crippling
30-09-2016, 10:01 PM
Merhaba. Ergenliğimin ilk yıllarından beri depresyon denen illetle yaşıyorum. Geri döndüremeyeceğim yılları geçtim, önümdeki yılların da kara torbaya girdiğini hissediyorum. Bu ruhla yaşayamıyorum artık, bir kez içine girildi mi çıkılmıyor bu girdaptan! Tek çarem elli yüz kişilik forumlardan medet ummak, o kadar zavallıyım ki...
Şu an üniversite sınavına hazırlanıyorum. Arkadaşlarımın tamamı motive olmuş durumda ve her saniye önüme geçiyorlar, farkındayım. Fakat ne bir şeye odaklanabiliyorum, ne de ağlamadan birkaç dakika geçirebiliyorum. Daha evvel üç psikiyatriste devam ettim her biri altı ay kadar. Kurtulamıyorum, boğuluyorum artık, hiçbir çıkış yolu göremiyorum. Sık dişini biraz diyenler bu durumumdan habersiz oluyorlar. Canım çok yanıyor. Ailemde kimse yok, babamla çocukluğumdan beri görüşmüyorum, annemle yaşıyorum ve onunla aramız çok bozuk. Zaten sinir hastası, çok sert ve otoriter bir insan, üstümde sürekli baskısını hissediyorum. Sürekli normal olmamı söyleyip ne kadar işe yaramaz olduğumdan, başkalarının çocuklarından dem vuruyor. Ben başkalarının annelerinden bahsetmiyorum ama, şimdiye dek ne gerçek bir anne gibi davrandı ne bir anne şefkati gösterdi. Ona göre çok ilgili bir anne, bana kalırsa yalnızca baskıcı. Yıllardır her günü evde yalnız geçiriyorum, gece 11-12 gibi geliyor, geldiğinde bütün gün ağlamış oluyorum ve yüzümün haline bakıp kinayeli kinayeli konuşup gidiyor. Hastalığımla, uygun başka bir sözcük bulamadım, dalga geçiyor. İntihar teşebbüsümden sonra telefonda uzun uzadıya bağırmıştı, sonra çok istiyorsam intihar etmemi söyledi defalarca. Bir kere yemek yapmadı, hasta olduğumda oflayıp pofluyor istemeye istemeye bakıyor ve hep her yaptığını başıma kakıyor. Psikiyatristlere harcadığı paralar, okul masraflarım hatta benim için tekrar evlenmemiş olması... Üstüne üstlük ona zarar verdiğimi söylüyor sürekli. İntihara teşebbüs ediyorum ve o benim yüzümden ne kadar yıprandığını, artık normal olmamı söylüyor. Ayrıca çok çekingen bir yapım var, genelde bir şey anlatmamamdan şikayet eder ancak anlattığımda da ergenlikten diyor. Bugüne kadar söylediği bütün kötü şeyler içimde birikip duvarlarıma vurdu sanki, her bir organım paramparça. Ve evet, bunlara rağmen çok ilgili bir anne! Diğer kızların anne kız ilişkisini ne çok kıskanıyorum! Biz ne zaman bir şey yapsak sonu kötü bitiyor. Bu kadar zenginliğin içinde besleme gibi yaşıyorum. Usandığımı, çok yorulduğumu söylüyorum dalga geçiyor. Yardım isteyebileceğim kimse yok. Başta annem beni o kadar hırpaladı ve geri dönülmez bir noktaya soktu ki ne bir aile ne bir sevgili ne çocuklar ne bir gelecek ne iş ne aşk hiçbir şey hayal edemiyorum. Özellikle çocuk yapma düşüncesinden çok korkuyorum, kaç kuşaktır ailemizde bir anne terörüdür sürüyor ne yazık ki... Ben de çocuğuma zulmetmek istemiyorum lakin bilincim ve bilinçaltım dönülmez vaziyette. Lise dönemimde de devamlı kendimden büyük erkeklerle beraber oldum ve onun getirdiği hasarı ve pişmanlığı üzerimden atamıyorum. İlk ilişkim açıkça tecavüzdü. Bunu anlattığımda da ben seni uyardım dedi annem. Kafamda capcanlı korkunç imgeler, her şeyi her an yaşıyorum sanki, annemin sesi sevgililerimin görüntüsü kafamdan çıkmıyor. Yakın arkadaşlarımdan birinden de kazık yedim. Zaten iki arkadaşım var topu topu. Bütün bunlardan sonra ruhumun karanlığını hissedebiliyor musunuz? Ben artık kaldıramıyorum. Gençliğime dair hiçbir iz yok. Aynaya bakınca çürümüş birini görüyorum. Laboratuvardan aldığım bir tatlı kaşığı toz tek çıkış yolu gibi görünüyor. Sokaklar? Tecavüz, katliam, daha çok şiddet. Daha çok yara. Var mı bu dünyada ölmeden yaşamanın çaresi!
Şu an üniversite sınavına hazırlanıyorum. Arkadaşlarımın tamamı motive olmuş durumda ve her saniye önüme geçiyorlar, farkındayım. Fakat ne bir şeye odaklanabiliyorum, ne de ağlamadan birkaç dakika geçirebiliyorum. Daha evvel üç psikiyatriste devam ettim her biri altı ay kadar. Kurtulamıyorum, boğuluyorum artık, hiçbir çıkış yolu göremiyorum. Sık dişini biraz diyenler bu durumumdan habersiz oluyorlar. Canım çok yanıyor. Ailemde kimse yok, babamla çocukluğumdan beri görüşmüyorum, annemle yaşıyorum ve onunla aramız çok bozuk. Zaten sinir hastası, çok sert ve otoriter bir insan, üstümde sürekli baskısını hissediyorum. Sürekli normal olmamı söyleyip ne kadar işe yaramaz olduğumdan, başkalarının çocuklarından dem vuruyor. Ben başkalarının annelerinden bahsetmiyorum ama, şimdiye dek ne gerçek bir anne gibi davrandı ne bir anne şefkati gösterdi. Ona göre çok ilgili bir anne, bana kalırsa yalnızca baskıcı. Yıllardır her günü evde yalnız geçiriyorum, gece 11-12 gibi geliyor, geldiğinde bütün gün ağlamış oluyorum ve yüzümün haline bakıp kinayeli kinayeli konuşup gidiyor. Hastalığımla, uygun başka bir sözcük bulamadım, dalga geçiyor. İntihar teşebbüsümden sonra telefonda uzun uzadıya bağırmıştı, sonra çok istiyorsam intihar etmemi söyledi defalarca. Bir kere yemek yapmadı, hasta olduğumda oflayıp pofluyor istemeye istemeye bakıyor ve hep her yaptığını başıma kakıyor. Psikiyatristlere harcadığı paralar, okul masraflarım hatta benim için tekrar evlenmemiş olması... Üstüne üstlük ona zarar verdiğimi söylüyor sürekli. İntihara teşebbüs ediyorum ve o benim yüzümden ne kadar yıprandığını, artık normal olmamı söylüyor. Ayrıca çok çekingen bir yapım var, genelde bir şey anlatmamamdan şikayet eder ancak anlattığımda da ergenlikten diyor. Bugüne kadar söylediği bütün kötü şeyler içimde birikip duvarlarıma vurdu sanki, her bir organım paramparça. Ve evet, bunlara rağmen çok ilgili bir anne! Diğer kızların anne kız ilişkisini ne çok kıskanıyorum! Biz ne zaman bir şey yapsak sonu kötü bitiyor. Bu kadar zenginliğin içinde besleme gibi yaşıyorum. Usandığımı, çok yorulduğumu söylüyorum dalga geçiyor. Yardım isteyebileceğim kimse yok. Başta annem beni o kadar hırpaladı ve geri dönülmez bir noktaya soktu ki ne bir aile ne bir sevgili ne çocuklar ne bir gelecek ne iş ne aşk hiçbir şey hayal edemiyorum. Özellikle çocuk yapma düşüncesinden çok korkuyorum, kaç kuşaktır ailemizde bir anne terörüdür sürüyor ne yazık ki... Ben de çocuğuma zulmetmek istemiyorum lakin bilincim ve bilinçaltım dönülmez vaziyette. Lise dönemimde de devamlı kendimden büyük erkeklerle beraber oldum ve onun getirdiği hasarı ve pişmanlığı üzerimden atamıyorum. İlk ilişkim açıkça tecavüzdü. Bunu anlattığımda da ben seni uyardım dedi annem. Kafamda capcanlı korkunç imgeler, her şeyi her an yaşıyorum sanki, annemin sesi sevgililerimin görüntüsü kafamdan çıkmıyor. Yakın arkadaşlarımdan birinden de kazık yedim. Zaten iki arkadaşım var topu topu. Bütün bunlardan sonra ruhumun karanlığını hissedebiliyor musunuz? Ben artık kaldıramıyorum. Gençliğime dair hiçbir iz yok. Aynaya bakınca çürümüş birini görüyorum. Laboratuvardan aldığım bir tatlı kaşığı toz tek çıkış yolu gibi görünüyor. Sokaklar? Tecavüz, katliam, daha çok şiddet. Daha çok yara. Var mı bu dünyada ölmeden yaşamanın çaresi!