9 ŞUBAT
13-12-2007, 03:35 PM
Satış seminerlerimde en çok üzerinde durduğum iki konu vardır
" Güven" ve " İkna"
Bir şeyi anlatmanın en iyi 2 yolu vardır :
Öykü olarak veya espri ile..
Ben espri ile anlatmayı tercih ederim :
UYANIK İŞADAMININ MÜTHİŞ KURNAZLIĞI
Yunanlı ünlü armatör Onassis, Amerika’ da lüks otel odasında viskisini yudumlarken , birden kapı vurulur ve içeri düzgün giyimli 35 yaşlarında birisi girer. Onassis’ e hitaben:
- "Efendim , siz beni ilk kez görüyorsunuz. Akaryakıt taşımacılığı ile uğraşıyorum. Şu anda otelin lobisinde de, Amerikalı bir grup işadamıyla , 150 milyon dolarlık bir taşıma işini konuşuyorum. Bu konuda yardımınızı istirham edeceğim."
- "Kardeşim borç para istiyorsan yanlış kapı çaldın. Sana kefil olmamı istiyorsan, yine yanlış adrese geldin"….
- "Hayır efendim, hayır. Ne borç para ne de kefil olmanızı istiyorum. Sizden küçük bir ricam olacak. Ben Amerikalı işadamlarıyla fiyatlarda hemen hemen anlaştım. Ancak, adamlar galiba bana güvenmiyorlar. Bu da , beni yeterince tanımamalarından kaynaklanıyor. Acaba , biraz sonra lobiye indiğinizde , bizim yanımızdan geçerken , şöyle hafifçe omzuma vurup ‘ N’aber Co’ der misiniz? Sizin böyle demeniz her şeyi çözecek.."
- Onassis bir iki saniye düşünmüş ve olay biraz da hoşuna gitmiş.
- "Peki arkadaş , sen onların yanına git. Ben birazdan geliyorum".
- Onassis biraz sonra lobiye inmiş.Co’ nun oturduğu masayı görmüş ve oraya doğru yönelmiş ve tam masanın yanından geçerken , birden Co’yu fark etmiş gibi yaparak, hafifçe omzuna vurmuş ve;
- " Ooo… N’aberCo? Ne yapıyorsun burada"
Co sert bir şekilde , Onassis’e bakarak;
"Şimdi sululuğun sırası değil, görüyorsun burada iş görüşüyoruz"…
taner ozdes
" Güven" ve " İkna"
Bir şeyi anlatmanın en iyi 2 yolu vardır :
Öykü olarak veya espri ile..
Ben espri ile anlatmayı tercih ederim :
UYANIK İŞADAMININ MÜTHİŞ KURNAZLIĞI
Yunanlı ünlü armatör Onassis, Amerika’ da lüks otel odasında viskisini yudumlarken , birden kapı vurulur ve içeri düzgün giyimli 35 yaşlarında birisi girer. Onassis’ e hitaben:
- "Efendim , siz beni ilk kez görüyorsunuz. Akaryakıt taşımacılığı ile uğraşıyorum. Şu anda otelin lobisinde de, Amerikalı bir grup işadamıyla , 150 milyon dolarlık bir taşıma işini konuşuyorum. Bu konuda yardımınızı istirham edeceğim."
- "Kardeşim borç para istiyorsan yanlış kapı çaldın. Sana kefil olmamı istiyorsan, yine yanlış adrese geldin"….
- "Hayır efendim, hayır. Ne borç para ne de kefil olmanızı istiyorum. Sizden küçük bir ricam olacak. Ben Amerikalı işadamlarıyla fiyatlarda hemen hemen anlaştım. Ancak, adamlar galiba bana güvenmiyorlar. Bu da , beni yeterince tanımamalarından kaynaklanıyor. Acaba , biraz sonra lobiye indiğinizde , bizim yanımızdan geçerken , şöyle hafifçe omzuma vurup ‘ N’aber Co’ der misiniz? Sizin böyle demeniz her şeyi çözecek.."
- Onassis bir iki saniye düşünmüş ve olay biraz da hoşuna gitmiş.
- "Peki arkadaş , sen onların yanına git. Ben birazdan geliyorum".
- Onassis biraz sonra lobiye inmiş.Co’ nun oturduğu masayı görmüş ve oraya doğru yönelmiş ve tam masanın yanından geçerken , birden Co’yu fark etmiş gibi yaparak, hafifçe omzuna vurmuş ve;
- " Ooo… N’aberCo? Ne yapıyorsun burada"
Co sert bir şekilde , Onassis’e bakarak;
"Şimdi sululuğun sırası değil, görüyorsun burada iş görüşüyoruz"…
taner ozdes