Giriş

Orijinalini görmek için tıklayınız : İki Yaş Sendromu .



9 ŞUBAT
25-05-2008, 06:28 PM
İki yaş dönemi çocuk gelişiminin en önemli ve en zor devresi. Sık sık yaşanan öfke nöbetleri anne ve babalara zor anlar yaşatıyor. Ancak problemlere karşı hazırlıklı olarak 2 yaş sendromunun üstesinden gelmek mümkün.

Anne ve babalar bebeklik döneminin yorucu temposundan kurtulduktan sonra her şeyin daha kolay olacağını düşünüyorlar. Ancak, her yaşın ayrı bir zorluğu olduğunu hatırlatmakta yarar var. Özellikle çocuklarda özerklik dönemini diye adlandırılan 12-36 aylarda önemli değişiklikler gözleniyor. 2 yaşla birlikte çocuklar sadece yürümekle, konuşmakla yetinmiyor, kendi bildiklerini okuyorlar. Sinirleniyor, ağlıyor ve öfke nöbetlerine kapılıyorlar. Bu noktada aileler ne yapacaklarını şaşırıyorlar. Öncelikle sorunlara karşı hazırlıklı olmak gerekiyor. İki yaş ve sonrasında anne - babaların kendilerini nelerin beklediğini bilmeleri son derece faydalı. Sebepleri bilindikten ve gerekli önlemler alındıktan sonra iki yaş dönemini atlatmak aslında hiç zor değil.

Doğal bir tepki

Bu negatif dönemde çocuk dengesiz, olumsuz ve inatçı oluyor. Anne ve babasıyla sürekli çatışma halinde olan çocuk onların istediğinin tam tersini yapıyor. Kısa bir süre öncesine kadar neşeli, söz dinleyen ve kolay yönetilebilen çocuk, birdenbire ters ve huysuz oluyor. Acıbadem Hastanesi’nden Psikolog Penbe Yazıcı bu durumun son derece doğal olduğunu belirterek şunları söylüyor: “2 yaş çocuğunda yargılama düzeyi oldukça yetersizken güçlü irade kombinasyonu onun anne babayla sıkça çatışmasına yol açar. İşte bu çatışmaların en üst noktası öfke nöbetleridir. Bu nöbetler çocuğun mutlaka kötü huylu, iyi yetiştirilmemiş ya da sorunlu olduğu anlamına gelmez. Sadece bu yaşlarda doğal kabul etmemiz gereken kontrolsüzlüğün ifadesi diyebiliriz. Çocukların öfke davranışları ; her şeye itiraz etme, ağlayıp kendini yere atma, başını duvara veya yere vurma, yemeği reddetme, yediği yemeği kusma, eline geçeni fırlatma gibi oldukça çeşitlidir.”

Öfkenin nedenleri

İki yaşına kadar edilgen, bağımlı ve güçsüz olan çocuk, yürüme ve konuşmanın başlamasıyla kendini ifade etmenin yollarını ararken sosyalleşmenin de adımlarını atıyor. Sosyalleşmeye çalışırken de kendilerinde öfkeyi oluşturacak uyaranlarla karşılaşıyorlar. Psikolog Yazıcı bu uyaranları şu başlıklar altında topluyor:

Oyuncağının elinden alınması
Yıkanma
Engellenme
Baskılı tuvalet eğitimi
Yemek yeme
Annenin aşırı koruyucu olması, ailede öfke ve şiddet, çocuğun fizyolojik ve psikolojik gereksinimlerinin doyurulmaması,aşırı kuralcı anne-baba davranışları, kardeş kıskançlığı gibi durumlarda da öfke davranışlarıyla karşı karşıya kalınıyor.

Anne ve babaya düşen görevler

Bu dönem anne-baba ve çocuk arasında ilk çekişmelerinde yaşandığı bir dönem olduğu için, onların dengeli ve tutarlı davranışları oldukça önemli. Her şeyden önce anne-baba bu olumsuz tutum ve hırçınlıkların geçici bir durum olduğunu bilerek sabırlı davranmalı, çocuğu katı bir düzene zorlamadan, soğukkanlı bir biçimde çocukla gereksiz çekişmelere girmeden ilgisini oyunlara yönlendirmeli. Psikolog Yazıcı anne ve babalara şu uyarılarda bulunuyor: “ Anne - baba çocuğu korkutmamalı, öfkeyi dindirmek için çocuğun her istediğini yapmaktan kaçınmalı,davranışla uyumlu olmayan gereksiz cezalar uygulamamalı, çocuğun öfkeli davranışları anne-babanın öfkesine yol açmamalıdır. Zaten çocuğun problemi, sakinleşememektir. Anne baba da sinirlenirse çocuğun öfkesi beslenir. Doğru olan çocuğun yanından çıkmak, sakinleşene kadar yalnız bırakmak, daha sonra yanına gelmektir. Unutulmamalı ki bu yaşta çocuğun öfkesi sosyal çevreye uyum çabalarının da bir parçasıdır. Çocuğun her türlü öfkesini kısıtlarsak bu kez öfkeyi kendine yönelten çocuk kendini ısırmaya, saçlarını koparmaya yani kendine zarar vermeye başlar."

Bazen çocuğun öfke krizleri karşısında anne - baba çözüm üretemiyor, hatta çocukla ilişkileri bozulma noktasına geliyor. İşte bu noktada sadece öfke gösteren çocuğun değil ebeveynlerin de profesyonel yardım almalarında fayda var.

http://www.cocukpsikolojisi.net

wortex
05-06-2008, 12:41 AM
evet ben yaklaşık iki yaşımda başladım acı çekmeğe.Peki bu nasıl başladı?en yakın akrabamın 13-14 yaşlarındaki çocukları,beni büyüklerden uzak bir yere kaçırırdı.beni çeşitli materyallerle korkutup ağlatırlardı.ben ağladıkça onlar gülerdi.bunları nasıl hatırlıyorum derseniz bende bilemiyorum.Zaten ömrümün en acı hatıralarını çok net ,neşeli hatıralrıysa pek hatırlamam.gelelim Oyayla Boranın yaptıklarına;yine benimle oyuncak gibi oynayıp ,enson gitmeden önce bana.gece seni yemeye öcü gelecek deyip, giderlerdi.Zaten annem anlatırdı,geceleri uykumdan çığlıklarla uyanıp korkudan anne ve babamı bile istemezmişim.

9 ŞUBAT
05-06-2008, 12:32 PM
burda çocuklugunuzla ilgili konuları anlatırsanız (tabi sakınca yoksa ),ebeveynlere çok faydası olacaktır,kuçuk bir çocugun bile ne acılar çekebilecegini okuyup ögrenicekler ve sayenizde belki bir kaç çocuk mutlu bir gelecege sahip olacaktır.

wortex
05-06-2008, 01:34 PM
burda çocuklugunuzla ilgili konuları anlatırsanız (tabi sakınca yoksa ),ebeveynlere çok faydası olacaktır,kuçuk bir çocugun bile ne acılar çekebilecegini okuyup ögrenicekler ve sayenizde belki bir kaç çocuk mutlu bir gelecege sahip olacaktır.
Çok haklısınız 9 Şubat.Artık toplumumuzun gerekli olgunluğa erişmesi lazım.bir toplumun en büyük düşmanı CEHALETTİR.

9 ŞUBAT
05-06-2008, 02:06 PM
Çok haklısınız 9 Şubat.Artık toplumumuzun gerekli olgunluğa erişmesi lazım.bir toplumun en büyük düşmanı CEHALETTİR.

çok haklısınız,en buyuk eksikligimiz bilgisizlik ,insan her şeyi bilemiyebilir bu çok normak ama ögrenmemek işte o en buyuk hata olur.

mislina
05-06-2008, 02:18 PM
ama benım ikizerım 2buçuk yaşında ve korkutmazsam hiç uyumak istemıyolar bende köpek geliyo uyumazsanız kızıyomuş diyorum korkudan yatıyolar en azından uyutmak bi nebze olsun kolaylaşıyor.:o

9 ŞUBAT
05-06-2008, 03:56 PM
ama benım ikizerım 2buçuk yaşında ve korkutmazsam hiç uyumak istemıyolar bende köpek geliyo uyumazsanız kızıyomuş diyorum korkudan yatıyolar en azından uyutmak bi nebze olsun kolaylaşıyor.:o

aslında hata oldugunu bile bile bu tur yollara başvuruyoruz anne baba olarak,ama bu söyledigimiz kuçuk basıt şeyler ileride onların hayatında çok etkili olabiliyor,
bu konuda ne yapmamız gerektigini sitemizde bulunan psikolog arkadaşlar anlatırsa çok memnun oluruz.