alpha
23-01-2017, 10:09 PM
Merhaba arkadaşlar. Üzücü bir olayla tekrar aranızdayım. Ayrı başlık açmamın nedeni diğer konuda yaşadıklarım konu içinde kaldığından karışıklığa mahal vermemek adınadır.
Diğer konuda destek olanlar kadar hatalarımdan bahsedenler olayları tek taraflı dinlemenin yanlış olduğunu düşünenler çıkmıştı. Memnuniyetle karşıladım tüm yorumları. Ama iyi yapmış diyenlerde olmuş. Ne diyeyim bu iyiliği kendilerinede dileyerek aynı vicdansızlığı yapmayacağım. Burası mahkeme salonu değil arkadaşlar yazdıklarımı bu bilinçle yazıyorum. Sırf bi forum ortamında kendimi yüceltmek için yalan yanlış yazdığımı düşünmeyin lütfen. Burda yazdıklarım bi nebze kendimi iyi hissetmemi sağlıyor. Diğer taraftan bu anılardaki bazı tesbitlerden özellikle gençlerin ibret almasını istiyorum. Bir sebepte yazdıklarımdan kendi analizlerimi yapabiliyor değişik düşüncelerle bu analizleri genişletebiliyorum. Yazarken hatalarımı farkedebiliyorken gelen yorumlarla bu hataları belirginleştirebiliyorum. İsterseniz başlayalım.
Kaldığımız yerden devam...
Tekrar bir araya gelme hatamızın fitilini annem ateşledi. Çocukların geçici velayeti eşime çıkınca dengem bozulmuştu. Bu haksızlık. Madem bu birlikteliği ağır bir kusurla biri bozuyor bunun bedelini o ödemeli değil mi? Malesef hukuk sistemimiz öyle düşünmüyor. Kusura bakılmaksızın velayette çocukların menfaati deniliyor. Peki madem sürekli intihar girişiminde bulunan çocukluğundan beri psikolojik tedavi görmüş bir anne. %70engelli raporlu Bipolar bir dayı ki geçmişinde kendini eve kapatıp herşeyi ateşe vermiş biridir. Dede ve nene ise kızlarının yaptığı gözleri önünde ispatlandığı halde damatlarına iftiralar atıp hakaretler eden şahsiyetsiz insanlar. Bu insanların bir arada bulunduğu bir ortamda mı yetişecek bu çocuklar. Bu ortamda iki çocuk yetişti zaten ikiside psikolojik sorunlu..
Durum bu olunca eşime avukatı aracılığıyla barış çubuğu uzattım. Karşıma çok ciddi ağır maddeler olan bir protokol çıkardılar. Kabul etmedim. Ertesi gün eşim aradı ciddi ciddi barışmayı düşündüğüme inanamıyordu. Annemle görüştürüp ciddiyetimi ve sebebini anlattım. En önemli sebebinin çocuklar olduğunu o evde bu iki çocuğa yazık olacağını söyledim. Çocukları alalı 3 gün olmuştu ama benim kadar iyi biliyordu zaten. Hatta çocuklara süt bile almadıklarından şikayet etti. Bir kaç gün ailesinden gizli beni aramayı sürdürdü. Sonunda protokolü imzalamamı söyledi. Çok sinirlenip kapadım telefonu. Ertesi gün evlerine yakın bi yere çağırdı beni büyük oğlum yanındaydı. Çocuğu alıp gitmemi istedi. Ne olduğunu sorduğumda ağladı. İntahar edeceğini ima etti. Diğer çocuğu sonra alırsın nasılsa dedi. Oğlum annesine sarılıp ağlamaya başladı. Ne olduğunu anlar gibiydi. Kolundan tutup arabaya zorla bindirip teyzeme gittim. Sürekli ağlıyor Allahım ne yaptım ben diyordu. Çok iyi bir şey yaptın dedim. Diğer oğlumu alması için enişteme rica ettim. Eniştem çocukla döndü elinde bir mektup vardı çok incelemedim ama anlaşılan intshar edecek eşimin annesine yazdığı bi mektup. Sözde beni sevdiğini başka çaresinin kalmadığından bahsetmiş. Sinirlenen annesi çocukla mektubuda geri göndermiş. Avukatını arayıp barıştığını davayı geri çekmesini istedi. Utanmaz adam tam nafaka bağlanmıştı falan diye itiraz etti. Telefonu ben aldım. Niye beni arıyorsunuz barıştıysanız barıştınız dedi. Bende müvekkilen sana davayı geri çek diyor gerekeni yap dedim. Tamam gelip protokolü imzala diyince sinirlendim. Seni yarın azledip o davayı kendim çekerim dedim. Kapadım.
Akşama doğru yazlık eve geçtik. Annem ve babam ordaydı. Ellerini öptü ağlaştılar annemle. Derken bir telefon geldi. Arayan polisti eşimin annesi şikayetçi olmuş kızımı kaçırdı diye. Güldüm memur bey eşim kocasına döndü bir zorlama yok dilerseniz buyrun gelin bi kahvemizi için kendiniz tesbit edin dedim. Memurda güldü durumun farkındayız dedi. Ardından annesi aradı aynen şunları söyledi. Bilmem kaçbin lirayı kim verecek? Anlaşılan avukat arayıp barıştık demekle bu iş bitmez şu kadar para isterim yoksa icraya veririm diye tehdit etmiş. Yani polise gidip kızının hayatından endişe eden annenin ibretlik çıkışı. Açıkçası yarım saat eşim bişeyler konuştu anladığım kadarıyla anne ve avukatın bu davada tazminat nafaka derken epey beklentileri olmuş. Ve bu kaçış hüsranla sonuçlanmış oldu... Ertesi gün dediğimi yaptım önce avukatı azledip ardından davayı karşılıklı geri çektik.
Süreci çok detaylı anlattığımın farkındayım ancak bir çok detay olayların anlaşılmasında önemli olabilir. Telefondan yazdığım için hatalar olabiliyor kusura bakmayın.şimdilik daha fazla Devam edemiyorum. Daha uzun bir hikayenin girişi gibi oldu. Keşke kalan kısmı umduğumuz gibi hatasından ders alan eşimin artık düzgün bir hayata başlangıcı olabilseydi. Ama malum öyle olmadı...
Diğer konuda destek olanlar kadar hatalarımdan bahsedenler olayları tek taraflı dinlemenin yanlış olduğunu düşünenler çıkmıştı. Memnuniyetle karşıladım tüm yorumları. Ama iyi yapmış diyenlerde olmuş. Ne diyeyim bu iyiliği kendilerinede dileyerek aynı vicdansızlığı yapmayacağım. Burası mahkeme salonu değil arkadaşlar yazdıklarımı bu bilinçle yazıyorum. Sırf bi forum ortamında kendimi yüceltmek için yalan yanlış yazdığımı düşünmeyin lütfen. Burda yazdıklarım bi nebze kendimi iyi hissetmemi sağlıyor. Diğer taraftan bu anılardaki bazı tesbitlerden özellikle gençlerin ibret almasını istiyorum. Bir sebepte yazdıklarımdan kendi analizlerimi yapabiliyor değişik düşüncelerle bu analizleri genişletebiliyorum. Yazarken hatalarımı farkedebiliyorken gelen yorumlarla bu hataları belirginleştirebiliyorum. İsterseniz başlayalım.
Kaldığımız yerden devam...
Tekrar bir araya gelme hatamızın fitilini annem ateşledi. Çocukların geçici velayeti eşime çıkınca dengem bozulmuştu. Bu haksızlık. Madem bu birlikteliği ağır bir kusurla biri bozuyor bunun bedelini o ödemeli değil mi? Malesef hukuk sistemimiz öyle düşünmüyor. Kusura bakılmaksızın velayette çocukların menfaati deniliyor. Peki madem sürekli intihar girişiminde bulunan çocukluğundan beri psikolojik tedavi görmüş bir anne. %70engelli raporlu Bipolar bir dayı ki geçmişinde kendini eve kapatıp herşeyi ateşe vermiş biridir. Dede ve nene ise kızlarının yaptığı gözleri önünde ispatlandığı halde damatlarına iftiralar atıp hakaretler eden şahsiyetsiz insanlar. Bu insanların bir arada bulunduğu bir ortamda mı yetişecek bu çocuklar. Bu ortamda iki çocuk yetişti zaten ikiside psikolojik sorunlu..
Durum bu olunca eşime avukatı aracılığıyla barış çubuğu uzattım. Karşıma çok ciddi ağır maddeler olan bir protokol çıkardılar. Kabul etmedim. Ertesi gün eşim aradı ciddi ciddi barışmayı düşündüğüme inanamıyordu. Annemle görüştürüp ciddiyetimi ve sebebini anlattım. En önemli sebebinin çocuklar olduğunu o evde bu iki çocuğa yazık olacağını söyledim. Çocukları alalı 3 gün olmuştu ama benim kadar iyi biliyordu zaten. Hatta çocuklara süt bile almadıklarından şikayet etti. Bir kaç gün ailesinden gizli beni aramayı sürdürdü. Sonunda protokolü imzalamamı söyledi. Çok sinirlenip kapadım telefonu. Ertesi gün evlerine yakın bi yere çağırdı beni büyük oğlum yanındaydı. Çocuğu alıp gitmemi istedi. Ne olduğunu sorduğumda ağladı. İntahar edeceğini ima etti. Diğer çocuğu sonra alırsın nasılsa dedi. Oğlum annesine sarılıp ağlamaya başladı. Ne olduğunu anlar gibiydi. Kolundan tutup arabaya zorla bindirip teyzeme gittim. Sürekli ağlıyor Allahım ne yaptım ben diyordu. Çok iyi bir şey yaptın dedim. Diğer oğlumu alması için enişteme rica ettim. Eniştem çocukla döndü elinde bir mektup vardı çok incelemedim ama anlaşılan intshar edecek eşimin annesine yazdığı bi mektup. Sözde beni sevdiğini başka çaresinin kalmadığından bahsetmiş. Sinirlenen annesi çocukla mektubuda geri göndermiş. Avukatını arayıp barıştığını davayı geri çekmesini istedi. Utanmaz adam tam nafaka bağlanmıştı falan diye itiraz etti. Telefonu ben aldım. Niye beni arıyorsunuz barıştıysanız barıştınız dedi. Bende müvekkilen sana davayı geri çek diyor gerekeni yap dedim. Tamam gelip protokolü imzala diyince sinirlendim. Seni yarın azledip o davayı kendim çekerim dedim. Kapadım.
Akşama doğru yazlık eve geçtik. Annem ve babam ordaydı. Ellerini öptü ağlaştılar annemle. Derken bir telefon geldi. Arayan polisti eşimin annesi şikayetçi olmuş kızımı kaçırdı diye. Güldüm memur bey eşim kocasına döndü bir zorlama yok dilerseniz buyrun gelin bi kahvemizi için kendiniz tesbit edin dedim. Memurda güldü durumun farkındayız dedi. Ardından annesi aradı aynen şunları söyledi. Bilmem kaçbin lirayı kim verecek? Anlaşılan avukat arayıp barıştık demekle bu iş bitmez şu kadar para isterim yoksa icraya veririm diye tehdit etmiş. Yani polise gidip kızının hayatından endişe eden annenin ibretlik çıkışı. Açıkçası yarım saat eşim bişeyler konuştu anladığım kadarıyla anne ve avukatın bu davada tazminat nafaka derken epey beklentileri olmuş. Ve bu kaçış hüsranla sonuçlanmış oldu... Ertesi gün dediğimi yaptım önce avukatı azledip ardından davayı karşılıklı geri çektik.
Süreci çok detaylı anlattığımın farkındayım ancak bir çok detay olayların anlaşılmasında önemli olabilir. Telefondan yazdığım için hatalar olabiliyor kusura bakmayın.şimdilik daha fazla Devam edemiyorum. Daha uzun bir hikayenin girişi gibi oldu. Keşke kalan kısmı umduğumuz gibi hatasından ders alan eşimin artık düzgün bir hayata başlangıcı olabilseydi. Ama malum öyle olmadı...