Giriş

Orijinalini görmek için tıklayınız : Borderline Sınırda Kişilik Bozukluğu



9 ŞUBAT
27-10-2007, 07:12 PM
Aşağıdakilerden en az besinin varlığı ile birlikte ,genç erişkinlik döneminde başlayan , kişilerle olan ilişkilerde, kendilik algısında ve duygulanımda tutarsızlıklar ve ani dürtüsel davranışlarla karakterize bir durumdur.
1-Gerçek ya da varsayılabilecek , olası bir terk edilmeyi önlemek için çılgınca çaba harcamak.
2-Karsısındakileri aşırı büyütüp, göklere çıkarma ve aşırı değersizleştirip, gözden düşürerek, yerin dibine sokma gibi başkalarına aşırı değer.değersizlik verme ile giden tutarsız ilişkiler
3-Kimlik karmaşası denilen kendini algılayışında, arkadaşlık, cinsel durum ya da önem verilen kültürel- ahlaki değer anlayışında değişkenlikler
4-Kendine zarar verme olasılığı fazla olan ,2 ya da daha çok durumda sonunu düşünmeden, aniden yapılan eylemler (aniden çok para harcama, madde kullanımı,hızlı ve tehlikeli araç kullanma, birden aşırı yemek yeme, önceden düşünülmeyen uygunsuz cinsel davranışlar) .
5-Tekrarlayan bir şekilde intihar girişimleri, intihar tehditleri, kendi kendine zarar verme (bıçak,jilet vs. ile kendi cildini kesme, sigara ile yakma, kafasını , yumruğunu sert yerlere vurma gibi)
6-Duygu durumunda aşırı tepkililiğe bağlı olarak sürekli duygusal değişkenlik hali (saatler içinde değişen surelerde birbirini izleyen öfkelilik, üzüntü, kaygı, sevinç dönemleri)
7-Kişinin kendisini sürekli olarak boşlukta hissetmesi .
8-Öfkeye hakim olamama (kavga etme, yüksek sesle hakaret,çiğlik atma eşya kırma gibi).
9-Stresle ilişkili gelip geçici kendine kötülük yapılacağı düşünceleri ya da dissosiyatif belirtiler

Rahatsızlığın asal özelliği karşılıklı birebir ilişkilerde , kendilik algısı (kendine bakış , kendini kabul ediş ve kendini sergileyiş) ve duygulanımda tutarsızlık ile ilişkileri etkileyebilen ani hesapsız davranışlardır.
Bu kişilerde sürekli bir ayrılık ve reddedilme fikri yaşandığı için bu gibi bir durumun izlenimi edinildiğinde duygulanım, kendilik hissi ve davranışlarda önemli farklılıklar yaşanır.Ayrılık ya da planlananların oluşmaması durumlarında yoğun öfke ve diğer belirtiler yaşanır. Yalnız baslarına olmaya dayanamaz ve birilerinin varlığına gereksinim duyarlar. Bu yalnızlığı önlemek için intihara yeltenebilirler.
Birebir ilişkilerinde özellikle karsı cinsten kişilere sürekli bağlanma, onları bir eski yunan tanrı ya da tanrıçaları gibi görüp yüceltirler. İlişkilerine çok büyük iddia ve hedeflerle baslar, gerektiğinden fazla özel hayatlarını paylaşır, karşılığında aynisini beklediklerinden duş kırıklığına uğrarlar.Bu kez onları daha önce oturttukları tahtlarından indirip gözlerinden düşürürler. Bu nedenle arkadaşlıkları gelip geçici ve fırtınalı bir seyir izler.

Hedefleri, inandıkları değerler, arkadaş yapıları, cinsel eğilimleri, benimsedikleri görüşler ,mesleki heves ve amaçları değişkendir.Devamlı olarak kendilerini boşlukta hissettikleri için uğraşıp, oyalanacak bir şeyler arıyor gibidirler. Karsı taraftan beklediklerini bulamadıklarında öfkelerini sergiler, sonrasında bundan dolayı suçluluk, pişmanlık, utanç duyguları yasar ve kendilerini değersiz , zayıf, kotu hissederler.Bu kişiler için" insanin kendi kendine ettiğini 7 mahalleli etmez "sözü çok uygun düşer.Kendilerine maddi ve manevi acıdan zarar verir, başladıklarını bitiremezler, "yüzüp kuyruğuna gelseler bile".

Yoğun stresli dönemlerde halusinasyon dediğimiz varolmayan ses,görüntü vs. gibi algılar,kendi vücuduna ve çevreye yabancılaşma görülebilmektedir.Kendileri yada çevreye yabancılaşma yasayabilirler. Kişisel ilişkilerinden ziyade kendilerini terletmeyeceklerini ve gerekli karşılığı alabileceklerini düşündükleri sanal şeyler, cansız nesneler, ya da hayvanlar üzerinden doyum sağlamaya çalışıp, kendilerine güvenli bir liman oluşturabilirler.Eğitim ve evlilik hayatları fırtınalı bir denizde filikayla yolculuk gibidir. Ayrılık,boşanma ve tekrar bir araya gelmeler görülebilir.

Eşlik eden bozukluklar:
-Depresyon ve distimi
-Alkol-madde kullanım bozuklukları
-Yeme bozuklukları
-Travma sonrası stres bozukluğu
-Dissosiyatif kimlik bozukluğu
-Diğer kişilik boz.

Toplumda görülme oranı:
Genel nüfus içinde % 2-3 oranında görülmektedir. Araştırmalara göre hastanede yatanlar arasında %19 ; ayaktan tedaviyi sürdürenler arasında % 11 oranında olduğu gözlenmiştir.

Rahatsızlığın cinsiyet-kalıtım özellikleri :
Toplum geneli ile karşılaştırıldığında rahatsızlık gösterenlerin 1. derece yakınlarında beş kat daha fazla görüldüğü saptanmıştır.Ailede madde bağımlılığı ,antisosyal k.b. ve depresif bozukluklara karsı da daha yüksek bir risk vardır.

Rahatsızlığın oluş sebepleri:
Rahatsızlıktaki merkezi serotonin işlevindeki azalmanın öfkeli ve dürtüsel davranışlarla ilişkili olabileceği düşünülmüştür.Bir başka görüşe göre de çocuk gelişmesinde 1,5-2,5 yas arası donemde çocuğun ayrılma ve kendi basına davranışlar sergileyebilme çabalarına annelerinden gelen cezalandırıcı tavırların şiddetli ayrılık korkularına yol açtığı öne sürülmüştür.

Gene benzer bir görüşe göre çocuk- ebeveyn ilişkisinin erken dönemlerindeki bozukluklar ( çocuğun yeterli dikkate alınmayıp, hislerini ve davranışlarını göz ardı etmek çocukta uygun, olumlu ve sabit bir benlik hissi oluşmasını önleyecek ,sürekli desteğe gereksinim duyacaktır. Ailede duygusal paylaşımın olmaması , aile içi yoğun çatışmalar, küçük yaslarda ana-baba kaybı, ayrılığı, çocuğun yasadığı fiziksel ve cinsel tacizler rahatsızlığa eğilim oluşturur.

Ailesel özellikleri:
Bu kişilerin ailelerinde erken donemde ebeveyn kaybı,travma tik ayrılmalar ya da her ikisi yüksek oranda bulunmaktadır.
Genellikle her iki ebeveynde de belirgin bir şekilde psikiyatrik sorun vardır. Annelerde karasızlık ve depresyon gözlenirken;babalar ya meydanda yoktur ya da karakter itibariyle yoktur yada bozuktur.
Aileler saldırgan davranışlar, alkolizm, fiziksel ya da cinsel tacizler (ki bunlar hastaya da uygulanmıştır) nedeniyle yıpranmış veya parçalanmıştır. Rahatsızlık boşanmış ya da evlatlık verilmiş ailelerde daha fazla saptanmıştır.

Hastalığın sureci:
Rahatsızlık gençlik donemi öncesinde konuya dikkat verememe, öğrenme güçlükleri ve toplumsal çekilme, sosyal ortamlardan soğukluk ile kendini göstermektedir. Gençlik döneminde tüm yakınmalar başlamakta, yari sayıda vaka ise 40'larından sonra düzenli bir cevre ve is hayatına kavuşabilmektedir. Bununla birlikte çoğu eğitimini tamamlayamamakta, islerini kaybedip, evliliklerini ya da birlikteliklerini sürdürememektedir.
Rahatsızlıkta intihar tehditleri önemsenmelidir. Bu grup hastalarda % 8-10 oranında intihar sonucu olum görülmektedir.

Tedavi:
Bu kişilerin uzun sureli bireysel psikoterapiden faydalanırlar Bireysel terapide bilişsel- davranışçı terapi yanında duygulanım dalgalanmaları ve ani dürtüsel davranışlar için ilaç tedavileri uygulanabilmekte, intihar eğiliminin olduğu yoğun gerilim dönemlerinde kısa sureli hastanede yataklı tedavi uygun olmaktadır. Kişiler grup terapisinden faydalanabilmektedirler.


donuşumkonagı . net den alıntıdır .

qanki
24-11-2007, 06:27 PM
merhaba. doğru yerdemiyim bilmiyorum. aslında bilmediğim çok şey var. yakın zamanda doktorum borderline teşhisi koydu. çok tuhaf bi duygu. birisi size kişiliğinizin bozuk olduğunu söylüyor. aslında doktorumdan nefret etmem için yeterl bi sebep. ama maalesef internette yaptığım araştırmalara baklırsa doğru teşhis koyduğunu kabul etmek zorundayım. çevremdeki insaları özellikle sevdiklerimi daha fazla boğmak istemiyorum. onları kaybedeceğim yoksa. o yüzden eğer hastaysam düzelmek istiyorum. ne gerekiyorsa yapmaya hazırım. ama ne yapacağımıda bilmiyorum. doktorum ilaç verdi ve ayda bir terapiye çağırdı. ayda bi kere karşısına alıp yarım saat konuşarak yada konuşturarak teşhis koyablir belki ama tedavi edebilirmi. tedavi demek bile tuhaf geliyo. hastamıyım ben şimdi. biri bana yardım etsin.

Gümüş
25-11-2007, 12:36 AM
merhaba. doğru yerdemiyim bilmiyorum. aslında bilmediğim çok şey var. yakın zamanda doktorum borderline teşhisi koydu. çok tuhaf bi duygu. birisi size kişiliğinizin bozuk olduğunu söylüyor. aslında doktorumdan nefret etmem için yeterl bi sebep. ama maalesef internette yaptığım araştırmalara baklırsa doğru teşhis koyduğunu kabul etmek zorundayım. çevremdeki insaları özellikle sevdiklerimi daha fazla boğmak istemiyorum. onları kaybedeceğim yoksa. o yüzden eğer hastaysam düzelmek istiyorum. ne gerekiyorsa yapmaya hazırım. ama ne yapacağımıda bilmiyorum. doktorum ilaç verdi ve ayda bir terapiye çağırdı. ayda bi kere karşısına alıp yarım saat konuşarak yada konuşturarak teşhis koyablir belki ama tedavi edebilirmi. tedavi demek bile tuhaf geliyo. hastamıyım ben şimdi. biri bana yardım etsin.
ilk başta sitemize hoşgeldiniz arkadaşım;)sorunuza cevap olarak evet yarım saat dinliyor ancak hastalığı bildiği için özellikle ona göre sorular yöneltiyordur doktorunuz.ve ona görede reçete hazırlıyor.ilaçlar asıl tedavi eden.konuşmak istemesi ki onlar eğitimini aldığı için sizin stavırlarınızı vede sözlerinizi bir önceki terapiye göre kıyaslama yapıyor ve eğer iyileşme var ise ilaçların dozajını düşüğrüyor.hala gerileme var ise ona göre ya değiştiriyor yada dozajı yükseltiyor.bence hiççç takıntı yapmayın bunu siz istediğiniz için olmadı.kendinizi üzmeyin.ve hem ne kadar güzel kendiniz araştırıp hastalığınızı ve tedavinizi kabul etmişsiniz.çünkü sizde biliyorsunuz düzelmek için tedavi şarttır -ki eğer tedavi edilmezse bazı hastalıklar daha sonra insanı altından kalkamayacağı sorunlarla karşılaştırabiliyor.

Nefertiti
25-11-2007, 05:50 PM
merhaba. doğru yerdemiyim bilmiyorum. aslında bilmediğim çok şey var. yakın zamanda doktorum borderline teşhisi koydu. çok tuhaf bi duygu. birisi size kişiliğinizin bozuk olduğunu söylüyor. aslında doktorumdan nefret etmem için yeterl bi sebep. ama maalesef internette yaptığım araştırmalara baklırsa doğru teşhis koyduğunu kabul etmek zorundayım. çevremdeki insaları özellikle sevdiklerimi daha fazla boğmak istemiyorum. onları kaybedeceğim yoksa. o yüzden eğer hastaysam düzelmek istiyorum. ne gerekiyorsa yapmaya hazırım. ama ne yapacağımıda bilmiyorum. doktorum ilaç verdi ve ayda bir terapiye çağırdı. ayda bi kere karşısına alıp yarım saat konuşarak yada konuşturarak teşhis koyablir belki ama tedavi edebilirmi. tedavi demek bile tuhaf geliyo. hastamıyım ben şimdi. biri bana yardım etsin.

Aramıza hoşgeldin ganki..
Bu hastalıkla ilgili bir kaç yazı okumuştum...Gündelik hayatımızda hep olumsuz nitelendirmelerde kullanıldığı için kişilik bozukluğu ilk etapta kulağa hoş gelmiyor ..haklısın.Ama okuduklarıma dayanarak bu hastalığı taşıyan insanların
aslında son derece iyi ama hastalıktan dolayı bir değişim süreci yaşadığı anda
yanlış davranımlar içine girdiğini...hemen akabinde müthiş bir vicdan azabı ve pişmanlık duyduğunu biliyorum.Ne mutlu sana ,bir uzmana ulaşıp teşhisini koydurup ,tedavine başlamışsın...Bunu farkedemeden yaşayan çok insan var.
Bunları yababildiysen artık gerisi kolay..Zamana bırak..seanslarını ve ilaçlarını aksatma...Dr lara güven..

En kısa zamanda olumlu değişimlerini burada paylaşmak ve göremek istiyoruz.
Haa bu arada konu ile ilgili daha bilgili arkadaşlarda sana buradan yardımcı olmaya çalışacaktır...

askınay
30-11-2007, 04:17 PM
cehennemle cennet arasında değil,bir cennette bir cehennemde olmak..
obje sürekliliğini bilmemenin acısıyla gerçekliğe dönüşen her mekanın,her insanın,her olayın nesnesi olmak..
saatlerce düşünmek,kritik yapmak,işin içinden çıkamamak..
tam karar verdim derken başka bir karara doğru yol almak..
kararsızlıkların kararlılığı,dengesizliklerin dengesi üzerine bir yaşam kurmak..
sevmek ve nefret etmek..
bugün napolyonken yarın bir zavallı olmak..
içinde patlayan öfke bombalarının sorumluluğunu başkasına atmak..
yaşarken ölmek,ölürken yeniden doğmak..
dürtülerinle savaşmak..
çok sevmek,sevdiğini tüketmek,sonra yeniden çok sevmek..
bir gün bir kurtarıcının (sevgilinin,hayalin..)seni kurtaracağını zannetmek..
hayal kurmak..hatta fantezi dünyasında yaşamak..ama gerçeklikten de kopmamak..
sınırda olmak..
sivri bir üçenin tepesinde tek ayak üstünde dengede kalmaya çalışmak.

(türkiye'de tahminen iki milyon insan borderline..dünyada 200 milyon insan...)
yaşlanmaktan başka diğer tedaviler ne kadar etkili bilmiyorum ama hayattan kopmadan,kendinle ve hastalığınla dalga geçmekten başka da çare yok gibi..
yaşam bize böyle bir hastalık verdiyse kabullenmek ve bu hastalıkla mücadele etmekten başka ne yapabiliriz ki..
siyah beyaz bir yaşam bizimki..
ve tek sorumluluğumuz var..inadına yaşamak...ve dengesizliğin dengesini kuramaya çalışmak...

auslander
05-12-2007, 10:21 PM
cehennemle cennet arasında değil,bir cennette bir cehennemde olmak..
obje sürekliliğini bilmemenin acısıyla gerçekliğe dönüşen her mekanın,her insanın,her olayın nesnesi olmak..
saatlerce düşünmek,kritik yapmak,işin içinden çıkamamak..
tam karar verdim derken başka bir karara doğru yol almak..
kararsızlıkların kararlılığı,dengesizliklerin dengesi üzerine bir yaşam kurmak..
sevmek ve nefret etmek..
bugün napolyonken yarın bir zavallı olmak..
içinde patlayan öfke bombalarının sorumluluğunu başkasına atmak..
yaşarken ölmek,ölürken yeniden doğmak..
dürtülerinle savaşmak..
çok sevmek,sevdiğini tüketmek,sonra yeniden çok sevmek..
bir gün bir kurtarıcının (sevgilinin,hayalin..)seni kurtaracağını zannetmek..
hayal kurmak..hatta fantezi dünyasında yaşamak..ama gerçeklikten de kopmamak..
sınırda olmak..
sivri bir üçenin tepesinde tek ayak üstünde dengede kalmaya çalışmak.

(türkiye'de tahminen iki milyon insan borderline..dünyada 200 milyon insan...)
yaşlanmaktan başka diğer tedaviler ne kadar etkili bilmiyorum ama hayattan kopmadan,kendinle ve hastalığınla dalga geçmekten başka da çare yok gibi..
yaşam bize böyle bir hastalık verdiyse kabullenmek ve bu hastalıkla mücadele etmekten başka ne yapabiliriz ki..
siyah beyaz bir yaşam bizimki..
ve tek sorumluluğumuz var..inadına yaşamak...ve dengesizliğin dengesini kuramaya çalışmak...
bu yazdıkların beni anlatıyor gibi hatta beni bu kadar anlatab
len ve kelimenin tam manasıyla duygularıma tercüman olan bir yazı okumadım.. belitiler bana uyuyor hemde tastamam,eksiksiz.. bende de aynı bozukluk var sanırım.. ama ben değişebilecğimi şu noktada zannetmiyorum..yukarda okuduklarımdan sonra..çünkü bende hayatımdaki insanları suçluyorum... çünkü yaşadığım şeyleri ben seçmedim...yıkıntıların üzerine yeni bir hayat kurmaya çalıştım...hala da aynı

Nefertiti
06-12-2007, 05:33 PM
cehennemle cennet arasında değil,bir cennette bir cehennemde olmak..
obje sürekliliğini bilmemenin acısıyla gerçekliğe dönüşen her mekanın,her insanın,her olayın nesnesi olmak..
saatlerce düşünmek,kritik yapmak,işin içinden çıkamamak..
tam karar verdim derken başka bir karara doğru yol almak..
kararsızlıkların kararlılığı,dengesizliklerin dengesi üzerine bir yaşam kurmak..
sevmek ve nefret etmek..
bugün napolyonken yarın bir zavallı olmak..
içinde patlayan öfke bombalarının sorumluluğunu başkasına atmak..
yaşarken ölmek,ölürken yeniden doğmak..
dürtülerinle savaşmak..
çok sevmek,sevdiğini tüketmek,sonra yeniden çok sevmek..
bir gün bir kurtarıcının (sevgilinin,hayalin..)seni kurtaracağını zannetmek..
hayal kurmak..hatta fantezi dünyasında yaşamak..ama gerçeklikten de kopmamak..
sınırda olmak..
sivri bir üçenin tepesinde tek ayak üstünde dengede kalmaya çalışmak.

(türkiye'de tahminen iki milyon insan borderline..dünyada 200 milyon insan...)
yaşlanmaktan başka diğer tedaviler ne kadar etkili bilmiyorum ama hayattan kopmadan,kendinle ve hastalığınla dalga geçmekten başka da çare yok gibi..
yaşam bize böyle bir hastalık verdiyse kabullenmek ve bu hastalıkla mücadele etmekten başka ne yapabiliriz ki..
siyah beyaz bir yaşam bizimki..
ve tek sorumluluğumuz var..inadına yaşamak...ve dengesizliğin dengesini kuramaya çalışmak...


İnsanın ne yaşadığını neler yaşadığını bilmesi de çok önemli .
Aramıza hoşgeldin Aşkınay..
Anlatmak istediğin kadarını her zaman dinlemeye,paylaşmaya her zaman hazırız.

qanki
08-12-2007, 06:52 AM
bu durum dayanılmaz olmaya başladı. gerçekten çok yorgunum. aylar süren bi uykuya yatmak istiyorum belki sakinleşmiş ve dinlenmiş olurum. kendimden korkuyorum.

qanki
23-12-2007, 06:19 PM
günlüğüm gibi olmaya başladı bu sayfa. şu anda acayip gerginim. sanki bütün kaslarım kontrolsüzce kasılıyor. nefessiz kalıp boğuluncaya kadar sıkmak istiyorum dişlerimi. içimden vurmak kırmak parçalamak heryeri dağıtmak geliyor. sakin sakin oturmuş burda yazı yazıyorum.sanki bir volkan patlıyor içimde ve ben yine dağılıyorum. kendimle yine savaşıyorum.

Gümüş
23-12-2007, 07:19 PM
neyin var qanki istersen paylaşabilirsin arkadaşım.rahatsızlığındanmı kaynaklanıyor,yani durup dururken.gerçi biranda oluyor diye yazmışsın ancak muhakkak tetikleyici bir şey olmuştur.

qanki
23-12-2007, 07:29 PM
tetikleyici hiçbi nedenim yok. en azından farkında olduğum bi neden yok. gelip gidiyor arada bana. şu anda kapanıp karanlık bi odaya ağlamak istiyorum yanlız başıma. hiçbi sebebimde yok aslında.
delicesine özledim kankimi.yanında olmayı çok isterdim. en azından arayıp sesini duyabilmek. hiç olmazsa msnde konuşabilmek. ama onu okadar çok seviyorumki ona zarar vermek istemiyorum artık. boğuyorsun beni diyor. boğuyorumda farkındayım. kaldıramayacağı kadar aşırı sevgi gösterilerinde bulunup eziyorum. kendimi kontrol edemiyorum. ama bu kez kontrol edeeğim kendimi. aramayacağım. aslında kontrollü olduğum için değil onu kaybetmekten korktuğum için aramayacağım. çünkü her üstüne gidişimden sonra benimle günlerce konuşmuyor. onu çok yıpratıyorum. en sonunda hiç açmamasından korkuyorum telefonlarımı. ki bazen açmıyorda. tüm bunların sebebi benim çok iyi biliyorum. o haklı. bana olan sevgisinden şüphem yok. o haklı ben çok üstüne gidiyorum. deniyorum kontrollü olmayı. başaramıyorum. anlatması çok saçma geliyor anlamanız için yaşamanız lazım bunu. gerçekten elimde değil. ama onu kaybetmeyi göze alamam. onsuz yaşayamam. dünya dar gelir. duvarlar üstüme gelir, boğar sıkar bunaltır herşey. dayanmam lazım. düzelmem lazım. sakin olmam lazım.

Gümüş
23-12-2007, 07:34 PM
seni çok iyi anlıyorum.insan bazen sevince yapabiliyor bunları.bencede biraz sabırlı davran fazla üstüne gitme o kendi arayacaktır seni.bazen ok fazla sevgi ve ilgi karşı tarafı boğabiliyor.senide anlıyorum sevgin o kadar çokki içinden taşıyor söylemek istiyorsun üzerine düşüyorsun.sadece biraz sabret geri adım at bak o zaman nasıl düzeliyor herşey;)

qanki
24-12-2007, 10:28 AM
bugün kendimi çok iyi hissediyorum :) herşey pozitif. etrafım beni seven insanlarla dolu. kankimle kavuşamıyoruz ama ben onu herşeye rağmen canımdan çok seviyorum. varlığıda beni mutlu etmeye yetiyor :)
sanki hiç sorunum yokmuş gibi hissediyorum bugün. herşey gözümde ne kadar büyümüş meğerse. hayat güzel, yaşamak güzel. sizleri seviyorum arkadaşlarım iyiki varsınız. iyiki bu siteyle tanıştım.

qanki
25-12-2007, 05:58 PM
sevgili günlük... :) beni bu forumdan atacaklar çünkü bu başlığa yazmamam gerekiyor bunları. belki bir borderlineın psikolojik seyri olarak konuyla alakalı olabilirim. bugün kankimle konuştum. belli çok özlemiş o da. bi sürü iltifat etti çok şaşırdım. bu kadar rahat konuşmazdı genelde. ben yinede kendimi kaptırmamalıyım. ama beni unutmayacağını biliyordum. bizim kalplerimiz bir. ben ne zaman onu unutursam o da ancak o zaman unutabilir beni. hatta ben unutsamda o unutmuyor. geçmiş tecrubelerimle sabittir. acaba o bir saplantımı diye korkuyorum. çünkü borderline olmam takıntıya özellikle sevdiklerime karşı saplantılı olmama neden olabiliyormuş. ama içimdeki sevgi öyle derinki hayatımda hiçkimseyi sevmediğim kadar çok seviyorum onu. hayali zaten hep benimle. sabahları sanki yanımdaymışçasına uyanıyorum. ellerini hissediyorum sanki yüzüme dökülen saçlarımı toplarken. uyurken beni seyrettiğini hissediyorum. tıpkı çocukken yaptığı gibi. belki o da benim hayalimle uyanıyordur aynı saatlerde. aynı anda aynı şeyleri hissediyoruzdur. bir gün bana bunları kendisi söylediğinde çok şaşırmıştım. bana öyle geliyor sandığım şeyleri gerçekten hissettiğini farkettiğimde aramızda telepatik bir bağ olduğuna inandım. ne zaman ihtiyacım olsa ona sadece onunda aynı anda beni düşündüğünü hissetmek bana güç veriyor. deli divane biraşk değil içimdeki. sıcacık sevgi dolu tüm hayatımı paylaşmak bir ömür boyu yanında olmak istercesine bir sevgi. kimbilir, belki bir gün...

qanki
26-12-2007, 10:03 AM
dalgalı deniz gibiyim. içimde hem umut hem sevinç hem korku ve keder var. arada bir gövdemden yüzüme doğru dalgalar halinde çarpan sıkıntı nöbetleri ateşimi yükseltiyor. ruhum gövdemin bir köşesine sinmiş ürkek titremekte. baktığım her şeyde bakışlarım nesneleri eritecek içlerinde başka birşey görecekmişim gibi bir his. gözlerimi kapatmak derin bir uykuya yatmak istiyorum. kendime sığamıyorum.

qanki
26-12-2007, 08:32 PM
yine oluyor işte.yine başlıyorum. tam da ilaçlar işe yarıyo galiba dediğim anda. tamda inanmaya başlamıştım düzeleceğime. yine dağılıyorum. aklım karmakarışık. ruhum tepetaklak. çenem yine son hız çalışıyo. biri beni durdursun. imdat. freni patlamış kamyon gibi gidiyorum yine. modumun değiştiğini okadar sert hissediyorumki. sanki arabayı boğupta zınk diye vites atmak gibi. :s offfff offff sıkıldım bu durumdan.

qanki
27-12-2007, 01:19 PM
ruhum yıkanıyor sanki her gözyaşımla.

qanki
27-12-2007, 02:51 PM
ağlamak bağırmak çağırmak kırmak kafamı duvarlara vurmak istiyorum. kendimi yerden yere vurmak kesmek acıtmak istiyorum. acımı içimden dışarı çıkarmak istiyorum.

qanki
01-01-2008, 07:03 AM
yeni bir yıl yeni bir hayat.insan hayatında köklü değişiklikler yapmak istediği zaman gerekli cesareti bulabilmek için rakamların değişmesini bekliyor.
ve şimdi...2008...kendime yeni bir ben lazım. öncelikle bu hastalıktan kurtulmam lazım.
1. kendime yeni bir doktor bulmam lazım.
2. onuru unutup kendime yeni ve sağlıklı mantıklı bir gelecek kurmam lazım. çünkü o hastalığımın bir parçası. aşk değil takıntı bu farkındayım.
3. modlar yardımcı olabilirse sitedeki nickimi değiştirmem lazım. izin vermezlerse yeni bir hesap açmam lazım.
bunlar öncelikli adımlarım. bu yıl yeni bir yıl olacak :)

Nefertiti
01-01-2008, 01:48 PM
yeni bir yıl yeni bir hayat.insan hayatında köklü değişiklikler yapmak istediği zaman gerekli cesareti bulabilmek için rakamların değişmesini bekliyor.
ve şimdi...2008...kendime yeni bir ben lazım. öncelikle bu hastalıktan kurtulmam lazım.
1. kendime yeni bir doktor bulmam lazım.
2. onuru unutup kendime yeni ve sağlıklı mantıklı bir gelecek kurmam lazım. çünkü o hastalığımın bir parçası. aşk değil takıntı bu farkındayım.
3. modlar yardımcı olabilirse sitedeki nickimi değiştirmem lazım. izin vermezlerse yeni bir hesap açmam lazım.
bunlar öncelikli adımlarım. bu yıl yeni bir yıl olacak :)

Allah yardımcın olsun ganki,umarım dileklerin sıra ile gerçekleşir.

qanki
01-01-2008, 05:13 PM
iyi dileklerin için teşekkür ederim bronzcum :) tüm iyi dileklerimiz kabul olur umarım.

Gümüş
08-01-2008, 11:22 PM
iyi dileklerin için teşekkür ederim bronzcum :) tüm iyi dileklerimiz kabul olur umarım.qanki nerelerdesin canım özlettin kendini:(

qanki
14-01-2008, 09:10 AM
arkadaşlar hepinize veda etmek istiyorum. kendime yeni bir hayat kurmaya karar verdim. biraz hızlı oldu ama evlilik kararı aldım. bana geçmişi hatırlatacak herşeyden uzak kalmak istiyorum artık. hepinizden özür dilerim ama buradanda ayrılacağım. bütün adreslerimide değiştireceğimi. yeni bir bene ihtiyacım var. yaza evleniyorum. kendinize iyi bakın. (merak edenlere: kankimle evlenmiyorum)

9 ŞUBAT
14-01-2008, 09:33 AM
arkadaşlar hepinize veda etmek istiyorum. kendime yeni bir hayat kurmaya karar verdim. biraz hızlı oldu ama evlilik kararı aldım. bana geçmişi hatırlatacak herşeyden uzak kalmak istiyorum artık. hepinizden özür dilerim ama buradanda ayrılacağım. bütün adreslerimide değiştireceğimi. yeni bir bene ihtiyacım var. yaza evleniyorum. kendinize iyi bakın. (merak edenlere: kankimle evlenmiyorum)


inşallah aldıgın karar senin için hayırlı olur , her şey gonlune gore olsun .

qanki
14-01-2008, 10:11 AM
dostluğun ve dersteğin için teşekkür ederim megan abi

kamiloglu
14-01-2008, 10:22 AM
tebrikler qanki :)


arkadaşlar hepinize veda etmek istiyorum. kendime yeni bir hayat kurmaya karar verdim. biraz hızlı oldu ama evlilik kararı aldım. bana geçmişi hatırlatacak herşeyden uzak kalmak istiyorum artık. hepinizden özür dilerim ama buradanda ayrılacağım. bütün adreslerimide değiştireceğimi. yeni bir bene ihtiyacım var. yaza evleniyorum. kendinize iyi bakın. (merak edenlere: kankimle evlenmiyorum)

Nefertiti
14-01-2008, 04:16 PM
Bir takım kararlar alırken,tabiiki önce kendimiz için hangisi en doğru ve mantıklıysa ona göre karar vermek gerekir,vermiş olduğun kararların senin için hayırlı olmasını gönülden temenni ederim kardeşim.
Mutluluklar...Herşey gönlünden geçtiği gibi gerçekleşsin:)

Gümüş
14-01-2008, 05:21 PM
arkadaşlar hepinize veda etmek istiyorum. kendime yeni bir hayat kurmaya karar verdim. biraz hızlı oldu ama evlilik kararı aldım. bana geçmişi hatırlatacak herşeyden uzak kalmak istiyorum artık. hepinizden özür dilerim ama buradanda ayrılacağım. bütün adreslerimide değiştireceğimi. yeni bir bene ihtiyacım var. yaza evleniyorum. kendinize iyi bakın. (merak edenlere: kankimle evlenmiyorum)

senin için hayırlısı olsun qanki;)inşallah en doğru kararı vermiş olup çoook mutlu olursun.Allah tamamına erdirsin;)

ceyla
20-02-2008, 11:30 PM
ben yenı gelmıstım gankının yerıne geldım galıba... :)


sanırım umarım mutlu olur ama aynı hastalıa sahıp oldugum ıcın belkı doner dıye dusunuorum:S



borderlıne olan varmı onlarla konusmak ısterım .... cunku ınanın benı yanlıs anlamayn olmayan anlamıyor... yanı anlıor ama boguoruz bı sure sonraa oyuzden kımseyı sıkmak ıstemıorum...:confused:

Nefertiti
20-02-2008, 11:59 PM
ben yenı gelmıstım gankının yerıne geldım galıba... :)


sanırım umarım mutlu olur ama aynı hastalıa sahıp oldugum ıcın belkı doner dıye dusunuorum:S



borderlıne olan varmı onlarla konusmak ısterım .... cunku ınanın benı yanlıs anlamayn olmayan anlamıyor... yanı anlıor ama boguoruz bı sure sonraa oyuzden kımseyı sıkmak ıstemıorum...:confused:

Borderlıne değilim..Ama bir merhaba demek istedim.Geçmiş olsun,hoşgeldiniz aramıza.

ceyla
21-02-2008, 12:14 AM
sagol canım hosbulduk... fenalarda bıgun gecırıyorum oyuzden boyle soyledım :)

9 ŞUBAT
21-02-2008, 12:59 PM
Psikiyatrinin biraz gizemli, biraz karışık sorunlarından biri olan 'borderline' kişilik bozukluğunun son zamanlarda sık kullanılan sıfatlardan biri olduğunu fark ettim. Bazı gençler birbirlerine 'borderline' diyor, bazı hastalar kendilerine 'borderline' tanısı koyarak geliyor. Bu farkındalığa eski izlediğim bir filmi televizyonda yeniden görmem ve maillerle gelen sorular eklenince, borderline kişilik bozukluğunu gözden geçirmeye karar verdim. O film sanırım film kanallarında hala gösteriliyor. "Genç, bekar bayan aranıyor" isimli bu filmde iyi danışmanlık alınarak, canlandırılmış bir borderline kişilik bozukluğu olan ev arkadaşı anlatılıyor. Borderline, kelime olarak 'sınırda' demek. Yani, sınırda kişilik. Galiba bu isim ve gidişindeki dalgalanmalar nedeniyle gençler birbirlerine bu isimle sesleniyor. Genellikle kadınlarda daha sık görülen bu kişilik bozukluğunun görülme oranının gittikçe arttığı söylenmektedir. Bu artışın nedenini, hastalığın oluş nedeninde aramak gerekir. Anne bebek ilişkisinde sık sık bahsettiğimiz, bebeğin anneyle oluşturması gereken bağlanma-ayrışma-bireyselleşme sürecinin, ayrışma kısmında çıkan zorluklar bu soruna neden olur. Aşırı ihmal edilmiş ya da hiç engellenmemiş, anne çocuk ilişkisinde sorun olan, ailenin dengesiz davrandığı, bebekken kayıplar yaşayan, travmaya uğrayan çocuklarda görülür. Değişen toplum yapısı nedeniyle, bu özelliklere sahip çocukların artması, bazı toplumlarda borderline kişilik bozukluklarının artmasına neden oluyor denilebilir. Peki nedir borderline kişilik bozukluğu?

BORDERLINE KİŞİLİK BOZUKLUĞUNUN ÖZELLİKLERİ
Kısaca, kişiler arası ilişkilerde, benlik algısında ve duygulanımda tutarsızlık, belirgin dürtüselliğin olduğu, genç erişkinlik döneminde başlayan ve değişik koşullar altında ortaya çıkan bir davranış biçimidir. Bu tanımı biraz açarsak, öncelikle kendisine ilişkin algıları sürekli değişir. Bir an kendini aşırı başarılı, güvenli bulurken, bir anda çok kötü hissedebilir. Bu dalgalanma, iyi ve kötü arasında gidip gelme, ilişkide olduğu insanlar için de geçerlidir. Onları göklere çıkarırken aniden değersizleştirebilir. Bu nedenle, ilişkileri tutarsızdır. Sevgiden nefrete çabuk geçebilir. Bu dalgalanma tüm ilişkilerine yansır. Borderline kişilik bozukluğu olanlar, aşırı terk edilme korkusu yaşar. Bunu engellemek için tehdit etme, intihar girişiminde bulunma gibi yollara başvurabilirler. Kontrolsüz cinsel ilişkiler, sık cinsel eş değiştirme, onlara aşırı bağlıyken nefret etmeye başlama, yanı sıra bazı cinsel sapmalar ve cinsel kimlikte de ani değişimler izlenebilir. Yani, bir borderline kişilik bozukluğu olan kişi ile herhangi bir ilişkiniz varsa, dünyanın en mükemmel insanı, eşi, doktoru, arkadaşı iken, aşırı idealize edilmişken, aniden yerin dibine batırılma riskiyle karşı karşıyasınızdır. Ayrıca, tüm bu değişim saldırganlığa dönüşebilir. Bu saldırganlık kendine karşı olabileceği gibi, size de yönelebilir. Kendine zarar vermenin yöntemi aşırı para harcama, kumar oynama, kontrolsüz cinsel ilişkiye girme, alkol kullanma, tıkınırcasına yemek yeme olabilir. Bazen yardım çağrısı da olabilen intihar girişimleri, kendini ya da ona kötü davrandığını düşündüğü ilişkide olduğu kişiyi cezalandırma yolu da olabilir. Borderline kişilik bozukluğu olan kişilerin öfkelerini kontrolde zorlukları vardır. Konuşmalarıyla, eşyalara zarar vererek bu öfkeyi dışa vururlar. Bebekliklerindeki sorun nedeniyle, yani anneden ayrışma problemi onların bazı evcil hayvanlarla ya da cansız nesnelerle kendilerini daha iyi hissetmelerine neden olabilir. Baş edemedikleri bir sorun olduğunda kontrollerini tamamen kaybedebilirler. Aşırı şüpheler, korkular oluşabilir. Depresyon sıklıkla birlikte görülür ve riskleri artırır.

NE YAPABİLİRİZ?
Uzun ve zor bir terapi gerektirir. Yanı sıra alkol, uyuşturucu gibi sorunlar da varsa, terapi zorlaşır. Zaman zaman ilaç kullanılır. Gençlik döneminde başlayan bir sorundur. Eğer ek problemler, saldırganlıklar, intihar gibi nedenlerle farklı sonuçlar oluşmazsa, orta yaş civarında toparlanırlar. 40'lı yaşlarda geçebilir. Borderline hastayla birlikte yaşamak da zordur. İnsanları iyi ve kötü diye ayırdıkları için, herkese buna uygun roller verirler. O rollere girmemek gerekir. Kötü davranıldığını düşünür ve kötü davranılması için her şeyi yapar. Hastalığı iyi anlayarak, olayları değerlendirmek gerekir. Yine de, özellikle bazı ağır olgularda birlikte olmak zor ve yıpratıcıdır. O zaman yakınında olan kişilerin de profesyonel yardıma ihtiyacı olur.
sabah.com

ceyla
21-02-2008, 01:54 PM
evet 9 subat ellerıne saglık ... ama teshıslı bır hastayım bıcok doktordan onaylı ... cok hosuma gıtmıyr budurum benım , hele herkesın evet bendede var ne var kı bunlarda herkesde var demesı oyuzden kımseye soylemıyorum bıle artık yokmus gıbı davranıyorum....

zaten bende unutuyorum gectı gectı dıyorum cunku ergenlık donemınde cok zor gecırmıstım suandakıler bıraz daha hafıf yada bana oyle gelıyor en azından olgun bakabılıorum....

suan tedavı gorurken daha cok uyum bouzuklugu dedı doktor emınım ( bu doktor zaten yenı ) ıyı bı doktor ama soylemek ıstemedegını farkettım , aıle oykusuyle beraber tedavı surecıne gırdı buranda anladım ... ama uyum bozuklugu dıyorum bıseyım yok dıyorum telkın edıyorum kendımı.... otekı turlu zaten cekılmez hal alıyor...

aılem zaten kabul etmıyor boyle bırseyın kendılerınden kaynaklandıgını , sanırım hastalıgın arkasına sıgınmamdan korktukları ıcın bılınclı bı tolerans gosterıyorlar oyle bısrsey yokmus gıbı davranıyorlar (aslında bu ıyı ) ama bu atak donemlerımde ondanlar uzaklasmama sevdıgım dıger yakınlarıma yakınlasmamam neden oluyor... zaten en cok gosterdıgım ozellık her ne kadar ınkar etsemde goklere cıkarıp yerlere vurma...

bıde lafımı esırgemedıgım ıcın garıpsenıyor tabı :)

bılgıler ıcın tesekurler kısaca... :) ama yasıyorum zaten... yasayanlarla paylasmayı cok ıstıyorum ancak boyle rahatlarız dıye dusunuorum...

9 ŞUBAT
21-02-2008, 01:59 PM
işin zor kısmını aşmışsın , durumunu biliyor ve yapman gerekenleri yapıyorsun buda senin için buyuk avantaj ,
senin durumundaki arkadaşlarla bir araya gelmek istemen kadar dogal bir şey olamaz , en azından kendini hem rahat eder hemde bilmedigin konularda bilgi alman kolay olur , aynı şeyi yaşayanlarla paylaşmak çok daha kolaydır ve ayrıca insan yalnız olmadıgını gordugu için daha rahatlar ,
inşallah en kısa zamanda senin gibi arkadaşlarla tanışırsın , geçmiş olsun .

ceyla
21-02-2008, 02:09 PM
bu fıkre 7 yıl sonra kapıldım keske daha once anlasaydım....:cool:


cok tesekur ederım sevgılı 9 subat :) ılgıne :)


bu tarz hastalıklar yek terapıyle anlasılamıyor yasamayı ogranemıyor ınsan , e cevre borderlıne olmadıgına gore ıyıce garıplesıyo ınsan umarım guzel temennılerın gercek olur sevgıler ;)

qanki
10-03-2008, 10:35 AM
yine geldim. gel gitlerime geri döndüm. pofuduk bulutların üstündeki iki aydan sonra yeniden başladı ağlama krizlerim. idare etmeye çalışıyorum. doktora gittim yine. bipolar dedi bu kez. lithium verdi. almadım. artık hap kullanmak istemiyorum. üstelik kullanıp iyileşeceğimi bilsem neyse. kullandığım sürece iyi kullanmayınca yine başa döneceğim. ömür boyu hap kullanamam. çok zor.
herşey çok zor. kendimle mücadele etmek zor. çevremdekileri sevdiklerimi yıpratmak istemiyorum. dayanılmaz biri olmak ve onları bunaltmak istemiyorum. sakin olmaya kontrolü kaybetmemeye çalışıyorum. başarılı olamadığım zamanlar oluyor malesef. yoruluyorum. çok yoruluyorum.

qanki
10-03-2008, 01:08 PM
arkadaşlar hiç iyi değilim. iyiymiş gibi görünmek zorundayım. boğuluyorum

Gümüş
10-03-2008, 01:21 PM
hoşgeldin qanki...neyin var canım?anlatmak istersen ben buradayım...

9 ŞUBAT
10-03-2008, 01:45 PM
arkadaşlar hiç iyi değilim. iyiymiş gibi görünmek zorundayım. boğuluyorum


hoş geldin ganki seni buralarda gormek ne guzel ,her zaman yanındayız bunu unutma .

ceyla
10-03-2008, 11:32 PM
hpsgeldın qanki bende yenı uye oldum , beraber paylasabılırız ......:cool:

Nefertiti
10-03-2008, 11:37 PM
arkadaşlar hiç iyi değilim. iyiymiş gibi görünmek zorundayım. boğuluyorum

Hoşgeldin Ganki...

qanki
11-03-2008, 09:56 AM
merhaba arkadaşlar. bugün çok iyiyim. ceyla sana pm atmıştım okumadın sanırım. tanışmak isterim.
bu arada yaza evleniyorum inşallah. yakında babamla tanıştıracağım aşkımı :):):)

9 ŞUBAT
11-03-2008, 11:29 AM
merhaba arkadaşlar. bugün çok iyiyim. ceyla sana pm atmıştım okumadın sanırım. tanışmak isterim.
bu arada yaza evleniyorum inşallah. yakında babamla tanıştıracağım aşkımı :):):)


hayırlı olsun , mutluluklar dileriz , bugun aldıgım en guzel haber .

ceyla
13-03-2008, 12:24 AM
qankı mesajını sımdı gordum hıc kontrol etmmeısım bende fenayım memnuyıyetle ekledım msnıme canım...


ınsallah mutlu olur ve evlenırsın! darısı basıma su delılıklerımle zor ama .... cıldırttım cocugu :(

ya zaten dusunuyorumda cok normal olsa benle olamazdı heralde... yada o mu benı cıldırttı bılmıyorum ...
psıkıyatrıstede gıtmıorum 2 ay oldu .. bahanemde para vermek ıstemıorum

ılla bı bahanem vardır hep zaten:confused::mad:

rastmus
19-05-2008, 12:40 AM
arkadaşlar benim de sormak istediğim bi kaç soru var. psikiyatra gittiğiniz zaman içerde hemşire oluyormu? psikoterapiyi ssk-emekli sandığı gibi kurumlar karşılıyor mu?

mithat
19-05-2008, 01:01 AM
arkadaşlar benim de sormak istediğim bi kaç soru var. psikiyatra gittiğiniz zaman içerde hemşire oluyormu? psikoterapiyi ssk-emekli sandığı gibi kurumlar karşılıyor mu?
ÖZEL MUAYENE OLURSANIZ OLMAZ.DEVLET HASTAHANELERİNDE HEMŞİRE OLUR.ANCAK ÇIKMASINI UYGUN BİR DİLLE İSTERSENİZ ÇIKAR.RESMİ KURUMLAR ANLAŞMALI YERLERDE TERAPİ ÜCRETİNİ KARŞILIYOR.ANCAK ÖZEL YERLER KARŞILAMIYOR.

rastmus
23-05-2008, 08:38 PM
arkadaşlar bu teşhis konduktan sonra nasıl bir süreç başlıyo hangi ilaçlar kullanılıyor ne gibi yöntemler kullanılıyor ne kadar sürüyor biraz anlatabilirmisiniz?

9 ŞUBAT
23-05-2008, 08:43 PM
arkadaşlar bu teşhis konduktan sonra nasıl bir süreç başlıyo hangi ilaçlar kullanılıyor ne gibi yöntemler kullanılıyor ne kadar sürüyor biraz anlatabilirmisiniz?


arkadaşım sitemizde bu konuyla ilgili epey bilgi var onları okuyarak fikir sahibi olabilirsin, ayrıca arkadaşlarımızda bu konudaki tecrubelerini sana aktaracaktır mutlaka , geçmiş olsun.

qanki
23-10-2008, 10:23 AM
merhaba arkadaşlar
yine döndüm
sizleri gerçekten özledim. online sohbet eden yok artık sanırım. eski muhabbetlere katılmak geldi bugün içimden.
şu anda okuldayım yine. artık evliyim. eşimi seviyorum. her evlilikte olandan daha fazla tartıştığımızı sanmıyorum. 4 ay bitti. ilk aya kıyasla daha az tartışıyoruz. evlilik zor bişey.
ve kankim... onu özlüyorum. ben evlenince istanbulu terketmiş. hep hayallerinin peşinden gitmesi için desteklemiştim onu. cesaret edemiyordu. sonunda kırmış zincirlerini ve gitmiş. gerisini bilmiyorum. kimseyede soramıyorum.
peki ben. ben bazen çok iyi bazen çok kötüyüm. bazen cennet bazen cehennem. değişen bişey yok diyemem. cehennemlerde azalma var belki ama hiç bellide olmuyo. karmaşığım.
eşim kalbimi kırdı bugün. çok kırdı hemde. haksızdı. üsteleyip konuşmak bile gelmiyor içimden. halbuki onu görmeden onunla konuşmadan sarılmadan öpmeden duramam normalde. şimdi yanına gitmek bile istemiyorum. aramızda bi duvar var şu anda. yan odaya geçmek bile gelmiyor içimden.
kendimi durgun hissediyorum bugün. çırpınamayacak kadar durgun. belki kırgın. kendimle başbaşayım. sakinim. huzursuzum. neyse.
sizleri özledim. selamlarınızdan mahrum etmeyin. arada uğrarım. hepinize sevgiler.

sznysf
06-11-2008, 12:45 PM
Selam, bende de var bu hastalık. ilk zamanlarda insanlar kötü davranmak onlardan faydalanmak gerçekten hoşuma giderdi. pek arkadaşım yoktu ama zaten ihtiyacım da yok diye düşünüyordum. Zaten sevgililerim kölem gibi birşeydi. Her işimi onlara yaptırıyor va kötü davranıyordum.
ama sonra hayatıma biri girdi onun için gerçekten değişmek istedim. Onu gerçekten sevmek,mutlu olmak. kendisi artık 5,5 yıldır benle. Çok sıkıldık çünkü ilişki bir kısır döngü içinde oysa çok seviyoruz birbirimizi. sanırım onu çok güçlü olduğu için seçtim bana katlanabiliyor ama nereye kadar. Neyse 2 kere intihara kalkıştım. en son birkaç ay önce. Nerdeyse ölüyordum.
ailemle ilişkim yok sayılır babamla oturuyorum ama hiç ailemle görüşmüyor sayılırım. annemle 1,5 yıldır görüşmüyorum. asla görüşmiycem!!
iyileşmeyi çok istiyorum. sanki içimde bir düşman var, ne zaman iyi bişiler olacak olsa onları engellemek için ortaya çıkıyor!!
kendimi öldürmeden yada sevgilimi kaybetmeden iyleşmeliyim. Aslında komik ama aslında ölmek sorun değil yaşayıpta sevgilim olmadan olmak esas beni korkutuyor ama şu hastalıkla zaten şaşılacak bişi değil!!! :)))
ay hepten salak oluyorum diye korkuyorum!!! :)))

MmetamorfozZ
03-12-2008, 11:00 PM
cehennemle cennet arasında değil,bir cennette bir cehennemde olmak..
obje sürekliliğini bilmemenin acısıyla gerçekliğe dönüşen her mekanın,her insanın,her olayın nesnesi olmak..
saatlerce düşünmek,kritik yapmak,işin içinden çıkamamak..
tam karar verdim derken başka bir karara doğru yol almak..
kararsızlıkların kararlılığı,dengesizliklerin dengesi üzerine bir yaşam kurmak..
sevmek ve nefret etmek..
bugün napolyonken yarın bir zavallı olmak..
içinde patlayan öfke bombalarının sorumluluğunu başkasına atmak..
yaşarken ölmek,ölürken yeniden doğmak..
dürtülerinle savaşmak..
çok sevmek,sevdiğini tüketmek,sonra yeniden çok sevmek..
bir gün bir kurtarıcının (sevgilinin,hayalin..)seni kurtaracağını zannetmek..
hayal kurmak..hatta fantezi dünyasında yaşamak..ama gerçeklikten de kopmamak..
sınırda olmak..
sivri bir üçenin tepesinde tek ayak üstünde dengede kalmaya çalışmak.

(türkiye'de tahminen iki milyon insan borderline..dünyada 200 milyon insan...)
yaşlanmaktan başka diğer tedaviler ne kadar etkili bilmiyorum ama hayattan kopmadan,kendinle ve hastalığınla dalga geçmekten başka da çare yok gibi..
yaşam bize böyle bir hastalık verdiyse kabullenmek ve bu hastalıkla mücadele etmekten başka ne yapabiliriz ki..
siyah beyaz bir yaşam bizimki..
ve tek sorumluluğumuz var..inadına yaşamak...ve dengesizliğin dengesini kuramaya çalışmak...

bir sorunum olduğunu biliyordum...hayatla ilgili bir sorunum olduğunu biliyordum...ya da sadece bu olduğunu sanıyordum...bundan bir şekilde,birgün kurtulacağım ümidiyle yaşıyordum...ne bileyim işte..herhangi biri ya da bir olay..böyle birşey..değiştirecekti herşeyi...32 yaşındayım...ve dört dörtlük bir Borderline hastasıyım...hayat çok yorucu...yalnız olmadığımı bilmekse en güzeli...herkese merhaba!...

eliftetik
03-12-2008, 11:08 PM
bir sorunum olduğunu biliyordum...hayatla ilgili bir sorunum olduğunu biliyordum...ya da sadece bu olduğunu sanıyordum...bundan bir şekilde,birgün kurtulacağım ümidiyle yaşıyordum...ne bileyim işte..herhangi biri ya da bir olay..böyle birşey..değiştirecekti herşeyi...32 yaşındayım...ve dört dörtlük bir Borderline hastasıyım...hayat çok yorucu...yalnız olmadığımı bilmekse en güzeli...herkese merhaba!...

merhaba morfoz hoşgeldin aramıza

bulut_43
05-12-2008, 02:46 AM
arkadaşlar hepinize geçmiş olsun diyerk ilk mesajımı yazmak istiyorum
bende bordarlin hastası olarak herkezin mesajlarını okudum ve şun kendimi hiç iyi hissetmiyorum ALLAH .cc buhastalıktan herkezi İNŞALLAH kurtarı yazmadan geçemiyeceğim bu sitenin kurucularınada teşekkür etmek istiyorum
herkeze sağlık,mutluluk,güzel günler diliyorum kalın sağlıcakla

negatif
05-12-2008, 08:37 PM
geçmiş olsun bulut..bende okb yim..sıkma canını..1-0 yenik olsakta maç devam ediyor..hoşgeldin

bulut_43
05-12-2008, 10:27 PM
negatif teşekkür ederim hoşbulduk ben sanırım 4 0 yeniğim şuanda günler zaman akıp geçiyor

Lee_11
11-12-2008, 11:11 PM
Merhaba
19 yaşındayım ve hayatı anlamaya, acı çekmeye erken başladığımı düşünürdüm senelerdir. Bişeyler ters miydi, birileri beni mi anlamıyordu, ben mi ifade güçlüğü çekiyordum, yoksa insanların hislerindeki o dalgalanmalar bana fazla mı çarpıyordu.. bunu hiç bilemedim. Kafamda sürekli bi soru işaretleri, sürekli aşırı uçlarda dalgalanmalar. Ta ki bu hastalığı araştırmaya başlayıp tüm sayfaları ağzım açık okuyana kadar. Tek bir kelime tek bir virgül atlamadan kendimi okudum. Kelimelere sığmayan o hislerim canlandı birden beynimde. Evet bir doktora gitmedim - gidemedim - (çünkü her konuda çok zor durumdayım çok kötü bi dönemdeyim, ne şanssızlık bırakıyor paçamı ne bu düşünceler) Boyle bi hastalığımın varlığından eminim ancak illa bunu doktorun mu soylemesi gerekir emin değilim, bu konuda bana yardım edebilirseniz sevinirim.

negatif
11-12-2008, 11:23 PM
Merhaba
19 yaşındayım ve hayatı anlamaya, acı çekmeye erken başladığımı düşünürdüm senelerdir. Bişeyler ters miydi, birileri beni mi anlamıyordu, ben mi ifade güçlüğü çekiyordum, yoksa insanların hislerindeki o dalgalanmalar bana fazla mı çarpıyordu.. bunu hiç bilemedim. Kafamda sürekli bi soru işaretleri, sürekli aşırı uçlarda dalgalanmalar. Ta ki bu hastalığı araştırmaya başlayıp tüm sayfaları ağzım açık okuyana kadar. Tek bir kelime tek bir virgül atlamadan kendimi okudum. Kelimelere sığmayan o hislerim canlandı birden beynimde. Evet bir doktora gitmedim - gidemedim - (çünkü her konuda çok zor durumdayım çok kötü bi dönemdeyim, ne şanssızlık bırakıyor paçamı ne bu düşünceler) Boyle bi hastalığımın varlığından eminim ancak illa bunu doktorun mu soylemesi gerekir emin değilim, bu konuda bana yardım edebilirseniz sevinirim.
öncelikle hoşgeldin diyorum..doktordan duyman lazım tabi kii..önemli olan onun ne teşhis koyacağı..nette belirtileri okuyup üstüne giydirmeye kalırsa bu iş ben kesinlikle herkes hasta..bence bir an önce git ve varsa bir durum tedavine başla..iyileşebiliyor mu insan?ben iyileşmedim ama iyileşen çok insan var..umarım onlara katılırsın tabi hastaysan:o

Lee_11
11-12-2008, 11:29 PM
evet aslında ben de oyle düşünmüştüm gitmeyi çok istiyorum amcakbi süre ertelemek zorundayımyine de teşekkr ederim umarım herkesn iyi sonuçlanır..

sznysf
15-12-2008, 10:32 PM
birkaç haftadır bakmıyorum bu sayfaya.. bu süre içinde bana 5 yıl katlanan sevgilimi sonsuza dek kaybettim. ona çok kötü şeyler yaptım. ve ertesi sabah uyandığımda zerre kadar pişman değildim oysa o çok üzüldü yada en azından öyle görünüyordu. garibime gitti çünkü onun için neler yapmıştım... demekki herşey kendim içinmiş! zaten ondan sonra koyverdim kendimi artık hiç bişi umrumda değil! içiyorum,yaşıyorum,çalışıorum,alışveriş yapıyorum ve hiç bişi hissetmiyorum!

negatif
15-12-2008, 11:17 PM
hiçbir şey hissetmemek korkuyu hissetmekten güzeldir eminim..yerinde olmak isterdim..:o

rockkk
16-12-2008, 01:10 AM
ben obsesifim ama bu da beni anlatıyor.bu rhtsızlıklar birbirine benziyormu? yoksa ben karışık olduğumu söylüyorum ya hep,acaba herşey bende mi var? ben sürekli bu ruh hali de içindeyim.bundanda yakınıyorum.hep boşlukta ve sınırdayım ortadayım takıntılarımla beraber.hepsi birbirine girmiş bir haldeyim ne varsa birleşmiş bende ve tedavisine artık geç kalınmış bir vakayım ben anladım.çözmek imkansız beni.bu yüzden demek.tmm artık.ben o yüzden dünyada tek olduğumu düşünüyomuşum.YOK çünkü benden1 tane daha.(negatif hariç:)) bütün psikolojik rhtsızlıklar karışmış bi halde toplanmış bende.çıkmaz sokak gibiyim.bi yerden iyileştirmeye çalışsan öbürü engelliyor.o yüzden iyileşmiyorum ve iyileşmiycem ben.umutsuz bi vakayım ben.biyerlerde çözemediğim br yanım var.bilmiyorum.sanıırım ben iyi değilim.başkalarının tek bir sorunu var.anlatıyolar çözüm arıyolar.ama benim çözümü yok gibi.sonunu göremiyorum.sırtımda kocaman bi yük taşıyorum ben.hep aradayım,hep ortadayım.hep gel gitler yaşıyorum.hep bişeylerin arasındadayım sanki.sıkışıyorum.sıkışıp kalıyorum sanki.umutsuzlaştım bi anda ya:( off nys...

qanki
25-12-2008, 01:55 PM
merhaba arkadaşlar;
borderline olmak zordur. ama insana kendisini özel hissettirir. acayip bi özgüven verir. herkese dağ gibi güçlü görünür ama içten içe boğulur. kendiyle savaşır.
borderlineım. ama kendimi hasta olarak görmüyorum. bence bu bir hastalık değil. çünkü iyileşmiyor. bununla yaşamaya dayanmak zorundayız sadece. hiçbişey değişmiyor ama herşey değişiyor.
hiç değişmeyen bi değişimle dolu dünyamız.
sürekli zıplayan bir top gibiyim. yoruluyorum evet. ve yoruyorumda. çok yoruyorum hemde sevdiklerimi. bazen en sevdiklerimden bile nefret edecek kadar zorluyorum sınırlarımı. bazende uğrunda ölecek kadar tapıyorum. üstelik bu bazenlerin arası sadece saatler kadar uzak.
hiçbişey değişmeyecek. hayatımın sonuna kadar böyle yaşayacağım kabul ediyoırum. bazen isyanlarla nefretlerle bazense sevgiyle umutla delicesine bir aşkla. benim hayatım bu.
saçma salak hayatım burda ortada zaten. dengesizliğime rağmen evlendim. hatta çocuk sahibi olmayı bile düşünüyorum. ne yapabilirim. senelerce ilaç kullanıp beynimi kendi ellerimlemi köreltmeliydim. o lanet ilaçlardan nefret ediyorum. başlaması bi dert bırakması ayrı dert. ne krizlere girdiğimi ben biliyorum. şimdi ilaçlar olmadan sadece geçmesini bekliyorum. bezen dayanılmqaz olunca herşey sadece geçmesini bekliyorum. biliyorum birkaç saat sonra herşey ço0k farklı olacak. tek yapmam gereken o birkaç saati intihar etmeden geçirebilmek.
şu anda sakinim. çok sakinim. aslında değilim ama sakinim. ama öyle ya ben hep dengesizim. ben böyleyim.
arkadaşımızın dediği gibi: bir cennette bir cehennemde...

9 ŞUBAT
25-12-2008, 02:54 PM
merhaba arkadaşlar;
borderline olmak zordur. ama insana kendisini özel hissettirir. acayip bi özgüven verir. herkese dağ gibi güçlü görünür ama içten içe boğulur. kendiyle savaşır.
borderlineım. ama kendimi hasta olarak görmüyorum. bence bu bir hastalık değil. çünkü iyileşmiyor. bununla yaşamaya dayanmak zorundayız sadece. hiçbişey değişmiyor ama herşey değişiyor.
hiç değişmeyen bi değişimle dolu dünyamız.
sürekli zıplayan bir top gibiyim. yoruluyorum evet. ve yoruyorumda. çok yoruyorum hemde sevdiklerimi. bazen en sevdiklerimden bile nefret edecek kadar zorluyorum sınırlarımı. bazende uğrunda ölecek kadar tapıyorum. üstelik bu bazenlerin arası sadece saatler kadar uzak.
hiçbişey değişmeyecek. hayatımın sonuna kadar böyle yaşayacağım kabul ediyoırum. bazen isyanlarla nefretlerle bazense sevgiyle umutla delicesine bir aşkla. benim hayatım bu.
saçma salak hayatım burda ortada zaten. dengesizliğime rağmen evlendim. hatta çocuk sahibi olmayı bile düşünüyorum. ne yapabilirim. senelerce ilaç kullanıp beynimi kendi ellerimlemi köreltmeliydim. o lanet ilaçlardan nefret ediyorum. başlaması bi dert bırakması ayrı dert. ne krizlere girdiğimi ben biliyorum. şimdi ilaçlar olmadan sadece geçmesini bekliyorum. bezen dayanılmqaz olunca herşey sadece geçmesini bekliyorum. biliyorum birkaç saat sonra herşey ço0k farklı olacak. tek yapmam gereken o birkaç saati intihar etmeden geçirebilmek.
şu anda sakinim. çok sakinim. aslında değilim ama sakinim. ama öyle ya ben hep dengesizim. ben böyleyim.
arkadaşımızın dediği gibi: bir cennette bir cehennemde...

sevgili ganki seni tekrar burda gormek çok guzel,
evet sizler ozelsiniz ,renklisiniz .seni goremedigimiz surede hayatında çok guzel degişklikler olmuş çok sevindim ,inanıyorumki sen bunların altından kalkacak guçtesin ,daha once nasıl gogus gerdiysen şimdide gereceksin buna tum kalbimle inanıyorum .

qanki
29-12-2008, 09:50 AM
HAMİLEYİİİİİİİİİİİİİİİİİİİİİİİİİİM
inanılmaz bi duygu. çok tuhaf. biraz ürkütücü. ama güç verici. gerçekten tuhaf.
anne oluyorum :)

_ZeuS
29-12-2008, 10:53 AM
bu başlığa abone oluyorum çok değişik geldi,şimdi okuyamıyacağım zamanım yok ama akşama okurum galiba:)

qanki
02-01-2009, 09:04 AM
kendimi berbat hissediyorum. hiç anne gibi hissedemiyorum. sürekli uykum var. sürekli uyuşuk ve uykuluyum. eşim bundan şikayetçi. hep uyuyosun diyor. kendimi uyanık kalmaya zorluyorum. gözlerim zorla kapanıyor. eşim zaten çoğunlukla hamile olduğumu unutuyor. bilmiyorum. acelemi ettik acaba. kendimi kötü hissediyorum.

NİLSU
09-03-2009, 06:36 PM
Beni tanımlayabilen kişilik bozuklukları arasında...

Diğeri de PAKB(Pasif Agresif Kişilik Bozukluğu) önlem alınacak bir problem olduğunu düşünmüyorum çünkü her olayınn alternatifini ve yorumlamasını kafamızda aniden üretiyoruz.Çalan telefona merak edilmek için bakmamak gibi mesela!(Bu kişiler yalnız filan da değillerdir ya karşıdakini sadece üzerlerine yoğunlaştırmak isterler ya da karşıdakinin bulunduğu durumdan ısrarla zevk alırlar?) Evlerinde yangın çıksın isterler bunu düşünmek zevk verir ama yangın çıktığında zırlamaya yatkın olurlar?

Anlayamıyorum,anlatamıyorum...

qanki
05-05-2009, 09:28 AM
herkese merhabalar,
görüşmeyeli uzun zaman oldu. rumuzumu değiştirebilmek konusunda değerli yöneticilerden izin istiyorum. lütfen artık bu ismi kullanmak istemiyorum. yeni bir hesapta istemiyorum. bazen bu yüzden bile giriş yapmaktan vazgeçiyorum.
artık hamileliğimin 6. ayındayım. kocaman bi göbeğim var ve ben bu göbeği çok seviyorum :)
çok mutluyum. bu mutluluğumda en büyük pay eşime ait. onun sayesinde yeniden doğmuş gibi oldum. sabırla elimden tuttu bana destek oldu, anlayış gösterdi. gelgitlerime ağlamalarıma dengesizliklerime, deli edercesine üstüne düşüp onu bunaltmama dayandı. onun sevgisini hep hissettim. hissettikçe bu bana güç verdi moral verdi. ona olan bağlılığımda sevgimde saygımda her geçen gün arttı. belki büyük bir aşkla başlamadı ilişkimiz ama büyük bir aşka dönüştü zamanla. hani derler ya sevgi emektir. okadar emek verdiki benim için okadar içten ve sevgiyle ilgilendiki benimle sımsıkı sarıldım ona. her geçen gün daha çok sevdim. ve bir yıl oldu nerdeyse hala her geçen gün daha çok sevdiğimi hissediyorum.
evliliğin ilk yılı genelde zor bi süreçtir. yabancı iki insanın birbirine alışması evlilik hayatına alışması çok fazla çatışmaya neden olur. bu çatışmaları yaşadık ama çabuk atlattık. üstelik ben bu süreçte ilaçları bıraktım dengesizliğim tavan yaptı ama o dayandı. anlayış gösterdi, kırmadan uyardı ve hep dört elle sarıldı. şimdi hem bebeğim için hem onun için hem kendim için daha güzel bi hayat mücadelesi veriyorum. mücadele denemez buna aslında çok şey aştım. mücadele bitti artık. 27 yaşındayım belki duruldum belki anne olmak sorumluluk almak daha dikkatli olmamı sağladı. belki belki belki. belkileri bilmiyorum. aslında buraya neden yazıyorum biliyomusunuz. doktorlar okusun diye yazıyorum. inanmıyorum onların doğru yöntemi bulduğuna. saçmalıyorlar doktorlar. bir borderlinenın hayatının nelerden nasıl etkilendiğini daha iyi inceleyebilsinler diye örnek olmak için yazıyorum. belki başkalarına bi faydam olur.
şu anda çok iyiyim. geçen yıla göre süper iyiyim. anlık bi iyilik değil bu. çünkü ilaç kullandığım dönemde iyiliğiim sadece saatler sürüyodu. sürekli iki uç arasında altüst oluyordum. bu geçici bi iyilik değil. aylardır çok iyiyim ben. herkes kadar canım sıkılıyor bazen herkes kadar bunaldığım oluyor ama mutluyum. ne ilaçlar ne bilmemneler terapi zart zurt hepsi hikaye:
insanı iyileştiren tek şey huzur. ben huzurumu buldum.
şimdi sonsuz şükrediyorum allaha (bir zamanlar isyan ettiğim inanmaktan vazgeçme noktasına geldiğim allahıma) iyiki onu yani eşimi bana verdi.

9 ŞUBAT
05-05-2009, 05:47 PM
herkese merhabalar,
görüşmeyeli uzun zaman oldu. rumuzumu değiştirebilmek konusunda değerli yöneticilerden izin istiyorum. lütfen artık bu ismi kullanmak istemiyorum. yeni bir hesapta istemiyorum. bazen bu yüzden bile giriş yapmaktan vazgeçiyorum.
artık hamileliğimin 6. ayındayım. kocaman bi göbeğim var ve ben bu göbeği çok seviyorum :)
çok mutluyum. bu mutluluğumda en büyük pay eşime ait. onun sayesinde yeniden doğmuş gibi oldum. sabırla elimden tuttu bana destek oldu, anlayış gösterdi. gelgitlerime ağlamalarıma dengesizliklerime, deli edercesine üstüne düşüp onu bunaltmama dayandı. onun sevgisini hep hissettim. hissettikçe bu bana güç verdi moral verdi. ona olan bağlılığımda sevgimde saygımda her geçen gün arttı. belki büyük bir aşkla başlamadı ilişkimiz ama büyük bir aşka dönüştü zamanla. hani derler ya sevgi emektir. okadar emek verdiki benim için okadar içten ve sevgiyle ilgilendiki benimle sımsıkı sarıldım ona. her geçen gün daha çok sevdim. ve bir yıl oldu nerdeyse hala her geçen gün daha çok sevdiğimi hissediyorum.
evliliğin ilk yılı genelde zor bi süreçtir. yabancı iki insanın birbirine alışması evlilik hayatına alışması çok fazla çatışmaya neden olur. bu çatışmaları yaşadık ama çabuk atlattık. üstelik ben bu süreçte ilaçları bıraktım dengesizliğim tavan yaptı ama o dayandı. anlayış gösterdi, kırmadan uyardı ve hep dört elle sarıldı. şimdi hem bebeğim için hem onun için hem kendim için daha güzel bi hayat mücadelesi veriyorum. mücadele denemez buna aslında çok şey aştım. mücadele bitti artık. 27 yaşındayım belki duruldum belki anne olmak sorumluluk almak daha dikkatli olmamı sağladı. belki belki belki. belkileri bilmiyorum. aslında buraya neden yazıyorum biliyomusunuz. doktorlar okusun diye yazıyorum. inanmıyorum onların doğru yöntemi bulduğuna. saçmalıyorlar doktorlar. bir borderlinenın hayatının nelerden nasıl etkilendiğini daha iyi inceleyebilsinler diye örnek olmak için yazıyorum. belki başkalarına bi faydam olur.
şu anda çok iyiyim. geçen yıla göre süper iyiyim. anlık bi iyilik değil bu. çünkü ilaç kullandığım dönemde iyiliğiim sadece saatler sürüyodu. sürekli iki uç arasında altüst oluyordum. bu geçici bi iyilik değil. aylardır çok iyiyim ben. herkes kadar canım sıkılıyor bazen herkes kadar bunaldığım oluyor ama mutluyum. ne ilaçlar ne bilmemneler terapi zart zurt hepsi hikaye:
insanı iyileştiren tek şey huzur. ben huzurumu buldum.
şimdi sonsuz şükrediyorum allaha (bir zamanlar isyan ettiğim inanmaktan vazgeçme noktasına geldiğim allahıma) iyiki onu yani eşimi bana verdi.

oooooooooooooo kimleri goruyorum ,boşuna dememişler dag daga kavuşmaz insan insana kavuşur diye ,

sevgili ganki çok uzun bir sureden sonra seni buralarda gorebilmek çok guzel ,verdigin guzel haber için tebrik ederim sen ve eşin namına çok sevindim ,
inşallah o guzel gun geldiginde burdan mutluluk haberinide almak kısmet olur ,ama arayı bu kadar çok uzatmamanı dilerim .
evet hayatta en buyuk mutluluk huzur ve o olmadan hiçbir şeyin anlamı kalmıyor .

hoyrat
21-06-2009, 01:39 PM
bende de mi var diye düşündüm bir an ama yok dimi
bazen onu çok sevip yanından ayrılmak istemeyip hep elini tutmak isterken bazen onu terk etmek istemem bundan değil dimi. severken birini terk etmem bundan değil dimi. aynısını ona da yapmam dimi. bazen arkadaşlarımı çok severken bir neden yokken soğumamın bununla bir alakası yok dimi.
ya da ufacık belki de hiç olmayan bir şeye 1 saat ağlamam bundan değildir dimi.
ben abartıyorumdur, o kadar uçlarda değilim dimi.
yoktur benim bir şeyim ben yine abartıyorum...

boysofhell06
25-06-2009, 03:03 PM
borderlinaların çoğu terapiye gittiklerinde neyin var ne hissediyorsun sorusuna: hiçbir şeyim yok şeklinde cevap verirler.

rubenst
07-07-2009, 01:56 AM
herkese merhaba... araniza yeni katildim... ben de yillardir bu hastalikla bogusuyorum... gercekten insanin tum hayatini etkileyen bir durum bu... hastalik dedim ama, hastaliklarin tedavisi olur benim bildigim... ben kendi durumum acisidan tedavisi olabilecegini hic sanmiyorum... yillardir bu haldeyim... 25 yili geride biraktim bu hayatta ve son 10 yilini bu sekilde geciriyorum... duzelecegime dair bir umut da pek yok icimde... hayatimin nasil noktalanacagini cok merak ediyorum... hicbir seyin ortasi yok hayatimda... bazen (az da olsa) kendini en mutlu hisseden insand daha mutlu, bazen ( cogu zaman) tum insanlar icindeki en mutsuzu, en degersizi olarak hisseden yine ben... yillardir kendime zarar veriyorum ve bu sekilde bi rahatlama hissediyorum... ilk ciddi intihar girisiminde de birkac ay once bulundum... intihardan sonra da kendime zarar vermelerim devam ediyor... tedavilerim hep yarim kaldi... tam cevap veremiyorum tedaviye... intihar olayindan sonra yeniden basladim terapiye... ama kendimi-duygularimi kontrol edemiyorum... aile hayatimi, egitim hayatimi, ask hayatimi... basta da dedigim gibi tum hayatimi cok kotu etkiliyor bu durum... etkilemeye de devam edecek gibi gorunuyor..!

qanki
04-07-2011, 12:57 PM
zaman ne çok değiştiriyor insanı. burayı okudukça hayat hikayemi izler gibi oluyorum. eşimle boşanma noktasındayım. iyi bir insan şüphesiz. ama iyi insan olmakla iyi eş olmak arasında çok fark var. belki hatalı olan benim belki sorunun çoğu bende bilemiyorum. sonuçta ondan koptuğum bi gerçek artık bunu geri çeviremiyorum. bulunduğumuz nokta geri dönülmez düzeyde. bu saatten sonra hiçbişeyin eskisi gibi olması zaten mümkün değil. ortada oğlum var. onu babasından koparmak istemiyorum. iyi bi eş olmasada iyi bi baba. oğlumun ona ihtiyacı var. beraber yaşıyoruz hala, sevgisiz saygısız. oğlummm.... onu üzmeye dayanamam. bütün bunlardan eninde sonunda etkilenecek biliyorum ve bu beni kahrediyo. onu üzmeden bu işi halletmenin yolunuda bilmiyorum. çıkmazdayım. bakalım zaman neler getirecek.

9 ŞUBAT
04-07-2011, 06:32 PM
sevgili ganki ,ilk anda seni gorunce çok sevinmiştim ama yazdıklarını okuyunca çok uzuldum .Evlenecegin haberini verdigin o gun gozlerimin onunde sanki dun gibi .

Ama bu kadar çabuk bu noktaya geldiginize inanmak oldukça zor ,ama tabi olayları bilmedigimden bir şey diyemiyorum .Ateş duştugu yeri yakar ,o yuzden seni çok iyi anlıyorum demek pek dogru degil .

Sana benzer bir çok olaya şahit olduk bu sitede bizlerin yapabilecegi oneriden başka bir şey degil ,oncelikle eşinle neden böyle yaptıgını oturup açık açık ve kızmadan ofkelenmeden konuşmaya çalış ,sonrada bir evlilik danışmanından destek almanızı oner .

Böylece sorunlarına bir nebze olsun bir çozum getirmen mumkun .İnşallah en kısa zamanda iyi haberlerini okumak kısmet olur .

jüllietta*
04-07-2011, 08:49 PM
iyi akşamlar herkese ,borderline hast. ve bipolar hast .okudum ve kafam çok karıştı .sorum şu olacak :eğer borderline hst.lığının bi özelliği kişide varsa bu o kişinin borderline olduğu anlamınamı gelir ?birde bipolarda uzun süreli ataklar denilen durum nasıl oluyor ,yani aylarcamı sürüyor ?geçici ataklarda bipolar sayılırmı ?bu konuda bilgisi olan varsa lütfen bunu paylaşabilirmi ?birde bipolar hst.nda doğru teşhis konma konusunda endişelerim var ,buda beni rahatsız ediyor ,sanki yanlış teşhis koncakmış diye endişeleniyorum .fikirlerinizi paylaşırsanız çok sevinirim .

balık
05-07-2011, 02:23 AM
iyi akşamlar herkese ,borderline hast. ve bipolar hast .okudum ve kafam çok karıştı .sorum şu olacak :eğer borderline hst.lığının bi özelliği kişide varsa bu o kişinin borderline olduğu anlamınamı gelir ?birde bipolarda uzun süreli ataklar denilen durum nasıl oluyor ,yani aylarcamı sürüyor ?geçici ataklarda bipolar sayılırmı ?bu konuda bilgisi olan varsa lütfen bunu paylaşabilirmi ?birde bipolar hst.nda doğru teşhis konma konusunda endişelerim var ,buda beni rahatsız ediyor ,sanki yanlış teşhis koncakmış diye endişeleniyorum .fikirlerinizi paylaşırsanız çok sevinirim .

Hastalığın tek bir belirtisini yaşamakla o teşhis konulacağını sanmıyorum, uzmanlar daha iyi bilir ama kişinin depresyonda sayılabilmesi için mesela 4 özellik var temel, onların tamamını belli bi süreden beri gösteriyor olması lazım, bu hastalıkta da tek belirtiyle borderline olduğunu sanmıyorum.
İşinde iyi bir uzmana gidersen ve sıkıntılarını iyi anlatabilirsen teşhis konusunda endişelenmene gerek yok, zaten yanlış teşhis konmuşsa tedavinin gidişinden anlaşılır.

delice_zeytin
13-07-2011, 01:11 AM
- çok iyi tanıdığım bir yakınıma, borderline sınırda kişilik bozukluğu teşhisi konuldu..
fakat kendisi ne tedaviyi ne de teşhisi kabullenmiyor.. bu konuda ona kitap, araştırma, makale vs sundum..
kişiliği, düşünceleri hakkında binlerce kez konuştuk ve çözümledik.. sonuç yine olumsuz..
akşam kabulleniyor, tam tedaviye hazırlanırken sabah öfkeyle yine red ediyor..
ne yapmamız gerekli acaba?

dogruluk
04-09-2011, 09:19 PM
borderline ile duygudurum bozukluğu aynı şeymidir?

innocent
15-09-2011, 03:50 PM
Borderline ne meymenet bişimiş öle. Sadece merak ettim. Ben obsesif kompulifim ( doktorun teşhisiyle) de borderline ı okuyucna bir aşağı bir yukarı değişen duygu durumu oldukça ilgimi çekti. Borderline olmayabilirim ama burada paylaşılan sorunlar hakikaten dikkat çekici. Acaba bende mi borderim neee.!!(Buradan takıntılı olduğumu çıkarabilrisiniz ben düşünürüm şimdi bordermıım dieee):)))

dogruluk
24-09-2011, 09:18 PM
arkadaşlar

bak belirtiler birbirine benziyor, neden tanışmatoplantıları düzenlemiyoruz? tanışalım böylece yaşadıklarımızı paylaşırız, pazart toplantıları yaparız ara sıra, iyi gelir hepimize

makyavelli
01-10-2011, 11:26 PM
sanırım buraya genelde genelde borderline olanlar ya da kendini yakın hissedenler yazıyor. Ben olayın karşı tarafındayım. Şöyle ki, yaşadığım yıpratıcı, yorucu ve anlamsıza biten ilişkiler sonucunda bir psikoterapiste gittim yaklaşık bir yıl önce. Bir süre sonra terapilerde konuşmalarımız ilişkilerim üzerime yoğunlaşmaya başladı, özellikle sonuncusuna. İlk başlarda harika bir şekilde başlayan ilişkimiz bir noktaya gelip takılıp kalmıştı. Terapistim sevgilimin borderline olduğunu ve bir takım değişkenliklere karşı hazırlıklı olmam gerektiğini söyledi. Galiba bilmek sonucu değiştirmeye yetmiyor. Bir süre sonra ilişkimiz dayanılmaz bir hal aldı, ben kırmadan, incitmeden ayrılmaya çalışırken acaip öfke patlamalarına maruz kaldım. Düşmanımın başına gelsin istemem. Ama tuhaf bir şey vardı hep, mantığım ne kadar bu işin yürümeyeceğini söylese de onu gördüğümde hep kimyam bozuluyordu. Görüşmemizden bir saat geçene kadar kendime gelemiyor, tam anlamıyla toparlanmam ise en az 24 saat sürüyordu. Terapistime neden böyle olduğunu sorduğumda patolojilerimizin uyuştuğunu söylüyor. Doğrusunu söylemek gerekirse bendeki o patalojiyi hala bilmiyorum, terapistim de söylememekte direniyor.

Onunla bir süre ( yaklaşık altı ay) ayrı kaldık Bu süre zarfında ben kendimi toparladığımı düşünüyordum, bu ilişkiden (ki artık ilişkilik bir tarafı kalmadı) yeterince uzaklaştığımı. Geçen gün bir şekilde görüştük, öyle küçük, ortalama bir sohbetti. Ben farkında olmadan ondan gelen duygu aktarımlarına kendimi kapatmak için olabildiğince ona bakmadan konuştum, bunu sonradan farkettim. Ve bir de benim üzerimde hala var olan etkisini. Çünkü konuşmadan sonra anlamsızca kendimi üzgün hissettim, ve genzimde bir yanma. Halbuki ondan ne bir şey bekliyordum, ne de onunla ilgili bir şey düşlüyordum. Hayatımdan çıkardığımı sanıyordum. Sanırım bunun sebebi ondan aldığım duygulardı. Yine, 24 saat sonra kendime gelebildim. Bu sürede ne doğru dürüst birşey yemek geldi içimden, ne de birşey yapmak.

Kısaca durumu böyle özetleyebilirim. Bu durum hakkında bir yorumu olan olursa sevinirim. Ben de mi borderline'm, ya da neden bu uyuşma?

goffee
01-10-2011, 11:52 PM
Terapistin birşey söylemeden senin kendi hislerin olmuyormu?
Herşeyi birilerinin söylemesi gerekmiyor.
Sen kendini kapatmışsın ve sorun hallolmuş.
Tabiki kendini riske karşı kapattıgın için toplaman 24 saati bulmuş.
Yani ortada bir sorun göremiyorum ben.
Borderline hakkında bilgi sahibi değilim ama benzer olayları farklı konularda farklı şekillerde yaşadıgım için ne demek istediğini anlayabiliyorum.
Bazen bende ailemden kendimi korumak için yada sevgilimi kendimden korumak için kendimi kapatıyorum.

NaZzLI
02-11-2011, 03:18 AM
Mrblar..
Az once uye oldum..
Hic bole bisey arastircagimi tahmin etmezdim, burdayim...
Paylasim ve yorumlari okudum, tesk ederimmm..
Bugun doktorum benimdee borderline kisilik bozuklugum oldugunu soledi...
Bu cok tuhaf bir duyguydu..
Inanin okadar benim zoruma gittiki.. kabullenmesi cok zor bir durum hani soledikleriyle uyusmasam kesinlikle itiraz ederdim..
Uyustugum halde itiraz etmek istedim icimden bu geldi.. Sessiz kaldim.. Cunki saskinim..
Bu tani sebebiyle baska doktora gecicegimi soledi.. Diger doktor bu konuda daha uzmanmissss.. Zaten duzenli haftada 1 kez gidiyorum..
Yani cok saskinim.. Ne diyecegimi bilmiyorum.. Buna inanmak istemiyrm!! aslinda beni uzen durum cok saglikliyken nasil bu hale geldim..???
Hersey siddetli bir bas agrisiyla basladi.. Hastaneye kaldirildim.. Once beyin kanamasi geciriyorum sandilar sonra hersey normal cikinca stress dediler sonra ev doktorum psikologa yonlendirdi.. Sonra bu tani ve doktorum degisiyor ve bir agridan sonra herseyin bu duruma gelmesine sasiriyorum..
Bu kabullenmesi zor bir durum... Ilk bununla baslayacagimi soledi doktorum tedaviye.. Cunki eger bu durumu kabul etmezsem tedavi etme sansi yokmus??
Her nekadar kendimde gordugum bazi belirtileri olsa bile kolaymi kabul etmek.. Hasta oldugunuzu kendinize itiraf etmek.. ??
okey! ediyosunuz diliniz soluyor fakat siz buna inanamiyosunuz..
Biri size kisiliginizin bozuk oldugunu soluyo.. Bu resmen psikologum psikolojimi bozdu gibi bir durum oldu bende.. Ben bu sacmaliga inanmak istemiyorum..
Herkezin hayatinda bu tarz belirtiler hemen hemen vardir.. Bu cok sacma, saskinlik veren bir durum.. Yarin sabah dersim var ve ben hala bu saatte doktorumun bahsettigi tani konusunu arastiriyor dusunuyrm.. ve iyi hissetmiyrm kendimi..
Ozellikle qanki senin yorumlarin beni oyle tedirgin yaptiki.. Lutfen yanlis anlayip kirilma..? Yani olamaz ben bu durumda olamam..
Bu durum beni cok kiriyor..
Simdi karar vermeliyim.. belkide kendimle yuzlesmeliyim ama lutfen beni anlayinki karar vermek ve yuzlesmek zorunda olak zor ve beni uzuyor..
Ne yapmam gerektigini bilsemde Nasil yapacagimi bilmiyorum??? Veya nasil basedecegimi...

goffee
02-11-2011, 07:45 AM
Mrblar..
Az once uye oldum..
Hic bole bisey arastircagimi tahmin etmezdim, burdayim...
Paylasim ve yorumlari okudum, tesk ederimmm..
Bugun doktorum benimdee borderline kisilik bozuklugum oldugunu soledi...
Bu cok tuhaf bir duyguydu..
Inanin okadar benim zoruma gittiki.. kabullenmesi cok zor bir durum hani soledikleriyle uyusmasam kesinlikle itiraz ederdim..
Uyustugum halde itiraz etmek istedim icimden bu geldi.. Sessiz kaldim.. Cunki saskinim..
Bu tani sebebiyle baska doktora gecicegimi soledi.. Diger doktor bu konuda daha uzmanmissss.. Zaten duzenli haftada 1 kez gidiyorum..
Yani cok saskinim.. Ne diyecegimi bilmiyorum.. Buna inanmak istemiyrm!! aslinda beni uzen durum cok saglikliyken nasil bu hale geldim..???
Hersey siddetli bir bas agrisiyla basladi.. Hastaneye kaldirildim.. Once beyin kanamasi geciriyorum sandilar sonra hersey normal cikinca stress dediler sonra ev doktorum psikologa yonlendirdi.. Sonra bu tani ve doktorum degisiyor ve bir agridan sonra herseyin bu duruma gelmesine sasiriyorum..
Bu kabullenmesi zor bir durum... Ilk bununla baslayacagimi soledi doktorum tedaviye.. Cunki eger bu durumu kabul etmezsem tedavi etme sansi yokmus??
Her nekadar kendimde gordugum bazi belirtileri olsa bile kolaymi kabul etmek.. Hasta oldugunuzu kendinize itiraf etmek.. ??
okey! ediyosunuz diliniz soluyor fakat siz buna inanamiyosunuz..
Biri size kisiliginizin bozuk oldugunu soluyo.. Bu resmen psikologum psikolojimi bozdu gibi bir durum oldu bende.. Ben bu sacmaliga inanmak istemiyorum..
Herkezin hayatinda bu tarz belirtiler hemen hemen vardir.. Bu cok sacma, saskinlik veren bir durum.. Yarin sabah dersim var ve ben hala bu saatte doktorumun bahsettigi tani konusunu arastiriyor dusunuyrm.. ve iyi hissetmiyrm kendimi..
Ozellikle qanki senin yorumlarin beni oyle tedirgin yaptiki.. Lutfen yanlis anlayip kirilma..? Yani olamaz ben bu durumda olamam..
Bu durum beni cok kiriyor..
Simdi karar vermeliyim.. belkide kendimle yuzlesmeliyim ama lutfen beni anlayinki karar vermek ve yuzlesmek zorunda olak zor ve beni uzuyor..
Ne yapmam gerektigini bilsemde Nasil yapacagimi bilmiyorum??? Veya nasil basedecegimi...


Bence önce sakinleş.
Sanki çözülemeyecek bir durumdan söz ediyorsun.
Zaten bu hastalıgın özü bu.
Sanki olmayacak şeyler oldugunu düşünmen olayları abartarak yaşaman bu hastalıga sebeb oluyor.
Hayatı abarta abarta yaşamamalı.
Neşelenmelisin ama hiç bir mutlulugunu abartarak yaşamamalısın üzülmelisin ama kendini üzüntüden öldürmemelisin.
Şunu unutmamalısın ne sonsuz mutluluk vardır nede sonsuz üzüntü vardır bu yüzden önemli olan sorunlarla baş etme ve güçlü olma yöntemlerini öğrenmendir.

NaZzLI
02-11-2011, 07:08 PM
Sakin olmakdan ziyade zorlandigim bunu kabullenmek..
Elbette haklisin bahsettigin konularda.. Cozumlencek bisey veya degil bu bir sonraki kismi ben bu kisisel bozuklugum oldugu gercegini kendime yediremiyrm..
Ben kisiligi bozuk biriyim hastayim!! demek? diyebilmek ve daha onemlisi inanmak kolay degil benim zor hissettim durum bu..
Yoksa mutluluk veya uzuntu konularinda sana hak veriyorum.. Abartma konusundada bu kabullenemeyisimin adi abartmak olamaz..
belki ole izlenim veriyor olabilri ama benim hissettim bu degil ve hic kolay degil kisiliginizin bozuk idda edilmesi..

balık
02-11-2011, 07:43 PM
Başka bir doktora da görün istersen. Bu teşhisi koymak için kaç seans görüştü senle?

goffee
02-11-2011, 08:08 PM
Sakin olmakdan ziyade zorlandigim bunu kabullenmek..
Elbette haklisin bahsettigin konularda.. Cozumlencek bisey veya degil bu bir sonraki kismi ben bu kisisel bozuklugum oldugu gercegini kendime yediremiyrm..
Ben kisiligi bozuk biriyim hastayim!! demek? diyebilmek ve daha onemlisi inanmak kolay degil benim zor hissettim durum bu..
Yoksa mutluluk veya uzuntu konularinda sana hak veriyorum.. Abartma konusundada bu kabullenemeyisimin adi abartmak olamaz..
belki ole izlenim veriyor olabilri ama benim hissettim bu degil ve hic kolay degil kisiliginizin bozuk idda edilmesi..


Abartmaktan kastım bu aslında.
Kişisel bozuklugun son derece kötü birşey oldugu tedavi edilemez oldugu hani tabiri caizse dünyanın sonu gibi algılıyorsun.
Hoş dünyanın sonunu bile kötü algılamıyorum ben.
Anlatmak istediğim buydu.
Yani olacagını bile bile dünyanın sonundan korkmak bile saçma.
Kabullenmek sonuçlarına daha hızlı ve sakin hazırlanmak demek.
Bu da güçlü olmak dert etmeden sounu çözebilmek demek.
Bilmiyorum ne kadar anlatabiliyorum.

NaZzLI
03-11-2011, 01:43 AM
Başka bir doktora da görün istersen. Bu teşhisi koymak için kaç seans görüştü senle?

Zaten psikologum degistiriyor.. Bu konuda daha uzman olan psikologa geciricek beni.. Bu teshisi 8 seans sonra koydu.

NaZzLI
03-11-2011, 01:48 AM
Abartmaktan kastım bu aslında.
Kişisel bozuklugun son derece kötü birşey oldugu tedavi edilemez oldugu hani tabiri caizse dünyanın sonu gibi algılıyorsun.
Hoş dünyanın sonunu bile kötü algılamıyorum ben.
Anlatmak istediğim buydu.
Yani olacagını bile bile dünyanın sonundan korkmak bile saçma.
Kabullenmek sonuçlarına daha hızlı ve sakin hazırlanmak demek.
Bu da güçlü olmak dert etmeden sounu çözebilmek demek.
Bilmiyorum ne kadar anlatabiliyorum.

Sanirim haklisin.. Kabullenmek zorunda oldugumun farkindayim ki bundan kurtulmak istiyosam.. Bunu denicem zaten psikologuma bundan bahsetmedim ilk duydumdaki sok belli etmedim.. Heralde bu kabul edemeyisimi gorduki, kabullenerek tedaviye baslicaz dedi.. Bu konuda destek vericekdir.. haklisin iste kabul etmeliyim.. senin dedigin gibi dunyanin sonu degil elbet... ama hissettiklerimde kolay degil... denicem sizlerinde bakis acilariyla bu sanirim daha kolay olcak.. inaniyrm buna..

elmaelma
03-11-2011, 03:33 AM
Sakin olmalısın "Kabullenmek sonuçlarına daha hızlı ve sakin hazırlanmak demek." bu zamana kadar çok bi problem yaşamadıysan hastalığın ismini öğrenince hayatın değişecek değil aynı şekilde devam edecek ailenle ilişkilerini yakın tut onların görüşlerini al farklı psikologlara görüş al üstesinden geleceğine inanıyorum bi sorun olursa buraya yazabilirsin

NaZzLI
08-11-2011, 03:15 PM
Sakin olmalısın "Kabullenmek sonuçlarına daha hızlı ve sakin hazırlanmak demek." bu zamana kadar çok bi problem yaşamadıysan hastalığın ismini öğrenince hayatın değişecek değil aynı şekilde devam edecek ailenle ilişkilerini yakın tut onların görüşlerini al farklı psikologlara görüş al üstesinden geleceğine inanıyorum bi sorun olursa buraya yazabilirsin

Evet haklisin.. Bir hafta gecti simdi daha sakin bakabiliyorum.. Ama hala kimseye bundan bahsetmedim.. Ailemle uzagim cunki okuyorum onlar turkiyede.. ama gorusebiliyoruz yinede.. psikologu degistirme konusunda memnunum, bundan ziyade yeni birine gitmek bastan almak herseyi yorar beni.. Bu psikologum bile benimle konusmaya baslamak icin cok ugrasti. Bir 4 seans sonra ben biseyler bahsetmeye basladim,. Bu hastalik degil yapim meselesi hemen ole acamiyorum kendimi.. zaten yeni psikolaga yonlendiriyo simdi onu bakicam eger onunla aramizda iyi gelisme olmazsa ozaman bellki degistiririm.. Birazdan randevuma gidicem bakalim nasil gecicek??? Bugun yeni psikologumla taniscakmiyim??? Gelismelerden sizleri haberdar edicem.. Bunlarin ziyadesinde bugun benim icin harika bir gun olarak geciyor umarim sizler icinde ole olur:) Sevgiyle kalin.. ilgilendiniz icin tsk ederim ve bu ilginiz karsilikli muhakkak:)

abdulrauf
11-12-2011, 09:52 PM
bu kişilik bozukluğu ile birini severek tanıştım 3 yıl oldu geldiğim noktayı özetleyeyim istiyorum başkaları yanmasın diye... yanmasın diyorum çünkü, malum sınır kişilikler hem melek hem şeytanı aynı oranda kendinde bulunduran tek kişiliktir ve etkileri siz karşı koymadıkça bitmez ve çoğu zamanda melek yanına yenildiğiniz içinde şeytani etkisindende asla kurtulamazsınız...


eleştirel anlamda anti-kişisel gelişim düzeyinde yazarlık ve genel olarak kişisel gelişime olan ilgimden dolayı sorunu kendi kendime anlamaya çalıştım karşımdakinin sınırkişilik olduğunu kendim buldum

ama ne yaptım ettim gene aynı sorunları yaşadık ve büyük kötülükleri beni çok sevdiğini söylerken bana hiç acımadan yaptı ve iyileşmesi için çok uğraştım ama son olarak aslında belirtileri çok olsa da tek bir cümle ile özetlenecek bir sorun olduğunu büyük bir şaşkınlıkla gördüm...


Geldiğim noktada sınır kişilik bozukluğunun tanımını da çözümününde psikolog vs tedavisi dışında dini kaynaklarda olduğunu gördüm ve böyle düşünüyorum. Tabi şimdi bunu dedim diye hemen "muska hoca" vs gibi ön yargılarla bakacak kişilerde olacaktır ama kormayın "muska yaptır hocaya git" demeden başka şekilde dini çözümümü yazayım...


Bütün o yazdığınız belirtiler bir yana özetle sınır kişilik; kişinin irade kontrolünün yani oto kontrolünün normal bir insana göre çok çok düşük olmasıdır. Yani yazılan on bütün belirtilerin sebebi otokontrol eksikliğinin aşırı olmasındadır sınırkişilikte. Çünkü aslında bizlerde sınırkişilik sayılmasak da bu sayılan her şeyi hepimiz zaten yaşıyoruz fark sadece bizler otokontrolümüz onlara göre daha iyi olduğu için hayat bu denli siyah beyaz ve sorunlu şekilde bakmıyoruz onlar gibi...


Hepimiz kaybetme korkusu yaşarız, hepimiz hızlı araç kullanmak isteriz, hepimiz birilerine öfkeleniriz, hepimiz birilerine hem çok değer verir hemde değersiz görürüz, hepimizde kimlik bocalaması vardır, hepimiz çoğu zaman siyah beyaz düşünürüz hepimizin çoğu zamanı 5 dakikamız diğer 5 dakikamıza uyaz;zıttır.

Yani hepimizde var bunlar ama bizler irade kontrolümüz orta değerlerde olduğu ve bunları dengelediğimiz için sınırkişilik sayılmıyoruz... Sınır kişilikler ise bunu dengeleyemiyorlar bu yüzden adı sınır hem en uçta hem dipte gidip geliyorlar iradeleri yok denecek kadar olduğu için çünkü onlar bizden farklı olarak daha çok "dürtü"yle hareket ederler. Ki dürtüyle hareket etmek bir insan için olası en kötü şeydir çünkü, kontrolsüzdür, anidir ve doğruluğunu hiç düşünmeden hareket etmektir dürtü ve ortalama normal insanlar dürtüleriyle çok az hareket ederler ama sınırkişiliklerin nerdeyse tamamı dürtüdür davranışlarının ve düşüncelerinin yani özetle iyilikleride kötülükleride bilinçli ve kontrollü değildir onlar her yaptıklarını dürtüyle anlık olarak yaparlar ama elbette kötülük yapmak için arka planda çok sinsi planlar yaparlar ve bu hallerine genelde hep yenilirler...

Sınırkişiliklerin otokontrol eksikliğinden ve dürtüyle davranmadan sonraki en kötü özellikleri "sinsilik" yani karşıdaki hak etmediği halde ona kötülük/intikam planı yapabilmeleri ve sessizce bunu uygulamalarıdır...


Yani bu haliyle bir sınırkişilik insanın melek özelliğinin tamamen yok olduğu şeytanlaşma haldir hem otokontrolü yoktur hiçbir sosyal, ahlaki, ailevi, insani, sebep-sonuç içinde düşünce ve bir şeyleri izah etme kaygıları yoktur ve de hem de çoğu zaman karşıdaki bunu hak etmediği halde ona öfkelenerek karşındakinden kendilerince intikam almaya çalışırlar ve sonra malum bu halleri çok sürmez melekleşirler ve çok pişman olurlar burda en ilginç nokta ise karşı tarafa zamanında çok değer verdikleri ve onu her seferinde kandırdıkları için onunda adeta ruhunu yani otokontrolünü ele geçirecek kadar bir güce ulaşırlar...


Örneğin beni sevdiğini söyleyen kişi onu bana büyük bir kötülük yaptıktan sonra affettirmek için her türlü sevgi oyununu yaptıktan sonra "büyü tuttu" diyerek kendini ele veriyor ve içindeki sinsi şeytanı da eleverebiliyor... Korkmayın size klasik tabirle sınırkişilikler "içine şeytan kaçmış insanlardır" demiyeceğim ama kontrolünü şeytana kaptırmış demem daha iyi olur...


Sonuç olarak toplamda 3 yıl sonunda büyük acılar yaşatılarak sorunun tanımını ve çözümü dini bir kaynakta Nas suresinde gördüm... Nas suresi manası itibariyle insan şeytan ilişkisini en iyi özetleyen ve ondan korunmayı sağlamak içinde bolca zikredilmesi gerek bir kaynak ve terapi yönetimi... Meal olarak yazayım Nas suresini...


Rahman ve Rahim olan Allah'ın adıyla

De ki; İnsanların Rabbine insanların hahimine insanların ilahine sığınırım. O sinsi şeytanın şerrinden, O ki, insanların kalblerine vesvese verir. O şeytan cinlerden de olur insanlardan da.

Gördüğünüz gibi insanlardan da şeytan olabiliyormuş... Burda en önemli nokta şu borderlinelar hem bir nevi melek gibi oldukları hemde kendi egoları için şeytanlaştıkları kadar hedefindeki kişiye vesvese de verirler...


Örneğin bir sınırkişiliği severseniz ona kalbinizi açarsanız çok kısa sürede bütün düşünceninzin o olduğunu ve sanki sürekli dışardan size ciddi bir düşünce ve telapatiyle müdahale olduğunu görürsünüz ve bu etkiden kurtulamazsınız çünkü sınırkişiliğin melek halinide bildiğiniz için hem merahmet edersiniz ve ona kıyamazsınzı ama oysa bu sizin ona yenilmenizdir aslında...

Sonuç olarak belirtilerle uğraşmak ve onları tek tek anlamak yerine Rasulallah(S.A.V.) ninde önemle belirttiği gibi insana gündelik hayatta en faydalı olan Nas ve Felak suresini hem sınırkişiliğin etkisindne kalan hem de sınırkişilik kişinin kendisinin okumasında sonsuz fayda vardır... Aksi takdirde yenilirsiniz her seferinde ondaki sinsi şeytana...


Bu konu çok önemli önümüzdeki yıllarda modern şehir yaşamı içinde sınır kişilikler çok fazla olacaktır ve her birinin çok faal kişilikler olduğunu düşünürseniz çünkü, bir sınır kişilik otokontrol sahibi olmadığı için birden fazla kişi ile ilişki içindedir ve hepsini de bağlamıştır kendine. Bu anlamda bulundukları çevreyi büyük çember şeklinde çok büyük zorunlu etkilere maruz bırakırlar...

kediencee
11-01-2012, 12:04 PM
Selamlar,

Google'da "fantezi dünyasında yaşamak" diye arama yaptım ve aktif bir forum bulmuş oldum, ne güzel.

Şu sıralar Otto Kernberg'in "Sınır durumlar ve patolojik narsisizm" kitabını okumaya çalışıyorum. Söz konusu kişilik bozukluklarıyla ilgili tartışmaların sürdüğünü görüyorum. Tam olarak anlayıp basit şekilde anlatabilmem zaman alacak gibi görünüyor, çünkü pek çok terimi, kavramı bilmiyorum ve biraz ağır geliyor.

Bana "borderline" teşhisini nette tanıştığım bir abim koymuştu! Kendisi yıllarca narsistik kişilik bozukluğu tedavisi gördükten sonra aniden gerçek ortaya çıkmış ve meğersem yıllarca yanlış tedavi görmüş. Kısa sohbetlerimizden sonra benim de muhakkak borderline olduğumu ve doktorların bunu hemen teşhis etmekte zorlanacaklarını, yıllarca beni oyalayacaklarını söyledi. Bi süre sonra herifin tam bir manyak olduğuna karar verdim ve görüşmeyi kestim.

Bu yüzden olmasa bile kendi haklı gerekçelerimle birkaç tedaviyi yarım bıraktım.

Şimdi tekrar tedaviye başlamam gerektiğini düşünüyorum, ama ilişkilerimi aniden koparma ihtiyacım (!) yüzünden muhtemelen yarım bırakacağım. Psikoloji okumayı çok istediğim halde, tam yaklaşmışken elimden kaçırdım ve psikologlara bu yüzden hem kıskançlık duyuyorum, hem de işlerini iyi yapamayıp beni tedavi edemedikleri için onlara ayar oluyorum. Belki de bunlar aynı şeydir.

Son iki tedavimde, doktorlar tanımın ne olduğunu söylemekten özellikle kaçındılar. Son doktoruma borderline şüphemden de bahsetmiştim. Bir şeyi daha farkettim, ilaç tedavisiyle birlikte terapiyi sürdürmem daha zor oluyor, ilaçları çok çabuk bırakıyorum en fazla üç ay. İlaçları bırakınca terapiyi de bırakıyorum. (ilaç kullanmayacağım.) Son tedavime yaklaşık iki sene devam edebildim, çünkü ilaç kullanmadım. Ama sanırım kendimi kapattığım için bir adım bile ilerleme kaydedemedik ve buna göz yumduğunu düşündüğüm için doktoruma kızgınım. Halbuki dün gece tedaviyi birden kesip uzaklaştığım ve ona kendini boşa kürek çekmiş gibi hissettirdiğim için özür dileyen bir mail yazmayı düşünüyordum. Aynı anda ikisini de hissedebiliyorum ve ikisi de samimi değil.

Borderline olup olmadığıma karar veremiyorum, doktorlar da nasılsa beni bilgilendirmeyecekler. Öyle olsam da olmasam da, sıkıntılar büyük ölçüde benzerlik gösteriyor ve ben iyi olmak için otuz yaşımı beklemek istemiyorum. (yaşım yirmi üç.) Bence buna gerek kalmayacak. Ama birden bir mucize olup da toparlanacak değilim.

Bu bir ayrıcalık değil, ne yazık ki. Kendini ayrıcalıklı zannetmek bu rahatsızlığın bir parçası. Bunu gözden kaçırmamalıyız.

Kimene
11-01-2012, 03:21 PM
Selam, aramiza hosgeldiniz..
Sanal alemde, masallah herkes doktor, herkes uzman.Teshisler konuluyor, ilaclar oneriliyor.Siz de, boylesi bir deneyim ya$ami$iniz anladigim kadariyla...
Size anlatilan bir olaydan bu denli etkilenip,tedavilerinizi yarida kesmeniz, doktorlariniza olan guveni yitirmeniz cok uzucu.Bu $ekilde devam ederseniz, iyilesme surecinizi geciktirmis olucaksiniz..
"Iyile$mek icin 30 ya$imi bekliyemem" bu cumleyle ne kastetiginizi de pek anlayamadim dogrusu.Bu rahatsizliklarda bir ya$ limiti filanmi varda, benim bilgim yok aceba? :)

g1z4y
11-01-2012, 04:57 PM
Selam, aramiza hosgeldiniz..
Sanal alemde, masallah herkes doktor, herkes uzman.Teshisler konuluyor, ilaclar oneriliyor.Siz de, boylesi bir deneyim ya$ami$iniz anladigim kadariyla...
Size anlatilan bir olaydan bu denli etkilenip,tedavilerinizi yarida kesmeniz, doktorlariniza olan guveni yitirmeniz cok uzucu.Bu $ekilde devam ederseniz, iyilesme surecinizi geciktirmis olucaksiniz..
"Iyile$mek icin 30 ya$imi bekliyemem" bu cumleyle ne kastetiginizi de pek anlayamadim dogrusu.Bu rahatsizliklarda bir ya$ limiti filanmi varda, benim bilgim yok aceba? :)

çok güzel yazmıssınız..özellikle ruh sağlığı konusunda hekimlere güveniniz sonsuz olmalı.ortalıkta iki yazıyla her şeyi bildiğini sanan çok insan var.ama sandıkları kadar basit şeyler değil ruh hastalıkları.ki hatta bazı ,insanlar bir şeyler okuyup belirtilere göre tanı koyarlar.bu mümkün olmayan bir durumdur çünkkü çoğu hastalığın az da belirtileri her insanda vardır.ama bu tanı koymaya yeterli değildir.bir hekim bile kaç sene o konuda eğitim almış olmasına rağmen kesin bir tanıyı kolay kolay koyamaz.kıssadan hisse hekimlere güven konusunda hiçbir endişeniz olmasın :)

AZAD
23-08-2012, 03:21 PM
bende aynı rahatsızlığı taşıyorum umarım herşey birgün düzelir...

AZAD
23-08-2012, 03:56 PM
benim sana oln tavsiyem bu rahatsızlığınla yaşamayı alışmak zorundasın ve bunu kabullenerek o dürtlerini az yada cok belki engelleyebilirsin sonucda doğru omadığıgını bildiğin şeylerde bile göz göre göre kendine hakim olamadan yanlışlıklar hatalar yapıp pişmanlk duyuyorsun kendi tanı derim hstalığını kabul et...sonucda ypıcak bişey yok ve biz böyleyiz...

ivankov
02-10-2012, 09:24 AM
İşe bak yahu, moralim bozuktu zaten iyice bozuldu, tanımlara uyan bir yapım var. Bir gün cennette, bir gün cehennemde. Bir gün mutlu pozitif ışık saçan, bir gün negatif insanı hayattan bezdiren.

gzmgzm
02-10-2012, 01:21 PM
kişilik bozukluklarını bi hastalık olarak tanımlamak hoşuma gitmiyor bende bir borderline'm hayatım alt üst olmuş vaziyette şuan her şey eskidende kötü nasıl düzelticem neler yapmam gerekiyor bilmiyorum ama tek bildiğim sabırlı olmak gerektiği!

Kimene
02-10-2012, 05:21 PM
kişilik bozukluklarını bi hastalık olarak tanımlamak hoşuma gitmiyor bende bir borderline'm hayatım alt üst olmuş vaziyette şuan her şey eskidende kötü nasıl düzelticem neler yapmam gerekiyor bilmiyorum ama tek bildiğim sabırlı olmak gerektiği!
Daha onceki yillarda, pek cok uzmanda sizin gibi du$unuyordu..Fakat son yillarda, Borderline cok daha ciddiye alinip bu konuda uzmanlasmis psikiyatris be psikoterapistler bulunmakta..Boylelikte, tedavisi zor olan bu rahatsizlik,daha ciddiye alinarak tedavi yontemleri geli$tirilmekte..
Sagliklar dilerim..

gzmgzm
03-10-2012, 12:00 PM
Daha onceki yillarda, pek cok uzmanda sizin gibi du$unuyordu..Fakat son yillarda, Borderline cok daha ciddiye alinip bu konuda uzmanlasmis psikiyatris be psikoterapistler bulunmakta..Boylelikte, tedavisi zor olan bu rahatsizlik,daha ciddiye alinarak tedavi yontemleri geli$tirilmekte..
Sagliklar dilerim..
çok teşekkür ederim..gerçekten ciddiye alınması gerekiyor insanların hayatını mahvediyor bu hastalık çünkü

gzmgzm
03-10-2012, 12:02 PM
Bence en ufak bir psikolojik sorunda bile önlem alınmalı, garip bir moral bozulmasında bile önlem alınmalı ( önlem almak her zaman doktora gitmek anlamına gelmiyor). Çünkü psiklojimiz çok önemli, çok hassas, hayatımızı çok etkiliyor.

Ben depresyonda geçirdiğim üç senenin son senesine kadar doktora gitmedim, çevrem hep ''amaann ergenliktir büyütmeye değmez, yediğin önünde yemediğin arkanda ne sorunun var, senin hiçbir şeyin yok, antidepresan almaya özenme, antidepresanlar zararlı, gidersen doktorlar illa ki ilaç yazar...vsvsvs'' diyerek beni doktorlardan soğutmuşlardı, ama doktora gittiğimde ilk defa biri beni sorunum olduğunu kabul ederek dinledi, bana hak verdi, çözüm planları yaptı. Daha erken gitseydim belki bu kadar uzun sürmeyecekti depresyonum. Veya çok az depresyon belirtilerim moral bozukluklarım varken bile gitseydim belki hiç başlamayacaktı...

en azından şuan kendinizi iyi hissedebiliyorsunuz ben doktora gittiğim takdirde kendimde pek bi düzelme göremiyorum :/

Kimene
03-10-2012, 03:48 PM
çok teşekkür ederim..gerçekten ciddiye alınması gerekiyor insanların hayatını mahvediyor bu hastalık çünkü
Evet, duygularin en uclarda ya$aniyor olmasi,hasta ve hasta yakinlarinin ya$am kalitesini oldukca du$uren bir durum..Semptomlarin pek cogu, baska psikolojik rahatsizliklarla ayni olmasindan dolayida, te$hisi a$amasinda zorlayici olabiliyor..Daha oncede belirtigim uzre, son donemlerde bu konuda ciddi calismalar var ve cok basarili sonuclar aliniyor..Bu cok sevindirici bir durum..
Siz tam olarak nasil bir tedavi goruyorsunuz, bir ilerleme kaydede bildiniz mi?

gzmgzm
03-10-2012, 04:40 PM
Evet, duygularin en uclarda ya$aniyor olmasi,hasta ve hasta yakinlarinin ya$am kalitesini oldukca du$uren bir durum..Semptomlarin pek cogu, baska psikolojik rahatsizliklarla ayni olmasindan dolayida, te$hisi a$amasinda zorlayici olabiliyor..Daha oncede belirtigim uzre, son donemlerde bu konuda ciddi calismalar var ve cok basarili sonuclar aliniyor..Bu cok sevindirici bir durum..
Siz tam olarak nasil bir tedavi goruyorsunuz, bir ilerleme kaydede bildiniz mi?

birçok doktora gittim hiçbiri doğru teşhis koyamadı başlarda son olarak gittiğim bi devlet hastanesinde bu teşhis konuldu daha sonra birkaç şeyde bu teşhisi doğruladı o doktorun verdği ilaçları kullanıyorum fakat devlette oldğu için psikoterapiyi orda göremedim şimdi pazartesi için prof. dr özcan köknelden randevu aldım en iyilerinden biri diye duydum bakalım neler olacak :\

AZAD
03-10-2012, 08:48 PM
Evet, duygularin en uclarda ya$aniyor olmasi,hasta ve hasta yakinlarinin ya$am kalitesini oldukca du$uren bir durum..Semptomlarin pek cogu, baska psikolojik rahatsizliklarla ayni olmasindan dolayida, te$hisi a$amasinda zorlayici olabiliyor..Daha oncede belirtigim uzre, son donemlerde bu konuda ciddi calismalar var ve cok basarili sonuclar aliniyor..Bu cok sevindirici bir durum..
Siz tam olarak nasil bir tedavi goruyorsunuz, bir ilerleme kaydede bildiniz mi?

bu çok başarılı durumlar kimler için tedavi görme hakkı olan yada parası olan için diyelim,,,ciddi çalışmalar kayıt altında daha.desenize biz hep kaybedenlerdeniz

ivankov
04-10-2012, 11:40 PM
Zaten paran yoksa hep kaybedersin ki. Gidersin bir sigorta doktoruna seni beş dk dinler yada dinler gibi yapar sonra bir ilaç yazar antidepresan kullanırsın sadece bu kadar. Diğer alanlarda da kaybetmeye mahkumsun çünkü paran yok itibarın yok, gücün yok. Ha istisnalar var ama onlarda zaten ya şanslı kişiler yada çok sağlıklı ..

Kimene
05-10-2012, 04:18 PM
birçok doktora gittim hiçbiri doğru teşhis koyamadı başlarda son olarak gittiğim bi devlet hastanesinde bu teşhis konuldu daha sonra birkaç şeyde bu teşhisi doğruladı o doktorun verdği ilaçları kullanıyorum fakat devlette oldğu için psikoterapiyi orda göremedim şimdi pazartesi için prof. dr özcan köknelden randevu aldım en iyilerinden biri diye duydum bakalım neler olacak :\
Ilac+psikoterapi ile cok daha hizli bir iyilesme kaydedeceginize eminim..Terapi surcenizde ki, geli$meleri bizlerle paylasirsaniz, sizinle ayni rahatsizligi yasayan arkadaslarimizda faydalanmis olucaktir..
Sagliklar dilerim..

Kimene
05-10-2012, 04:25 PM
Zaten paran yoksa hep kaybedersin ki. Gidersin bir sigorta doktoruna seni beş dk dinler yada dinler gibi yapar sonra bir ilaç yazar antidepresan kullanırsın sadece bu kadar. Diğer alanlarda da kaybetmeye mahkumsun çünkü paran yok itibarın yok, gücün yok. Ha istisnalar var ama onlarda zaten ya şanslı kişiler yada çok sağlıklı ..
Sevgili Ivan, isyaninizi anliyor ve size de hak veriyorum..Devlet hastanelerinde ki, seanslarin suresinin cok kisa oldugunu pek cok arkadasimizdan duydum..Bunun nedenlerinden biriside; bir uzmanin, mesayi saati icerisinde, cok fazla hasta kabul etmek zotunda kalmasi sanirim..
Diger bir sorunda;devlet hastanelerinde, uzman psikoterapistlerin bulunmayi$i..Umarim bu sorunlar en kisa zamanda cozulur ve hastalar en dogal haklari olan saglik hizmetlerinden en iyi $ekilde faydalanir..

gloxinia
05-10-2012, 07:56 PM
Bence en ufak bir psikolojik sorunda bile önlem alınmalı, garip bir moral bozulmasında bile önlem alınmalı ( önlem almak her zaman doktora gitmek anlamına gelmiyor). Çünkü psiklojimiz çok önemli, çok hassas, hayatımızı çok etkiliyor.

Ben depresyonda geçirdiğim üç senenin son senesine kadar doktora gitmedim, çevrem hep ''amaann ergenliktir büyütmeye değmez, yediğin önünde yemediğin arkanda ne sorunun var, senin hiçbir şeyin yok, antidepresan almaya özenme, antidepresanlar zararlı, gidersen doktorlar illa ki ilaç yazar...vsvsvs'' diyerek beni doktorlardan soğutmuşlardı, ama doktora gittiğimde ilk defa biri beni sorunum olduğunu kabul ederek dinledi, bana hak verdi, çözüm planları yaptı. Daha erken gitseydim belki bu kadar uzun sürmeyecekti depresyonum. Veya çok az depresyon belirtilerim moral bozukluklarım varken bile gitseydim belki hiç başlamayacaktı...

aynen ya keşke herkezin başında psikolojiden anlayan adamakıllı ilgili birileri olsa.psikoloji dediğiniz şey sizi robot gibi kullanır, hayatınıza etki eder.insan kendini tanımalı, bilmeli, davranış ve duygularının altındaki nedenleri anlamalı... ama kime anlatabilirsin ki bunu işte :(

gzmgzm
07-10-2012, 12:41 PM
Ilac+psikoterapi ile cok daha hizli bir iyilesme kaydedeceginize eminim..Terapi surcenizde ki, geli$meleri bizlerle paylasirsaniz, sizinle ayni rahatsizligi yasayan arkadaslarimizda faydalanmis olucaktir..
Sagliklar dilerim..
tabiki paylaşacağım..teşekkür ederim

serela
28-10-2012, 12:27 AM
slm arkadaslar ben de 4aydır borderline kişilik bozukluğu tedavisi görüyorum. psikoterapi ve ilaçla uyumlu bir süreç. şu zamana kadar istikrar sağladım. umarım sonunu getirebiirim. şunu söylemeliyim ki daha evvelden gitseymişim çok daha iyi olurmuş. içinde bulundugumuz durumu kabul etmek tedavi sürecini kısaltıyor arkadaslar...

plüton
28-10-2012, 09:16 PM
slm arkadaslar ben de 4aydır borderline kişilik bozukluğu tedavisi görüyorum. psikoterapi ve ilaçla uyumlu bir süreç. şu zamana kadar istikrar sağladım. umarım sonunu getirebiirim. şunu söylemeliyim ki daha evvelden gitseymişim çok daha iyi olurmuş. içinde bulundugumuz durumu kabul etmek tedavi sürecini kısaltıyor arkadaslar...

Geçmiş olsun serela.
Cehennemin dibine kadar yolun var dediğim insanlara ne olur dön diye yalvaran biri olduğum için ben de şüphe ediyorum bu illetten. Bir de insanlara olan salt iyi-kötü yaftasını sürekli değiştiriyorum. Bir gün iyi olan bir gün kötü. Sürekli bakış açım değişiyor. İnsanlardan çabucak sıkılıyorum.

Tabi bunlar sadece şüphelerim. Gerçekte başka hastalıkta olabilir. Uzmana danışmadım henüz. Ama ortak sorunlar.

Hastalıkla ilgili yaşadığınız süreçleri bizimle paylaşabilirseniz memnun oluruz. :)

serela
29-10-2012, 01:07 AM
plüton;
erkek arkadasımla kedi köpek gibiydik. sıkılınca kavga edip kendimden uzaklaştırıyordum. onu görmek istedigimde barışmak için yalvarıyordum. istedigim olmayınca deliye dönüp istediğim olsun diye sansasyon yaratacak hikayeler anlatıyordum. annem le ilgili geçmişe dayalı öfkelerim var. kızkardeşim bile olsa annemin ya da birbaşkasının ilgisi onda olunca kıskançlık yapıyordum. kararlarım sürekli degişiyor ve mantıgımla hareket edemiyordum.
erkek arkadasımla ne mi oldu;? 2 gün evvel kadıköyün göbeginde bana tükürüp tokat attı.arkamdan namusuma hakaret etti. ilişkiyi bir türlü bitiremiyordum bu olaydan sonra bitti. burada bir parantez açayım bitirdim ama içimde hala birşey var. bu sevgi degil yalnız kalma korkusu. o yüzden 2 günde bir sürü insanı arayıp dışarıda vakit geçiriyorum. etrafımda sırf yalnız kalmayım diye çok fazla gereksiz insan var. terapi ile bunları elemeye başladım.
dengesiz ve başarısız arkadaslıklar. arkadaslarımı aileme tercih etme. önceliklerimin isteklerime göre degişmesi.... bu devam eder gider

plüton
30-10-2012, 03:02 PM
Bir noktada silkinip kendinize gelebilmeniz güzel.
Ve bunu henüz geç olmadan yapabilmişsiniz. Umarım tedavi süreciniz kısa ve başarılı olur.

İnsanlardan sıkılıp sonra geri dönmek istemek sorununun aşılabileceği konusunda ümitvar mısınız?
Bu durumdan ben de bıktım. Çok sevdiğim dostlarımla bile biraz zaman geçirsem hemen kaçıp kafamı dinlemek istiyorum.

Nekadinlarsevdim
30-10-2012, 08:42 PM
Acaba bendedemi borderline kişilik bozukluğu var ya?Bilmiyorum nasıl test edebilriz bunu yardımcı olursanız sevinirim

plüton
31-10-2012, 12:55 PM
Test edemezsiniz. Kesin emin olmanız için uzman görüşüne ihtiyacınız var. Bütün hastalıklar birbirine benziyor. Borderlineye dair bulguları taşıyor olsanız bile sizde kesin vardır diyemezsiniz.

serela
01-11-2012, 09:52 AM
bana bu teşhisi koymadan evvel ilk doktor majör depresyon dedi. ikinci ve üçüncü drlar bipolar dedi. bu dr um beni erkek arkadaşımı ve annemi dinleyip 2. seanstan sonra pat diye yüzüme söyledi. çünkü sürekli dr uma allahtan boderline ya da narsist degilim deyip duruyordum. sanki diger ikisi çok iyi birşeymiş gibi. bünyem bunu kabul etmek istemişti. durumu kabul edip dr a teslim edince kendinizi çok daha iyi oluyor. tabii ki önümde meşekkatli bir yol var.
sevgili plüton;
kişilerle bağımı kopardığım zaman dönmüyorum. koparana kadar bir problem yaşıyorum. yakın arkadaşlarımın ve ailemin yanında uzun süre kalamadığımı bildiğim için , kısa süreli görüşmelerde bulunuyorum. o zaman diyalogun kalitesi de artmış oluyor :)

Symphonic
01-11-2012, 06:17 PM
5 6 tanesi uyuyor . sanırsam bende de var?

sivrice23
02-11-2012, 04:38 AM
baska bir baslikta gene borderline ile ilgili yazdiklarimi aynen buradada paylasiyorum

ben 2 yil once borderline dim
tedavi oldum
terapiler hala suruyor
ama cok muthis gelismeler oldu tabi
genelde borderline veya bipolar bozukluk olanlar ustun zekaya sahip oluyorlar.
su an kabiliyetlerimi ogrendim alanimda ilerliyorum
sana tavsiye edilen ilaci bilmiyorum ama ben hastaneleri ve psikologlari dolastim
cogu isi uzun vadede ve koruyucu psikoloji olmadan tedavi etmeye calisiyor ama basarilida olamiyor
cunku sadece ilac ve gel git terapiyle is cozulmuyor
ben en son adam gibi bir uzman psikolog buldum
4 seansta tabi bunlar ayda bir di birde basit bir ilacla hallletti
cunku uzmanlik sahasi genisledikce is dahada kolay oluyor
sleep therapy denen birsey var mesela bu cok yardimci oldu
tabi psikologunun seni ve hastaligini iyi tanimasi ve one gore sana ozel hazirlamasi gerekiyor
sonra hizlandirici olarak milton modeli hipnoz ve telkinler var
hastaneye yatacak kadar agir zannediyor insan en basta ama su an bu satirlari bu kadar kolay yazdigima gore sen dusun....
istesen ozelden email adresini ver daha ayrintili bilgi vereyim
ben tedavi oldum baskasinda olsun

bolderlinelady
07-01-2013, 02:30 AM
ben bolderline ım. yaşamımı takip edebilirsinz. Nası yaşıo bunlar nası düşünüyo vs derseniz :D bolderline lady yazın. Bloglarımda yazdığım bi blog var. Bulursunuz. Sağlıcakla :D

qanki
30-04-2013, 11:12 AM
selam millet naber. görüşmeyeli uzun zaman olmuş yine ve yine ve yine :D dengesizliklerim azalıyormu yoksa doktorun birinin söylediği gibi bipolarmıyım bilmiyorum. bu ara iyiyim. bahardanmıdır nedir. tanıyanlara selamlar. 9 şubata özellikle. oğlum büyüdü artık anaokuluna gidiyor. yakında 4ü dolduracak. evlilik rutin :) zaman aşımına uğramış tüm evlllikler gibi :) idare ediyoruz işte. hayat yani....

paşa26
11-07-2013, 04:51 PM
slm qanki, foruma yeni katıldım ve yazılanların hepsini bir çırpıda okudum. o yuzden seni tanıyorum, sanki arkadaşmışız gibi :)
bikaç aydır araştırma yapıyorum dengesizliklerimden bunaldım artık, uzun yıllardır böyleyim ancak yeni fark ettim. hafif bir borderline ım sanırım. doktora gitmek veya herhangi birine anlatmak istemiyorum, bir şeylerden korkuyorum gibi. zamanla düzelirmiyim acaba :confused:

_monalisa_
04-03-2014, 06:26 PM
Tüm erkekler.. tek tek sıraya girin.. hepinize yetecek kadar borderline kadını olamayabilir.. ama hayatında bir kez Tanrı olmak istiyorsan hizayı bozma sabırla bekle ve onun seni bulması için dua et : ))
Evet arkadaşlar, psikologum tarafından borderline teşhisi konmuş biri olarak hakkımızda yazılan hemen hemen herşeyi okudum. Durum bizim için içinden çıkılmaz halde olabilir, ama bir borderline sevgiliniz varsa sandığınız kadar korkulacak bir hayatınız yok.. Sadece ona nasıl davranacağınızı bilmeniz gerekiyor. Bende sizlere bilinçli bir hasta olarak yardımcı olmaya çalışacağım.
Öncelikle ilk cümlemde dediğim gibi, o size ''Tanrı'' olma şansını vermiş ve sizi seçmiş. Kesinlikle kendinizi bir kurban olarak görmeyin. İlişkinin başlarında size uyuşturucu etkisi yapar, damarınızdan girer ve tüm hücrelerinize yayılır.. o kadar güzel sever ki o kadar abartır ki içindeki sevgiyi öylesine bütünleşir ki sizinle aklınız almaz boşuna uğraşmayın. Dozu o kadar fazla tutar ki ilk başta adeta müptelası olursunuz. Ağzınızın içinde nefes alır, siz onun oksijeni olursunuz siz yokken nefes alamayacağını söyler, hayatının merkezi olursunuz.Sizden başka hiç kimse yoktur o dünyada... Bu dünyayı o yaratmıştır ve tanrı olarak da sizi tayin etmiştir. Dozunu ayarlayamaz uyuşturucunun ne var ne yoksa hepsini verir damarınıza, ruhunuza karışır ve sizin ruh eşiniz olur. Sakın kendinizi onun ruh eşi sanmayın çünkü bunu seçtiği bütün tanrılara yaşatabilir. Bir ayrıcalığınız varsa o da seçilmiş olmanızdır..
Fırtınalı başlayan ilişkinize hergün bir yenilik katar.. Abartmada üstüne yoktur çünkü herşeyi en uçta yaşar onun için az yada çok yoktur. siyah yada beyaz vardır.
Sokak ortasında bir banka çıkıp sizi ne kadar sevdiğini haykırabilir mesela, hele ona kapılıp istediği şeyleri vermeyi başlarsanız tamamen ele geçmişsiniz demektir. Sakın kendinizi köle olarak görmeyin tek taraflı değildir köle olan odur aslında..
Borderline kadınları ego fakiridir. Egoları asla çalışmaz, çalışmadığı içinde tek amaç sizsizdir. Sizi daha fazla mutlu etmek için yaşar.. Kendini zerre kadar düşünmez.. hele bir de karşılığını alıyorsa aşkının ona ışığı vermiş olursunuz. Işık yayar etrafına aşıktır ama size aittir. ''Benim bir sahibim var'' mesajını çok net verir. Bir tek hata yoksa ilişkide, sizin kadınınız olmaktan gurur duyar. Bu kadınlar girdiği ortama yaydığı aura ile hayranlık uyandırır.Çünkü yalnız değildir ışığının kaynağı vardır. her zaman kendine hayran bırakmak ister herkesi.. En güzel o olmalıdır, en seksi o.. Bu sadece muhtaçlık durumudur ego değil ikisini birbirine karıştırmayın.
Peki bu kadar mükemmel, kusursuz giderken herşey birden bire ne olmuştur.?
nerde o tapan kadın? nereye gitti? neden nefret edercesine bakıyor size? neden gözlerindeki ışık yanmıyor sizin yanınızda? sevişirken bir geyşa gibi sizi mutlu etmek için herşeyi yapan, türlü türlü fantazisi ile sizi ağzının salyaları akan bir kuçu kuçuya çeviren sizsiz nefes alamayan kadına ne oldu?? işte borderline devrede!!! tehlike çanları çalıyor!! artık size tek doz uyuşturucu yok!! krize girin duvarları yumruklayın.. kendizini bağlayın hayat artık sizin için cehennemden ibaret çünkü tanrıçanın ruhu yeni tanrılar yaratmak için küçük bir seyahate çıktı ...
Eveeeet.. nedir bu seyahata çıkmasına sebep şimdi dikkatle okumanız gereken bizi anlamanız gereken mevzuya geliyorum. unutmayın ki siz normal bir adamsınız. empati yapmadan normal insan gibi okursanız zerre kadar birşey anlamazsınız. ha bu arada sürekli onu anlamadığınızdan şikayet eder onu anlayamazsınız elbette çünkü o hiç kendini anlamış değildir. O içinde birden fazla kişilk barındırır ve birinden diğerine geçerken çok yorulur. Bunu saniyeler içinde yapar çünkü.. sürekli halsizlik ve yorgunluktan enerjisinin tükendiğinden bahsediyorsa kesin bir sorun vardır. YANİ BORDERLİNE I TETİKLEYECEK BİRŞEY YAPTINIZ. ONA CİDDİ BİR TRAVMA YAŞATTINIZ . siz suçlusunuz siz onu bu hale getirdiniz. ama farkında bile değilsiniz dimi? ne yaptım diye düşünüp durmayın bulamazsınız. Tek yol onun size doğruyu söylemesi. Asla sizin baktığınız pencereden bakmaz dünyaya. BAKAMAZ ..!! Sorunun ne olduğunu size söylerse ne ala, ama asla doğruyu söylemez sizin bulup düzeltmenizi ister.. Ama bu mümkün değildir. Çünkü takıldığı ve hayatı cehenneme ceviren sorunu o kadar enteresan birşeydir ki.. siz bunu sorun olarak görmezsiniz. Unutmayın ki o abartmayı sever. Örneğin ; kötü bir evlilk yaşamış bir borderline kadını tekrar yuva kurmak isterse sizi eş olarak seçerse size bunu söyleme methodu şu şekildedir:
'' Evlilkten nefret ediyorum, o hatayı bir kez yaptım ve birdaha asla yapmayacağım '' Evlilik bana göre değil zaten hayatımı zehir ettim kendime!!
'' Ben boynumda zincirle yaşayamam ''
siz normal insanlar zannedersiniz ki gerçekten evlilikten nefret ediyor.. hayır ... sadece borderline ı devrede yani duymak istediğinin, olmasını istediğinin tam zıttını yansıtıyor işte gerçek bir belirti.. gerçek bir atak.. bizim ataklarımız da böyle işte : )
Yapmanız gereken şey ona anahtar kelimeleri vermek.. bunu söylemesindeki tek amacı ona ne kadar değer verdiğnizi görmektir. çünkü borderline kadını kendini değersiz hisseder. hayatındaki tanrı sen isen, tanrıça olduğunu ona hissettirmeniz gerekir.
''sen benim hayatımdaki en önemli insansın''
''seninle evlenmek hayatta tek istediğim '' şey dikkatinizi çektiyse herşey '' en '' unutmayın ortası yok hep ''en fazlası'' var .. anahtar kelimelerini ona verirseniz, beyni bunu algılar ve yavaş yavaş uysal kediye dönmeye başlar.. verdiğim örneği algılayabilecek olan tek yaratık bir borderlinelıdır : )
Buradaki ipucu şudur; egerki birşeyden nefret ettiğini ve asla istemediğini söylüyora emin olun sizin onu ikna etmenizi bekliyordur. aslında o ikna olmuştur ama sizden duymak ister icraat ile kurtulur sadece..
Bunun haricinde moddan moda geçerken çok yorulduğu için sürekli olarak yaptığı herşeyi yarım bırakır, bir şeyi tamamlamın gururu onu asla tatmin etmez
örneğin bir puzzle yapmak isterse başlar ve sıkılır.. bir kitap okumak ister ama bitiremez.. ruhu sıkılır herşeyden ama 1 saat önce o kitabı satın alırken okumak için can attığını görebilirsiniz. şaşırmayın, yadırgamayın, hele hele asla eleştirmeyin. Onu kendi haline bırakın
bir bordeline ya çok titizdir yada çok dağınık. temiz olanlar yaptıkları anormal ev işleri ile ruhlarını temizlemeye çalıştıklarını bilirler
Dağınıklar ise hallerinden sürekli şikayet eder, ancak ruhları da kendileri gibi savruktur.
Hafızalarına gelince;
Akıl sır erdiremezsiniz. Eger onun borderlineının çalıştıracak bir davranışta bulunduysanız vay halinize.. Bunu asırlar boyu unutmaz detaylarını gününü saatini bile hatırlar fazla detaycıdır. detaylarda yaşar. hatayı yaptıgınız gün üzerinizde olan gömleğe kadar hatırlar ilginç degil mi? hele travma yaşadıysa o gömleği her gördüğünde içindeki canavar uyanır.
Ama dün ne yediğini sorun hatırlamaz.. Dündeki herşeyi kolayca unutur. Yarın ne olacak bilmek istememez sadece anı yaşar. varsa yoksa ''şuan'' vardır..
Emin olun sizden önceki tanrıyı hiç hatırlamıyor, onunla ilgili hiç bir hisse sahip değildir. O dünde kalmıştır ve hafızası bunu siler.. eger sizden bir gün ''tamamen'' vazgeçerse siz de onun için dünde kalacaksınız ve hatırlarında asla bir yeriniz olmayacak.. Çünkü asla yalnız kalamaz emin olun ışık hızı ile yeni tanrısını bulmuştur ve onunla meşguldür.
Değerli okuyucular, bu kişilik bzoukluğuna sahip olan kadınlar özeldir. Lütfen ona şizofren muammelesi yapmayın sizi sinirlendirecek şeyler yaptığında bunu abartır ve sizden nefret ettiğini bile söyler .. böyle bir kavga anında aslında tek beklentisi ona muhtac olduğunuzu bilmesidir. siz onun varlığına sevgisine muhtac olduğunuzu gösterirseniz. normale dönecektir. Bu sebeple sürekli kendisine muhtac birşey olsun ister hayatında. Örneğin evcil bir hayvan. ama onun da sorunluluğunu alamaz. sadece kendisine muhtaç oldugunu bilmek ona yeter..
Muhac olma ihtiyacını sorgularsanız eger kesin derinlerinde aileden veya eski eşten aldatılmaktan kaynaklı bir problemi oldgunu göreceksiniz. Bu onun travma anıdır. Bu onun DEPREMİDİR. sonrasında yaşadığınız herşey artçı sarsıntılardır o depremi hatırlatan.. biyolojik bir hastalıktır bu psikolojik değil..
Bu kişileri manik depresiften ayıran tek özellik egosuzluktur. EGO eksilkliğinden borderline olmuştur. Kendinden başka herkesi düşünür. Dikkat edin çok fazla arkadaşı yoktur. asosyaldir ama yeni tanıştığı herkes ona hayran kalır.. Onunla dost olmak ister, çünkü o bununla beslenir, ama dostluğuna da hiç güven olmaz.
Borderline sevgiliye sahip erkekler şu soruyu hep kendisine sorar .. '' hangisi gerçek'' hangisinin gerçek olduğunu hastanın kendisi de asla bilmez.. içinde yaşayan kimliklerin hepsini tanır, bilir ama hangisinin ne zaman devreye gireceği muammadır.
Sizin bir eksiginiz varsa yani hersey onun istediği gibi değilse ona travma yaşattıysanız sadakatsiz olabilir. sizin eksiğinizi başkasında arar ve bulduğu an aldatabilir. ama bundan asla kendini sorunlu ve suçlu hissetmez.. vicdan azabı yoktur. çünkü onu düne koyar dünü de asla hatırlamaz....
siz siz olun ; neşe ile kahkaha atarken birden durgunlaşan donuk bakmaya başlayan sevgilinize neyin var?
ne oldu? hastamısın ? gibi sorular sormayın. size asla gerçek cevabı vermeyecektir.
sadece şunu bilin birşey oldu evet .. konuşması için her yolu deneyin ısrar edin. ısrar etmenizi ona verdiğiniz deger olarak görüp mutlu olacaktır ver normale döneektir.
Onu anlamaya çalışmakla geçecek bir ömürünüz var ise, yolunuz açık olsun
ama şunu asla unutmayın. bir borderline hayatınıza girmiş en güzel aşk olacak.. onun ardından normal , hasta olmayan bir kadınla ilişkiniz olursa da hep o tatlı cadıyı özleyeceksiniz.. sonuç mu? ) borderline istediğini yaptı ve sizde izini bıraktı..
sevgi ile kalın...

bendeburdayım
26-12-2014, 01:35 AM
Sanırım Borderline sınırda kişilik bozukluğu bende de var. ve çok korkuyorum. Eskiden de OKB tedavisi gördüm ve yarım bıraktım. Ne yapacağım konusunda da fikrim yok. Psikiyatristlere güvenim kalmadı hiç. Gitsem ilaç yazıp başından savacakmış gibi geliyor. Kendim atlatabilir miyim bu durumu ?

efe.efee
08-12-2016, 01:12 PM
Kötü hissettiğim dönemlerin artmıyormuş gibi görünüyor olması ama aslında benim bunlara alışıyor olup verdiğim tepkilerin azalması ve benim bunu dışarıya göstermemek için ekstra enerji sarfetmem ve iyi gibi görünmeme neden oldu.Belkide hata yaptığım kısım burasıydı belkide olduğum gibi görünmeliydim .maalesef imkansız…İnsanların tahammüllerini zorladığımın farkındayım kimse kafamın içindekileri bilemeyecek ve anlam veremiyeceklerdi. Bu nedenle kimseye bişey anlatmıyorum. İyiyim …herkes için görünüş önemli zaten iyi göründekten sonra en azından açıklama yapmak durumunda olmuyorum. Bu durum beni insanların yanında varmışım gibi gösteriyor ama çoğu zaman yanlarında bile değilim.Kendi kendimeyim kafamın içinde ..ve beynim bu ikisini birbirine karıştırmadan çalışabiliyor.yani genellikle geçen kötü anlarımı başkalarının yanına aktaramıyorum.Bu benim sosyal hayatım için gerekli belkide ,belkide bi savunma mekanizması.Dışarıda bunu idare edebiliyorum ama evde bunu yapamıyorum. Annemle konuşmak istiyorum ama çenem kilitleniyo ağzımdan kelime çıkmıyor sorduğu sorulara bile zor cevap verebiliyorum.Evde durumlar daha histerik bir hal alıyor istediğim hiç bi tepkiyi dışa yansıtamıyorum sinir sevgi öfke v.s..Buda evdekilerin ‘biz kimiz ki zaten’ demelerine neden oluyor.Efe dışarıda iyi bizim yanımızda kötü oluyo numara yapıyo oluyor işte…öyle değil işte farklı bir durum var yapamıyorum söz dinletemiyorum o na.. bu durumda beni iyice stres altını sokuyo onlarıda gece olsun diye bekliyorum gece olsun herkes uyuşunda gerçek benle yüzleşeyim diye..ciddi anlamda sanki bünyemde birden çok kişi yaşıyorum..Acı olan şu ki ikiside birbiri üzerinde kararlar alabiliyor ve bu beni tam bir karmaşaya sokuyo anksiyetelerle dolu tarafım nedense normal olduğum zamanları çok kolay bir şekilde etkiliyor. sürekli bi iç savaş onunla konuşuyorum neden bunu yaptığını soruyorum,bana kızdığı bana acıdığı ve beni azarladığı zamanlar bile çok..Düşüncelerime karşı çıktığı –hayır öyle dedğil dediği anlar var.Bilmiyorum ama yaptığım resimlerin çoğunluğu onun sanki başından kalkıp ertsi sabah baktığımda bunu nasıl yaptım dediğim çok oluyor.Ailemin gördüğü kısım genelde hep o.gerçekten hangisinin ben olduğunu anlamam zaman alıcak .en çok onunla vakit geçiriyorum çünkü hep içimde beni güldürdüğü bile oluyor.Bilmiyorum belkide herkesin kendi kendine konuşması gibi bişeydir bu..
Kendimde farkettiğim bi başka noktada kötü zamanlarımda mesafe uzaklık yakınlık algımın tamamen değişiyor olması.Her gün balkon bi kaç kez çıkarım. Bazen .aşağıya bakmak bazen atlamak bazende hava almak için v.s.Çok kötü olduğum anlarda balkon ve aşağısı arasında mesafe bana sadece 3 4 metre kadar görünüyo sanki basit bi atlayışla aşağıya inecem ve hiçbişey olmayacakmış gibi geliyor.Bazende sanki bi güdüymüş gibi ne zaman kötü hissetsem hep balkonda buluyorum ve aşağısı hiçde uzak görünmüyor…normal bi zamanımda ise aşağıya bakıp burdan düşşem paramparcça olurum diyip üreperip içeri giriyorum. Bu durumda artık rutine dönüşmüş davranışlarımdan oldu.Duygularımın sürekli değişmesi bazen beni aşağıya atlmaktan kurtarıyor işte.Ben ölmekten korkarım çünkü ama o bundan korkmuyor ve benide buna alıştırmaya çalışıyor.
Kötü olduğum anlarda sürekli olarak resime yönelmeye çalışıyorum.Resim yaparken yada sigara içip müzik dinlerken garip sanrılara kapılıyorum.Sürekli önümden arkamdan yanımdan birileri geçiyomuş gibi ani bi hareketle irkilip önüme arkama bakıp devam ediyorum bazen irkilmeden geçtiğini hissettiğim şeyi göz ucuyla takip ediyorum böyle bi ilüet insan deil ateş yaktığımzda ateşin hemen üstünde gördüğümüz bulanıklık varya işte öle gördüklerim.ses konusundada sürekli adım sesleri duyuyomuşum gibi irkiliyorum kulaklıktaki müziğin sesinden sıyrılıp kulağıma gelen ayak sesleri bazen okadar ağır ve yavaş oluyorki gezen her neyse çok büyük olduğunu düşünüyorum ve hatta bazen sandalyem sallanıyormuş gibi hissediyorum.Gerçek değiller biliyorum yada umuyorum.
Bu diğer tarafım dediğimin aylardır bana yaptığı en büyük pislik insnalar hakkında paranoyaklık yaşatması Bazen 10 senedir görmediğim insnaları aklıma sokup sanki o insan bana kötülük etmişçesine onu değerlendirip kendimi sıkıntılar içerisinde buluyorum en ufak bi boşluğunu bulduğumda zihnimin yıllardır görmüyorum zaten diyip aklımdan atıyorum.Amabunu en yakın arkadaşlarıma yapıyor işte ozman kurtulamıyorum onlar bana ne yapabilirki benim iyiliğimden başka bişi düşünmeyen o insanlar hakkında saatlerce paranoya yaşayıp değersizleştirdiğime okadar üzülüyorumki kendime geldiğimde sürekli özür diliyorum içimden. Uykuya dalarsam atlatıyorum kalktığımda düşündüklerimin vicdanını yaşıyorum akşaöma kadar nasıl böle düşünebilirsin diye yiyip bitiyorum .buna bi çözüm buldum ertesi gün onların yanına gidiyorum çünkü onlar öyle değiller .onlar iyiler…
Sürekli yaşadığım bi durumsa kendimi ikinci bi şahsın gözünden görmem tam ensemim 45 derece yukarısından bana bakan bi ben işte.Bu aklıma cok garip düşünceler getiriyor acaba o yukarıdan bakan benmiyim(gerçek ben)de aşadakibenin hareketlerine müdahale edemiyorum diye.Garip anlamlandıramıyorum. Bu duygu sürekli bir müzik eşliğinde sinematiksel bi hayat sunuyo bana.
Sürekli kötü bi halde değilim ciddi anlamda iyi olduğum zmanalar ara sırada olsa oluyor.O iyi anlarımdada zaten neden diğer zamanlar böyle diyorum yada bu yazdığım şeylerin nasıl olabildiğini düşünüyorum.buda sanki bi 3.kişiymişim gibi ben’i eleştirebiliyorum.Bazı zamnalr bu değişken ruhların bana yaşattığı şeylerin o an yaptığım eylemleri zor hatırladığım oluyove durup bunu nasıl yaptın neden böyle düşündüm acaba diyorum.
İsyan edemiyorum,bağırıp çağıramıyorum ,demek istediğim hiç bişeyi diyemiyorum , bulunduğum yerden bazen tamamiyle kopup gidebiliyorum.Haz aldığım şeyler okadar azki.. Resim yaptığımda mesela ,hayal kurarken heyecanlanıyorum. Bazen uzun süren bi resim bittiğinde ağladığım bile oluyor.Ama bu kadara sevmeme rağmen gecelri olamk üzere sadece 5 saat resimle ilgileniyorum.
Gündüzleri harabe zaten kendimi toplamam çok zman alıyor.Sanki gece boyu beynimin içindebüyük bi kalabalık varmıştasabah kalktığımda hepsi gitmiş,,evdeki misafirlere alışmış ve bi anda evi bomboş kalmış ev sahibi gibi oluyorum ,isteksizce evdeki dağınıklığı toplar gibi kafamın içindekileri topluyorum bnede.
Hayatımın çoğunluğu dış dünyaya kapalı arkadaşlarım benim gerçek dünyayla tek bağlantılarım.Arkadaşlarımdan başka bi sevgilimin olmamamsı benim zoraki isteğimdir. Çünkü ara sıra yaşadığım ikili ilişki yaklaşımları hala beni depresyona itebiliyor, galiba bağımlı bir kişiliğim özgüvenim hakkında müthiş sorunlarım var o ve diğer sebepler yüzündendir bir halt olamamam..
Çoğu zaman fazla kalmam diyorum bu dünyada zaten yaşadığım ruhun dünyayla çok bi bağlantııs yok ama işte vicdan var değer verdiklerim var değer verdiklerimin güzel olacak günleri var düğünleri, bebeklerivar . anlıyacagınız göreceğim baya şey var..o yüzden durmalıyım.
Bisey daha var o kadın (annem);onun istemediği ama benim inatla yaptığım şeyden bi başarı elde edip onun yüzünüde güldürmeden gitmem burdan.İlginç geliyor insanlara iyi bir aile cok iyi arkadaşları var şımarıklık ediyo bu çocuk diyenler vardır bu çocuk numara yapıyo diyende vardır eminim belkide en yakınımdakilerden o yüzden bişeyler anlatamıyorum artık.Ama onlar şunu anlamayacak ne yazıkki onlarla aynı dünyada yaşamıyorum…
Gerçektende Kafka kadar ^kendimden başka bir eksiğim yok^tur ama en az Sarte kadarda ^cehennem başkalarıdır ^bana …
Aklımın ucundan geçmezdi hayatımı kağıda bağlıyacağım..
Anlıyacan kafamın içindekiler hala şaşırtıyor beni..Bilmiyorum eskiye göre iyimiyim,kötümüyüm bişeyler düzügün gitmiyor sadece.Yaşadığım her ruhsal savaşta ateşkesi ilan eden de benim , yenende benim ,yenilende benim,savaş suçlusu olarak kendimi ipe götürende benim,sevdiğiniz öpdüğünüz, sarıldığınız kadar sizim ,şerefsiz bi bok olmayacak denilen kadar o yumçok sevdiğim göğsünde ağladığım belli edemediğim kadarda anneyim….Koca bi boşluğun üstünde şekillenmiş bir çevreyim. Beni ayakta tutan ben değilim çünkü nekadar benim ben neyim gerçekten varmıyım bilmiyorum.
Özellikle bi kaç insandan şu soruyu yıllardır bekliyorum ‘ne hissediyosun?’ ama sormuyolar belki anlatamıcam ama belkide rahtlatacaktı beni sormadılar …1 ay ağzımdan kelime çıkmasın 2 gün yüzüm güldüğünde ki sorular para iş dershane vs olmamalıydı dünya bu kadar dar olmamalıydı….
Bi sosyal statümün olmamamsı maddi olarak birilerine bağlı kalmak (çok istiyomuşum gibi) işte o hastanede yattığım zamanlardaki rüyalarımla,şu an ona benzer rüyalar görmemin nedenidir. Hissettiklerim duygularım heveslerim yemeğe eksik atılmış tuz gibi çokta öneli değil olmasa olur cinsten başkaları için.Düşünsenize bi anda başarılı olmuşunuz çevrenin istediği olmuş o aylarca nasılsın demeyen insanlar gittiniz yerde sizi arayıp iyimisin nasılsın diye soracak ve bizler samimiyetten ağlıyacaz midelerimiz bulanacak…..
Düşe kalka ilerliyorum bile diyemiyorum düşüyorum kalktığımda ise hala insanların bel boyuna bile ulaşamıyorum. Böyle duygular yaşama sizi ister istemez varlığınızın ne kadar var olduğunu yada ne kadar yok olduğunu düşündürtüyor..
Çünkü benim gerçkeliğimde deforme oldu…
Kendime olan güvenim hiç bizman başka insanlara olankinden fazla olmadı.Sürekli değişen duygularınıza güvenemzsiniz çünkü sizi hep yolun en kenarında yürütür,bazen birinin gelip iteklemesini beklersiniz bazen hafif bi rüzgar esse sebeplenirsiniz düşmek için.Sanki hayatta kalma güdüsüne tepki olmuşunuzdur.istemezsiniz onu ama engelleyemezsinizde içinizde size kesin hükümler sunup kararlar veren biri daha varsa daha da zordur
Algılarım bozuluyor her nefesim anksiyete taşıyo depresyon hep oyuncu gibi repliklerini çok içerden alıyo sanki sahnesi gelince cıkıyo ortaya bide oyun onun üzerine yazıldıysa

efe.efee
08-12-2016, 01:17 PM
burda yeniyim ve borderım sınır nedir iyi bilirim ama neyin sınırı oldugunu bi türlü bilemedim konusacak insanlara ihtiyacım var