osmangazi
21-07-2016, 04:56 PM
Bir bipolar arkadasım tercüme etmişti. Umarım paylaştığım için bana kızmaz.
Bipolar bozukluğun üstesinden gelmek için 50 doğal yol
« : Eylül 03, 2011, 11:41:35 »
1. Yürüyün
Denildiğine göre yürümek depresyon için en iyi taktiklerden birisidir. Yürümek sağlıklı bir beyindeki «kimyasal denge» için doğal olarak endorfin ve doğal «afyon»lar salgılatır, sağlık hissi, denge verir ve hayatta ilerleme sağlar. Yürümek damarlara kan pompalar ve bu kilo vermek ve kendine saygı için önemlidir.
Eğer şu anda hiç bir şeyle meşgul olup bir şeyler başarmıyor olsanız da, her gün tempolu olarak devam eden yaklaşık 45 kusür dakika boyunca yürüyüş bir şeyleri başarmışsınız gibi hissettirir. Çalışırken veya şimdiki durumunuzda iple çekeceğiniz bir şeydir bu. Yürüyüş yapmak psikologlaron çantalarındaki marifetlerden en yüksek notu alır ayrıca koşu ayakkabıları ve çoraplar dışından hiç masrafı yoktur.
Duke Üniversitesinin dediğine göre yürümenin Hafif Göz kırpan derecede depresyonda ilaçtan daha etkili olduğu kanıtlanmıştır ve yürümek majör depresyon ve bipolar durum için de fena değildir(az da olsa iyi gelir diyor). Lütfen, yürüyüşe çıkın!!
2. Sanat
Zihinsel rahatsızlık problemlerinden acı çeken birisi bana, bu hastalıkta sanki birisin onun beynini çamaşırları kıvırıp sıkarmış gibi sıktığını hissettiğini demişti. BB’da kişinin zihin durumu kısa süreler içinde ya da daha uzun bir zaman dilimi içinde aşırı derecede mutluluk ya da dibe doğru mutsuzluk içinde dalgalanır. Zihin ve duyguların sabitlenmesi, sakinleştirilmesi, sessizleştirilmesi gerekir. Medyadan aldığımız sürekli uyarılma geri çevrilmelidir. En önemlisi, sessizliği elde etmek için ne yapılmalıdır?
Sanat doğal bir zihin durumu düzenleyicisidir. O varlığa eklenme imkanı verir ve genellikle yan etkisi yoktur. Sanat aynı zamanda Hiperaktif bozukluk ve OKB için de güzel bir terapidir. Anokresi ve blumia hastaları da sanatla vakit geçirerek ondan fayda sağlayabilirler. Sanat görsel uyarım ihtiyacını karşılar ve zihni ve gözleri huzurlu, rahatlatan görsellerle doldurur.
Taslak çizmek ve resmetmek kişideki konsantrasyon gücünü arttırır ve zihni güçlendirir. Yağlıboya özellike yatıştırıcıdır fakat akrilik boyalar da aynı şeyi yapabilir. Kişi her hafta ya da her gün atıl kalmış yeteneklerini geliştirmek için sanatla uğraştığında bu durum ruh halinin sabit kalmasına da katkıda bulunabilir. Bu bazı terapistler tarafında kullanılan başarılı bir terapidir. Portre yapmayı öğrenmek de özellikle geliştirilebilecek güzel bir sanat formudur çünkü bu durumda genellikle insan portresi ( ya da hayvanlar) çalışılır ki bu durum da insanlara karşı kişisel yakınlık ve şefkati arttırmaya yardım edebilir.
Sanat ayrıca öz-saygıyı da arttırma avantajına sahiptir. Kişi hiç sahip olmadığını düşündüğü bir yetenek geliştirdiğinde ve kendi çalışma ve yeteneklerinin meyvelerini gördüğünde bu durum ona öz-saygı geliştirmesi için yardımcı olur.
3. Filmleri, Video oyunlarını, T.V yi Hayatınızdan Çıkarın
Gelişen sanat ilginizle beraber Tv'nin fişini çekmeyi, sinemaya gitmemeyi ve video oyunlarını oynamamayı da bir düşünün derim. Eğer zihninizi doğal olmayan bir şekilde nasıl aşırı uyarabileceğimizden konuşmaya başlarsak, bu üç şeyle başlayabiliriz ve aşırı internet kullanımını da ekleyebiliriz. Tv genellikle hızlı görüntülerle işler. Bu da beyni hızlı akan programlarla ve reklamlarla uyarır. Haber programları zihnimizi şiddet olaylarına çeker ve genel olarak tv rahat düşkünlüğü ve anında memnuniyet ihtiyacını karşılar.
DEHB muhtemelen, biraz da olsa aşırı tv kullanımı tarafından artabilir. Filmler zihnimize doğal olmayan aşırı ya da aşağı(kaliteli olmayan) uyarımlar yapar. Aksiyon filmleri roller-coaster gibi bizim beyin kimyasal dengemizi adrenalin ve dopamin salgılatarak etkilerler. Video oyunları da aynı etkiyi gösterir. Tv izlemeyi bırakmak ya da daha az izlemek, video oyunlarını, filmleri ana eğlence olarak izlememek beynimizin doğru dengeyi bulmasını ve işlerin rayına oturmasını sağlayabilir.
Filmler duygusal uyarım için güçlü araçlardır ve paranın farklı yüzleri gibi zevk almak da depresyon da bir filmde yer alabilir. Filmler zihninizi tasarlandığı şeklinden başka yüksek ve alçak modlara sokar. İnternet de aynı şekilde bir uğraş ve bağımlılık haline gelebilir ve bağımlı kişilik yapısına katkıda bulunabilir. Zorlanımlı veya bağımlı kişiliklere sahip olan bazılarımız evde her zaman bağlanmaya hazır bir internet olmadan daha iyi olabilir, bunun yerine yerel kütüphaneye ya da kafeye gidip interneti kullanabilir. Bu bizi zorlayıcı ya da aşırı kullanımdan ziyade daha planlı olmaya itmek için yardım eder. Bu çocuklar ve gençler için de geçerlidir.
Gençler ve internet hakkında çok yazıldı fakat ailenin doğru yönetim ve kontrolü ve evde internetin görünür yerde olması, filtreleme yazılımları kadar gereklidir. İkisi de gereklidir. Bu okul düzeni için de geçerlidir ve bazı okullarda internet ailelerin beklediği kadar kontrol edilmemektedir. Çocuklar ve gençler her yere giriş imkanına sahiptir fakat hardcore porno ve açık saçık yerler istisnadır. Çocuklar ve gençlere sadece sınır koymanın yanında eğitim de verilmelidir.
4. Oku
Okumak tv'nin yapamayacağı şekilde zihni yavaşlatır, güçlendirir ve hayal gücünü uyarır. Çocuklar ve yetişkinler için olumlu şeyleri, ilgi alanındaki dergileri okumak doğaldır. İncilin yanı sıra manevi konular hakkında okumak güçlü bir zihne, güçlü bir maneviyata ve tv de haber izlemekten daha fazla süre giden olaylar hakkında daha güçlü bir öngörüye sebep olur. Okuma atıl olarak izlemek yerine kişinin okuduğu şeye katılımcı olmasını sağlar.
Okumak tv izlemekten daha fazla zihinsel efor gerektirir fakat zihni boğmaz. Bu yüzden bipolar bozukluktan muzdarip kişi haberler yerine dinlendirecek olan okumayı seçmelidir.
5. Beslenme biçimi
Beslemenize sağlıklı yaklaşmak önemlidir. Kahvaltıda beyaz ekmek yerine, esmer pirinç, mısır gevreği, yulaf kepekli ekmeği tercih edin. Kahvaltıyı her gün yapın, atlamayın. Öğünleri kaçırmayın. Aralarda sağlıksız atıştırma veya şekerler yemeyin. Alkolü tamamen kesin. Kafeinli veya kafeinsiz olsun kahveyi bırakın. Bunların hepsinin ayrı önemi vardır. Kardiyolojist Dr. Nate Lebowitz bedenimize olduğu zihnimize de diyet ugulanabileceğimizi söylüyor.
"Bu biraz azim ve irade gerektiriyor. Engelleme çokça gerginlik yarattığı için her bakımdan gayrete ihtiyaç var... Sigarayı bırakmak, düzenli egzersiz yapmak, sağlıklı bir diyet ve kiloyu devam ettirmek... ve bazıları da zihin-beden egzersizi ( hobi, günlük tutmak,... Psikoterapi, masaj, sanat, (dua ve İncil'i okumak). Bunlara ne kadar erken başlarsak daha kolay, ama asla geç değil. Bizler hastalık kadar güçlü olmak zorundayız. Bu doktor ve hasta arasında ortak çalışma ve iletişim gerektirir- günümüzde nadir bir özellik.
Toplumsal taktikler
6. Kendinizi Soyutlamayın
Mental Health America, aktivist bir grup olarak 10 temel ilkeyi hayatın zorluklarına karşı ve önleyici tedavi olarak önermektedir. Bunlar aşağıda listelenmiştir.
1. Başkalarıyla iletişim kurun.
2. Zihninizi rahatlatın.
3. Egzersiz yapın.
4. Yeteri kadar dinlenin.
5. Başkalarına yardın edin.
6. Sınırlarınızı bilin.
7. Günlük tutun.
8. Olumsuz iç konuşmanızı izleyin.
9. Manevi uygulamalarla alakadar olun.
10. Bir hafta boyunca başınıza gelmiş üç şeyi yazın.
Bunlardan bazıları bu yazıda incelenmiştir. Başkalarıyla iletişim kurmaya gelince, Mental Healt America'nın kitapçığı şöyle belirtir. "Stres ve diğer durumlarla kendiniz baş etmeniz gerekmez. Güvenilir bir dosta, aile üyesine, destek grubuna ya da danışmana konuşmak iyi hissettirebilir. Güvendiğiniz ve ilgilendiğiniz olumlu ve sevecen insanlarla vakit harcamak stresi düzeltebilir ve zihin durumunuzu olumlu etkiler." Aynı şekilde, Manevi uygulamalarla alakadar olun başlığı altında ise söyle belirtilir.
" Araştırmalar göstermektedir ki dinle ve maneviyatla alakadar olma, olaylarla daha iyi baş etme, düşük anksiyete ve daha düşük depresyon riski gibi daha iyi sağlık sonuçlarını ortaya çıkarır. Maneviyat yaşamda umut duygusu, anlam ve amaç sağlayabilir, bu da hastalık ve acıyı anlamayı ve diğerleriyle iletişime geçmeye yardımcı olur."
Ünlü bir rockçı «yalnız durma, taş kalpli olursun» demişti. Diğerlerine ihtiyatımız var. Bizler ilişkilere, desteğe, sosyal olmaya ve yoldaşlığa muhtacız. Eğer yeni ilişkilere girip olumlu arkadaşlıklar edinebilirsek zihin sağlığımız için önemli sonuçları olur.
Bipolar bozukluğun üstesinden gelmek için 50 doğal yol
« : Eylül 03, 2011, 11:41:35 »
1. Yürüyün
Denildiğine göre yürümek depresyon için en iyi taktiklerden birisidir. Yürümek sağlıklı bir beyindeki «kimyasal denge» için doğal olarak endorfin ve doğal «afyon»lar salgılatır, sağlık hissi, denge verir ve hayatta ilerleme sağlar. Yürümek damarlara kan pompalar ve bu kilo vermek ve kendine saygı için önemlidir.
Eğer şu anda hiç bir şeyle meşgul olup bir şeyler başarmıyor olsanız da, her gün tempolu olarak devam eden yaklaşık 45 kusür dakika boyunca yürüyüş bir şeyleri başarmışsınız gibi hissettirir. Çalışırken veya şimdiki durumunuzda iple çekeceğiniz bir şeydir bu. Yürüyüş yapmak psikologlaron çantalarındaki marifetlerden en yüksek notu alır ayrıca koşu ayakkabıları ve çoraplar dışından hiç masrafı yoktur.
Duke Üniversitesinin dediğine göre yürümenin Hafif Göz kırpan derecede depresyonda ilaçtan daha etkili olduğu kanıtlanmıştır ve yürümek majör depresyon ve bipolar durum için de fena değildir(az da olsa iyi gelir diyor). Lütfen, yürüyüşe çıkın!!
2. Sanat
Zihinsel rahatsızlık problemlerinden acı çeken birisi bana, bu hastalıkta sanki birisin onun beynini çamaşırları kıvırıp sıkarmış gibi sıktığını hissettiğini demişti. BB’da kişinin zihin durumu kısa süreler içinde ya da daha uzun bir zaman dilimi içinde aşırı derecede mutluluk ya da dibe doğru mutsuzluk içinde dalgalanır. Zihin ve duyguların sabitlenmesi, sakinleştirilmesi, sessizleştirilmesi gerekir. Medyadan aldığımız sürekli uyarılma geri çevrilmelidir. En önemlisi, sessizliği elde etmek için ne yapılmalıdır?
Sanat doğal bir zihin durumu düzenleyicisidir. O varlığa eklenme imkanı verir ve genellikle yan etkisi yoktur. Sanat aynı zamanda Hiperaktif bozukluk ve OKB için de güzel bir terapidir. Anokresi ve blumia hastaları da sanatla vakit geçirerek ondan fayda sağlayabilirler. Sanat görsel uyarım ihtiyacını karşılar ve zihni ve gözleri huzurlu, rahatlatan görsellerle doldurur.
Taslak çizmek ve resmetmek kişideki konsantrasyon gücünü arttırır ve zihni güçlendirir. Yağlıboya özellike yatıştırıcıdır fakat akrilik boyalar da aynı şeyi yapabilir. Kişi her hafta ya da her gün atıl kalmış yeteneklerini geliştirmek için sanatla uğraştığında bu durum ruh halinin sabit kalmasına da katkıda bulunabilir. Bu bazı terapistler tarafında kullanılan başarılı bir terapidir. Portre yapmayı öğrenmek de özellikle geliştirilebilecek güzel bir sanat formudur çünkü bu durumda genellikle insan portresi ( ya da hayvanlar) çalışılır ki bu durum da insanlara karşı kişisel yakınlık ve şefkati arttırmaya yardım edebilir.
Sanat ayrıca öz-saygıyı da arttırma avantajına sahiptir. Kişi hiç sahip olmadığını düşündüğü bir yetenek geliştirdiğinde ve kendi çalışma ve yeteneklerinin meyvelerini gördüğünde bu durum ona öz-saygı geliştirmesi için yardımcı olur.
3. Filmleri, Video oyunlarını, T.V yi Hayatınızdan Çıkarın
Gelişen sanat ilginizle beraber Tv'nin fişini çekmeyi, sinemaya gitmemeyi ve video oyunlarını oynamamayı da bir düşünün derim. Eğer zihninizi doğal olmayan bir şekilde nasıl aşırı uyarabileceğimizden konuşmaya başlarsak, bu üç şeyle başlayabiliriz ve aşırı internet kullanımını da ekleyebiliriz. Tv genellikle hızlı görüntülerle işler. Bu da beyni hızlı akan programlarla ve reklamlarla uyarır. Haber programları zihnimizi şiddet olaylarına çeker ve genel olarak tv rahat düşkünlüğü ve anında memnuniyet ihtiyacını karşılar.
DEHB muhtemelen, biraz da olsa aşırı tv kullanımı tarafından artabilir. Filmler zihnimize doğal olmayan aşırı ya da aşağı(kaliteli olmayan) uyarımlar yapar. Aksiyon filmleri roller-coaster gibi bizim beyin kimyasal dengemizi adrenalin ve dopamin salgılatarak etkilerler. Video oyunları da aynı etkiyi gösterir. Tv izlemeyi bırakmak ya da daha az izlemek, video oyunlarını, filmleri ana eğlence olarak izlememek beynimizin doğru dengeyi bulmasını ve işlerin rayına oturmasını sağlayabilir.
Filmler duygusal uyarım için güçlü araçlardır ve paranın farklı yüzleri gibi zevk almak da depresyon da bir filmde yer alabilir. Filmler zihninizi tasarlandığı şeklinden başka yüksek ve alçak modlara sokar. İnternet de aynı şekilde bir uğraş ve bağımlılık haline gelebilir ve bağımlı kişilik yapısına katkıda bulunabilir. Zorlanımlı veya bağımlı kişiliklere sahip olan bazılarımız evde her zaman bağlanmaya hazır bir internet olmadan daha iyi olabilir, bunun yerine yerel kütüphaneye ya da kafeye gidip interneti kullanabilir. Bu bizi zorlayıcı ya da aşırı kullanımdan ziyade daha planlı olmaya itmek için yardım eder. Bu çocuklar ve gençler için de geçerlidir.
Gençler ve internet hakkında çok yazıldı fakat ailenin doğru yönetim ve kontrolü ve evde internetin görünür yerde olması, filtreleme yazılımları kadar gereklidir. İkisi de gereklidir. Bu okul düzeni için de geçerlidir ve bazı okullarda internet ailelerin beklediği kadar kontrol edilmemektedir. Çocuklar ve gençler her yere giriş imkanına sahiptir fakat hardcore porno ve açık saçık yerler istisnadır. Çocuklar ve gençlere sadece sınır koymanın yanında eğitim de verilmelidir.
4. Oku
Okumak tv'nin yapamayacağı şekilde zihni yavaşlatır, güçlendirir ve hayal gücünü uyarır. Çocuklar ve yetişkinler için olumlu şeyleri, ilgi alanındaki dergileri okumak doğaldır. İncilin yanı sıra manevi konular hakkında okumak güçlü bir zihne, güçlü bir maneviyata ve tv de haber izlemekten daha fazla süre giden olaylar hakkında daha güçlü bir öngörüye sebep olur. Okuma atıl olarak izlemek yerine kişinin okuduğu şeye katılımcı olmasını sağlar.
Okumak tv izlemekten daha fazla zihinsel efor gerektirir fakat zihni boğmaz. Bu yüzden bipolar bozukluktan muzdarip kişi haberler yerine dinlendirecek olan okumayı seçmelidir.
5. Beslenme biçimi
Beslemenize sağlıklı yaklaşmak önemlidir. Kahvaltıda beyaz ekmek yerine, esmer pirinç, mısır gevreği, yulaf kepekli ekmeği tercih edin. Kahvaltıyı her gün yapın, atlamayın. Öğünleri kaçırmayın. Aralarda sağlıksız atıştırma veya şekerler yemeyin. Alkolü tamamen kesin. Kafeinli veya kafeinsiz olsun kahveyi bırakın. Bunların hepsinin ayrı önemi vardır. Kardiyolojist Dr. Nate Lebowitz bedenimize olduğu zihnimize de diyet ugulanabileceğimizi söylüyor.
"Bu biraz azim ve irade gerektiriyor. Engelleme çokça gerginlik yarattığı için her bakımdan gayrete ihtiyaç var... Sigarayı bırakmak, düzenli egzersiz yapmak, sağlıklı bir diyet ve kiloyu devam ettirmek... ve bazıları da zihin-beden egzersizi ( hobi, günlük tutmak,... Psikoterapi, masaj, sanat, (dua ve İncil'i okumak). Bunlara ne kadar erken başlarsak daha kolay, ama asla geç değil. Bizler hastalık kadar güçlü olmak zorundayız. Bu doktor ve hasta arasında ortak çalışma ve iletişim gerektirir- günümüzde nadir bir özellik.
Toplumsal taktikler
6. Kendinizi Soyutlamayın
Mental Health America, aktivist bir grup olarak 10 temel ilkeyi hayatın zorluklarına karşı ve önleyici tedavi olarak önermektedir. Bunlar aşağıda listelenmiştir.
1. Başkalarıyla iletişim kurun.
2. Zihninizi rahatlatın.
3. Egzersiz yapın.
4. Yeteri kadar dinlenin.
5. Başkalarına yardın edin.
6. Sınırlarınızı bilin.
7. Günlük tutun.
8. Olumsuz iç konuşmanızı izleyin.
9. Manevi uygulamalarla alakadar olun.
10. Bir hafta boyunca başınıza gelmiş üç şeyi yazın.
Bunlardan bazıları bu yazıda incelenmiştir. Başkalarıyla iletişim kurmaya gelince, Mental Healt America'nın kitapçığı şöyle belirtir. "Stres ve diğer durumlarla kendiniz baş etmeniz gerekmez. Güvenilir bir dosta, aile üyesine, destek grubuna ya da danışmana konuşmak iyi hissettirebilir. Güvendiğiniz ve ilgilendiğiniz olumlu ve sevecen insanlarla vakit harcamak stresi düzeltebilir ve zihin durumunuzu olumlu etkiler." Aynı şekilde, Manevi uygulamalarla alakadar olun başlığı altında ise söyle belirtilir.
" Araştırmalar göstermektedir ki dinle ve maneviyatla alakadar olma, olaylarla daha iyi baş etme, düşük anksiyete ve daha düşük depresyon riski gibi daha iyi sağlık sonuçlarını ortaya çıkarır. Maneviyat yaşamda umut duygusu, anlam ve amaç sağlayabilir, bu da hastalık ve acıyı anlamayı ve diğerleriyle iletişime geçmeye yardımcı olur."
Ünlü bir rockçı «yalnız durma, taş kalpli olursun» demişti. Diğerlerine ihtiyatımız var. Bizler ilişkilere, desteğe, sosyal olmaya ve yoldaşlığa muhtacız. Eğer yeni ilişkilere girip olumlu arkadaşlıklar edinebilirsek zihin sağlığımız için önemli sonuçları olur.