alkazar
15-11-2008, 02:27 PM
1897'de viyana'da doğmuş avusturyalı pskianalist ve freud öğrencisi. gerçekten ilginç bir kişiliktir. gustav jung ve alfred adler'in tersine freud'un cinsellikle ilgili tezlerini büyük bir cesaretle daha ilerilere götürmeye çalışmıştır.
...
teorileri çarpıcıdır. uygarlığın cinsel ahlakının kitleler üzerinde yarattığı hoşnutsuzluklardan girip, sosyalizmden çıkan bir kişiydi. aile yapsının burjuva karakterini, kadının üzerindeki cinsel baskıyı, psikolojik olarak sağlıklı ve sağlıksız bünyeler arasındaki temel farkları gündeme getirmiştir. sağlıklı ve doyumlu cinselliğin varolabilmesi için psikiyatrik tedavi seanslarının kısa vadeli bir sağaltım sağlayacağını iddia eder. bu konuda da kanımca haklıdır. cinsel özgürlükün bulunmadığı uygarlık toplumunda insanoğlu hep büyük bir stres içerisinde yaşayacaktır, yaşamaktadır.
...
freud'la en önemli ayrılığı ise cinsellik ve saldırganlık içgüdüsü konusundadır. freud'a göre nefret, öfke, saldırganlığa neden olan güdüler; sevgi, cinsel arzu gibi olgulara neden olan güdüler gibidir. yani iki birbirine karşıt güdü, farklı iki kaynaktan çıkıyor. wilhelm reich ise, bunun böyle olmadığını, nefret, öfke gibi tepkilerin temelde sevgi,haz ve yaşama isteği gibi süreçlerin engellenmesi sonucunda, bu güdülerin id'den ego'ya çıkarken olumsuzlanıp dönüşmesi sonucunda oluşur. kısacası nefret, yaşanmayan sevgiye karşı duyulan öfkenin ifadesidir.
...
İd, öz olarak hayvansal güdülerin temelidir. reich'a göre idin temel niteliği acı verenden haz verene doğru yönelmesini sağlamaktır. yaptığı araştırmalarda ilginç benzerlikler gözlemiştir. acı tepkisi "içe bükülme", haz tepkisi de "dışa açılma" ile orantılıdır. misal, bir insan korktuğunda kanı çekildiğinden "sararır" "solar"; ama heyecanlandığında, bir şey istediğinde dışa açılır, ona yönelir, heyecanlanır, kan deri yüzeyine hücum eder. amipe elektrik verildiğinde yaratık içe büzülür. beslenmek için açılır ve pseudopod (yalancı ayak)'larla "dışa açılır". İdin bu tip tepkilerini bu iddialarla doğal karşılar reich. asıl ilginç şeyler bundan sonra ortaya atılır. reich'a göre idin tepkileri, yani vahşi hayvansal güdüler engellenmemesi gereken şeylerdir. bu durumda akla gelen ilk şey hep cinsellik olur. bir hayvanın öbür hayvana "'benimle çıkarmısın' demeden atlaması" imajı canlanır. oysa hayvanlarda bile bir kur dönemi vardır ve günümüz insanlığının cinsel yoksunluğuna bakarak " o zaman herkez birbirini siker" önyargısıyla yaklaşmamak gerekir. kaldı ki, insan idin üzerine bir ego kurar. ancak cinsel özgürlük toplumu içinde yaşayan insanla, uygarlık toplumu insanının egosu arasında fark vardır. Çünkü uygar toplumlarda idin hayvani tepkileri "topluma zararlı" iddiasıyla "budanır". aslında budanan en doğal cinsel isteklerdir, dışa açılma tepksidir, sevgidir. bunun engellenmesi ego'da bilinçli bir nefrete, öfkeye dönüşür. İnsanın dışa açılması, hazza yönelmesi engellenmiştir. İstediğimiz birşey olmayınca sinirlenmemiz kadar doğaldır bu. ancak egosu böyle öfke ve nefretle dolu insanların "dayanışma" gerektiren toplumsal ilişkileri kurması mümkün değildir. o yüzden bu öfke ve nefret bir daha bastırılır, süperego denen zımbırtı ortaya çıkar. süperego, ahlakın, ota boka saygı duymakların, "evlenmeden vermem"lerin bulunduğu bilinç katmanıdır. İnsan alkol aldığında süperegonun fizlyolojik üssünün bulunduğu beynin frontal cortex'inin geri çekilmesi, insanın egosunun az biraz yaşanmasına olanak verir. alkol alıp sinirlenenler kavga çıkaranlar, ağlayanlar, idde bastırılan sevginin nasıl engellendiğini acı şekilde ortaya koyar. egonun nefreti ve ezilmişliği ortaya çıkar. bu yüzden kontrolünü kaybetmek istemeyen, egosundaki zaafı ortaya dökmek istemeyen katı insanlar alkol kullanımında çok dikkatlidir. sonuç olarak reich'a göre uygarlık toplumunun baskıcı cinsel ahlakı sevgiyi, cinselliği bu şekilde yasaklayıp daha sonra bu baskının neden olduğu nefretin yaşanmasına da engel oluyor. reich'ın, bronislaw malinowsky'nin trobriand adalarında yaptığı araştırmaya dayanan incelemesinde, cinsel özgürlük ile yaşayan bu toplumda tecavüz, hırsızlık gibi kelimelerin lehçelerinde bir karşılığı bulunmadığını anlatır. genel psikiyatride "sorunsuz ergenlik çağı olmaz" dogması, zatımın yaptığı başka bir araştırma sonucunda bu tip ilkel adalarda ergenlik çağının yaşamlarının en mutlu dönemleri olduğunu anlamamla geçerliliğini yitirmiştir.
...
reich, ayrıca doğrulanmış bir teorisiyle de gündeme gelir. orgazmın işlevi ve mekanizması. sağlıklı bir sevişmede orgazm iki cins içinde aynı anda vuku bulan bir şeydir (bkz: masters-johnson deneyi). bakımevlerinde bir çok hastadan edindiği bilgileri toplayan reich, nevrotiklerin, psikotiklerin, anksiyete bozukluğu olanların,nemfomanyakların, melankoliklerin, şizofrenler ve daha nicelerinin hepsinde bu anlamda orgazm yetersizliği olduğunu görmüştür. İşte orgazmın bu sağlıksızlığının temellerini ise cinsel baskıya dayanan ahlaka kadar vardırmıştır.
...
Önce avusturya komünist partisinden, uluslararası psikanalistler derneğinden, en sonunda da hitler'in işbaşına gelmesiyle ülkesinden, norveç'ten, fransa'dan kovulan reich kapağı abd'ye atmıştır. . En sonunda fda (federal drug administration) tarafından mahkemeye verilmiş ve tutuklanmıştır. 1957 da cezaevinde ölmüştür....
vasiyetinde bir çok "orgonomik" araştırmanın sonuçlarını bulduğunu söylemiş ve insanlığın bu bulguları anlaması için 50 sene geçmesi gerektiğini söylemiştir. bu yüzden bilgilerinin 50 seneden önce açılmamasını istemiştir. 2007'de bu vasiyeti sonlanacak ve merakla beklediğimiz bir çok veriyi göreceğiz. türkçe'ye 13 kitabı çevrilmiştir. faşizmin kitle piskolojisi, cinsel devrim, cinsel ahlakın boygöstermesi, dinle küçük adam, kişilik çözümlemesi,dirimin oldurulusu ve orgazmın işlevi okuması gerken kitaplardır.
...
teorileri çarpıcıdır. uygarlığın cinsel ahlakının kitleler üzerinde yarattığı hoşnutsuzluklardan girip, sosyalizmden çıkan bir kişiydi. aile yapsının burjuva karakterini, kadının üzerindeki cinsel baskıyı, psikolojik olarak sağlıklı ve sağlıksız bünyeler arasındaki temel farkları gündeme getirmiştir. sağlıklı ve doyumlu cinselliğin varolabilmesi için psikiyatrik tedavi seanslarının kısa vadeli bir sağaltım sağlayacağını iddia eder. bu konuda da kanımca haklıdır. cinsel özgürlükün bulunmadığı uygarlık toplumunda insanoğlu hep büyük bir stres içerisinde yaşayacaktır, yaşamaktadır.
...
freud'la en önemli ayrılığı ise cinsellik ve saldırganlık içgüdüsü konusundadır. freud'a göre nefret, öfke, saldırganlığa neden olan güdüler; sevgi, cinsel arzu gibi olgulara neden olan güdüler gibidir. yani iki birbirine karşıt güdü, farklı iki kaynaktan çıkıyor. wilhelm reich ise, bunun böyle olmadığını, nefret, öfke gibi tepkilerin temelde sevgi,haz ve yaşama isteği gibi süreçlerin engellenmesi sonucunda, bu güdülerin id'den ego'ya çıkarken olumsuzlanıp dönüşmesi sonucunda oluşur. kısacası nefret, yaşanmayan sevgiye karşı duyulan öfkenin ifadesidir.
...
İd, öz olarak hayvansal güdülerin temelidir. reich'a göre idin temel niteliği acı verenden haz verene doğru yönelmesini sağlamaktır. yaptığı araştırmalarda ilginç benzerlikler gözlemiştir. acı tepkisi "içe bükülme", haz tepkisi de "dışa açılma" ile orantılıdır. misal, bir insan korktuğunda kanı çekildiğinden "sararır" "solar"; ama heyecanlandığında, bir şey istediğinde dışa açılır, ona yönelir, heyecanlanır, kan deri yüzeyine hücum eder. amipe elektrik verildiğinde yaratık içe büzülür. beslenmek için açılır ve pseudopod (yalancı ayak)'larla "dışa açılır". İdin bu tip tepkilerini bu iddialarla doğal karşılar reich. asıl ilginç şeyler bundan sonra ortaya atılır. reich'a göre idin tepkileri, yani vahşi hayvansal güdüler engellenmemesi gereken şeylerdir. bu durumda akla gelen ilk şey hep cinsellik olur. bir hayvanın öbür hayvana "'benimle çıkarmısın' demeden atlaması" imajı canlanır. oysa hayvanlarda bile bir kur dönemi vardır ve günümüz insanlığının cinsel yoksunluğuna bakarak " o zaman herkez birbirini siker" önyargısıyla yaklaşmamak gerekir. kaldı ki, insan idin üzerine bir ego kurar. ancak cinsel özgürlük toplumu içinde yaşayan insanla, uygarlık toplumu insanının egosu arasında fark vardır. Çünkü uygar toplumlarda idin hayvani tepkileri "topluma zararlı" iddiasıyla "budanır". aslında budanan en doğal cinsel isteklerdir, dışa açılma tepksidir, sevgidir. bunun engellenmesi ego'da bilinçli bir nefrete, öfkeye dönüşür. İnsanın dışa açılması, hazza yönelmesi engellenmiştir. İstediğimiz birşey olmayınca sinirlenmemiz kadar doğaldır bu. ancak egosu böyle öfke ve nefretle dolu insanların "dayanışma" gerektiren toplumsal ilişkileri kurması mümkün değildir. o yüzden bu öfke ve nefret bir daha bastırılır, süperego denen zımbırtı ortaya çıkar. süperego, ahlakın, ota boka saygı duymakların, "evlenmeden vermem"lerin bulunduğu bilinç katmanıdır. İnsan alkol aldığında süperegonun fizlyolojik üssünün bulunduğu beynin frontal cortex'inin geri çekilmesi, insanın egosunun az biraz yaşanmasına olanak verir. alkol alıp sinirlenenler kavga çıkaranlar, ağlayanlar, idde bastırılan sevginin nasıl engellendiğini acı şekilde ortaya koyar. egonun nefreti ve ezilmişliği ortaya çıkar. bu yüzden kontrolünü kaybetmek istemeyen, egosundaki zaafı ortaya dökmek istemeyen katı insanlar alkol kullanımında çok dikkatlidir. sonuç olarak reich'a göre uygarlık toplumunun baskıcı cinsel ahlakı sevgiyi, cinselliği bu şekilde yasaklayıp daha sonra bu baskının neden olduğu nefretin yaşanmasına da engel oluyor. reich'ın, bronislaw malinowsky'nin trobriand adalarında yaptığı araştırmaya dayanan incelemesinde, cinsel özgürlük ile yaşayan bu toplumda tecavüz, hırsızlık gibi kelimelerin lehçelerinde bir karşılığı bulunmadığını anlatır. genel psikiyatride "sorunsuz ergenlik çağı olmaz" dogması, zatımın yaptığı başka bir araştırma sonucunda bu tip ilkel adalarda ergenlik çağının yaşamlarının en mutlu dönemleri olduğunu anlamamla geçerliliğini yitirmiştir.
...
reich, ayrıca doğrulanmış bir teorisiyle de gündeme gelir. orgazmın işlevi ve mekanizması. sağlıklı bir sevişmede orgazm iki cins içinde aynı anda vuku bulan bir şeydir (bkz: masters-johnson deneyi). bakımevlerinde bir çok hastadan edindiği bilgileri toplayan reich, nevrotiklerin, psikotiklerin, anksiyete bozukluğu olanların,nemfomanyakların, melankoliklerin, şizofrenler ve daha nicelerinin hepsinde bu anlamda orgazm yetersizliği olduğunu görmüştür. İşte orgazmın bu sağlıksızlığının temellerini ise cinsel baskıya dayanan ahlaka kadar vardırmıştır.
...
Önce avusturya komünist partisinden, uluslararası psikanalistler derneğinden, en sonunda da hitler'in işbaşına gelmesiyle ülkesinden, norveç'ten, fransa'dan kovulan reich kapağı abd'ye atmıştır. . En sonunda fda (federal drug administration) tarafından mahkemeye verilmiş ve tutuklanmıştır. 1957 da cezaevinde ölmüştür....
vasiyetinde bir çok "orgonomik" araştırmanın sonuçlarını bulduğunu söylemiş ve insanlığın bu bulguları anlaması için 50 sene geçmesi gerektiğini söylemiştir. bu yüzden bilgilerinin 50 seneden önce açılmamasını istemiştir. 2007'de bu vasiyeti sonlanacak ve merakla beklediğimiz bir çok veriyi göreceğiz. türkçe'ye 13 kitabı çevrilmiştir. faşizmin kitle piskolojisi, cinsel devrim, cinsel ahlakın boygöstermesi, dinle küçük adam, kişilik çözümlemesi,dirimin oldurulusu ve orgazmın işlevi okuması gerken kitaplardır.