PDA

Orijinalini görmek için tıklayınız : ''İnternetsiz yaşayamam'' diyenler artıyor!



9 ŞUBAT
02-02-2009, 03:34 PM
İnternete bağlı olunamadığı için ihtiyaç duyulan sorulara yanıt bulamayanlar "Discomgoogolation" (dis-.com-Google-ation) olarak adlandırılan sendromu yaşıyorlar.

Sendromun çok görüldüğü İngiltere’de yapılan bir araştırma, İngilizlerin yüzde 70’inin internete her gün bağlanmadığında mutsuz olduğunu gösterdi.

YouGov firmasının son araştırması, İngiliz kullanıcıların yüzde 44’ünün hayal kırıklığı hissederken, yüzde 27’sinin online olamadığı zaman daha çok stresli olduğunu ortaya koydu.

İngilizlerin yüzde 26’sı interneti yaşamlarını organize etmek için "son derece hayati" olarak nitelerken, bilgisayar kullanıcılarının yüzde 19’u ailesinden, yüzde 20’si ise sevgilisi ya da eşine ayırdığından fazla zamanı internet başında harcıyor.

SAPLANTILI İNTERNET KULLANIMI

İnternet ortamında "Onlinekolizm" olarak da nitelendirilen "Discomgoogolation" sendromu, yetişkinlerin yanı sıra çocuklar arasında da hızla yayılıyor. Ebeveynler, çocukları için yeni eğitim fırsatı sunduğunu düşündükleri için evlerinde internet bağlantısı olmasına sıcak bakıyorlar. Ancak çocukların, interneti sadece ev ödevleri veya araştırma için kullanmadığı, arkadaşlarıyla anlık ileti kurdukları, çevrim içi oyunlar oynayarak veya sohbet odalarında yabancılarla konuşarak saatler geçirdikleri tespit edildi.

Microsoft uzmanları şirketin internet sitesinde, çocukların "Discomgoogolation" sendromundan korunması için şu önerilerde bulunuyor: "-İnternet bağımlılığın belirtilerini arayın. Çocuğunuzun internet kullanımının okuldaki performansını, sağlığını, ailesiyle ve arkadaşlarıyla ilişkilerini etkileyip etkilemediğini kendinize sorun. Çocuklarınızın çevrim içi ortamda ne kadar zaman geçirdiğini belirleyin.

Çocuğunuz internet bağımlılığı belirtileri gösteriyorsa, profesyonel bir danışmana başvurun. Saplantılı internet kullanımı, depresyon, öfke ve öz güven eksikliği gibi başka sorunların belirtisi olabilir. Kendi çevrim içi alışkanlıklarınızı inceleyin. Kendi internet kullanımınız diğer etkinliklerinizle dengeli mi? Unutmayın, çocuğunuzun örnek alacağı ilk kişi sizsiniz.

İnternet kullanımını yasaklamayın. Çoğu çocuğun sosyal hayatının önemli bir parçasıdır. Bunun yerine, çocuklarınızın çevrim içi olarak ziyaret edebileceği sitelere ve neler yapabileceklerine yönelik internet kullanımıyla ilgili aile kuralları belirleyin ve bu kurallara uyulmasını sağlayın. Bu kurallar şunları içerebilir: her gün belirli bir süre çevrim içi olma; ödevleri bitirinceye kadar internette gezinememe veya anlık iletileri kullanamama; sohbet odalarına veya çevrim içi yetişkin içerikli sitelere girememe.

Bilgisayarı açıkta tutun. Bilgisayarı çocuğunuzun odasına değil, evin ortak kullanım alanlarından birine kurun.
Bir denge kurun. Çocuğunuzun diğer etkinliklere katılmasını destekleyin ve teşvik edin özellikle diğer çocuklarla zaman geçirmesini sağlayın. Çocuğunuzun çevrim dışında sosyalleşmesine yardımcı olun. Çocuğunuz yaşıtlarına karşı utangaç veya çekingense, onu sosyal beceriler dersi almaya teşvik edin. Çocuğunuzu bilgisayar dersleri veya hobi grupları gibi ortak ilgi alanları olan diğer çocuklarla tanışabileceği etkinliklere özendirin."




güncellenme zamanı 4.9.2008

Habere yorum yaz
Arkadaşına gönder
Sitene ekle
Sayfayı yazdır

Facebook Google Yahoo Mixx Digg StumbleUpon Del.icio.us reddit Twitter » nasıl oynanır?
» kurallar
» hediye detayları için tıklayın
» puanınızı öğrenmek için tıklayın
İnternete bağlı olunamadığı için ihtiyaç duyulan sorulara yanıt bulamayanlar "Discomgoogolation" (dis-.com-Google-ation) olarak adlandırılan sendromu yaşıyorlar.

Sendromun çok görüldüğü İngiltere’de yapılan bir araştırma, İngilizlerin yüzde 70’inin internete her gün bağlanmadığında mutsuz olduğunu gösterdi.

YouGov firmasının son araştırması, İngiliz kullanıcıların yüzde 44’ünün hayal kırıklığı hissederken, yüzde 27’sinin online olamadığı zaman daha çok stresli olduğunu ortaya koydu.

İngilizlerin yüzde 26’sı interneti yaşamlarını organize etmek için "son derece hayati" olarak nitelerken, bilgisayar kullanıcılarının yüzde 19’u ailesinden, yüzde 20’si ise sevgilisi ya da eşine ayırdığından fazla zamanı internet başında harcıyor.

SAPLANTILI İNTERNET KULLANIMI

İnternet ortamında "Onlinekolizm" olarak da nitelendirilen "Discomgoogolation" sendromu, yetişkinlerin yanı sıra çocuklar arasında da hızla yayılıyor. Ebeveynler, çocukları için yeni eğitim fırsatı sunduğunu düşündükleri için evlerinde internet bağlantısı olmasına sıcak bakıyorlar. Ancak çocukların, interneti sadece ev ödevleri veya araştırma için kullanmadığı, arkadaşlarıyla anlık ileti kurdukları, çevrim içi oyunlar oynayarak veya sohbet odalarında yabancılarla konuşarak saatler geçirdikleri tespit edildi.

Microsoft uzmanları şirketin internet sitesinde, çocukların "Discomgoogolation" sendromundan korunması için şu önerilerde bulunuyor: "-İnternet bağımlılığın belirtilerini arayın. Çocuğunuzun internet kullanımının okuldaki performansını, sağlığını, ailesiyle ve arkadaşlarıyla ilişkilerini etkileyip etkilemediğini kendinize sorun. Çocuklarınızın çevrim içi ortamda ne kadar zaman geçirdiğini belirleyin.

Çocuğunuz internet bağımlılığı belirtileri gösteriyorsa, profesyonel bir danışmana başvurun. Saplantılı internet kullanımı, depresyon, öfke ve öz güven eksikliği gibi başka sorunların belirtisi olabilir. Kendi çevrim içi alışkanlıklarınızı inceleyin. Kendi internet kullanımınız diğer etkinliklerinizle dengeli mi? Unutmayın, çocuğunuzun örnek alacağı ilk kişi sizsiniz.

İnternet kullanımını yasaklamayın. Çoğu çocuğun sosyal hayatının önemli bir parçasıdır. Bunun yerine, çocuklarınızın çevrim içi olarak ziyaret edebileceği sitelere ve neler yapabileceklerine yönelik internet kullanımıyla ilgili aile kuralları belirleyin ve bu kurallara uyulmasını sağlayın. Bu kurallar şunları içerebilir: her gün belirli bir süre çevrim içi olma; ödevleri bitirinceye kadar internette gezinememe veya anlık iletileri kullanamama; sohbet odalarına veya çevrim içi yetişkin içerikli sitelere girememe.

Bilgisayarı açıkta tutun. Bilgisayarı çocuğunuzun odasına değil, evin ortak kullanım alanlarından birine kurun.
Bir denge kurun. Çocuğunuzun diğer etkinliklere katılmasını destekleyin ve teşvik edin özellikle diğer çocuklarla zaman geçirmesini sağlayın. Çocuğunuzun çevrim dışında sosyalleşmesine yardımcı olun. Çocuğunuz yaşıtlarına karşı utangaç veya çekingense, onu sosyal beceriler dersi almaya teşvik edin. Çocuğunuzu bilgisayar dersleri veya hobi grupları gibi ortak ilgi alanları olan diğer çocuklarla tanışabileceği etkinliklere özendirin."

milliyet com.tr

siyahın_matemi
14-05-2010, 10:08 PM
Bilgisayar ve internet, insanlardan kaçarak sığındığım bir liman gibi oldu artık. Bunda tipimle barışık olmayışımın payı büyük. Dış görüntüsünden dolayı hayata küsen ve kendini internete veren o kadar çok insan var ki... Onlardan biri olarak, internet bağımlılığını hastalıktan ziyade bir kaçış yeri, bir sığınma yeri olarak görürüyorum..

En basit örneği; ben üniversite okuyan bir öğrenciyim ve yurtta kalıyorum.Kaldığım yurt kızlı ve erkekli, ortak kullanım alanımız bir kantin ve kantin içerisine muhtelif bir yere konmuş dev ekran bir tv var.Ben o kantinin bulunduğu ortamda ya tv karşısına geçip zaping yapıyorum ya da internet salonunun olduğu kısıma giderek vaktimin büyük bir çoğunluğunu orada geçiriyorum. Neden? Çünkü o dış görünüş meraklısı insanların arasında olmaktansa, internette olup vakit geçirmeyi yeğiliyorum da ondan.....

chenn
15-05-2010, 01:24 AM
internete bağımlı hale geldik çok acı...kendi adıma konuşayım eve geliyorum ilk iş lap topu açmak... sonra üzerimi değişip facebook a giriyorum başında olmasam da illa açık olacak arada gelip gidip bi göz atacağım..bi ay öncesine kadar oyun bağımlılığım vardı çok şükür onu yendim artık hiçbir oyuna başlamayacağım inş. aşırı vakit kaybı kesinlikle...küçük çocuklar içinde eminim çok zararlı oyundan kalkmıyorlar keratalar:) net bağımlısı oldukça asosyalleşiyoruz.Mesela ev arkadaşım durmadan bana pcden kalkda yüzünü göriiim yolda görsem tanımıcam seni yada kocan olsam valla boşardım seni gbi sözler... e haklı ama;) herkesin bağımlılığının bir nebze olsun azalması dileklerimlee

IDDQD
15-05-2010, 01:50 PM
Bilgisayardan bıktım, interneti istemiyorum. Ama işim gereği hem bilgisayar hem de internete esir durumdayım. Bunlar elimin altında olunca da dayanamıyor, facebook, e-psikoloji, sosyal-fobi ve gmail arasında dönüp duruyorum. Bu kez işlerim de aksıyor. Çok kötü bir şey. Facebook'u da engelleseler bari ondan da kurtulsak. Çünkü eskiden bu sırada bir de youtube vardı.

chenn
15-05-2010, 09:58 PM
okulda meb faceyi engellemiş ama mdr yardmcmz indirdiği bi program sayesinde açabiliyo biz öğretmenler giremyrz iyiki..ama evde sıkıntı..saat sınırı getirebilsem keşke kendime

goffee
30-07-2010, 05:20 PM
internetsiz yaşayamam cünkü sevdiğimle internet baglantısı sayesinde görüşebiliyorum sadece :)
valla tek yanıma gelsin int felan umrumda değil.
zaten interneti bir sevdiğimle görüşebilmek birde birşeyler ögrenebilmek için kullanıyorum.

goffee
04-08-2010, 07:33 PM
internetin kari-koca arasindaki iliskiyi bitiren en buyuk dusman oldugu bizzat tarafimdan denenmis ve acisini hala cekmekteyim.isten gelince ilk isin laptopu acmak.karimla iki kelime edemez olduk.iliskimiz internet eve girdikten sonra neredeyse bitti.bu bir hastalik.interneti icat eden sende bizim gibi olasin diyorum ve saygilar sunuyorum :)



sorun internette değil sorun yeni birşeylere olan ilgiden kaynaklanıyor.
internet canlı renklerle dolu bir dünya.
tabi bilgisayarın başına oturan kişinin neyden zevk aldıgı önemli.
reel hayatınızda yerine koyabileceginiz birşeyler olmadıkca bu durum düzelmez.
bence birbirinizin biraz doymasına izin verin.
bırakın bir süre dayanılmaz derecede uykusuz kalan geceler yaşansın.
yani internettende gün geliyor sıkılınıyor tecrübeyle sabit.
internete doyum gercekleştikten sonra kendinizi dışarı atın reel dünyanın gizemlerini keşfedin.
gezin tozun eglenin.

chenn
05-08-2010, 01:12 AM
sınırlamak şart..kendimizi kontrol edersek yanlış yapmayız bence..kumanda bizde oldukça sorun yok..işimiz bitince kapatmayı bilsek oyalanmasak ah..

malahit
05-08-2010, 01:43 AM
internetle tanışalı daha uzun yıllar olsada 3.5 yıldır hayatımın içinde.okb araştırırken bir forum sitesine üye oldum, derken kısa bir süre sonra başka bir siteyle tanıştım.ve interneti sadece o forum sitesi için kullanır oldum,çok şeyler öğrendim,çok şeyler paylaştım.hatta ortam öyle güzeldi ki sanalı aştık çoğuyla reelde tanıştık ve hala dostluklar devam ediyor.lakin bir dönem bbağımlı hale geldim,başında olmayınca acaba kim ne yazdı diye merak ediyordum.sosyal hayattan hiç bir zaman kopmadım ama nette hayatımda büyük yer kaplıyordu.daha sonra süre olarak kendimi kısıtladım.

ve bir gün o siteye girmemeye karar verdim.kendi iyiliğim için bunu yapmalıydım.ama çok zor oldu.çünkü o insanlar hayatımın içindeydi.

şimdi aylar oldu o siteye girmiyorum, ilk başlarda çok canım acıyordu ve çok özlüyordum.ama benim bağımlılıgım netten çok o siteydi sanırım.şimdi 24 saat net imkanım oldugu halde eskisi gibi vaktimi almıyor,artık kendime çok daha fazla vakit ayırıyorum.daha öncede dediğim gibi sosyal ortamdan zaten uzaklaşmamıştım.yinede dinlenmeye, uyumaya:) sevdiğim şeylere daha çok zaman ayırabiliyor ayrıca sanalda olan olaylara üzülüp kendimi yıpratmıyorum.yani ben son durumdan memnunum:)

moonchild
20-11-2010, 01:18 PM
Bilgisayar ve internet, insanlardan kaçarak sığındığım bir liman gibi oldu artık. Bunda tipimle barışık olmayışımın payı büyük. Dış görüntüsünden dolayı hayata küsen ve kendini internete veren o kadar çok insan var ki... Onlardan biri olarak, internet bağımlılığını hastalıktan ziyade bir kaçış yeri, bir sığınma yeri olarak görürüyorum..

En basit örneği; ben üniversite okuyan bir öğrenciyim ve yurtta kalıyorum.Kaldığım yurt kızlı ve erkekli, ortak kullanım alanımız bir kantin ve kantin içerisine muhtelif bir yere konmuş dev ekran bir tv var.Ben o kantinin bulunduğu ortamda ya tv karşısına geçip zaping yapıyorum ya da internet salonunun olduğu kısıma giderek vaktimin büyük bir çoğunluğunu orada geçiriyorum. Neden? Çünkü o dış görünüş meraklısı insanların arasında olmaktansa, internette olup vakit geçirmeyi yeğiliyorum da ondan.....



dostum,tip önemli değil hiç önemli değil.ben nice suratına bakılmayacak kişilerin rüya gibi kızlarla takıldıgını gördüm,emin ol sandığındanda fazla.

bu sadece kendi hüsnü kuruntun,kızları kişiliğinle etkile.onlar da öyle yapıyor.

salvadorhasan1881
17-02-2012, 02:25 PM
bende de var internet bağımlılığı kötü bir durum..

9 ŞUBAT
17-02-2012, 07:26 PM
Bu konuda o kadar rahatımki ,canım istedigi zaman giriyorum internete .Mesela tatile çıktıgımda kesinlikle internete girmem mecbur kalırsam girer işimi gorur çıkarım .

İnternet benim degil ben onun efendisi oldugum için şanslı nadir insanlardanım diye duşunuyorum .

anduril
18-02-2012, 09:18 AM
bendede varrr =(

Barbunya Pilaki
11-08-2012, 05:09 PM
İnternetin sigaradan farkı yok. Bir süre sonra tam bi bağımlılık yapıyor insana. Aman kendinizi kaptırmayın fazla :)

simla
24-09-2012, 05:19 PM
hafta sonları nete girmiyorum ama hafta içi sık sık siteye girip kim ne yazmış bakıyorum:)

gloxinia
28-10-2012, 02:40 PM
internet bağımlılığının nedenlerinden biri de şu olabilir mi; sosyal hayatımız artık çok kısıtlı.yaşlıları dinlerken onların çocukluğunda mahalle arkadaşlıkları olurmuş çıkar oyun oynarlarmış filan.şimdi öyle birşey yok ki napıcaksın sabahtan akşama kadar ders mi çalışıcaksın =) evet diyen varsa bunu belirtsin lütfen öyle birşey olamaz. bir de özellikle küçük çocukları oyalamak başlarından savmak için de insanlar tv ve bilgisayarı çok kullanır bu doğru bişey mi? çocukların sosyal ortamı olmamasına (net bağımlılığının en önemli nedenlerinden biri) bir derecede müdahele edilir hani.ama onun dışında biraz değişik şeyler değişik hobiler ve eğlenceler tattırarak da insan internetten uzaklaştırılabilir.önce bazı sorumluluk işleri; yemek yapmak mesela hobi haline getirilebilir.şahsen temizlik yapmaktan da zevk alıyorum -ben de ayrı bi hastayım :P- anneler de rahat eder.hayatın belli bir döneminde kadın/erkek herkezin bilmesi ve yapmaya alışık olması gereken birşey sonuçta.sonra eğitici-geliştirici şeyler; kitap okumak, yabancı dil öğrenmek, araştırma yapmak, sevdiği bir ders veya konuyla ilgili araştırmalar yapmak (araştırın.mutlaka seveceği birşey çıkar), kültür edinmek vs. sonra bir de hem zevk verici hem geliştirici olarak sanat.müzik resim, ebru, boyamadan tut edebiyat şiir hikayeye, origami ve çeşit çeşit elişlerine ve güzel yazma sanatına kadar vs birsürü uğraşı ve hayvan bitki yetiştirmekle de uğraşılabilir.zevk alacağı birşey oldu mu internete o kadar bağımlı olmasına gerek kalmaz

plüton
28-10-2012, 08:59 PM
Hiç kabul etmesem de bal gibi de internet bağımlısıyım.
Güya pclerimi köyde bıraktım netten pc den uzak kalacak kitap okuyacaktım.
Bu yorumu cep telefonumdan yazıyorum. :) Askerliği de atlattıktan sonra internet krizi yaşayacak kadar yokluk çekmeyecek olmama ihtimali tek tesellim.
Yavaş yavaş azaltmak gerek. Gereksiz mekanlardan uzaklaşıp bağımlılığı kontrol altında tutmak gerek. Tabi elden gelirse.

gloxinia
29-10-2012, 11:34 AM
Hiç kabul etmesem de bal gibi de internet bağımlısıyım.
Güya pclerimi köyde bıraktım netten pc den uzak kalacak kitap okuyacaktım.
Bu yorumu cep telefonumdan yazıyorum. :) Askerliği de atlattıktan sonra internet krizi yaşayacak kadar yokluk çekmeyecek olmama ihtimali tek tesellim.
Yavaş yavaş azaltmak gerek. Gereksiz mekanlardan uzaklaşıp bağımlılığı kontrol altında tutmak gerek. Tabi elden gelirse.

bal gibi gelir güç gerektiren birşeyden bahsetmiyoruz.sadece önce senin bırakma kararlılığını kafanda bitirmen gerek
bu kadar

plüton
29-10-2012, 03:00 PM
bal gibi gelir güç gerektiren birşeyden bahsetmiyoruz.sadece önce senin bırakma kararlılığını kafanda bitirmen gerek
bu kadar

O kadar kolay olsa herkes bırakabilirdi. Bağımlılık şiddeti başlıca belirleyici etken. Ve internette geçirilebilen eğlenceli zamanın ikamesi olmalı hayatında insanın. Yoksa eğer işi daha zor. Her şey herkes için aynı kolaylıkta olmuyor ne yazık ki.

gloxinia
29-10-2012, 09:52 PM
niye bu kadar karamsarsın ki ben gayet güzel bi bakış açısı sundum fikrim de değişmedi.size kararlı olmaktan bahsettim, bazı şeylerin sadece insanın içinde bittiğini, bu kadar basit olduğunu açıkladım.bağımlılığın boyutu ne olursa olsun