death13
25-08-2014, 04:10 AM
merhaba arkadaşlar. uzun zamandır takıntılı biriyim. okb gün geçtikçe tüm bedenimi esir aldı. her şeyi takıyordum. sigarayı nasıl yakacağımı, duşu nasıl alacağımı, nasıl yatıp nasıl kalkacağımı not alıyordum. ve daha neler neler. ama şu da var, her insanın okb'si kendi için en büyüğü, en berbatıdır.
öncelikle şu an takıntım neredeyse çok az. hepsi yok oldu kayboldu. ve aklıma geldikçe çoğuna gülüyorum.
bu hastalıkta takma, düşünme diye bir şey yok. dışarıdan insanlar hep bunu söyler. yaşamayan bilemez.
ben her zaman sorunların köküne inerim. kökten çözmeye çalışırım. ilaç kullanmadım, tavsiyede etmiyorum. uyuşmuş bir beynin çözdüğü sorunlar ileride daha büyük darbelere neden olur. bir sorun bir kere çözülür. ondan sonra istediği kadar karşına çıksın, güler geçersin. dimdik ayakta durmayı öğreneceksin.
sorununuzun neden olduğu şeyi bulun. her olasılığı düşünün. içiniz tatmin olana kadar.
sorunları çözme aşamasında not tutmak yararlıdır. not tutun. onları okuyun ve çözüm üretin.
mesela çoğu insanın abdest takıntısı var, acaba doğru bir şekilde aldım mı diye?
önemli olan niyet değil mi? yüce rab senin bu abdesti niyetli bir şekilde aldığını bilmeyecek mi? neden kafanı vesveseye veriyorsun ki?
örneğin üç defa suyu ağzınıza verirken, bittiği zaman. ağız tamam diyin. daha sonra aklınıza geldiğinde " aaa, evet ağız tamam demiştim, demek ki o kısım tamam " diyeceksiniz.
bu metodu kapıyı kitleme, tüpü kapama gibi şeylerde de kullanabilirsiniz.
korktuğunuz şeyleri kontrol edin. hasta olmaktan korkuyorsanız gidin muayene olun.
bu hastalık sadece içiniz rahat olduğunda yok olur.
okb tamamen korkulardan şüphelerden ve inançsızlığınızdan ortaya çıkar.
yaptıklarınızdan ya da etrafta ki olan bitenlerden korkmayın. korkuyorsanızda tetbirini alın ki korktuğunuz şey gerçekleşince onu yenebileseniz.
yaptıklarınızdan şüphe etmeyin. bilinçli şekilde yapın. şüphe bastığında kontrol edin. soruşturun. kafanızda düşünün ve kendinizi tatmin edici bir cevap bulana kadar durmayın.
inanç en büyük nokta. yaptıklarınıza inanın. korkularınızın aslında bir hiç olduğunu göreceksiniz. bunların başınıza gelme olasılığının ne kadar az olduğuna inanın.
sosyallik önemli gerçekten. arkadaşlarınızla vakit geçirin. gezin, dolaşın. bu dünya ne ki. gözünü açıp kapatıyorsun bir gün bitmiş oluyor. yıllar geçiyor.
yaşamdan zevk alın.
şunu görüyorum ki tüm okb hastaları çevremizde görmek istediğimiz duyarlı, yardım sever, topluma faydalı bireyler. harcanıp gitmeyin arkadaşlar. çözülmeyecek hiçbir şey yok bu dünyada. her şey çözülür :)
okb yaramaz komşu çocuğu gibidir.
odanıza gelir sizi sürekli rahatsız eder.
siz tepki verdikçe o mutlu olur, sizi daha çok rahatsız eder.
siz ne zaman onu umursamazsınız oda bakar burada bana ekmek yok, ben gidiyim. olay bu. tabi hemen olmuyor. her şey zamanla. zaman büyük araç.
okb odanıza çöp atar. sürekli pislik atar. o pisliklerle yaşayacak mısınız? onları odadan çıkarın.
öncelikle şu an takıntım neredeyse çok az. hepsi yok oldu kayboldu. ve aklıma geldikçe çoğuna gülüyorum.
bu hastalıkta takma, düşünme diye bir şey yok. dışarıdan insanlar hep bunu söyler. yaşamayan bilemez.
ben her zaman sorunların köküne inerim. kökten çözmeye çalışırım. ilaç kullanmadım, tavsiyede etmiyorum. uyuşmuş bir beynin çözdüğü sorunlar ileride daha büyük darbelere neden olur. bir sorun bir kere çözülür. ondan sonra istediği kadar karşına çıksın, güler geçersin. dimdik ayakta durmayı öğreneceksin.
sorununuzun neden olduğu şeyi bulun. her olasılığı düşünün. içiniz tatmin olana kadar.
sorunları çözme aşamasında not tutmak yararlıdır. not tutun. onları okuyun ve çözüm üretin.
mesela çoğu insanın abdest takıntısı var, acaba doğru bir şekilde aldım mı diye?
önemli olan niyet değil mi? yüce rab senin bu abdesti niyetli bir şekilde aldığını bilmeyecek mi? neden kafanı vesveseye veriyorsun ki?
örneğin üç defa suyu ağzınıza verirken, bittiği zaman. ağız tamam diyin. daha sonra aklınıza geldiğinde " aaa, evet ağız tamam demiştim, demek ki o kısım tamam " diyeceksiniz.
bu metodu kapıyı kitleme, tüpü kapama gibi şeylerde de kullanabilirsiniz.
korktuğunuz şeyleri kontrol edin. hasta olmaktan korkuyorsanız gidin muayene olun.
bu hastalık sadece içiniz rahat olduğunda yok olur.
okb tamamen korkulardan şüphelerden ve inançsızlığınızdan ortaya çıkar.
yaptıklarınızdan ya da etrafta ki olan bitenlerden korkmayın. korkuyorsanızda tetbirini alın ki korktuğunuz şey gerçekleşince onu yenebileseniz.
yaptıklarınızdan şüphe etmeyin. bilinçli şekilde yapın. şüphe bastığında kontrol edin. soruşturun. kafanızda düşünün ve kendinizi tatmin edici bir cevap bulana kadar durmayın.
inanç en büyük nokta. yaptıklarınıza inanın. korkularınızın aslında bir hiç olduğunu göreceksiniz. bunların başınıza gelme olasılığının ne kadar az olduğuna inanın.
sosyallik önemli gerçekten. arkadaşlarınızla vakit geçirin. gezin, dolaşın. bu dünya ne ki. gözünü açıp kapatıyorsun bir gün bitmiş oluyor. yıllar geçiyor.
yaşamdan zevk alın.
şunu görüyorum ki tüm okb hastaları çevremizde görmek istediğimiz duyarlı, yardım sever, topluma faydalı bireyler. harcanıp gitmeyin arkadaşlar. çözülmeyecek hiçbir şey yok bu dünyada. her şey çözülür :)
okb yaramaz komşu çocuğu gibidir.
odanıza gelir sizi sürekli rahatsız eder.
siz tepki verdikçe o mutlu olur, sizi daha çok rahatsız eder.
siz ne zaman onu umursamazsınız oda bakar burada bana ekmek yok, ben gidiyim. olay bu. tabi hemen olmuyor. her şey zamanla. zaman büyük araç.
okb odanıza çöp atar. sürekli pislik atar. o pisliklerle yaşayacak mısınız? onları odadan çıkarın.