plüton
05-12-2009, 04:18 PM
Telkin, güven, ve inanç.
Zamanın birinde çok bilge bir doktor varmış bu doktor çoğunlukla placebo ilaçlar kullanırmış, ama hastaları çabucak iyileşirmiş.
Çocukluğundan beri ne zaman hasta olsa bu doktora giden yaşlı bir adam her seferinde şifa bulup doktoruna dua edermiş, en sonunda ayak parmaklarından felç olmaya başlamış doktor en fazla altı ay sonra felcin kalbine ulaşıp hastasının öleceğini anlamış ama en fazla bir ay bilinci yerinde olacak olan bu çok sevdiği hastasına üzülmüş
Kimseye muhtaç olmaktan hoşlanmayan bu hastasının felç olup ele bakacağını düşününce hastasına durumu şu şekilde açıklamış, elimde iki ilaç var biri ile 6 ay boyunca yaşayabilirsin ama 1 ay sonra bilincini kaybeder bakıma muhtaç olursun ikinci ilaç ileyse 1 ay yaşarsın ama sağlıklı yaşarsın, demiş doktor. O yaşına kadar kimseye muhtaç olmamış hasta tereddütsüz ikinci ilacı isterim zaten bilincim olmadan ha yaşamışım ha yaşamamışım demiş. Doktorda ona 30 tane hap vermiş,27 hap beyaz renkli kapsülleri olan 5 dk sonra vücudun enerjisini artıran vitamin hapıymış, üç hap diğerlerinden farklıydı, biri mavi, biri yeşil biride kırmızı, (mavi hap alındıktan 5 dk sonra tansiyon yükselten bir hap, yeşil olanı alındıktan 5 dk sonra tansiyon düşüren bir hapmış, kırmızıysa hiçbir tesiri olmayan bir hapmış.)
Doktor hastaya hapların ne zaman alacağını ve tesirlerininin ne olacağını anlatmış, bütün hapları hergün saat tam 12 de almasını söylemiş, beyaz hapları aldıktan sonra enerjisinin artacağını söylemiş mavi hapı 10. günde almasını söylemiş, bu hapı alınca tansiyonun yükseleceğini eklemiş, yeşil hapıda 20. günde almasını söylemiş, bu hapı alıncada tansiyonunun düşeceğini söylemiş, kırmızı hapı 30. gün almasını söylemiş, bu hapı alıncada kalbinin duracağını söylemiş. Eğer kırmızı hapı almazsa kalbinin durmayacağını ama birkaçgün içinde tamamen felç olacağını bilincini kaybedeceğini söylemiş.
Doktor hastasının son bir ayını hayattan ümidini kesmiş bir şekilde geçirmesini istemediği içinde, bu haplar ilgili çalışmalar devam ediyor her an seni arayıp iyileşebileceğin ilacın hazırlandığını sana müjdeleyebilirim demiş.
Doktorla vedalaşmış ve hasta evine gitmiş.
Onuncu güne kadar her beyaz hap aldıktan 5 dakika sonra enerjisi artmış, onuncu gün doktorunun tembihlediği gibi mavi hapı almış ve 5 dk sonra tansiyonu yükselmiş.
Yirminci günde yeşil hapı almış ve 5 dk sora tansiyonu düşmüş, yirmi dokuzuncu güne kadar hep ümitle yaşamış doktordan güzel bir haber beklemiş, son beyaz hapıda almış 5 dk sonra enerjisi yükselmiş. 30. günde hergün haplarını aldığı saati beklemiş ve kırmızı hapı almış tam 5 dk sonra kalbi durmuş ve ölmüş.
Oysa kırmızı hapın içinde insan vücüduna hiçbir şekilde etki eden bir madde yoktu, doktor ona 5 dk sonra kalbinin duracağınıda söylememişti, hasta ilaçların 5 dk sonra etki ettiğinide farketmemişti ama bir ömür boyu güvendiği doktoruna olan inancı ve doktorun mavi ve yeşil hapta doğru çıkan tahminleri, 29 hapında 5 dk sonra etki göstermesi kırmızı hapı alınca doktorun 5 dk sonra kalbinin duracağını söylememesine rağmen hastanın kalbinin 5 dk sonra durması tamamen beynin mantıktan yoksun takıntıları sonucu gerçekleşmiştir, hastanın beyni 29 hapında 5 dk sonra etki gösterdiğini anladığı için ve bütün hapların söylendiği gibi etki ettiği için kırmızı hapın kalbi durduracağına inanmış ve kalbi kendi durdurmuş.
Bu hikayeyi tamamiyle ben uydurdum, böyle bir olay hiçbir zaman yaşanmadı. Bu hikayede anlatmak istediğim beynin takıntılarla ne kadar etkili sonuçlar doğurabileceği. Ve takıntılar olumlu şekilde kullanabileceğimizi göstermektir.
Mesela doktor olumlu düşünse hastasına 30. günde öleceğini telkin etmek yerine 30. günde ayak parmaklarındaki felcin düzelebileceğini, kendini zorlasa parmaklarını hareket ettirebileceğine hastasını inandırsa, sizce sonuç ne olurdu?
Herkese en doğru dozda, aşk ve yaşama isteği gibi güzel takıntılarla dolu bir hayat dilerim. :)
plüton
Zamanın birinde çok bilge bir doktor varmış bu doktor çoğunlukla placebo ilaçlar kullanırmış, ama hastaları çabucak iyileşirmiş.
Çocukluğundan beri ne zaman hasta olsa bu doktora giden yaşlı bir adam her seferinde şifa bulup doktoruna dua edermiş, en sonunda ayak parmaklarından felç olmaya başlamış doktor en fazla altı ay sonra felcin kalbine ulaşıp hastasının öleceğini anlamış ama en fazla bir ay bilinci yerinde olacak olan bu çok sevdiği hastasına üzülmüş
Kimseye muhtaç olmaktan hoşlanmayan bu hastasının felç olup ele bakacağını düşününce hastasına durumu şu şekilde açıklamış, elimde iki ilaç var biri ile 6 ay boyunca yaşayabilirsin ama 1 ay sonra bilincini kaybeder bakıma muhtaç olursun ikinci ilaç ileyse 1 ay yaşarsın ama sağlıklı yaşarsın, demiş doktor. O yaşına kadar kimseye muhtaç olmamış hasta tereddütsüz ikinci ilacı isterim zaten bilincim olmadan ha yaşamışım ha yaşamamışım demiş. Doktorda ona 30 tane hap vermiş,27 hap beyaz renkli kapsülleri olan 5 dk sonra vücudun enerjisini artıran vitamin hapıymış, üç hap diğerlerinden farklıydı, biri mavi, biri yeşil biride kırmızı, (mavi hap alındıktan 5 dk sonra tansiyon yükselten bir hap, yeşil olanı alındıktan 5 dk sonra tansiyon düşüren bir hapmış, kırmızıysa hiçbir tesiri olmayan bir hapmış.)
Doktor hastaya hapların ne zaman alacağını ve tesirlerininin ne olacağını anlatmış, bütün hapları hergün saat tam 12 de almasını söylemiş, beyaz hapları aldıktan sonra enerjisinin artacağını söylemiş mavi hapı 10. günde almasını söylemiş, bu hapı alınca tansiyonun yükseleceğini eklemiş, yeşil hapıda 20. günde almasını söylemiş, bu hapı alıncada tansiyonunun düşeceğini söylemiş, kırmızı hapı 30. gün almasını söylemiş, bu hapı alıncada kalbinin duracağını söylemiş. Eğer kırmızı hapı almazsa kalbinin durmayacağını ama birkaçgün içinde tamamen felç olacağını bilincini kaybedeceğini söylemiş.
Doktor hastasının son bir ayını hayattan ümidini kesmiş bir şekilde geçirmesini istemediği içinde, bu haplar ilgili çalışmalar devam ediyor her an seni arayıp iyileşebileceğin ilacın hazırlandığını sana müjdeleyebilirim demiş.
Doktorla vedalaşmış ve hasta evine gitmiş.
Onuncu güne kadar her beyaz hap aldıktan 5 dakika sonra enerjisi artmış, onuncu gün doktorunun tembihlediği gibi mavi hapı almış ve 5 dk sonra tansiyonu yükselmiş.
Yirminci günde yeşil hapı almış ve 5 dk sora tansiyonu düşmüş, yirmi dokuzuncu güne kadar hep ümitle yaşamış doktordan güzel bir haber beklemiş, son beyaz hapıda almış 5 dk sonra enerjisi yükselmiş. 30. günde hergün haplarını aldığı saati beklemiş ve kırmızı hapı almış tam 5 dk sonra kalbi durmuş ve ölmüş.
Oysa kırmızı hapın içinde insan vücüduna hiçbir şekilde etki eden bir madde yoktu, doktor ona 5 dk sonra kalbinin duracağınıda söylememişti, hasta ilaçların 5 dk sonra etki ettiğinide farketmemişti ama bir ömür boyu güvendiği doktoruna olan inancı ve doktorun mavi ve yeşil hapta doğru çıkan tahminleri, 29 hapında 5 dk sonra etki göstermesi kırmızı hapı alınca doktorun 5 dk sonra kalbinin duracağını söylememesine rağmen hastanın kalbinin 5 dk sonra durması tamamen beynin mantıktan yoksun takıntıları sonucu gerçekleşmiştir, hastanın beyni 29 hapında 5 dk sonra etki gösterdiğini anladığı için ve bütün hapların söylendiği gibi etki ettiği için kırmızı hapın kalbi durduracağına inanmış ve kalbi kendi durdurmuş.
Bu hikayeyi tamamiyle ben uydurdum, böyle bir olay hiçbir zaman yaşanmadı. Bu hikayede anlatmak istediğim beynin takıntılarla ne kadar etkili sonuçlar doğurabileceği. Ve takıntılar olumlu şekilde kullanabileceğimizi göstermektir.
Mesela doktor olumlu düşünse hastasına 30. günde öleceğini telkin etmek yerine 30. günde ayak parmaklarındaki felcin düzelebileceğini, kendini zorlasa parmaklarını hareket ettirebileceğine hastasını inandırsa, sizce sonuç ne olurdu?
Herkese en doğru dozda, aşk ve yaşama isteği gibi güzel takıntılarla dolu bir hayat dilerim. :)
plüton