olvido
14-05-2008, 07:50 PM
Merhaba;
Bu hafta başarının adını yazacağım. Evet başarının adı. Başaranların birer ismi var. Başaranların ismi doktor, öğrenci, anne... olmakla birlikte aslında biz onlara kısaca "başaranlar" diyoruz.
Dün, bir danışmanlık sonrası öğrencimin bir tanesi yanıma gelerek hedeflerini okumamı ve fikrimi söylememi istedi. Hedefleri görmeliydiniz. Gerçekleştirdiği gün dünya cennete dönecek.
Bu hedeflerin içinde ev alayım, araba alayım, yatım katım olsun gibi hedefler yok. İnsanlara yardım amaçlı onlarca madde vardı.
İş çıkışı, yolda bu öğrencimin yazdıklarını düşünürken, Alâ beyin sık kullandığı bir söz aklıma geldi.
“Para peşinde koşarsan paranın büyük bir kısmını elde edersin ve düşüşün ani olur. Değer peşinde koşarsan hem değer, hem ün, hem para elde edersin. Yükselişin güzel olur.”
Bu öğrencim, değerler üzerine kurulu bu hedefler bloğunu, sabrederse gerçekleştirecektir diye inanıyorum.
Bir de araba sahibi olmak için, yat kat sahibi olmak için, sırf meslek sahibi olmak için üniversiteyi kazanmak isteyen bizler…
Yaklaşık bir aydır bir tedavi görüyorum. Doktorum tıp alanında uluslararası başarılar elde etmiş, insanların gönül rahatlığı içinde canını emanet ettiği işinin uzmanı ve kaba tabiriyle paraya para demeyecek kadar çok kazanan bir insan.
Fark ettiğim şu ki değer peşinde koşmuş, değer peşinde koşuyor ve insan gibi insan olmuş. Her anlamda- maddi ve manevi - kazanıyor.
İhtiyaç duyanların yanında, ihtiyaç duyulan bir insan. İnsanlar kendi aralarında, doktorun bu işi nasıl başardığını sora dursunlar; O ve onun gibi daha onlarca insan değer peşinde koşmanın önemini anlamış ve harekete geçmiş gidiyor.
Birkaç yıl önce,Seattle Özel Olimpiyatlarında zihinsel özürlü olan dokuz yarışmacı 100 metre koşusu için başlama çizgisine toplandılar.
Başlama işareti ile birlikte hepsi birden yarışa başladılar.
Bir hamlede başlamadılar belki ama,yarışı bitirmek ve kazanmak için istekliydiler.
Yarış başlar başlamaz içlerinden bir delikanlı tökezleyip yere düştü ve ağlamaya başladı.
Diğer sekiz yarışmacı delikanlının hıçkırıklarını duydular ve yavaşlayarak geriye baktılar.
Sonra hepsi yönlerini değiştirdiler.
Geriye dönerek gencin yanına geldiler.
İçlerinden Down Sentromlu bir kız eğilip delikanlının yanağına bir öpücük kondurdu ve " bu onun daha iyi olmasını sağlar dedi"
Sonra dokuzu birden kol kola girdiler ve bitiş çizgisine doğru hep birlikte yürüdüler:
Stadyumdaki herkes ayağa kalkıp dakikalarca bu yürekli insanları alkışladılar:
O gün orada bulunan herkes hala bu öyküyü anlatıyor:
Çünkü öğrendikleri bir şey vardı ; Hayatta önemli olan şey sadece kendimiz için kazanmaktan ziyade kimi zaman yavaşlamak anlamına gelse bile kendimizle birlikte diğerlerinin de kazanmasına yardım etmektir:
Çağ her işin mükemmellik üzerine işlediği ve neredeyse sizi sömürme yolunda ilerlediği bir yönü gösterse de insanlık dengeyi korumak için elinden geleni yapmakta.
Acaba bizim yönümüz ne tarafa?
Dr. Ala Elcircevi
Bu hafta başarının adını yazacağım. Evet başarının adı. Başaranların birer ismi var. Başaranların ismi doktor, öğrenci, anne... olmakla birlikte aslında biz onlara kısaca "başaranlar" diyoruz.
Dün, bir danışmanlık sonrası öğrencimin bir tanesi yanıma gelerek hedeflerini okumamı ve fikrimi söylememi istedi. Hedefleri görmeliydiniz. Gerçekleştirdiği gün dünya cennete dönecek.
Bu hedeflerin içinde ev alayım, araba alayım, yatım katım olsun gibi hedefler yok. İnsanlara yardım amaçlı onlarca madde vardı.
İş çıkışı, yolda bu öğrencimin yazdıklarını düşünürken, Alâ beyin sık kullandığı bir söz aklıma geldi.
“Para peşinde koşarsan paranın büyük bir kısmını elde edersin ve düşüşün ani olur. Değer peşinde koşarsan hem değer, hem ün, hem para elde edersin. Yükselişin güzel olur.”
Bu öğrencim, değerler üzerine kurulu bu hedefler bloğunu, sabrederse gerçekleştirecektir diye inanıyorum.
Bir de araba sahibi olmak için, yat kat sahibi olmak için, sırf meslek sahibi olmak için üniversiteyi kazanmak isteyen bizler…
Yaklaşık bir aydır bir tedavi görüyorum. Doktorum tıp alanında uluslararası başarılar elde etmiş, insanların gönül rahatlığı içinde canını emanet ettiği işinin uzmanı ve kaba tabiriyle paraya para demeyecek kadar çok kazanan bir insan.
Fark ettiğim şu ki değer peşinde koşmuş, değer peşinde koşuyor ve insan gibi insan olmuş. Her anlamda- maddi ve manevi - kazanıyor.
İhtiyaç duyanların yanında, ihtiyaç duyulan bir insan. İnsanlar kendi aralarında, doktorun bu işi nasıl başardığını sora dursunlar; O ve onun gibi daha onlarca insan değer peşinde koşmanın önemini anlamış ve harekete geçmiş gidiyor.
Birkaç yıl önce,Seattle Özel Olimpiyatlarında zihinsel özürlü olan dokuz yarışmacı 100 metre koşusu için başlama çizgisine toplandılar.
Başlama işareti ile birlikte hepsi birden yarışa başladılar.
Bir hamlede başlamadılar belki ama,yarışı bitirmek ve kazanmak için istekliydiler.
Yarış başlar başlamaz içlerinden bir delikanlı tökezleyip yere düştü ve ağlamaya başladı.
Diğer sekiz yarışmacı delikanlının hıçkırıklarını duydular ve yavaşlayarak geriye baktılar.
Sonra hepsi yönlerini değiştirdiler.
Geriye dönerek gencin yanına geldiler.
İçlerinden Down Sentromlu bir kız eğilip delikanlının yanağına bir öpücük kondurdu ve " bu onun daha iyi olmasını sağlar dedi"
Sonra dokuzu birden kol kola girdiler ve bitiş çizgisine doğru hep birlikte yürüdüler:
Stadyumdaki herkes ayağa kalkıp dakikalarca bu yürekli insanları alkışladılar:
O gün orada bulunan herkes hala bu öyküyü anlatıyor:
Çünkü öğrendikleri bir şey vardı ; Hayatta önemli olan şey sadece kendimiz için kazanmaktan ziyade kimi zaman yavaşlamak anlamına gelse bile kendimizle birlikte diğerlerinin de kazanmasına yardım etmektir:
Çağ her işin mükemmellik üzerine işlediği ve neredeyse sizi sömürme yolunda ilerlediği bir yönü gösterse de insanlık dengeyi korumak için elinden geleni yapmakta.
Acaba bizim yönümüz ne tarafa?
Dr. Ala Elcircevi