re-polyanna
27-06-2015, 03:36 PM
Bana diyeceksiniz ki bunu burada sorma, doktora sor, fakat kendimi doktora gitmek için ikna edemiyorum. Bipolar olduğumu varsayarak aşağıda yaşadıklarımı sizle paylaşmak istiyorum. Sizce doğru mu düşünüyorum?
Çocukluğumdan beri hep tuhaf olduğumu söylerler. Tanıştığım her insanın düşüncesidir bu. Ergen zamanlarımda riski ve adrenalini çok severdim. Yaşadıklarımdan sonra riskten nefret ettim ama adrenalin duygusu kesinlikle var. Ne mi yaşadım; Lise zamanlar çok hareketli olduğum için (-ki doğu bölgesinde yaşıyordum) kaşar ilan edildim, bir dönem sevilirdim fakat daha sonra mimlendiğim için ve dengesiz hareketlerim yüzünden dışlandım, ezik konumuna düşürüldüm. O dönemler depresyon tanımı ile tanıştım ve ölmeyi istemiştim. Fakat sanırım bende manik daha ağır. Üniversitede iken, en yakın arkadaşım mantıklı bir kız idi, ayrılmaz ikiz idik zaten, sağolsun beni hep yanlıştan korumuştur. ama onun koruması altından çıktığım ilk an, zapt edilmez cinsel isteğim gündeme geldi. Yanlış ve daha sonra midemi bulandıran seçimlerim oldu.
Merakım yüzünden dağ tepe dolaşırken tecavüze uğradım "o dağda ne işin vardı senin" diyen savcıya ve polise mantıklı bir açıklamam olamadı, ailem öğrenip üzülmesin diye bu hassas dava sürecini hem tek başıma geçirdim hemde tüm enerjimi o şerefsizin ceza yemesi yönünde değilde ailem öğrenmesin yönünde harcamak zorunda kaldım, neyse Türkiye burası, o şerefsiz şu an serbest. Bir de o dönemde ölümü düşünmüştüm. daha sonra mutsuz olduğum, banyo yapamayacak halde enerjimin sıyrıldığı, odama kapandığım dönemler oldu fakat hiç birisinde ölümü düşünmedim, çünkü o negatif hava içerisinden çıkacağımı bilirdim, üstelik acı çeken olgunlaşır, olgunlaşacaksın polyanna diyerek acının içine kendimi gömerek, hatalarımdan ders çıkarma yoluna girerdim. Bir de o dönemleri hep kitap okuyarak geçirdim zaten ama normal bir kitap okuma şevkinden bahsetmiyorum, gözlerim artık görmekte zorluk çekene kadar okurum, kendimden uzaklaşırım.
O acı çektiğim dönemler beni olgunlaştırdı, bir zamanlar motora artçı olarak binip arkada keyifle çığlık atan ben, şimdi kendim motor kullanırken korkarak, alabildiğine tedbirli kullanıyorum. (ha bu arada çılgınlığım yüzünden bir çok ölümcül kaza atlattım) Dağ tepe de gezmiyorum artık... Cinsel isteklerim ise var fakat seçiciyim.
Bir diğer yandan bipolarlığın bende iyi yanları da oldu, sayısız başarım var. Tiyatro'dan tutun iş hayatına, eğitim hayatına kadar. Bir çok şeyle uğraştım, yaptım, bulunduğum şehrin en sosyal kızı olarak tanınırdım. Bunları o dönem dönem gelen enerji anında yapmışımdır hep, fakat atağım geçtikten sonra, atak döneminde bir işe koyulduğum için sorumluluk bilinci ile arkasını getirdim hep.
Bu arada belki arkadaş ortamındandır, ama daha çok o aç merakıma yenildiğimden; 2 defa hap kullandığımda oldu, hayır hayatımın içinde değil o tür şeyler, olamazda! kendimi heba etmek istemiyorum..
Anormal sayılabilecek birde hayallerim var, gerçek değiller, kendim uyduruyorum, çılgın bediş gibi, otobüste gidiyorum, canım sıkılıyor, bir kurgu yapıyorum, gülümseyerek hayal ediyorum. Fakat bu hayallerimin hepsinin ortak bir özelliği var; insanlar "vay be diyerek bana hayran hayran bakıp, onaylıyorlar, taktir ediyorlar" yani özgüvenin tavan yaptığı şeyler. Ah! herkes beni sevsin istiyorum, zaten genelde manik dönemdeyken de çok seviliyorum, depresif anımdaykende sevilmiyorum. Ya da belki ben sadece öyle sanıyorumdur.
az uyumanın aksine kendimi bildim bileli uyku meraklısı bir insanım, sinirlenme huyumda yok.
enerjik olduğum dönemler o kadar mutluyum ki, neden mutluyum bilmiyorum, ama kendimi o dönemler inanılmaz seviyorum, sevdiriyorum da, insanlara coşkumu aşılıyorum ve mükemmel olduğumu düşünüyorum. Aynanın karşısına geçip ne kadar güzel olduğumu düşündüğüm zamanlar olmuştur, üstelik hayvan kadar kusurlarıma rağmen! kusurlarımla dalga geçip kendimi beğenmeye devam ediyorum.
Doktora gözükmeli miyim? fakat bipolar isem bile, şu an bunun bana zararı nedir ki? zaten bir çok şeyden ders aldım... olgunlaştığım için mutsuz olduğum anlara sahip çıkıyorum ve artık kendimi riske atmadığım için mutlu olduğum anlar ise benim için büyük bir hediye gibi...
Çocukluğumdan beri hep tuhaf olduğumu söylerler. Tanıştığım her insanın düşüncesidir bu. Ergen zamanlarımda riski ve adrenalini çok severdim. Yaşadıklarımdan sonra riskten nefret ettim ama adrenalin duygusu kesinlikle var. Ne mi yaşadım; Lise zamanlar çok hareketli olduğum için (-ki doğu bölgesinde yaşıyordum) kaşar ilan edildim, bir dönem sevilirdim fakat daha sonra mimlendiğim için ve dengesiz hareketlerim yüzünden dışlandım, ezik konumuna düşürüldüm. O dönemler depresyon tanımı ile tanıştım ve ölmeyi istemiştim. Fakat sanırım bende manik daha ağır. Üniversitede iken, en yakın arkadaşım mantıklı bir kız idi, ayrılmaz ikiz idik zaten, sağolsun beni hep yanlıştan korumuştur. ama onun koruması altından çıktığım ilk an, zapt edilmez cinsel isteğim gündeme geldi. Yanlış ve daha sonra midemi bulandıran seçimlerim oldu.
Merakım yüzünden dağ tepe dolaşırken tecavüze uğradım "o dağda ne işin vardı senin" diyen savcıya ve polise mantıklı bir açıklamam olamadı, ailem öğrenip üzülmesin diye bu hassas dava sürecini hem tek başıma geçirdim hemde tüm enerjimi o şerefsizin ceza yemesi yönünde değilde ailem öğrenmesin yönünde harcamak zorunda kaldım, neyse Türkiye burası, o şerefsiz şu an serbest. Bir de o dönemde ölümü düşünmüştüm. daha sonra mutsuz olduğum, banyo yapamayacak halde enerjimin sıyrıldığı, odama kapandığım dönemler oldu fakat hiç birisinde ölümü düşünmedim, çünkü o negatif hava içerisinden çıkacağımı bilirdim, üstelik acı çeken olgunlaşır, olgunlaşacaksın polyanna diyerek acının içine kendimi gömerek, hatalarımdan ders çıkarma yoluna girerdim. Bir de o dönemleri hep kitap okuyarak geçirdim zaten ama normal bir kitap okuma şevkinden bahsetmiyorum, gözlerim artık görmekte zorluk çekene kadar okurum, kendimden uzaklaşırım.
O acı çektiğim dönemler beni olgunlaştırdı, bir zamanlar motora artçı olarak binip arkada keyifle çığlık atan ben, şimdi kendim motor kullanırken korkarak, alabildiğine tedbirli kullanıyorum. (ha bu arada çılgınlığım yüzünden bir çok ölümcül kaza atlattım) Dağ tepe de gezmiyorum artık... Cinsel isteklerim ise var fakat seçiciyim.
Bir diğer yandan bipolarlığın bende iyi yanları da oldu, sayısız başarım var. Tiyatro'dan tutun iş hayatına, eğitim hayatına kadar. Bir çok şeyle uğraştım, yaptım, bulunduğum şehrin en sosyal kızı olarak tanınırdım. Bunları o dönem dönem gelen enerji anında yapmışımdır hep, fakat atağım geçtikten sonra, atak döneminde bir işe koyulduğum için sorumluluk bilinci ile arkasını getirdim hep.
Bu arada belki arkadaş ortamındandır, ama daha çok o aç merakıma yenildiğimden; 2 defa hap kullandığımda oldu, hayır hayatımın içinde değil o tür şeyler, olamazda! kendimi heba etmek istemiyorum..
Anormal sayılabilecek birde hayallerim var, gerçek değiller, kendim uyduruyorum, çılgın bediş gibi, otobüste gidiyorum, canım sıkılıyor, bir kurgu yapıyorum, gülümseyerek hayal ediyorum. Fakat bu hayallerimin hepsinin ortak bir özelliği var; insanlar "vay be diyerek bana hayran hayran bakıp, onaylıyorlar, taktir ediyorlar" yani özgüvenin tavan yaptığı şeyler. Ah! herkes beni sevsin istiyorum, zaten genelde manik dönemdeyken de çok seviliyorum, depresif anımdaykende sevilmiyorum. Ya da belki ben sadece öyle sanıyorumdur.
az uyumanın aksine kendimi bildim bileli uyku meraklısı bir insanım, sinirlenme huyumda yok.
enerjik olduğum dönemler o kadar mutluyum ki, neden mutluyum bilmiyorum, ama kendimi o dönemler inanılmaz seviyorum, sevdiriyorum da, insanlara coşkumu aşılıyorum ve mükemmel olduğumu düşünüyorum. Aynanın karşısına geçip ne kadar güzel olduğumu düşündüğüm zamanlar olmuştur, üstelik hayvan kadar kusurlarıma rağmen! kusurlarımla dalga geçip kendimi beğenmeye devam ediyorum.
Doktora gözükmeli miyim? fakat bipolar isem bile, şu an bunun bana zararı nedir ki? zaten bir çok şeyden ders aldım... olgunlaştığım için mutsuz olduğum anlara sahip çıkıyorum ve artık kendimi riske atmadığım için mutlu olduğum anlar ise benim için büyük bir hediye gibi...