PDA

Orijinalini görmek için tıklayınız : İnternetteki son tehlike !



9 ŞUBAT
04-09-2008, 03:26 PM
Kullandığınız bilgisayar korsanlar tarafından "zombi"ye çevrilmiş olabilr !

Sizin ruhunuz duymadan bilgisayarınız ele geçirilmiş olabilir. Dünyada 100 bilgisayardan 10'u bu durumda. Ele geçirilen bilgisayarlar, uzaktan kumanda edilebiliyor. Bunu yapmanın yolu ise "bot" adı verilen bir programdan geçiyor.

Çok sayıda bilgisayarın gizlice uzaktan yönetildiği ağ sistemine "botnet" deniliyor. Bilgisayarı denetim altına almaya yarayan programın adı ise "bot"...

Bir botnet ağı kuran kişi dünyanın herhangi bir yerinden bilgisayarınıza ulaşabiliyor ve dileği herşeyi yapabiliyorlar. Bilgisayar sahipleri ise bunun farkına bile varamıyor. "Zombi Ağı" adı da verilen botnetlerin asıl hedefi ise evlerdeki bilgisayarlar.

100 MİLYON BİLGİSAYAR ZOMBİ OLDU

Güvenlik uzmanlarının ortak görüşüne göre, dünya çapında evlerde kullanılan bilgisayarlardan en az yüzde 10'u uluslararası robot ağın yani botnetin bir parçası. Şu anda 100 milyondan fazla bilgisayar, botnetlerin kontrolü altında.

Bilgisayarları nasıl ele geçiriyorlar? : Bu ağ için bir tür virüs kullanan siber suçlular, bu tehlikeli yazılımı bir "e-posta" veya "dowlond" sitelerindeki en gözde müzik, film ve program dosyalarının içine gizliyor.

Hedefteki bilgisayarın kullanıcısı, söz konu "e-posta"yı açtığında veya programı indirdiğinde, anında bilgisayarına bir iki satırdan oluşan bir yazılım yükleniyor. Bu küçük ve gizli program sayesinde, hedefteki bilgisayar artık başkası tarafından yönlendirilebiliyor.

Tespiti çok zor: Yaklaşık 10 yıldan beri varlığı tespit edilen bu programlar, zaman içinde daha da geliştirilerek, neredeyse tespit edilemez durama gelmiş durumda. Kişisel bilgisayarları birer "zombi"ye dönüştüren "bot"lar, internet üzerinden girdiği bir ağ üzerindeki 10 binlence bilgisayara bulaşarak, onları da birer suç makinesi haline getiriyor.

İstihbarat örgütleri de kullanıyor : Botnet'in sadece siber suçlular tarafından değil, birçok ülkenin istihbarat servisleri tarafından da kullanıldığına işaret eden bilişim uzmanları, bu sadeye "hedef" alınan bir ülkedeki on binlerce bilgisayarın ele geçirilerek, tüm kişisel kullanıcı bilgilerinin toplanmasına olanak tanıdığını vurguladı.

Kimi botnet sistemlerini yönetenlerin kontrol altına aldığı "bilgisayar ordusu" sayesinde, hükümetlerin web sitelerine saldırılar düzenlediğini ve "server"larını çökerttiğini ifade eden uzmanlar, kimi zaman da bu yöntemle büyük şirketlerin "server"larının ele geçirilerek, müşterilerine ait tüm bilgilere sahip olduklarını bildirdi.

Saldırının son kurbanı BM : Bilgisayar korsanları, son olarak Birleşmiş Milletler'in (BM) resmi internet sitesini bir süreliğine "hack"leyerek, web sitesine "Hey İsrail ve ABD, çocukları ve diğer insanları öldürmeyin. Barış evrenseldir. Savaşa hayır" yazdı.

Yetkililer, saldırganların ayrıca BM'nin internet sitesine de "botnet" yazılımı yüklendiğini belirterek, bu süre içinde siteye girenlerin bilgisayarlarının da "zombi"ye dönüştüğünü bildirdi.

Banka müşterileri de zombi oldu: Saldırganların yakın zamandaki kurbanlarından biri de Hindistan'daki bir banka oldu. Saldırganlar sadece bankanın bilgisayar sistemini "hack"lemekle yetinmeyip, internet sitesine giren herkesin bilgisayarlarına 3 farklı trojan yükleyerek, her birini "zombi" bilgisayar haline getirdi.

http://www.haber3.com

9 ŞUBAT
04-09-2008, 04:31 PM
Bilgisayarlarımızı korsanlara hibe etmişiz!
Anti virüs üreticisi Trend Micro’nun yurtdışındaki yöneticilerinin Türkiye’yi ziyareti sırasında yaptığı bir sunumda, Türk internet kullanıcıların, uluslararası hacker’lar tarafından en sevilen “enayiler” olduğunu anladık. Zira zombiye dönüştürülüp, kullanıcısına fark ettirmeden dünyanın başka bölgelerindeki bir bilgisayara saldırmak veya yığın posta göndermek için kullanılan bilgisayarların internet servis sağlayıcıları takip edildiğinde, birinci sırada TTNET çıkıyor.

Elbette bu güvenlik açığı TTNET’in suçu değil, TTNET üzerinden internete bağlanan kullanıcıların çoğunun bilgisayarlarını korsanlara, virüslere, Truva atlarına karşı korumak için hiçbir önlem almadıklarının ispatı.

Yani, dünyanın bir ucundaki bir korsan, yayınladığı virüsle, Truva atıyla, solucanla bilgisayarınızı ele geçiriyor ve siz farkına bile varmamışken, bilgisayarınız üzerinden başka bir ülkedeki banka hesaplarına saldırıyor, web sitelerini kırıyor, yığın postalar göndererek küçük servetler kazanıyor ve büyük ihtimalle de sizin ailenizle, arkadaşlarınızla sesli, görüntülü konuşma yapmak, YouTube’dan iki dakika klip video izleyip keyif bulmak için kullandığınız internet bağlantınızı sömürüp, klavye başında “bu bilgisayar neden bu kadar yavaş,” sorusuyla saçınızı başınızı yolmanıza neden oluyor.

Oraya para, buraya para, şuraya para…
İnternet kullanıcılarımızın güvenlik önlemlerini önemsememelerini de anlayabiliyorum. İletişimin son derece pahalı olduğu bir ülkede, iki dakikalık telefon görüşmesi için her ay vergisi, sabit ücreti derken onca paranın ödenmek zorunda bırakıldığı, modern dünyanın olmazsa olmazı gereklerine hala lüks tüketim muamelesi yapıldığı ve yeni, daha ekonomik, daha kullanışlı teknolojilerin mevcut “land lord”larının tatlı karlarını bozacağı endişesiyle ülkemize sokulmadığı bir ortamda, dar gelirli insanların oradan buradan arttırıp zar zor ödediği iletişim ücretlerinin üzerine bir de yıllık 30 dolar anti virüs aboneliği fazla geliyor. Bu konuda kullanıcıları değil, Türk kullanıcılarına uygun çözümler üretmeyen anti virüs firmalarını ve hatta daha geniş bir tahlilde, insanları fakirleştiren politikaları suçlamak gerekiyor.

Kredi kartı borçları ile ezilen devamlı negatif bakiye ile yaşayan halkın, Rusya’daki bir hacker’ın Amerika’daki, İngiltere’deki zengin kullanıcıların milyon dolarcıklarını çalmak için kendi bilgisayarına virüs atmasını umursamadığını tahmin edebilirsiniz. Bütün o borçlarının, negatif bakiyesinin üzerine bir de yılda otuz dolar eklemesi için kullanıcılarımızı ikna etmenin yolu zavallı Amerkalıların ve İngilizlerin kaybettiği milyon dolarcıkları sebep göstermek olmamalı. Kısacası, anti virüs üreticileri, Türk ev kullanıcısına özel çözümlerle ortaya çıkmadığı sürece, insanların neden anti virüs kullanmadığını anlamak için saçını başını yolmaya devam edecektir.

http://www.chip.com.tr