atomcekirdegi
12-10-2008, 10:32 PM
DOĞUM SONRASI DÖNEMİN ANNENİN RUH SAĞLIĞI AÇISINDAN
ÖNEMLİ BİR DÖNEM OLDUĞU VE BU DÖNEMDE PEK ÇOK KADININ
HÜZÜN YA DA DEPRESYON YAŞAYABİLDİĞİ BİLDİRİLDİ
Ondokuz Mayıs Üniversitesi (OMÜ) Tıp Fakültesi Psikiyatri Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Ömer
Böke, birçok kadının doğum sonrasında psikolojik sorun yaşadığını belirterek, doğum sonrası hüzün halinin yüzde 50 ya da 85'inde, depresyonun ise yüzde 10 ya da 15'inde görüldüğünü bildirdi.
Böke, doğum sonrası dönemin annenin
ruh sağlığı açısından önemli bir dönem olduğunu belirterek, bu dönemde pek çok kadının hüzün ya da depresyon yaşayabildiğine işaret etti.
Hüzün halinin doğum yapan her kadından 50 ya da 85'inde görülebildiğini söyleyen Böke, bunun çeşitli nedenleri olduğunu bildirdi.
Böke, hızlı hormonal değişiklik, doğumun fiziksel ve psikolojik stresi, artan sorumluluğun farkına varılması ve bunun yarattığı gerginlik ile doğum, bakım ve eşler arası uyumsuzlukların bu süreci ortaya çıkarabileceğini kaydetti.
Kucaklarına bebeklerini almalarına rağmen mutlu olamayan annelerde ortaya çıkan ilk belirtilerin gündelik işleri yapmada zorluk çekmeleri, bağlılık hissi duymaları, sürekli ağlama isteği, duygularının sürekli
değişmesi, sürekli keder ve hüzün içinde olmaları gibi belirtiler yaşandığına işaret eden Böke, bu belirtilerin ilk birkaç hafta içinde görülebileceğini, belirtilerin üçüncü ve dördüncü günde en yoğun şekilde
yaşanabildiğini onuncu günden sonra da kendiliğinden azalmaya başladığını anlattı.
Böke, bu durumda eş ve yakın desteğinin son derece önemli olduğunun altını çizerek, doğum sonrası hüzün halinin iki haftadan uzun sürmesi halinde profesyonel yardım alınması gerektiğini vurguladı.
-DOĞUM SONRASI DEPRESYON-
Doğum sonrası depresyonunun psikiyatrik bir hastalık olduğuna dikkat çeken Böke, doğum sonrası hüznün doğum yapan kadınlarda sıklıkla görülmesine rağmen depresyon halinin doğum yapan kadınların yüzde 10 ya
da 15'inde görüldüğünü bildirdi.
Doğum sonrası depresyonun ilk altı ay içinde görüldüğünü ifade eden Böke, şu bilgileri verdi:
''Doğum sonrası depresyon, bu süreçte hüzün yaşayanların ise yaklaşık yüzde 20'inde görülmektedir. Depresyonun belirtileri aniden ortaya çıkmaktadır. Sürekli yorgunluk, isteksizlik hali, istek ve ilgilerde azalma gibi olağan depresyon belirtileri görülür. Bebeğine zarar
verilebileceği duygusunu yaşama, iyi bir anne olup olmadığını sürekli sorgulama hali vardır. Bu durum 4 ya da 14 ay arasında sürebilir. Genellikle de bir yıl içinde ortadan kalkar. Ancak depresyon halinde mutlaka profesyonel destek alınmalıdır.''
Hamilelik öncesi yaşanan depresyon veya başka bir psikiyatrik hastalık öyküsünün doğum sonrası depresyona de zemin hazırladığını ifade eden Böke, gebelik sırasında yaşanan depresyonun, anksiyetenin, evlilik
çatışmalarının, tek ebeveyn olmanın ya da huzursuz bir bebeğe sahip olmanın da doğum sonrası depresyona yol açabildiğini kaydetti.
''Doğum sonrası kadınlara yakınları ve eşleri tarafından gösterilen ilgi bu süreci atlatmalarında çok önemlidir. Depresyon durumunda ise profesyonel destek şarttır'' diyen Böke, doğum sonrası depresyonda anneye antidepresan ilaçlar verilebildiğini söyledi.
Doğum Sonrası psikozun ise binde 1-2 gibi nadir görülmesine rağmen, son derece ciddi bir durum olduğuna işaret eden Böke, doğumdan sonraki üçüncü günde başlayan psikoz vakalarının mutlaka hastaneye yatarak
tedavi edilmesi gerektiğini sözlerine ekledi.
ÖNEMLİ BİR DÖNEM OLDUĞU VE BU DÖNEMDE PEK ÇOK KADININ
HÜZÜN YA DA DEPRESYON YAŞAYABİLDİĞİ BİLDİRİLDİ
Ondokuz Mayıs Üniversitesi (OMÜ) Tıp Fakültesi Psikiyatri Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Ömer
Böke, birçok kadının doğum sonrasında psikolojik sorun yaşadığını belirterek, doğum sonrası hüzün halinin yüzde 50 ya da 85'inde, depresyonun ise yüzde 10 ya da 15'inde görüldüğünü bildirdi.
Böke, doğum sonrası dönemin annenin
ruh sağlığı açısından önemli bir dönem olduğunu belirterek, bu dönemde pek çok kadının hüzün ya da depresyon yaşayabildiğine işaret etti.
Hüzün halinin doğum yapan her kadından 50 ya da 85'inde görülebildiğini söyleyen Böke, bunun çeşitli nedenleri olduğunu bildirdi.
Böke, hızlı hormonal değişiklik, doğumun fiziksel ve psikolojik stresi, artan sorumluluğun farkına varılması ve bunun yarattığı gerginlik ile doğum, bakım ve eşler arası uyumsuzlukların bu süreci ortaya çıkarabileceğini kaydetti.
Kucaklarına bebeklerini almalarına rağmen mutlu olamayan annelerde ortaya çıkan ilk belirtilerin gündelik işleri yapmada zorluk çekmeleri, bağlılık hissi duymaları, sürekli ağlama isteği, duygularının sürekli
değişmesi, sürekli keder ve hüzün içinde olmaları gibi belirtiler yaşandığına işaret eden Böke, bu belirtilerin ilk birkaç hafta içinde görülebileceğini, belirtilerin üçüncü ve dördüncü günde en yoğun şekilde
yaşanabildiğini onuncu günden sonra da kendiliğinden azalmaya başladığını anlattı.
Böke, bu durumda eş ve yakın desteğinin son derece önemli olduğunun altını çizerek, doğum sonrası hüzün halinin iki haftadan uzun sürmesi halinde profesyonel yardım alınması gerektiğini vurguladı.
-DOĞUM SONRASI DEPRESYON-
Doğum sonrası depresyonunun psikiyatrik bir hastalık olduğuna dikkat çeken Böke, doğum sonrası hüznün doğum yapan kadınlarda sıklıkla görülmesine rağmen depresyon halinin doğum yapan kadınların yüzde 10 ya
da 15'inde görüldüğünü bildirdi.
Doğum sonrası depresyonun ilk altı ay içinde görüldüğünü ifade eden Böke, şu bilgileri verdi:
''Doğum sonrası depresyon, bu süreçte hüzün yaşayanların ise yaklaşık yüzde 20'inde görülmektedir. Depresyonun belirtileri aniden ortaya çıkmaktadır. Sürekli yorgunluk, isteksizlik hali, istek ve ilgilerde azalma gibi olağan depresyon belirtileri görülür. Bebeğine zarar
verilebileceği duygusunu yaşama, iyi bir anne olup olmadığını sürekli sorgulama hali vardır. Bu durum 4 ya da 14 ay arasında sürebilir. Genellikle de bir yıl içinde ortadan kalkar. Ancak depresyon halinde mutlaka profesyonel destek alınmalıdır.''
Hamilelik öncesi yaşanan depresyon veya başka bir psikiyatrik hastalık öyküsünün doğum sonrası depresyona de zemin hazırladığını ifade eden Böke, gebelik sırasında yaşanan depresyonun, anksiyetenin, evlilik
çatışmalarının, tek ebeveyn olmanın ya da huzursuz bir bebeğe sahip olmanın da doğum sonrası depresyona yol açabildiğini kaydetti.
''Doğum sonrası kadınlara yakınları ve eşleri tarafından gösterilen ilgi bu süreci atlatmalarında çok önemlidir. Depresyon durumunda ise profesyonel destek şarttır'' diyen Böke, doğum sonrası depresyonda anneye antidepresan ilaçlar verilebildiğini söyledi.
Doğum Sonrası psikozun ise binde 1-2 gibi nadir görülmesine rağmen, son derece ciddi bir durum olduğuna işaret eden Böke, doğumdan sonraki üçüncü günde başlayan psikoz vakalarının mutlaka hastaneye yatarak
tedavi edilmesi gerektiğini sözlerine ekledi.