Hydra
03-11-2010, 02:31 PM
''İşin aslı,anılarımızla ancak sıkıntı yaratmaya başladıkları zaman uğraşıyorsunuz'' diyor Christie.''Eğitimin amacı,sıkıntılar belirdiğinde onlarla başa çıkmayı öğrenmek.Sorun şu ki,ölen insanları,kolu bacağı kopmuş sivilleri düşünmeye başladığım zamanlar, daha çok boş zamanlarımdı''
İngiliz Kraliyet Deniz Kuvvetleri'inden Neil Christie
Neden bazıları hayatlarına devam etmeyi becerirken bazıları PTSD ağına takılıp kalıyorlar,hala belli değil.
Beyin tehditkar bir duyum alınca,örneğin yüksek ses duyunca amiglada bölgesi harekete geçerek bir ''stres tepkisi'' başlatır ve neredeyse eş zamanlı olarak vücut adrenaline boğulur.Bütün duyular keskinleşir,nabız hızlanır ve kan basıncı yükselir.Az önceki sesin patlayan egsoza ait olduğu anlaşılınca daha üst düzey zihinsel işlevlerden sorumlu, ama görece yavaş tepki veren ön-alın (prefrontal) korteksi komutayı ele alır,amigladaya ve diğer sistemlere ''sakin olun'' mesajını verir.Öte yandan,sesin silahtan geldiği farkedilirse amiglada kendinizi kollamanız için bağırıp çağırmaya devam edecektir.Bu arada belleğe bir de ''korku tepkisi'' kazınacak,aynı sesin tekrar algılanması halinde vücudun harekete hazır olması sağlanacaktır.
PTSD'de henüz tam anlayamamış olduğumuz nedenler yüzünden yokoluş süreci işlemez;geriye dönüşler,aşırı uyarılmışlık,duygusal donukluk gibi belirtiler ortaya çıkar.
Soru:Zihnimizden atamadığımız korku çağrışımlarını durdumanın bir yolu yok mu?Çağrışımları ortadan kaldırabilir miyiz? Hatta belleği tümüyle silebilir miyiz?
Kulağa bilimkurgu gibi geliyor,ama bu mümkün.Oxford Üniversitesi'nden klinik nöropsikolog Dr.Emily Holmes,hastaların PTSD etkilerine bağışık hale geliştirebileceğini keşfetmiş.''Bu özellik,PTSD hastalarını tedavi etmemizi sağlayabilir''diye açıklıyor;''ama yaşanan travmanın hemen ardından uygulanabilecek bir tedavi hazlihazırda yok.Yaşanan durumları konuşmak insanlara iyi gelmek bir yana, daha da kötü hissetmelerine neden olduğu gösteriyor''
İki tip belleğe sahibiz.Sözel bellek travma hikayesini,duyusal bellek görüntüleri,sesleri ve kokuları barındırıyor.Geriye dönüşler,istemediğimiz anlarda aklınıza gelen duyusal bellek bileşenleri.Tetris (çözüm olarak bulunmuş oyun) duyusal belleğe müdahale ediyor.İşlem gücü sınırlı olan beyin,Tetris'teki şekil renk ve hareket karmaşasıyla meşgulken geriye dönüşlerin temelini oluşturan duyusal bilgiyi depolamış belleğe kodlayacak kaynaklardan yoksun kalıyor.Holmes bu ilkeye dayanarak,en azından laboratuvar ortamında,mevcut belleğe dokunmadan PTSD'ye karşı etkili olan bir ''aşı'' geliştirmeyi başarmış
Amsterdarm Üniversitesi'nden Dr.Merel 'in yaklaşımı daha farklı; Travmatik anıları ''iyileştirmek'' için korku bileşenlerini ortadan kaldırarak sonuca ulaşıyor.Bunu elektirik şokları ile sağlıyor.
Hollandalı araştırmacılar ''yeniden pekiştirme'' olarak bilinen bir olgudan yararlanıyor.Kurama göre,herhangi bir anıyı beyninizin derinliklerinden çekip çıkarırken,geçici olarak üstünde oynamanız mümkün.Gönüllülere propranolol verdiği nokta,tam olarak da burası.'' propranolol beyindeki adrenalin almaçlarını baskılıyor''diye açıklıyor Kindt, ''Almaçlar beynin her defasında yayılmış durumda ama,duygusal bellekten sorumlu amigdalada daha yoğun halde bulunuyorlar.Propranolol alındığında,örümcek görüntüsü eşliğinde (örümcek korkusu üzerine ) salgılanan adrenalin amigdalaya bağlanamıyor bu yüzden hatırlanan korku tepkisi yeniden canlanamıyor.Böylece anı değiştirilemez şekilde geriye dönüyor amigdala kökenli herhangi bir korku çağrışımı içermiyor.
NTV bilim'den derledim.
Yazıda geçen madde etken maddedir.İlaç ismi değildir.
Saygılar
İngiliz Kraliyet Deniz Kuvvetleri'inden Neil Christie
Neden bazıları hayatlarına devam etmeyi becerirken bazıları PTSD ağına takılıp kalıyorlar,hala belli değil.
Beyin tehditkar bir duyum alınca,örneğin yüksek ses duyunca amiglada bölgesi harekete geçerek bir ''stres tepkisi'' başlatır ve neredeyse eş zamanlı olarak vücut adrenaline boğulur.Bütün duyular keskinleşir,nabız hızlanır ve kan basıncı yükselir.Az önceki sesin patlayan egsoza ait olduğu anlaşılınca daha üst düzey zihinsel işlevlerden sorumlu, ama görece yavaş tepki veren ön-alın (prefrontal) korteksi komutayı ele alır,amigladaya ve diğer sistemlere ''sakin olun'' mesajını verir.Öte yandan,sesin silahtan geldiği farkedilirse amiglada kendinizi kollamanız için bağırıp çağırmaya devam edecektir.Bu arada belleğe bir de ''korku tepkisi'' kazınacak,aynı sesin tekrar algılanması halinde vücudun harekete hazır olması sağlanacaktır.
PTSD'de henüz tam anlayamamış olduğumuz nedenler yüzünden yokoluş süreci işlemez;geriye dönüşler,aşırı uyarılmışlık,duygusal donukluk gibi belirtiler ortaya çıkar.
Soru:Zihnimizden atamadığımız korku çağrışımlarını durdumanın bir yolu yok mu?Çağrışımları ortadan kaldırabilir miyiz? Hatta belleği tümüyle silebilir miyiz?
Kulağa bilimkurgu gibi geliyor,ama bu mümkün.Oxford Üniversitesi'nden klinik nöropsikolog Dr.Emily Holmes,hastaların PTSD etkilerine bağışık hale geliştirebileceğini keşfetmiş.''Bu özellik,PTSD hastalarını tedavi etmemizi sağlayabilir''diye açıklıyor;''ama yaşanan travmanın hemen ardından uygulanabilecek bir tedavi hazlihazırda yok.Yaşanan durumları konuşmak insanlara iyi gelmek bir yana, daha da kötü hissetmelerine neden olduğu gösteriyor''
İki tip belleğe sahibiz.Sözel bellek travma hikayesini,duyusal bellek görüntüleri,sesleri ve kokuları barındırıyor.Geriye dönüşler,istemediğimiz anlarda aklınıza gelen duyusal bellek bileşenleri.Tetris (çözüm olarak bulunmuş oyun) duyusal belleğe müdahale ediyor.İşlem gücü sınırlı olan beyin,Tetris'teki şekil renk ve hareket karmaşasıyla meşgulken geriye dönüşlerin temelini oluşturan duyusal bilgiyi depolamış belleğe kodlayacak kaynaklardan yoksun kalıyor.Holmes bu ilkeye dayanarak,en azından laboratuvar ortamında,mevcut belleğe dokunmadan PTSD'ye karşı etkili olan bir ''aşı'' geliştirmeyi başarmış
Amsterdarm Üniversitesi'nden Dr.Merel 'in yaklaşımı daha farklı; Travmatik anıları ''iyileştirmek'' için korku bileşenlerini ortadan kaldırarak sonuca ulaşıyor.Bunu elektirik şokları ile sağlıyor.
Hollandalı araştırmacılar ''yeniden pekiştirme'' olarak bilinen bir olgudan yararlanıyor.Kurama göre,herhangi bir anıyı beyninizin derinliklerinden çekip çıkarırken,geçici olarak üstünde oynamanız mümkün.Gönüllülere propranolol verdiği nokta,tam olarak da burası.'' propranolol beyindeki adrenalin almaçlarını baskılıyor''diye açıklıyor Kindt, ''Almaçlar beynin her defasında yayılmış durumda ama,duygusal bellekten sorumlu amigdalada daha yoğun halde bulunuyorlar.Propranolol alındığında,örümcek görüntüsü eşliğinde (örümcek korkusu üzerine ) salgılanan adrenalin amigdalaya bağlanamıyor bu yüzden hatırlanan korku tepkisi yeniden canlanamıyor.Böylece anı değiştirilemez şekilde geriye dönüyor amigdala kökenli herhangi bir korku çağrışımı içermiyor.
NTV bilim'den derledim.
Yazıda geçen madde etken maddedir.İlaç ismi değildir.
Saygılar