Giriş

Orijinalini görmek için tıklayınız : Allah rizasi için yardim edin



MağdurBiri
24-08-2014, 09:19 PM
Arkadaşlar ben okb olduğumu öğrendim 6 ay önce ve 6 aydır bu hastalıktan mağdurum zarar verme korkusu var düşünebiliyor musunuz sürekli korkuyorum kendime aileme zarar veririm diye bıktım artık çok acı çekiyorum sabah kalkıyorum o düşünce yatıyorum o düşünce ağlıyorum dayanamayıp yine gitmiyor bazen kafamı duvara vurup hafızamı kaybedeyim de hastalığı unutayım diye düşünüyorum.Bıçak görsem korkuyorum gözüme kulağıma saplarsam diye acayip derecede korkuyorum ama daha önce de bi tür düzen takıntısı yaşamıştım.O zaman 12 yaşında filandım ve çok az taktım kafama nedense kendiliğinden geçti üzerinde fazla durmadım ama bu geçmiyor.Şimdi ergenimya ondan herhalde çok acı bişey olmasın dediğim herşeyi ben yapıyorum.Arasıra rahatlıyorum mutluluk hormonu seratonin sayesinde ama 3 saniye sürüyor ve günde 2-3 kez oluyor.Hastalığımı tavan yaptıransa kalem bbıçak alıp gözüme kulağıma değdirip sokmak oluyorum.Ben özellikle de kör ve sağır olmaktan korkuyorum ve okb de bunu fırsat bilip gözüme ve kulağıma karşı korkutuyor yani kalem görsem gözüme doğru götürüyorum ve o zaman öle bir korkuyorumki işte beni bitiren o oluyor evet biraz saçma bulabilirsiniz ama benimki böyle garip yani hem korkuyorum hem de yapıyorum tabiki gidip de kalemi alıp gözüme sokmuyorum tabiki ama değdiriyorum ve napıyorum diyip atıyorum yani böyle bişey korkuyorum ya kendimi sağır veya kör ederim diye TABİKİDE BUGÜNE KADAR KENDİME HİÇBİR ZARAR VERMEDİM AMA KORKUYORUM İŞTE YAPMASAMDA LÜTFEN HERGÜN HUZURSUZUM NE ÖNERİRSİNİZ İLAÇ KULLANDIM FAYDASI OLMADI ALLAH RIZASI İÇİN YARDIM EDİN Bİ ÖNERİ VERİN ŞÖYLE YAP DİYE SADECE BİR ÖNERİ HEPİNİZE ŞİMDİDEN TEŞEKKÜR EDİYORUM

losstar
24-08-2014, 09:38 PM
merhaba
öncelikle anlattıklarını saçma bulmuyorum çünkü benim de buna benzer rahatsızlıklarım var ben çaresinin ilaçlar falan değil de bu şekilde olan insanlarla dertleşip birlikte çözüm üretmek olduğunu düşünüyorum. bu tarz şeyler yaşadığımda başka şeylere kafamı meşgul edecek bunları düşünmeyeceğim şeylere yoğunlaştırıyorum. öncelikle senin bu sorunlarının niçin oluştuğunu merak ediyorum. benim saplantılarım fazla yalnız takıldığım kendimi insanlardan soyutladığım için oluştu sanırım. peki ya seninkilerin nasıl oluştuğunu düşünüyosun ya da bunların oluşmasının bi nedeni var mı?

MağdurBiri
24-08-2014, 10:05 PM
merhaba
öncelikle anlattıklarını saçma bulmuyorum çünkü benim de buna benzer rahatsızlıklarım var ben çaresinin ilaçlar falan değil de bu şekilde olan insanlarla dertleşip birlikte çözüm üretmek olduğunu düşünüyorum. bu tarz şeyler yaşadığımda başka şeylere kafamı meşgul edecek bunları düşünmeyeceğim şeylere yoğunlaştırıyorum. öncelikle senin bu sorunlarının niçin oluştuğunu merak ediyorum. benim saplantılarım fazla yalnız takıldığım kendimi insanlardan soyutladığım için oluştu sanırım. peki ya seninkilerin nasıl oluştuğunu düşünüyosun ya da bunların oluşmasının bi nedeni var mı?

Sonunda beni anlayan biri çıktı yalnız olmadığıma sevindim lostar teşekkür ederim önerin için ve dediğin öneri gerçekten işe yarıyor mesela evde tek başımayken kendimi yiyip bitiriyorum ama ailem olunca misafir gelince unutuyorum dalıyorum dışarı çıkıncada bi rahatlıyorum birde kardeşim seratonin hormonu mutluluk veriyorya onu arttıran yiyecekler varmış tavsiye edermisin ?

losstar
24-08-2014, 10:31 PM
tabi ki de öncelikle çikolatasever biriysen yaşadın çikolatada bol bol var. ne yazık ki benim çikolatayla pek aram yok sonra cevizde var en iyisi ben bulduklarımı doğrudan ekleyim:

Çikolata: Stresin bir numaralı düşmanı. Kendinizi kötü hissediyorsanız hemen bir parça çikolata yiyin. Çikolata flört etmek gibi bir şey. Bir kalem yemek yeterli, mutluluk hormonu "seratonin" anında beyinde dolaşıma çıkıyor.

Dondurma: Çok yenirse şişmanlatıyor, az yenirse mutluluğa mutluluk katıyor. Dondurma yaşlanmayı önlüyor. Çocukların sağlıklı büyümesi ve kemik erimesi sorunu olan kişiler için büyük önem taşıyor. Beslenme uzmanları dört mevsim tüketilmesini öneriyor.

Makarna: Çok ağır soslarda yenilmediği sürece enerji veren ve mutlu eden besinler arasında yer alıyor. Hazmı kolaydır. Özellikle sadece salata ile birlikte yenirse şişmanlatmaz.

Ekmek: Buğday ekmeği de sıkıntıları unutturuyor.

Fıstık: Yağ oranı yüksek ama insanı çok mutlu ediyor. Roma İmparatorluğu'nda "Tanrı yiyeceği" olarak adlandırılan fıstığın kolesterolü düşürdüğü ve kalp krizi riskini azalttığı biliniyor. Demir, bakır, selenyum, magnezyum, çinko, potasyum, fosfor gibi minerallerin doğal kaynağı olan bu çerez kalbimizin yanı sıra, beyin sinir sistemi, kas ve kemiklerimizin dostu...

Çilek: C vitamini deposu olan çilek, önde gelen afrodizyaklar arasında yer alıyor. Çilek bütün salgı bezlerini çalıştırarak vücuda gençlik ve kuvvet kazandırır. Yüksek tansiyonu düşürür, damarları temizler. Kansere karşı korur, böbrekte kum ve taş oluşmasını önler.

Muz: Kokusuyla bile mutluluk taşıyan tam bir Endorphin deposudur. Kendinizi, güçsüz ve sinirli mi hissediyorsunuz, hemen bir muz yiyin. Kalsiyum ve magnezyum içeren bu meyve strese karşı bire bir. Sinir hastalığı olanlar için her gün yemek arası saatlerde tüketilmesi gereken bir besindir.

Üzüm: Kırmızı ve beyaz üzüm yiyen herkes gülücükler saçar. Üzümde yüzde 20 oranında direkt olarak kana karışan şeker vardır. Bedenen ve zihnen çalışanlar için iyi bir gıdadır. Üzümdeki bol demir kan yapar. Yüz ve boyuna taze üzüm suyu sürülüp 10 dakika sonra yıkanırsa cilde dirilik verir.

Portakal: C ve B vitamini açısından zengin olan portakal, insana dinamizm veriyor. Portakal içindeki C vitamini ince ve kalın damarların yumuşak kalmasını sağlıyor. Vücuttaki direnci artırıyor. Kanın durulmasına ve temizlenmesine yardımcı oluyor. Hazmı kolaylaştırıyor. Portakal reçeli ise karaciğeri çalıştırıyor.
Susam: Dar gelirlilerin baş tacı olan simit mutluluğa giden yolda önemli bir yere sahip. Yağ ve protein içeriyor. Susamdan elde edilen tahin, bal ile karıştırılıp yenirse boğaz ağrısı ve bronşite iyi geliyor.
ayrıca süt ürünlerinde çekirdekte baklagillerde de var. ya anlayacağın çoğu şeyde var. ama bence bu mutluluk hormonu en çok yemekten hoşlandığın şeylerde var :D bence sen yapmaktan hoşlandığın şeyleri yap. kim ne diyecek salla gitsin. ben üniversiteye başlayacam ama çizgi filmlerden hala vazgeçemediim. napayım seviyorum izlemeyi. mutlu olmak için kimseyi takma bence :D;)

MağdurBiri
24-08-2014, 10:53 PM
tabi ki de öncelikle çikolatasever biriysen yaşadın çikolatada bol bol var. ne yazık ki benim çikolatayla pek aram yok sonra cevizde var en iyisi ben bulduklarımı doğrudan ekleyim:

Çikolata: Stresin bir numaralı düşmanı. Kendinizi kötü hissediyorsanız hemen bir parça çikolata yiyin. Çikolata flört etmek gibi bir şey. Bir kalem yemek yeterli, mutluluk hormonu "seratonin" anında beyinde dolaşıma çıkıyor.

Dondurma: Çok yenirse şişmanlatıyor, az yenirse mutluluğa mutluluk katıyor. Dondurma yaşlanmayı önlüyor. Çocukların sağlıklı büyümesi ve kemik erimesi sorunu olan kişiler için büyük önem taşıyor. Beslenme uzmanları dört mevsim tüketilmesini öneriyor.

Makarna: Çok ağır soslarda yenilmediği sürece enerji veren ve mutlu eden besinler arasında yer alıyor. Hazmı kolaydır. Özellikle sadece salata ile birlikte yenirse şişmanlatmaz.

Ekmek: Buğday ekmeği de sıkıntıları unutturuyor.

Fıstık: Yağ oranı yüksek ama insanı çok mutlu ediyor. Roma İmparatorluğu'nda "Tanrı yiyeceği" olarak adlandırılan fıstığın kolesterolü düşürdüğü ve kalp krizi riskini azalttığı biliniyor. Demir, bakır, selenyum, magnezyum, çinko, potasyum, fosfor gibi minerallerin doğal kaynağı olan bu çerez kalbimizin yanı sıra, beyin sinir sistemi, kas ve kemiklerimizin dostu...

Çilek: C vitamini deposu olan çilek, önde gelen afrodizyaklar arasında yer alıyor. Çilek bütün salgı bezlerini çalıştırarak vücuda gençlik ve kuvvet kazandırır. Yüksek tansiyonu düşürür, damarları temizler. Kansere karşı korur, böbrekte kum ve taş oluşmasını önler.

Muz: Kokusuyla bile mutluluk taşıyan tam bir Endorphin deposudur. Kendinizi, güçsüz ve sinirli mi hissediyorsunuz, hemen bir muz yiyin. Kalsiyum ve magnezyum içeren bu meyve strese karşı bire bir. Sinir hastalığı olanlar için her gün yemek arası saatlerde tüketilmesi gereken bir besindir.

Üzüm: Kırmızı ve beyaz üzüm yiyen herkes gülücükler saçar. Üzümde yüzde 20 oranında direkt olarak kana karışan şeker vardır. Bedenen ve zihnen çalışanlar için iyi bir gıdadır. Üzümdeki bol demir kan yapar. Yüz ve boyuna taze üzüm suyu sürülüp 10 dakika sonra yıkanırsa cilde dirilik verir.

Portakal: C ve B vitamini açısından zengin olan portakal, insana dinamizm veriyor. Portakal içindeki C vitamini ince ve kalın damarların yumuşak kalmasını sağlıyor. Vücuttaki direnci artırıyor. Kanın durulmasına ve temizlenmesine yardımcı oluyor. Hazmı kolaylaştırıyor. Portakal reçeli ise karaciğeri çalıştırıyor.
Susam: Dar gelirlilerin baş tacı olan simit mutluluğa giden yolda önemli bir yere sahip. Yağ ve protein içeriyor. Susamdan elde edilen tahin, bal ile karıştırılıp yenirse boğaz ağrısı ve bronşite iyi geliyor.
ayrıca süt ürünlerinde çekirdekte baklagillerde de var. ya anlayacağın çoğu şeyde var. ama bence bu mutluluk hormonu en çok yemekten hoşlandığın şeylerde var :D bence sen yapmaktan hoşlandığın şeyleri yap. kim ne diyecek salla gitsin. ben üniversiteye başlayacam ama çizgi filmlerden hala vazgeçemediim. napayım seviyorum izlemeyi. mutlu olmak için kimseyi takma bence :D;)

Çikolatayı denicem dediğin doğru olabilir çünkü ben sınava felan girerken babam hep çikolata alırdı moral arttırır diyodu inşallah vardır full çikolata yicem arkadaş :D

losstar
24-08-2014, 11:00 PM
;)inşallah hayrını görürsün çikolatanın:D

gunes23
24-08-2014, 11:11 PM
Yiyeceklerle anlık çözümlerden öteye geçemeyiz. Bence kendini rahat bırakmalısın. Yenmeliyim diye uğraşma. Bu hisler yoğunlaştığında gelen düşüncelerin senden olmadığına esen bir düşünce rüzgarı, geçen düşünce yüklü bir bulut olduğunu birazdan güneşin doğacağını veya önüne çıkan bir çukur olduğunu bulunduğun güzel hali koruyup sabır ve irade ile bu çukuru atlamayı ya da çevresinden dolanmayı, yahut önüne çıkan bir ağ olduğunu bilip tüm gücünü ruhsal aygıtında toplayıp ruhun la kalbin le aklın la bedenin le bulunduğun güzel halle dimdik ve sapasağlam yürüyüp o zayıf örümcek ağını paramparça etmelisin. Ya da beynini bir nehirin kaynagina düşüncelerini suya benztirsen bu olumsuz düşüncelerin gelip geçici olduğunu sana düşenin sadece biraz sabir olduğunu anlam ali,nasil nehirden bazen kirli pis şeyler akarsa da biliriz ki birazdan bi kirlilik ve pislik bitecek akan su pislik tutmayacak çünkü arkadan kaynaktan gelen temiz sularla an gelecek her yer berraklaşacakberraklaşacak, havada güneş açacak,yoldan çukurlar kalkacak..sadece gelen seslere cevap vermemeye odaklanmamaya sabir, geçici olduğuna inanma..

ikiçiftlaf
24-08-2014, 11:16 PM
Meraktan soruyorum düşünsel takıntılarınızı bir sonuca erdirip mi sonlandırıyorsunuz, yoksa yeni bir takıntı o sonlanmadan onun yerini mi alıyor.

losstar
24-08-2014, 11:35 PM
aslında her ikisi de herhangi bi takıntının saçma ve gereksiz bi şey olduğunu beynime kabul ettirdiğimde bunu takıntı haline getirmekten vazgeçiyorum sonra da haliyle yeni olaylar ya da kişilerle karşılaştıkça başka takıntılarım oluşabiliyo.. tabi herkes için durum farklı. umarım anlatabilmişimdir...

ikiçiftlaf
25-08-2014, 12:04 AM
Anladım saol. Peki aynı anda birden fazla takıntıyla uğraştığınız oluyor mu?

losstar
25-08-2014, 02:07 AM
evet bu olabiliyor

ikiçiftlaf
25-08-2014, 10:56 AM
İşiniz zormuş ama atlatanlar olduğuna göre imkansız değil demekki.

losstar
25-08-2014, 12:02 PM
öyle tabi ki zaten bazılarını geride bırakıyosun, sorun yenilerinin eklenmesi

montevo
25-08-2014, 12:08 PM
harbiden çikolata yiyince adam neşeleniyor.