PDA

Orijinalini görmek için tıklayınız : Kaliteli yaşam için spor şart .



9 ŞUBAT
01-11-2007, 02:58 PM
Egzersiz her yaşta şart

Herkesin kapasitesine göre yapabileceği bir spor olduğunu belirten Fizyoterapist Umut Yasa, "Hayatta kaldığımız sürece vücudumuzu en iyi şekilde kullanmalıyız" diyor

Sports Park Sağlıklı Yaşam Merkezi'nden Fizyoterapist Umut Yasa, hareketin hayatın hiçbir döneminde bırakılmaması gerektiğini belirterek, "Modern hayat bizim bedenimize aykırı bir hareketsizlik getiriyor. İnsanlar yaşı ve konumuna göre mutlaka spor yapmalı. İster 80 yaşında olsun, ister, nörolojik, ortopedik bir problemi olsun. Mutlaka herkesin kendi kapasitesine göre yapacağı bir spor vardır. İnsanlara en önemli tavsiyem hareketi bırakmasınlar. Yürüyüş yapıyorlarsa devam etsinler. "Eskiden 5 kilometre yürüyordum, şimdi 500 metreyi ancak yürüyorum" diyebilirler..Olsun, devam etsinler. Ama bedenlerinden gelen şikayetleri de mutlaka göz önünde bulundursunlar. Şikayet olduğunda geciktirmeden uzmana başvursunlar ki kapasitelerini sonuna kadar kullanabilsinler" diye konuştu.
-Bir fizyoterapistten danışmanlık alarak spor yapmanın avantajı nedir?
Fizyoterapistten yardım alarak spor yapmanın avantajı şu: öncelikle sakatlanma ihtimalinizi düşürüyoruz.
Ya da herhangi bir sakatlanma veya rahatsızlığınız varsa o rahatsızlığı artırmaya ihtimalini ortadan kaldırıyoruz. Sakatlığınızın ilerlemesini engelliyoruz da diyebiliriz. Benim buradaki amacım "sağlık için spor" anlayışıyla kişilerin spordan en yüksek faydayı görmesini sağlarken, olası risklerden de korunmalarını sağlamak. Kişi en sağlıklı şekilde nasıl ve hangi spora yönelecek? Ya da programa ne kadar yüklenecek?
Bizler için önemli olan bu.
-Bilinçsiz egzersiz yapmak ne gibi zararlar verebilir?
Her insanın yaşına ve fiziksel kapasitesine uygun şekilde spor yapması gerekir. Bugün 60 yaşında hiç spor yapmamış bir insana "Bir kilometre koş" derseniz kardiyolojik problemlerden damar problemlerine, eklem probleminden yumuşak doku hasarına kadar birçok problemle karşılaşması olasıdır. Yaşınıza ve fiziksel kapasitenize en uygun sporu da ancak hekim, fizyoterapist ve antrenör kontrolünde yapabilirsiniz.
-Fizyoterapist olarak nasıl bir hizmet veriyorsunuz?
Öncelikle buraya gelen sporcu veya spor yapmak isteyen kişilerin vücut değerlendirmesini yapıyorum. Gözüme çarpan herhangi bir aksaklık varsa veya ileride problem oluşturabileceğini düşündüğüm bir durum olursa ya kendim fizik tedavi anlamında destekliyorum ya da beni aşan bir olay varsa spor hekimimize veya diğer hekimlere yönlendiriyorum.
-Sakatlanmaları önlemek ve sağlıklı spor için önerileriniz nelerdir?
İnsanlarin mutlaka kendilerine özel düzenlenen egzersiz reçetelerine, yüklenme programlarına uymaları gerekiyor. Yaşına, kilosuna, sağlık durumuna, geçirilmiş hastalıklarına göre en iyi performansı nasıl elde edebileceğini bilmesi gerekiyor. Bunun için de profesyonal yardıma ihtiyaç var. Bu konuda yardım almadan birdenbire spora başlarsanız ya da egzersize birdenbire başlayıp yine birdenbire sonlandırırsanız birtakım sağlık problemlerinin yaşanması kaçınılmaz olacaktır.
-Egzersizler sırasında da müdahale etmeniz gereken sorunlar oluyor mu?
Burada zaten antrenörler kişiye hangi aletle ne kadar süre çalışması gerektiğini, ne kadar süre egzersiz yapacaklarını söylüyor. Zaten tüm egzersiz antrenörlerin gözetiminde yapılıyor. Ama sağlıkla ilgili bir problem aldığınız bütün önlemlere rağmen de gelişebilir. Spor esnasında birden oluşan bel veya boyun ağrısı veya burkulma şikayetini gidermek için burada yapabileceğim müdahale varsa yapıyorum. Ya da gerekli durumlarda hastaneye gidilir. Ama genellikle oluşan yaygın sorunlar kas spazmı veya kas krampları şeklinde oluyor.

Bel fıtığı olanlar da mutlaka egzersiz yapmalı
-Bel fıtığı olan kişiler için hareketin önemi nedir?
Bel fıtığı geçirmiş, ameliyat olmuş hastaların da spor yapmaya ihtiyacı var. Ben bu tür hastalarda öncelikle karın ve sırt bölgesinin kuvvetlendirilmesini uygun buluyorum. Çünkü öncelikle hasarlı olan bölgenin kuvvetlendirilmesi gerekir. Bu bölgenin daha çok harap olmaması bizim için önemli. Ayrıca sorun olan bölgeye zarar verebilecek hareketler de var. Mutlaka bu kişilere özel önerilerimiz oluyor. Örneğin "Ağır kaldırmyın veya çok uzun süre sıçrama egzersizi yapmayın" diyorum. Kişinin kilo vermesi gerekiyorsa öncelikle aerobik egzersizleri yapmasını, daha sonra giderek kuvvetlendirici egzersizleri yapmasını istiyoruz.
-Özellikle fıtık gibi hastalıklarda karın ve sırt bölgesinin güçlendirilmesi gerekiyor dediniz. bu önemli bir uyarı. Çünkü insanlar tam tersine zarar görmemek için hareketsiz kalıyorlar ve bu bölge iyice güçsüzleşiyor...
Bu kısırdöngüyü mutlaka kırmak gerekli. Çünkü ağrı ile birlikte gelen hareketsizlik uzun sürerse o hareketsizlik mutlaka ikincil sorunlar ortaya çıkarıyor. Kuvvetsiz olan bölge daha desteksiz olur. Bir binanın temeli ne kadar sağlamsa binanın kendisi de o kadar sağlamdır. Siz gövdenizi ne kadar sağlam tutarsanız sorunlu bölgeyi o ölçüde sağlam tutar, harabiyeti o azaltırsınız. Tabii ki kuvvetlendirme egzersizleri esnasında birtakım sıkıntılar ortaya çıkacaktır. Ağrı meydana gelebilir, hasta aşırı yorulabilir ama mutlaka faydasını görecektir.
Burada önemli olan bu egzersizlerin uygun şekilde yapılmasıdır. Bel fıtığı olan hastanın bilinçsiz spor yapması operasyonu zorunlu hale getirebilir, hatta kısmi felce kadar götürebilir. Ne olabileceği konusunda sınır çizemem ama deformasyonun miktarına, hastanın yaşına, harabiyetin derecesine göre mutlaka zarar görülecektir. Aslında bu durum, kontrolsüz yüklenme ile yapılacak bütün sporlarda geçerli.


Hazırlayan: FİLİZ İÇKE