir eylemdir. Eylemle
uzaklaştırılmak istenilen şey acı, yakınlaşıp ulaşılmak istenen şey ise bilinç
yitimidir. Bilinç yitimi dayanılmaz acılardan kurtuluş olanağı olarak görülür.

5. Shneidmann çaresizlik, umutsuzluk, yalnızlık, utanç ve suçluluk
duyguları, devinim yetilerinin yitimi, bağımlılık ve benzerlerini özkıyımın “asıl ”
nedenleri olarak sayar.

6. Çözüm nedenlerinin azalması özkıyımda etkilidir.

7. İki değerlilik ( ambivalans ) söz konusudur. Bu iki değerlilik ölüm ile kalım
arasındadır.

8. Özkıyım niyetinin bildirimi özkıyımda etkilidir. Özkıyım tehlikesi içinde olanların ortalama % 80’i yakınlarına niyetlerini haber verirler. Bu bildiri değişik yollarla yapılır. Sözel, davranışsal ya da konumsal gibi.

9. “ Ayrılış ” kavramı özkıyımda oldukça etkilidir. Özkıyım evden, işinden ya da bir arkadaştan ayrılışa benzemez. Bu durum diğerlerinden farklı, dönüşü olmayan bir ayrılıştır.

10. Kişinin daha önceleri sorunlarını çözme biçimi özkıyımda etkilidir. Özkıyım düşüncesinin ciddiyetini saptayabilmek için kişinin sorunlarını daha önceleri nasıl çözdüğünü, acıya nasıl katlandığını, ayrılığa karşı tutumunu araştırmak gerekir.

Kind ( Nesne İlişkileri Kuramı - 1992 )
Kind’a göre özkıyım çatışmalı bir ilişkiden kaynaklanır. O yüzden özkıyım sorunu bir ilişki içinde anlaşılmaya çalışılmalıdır. Özkıyım sorununun nesne ilişkilerindeki bozukluklara dayandırılması özkıyıma güdülenmenin bu koşullar içinde anlaşılması sonucunu doğurur. Kind özkıyım eyleminin birincil amacının ölmek değil, bir ilişkiyi ve bu ilişkinin odağında bulunan bir nesneyi değiştirmek olduğunu öne sürer.

Özkıyım Düşünceleri
Özkıyım düşünceleri herşeyden önce yaklaşan bir tehlikenin habercisidir. Özellikle kişilerin bu düşüncelerden kurtulamadıkları, bu düşünceleri inatla sürdürdükleri gözlenmektedir. Özkıyım düşünceleri bir tehlikenin olduğu kadar bilinçdışı bir çatışmanın, ruhsal öğelerdeki bir dengesizliğin, ciddi ruhsal sorunun da habercisidir. Özkıyım düşünceleri birdenbire ya da yavaş yavaş ortaya çıkabilirler. Yavaş yavaş gelişenlerin giderek şiddetlerini arttırdıkları izlenir. Bunların sayısı birdenbire ortaya çıkanlardan az değildir. Bazı özkıyım düşünceleri ise daha başlangıçta korku ile birliktedir. Bu evreyi plan yapma dönemi izler. Artık kişi kendisini nasıl öldüreceğinin planını yapmaktadır. Korku kaybolmuştur. Plan yapma aşamasındaki korkusuzluk ve ilgisizlik büyük bir tehlikeyi haber verir. Genellikle bu tasarımların ardından özkıyım girişimleri gelir. Bazen hem girişim hem de özkıyım düşünceleri birliktedirler. Bazen de bu girişimden sonra özkıyım düşünceleri ortaya çıkabilir.

Özkıyım eyleminde bulunan pek çok kişide düşünce kalıplaşma ya da kategorileşme eğilimindedir. Genellikle düşünceler “ ya – ya da ” kalıpları arasındaki dar bir alana sıkışmış, kategorisel bir görünümdedirler. Ölümü tek kurtuluş olarak görme bu kategorisel düşüncenin en tehlikelisidir. Kalıplaşmış, kategorisel düşüncelerin değişik seçenekler içermesi ve bunların arasında çözüm olanaklarının bulunması sonuçlanma açısından olumlu işaretler olarak değerlendirilmelidir. Çünkü ciddi özkıyım eylemlerinde rastlanan kategorisel düşünce biçiminde ikinci bir seçenek bulunmaz. Tek çözüm ölümdür.

antik
18-10-2008, 03:30 AM
20 yaşındayım ve 2 yıldır büyük psikoloji sorunlarım var içe kapanık biriyim ama burada sizlere güvenümden dolayı sorunlarımı yazacağım üniversitede bir kıza aşık oldum ve 9 ay buyunca ona açılmayı cesaret edemedim ve okulu bıraktım sonra unutmak için başka bir kız buldum ama söylememe rağmen sözlü olduğunu söyledi bu aşk yününden diğer bir yanda ailem bana zorla bir şey yapmak istiyorlar bu daha da büyük bir sorun çok düşünüyorum eğer unutmazsan intihar benim için en büyük kurtuluştur ve bügüne dek intihar etmememin sebebi ise din dir dindar biri değilim fakat din görevimi tamamı ile yerine getiriyorum .

lisayne
18-10-2008, 09:34 AM
o zman böyle bi düşüncesinin ne kadar saçma olduğunununda farkındasındır.Söyle bakalım kim için değer bu adaletsiz seçimler kimin suçu?

eliftetik
18-10-2008, 01:55 PM
20 yaşındayım ve 2 yıldır büyük psikoloji sorunlarım var içe kapanık biriyim ama burada sizlere güvenümden dolayı sorunlarımı yazacağım üniversitede bir kıza aşık oldum ve 9 ay buyunca ona açılmayı cesaret edemedim ve okulu bıraktım sonra unutmak için başka bir kız buldum ama söylememe rağmen sözlü olduğunu söyledi bu aşk yününden diğer bir yanda ailem bana zorla bir şey yapmak istiyorlar bu daha da büyük bir sorun çok düşünüyorum eğer unutmazsan intihar benim için en büyük kurtuluştur ve bügüne dek intihar etmememin sebebi ise din dir dindar biri değilim fakat din görevimi tamamı ile yerine getiriyorum .


antikçim merhaba

ben senin böyle cahilce bir eyleme kalkışmayak kadar zeki ve imanlı bir genç olduğundan eminim.

her ne kadar sıkıntılı olsan da inanki hepsi atlatılabilir sıkıntılar bunlar
bunları tecrübelerime dayanarak söylüyorum o yüzden emin olabilirsin
ailenle ilgili konular da da ne olursa olsun mücadele edip sorunlara uygun bir çözüm getirebilirsin.


sonra diyelimki o dediğini yaptın ve gittin e ne olacak bütün alemler allahın
bura da ora da nereye kaçıcan birde hesap var tabi emanete zarar verdiğin
için. bu yaşam da hepimizin farklı farklı imtihanları var mücadele edeceğizki
sınıfı geçelim.


bir de sana sana birşey diyeyim mi ne kız için ne erkek için gözyaşı dökmeye değmez yıllar geçince bakıyosun yahu ben buna mı üzüldüm diyosun


ayrıca sıkıntın için destek alabilirsin buraya da sık sık uğramanı tavsiye ederim
burda şimdi yaptığın gibi sıkıntılarını paylaşıp rahatlayabilirsin

herşey güzel olacak inşallah zaman en güzel ilaç ve sargı bezidir
insanın yaralarını sarıp sarmalayıp tedavi eder sabırlı ol

sevgiler

intihar
18-10-2008, 02:20 PM
20 yaşındayım ve 2 yıldır büyük psikoloji sorunlarım var içe kapanık biriyim ama burada sizlere güvenümden dolayı sorunlarımı yazacağım üniversitede bir kıza aşık oldum ve 9 ay buyunca ona açılmayı cesaret edemedim ve okulu bıraktım sonra unutmak için başka bir kız buldum ama söylememe rağmen sözlü olduğunu söyledi bu aşk yününden diğer bir yanda ailem bana zorla bir şey yapmak istiyorlar bu daha da büyük bir sorun çok düşünüyorum eğer unutmazsan intihar benim için en büyük kurtuluştur ve bügüne dek intihar etmememin sebebi ise din dir dindar biri değilim fakat din görevimi tamamı ile yerine getiriyorum .

eğer sorun sadece buysa intihar etmek bu durumda çok saçma olur

eliftetik
18-10-2008, 02:24 PM
eğer sorun sadece buysa intihar etmek bu durumda çok saçma olur


adı intihar ama kendi pozitif sarı şeker

antik
19-10-2008, 12:46 AM
sizleri anliyorum ben eğer kız meselesi yüzünden derseniz onlar problem değil bile ama ailem beni duyamiyorsa ne yapabilirim değil çözümü sözümü bile duymuyorlar onların elinden gelse beni bie dakika bile tahmmül edemeyeceğem bir yere gönderecekler zoru kullanırlar bunun için ne dersem boş onlar için .

negatif
19-10-2008, 01:28 AM
sorununu biraz daha açarsan yardımımız olur belki ama sıkma canını..dik dur bu senin hayatın ailenle uzlaşabileceğin bir nokta vardır mutlaka..intihar etsen ne olacak öldüğünde kalacaksın..silkelen kendine gel bırakma sana sunulmuş dünyayı başkalarına..hepsi geçecek yada geçmeyecek önemli olan sana ait dünyayı bırakmaman..sonsuz bir acıya açılır intiharın çıkış kapısı..sakın sakın kendine bu kötülüğü yapma..önce bütün şartlarını zorla ve düşün mutlaka bir yolu vardır bulacaksın..

^^T_U_B_İ_Ş_^^
19-10-2008, 04:58 PM
sizleri anliyorum ben eğer kız meselesi yüzünden derseniz onlar problem değil bile ama ailem beni duyamiyorsa ne yapabilirim değil çözümü sözümü bile duymuyorlar onların elinden gelse beni bie dakika bile tahmmül edemeyeceğem bir yere gönderecekler zoru kullanırlar bunun için ne dersem boş onlar için .


onlar senin ailen haklısın belki ama kendin için yaşıyorsun birşeyler yapacaksan kendın için yap insan isterse ne yapamazki engelleri koyanda biziz önümüze aşanda..
şimdi kimseyi düşünme sadece kendini dinle...eminim doğru karar vereceksin

Amarth
20-10-2008, 01:30 AM
onlar senin ailen haklısın belki ama kendin için yaşıyorsun birşeyler yapacaksan kendın için yap insan isterse ne yapamazki engelleri koyanda biziz önümüze aşanda..
şimdi kimseyi düşünme sadece kendini dinle...eminim doğru karar vereceksin


Haklısın bencede bende bunun yanılgısına çok düştüm. Aileme İçime kapanıklılığımdan, yalnızlığımdan çekingenliğimden her zaman dem vurdum. Beni neden böyle yetiştirdiniz diye sövdüm. Herzaman kendilerini savunmak için yanıtları oldu ve ben yine yalnız kaldım ve çok tekrarladım aynı olayı hep suçladım... 18 yaşıma bastığım günden beri artık eski çocuk olmadığımın farkına vardım ve bende bir bireyim herkes gibi kimse beni önemsemesede ben kendime değer vermeyi öğrenmeliyim. O günden beri kimsenin başını ağrıtmıyorum. Oturdum deli gibi kitap okuyorum. Üniversiteyi kazandım iş de buldum kendime. Bu üni. kazanma ve iş bulma olayı 1 günde gerçekleşti o günden önce bunalımdaydım ve hiç bi beklentim yoktu. Şimdi daha umutluyum... Yani kimseden bir beklentiniz olmasın. Kimse sizden daha üstün değil bunu öğrendim.

antik
28-10-2008, 11:52 AM
onlar senin ailen haklısın belki ama kendin için yaşıyorsun birşeyler yapacaksan kendın için yap insan isterse ne yapamazki engelleri koyanda biziz önümüze aşanda..
şimdi kimseyi düşünme sadece kendini dinle...eminim doğru karar vereceksin

Bu konuda haklisin sanirim ama ailem kesinlikle bana bu konuda bana yardimci olamiyorlar tek istedigim onlara muhtac olmadan istedigimi gerceklestirmek ama bu istek bana degil ben hayattan biktim artik hic bir umudum yok benim sadece gelecegimi dosunuyorum hem de karanlik bir gelecek.

ceyda
28-10-2008, 01:01 PM
Bence saçma düşünüyorsun çünkü hayat yaşamaya değmez ama intihar edemezsin emanete ihanet etmiş olursun hele ki biri yüzünden intihar etmek çok saçma ama seçim senin yinede bende denedim ama kaybetmek demek o kişinin ölmesi demektir bence herşey için geç değil yani o kız ölmediyse sorun yoktur hem başka kız mı yok dicem ama gönül vazgeçmiyor biliyorum yinede intihar etmeye değmez

karaca
29-10-2008, 07:13 PM
20 yaşındayım ve 2 yıldır büyük psikoloji sorunlarım var içe kapanık biriyim ama burada sizlere güvenümden dolayı sorunlarımı yazacağım üniversitede bir kıza aşık oldum ve 9 ay buyunca ona açılmayı cesaret edemedim ve okulu bıraktım sonra unutmak için başka bir kız buldum ama söylememe rağmen sözlü olduğunu söyledi bu aşk yününden diğer bir yanda ailem bana zorla bir şey yapmak istiyorlar bu daha da büyük bir sorun çok düşünüyorum eğer unutmazsan intihar benim için en büyük kurtuluştur ve bügüne dek intihar etmememin sebebi ise din dir dindar biri değilim fakat din görevimi tamamı ile yerine getiriyorum .

bence ıntıharı dusunmek bıle yanlıs sımdı sende sorun yokkı arkadasım kıza acılmamısın bıle eger ımkanın varsa gıt kızla konus derım ben acılmayıpta ıntıharı dusunmek cok sacma bence

Dreamcatcher
16-01-2009, 12:11 AM
eğer sorun sadece buysa intihar etmek bu durumda çok saçma olur

başka bir durumda mantıklı olabilirmi acaba?

hayatının en güzel çağlarındasın önünde kocaman bir ömür eş ve evlatlerın olduğunu düşün.İnan bana geçecek acın unutamayacaksın ama hafifleyecek.Sevecek,sevileceksin.Geriye dönüp baktığında bu yazdıklarına sen bile inanamayacaksın.Hayat kısacık zaten.Bir kelebeği düşün 1 hafta ömrü var ama en iyi şekilde değerlendiriyor.:)


:):):) smile deki gibi her zaman gülmen dileği ile

burhan_rgn
17-01-2009, 11:16 AM
Sayın ANTİK

bu sıteden anlattıklarınızla yola cıkarak cok fazla bır bılgı sahıbı degılız ıcınde bulundugun ruh halı nedır bu durumun sadece kız arkadaslarınla ılgısı yok bunun yanında aile içerisininde detaylı konusulması gerekıyor fakat bunu buradan degılde bır uzman yardımıyla yapmıs olsan sorunun kısa sure ıcınde cozulecektır ve sende yasamıs oldugun tum bu cırkınlıklere guleceksındır..


saygılarımla psıkolog

ElinKizi
17-01-2009, 12:12 PM
20 yaşındayım ve 2 yıldır büyük psikoloji sorunlarım var içe kapanık biriyim ama burada sizlere güvenümden dolayı sorunlarımı yazacağım üniversitede bir kıza aşık oldum ve 9 ay buyunca ona açılmayı cesaret edemedim ve okulu bıraktım sonra unutmak için başka bir kız buldum ama söylememe rağmen sözlü olduğunu söyledi bu aşk yününden diğer bir yanda ailem bana zorla bir şey yapmak istiyorlar bu daha da büyük bir sorun çok düşünüyorum eğer unutmazsan intihar benim için en büyük kurtuluştur ve bügüne dek intihar etmememin sebebi ise din dir dindar biri değilim fakat din görevimi tamamı ile yerine getiriyorum .

yani sende farkındasın intihar etmemen gerektiğinin..
her ne olursa olsun konu kim olursa olsun hayatına yaşamına son vermeye değmez.. ailenle sorun ne anlamadım ama al karsına konuş.. intihar çözüm değil. arkanda bırakacagın insanları düşün ve kimseye vicdan azabı cektirme.. mutlu günler de görüşmek üzere..

psikolog_yolunda
17-01-2009, 04:43 PM
Sakın böyle bir şey yapma.Sen sadece sevdiğin bir kişi yüzünden seni seven insanların canını yakmış olursun.Düşünsene bir kişi mi yoksa birden fazla kişi mi ? Belkide bunu yazdım için kızıyorsundur ama birde bu açıdan bak seni dünyaya getirip büyüten canı oldun aileni düşün onları ve diğer seni sevenleri bunu bir düşün derim sana ben...İntihar yenilgilerin en büyüdüğüdür sen savaşmalısın kendin için ve seni gerçekten seven insanlar için...hem ALLAHIN VERDİĞİ CANI SADECE ALLAH ALABİLİR bunları bir düşün...

plüton
17-01-2009, 05:13 PM
Bu yazıyı yazalı 2 ay olmuş hiç sesi çıkmıyor. İnşallah yanlış birşey yapmamıştır. :)

İntihar korkakların, zayıfların işidir, her insana sorunlarla savaşacak cesaret acılara dayanacak güç vermiş allah, kendimizi olduğumuzdan korkak, olduğumuzdan zayıf görmezsek intihar etmemize sebep kalmaz. ALLAH KİMSEYE TAŞIYAMAYACAĞI YÜK VERMEZ insan aklına bunu getirse alır yükünü sırtına taşır, aklınıza intıhar gelirse bunu unutmayın, şeytanın taşıyamazsın demesine kanmayın, bir deneyin bakın taşınırmı bu yük.

Sakkın ha kendinizin power düğmesine basmayın :), resete basın herşeyi sil baştan yapın.

Yazımı okuma zahmetine giren herkese mutlu bir ömür dilerim! :p

negatif
18-01-2009, 02:16 AM
platoni hayat seni fazla sıkıştırmamış sanırım intihar bir sebep değil sonuçtur..yani insan şundan dolayı değil depresyonun sonucunda intihar fikrini geliştirir..depresyon belirtilerini hiç okumadın mı???bu bir seçim değil hastalığın getirisi olan birşeydir..ve tedavi edilmelidir..

_ZeuS
18-01-2009, 03:44 AM
Allah rahmet eylesin.

plüton
18-01-2009, 03:58 AM
platoni hayat seni fazla sıkıştırmamış sanırım intihar bir sebep değil sonuçtur..yani insan şundan dolayı değil depresyonun sonucunda intihar fikrini geliştirir..depresyon belirtilerini hiç okumadın mı???bu bir seçim değil hastalığın getirisi olan birşeydir..ve tedavi edilmelidir..

Öncelikle burda yardım isteyen kişiye yorum yapmadığımı belirteyim. İntihar düşüncesinden kurtulmanın yollarını kendi deneneyimlerimi mizahi bir şekilde anlatmaya çalıştım.

Psikolojik hastalıklar tıbbi hastalıklar gibi değildir, insan sorunlarıyla savaşarak kendini düzeltebilir. Her intihar eşiğine gelen insan psikoloğa gitmez kimisine psikologda çare olamaz, aslında çare hep kendimizizdedirde, bunu kullanamıyoruz.

Bende onlarca kez intihar düşündüm ama hiç depresyona girmedim.

Hayat beni hastalıkla zorlamadıda öyle şeylerle zorladiki hiçbir hastalık denk gelemez sıkıntılarıma. (aşktan bahsetmiyorum daha beter sıkıntılar, iftiralar, yanlış zanlar) bin kez yıkılıp kalkmış bir insanım, şimdiye kadar tek yardımcımsa ZAMAN oldu, yoksa ne doktorlar çare olabilirdi derdime ne de ilaçlar.

negatif
18-01-2009, 02:31 PM
depresyona girmediğin için anlaman mümkün değil zaten...depresyon berbat bir hastalıktır..öyle bunalım deyip geçilmeyecek kadar önemli zorlukları vardır..ben yaşayıp tecrübe etmiş biri olarak söylüyorum depresyondan eğer majörse ki intihar düşünüldüğünde majör olmuş olur tek başına savaşarak çıkamazsın..mutlaka doktor ve çevre desteği eşliğinde kurtulursun ancak..yoksa mutsuz olmayı hasta olmayı birey kendisi seçmez..kimse bu kadar aptal değildir emin olll

plüton
18-01-2009, 03:08 PM
depresyona girmediğin için anlaman mümkün değil zaten...depresyon berbat bir hastalıktır..öyle bunalım deyip geçilmeyecek kadar önemli zorlukları vardır..ben yaşayıp tecrübe etmiş biri olarak söylüyorum depresyondan eğer majörse ki intihar düşünüldüğünde majör olmuş olur tek başına savaşarak çıkamazsın..mutlaka doktor ve çevre desteği eşliğinde kurtulursun ancak..yoksa mutsuz olmayı hasta olmayı birey kendisi seçmez..kimse bu kadar aptal değildir emin olll

Oda lafmı mutsuz olmak kim isterki :), ama her musuzda depresyona girmiş değilki. Deprosyonu yaşamadığım için bilmediğim doğrudur, yorumunuzdan her intihar düşünen insan deprosyondadır diye bir sonuç çıkıyor, ben onlarca kez depresyonda olmadığım halde intiharı düşündün. d

negatif
18-01-2009, 04:42 PM
depresyonda ki biri intiharı düşünür tabi kiii.sen gizli depresyon yaşamış olmalısın..yani bir insan intihar etmeyi planlı bir şekilde düşünmeye başlamışsa mutlaka psikolojik bir problemi vardır..sadece farkında değilsindir o kadar

plüton
18-01-2009, 04:55 PM
depresyonda ki biri intiharı düşünür tabi kiii.sen gizli depresyon yaşamış olmalısın..yani bir insan intihar etmeyi planlı bir şekilde düşünmeye başlamışsa mutlaka psikolojik bir problemi vardır..sadece farkında değilsindir o kadar

Benim sıkıntılarım depresyon yaşayacak kadar süremiyor, balık hafızalı olduğum için sıkıntıları bile unutabiliyorum :) bide kötü tarafı var unutmanın çarpım tablosunu ezberleyemedim :DΈ

sugibi
20-12-2010, 06:16 PM
bisüredir aklımı kemiren bi söz az önce chatbox arkadaşlardan duyunca yazmak istzedim
arkadaşlar kimler intahar eder etmeyi düşünür çaresiz olan canı çok yananlar hayattan insanlardan korkanlar mı hayatta tutunacak bişeyi olmayanlar kimsesiz vs vs olanlarmı neden insanlar intahar etmeyi bi kurtuluş gibi görürler ki
allaha inancı olan her müslüman bilmeliki ölüm heleki kendi canına kıymak kurtuluş değil
bazen okadar çaresiz kalırımki ölmek isterim ama şimdiye kadar okadar büyük acılar çekmeme rağmen hiç canıma kıymaya cesaret edemedim aklımdan geçmedi değil ama cesaretim olmadı yapanlarında ruh halini merak ederim merak kötüdür değilmi))

Hydra
20-12-2010, 06:30 PM
Bu aralar chat box da bende ''intihar'' kelimesini çok sık okur oldum.Okudukça üzülüyorum aslında.Üzülürken de sorgulamak gerektiğini düşünüyorum.Tabi ki burada intihar etmenin nedenlerini söylemek pek doğru değil gibi geliyor.Benzer durumları yaşayan arkadaşlarımızın aklına düşürmek istemem açıkcası.

Sizin de dediğiniz gibi içten içe sorgulamaya devam ediyorum.Aslında mekanizması tam olarak çözülmüş bir durum değil.Eyleme götüren nedenleri çözmek gerekli diye düşünüyorum.Meyilli olmak ve eyleme dönüştürme esnasında beyinde bir takım nörotransmitterlerin seviyelerinde ki değişiklikler saptanmış.Bunların biyolojik saatimizle ilişkileri kurulmuş.

Çaresiz kalındığında ya da sıkıntı ile mücadele edememe durumunda sıkılığının arttığını görebiliyoruz.Hayatımızın merkezine neyi koyduğumuzu ve ne kadar önem verdiğimizi aynı zamanda kendimize ne kadar saygı gösterdiğimizi çözmemiz gerekiyor.Söz konusu insan olunca yaptığı eylemlerin basamakları tam olarak çözülemesede çaresiz kalmanın yanı sıra sıkıntı ile mücadele edilememesinin sonucu olarak görebiliyoruz.

İntihar eylemini derinlemesine incelediğimizde kişinin inancı da değerlendirmeye alınabilir.Sizin de dediğiniz gibi kurtuluş değil ama o aşamadayken sağlıklı düşünme mekanizması eleniyor.Dolayısıyla kişi bu noktaya gelene kadar kendinin farkına varıp uzman desteği görmesi gerekmektedir.

Kendi adımıza etrafımıza ellerimizi uzatırsak kişileri bu eylemden mümkün olduğu kadar uzaklaştırabileceğimizi düşünüyorum.

Saygılar

sugibi
20-12-2010, 06:40 PM
duygularım ve aklım okadar karmaşıkki eyer saçmalarsam lütfen kusura bakmayın

sevgili hydra bendende sevgiler sizin yorumlarınız benim için çok önemli okunmaya değer ve faydalı
benim aslında biraz korkum var hayatta yapmam dediğimiz şeyleri yeri geliyor bi süre sonra rahatça düşündüğümüzün tersine uygulamaya geçiyoruz yılardır çok zor durumlar yaşadım intaharı gerçekleştirecek kadar citti hiç düşünmedim
3 gün önce çok yakınımdan birinan bana senin yerinde olsam çoktan intahar etmiştim demesi ve beni intahara teşfik etmeye çalıştığını farkettim çok canım yandı
hani kurşun yendiği zaman değilde bir süre sonra acısı farkedilir derlerya acaba bende sonradan çıkmazlara girermiyim diye endişeliyim birazda ondan açtım konuyu herkese tşk şimdiden

Hydra
20-12-2010, 07:47 PM
Teveccüh buyurdunuz sugibi teşekkür ederim lakin güzellik bakan gözdedir.Siz güzel baktığınız için güzel görmektesiniz.

Konu ile iligili;

Hayatta yapmam dememek lazım.Gün gelir yapacak durumlar söz konusu olduğunda kafamıza not ettiğimiz için ilk yapmamamız gereken o durum aklımıza gelir ve uygulamak zorunda kalırız.Zorunda kalırız çünkü beynimiz o noktaya o kadar konsantre olmuştur ki her açtığınız çekmecede aynı kazağı görüyor gibi olursunuz.Yani tekrar tekrar düşünseniz bile beyninizdeki bilgi çekmeceleri size o ''yapmam'' dediğiniz çözümü gösterir.Bu yüzden beynimize birşey not etmeyelim. Olaylar yaşandıkça sağ salim çözümler üretmeye çalışalım.Ön yargılı beyin olmaktansa olaya anında düşünmeye başlayan beyin tıbbi açıdan daha temiz olacaktır.


Yakınınız sizi intihar etmeye teşvik ettiğini düşünmüyorum.Hani bazen deriz ya '' ya çok sabırlısın ben olsam ağzıma geleni söylerdim'' gibi bir cümle olarak görüyorum.O lafı söyleyen kişi aslında sizi anladığını ifade etmeye çalışıyor olabilir.Sadece kimi zaman cümleler ağzımızdan pervasızca çıktığı için söylediklerimizin nereye gittiğini farkedemiyoruz.Bu yüzden canınız yanmasın.Çünkü siz hiçbir zaman böyle birşey yapmayacaksınız.

Sevgili Sugibi çıkmazlara girmek istemiyorsanız hiçbir şeyi ertelemeyiniz.Kabul ediyorum geçmişte acısı büyük olan sıkıntılar yaşamış olabilirsiniz.Fakat bununla yaşamak yerine o anları atlatmayı daha doğru buluyorum. O halde geriye dönün o anları aşabildiğiniz konusunda net karara varın sonra önünüze bakıp yürümeye devam edin. Endişe yanlış fikirleri devamında yanlış kararları getirir. Bir insanın endişeli olmaması durumlara gösterdiği kararlığı izah eder.

Vel hasılı kelam; parmaklarımızda gördüğümüz yüzükler oralara gelene kadar çokca ezilip, yontulmuş ve nihayetinde parlak alacalı görüntülü hale gelmiştir.Biz de yaşadığımız sıkıntıları ileride bana etki eder mi şeklinde beynimize not edip üstünü kapatmaktansa savaşıp hallettikten sonra yolumuza bakarak olgunlaşırız.En önemlisi de beynimizi olgunlaştırırız.Bu yüzden endişelenmeyin.Emin adımlarla ilerleyin, ruhunuza giren kurşunlar sizin canınızı sonradan yakmayacak, hatta o kadar güçlü ve azimli olacaksınız ki savaşcı edası ile kurşunları kolye yaparak boynunuza asacaksınız.


Unutmayınız; Korktukça tutsak, umut ettikçe özgürsünüz. Umut iyi bir şeydir, hatta umut en iyi şeydir.


Saygılar

balık
20-12-2010, 08:31 PM
Özkıyım ( intihar ) "İnsanın kendi kendisini cezalandırma veya kendisini kasıtlı olarak dünyadan ayırmak için girişilen eylem" olarak tanımlanmakta ve diğer bir deyimle "insanın yaşamına son vermek amacı ile yaptığı ve başarı ile sonuçlandırdığı patolojik bir davranış" olarak yorumlanmaktadır.
Buradaki tanımlar günümüz gerçeğine göre doğru (kuşkusuz bunlar ileride değişecektir) yorumlara varabilmek için verilmiştir. Bugün için kabul edilenlere göre bu tanımlarda şöyle değişiklik yapacağız:

1. İntihar insanın kendisini cezalandırması değil, çaresizliğin bir dışa vurumudur.
2. İntihar ne kadar planlanmış olsa bile kasıtlı (çaresizliğin bir anlatımı olduğu için) değildir.
3. İntihar`daki amaç yaşamdan uzaklaşmak değil, kendine acı veren gerçekliğinden uzaklaşmak, kendi gerçekliğini değiştirme konusundaki bir çaresizliğin anlatımıdır.
4. Özkıyım ( intihar ) patolojik bir davranış değildir, insanın doğasında varolan bir tepki (bir fenomen-görüngü)dir.

Alıntıdır.

İşte şu koyu renkle yazılmış kısımları çok seviyorum. İntiharın açılımını çok iyi bir şekilde anlatmıştır, bu düşünceyle tanışıklığınız varsa zaten bunu bilirsiniz. Yoksa da bilirsiniz.
İntihar bana kalırsa depresyon ve benzeri ruhsal hastalıklarla sadece hızlanıyor, yani öne alınıyor. Çünkü bana göre de intihar, insanın kendi gerçekliğini değiştirme konusundaki bir çaresizliğin anlatımıdır.

Senin durumun için ise diyecek çok fazla şeyim yok sanırım. O düşünceyi Hydra'nın dediği gibi beynine kaydetmemeye dikkat et, çünkü ne kadar korkarsan illaki bir gün gelip seni bulacaktır. (umarım moralini bozmuyorumdur). Bu nedenle ondan korkmamayı dene.(Yani bir gün intihar edebileceğin düşüncesinden korkmamayı dene)

ararat
21-12-2010, 12:08 AM
İntihar patolojik değil,insanın doğasında olan bir şey olsaydı herkes buna kalkışmaz mıydı?

balık
21-12-2010, 12:33 AM
Çaresiz hissettiğinde, karşılaşılan sorunlarla başa çıkılamadığında her insanın doğasında vardır bu düşünce, herkesin bir kez aklından geçmiştir.
Etrafı ateşle çevrelenen akrebin kendini öldürmesi gibi diyelim..

dipsizkuyu
21-12-2010, 12:51 AM
İntihar konusunda sadece düşünsel bağlamda bir şeyler yazmak kolaydır. Doğruyu bilip sosyal yaşamda var olan çerçevede yanlışı gerçek kabul edip uygulamak gibi. Böylesi ciddi bir konuda insanların normal koşullar çerçevede bulunduğu psikolojik çerçevede anlamsız gelebilir. Fakat önemli olan yapılan buradaki özünde gerçeği barındırmayan sadece söylemlerdir. İçeriği boş ve anlamsızdır.
İntihar etme canına kıyma noktasına gelen her türlü sosyal yapıdaki insan o koşullar çerçevesinde bunu son çara olarak görür ve uygular. burda sizin yaptığınız gibi konuşmak sıcak bir koltukta klavyelere dokunarak kahvede iki kişinin futbol sohbetinden başka birşey değildir. İntihar olgusu oluşmaya başlaması sürecinden sonra birçok evrelerden geçerek son noktada bütün olasılıklar ve olumsuzlar sonunda uygulanır. Sonuca ulaşılır veya ulaşılmaz. Önemli olan bunu bir insanın tamamıyla kendi iradesiyle kendine zarar verip yaşamı sonlandırmasıdır. Şimdi size burada böyle bir son çareyi denemiş birisi olarak derim ki öyle kolay bir şey değildir. Yaşamda tüm şartlar zorlanır. Yaşamsal çelişkiler, insanın iç dünyasındaki sonu gelmez çalkantılar veya sıradan bir aşk bile küçük dahi olsa sebeptir. Tarihte intiharı deneyen birçok bilim adamı vardır. Sebepleri incelendiğin de zahmet edip araştırsanız böyle basit yargılarınızdan kurtulacaksınız. Kaçımız kendi öz benliğimiz ve kimliğimizle bir başkası olmadan taklit etmeden kendimiz olup karar alıp yapabiliyoruz. Düşüncede oluşmuş yargılardan kurtulup her bakışa bir bilimsel çerçevede anlam kazandırmak için önce bilgi sahibi olunması gerekir. Fikir sahibi diyorsanız buyurun sofra sizin…. İntihar belki son çare değildir ama insanın var olduğu günden bu zamana her zaman olasılıktır, olmayada devam edecektir.

Hydra
21-12-2010, 01:12 AM
Konu ile ilgili fikir yürütmek ve yürütülen fikirlerin bilimsel dayanaklarının olması kimilerini kızdırmakta.Bilimsel verilerin, analizlerin deneylerin var olması söz konusu olayların yaşanmadan çözüme kavuşmasını sağlar.sağlar ki gerekli tedbirler alınabilsin.Fikir yürütmek istediğimiz her konuyu bizzat yaşayacak olsaydık ben şimdiye kadar neler yaşamam gerekirdi.İçim rahat çünkü fikir yürttüğüm konuları sadece yorum olsun diye yapmıyorum dahası bilimsel kaynaklarla destekliyorum.Kaldı ki yürütülen fikir mantık çerçevesinde ise kabulü araştırma ve deneylerle sabitlenebilir.Kişiler yorumları eleştirmeden önce içeriklerini okusalar ne güzel olur.

Yapılan yorumlara gerekli gereksiz eleştiri yapmak yorumların ehemniyetini yitirmesine neden olmaz.Aksine daha değerli olur.Zira eleştirmeden önce yorum yapan kişinin neye göre değerlendirme yaptığını düşünmek önemlidir.Önemlidir hatta değerli olmak için şarttır!

Yapılan yorumlara bakmadan ya da yorumların kolay mı olduğu ya da terimsel olarak ifade edildiği için kolay mı gözüktüğü analiz edilmeli sonra eleştiride bulunulmalıdır.Zira komik duruma düşmek kaçınılmazdır.

Bilimsel olarak bir duruma anlam kazandırmaya çalışmak pek sıkıntılı olur.Çünkü bilimsel çerçeve derdinde olmak ancak kişiyi gereksiz yere şımartır, oysa ki bir olgu bilimsel bir ifade ile cevaplanacak ise onun anlam kazandırmasına gerek yoktur.Durum bilim camiası tarafından ele alınmışsa zaten anlamlıdır.Bilgisinden şüphe eden kişilerin şüphe duyduğunu her konuda verecek sağlam cevabı vardır.Var olmaya devam edecektir.Şüphe duyan kişinin şüphesi giderilmeye çalışıldığı için değil, doğruyu öğrenmeye yardımcı olmak için açıklama yapılır.Kelimelerle dövmektense sormak sanırım en iyisidir.

Vel hasılı kelam fikir mi yorum mu ya da ikna etmek gibi mi gelir bilemem ama bildiğim tek şey var Va'z u nasihat verir tarzda, bilgiçlik taslayarak yazmak ne tatsızdır.Unutmayınız ki, bu ormanda ne arslanlar var! Sizi de sigaya çekecek bir Molla Kasım çıkabilir!

Saygılar

nursel
21-12-2010, 01:27 AM
İnsanın doğasındamıdır değilmi bilemem. elindemi hayır, denemiş biri olarak utanmalımıyım bence hayır,oanki ruh haliyle zaten bunu normal karşılıyor insan çok yanlış olduğunu ,dinimize göre çok günah olduğunu bildiğim halde canımın ne kadar kıymetli olduğunu ufacık bir yerin kesilip veya yandığında dayanamayan bir insanın canına nasıl kıydığını düşünün birkere olcak birşey değil ama oluyor benki yaşımı başımı almış biri olarak hala bu sorunla mücadele ediyorum şuanki aklımla hayır asla diyorum ama biran geliyor yeter ne olursa olsun diyorum çok büyük bir derdimde yok malesef.
yani intiharın nedeni nasılı yok bence hiç kimse isteyerek canına kıymaz sağlıklı insan bunu yapamaz.

balık
21-12-2010, 01:29 AM
İntihar konusunda sadece düşünsel bağlamda bir şeyler yazmak kolaydır. Doğruyu bilip sosyal yaşamda var olan çerçevede yanlışı gerçek kabul edip uygulamak gibi. Böylesi ciddi bir konuda insanların normal koşullar çerçevede bulunduğu psikolojik çerçevede anlamsız gelebilir. Fakat önemli olan yapılan buradaki özünde gerçeği barındırmayan sadece söylemlerdir. İçeriği boş ve anlamsızdır.
İntihar etme canına kıyma noktasına gelen her türlü sosyal yapıdaki insan o koşullar çerçevesinde bunu son çara olarak görür ve uygular. burda sizin yaptığınız gibi konuşmak sıcak bir koltukta klavyelere dokunarak kahvede iki kişinin futbol sohbetinden başka birşey değildir. İntihar olgusu oluşmaya başlaması sürecinden sonra birçok evrelerden geçerek son noktada bütün olasılıklar ve olumsuzlar sonunda uygulanır. Sonuca ulaşılır veya ulaşılmaz. Önemli olan bunu bir insanın tamamıyla kendi iradesiyle kendine zarar verip yaşamı sonlandırmasıdır. Şimdi size burada böyle bir son çareyi denemiş birisi olarak derim ki öyle kolay bir şey değildir. Yaşamda tüm şartlar zorlanır. Yaşamsal çelişkiler, insanın iç dünyasındaki sonu gelmez çalkantılar veya sıradan bir aşk bile küçük dahi olsa sebeptir. Tarihte intiharı deneyen birçok bilim adamı vardır. Sebepleri incelendiğin de zahmet edip araştırsanız böyle basit yargılarınızdan kurtulacaksınız. Kaçımız kendi öz benliğimiz ve kimliğimizle bir başkası olmadan taklit etmeden kendimiz olup karar alıp yapabiliyoruz. Düşüncede oluşmuş yargılardan kurtulup her bakışa bir bilimsel çerçevede anlam kazandırmak için önce bilgi sahibi olunması gerekir. Fikir sahibi diyorsanız buyurun sofra sizin…. İntihar belki son çare değildir ama insanın var olduğu günden bu zamana her zaman olasılıktır, olmayada devam edecektir.

Bu duyguları yaşayan sadece sen değilsin. Sıcak koltukta oturup tuşlara dokunan ben de denemenin sonunda birbuçuk gün komada kaldım. Ama senin gibi şov yapma gereği duymuyorum sanırım. Burada yazdığımız şeyler bu düşünceleri anlamadığımız anlamına gelmiyor. Tabi koltukları kabararak "ben intiharı denedim ulan" tarzı bir söyleme girmeyenler basit yargılara sahiptir size göre. Buyrun alan sizin. Şov yapın, hadi bize ders verin.

dipsizkuyu
21-12-2010, 02:33 AM
Yaşamda bir olay veya konu üzerine çözüme giderken insanlar belli birikimleri hayatında yaşadıkları olaylar üzerinden çözüme giderler. Sonuç önemli değil bu doğadaki insanın yapısında vardır. Toplumda sosyal her insanın koşullarına göre bir bakış yeri vardır. Bunu belirleyen ise yaşadığı iş, aile veya okul gibi çevresel etkenlerdir. Artık birde google amcamı. demeliyim.:) işte burada kişiye var olma duygusunu veren ve alan yaşamsal faktörler sizin çözüme de nasıl ulaşacağınızı belirler.bunun dışına çıkamaz belli bir kısır döngüde dolaşılır.işte tam bu noktada sayın hydra ve balık nikli arkadaşlarımızda aynı atmosferden etkilendikleri için her insana biçilmiş kaftan veya misyonda karşı çıkarlar. Kabullenemezler çünkü bu güne kendilerine öğretilen veya öğrendikleri doğru –gerçeklerle çelişirler her şey sil baştan… Tüm yazılırım olmasa bile birçoğunda demek istediğim farklı sıradan bakmadan başka bir bakış yaratarak çözüme gidilmesi gerektiğidir. Yaptığım eleştiriler ve aldıklarımda bu sebeptendir. Dediğim sadece anlaşılması gereken budur..kendinize atfettiğiniz sorun ve çözümler geçicidir. Kalıcı olmaz çünkü size dayatılanlar çerçevesinde değerlendirip aldığınız sizi yine aynı yere çıkarır. Varsayalım sizler haklısınız ben haksız. Şimdi o zaman söyleyin bakalım aynı kafanızdaki sorunla ne kadar zamandır uğraşıyorsunuz? Tam çözdüğünüz düşünürken bir bakıyorsunuz ki hiç ilerleme yol kat edememişsiniz. Hiç mi sorgulamıyor musunuz? Nerde niçin ve neden hata yapıyorum diye? Çünkü yüzeysel yaklaşılan sorunlarda temeline inmeden bir bakışla o anın şartlarına göre değerlendirip gidiyorsunuz. Fakat şartlar zaman değişince uygulamalarda anlam ve değerini yitiriyor. Bir insan için sevinmek mutlu olmak ne kadar güzelse acı da o na eş değerdir. Kolaylıkla elde edilen şeylerin bir sabun köpüğü gibi dağılıp gittiğini düşünürsek zor ve mücadele edilerek alınanlarında değerini iyi ölçmek gerekmez mi?
Şov yapmıyorum. her farklı bakışı izlenimi kendinizde olmadığı zaman şov olarak değerlendirmemelisiniz. rahat olun. Yaptığım yaşadığım bir anımda sadece hafife alınıp saçmalık gibi gösterilmesine kızdım ve düşüncelerimi yazdım özgürce doğal biçimde sizde öyle yapınız. Bir şey yapınca arkasında durunuz. Sayın hydra; sizn bu kadar burada zaman harcayıp insanlara yardım etmeniz gerçekten takdire şayan bir durum. Ancak ara sırada gözlemlerinizi sokağa çıkarak insanlarla birebir yapmanız. İnsanlara daha çok yardımcı olmanız açısından. İntihar bir insanın namahrem yeri gibidir. Özeldir bu konuda fazla yorum yapmayacağım. Sayın hydra ben sizin namahrem yerinize girmediğime göre sizde öyle yapın. Bana karşı yaptığınız saldırı veya eleştirililerinizi bir dipnot olarak adlım kenara koydum zamanı ve yeri geldiğinde size iade edeceğim. Size ve balık nikli arkadaşa kızgın değilim. sadece burada azıcık fikir düşünce terapisi yapıyoruz değil mi?
herkese saygılar.

Hydra
21-12-2010, 03:35 AM
Sevgili Dipsizkuyu öğretilerin kişiye kattıklarını ve elde ettikleri çözüm yollarını eleştirmiyorum.Kişiyi kendisi yapan bunlardır.Gerçeklere sırt çevirmek ne diye?
Çevresel etmenlerin kişilere kattığı öğterileri bir kenara koymuyorum.Sadece Sugibi'nin yaptığı yoruma karşılık olarak onu anladığımı ama duruma bir de bu taraftan bakılması gerektiğini izah etmeye çalışıyorum.Yorumları okuyan arkadaşlara soralım.Acaba bunun neresinde kısır döngü var.Anlatmak istediğim gerçeklerin dışına çıkılmaması gibi bir durum söz konusu olamaz çünkü bahsettiğim şeylerin içinde çevresel faktörlerin yorumlanması konusunda bilgi vermeye çalışıyorum.Mekanizması tam olarak çözülememiş bir olguyu nasıl olur da kısır döngüye sokarım.Ayrıca o kadar emin ifade ediyorsunuz ki harici gelen yorumları kabul etmiyoruz anlamı çıkartıyorsunuz.Kabullendiğim misyonum var ama bu sizin üzerime etiketlemeye çalıştığınız gibi birşey değil.




Karşılaştığım sorunlar ve sorulara beraberinde gelen insanlara yüzeysel yaklaştığımı da nereden çıkardınız.Yorumumu okuduğunuzda içerik olarak yığınla çıkarım bulabileceğiniz kıstaslar var.Bunlar kitapta yazan şeyler değil, eğitim dahilinde tecrübelerle harmanlanmış kişiye özel olmayan genel ama uygulanabilirlik olarak kanıtlanmış bilgilerdir.

Sorgulamak hayatın her anında var.Sorunun temeline inip inmediğimizi nasıl ve nereden çıkartabiliyorsunuz.Ben de tam olarak bunu anlayamıyorum.Yazılan bilgiler yüzeysel olsa başarılı olması söz konusu olur mu? Psikologlar,psikiyatriler,danışmanlar yaptığım yorum gibi yorum yapıp değerlendirmekte yani bilgi aynı bilgi sadece kişiye göre analiz edilir.Yorum yaptığım arkadaşımı özel olarak tanımadığım için onun çıkarımda bulunabileceği değerlendirme yaparım.Devamında onun isteği üzere sorularıyla derine inebiliriz.Bu sizin fersah fersah eleştirdğiniz bilimsel etik ve mesleki etikten ileri geliyor.Bu yüzden genel verilen yorum ve terimlerden yüzeyselsiniz çıkarımın bulunmak anlamlı gelmiyor.



Kendi adıma cevap vermem gerekirse söz konusu olan konuyu hiçbir şekilde hafife almadım.Dediğim gibi üzerine çalıştığımız, mekanizması konusunda çıkarımlarda bulunmaya çalıştığım bir konuyu nasıl hafife alayım.Ben sizin namahrem konularınıza girmedim.Zaten konu siz değldiniz.Konu sugibinin içinde bulunduğu çekinceler idi.Siz yaptığımız yorumları saçmalamakla suçladınız.Saldırı olarak anlamış olmanız benim açımdam üzücü olur.Sadece neyi eleştirdiğinizin farkında olmalısınız.Dünyaca bilim adamının kanıtlamış olduğu bilgileri yüzeysel ve kısır döngüde bulan sizsiniz.Ben onların hakkını savunmaya çalışıyorum.

Aldığınız dipnotu büyük puntolarla not alınız.Siz yaşadınız diye olaya çözümü siz getiremezsiniz.Yüzeysel ve kısır döngü ile yakşlaşmakla itham ettiğiniz Balık'da böyle bir sorun yaşamış.Kişi sizin dediğinize göre yaşadığı tecrübeyi hele ki böyle bir tecrübeyi nasıl yüzeysel ve kısır döngüde yorumlar anlam veremiyorum.

Hem arkadaşımın içinde bulunduğu sıkıntıyı hafif almakla suçlanacağım, sıcak koltuğumda klavye başında oturarak anladığımı sanmakla suçlanacağım hem de sizi eleştirmeyeğim.Böyle bir izah yok.Yaptığım yorumda anlamsız gelen, sığ gelen yerleri çıkartınız önüme.Bunlar yanlıştır deyiniz.Onun üzerinden konuşalım.Verdiğiniz sebebini bilmediğim haksız ithamlarınızla bir yere varamayız.Saldırı diyerek dipnot diyerek işin içinden çıkamayız.Buyrun yorumlar ortada konu ile ilgili yaptığım yorumu dökünüz ortaya ve ithamlarınızın gerekçelerini ifade ediniz.

Farklı bakış açısı ifade ettiğiniz için eleştirilmediniz.Bakış açınızın kesinlikle doğruluğunu ve bizim bunu farkedemediğimizi suçlamalar yaparak ifade ettiniz.Bu durumda böyle bir yoruma verilecek cevap tam olarak bu oluyor.Forum da yorum yaptığım konular arasında eleştirildiğim de oldu ama kimse suçlamada bulunmadı.Ben de kimseye söylediğim şeylerin doğru onların yorumlarının yüzeysel olduğunu ifade etmedim.Çünkü bu karşıda ki kişiye saygsızlık olur.

Burada bilim bilim diyerek herşeyi bilim çözer demiyorum.Sadece arkadaşlarıma yorum yaparken sonradan utanacağım ya da yanlış çıkacak cümle yazmamaya çalışıyorum.Bu yüzden konulara yaptığım yorumlar net oluyor.Bu netlik kişinin kendine uyarlaması ve üzerine açılmaya ve kendini çözmesine neden oluyor.Bu sizin de önem verdiğiniz kendi tecrübelerimden kaynaklanıyor.Yine forum da Minnie var.O da ona gelen sorulara net ve kısa cevap veriyor.Bunlar konu ile ilgili profesyonel çalışan insanların tarzlarıdır.Siz bunları yüzeysel ve kısır döngüdedir diye itham edemezsiniz.Yorum yaparken öyle olduğunu düşünüyorum ya da oraya çıkmaz mı deseniz kabulümdür saygı duyarım.Ama net konuşarak aslında bu doğru değil bu budur demeleriniz sözünü ettiğiniz saygı skalasına girmemekte.
Takdir edersiniz ki değerlendirmeye almadan eleştiri yapmanız herkes için can sıkıcı olabilir.Karşı tarafı anlamadan değerlendirme yapmanız karşı tarafın fikirlerine ne kadar saygı gösterdiğinizi izah eder.İşte bu yüzden dipnotu koca puntolarla yazınız.Zamanı gelince tekrar hatırlatmaktan zevk duyarım.

Saygılar

balık
21-12-2010, 02:21 PM
işte tam bu noktada sayın hydra ve balık nikli arkadaşlarımızda aynı atmosferden etkilendikleri için her insana biçilmiş kaftan veya misyonda karşı çıkarlar. Kabullenemezler çünkü bu güne kendilerine öğretilen veya öğrendikleri doğru –gerçeklerle çelişirler her şey sil baştan… Tüm yazılırım olmasa bile birçoğunda demek istediğim farklı sıradan bakmadan başka bir bakış yaratarak çözüme gidilmesi gerektiğidir. Yaptığım eleştiriler ve aldıklarımda bu sebeptendir. Dediğim sadece anlaşılması gereken budur..kendinize atfettiğiniz sorun ve çözümler geçicidir. Kalıcı olmaz çünkü size dayatılanlar çerçevesinde değerlendirip aldığınız sizi yine aynı yere çıkarır. Varsayalım sizler haklısınız ben haksız. Şimdi o zaman söyleyin bakalım aynı kafanızdaki sorunla ne kadar zamandır uğraşıyorsunuz? Tam çözdüğünüz düşünürken bir bakıyorsunuz ki hiç ilerleme yol kat edememişsiniz. Hiç mi sorgulamıyor musunuz? Nerde niçin ve neden hata yapıyorum diye? Çünkü yüzeysel yaklaşılan sorunlarda temeline inmeden bir bakışla o anın şartlarına göre değerlendirip gidiyorsunuz.

Açıkça söylemem gerekirse yazdıklarından pek bir şey anlamıyorum dipsizkuyu...
Neye ve ne için karşı çıktığımızı, çıkacağımızı düşünüyorsun ki?
Burada hepimizin amacı bakış açılarımızı paylaşmak ve doğal olarak her birimiz ayrı insanlar olduğumuzdan bakış açılarımız da farklılık gösterir.
Sıradanlığın dışına çıkmak nedir?
Kendimize atfettiğimiz sorun ve çözümler doğal olarak geçici olacaktır, zaman ve şartlar değiştikçe bunlar da değişecektir. Ben zaten yazımda çözüm sunmadım, intiharın nasıl değerlendirildiğini değerlendirilebileceğini açıklayan bir bakış açısı sundum.
Sen bu deneyimi yaşamış biri olarak arkadaşımıza farklı bakış açısından bir çözüm sunabiliyorsan ne mutlu sana.
Ancak benim bu konuda farklı veya farksız, sıradan veya sıradan olmayan pek bir çözümüm yok. Çünkü biliyorum ki intihar psikolojisi çok farklı bir durumdur ve kimi zaman söylemler boş kalır. Bu nedenle bu durumun üzerinden felsefe yapmak ya da çözüm üretmek istemedim, zira ürettiğim çözümlerin kendime özgü olacağını biliyorum. Yani bu konuda yorumsuzum bile diyebilirim..Her neyse, arkadaşımıza gene de intihar etme fikrinden korkmamayı denemesini tavsiye ettim.
Önceki mesajımda sert de konuşmuş olabilirim, bu nedenle senden özür dilerim kırmışsam. Fakat her şeyden önce yapılan yorumlara değer biçmeden ne amaçla yapıldığını neleri içerdiğini dikkate almamız gerek bence. Etiketlemeden önce bunu yapmalı ve fikirlere saygı göstermeliyiz, çünkü herkesin fikrini rahatça söyleyebildiği özgür bir ortamdayız ve bu ortamın sağlanması için önce birbirimize saygı duymalıyız diye düşünüyorum.

Hydra
21-12-2010, 07:33 PM
Ben de aynı şekilde düşünüyorum.Çözüm önerisinde bulunmak olayı yaşayanlara ve karşı tarafı daha iyi anlamak yine olayı yaşayanlara has bir durum değildir.Söz konusu fikirlerin tartışılmasıysa buna bende varım.Saygımla beraber.Fakat yapılan yorumu etiketlemek sanırım saygı sınırını aşıyor.

sugibi
21-12-2010, 07:39 PM
bir çok konuda ortak çözüm yoları vardır ayrıca kişilere ve yaşanan olaylara karşıda herbireyin kendince tecrübe ve yaşanmışlıkları vardır bu konuyu bende googleden araştırabilirdim ama burda farklı kişiler ve düşüncelerle olayları yaşanmışları karşılaştırıp kendimce kendime bi çözüm bulmak derdindeydim anlattıklarım ve anlatamadığım çok daha büyük korkularım olabilirir paylaşıldıkça derinleşir çözüm yoları üretilir diye düşündüm

ama bakıyorum ki konu başka yerlere gitmiş intahardan çok atışmaya dönmüş lütfen arkadaşlar konuyu dağıtıp kişiseleştirmeyelim açıkçası bende dipsizkuyunun neden bu kadar tepki verdiğini anlamış değilim umarım kişisel bi nedenden dolayı konu bu hale gelmemiştir

Hydra
21-12-2010, 08:50 PM
bir çok konuda ortak çözüm yoları vardır ayrıca kişilere ve yaşanan olaylara karşıda herbireyin kendince tecrübe ve yaşanmışlıkları vardır bu konuyu bende googleden araştırabilirdim ama burda farklı kişiler ve düşüncelerle olayları yaşanmışları karşılaştırıp kendimce kendime bi çözüm bulmak derdindeydim anlattıklarım ve anlatamadığım çok daha büyük korkularım olabilirir paylaşıldıkça derinleşir çözüm yoları üretilir diye düşündüm

ama bakıyorum ki konu başka yerlere gitmiş intahardan çok atışmaya dönmüş lütfen arkadaşlar konuyu dağıtıp kişiseleştirmeyelim açıkçası bende dipsizkuyunun neden bu kadar tepki verdiğini anlamış değilim umarım kişisel bi nedenden dolayı konu bu hale gelmemiştir

Sizi temin ederim ki kişisel hiçbir sıkıntım yok.

''anlatamadığım çok daha büyük korkularım olabilirir paylaşıldıkça derinleşir çözüm yoları üretilir diye düşündüm''

İşte bende tam olarak bunu izah etmeye çalışıyorum.Kendi adıma bir şablon hazırladım bu şablon üzerinden sizin de izin verdiğiniz ölçüde ilerleme kaydetmek çözüm yolu üretmekten daha faydalı olacaktır.

Saygılar

sugibi
22-12-2010, 02:30 PM
tam olarak duygularımı anlatamadığımı düşünüyorum kendim ve aklım o kadar karışıkki birçok nedenden dolayı
13 14 yaşlarımda sevgilimden ayrılınca canım yanmıştı hayatımda hiç ilaç kulanmadığım için elime 2 tane ağrı kesici alıp hatta galiba içip ölümü beklediğimi hatırlıyorum tıraji komik
benim kafamı kemiren 9 yıldan beridir o kadar büyük acılar çekmeme rağmen neden intaharı düşünmezken abimin bana kendini öldür demesiydi
belki abimden duyduğum bü söz bile intahar etmem için yeterlidir bilemiyorum ailesini kaybetmiş ve kazanma çabasında olan birinin umutlarının tükendiği bi anda neler yapabileceğini yani kendi düşüncelerimi sizler sayesinde öğrenmeye çalışıyor olabilirim çünkü ben çıkmazlardayım
balığında yazdığı bi yazı vardı tam hatırlayamıyorum ama aklımda kalan intahar etmek aslında hayatını sonlandırma değilde yaşadıklarından kurtulmak için bi çözümmü

Hydra
22-12-2010, 04:14 PM
Büyük sıkıntılarla başa çıkmaya çalışırken abiniz bile olsa bir insanın sözün nereye gideceğini bilmeden yaptığı yorum sizi neden bu kadar etkiledi?
Abiniz olması mı ? Yoksa negatif durumlar karşısında kendinizi kandırdığınızı mı düşündündünüz?

sugibi
22-12-2010, 05:45 PM
Büyük sıkıntılarla başa çıkmaya çalışırken abiniz bile olsa bir insanın sözün nereye gideceğini bilmeden yaptığı yorum sizi neden bu kadar etkiledi?
Abiniz olması mı ? Yoksa negatif durumlar karşısında kendinizi kandırdığınızı mı düşündündünüz?yılardır görüşmediğim abimin beni özlediğini söylemesini beklerken tamtersi bu sözü duymak beni çok üzdü ama hayat devam ediyor benim iki tane kızım var onlar için herşeye hersöze katlanmak zorunda olduğumu biliyorum

Hydra
22-12-2010, 06:21 PM
yılardır görüşmediğim abimin beni özlediğini söylemesini beklerken tamtersi bu sözü duymak beni çok üzdü ama hayat devam ediyor benim iki tane kızım var onlar için herşeye hersöze katlanmak zorunda olduğumu biliyorum

Ne kadar değerlisiniz.İki tane evladınız var ve onlar için ulusunuz.Emin olun sizi anlıyorum.Güçlü birisiniz ve bu gücünüze hayran kaldığımı söylemek isterim.

Hayatımız boyunca gel gitlerimiz olur.Aslında gel gitlerle hayat olur.Siz hiçbirşeyin zorunda değilsiniz ya da zorunda olduğunuz için kendinizi baskılamayınız.Olgun hayatı tecrübe eden birisiniz.O kadar yol aldıktan ve en önemlisi herşeye rağmen evlat yetiştiriyorken sizi üzecek olan bireylere gereken cevabı vermeyi kendinize yasaklamayın.O kadar emek verdikten ve sıkıntılarla başa çıkmayı öğrendikten sonra birileri (bu abiniz bile olsa) sizi bu amaçtan ve uğurdan alı koymamalı.Çünkü değerlisiniz ve ulusunuz.Bu anlamda kendinize neden diye sormaktansa nasıl diye sorun.Emin olun verdiğiniz cevaplar sizi daha tatmin edecektir.

Saygılar

sugibi
23-12-2010, 11:57 AM
Ne kadar değerlisiniz.İki tane evladınız var ve onlar için ulusunuz.Emin olun sizi anlıyorum.Güçlü birisiniz ve bu gücünüze hayran kaldığımı söylemek isterim.

Hayatımız boyunca gel gitlerimiz olur.Aslında gel gitlerle hayat olur.Siz hiçbirşeyin zorunda değilsiniz ya da zorunda olduğunuz için kendinizi baskılamayınız.Olgun hayatı tecrübe eden birisiniz.O kadar yol aldıktan ve en önemlisi herşeye rağmen evlat yetiştiriyorken sizi üzecek olan bireylere gereken cevabı vermeyi kendinize yasaklamayın.O kadar emek verdikten ve sıkıntılarla başa çıkmayı öğrendikten sonra birileri (bu abiniz bile olsa) sizi bu amaçtan ve uğurdan alı koymamalı.Çünkü değerlisiniz ve ulusunuz.Bu anlamda kendinize neden diye sormaktansa nasıl diye sorun.Emin olun verdiğiniz cevaplar sizi daha tatmin edecektir.

Saygılarbeni gururlandırdınız hydra teşekürederim yılardır yüzümde maskeyle geziyorum ben mutluyum güçlüyüm kimse beni yıkamaz der gibi ama içimde fırtınalar kopuyor en çokta kendime ve aileme gerçek yüzümü gösterdim ve bu halim o kadar içime işlediki kendime zarar veren benden kurtulamıyorum çabalıyorum ama bocalıyorum söylediğiniz gibi bazı kişilere gereken cevabı veremiyorum onları üzmektense kendim üzülmeyi tercih ediyorum çünkü bu yaşadıklarımın en büyük suçlusu benim kendi hatamın bedelini kimseye ödetmek istemiyorum herkes yeterince bedel ödedi zaten en çokta ben
ama ben herşeye rağmen ümidimi kaybetmedim hayata tutunmak istiyorum elerimi uzatıyorum hep şimdilik tutan yok belki birgün kimseye gerek kalmadan kendim tutunmaya başarabilirim bu kadar ilgilenip cevap yazdığın için teşekürler hydra

LaleJ
07-09-2011, 09:43 PM
artık dayanamıyorum. özel hayatları çok karıştırıyorum. çok sevdiğim erkek artık benden nefret ediyor kurtulmak istiyor. zaten sanaldan tanışıyoruz . sevgilisi varmış. ben onun ve bütün arkadaşlarının özel hayatını didik didik karıştırıyorum. off nefret ediyorum kendimdem öldüresiye seviyorum.. sanal aşk lanet olsun.. geçen yıl sosyalfobiden psikiyatriye gitti faverin verdi takıntı ilacı. eh işe yaradı ama şu özel hayat karıştırmalarım çok fena . benim hayatım yok pek. yalnızım çok boş biriyim hiçbişeyden zevk almıyorum. hayattan soğudum. taparcasına sevdiğim sanal aşk imkansız onun üzüntüsüde kahrediyor beni. aşktan öte saplantı olmuş resmen pff. oturum saatlerce üye olduğu sayfalara bakabilirm tekrar tekrar.. onunla mesajlaşmazsam ölüyorum. :( ama bu aşktan kurtulmak istiyorum artık.
eskiden bi ünlüye aşık olurdum hiç bitmez diyordum 1 ay sonra bitince ammaa neymiş falan diyordum.. onunda böyle olmasını istiyorum ama 9 aydır aşığım ona geçmiyor :( kimsem yok zaten sanala bağlanmışım :( pasifliktende kurtulamıyorum.

zaten asosyal ve çekingenliğime hiç gelmiyorum. tatsız tuzsuz bir insanım.
yardım edin tavsiyeler öğütler verin bana :.. (

goffee
07-09-2011, 10:09 PM
Sorun sanal ilişki değil sorun senin arayışında.
Doğruyu arıyorsun ama doğruya yanlış yoldan ulaşamazsın.
Benm sanalda başlayan reelimizi düzenleyemediğimiz için hala sanalda devam eden 4 yıllık birlikteliğim var.
Ama saygı sevgi çerçevesi içinde yürüyor.
Ben saygımdan çok özel sorular sormam.
O da bana sormaz.
Hani sorsam bile eleştirmek için sormam.
Sadece bilip öğrenmek için yada kendisi birşey anlatmışsa yardım edebilmek için sorarım.
Arkadaşlarını ve onun değerlerini asla eleştirmem.
Seçim onundur bana sadece saygı göstermek destek olmak düşer.
Aynı şekilde o da bana karşı böyledir.
Sanırım yaşın küçük yada kafan çok karışmış.
Çünkü anlattıkların normal davranışlar değil.
Öncelikle tavsiyem saygın efendi biri olmaya bak.
Sonra herşey kendiliğinden düzelir.

Banlıcan
08-09-2011, 02:33 PM
Merak ediyorum başkalarının özel hayatlarını neden insan sorgulamak ister ki?
Yani talep ettiğiniz bilgiyi almak size nasıl bir kazanç sağlar?
İnsanlara daha doğrusu sevgilinize sorduğunuz soruları sormadan evvel hiç bunu sorduğumda aldığım bilgi ne işime yarayacak diye düşündünüz mü?
Kusura bakmayın sadece meraktan soruyorum.
Bir de yaşınızı ve cinsiyetinizi merak ettim.
(duygularınız daha iyi anlamama yardımcı olsun diye doruyorum)

yorum
08-09-2011, 07:29 PM
Şu sanal ilişkiler real ilişkilerden daha kuvvetlidir.Ama bir okadarda daha çabuk yıkılır.Bazen bir sözle yılların birikmişliğini atabilirsiniz.Ama bence kendinizi firenlemek için bişeyler yapmalısınız.İnsan sanaldaki bi kişiyi gözünde çok yüceltiyor.Çünkü yaşadığınız hayallerinizdir.Karşınızdaki insanı hayallerinizle büyüttünüz.Aslında hayalleriniz vardır karşınızda.Bu yüzden bunların maddeselliğine girip biraz hak edildiği kadar ilgi ve sevgi vermeniz gerekiyor.Sanal kötüdür demiyorum.Benimde 3,4 yıllık sanal dostluklarım var.Ve realdede görüşürüz.İnanın başım ağrısa yanımda biterler.Maddi manevi ne sıkıntım varsa herzaman yanımda olmuşlardır.Bu yüzden hiç bir şekilde sanaldakiler kötüdür yada olmaması gereken şeyler die algılamayın.Sadece gereğinden fazla kaptırmamak için işin içine girin.Nie bu kdar bunu seviyorum.Sevdiğim kişi o mu yoksa hayalimde yarattığım insan mı? die sorgulayın kendi içinizde kendinizi

Kimene
09-09-2011, 01:23 AM
Sanalda tanismayi anliyorumda,sanalda yuruyen iliskiyi kafamda bir turlu bir yere oturtamiyorum..
Internet hayatimiza girip dunyaya acilmamizi sagladiktan sonra, bizlerde sanal karakterler olup ciktik..Yan komsunuz msn'den selam veriyor, sevgiliniz opucuk, kalp ikonlari atip askini gosteriyor.Sonumuz hayrola diyip susayim ben :)

SELMA***
09-09-2011, 02:54 AM
Ben yaşının çok genç olduğunu düşünüyorumVe bu yüzden mantıksız düşünüyorsun.İleriki yaşlarda bu düşündüklerine güleceksin.Birde sevgiye aşka büyük bir özlemin var.Hayatının tek temeli olmuş.Bence başka şeylere dikkatini ver.Arkadaşlarınla vakit geçir.hobiler edin.Gez dolaş.Her şeyi zamana bırak.Bir bakmışın seni seven biri seni bulmuş.Unutma sevgi karşılıklıdır.Karşındaki seni sevmiyorsa o aşk sana zarar verir.Önce bence bir bayan bu hayatta başkasına muhtaç olmadan nasıl yaşarım onu düşünmeli.Kariyer yapmalı.Böyle şeyler karın doyurmuyor.Bak evleniyorlar.1 sene sonra boşanıyorlar.Ne aşk kalıyor ne başka bir şey.Sen kendini geliştir güzel görün.Arkası gelir merak etme.Bu sevgi ihtiyacının belirli bir sebebi varmı bilmiyorum Bunu en iyi sen anlarsın .Aile sevgisizliğimi.yoksa başka bir şeyler mi bilmiyorum.Nekadar kendini geliştirirsen o kadar seni sevenler çoğalır merak etme ve zamana bırak

CN-07
09-09-2011, 10:17 PM
"geçen yıl sosyalfobiden psikiyatriye gitti faverin verdi takıntı ilacı." ilacı kullanan sen misin yoksa O'mu? Senin durumun
depresyonla alakalı SF gibi gözüküyor.İntihar etmeyeceksin,korkma.Senin durumunu nimetten görenler var bu forumda.
OKB nin yol açtığı bir takıntı gibi gözükmüyor,ama ilacını kullanmaya devam et.Sanal alışkanlıklarına bir süre ara versen iyi olur.

Let it Be
21-10-2011, 08:26 PM
1111111111111111111111

goffee
21-10-2011, 08:50 PM
Bence bir an evvel bir uzmanla görüşmelisin.
Kendine bu kadar işkence çektirmene gerek yok.
Yani ortada bir sorun oldugu belli.
Anladıgım kadarıyla zekisin bu zekanın bu şekilde yabana gitmesine gerek yok.
Tedavi olup zekanı kullanılabilir şekilde kullanman senin için daha iyi.
Akıl hastanesine gitmeye razıyım diyen birinin hiç doktora gitmemiş olması çelişkili.
Sanmıyorum ki doktora gitmiş olasın.

ayseglk
21-10-2011, 08:55 PM
sen zeki olmaktan mı şikayetçisin hiç bişey anlamadım

balık
21-10-2011, 08:56 PM
İnsanlara projelerini anlatmak zorunda değilsin.
Dünyada tek olduğunu bilmek ve yalnızlık düşüncesiyle de yaşanabiliyor.
Hayallerin için adım atabilirsin bu dünya hayalgücün için yetersiz olsa da hayallerinin adımını atman için o kadar yetersiz değil.
Kimi düşüncelerimi insanların paylaşmadığından yüzde yüz eminim. Bunu sorgulamayı bıraktım. Biraz uyum sürecine girdim belki.
Seçim senin.

goffee
21-10-2011, 09:04 PM
@balık arkadaşımız da güzel söylemiş.
Birşeyi yapmak istiyorsan yaparsın kimseye birşey anlatmak zorunda değilsin.

_)AviE(_
21-10-2011, 09:47 PM
İnsanlar anlayamadıkları konulara saldırırlar. :) onlar senin düşündüklerini anlayamadıkları için alay ederler çünkü basma kalıp düşünceleri var kendilerini düşünmek için yormuyorlar.Bence onlar gibi olmadığın için sevin olaylara olumlu yönden bak :)

Banlıcan
22-10-2011, 09:27 AM
Teslanın hayatını oku.
Adam kablosuz elektrik iletimini bile gerçekleştirmişti.

archers
05-12-2013, 12:04 PM
meraba arkadaşlar ben 26 yaşında psikoz hastasıyım.gitmediğim doktor denemediğim yöntem kalmadı karaciğerimde grade 3 yağlanma var ve ben hareketsizim çok yiyoyorum az hareket ediyorum.Annemde şizofreni kendine bakımı az ve hiç dışarı çıkmıyor.sürekli evde oturuyorum hiç arkadaşım yok kimseyle konusmuyorum diksiyon kursuna yazıldım ama ordada kimseyle konuşmuyorum.Açıköğretim fakültesinde 5 yıldır sınıfı geçemiyorum.Lütfen bana yardım edin hareketsizim ve hiçbir iş yapamaıyorum abim ve babam benle konusmuyor aynı şeyleri konuşmaktan bıktık diye..çaresiz kaldım ne yapacağımı bilmiyorum

arka plan
05-12-2013, 05:43 PM
Ne yönde kabiliyetleriniz var. İşte tam bu noktadan yola çıkarak yaşamınızda temel alacağınız meşguliyetler edinebilirsiniz. Daha doğrusu edinmelisiniz. Bir zaman sonra sizin ile bütünleşecek bir uğraşıdan bahsediyorum. Size yaşamınızda payanda olacaktır. Toplumsal ve aile içi statünüzde de, ümit ederim ki, zaman içerisinde sizi memnun edecek hareketlenmelere sebebiyet verecektir.

Durumunuzu, yalın ve başarılı sayılabilecek ölçüde anlatabildiğinizi görüyorum. Geneli baz alacak olursak, pekte kabusu andıracak bir durum söz konusu değil. Haber, tartışma, kültür ve sanat programlarını seyredin. Oradaki konuşmacıları, katılımcıları ve sunucuları dikkat ile gözlemleyin. Ve ihtiyacınız çerçevesince istifade etmeye gayret edin. Görmeye ve duymaya dayalı etkili bir yöntemdir. Üstelik sıkıntınızı giderir, bilgilerinizi ziyade kılar.

Bu arada başlıkta temas ettiğiniz şekilde bir düşünce mi olurmuş. O noktada sarf edeceğiniz düşünce gayretini, mevcut sıkıntıları çözme noktasında harcayınız efendim.

Angry
11-04-2014, 03:08 AM
evet arkadaşlar kesin karar verdim intihar edecem silah yada hapla düşünüyorum dönüşü olmamalı

karamsar
11-04-2014, 04:11 AM
Bakış açını değiştir. etmezsin.

montevo
11-04-2014, 08:11 AM
evet arkadaşlar kesin karar verdim intihar edecem silah yada hapla düşünüyorum dönüşü olmamalı

peki nedeni ne?

bsrnrdmr
12-04-2014, 02:41 PM
ölünce gideceğin yeri biliyormusun? buradan kötü olduğu kesin ve bu düşünceden hemen vazgeçmelisin.İlaç tedavisi görürsün ve benim gibi iyileşebilirsin. Problemin ne peki?

FutureHistory
14-04-2014, 01:55 AM
şimdiye kadar ölmediysen yazdıklarımı okursun inşallah 2defa başkaları tarafından 1defa kazayla 2defada intihar yoluyla ölüme yaklaştım hala yaşıyorum . Sıkıntılarımı anlatsam zaten sen ölmüşsün dersin . En son 30-35 tane kadar serequal içtim hiçbirşey olmadı . ölüm bir son değildir bir başlangıçtır ve bu başlangıç için ne kadar çalışırsan oyunda o kadar güzel bir yerin olur . ALINTI :D Anlayana .

Angry
14-04-2014, 02:19 AM
bende aşırı halsizlik hiç bişiden zevk almıyorum tembellik umursamazlık var yeme içme olmasa ömür boyu sokakta yaşarım mesala kimseyle kolay kolay konuşmam güvenmem inatcıyım aksiyim kimse benle kolay kolay gecinemez bu yüzden arkadaşım yok sevgilim zaten yok dışarı pek çıkmam vs iyi bir cocukluk gençlik yaşamadım zaten

montevo
14-04-2014, 08:21 AM
bende aşırı halsizlik hiç bişiden zevk almıyorum tembellik umursamazlık var yeme içme olmasa ömür boyu sokakta yaşarım mesala kimseyle kolay kolay konuşmam güvenmem inatcıyım aksiyim kimse benle kolay kolay gecinemez bu yüzden arkadaşım yok sevgilim zaten yok dışarı pek çıkmam vs iyi bir cocukluk gençlik yaşamadım zaten

insanlar değişir.erkeksen testesteron kız isen östrajen hormonunu artırıcı yollara git.bi üroloğa danışabilir yada akşamları magnezyum çinko b6 vitamini ,yatmadan önce, alabilirsin.gerçi bu erkekelr için :) bu hormonların artımı depresyonu düşürüyo.

yorum
14-04-2014, 10:55 AM
buraya yazdıysan halen umudun var umudun varsa intihar edemezsin.

Soğuk Yalnızlık
14-04-2014, 08:48 PM
bende aşırı halsizlik hiç bişiden zevk almıyorum tembellik umursamazlık var yeme içme olmasa ömür boyu sokakta yaşarım mesala kimseyle kolay kolay konuşmam güvenmem inatcıyım aksiyim kimse benle kolay kolay gecinemez bu yüzden arkadaşım yok sevgilim zaten yok dışarı pek çıkmam vs iyi bir cocukluk gençlik yaşamadım zaten

Yazdığın şeylerin %99.9'u bende de bulunuyor ama hiç intihar etmeyi düşünmedim.Geçtiğimiz yaz aylarında yazdığın şeylerden ötürü depresyona girmiştim.Yabancı dizi izleyerek kafamı bir sürede olsun rahatlatmıştım.Şuanda da iyi bir gençlik yaşayamıyorum çünkü küçükken bilinçsizce verdiğim kararların etkilerini çekiyorum.Ama biliyorum ki bu zararlı etkilerden kurtulduktan sonra hayata daha pozitif bakacağım.
Dediğim gibi, yazmış olduğun her şey bende de mevcut ama intihar hiçbir şeye çözüm değil.

prenses
14-04-2014, 09:43 PM
amaaan yasa gitsin ya,
ne pislikler var ölmeyen.. :mad:
sen niye ölesin :rolleyes:

Angry
15-04-2014, 02:04 AM
neresi olursa hangi ortam olursa olsun hep istenmeyen çocuk oldum ve olmayada devam ediyorum yaş 28 arkadaş hiç yok sevgili yok para yok hiç bişi yok diyebilirim

prenses
15-04-2014, 02:10 AM
Simdiye kadar böyle oldu diye
Yeni ayni gidecek dıye bişey yok.
Neden istenmeyen oldugunuzu saniyorsunuz?

Angry
15-04-2014, 06:25 AM
Simdiye kadar böyle oldu diye
Yeni ayni gidecek dıye bişey yok.
Neden istenmeyen oldugunuzu saniyorsunuz?

malesef daha öncede konu açmıştım ama düzelmiyor hayatım hiç bir şekilde düzelmiyor dini inancımda yok pek bir amacımda yok yani geleceğimi göremiyorum zaten tek carem intihar etmek ailem tarafından çevrem tarafımdanda istenmiyorum yıllardırda dışlandım hep kesin kararımdır dönmeyi düşünmüyorum bu forumu seviyorum tek konuştuğum insanlar sizsiniz bu şekilde devam edemem hayata

abuzettin
15-04-2014, 04:16 PM
Angry madem kendini öldürecek kadar gözün karardı, neden ömrünü insanlara adamıyorsun? Yaptığın iyilikler karşısında gülümseyen yüzler gördüğünde bu herşeye değecektir. Sakın canını boş yere harcama ve geriye kalan ömründe piyangodan çıkan bir gün daha dersin her geçen günün için. Senin bu yaşına gelmen için çok emek verildi, bu emekleri de boşa çıkarma. 5 yıl sonra üniversiteyi kazanacam deyip günde 2 saat çalışarak en kral bölüme girebilirsin. Sen diğer insanlar gibi olmak zorunda değilsin. Kendini diğerleriyle kıyaslama ve sadece elinden gelenin en iyisini yapmaya çalış. Bu aralarsa sadece yaşamaya bak.

montevo
15-04-2014, 04:55 PM
angry hyangi ildesin

karamsar
15-04-2014, 05:09 PM
Bir kaç tavsiye verebilirim ama ne kadar tutacağını bilemem.

- çok ama çok az yemek ye, günde sadece bir öğün ye ve 5-6 lokma ye sadece. suyuda çok az iç. eğer yatakta yatıyorsan artık yatakta değil rahatsız olduğun bir yerde yat. elindekilerin değerini bilene kadar bu şekilde yaşa. Şükretmeye başlayınca da karnını doyuruncaya kadar yemek yeme ve istediğin kadar uyuma.

Angry
15-04-2014, 09:36 PM
angry hyangi ildesin

ankaradayım

zaten cekip gitmeyi yada bi sandal bulup denize acılmayı düşünüyorum yada soğuk bir ülkeye gitmek rusya gibi soğuktan ölmek daha iyi acısız uykulu bir şekilde

bide 28 yaşından sonra neler yapabilirim onlarıda yazın herşey olabilir

ygm20
15-04-2014, 09:41 PM
aileni düşün ozaman iyi olursun ben öyle yaptım silah hap boş işler.

yorum
15-04-2014, 09:56 PM
Angry ben yıllarca intihar üzerine olan yazılar ve bu psikolojiyle ilgilendim. Ve bir çok yazarın yazarları kitapları makaleleri çok şeyi baktım.

bunlara istinaden söylüyorum.Senin intiharlık durumun yok.Kendine bu hazzı yaşatmayı bırak. İntihar düşüncesi rahatlatır ama o an seni senden alır.En sevdiğim yakın arkadaşım çocukluk arkadaşım intihar etti, ve ben bunun ne demek olduğunu biliyorum.İçini kemiren kurt misalidir, bırak foruma anlatmayı kendine bile söylemiyorsun bu durumu.Çünkü anlamsız gelir herşey.Ama sana gelmiyor sende çok umut var.Sen acıdan da korkuyorsun.Acısız ölüm diyorsun.

Angry
15-04-2014, 10:05 PM
Angry ben yıllarca intihar üzerine olan yazılar ve bu psikolojiyle ilgilendim. Ve bir çok yazarın yazarları kitapları makaleleri çok şeyi baktım.

bunlara istinaden söylüyorum.Senin intiharlık durumun yok.Kendine bu hazzı yaşatmayı bırak. İntihar düşüncesi rahatlatır ama o an seni senden alır.En sevdiğim yakın arkadaşım çocukluk arkadaşım intihar etti, ve ben bunun ne demek olduğunu biliyorum.İçini kemiren kurt misalidir, bırak foruma anlatmayı kendine bile söylemiyorsun bu durumu.Çünkü anlamsız gelir herşey.Ama sana gelmiyor sende çok umut var.Sen acıdan da korkuyorsun.Acısız ölüm diyorsun.

beni bu yoldan hiç bişi döndüremez mesala aşırı tipsizim herkes sevgili olayları yaşarken ben yaşamıyorum gençlik zaten bitti yani benim yaşıtlarım bircok şeyi yaşarken ben yaşayamadım daha bircok şey işte benim öyle birşey yapmam lazımki tekrar hayata dönmem lazım ama olmuyor işte anlayamazsınız bunu

yorum
15-04-2014, 10:18 PM
iyi de bunları öne sürüp haklı çıkmak saçma bu seni sadece zayıf kılar. haklı çıkarmaz. ve sen yaşamak istiyorsun sadece parkta oyuncağı elinden alınmış ve isyan eden çocuk gibisin. hayatta neleri yaşayıp yaşayan var bunlar yüzünden intihar etmek bilmiyorum yani.

abuzettin
15-04-2014, 10:35 PM
Ailenden bağımsız olabilmen için iş bulman gerek. Mesela bir kuaförde çırak olarak başlasan ve zamanla usta olsan sonra kendi yerini açsan ne güzel olurdu. Ailen baskı yapmıyorsa üniversiteye ya da yüksek okula girmek için çalışabilirsin. Aşçı yamağı olarak başlayıp o dalda da tecrübe kazandıkça ve bilgi birikimini artırdıkça ustalığa geçiş yapabilirsin. Uzman çavuş olabilirsin, engel bir durum yoksa. Fabrikalarda iş arayabilirsin, tabi fabrikadan çıktığında elinde sanatım var diyebileceğin bir dalda çalışabilirsen daha iyi olur. Boya badana işini de öğrenebilirsen onunla da geçimini sağlayabilirsin ilerde. Bir cemaate falan girip ordan bir iş imkanı çıkarabilirsin. Pazarlamacılık ya da pazarda tezgahtarlık yapabilirsin. Bunlardan biri veya senin kendine uygun gördüğün bir iş dalında çalışmaya başlamanla bir başlangıç yapabilirsin. Tabi ki kolay olmayacak ve zorlanacaksındır ve demesi kolay diyeceksin, haklısın ama bir yerlerden başlamak lazım hayata tutunabilmek için.

spawn.34
20-04-2014, 04:21 PM
ölmek cok basit bişey.. zor olan yaşamaktır.. ki yaşamaya bak.. boşver ölmeyi.. elbet birgün öleceksin.. kendi katilin olma :)

ulver
23-04-2014, 05:32 PM
bi su kenarında yaşayabilirsin insanlardan ırak

Angry
08-05-2014, 08:57 PM
bakın daha öncede anlatmıştım şimdi bir kursa gittim ve kazandım işe başlayacam 1 ay sonra ama bu seferde adım eşcinsele çıktı şimdi herkes beni böyle biliyor komşular bakkal arkadaşlarım şuan hiç kimse benimle görüşmüyor dışlandım adeta zaten arkadaşım yoktu kız arkadaşımda yok aşırı utangaç biriyim ne yapayım sizce

Banane
08-05-2014, 09:28 PM
Senin halini gorunce ben kendimi kesin oldurmeye karar verdim :)

...gerçekten intihar etmek isteyen birisi buraya başlık açamaz. ...................

Angry
08-05-2014, 09:31 PM
Senin halini gorunce ben kendimi kesin oldurmeye karar verdim :)

...gerçekten intihar etmek isteyen birisi buraya başlık açamaz. ............................

burda ciddi bir konu acıyoruz sen benim durumumu anlayamazsın benim yaşadıklarımı bilemezsin dalga gecilecek bir konu değil yaşanmış bir olay gayet normal bir insanım

montevo
09-05-2014, 11:49 AM
bakın daha öncede anlatmıştım şimdi bir kursa gittim ve kazandım işe başlayacam 1 ay sonra ama bu seferde adım eşcinsele çıktı şimdi herkes beni böyle biliyor komşular bakkal arkadaşlarım şuan hiç kimse benimle görüşmüyor dışlandım adeta zaten arkadaşım yoktu kız arkadaşımda yok aşırı utangaç biriyim ne yapayım sizce

oha yani nasıl eşcinsele çıktı?en basidi çevreni değiştiriyorsun.işe gricne maaşın iyise kiraya geçerek şuanki çevrenden yuzajklaşırsın.

Angry
09-05-2014, 09:26 PM
oha yani nasıl eşcinsele çıktı?en basidi çevreni değiştiriyorsun.işe gricne maaşın iyise kiraya geçerek şuanki çevrenden yuzajklaşırsın.

evet dostum benim başıma gelenler kimsenin gelmemiştir herhalde hem acı hem komik bir durum zaten arkadaşlarımın yanına gitmiyorum yıllardır 5-6 senedir muhabbetim yok yanlarından gecsem bile selam vermem yapacağım ilk iş kız arkadaş bulmak ayrı eve çıkmak olabilir ev alma imkanım olsa gidecem zaten hemen ben böyle millet görmedim gerci onlarda haklı uzun zamandır yanımda kız görmedikleri içindir yapacak bişi yok adın çıkacağına canın çıksın dedikleri budur