PDA

Orijinalini görmek için tıklayınız : sınav kaygısı



mavigece
04-05-2008, 11:25 PM
Sınav kaygısı, her yaş grubundan öğrencinin yaşadığı önemli bir problemdir. Ancak bu, aşılamayacak bir problem değildir. Bu bölümde sizlere kaygı ve sınav kaygısının ne olduğuna, nasıl ortaya çıktığına, sizi nasıl etkilediğine ve nasıl üstesinden gelebileceğinize ilişkin kısa bilgiler sunacağız.

Kaygı Nedir?

Kaygı, kişinin belli bir uyaranla karşı karşıya kaldığında yaşadığı, bedensel, duygusal ve zihinsel değişimlerle kendini gösteren bir uyarılmışlık halidir.
Kaygılı Olduğunuzu Nasıl Anlarsınız?



Fizyolojik Belirtiler:


aKan basıncı ve kalp atışı artar.

aNefes alış veriş sayısı artar.

aTerleme artar ama tükrük salgılaması azalır.

aMide ve bağırsak sorunları yaşanır.

aUyku düzeni bozulur (ya çok uyuma ya da hiç uyuyamama).

aBaş ağrıları sıklaşır.

aYorgunluk belirtileri ortaya çıkar.


Psikolojik Belirtiler:


aGerginlik

aHuzursuzluk

aUmutsuzluk

aÇaresizlik

aGüvensizlik

aYaşamdan zevk alamama

aKızgınlık ve öfke


Zihinsel Belirtiler:


aDikkat toplama ve sürdürmede zorluk yaşanır.

aAşırı uyarılmışlık hali görülür.

aUnutkanlık ortaya çıkar.

aOkuma, anlama ve düşünceleri organize etmede güçlük yaşanır.

aGerçekçi olmayan, acımasız inanç ve düşünceler üretilir.

Davranışsal Belirtiler:


aKaçma

aKaçınma

aErteleme


Sınav Kaygısı Nedir?



Sınav kaygısı, herhangi bir sınav öncesinde, sınav sırasında veya sınav sonrasında duyulan korku, endişe ve rahatsızlıktır.




aEyvah! Sınav yaklaşıyor, ben çalışmamı yetiştiremeyeceğim!

aBu sınavda başarısız olacağım ve herkes benim bir aptal olduğumu düşünecek!


aÇalıştığım halde kendimi yeterli görmüyorum!


aZaman kalmadı. Hiçbir şey bilmiyorum!


aSınav günü her şeyi birbirine karıştıracakmışım gibi geliyor!


aEğer bu sınavı kazanamazsam, ailemin yüzüne nasıl bakarım!


aKeşke çalışmak için daha fazla zamanım olsa!


aSınav gününü düşünmek beni hasta ediyor!

Bu ifadeler size tanıdık geliyor mu?


Cevabınız EVET ise


şu an başa çıkamadığınız bir kaygı yaşıyorsunuz.


Sınav Kaygısının Nedenleri Nelerdir?


1. Olumsuz düşüncelere sahip olma

“Moral bozucu bir pazartesi daha, neye elimi atsam bir aksilik çıkıyor, neden çalışayım ki nasılsa işe yaramayacak, Allahın belası Matematiği başaramıyorum, hiç şansım yok...”


2.Fizyolojik ihtiyaçların karşılanamaması

Uykusuzluk, dengeli beslenmeme, yorgunluk v.b.


3. Düzenli çalışma alışkanlığına sahip olmama



4. Görev ve sorumlulukları sürekli erteleme


5. Gerçekçi olmayan beklentiler içinde olma


6. Kendine zaman ayırmadan, sürekli ama sürekli ders çalışma

SONUÇ....


Sınavda başarılı olabilmek için hiç kaygı yaşamamak mı gerekir?

Elbette hayır!....


Her duygu gibi kaygı da kişinin yaşamını sürdürebilmesi ve yaşamdan doyum alabilmesi için gereklidir. Önemli olan, kaygıyı tamamen ortadan kaldırmamız değil, yaşadığımız kaygıyı belli bir düzeyde tutarak kendi yararımız için kullanabilmemizdir.

SINAV KAYGISIYLA NASIL BAŞEDEBİLİRİM?



1. Sınava planlı hazırlanın.


2 Olumlu düşünün.



UNUTMAYIN ! Duygularımıza yön veren, çoğu zaman düşünme biçimimizdir. Nasıl hissettiğimiz genellikle, nasıl düşündüğümüze bağlıdır. Olumsuz düşünme, kaygıyı beraberinde getirir.

a “Neden başarılı olamıyorum?” YERİNE “Daha iyi sonuçlar almak için ne yapmalıyım?”


a “Çalışmaktan nefret ediyorum!” YERİNE “Her şeyin bir bedeli var, hedefime yaklaşmama az kaldı.”


a “Sınavdan asla iyi bir sonuç alamayacağım!” YERİNE “Ben bu sınavı kazanabilirim...Başarabilirim.” diye düşünmelisiniz.




UMUDUNU KAYBEDEN HAYATINI KAYBEDER!

Bir kurbağa sürüsü ormanda ilerlerken, içlerinden ikisi bir çukura düşmüş. Diğer bütün kurbağalar çukurun etrafında toplanıp, çaresiz bir şekilde bakıyorlarmış.

Çukur bir hayli derin olduğundan, düşen arkadaşlarının zıplayıp dışarı çıkması mümkün gözükmüyormuş. Yukarıdaki kurbağalar, boşuna çabalamamalarını söylemişler arkadaşlarına: “Çukur çok derin. Dışarı çıkmanız imkânsız!..” Ancak, çukura düşen kurbağalar onların söylediklerine aldırmayıp çukurdan çıkmak için mücadeleye devam etmişler.

Yukarıdakiler ise hâlâ boşuna çırpınıp durmamalarını, ölümün onlar için kurtuluş olduğunu söylüyorlarmış.

Sonunda, kurbağalardan birisi söylenenlerden etkilenmiş ve mücadeleyi bırakmış. Diğeri ise çabalamaya devam etmiş. Yukarıdakiler de ona, çırpınıp durarak daha çok acı çektiğini söylemeyi sürdürmüşler.

Ne var ki, çukurdaki kurbağa onlara hiç aldırmadan son bir hamle daha yapmış, bu kez daha yükseğe sıçramayı başarmış ve çukurdan çıkmış. Arkadaşlarının ümit kırıcı sözlerine hiç kulak asmamış… Çünkü o sağırmış !

Siz de olumsuz düşünceli insanları sakın duymayın! Onların yüreğinizdeki umudu çalmalarına izin vermeyin...

3. Nefes egzersizi yapın.



Doğru ve derin nefes alma, bedenin en uç noktalarına kadar kanın ve oksijenin ulaşmasını sağlar ve böylece stresin yarattığı gerginliği azaltarak gevşememize yardımcı olur.

Uygulama



_ Sol elinizi göğsünüzün üzerine, sağ elinizi göbeğinizin hemen altına koyun.


_ Gözlerinizi kapatın.


_ Önce iyice nefes vererek ciğerlerinizi boşaltın.


_ Yavaş yavaş, ciğerlerinizi havayla doldurun. 4’e kadar sayarak havayı içinizde tutun.


_ 1,2,3,4 diye sayarak nefesinizi yavaş yavaş bırakın. Sağ eliniz, göğüs kemiklerinizin hareketli bir köprü gibi yana doğru açıldığını hissedecektir.


_ Egzersizi bir kez daha tekrarlayıncaya kadar mutlaka en az 4-5 normal nefes alın.


_ Bir iki kez daha derin nefes alma ve tutarak yavaş bırakma uygulamasını tekrarlayınız.


_ 4 kezden fazla üst üste bu egzersizi yapmayın, baş dönmesine neden olabilir.


4. Gevşeme egzersizi yapın.


Gevşeme, bedeninizdeki gerilimden sistematik bir şekilde kurtulmaktır. Gevşeme egzersizi ile bedeninizin neresinde en çok gerilim taşıdığınızın farkına varıp, bu kasları nasıl gevşetebileceğinizi öğreneceksiniz.

Uygulama


_ Şimdi kendinizi rahat hissedeceğiniz bir yere iyice ve rahatça yerleşin.

_ Gözlerinizi kapatın ve dikkatinizi önce kollarınıza ve özellikle ellerinize verin.

_ Şimdi ellerinizi yumruk yapın ve bunu yaparken el ve kollarınızdaki gerilime iyice dikkat edin.

_ Şimdi her iki elinizi de bileklerden, parmak uçları tavanı gösterecek şekilde bükün. Ellerinizin üst kaslarını ve kolunuzun üst tarafını kasarak iyice gerin. Gerilimi hissedin.

_ Şimdi gevşeyin ve kollarınızı eski pozisyonuna getirin.

_ Gerginlik ve gevşeme arasındaki farkı hissedin.

_ Uygulamaya; baş (önce geri, sonra öne ve daha sonra daire çizerek), boyun (kasılıp bırakılarak), omuzlar (yukarı doğru kasılıp çekilerek), sırt, karın, kalça (gerip gevşeterek), bacaklar (uzatıp gererek ve gevşeterek) ve ayaklar (parmak uçları kendine doğru yöneltilip kasılıp gevşetilerek) ile devam edin.

_ Her uygulamada, gerilme ve gevşeme arasındaki farka dikkat edilmelidir.

_ Gevşeme işlemini nefes egzersizi ile sonlandırın


devamı altta

mavigece
04-05-2008, 11:28 PM
BESLENME


Sınav dönemleri, öğrencilerde stresin en çok arttığı ve yeme davranışlarında bozulmaların da en sık rastlandığı dönemlerdir. Yeterli ve dengeli beslenme, bu dönemde stresle baş etmeyi sağlayan en önemli kaynaklardan biridir.


Özellikle sınav dönemlerinde mutlaka şunlara

dikkat etmelisiniz:



aSabahları mutlaka kahvaltı ederek güne başlayın.

Araştırmalar, sabahları düzenli olarak kahvaltı edenlerin dikkat düzeylerinin ve dolayısıyla başarı oranlarının da arttığını göstermektedir.


aÖğün atlamadan, az ve sık yemek yeyin.

Uzun süren açlık, dikkat dağınıklığına yol açar.


aÖğünlerde her besin grubundan yani et, süt, sebze-meyve, tahıl ve yağ grubundan mutlaka bulundurarak sağlıklı beslenme ilkelerine dikkat etmeye çalışın.

Doğru beslenme, aynı zamanda beyin gücünüzden maksimum düzeyde yararlanmanızı da sağlar. Yapılan araştırmalar özellikle bazı yiyeceklerin hafızayı olumlu düzeyde etkilediğini göstermektedir.

Zihinsel Yetenekleri ve Hafızayı Kuvvetlendiren Besinler

Omega 3 yağ asitleri:


Balık ve deniz ürünleri (özellikle uskumru, sardalye, hamsi ve somon gibi) ceviz, badem, soya filizi, kuru fasulye, soya fasulyesi, nohut, mısır, mısır unu, keten tohumu yağı, tatlı patates, marul, lahana, brokoli ve yeşil yapraklı sebzeler.

Fosforlu Yiyecekler:


Fındık, badem, yumurta, soya fasulyesi, et ve süt ürünleri.

Demir Açısından Zengin Yiyecekler:


Kırmızı et, kuru baklagiller, yumurta, pekmez, üzüm, koyu yeşil sebzeler, domates.

AYRICA...

Havuç: Hatırlama yeteneğini artırır.


Limon: Canlandırır ve algılama yeteneğini artırır.



UYKU DÜZENİ

Verimli ders çalışabilmeniz ve başarılı olabilmeniz için ez az beslenme kadar güne uykunuzu almış olarak başlamanızda ciddi yarar vardır.
Yaşamımızın üçte biri uykuda geçiyor. Uyku, yorulan ve yıpranan sinir sistemimizin bakıma alındığı bir dinlenme dönemidir. Uyumadan sağlıklı bir yaşam sürdürmek olanaklı değildir..
Laboratuvar çalışmaları uzun süre uykusuz bırakılan kişilerde önemli ruhsal ve bedensel sorunlar ortaya çıktığını gösteriyor.


a48 saat uykusuz bırakılan yüksek öğrenimli kişilerin ilkokul çocuklarına öğretilen matematik işlemlerini yapamadıkları görülmüştür.

a60 saat uykusuz kalan kişilerde boyun kaslarında güçsüzlük ve ellerde titreme görülüyor.

a90 saati aşan uykusuzluk durumundaysa kişi, hayaller görmeye

başlıyor, içinde bulunduğu zamanı ve nerede olduğunu bilemez hale geliyor.



Yine yapılan araştırmalarda, beynimizin algılama ve öğrenme kapasitesi ile uyku düzenimiz arasında yüksek bir ilişkinin olduğu, düzenli uyuyan öğrencilerin daha etkin öğrendiği ve hatırlama düzeylerinin oldukça yüksek çıktığı verisi elde edilmiştir.

UNUTMAYIN!

Uykusuzluk sorunu az uyumaktan değil, vaktinde uyumamaktan, hatta gereğinden fazla uyumaktan kaynaklanmaktadır.

DOĞRU UYKU STRATEJİLERİ

a Günde 6 – 7 saatten fazla uyumamalısınız.

aVücudun biyolojik saati göz önüne alındığında, uyku, saat 22.30-23.00 gibi gelir ve bu arada uyunmadığı takdirde uyku kaçar ve bir daha zor gelebilir.

aBu nedenle, uyku düzeninizin periyodik olmasına dikkat edin.

a Geceleri herhangi bir nedenle geç yatsanız bile sabahları vaktinde kalkıp güne başlayın.

aAsla tok uyumaya çalışmayın.

aUyku öncesinde kaslarınızı gevşetmeye çalışın.

aYatak odasını uyku dışındaki eylemler için kullanmayın. Örneğin, yatak odasında televizyon seyretmeyin.

aYatağa girdikten sonra uyku tutmazsa kendinizi uyumak için zorlamayın. Yataktan kalkıp aşırı efor gerektirmeyen bir işle uğraşın. Örneğin kitap okuyun, kısa süreli televizyon seyredin, müzik dinleyin.

aYatmadan önce ılık süt ya da ıhlamur içmeniz, ılık bir duş almanız uykuya daha çabuk geçmenizi sağlayacaktır.


SINAV STRATEJİLERİ


Kitapçığa Göz Atınız. Bu Size,


aKitapçığa hakim olmanızı,

aHeyecanınızın azalmasını sağlar,

aKesinlikle vakit kaybettirmez.


Sınava En İyi Olduğunuz Dersten Başlayın.


aSınav başında doğal olan heyecanınızı kolay

atlatırsınız,

aVakit kazanmanızı ve az zamanda çok soru
cevaplandırmanızı sağlar,
aMoral kazanırsınız.



Size Zor Gelen Sorularda Fazla Vakit Harcamayın.

aZor soru kesinlikle daha fazla puan
kazandırmaz. Bu nedenle size zor gelen
soruları en sona bırakın.


Vakit Kaybetmemek İçin Özel İşaretler Kullanın.


aHiçbir fikriniz olmadığı sorulara “X”

aCevabından emin olamadığınız ya da
o an çözemediğiniz sorulara “ ? ”
aÇözebileceğiniz fakat çok zaman alacak sorulara “ * ” gibi
işaretler koyabilirsiniz.

Testler İçin İpuçları


a Soru kökünü iyi okuyun. Soru kökündeki kalıp sözlere (bu parçada, aşağıdakilerden hangisi, buna göre gibi) değil, asıl sorulana odaklanın (vurgulanmak istenen, temel nedeni, değildir).


a Her soruda şıkların tamamını mutlaka okuyun.


a Soru hazırlayıcının bir sorunun cevabını içeren başka bir soru hazırlamış olup olmadığına dikkat edin. Bazı sorular diğerlerinin cevabını içerebilir.


a “Yukarıdakilerin hepsi” gibi bir seçenek varsa ve siz de iki doğru cevap bulduysanız, onu işaretleyip geçin. Bir seçeneğin yanlış olduğundan eminseniz “Yukarıdakilerin hepsi” seçeneğini hemen eleyin.


a Genellikle, doğru cevap diğerlerinden uzundur. Buna dikkat edebilirsiniz.


a Genelleme ifade eden cevaplar genellikle yanlıştır; “daima, asla, tamamen, sadece” gibi.


a Cevaplarınızı (çok iyi bir sebebi yoksa) değiştirmeyin.


a Olumsuz soru kökü varsa (değildir, değinilmemiştir, yoktur, söylenemez...) önce seçeneklere göz atmalısınız.

SON SÖZ


Bir güvercin, devamlı yuva değiştiriyormuş.

Yuvada zamanla oluşan koku, ona dayanılmaz geliyormuş. Akıllı, yaşlı ve deneyimli bir güvercinle konuşurken üzgün bir şekilde bu durumdan şikayet etmiş.

Şikayeti dinleyen güvercin başını birkaç defa sallamış ve şöyle demiş: “Her yuva değiştirdiğinde aslında hiçbir şey değiştirmiş olmuyorsun. Seni rahatsız eden koku, yuvadan değil, senden geliyor.

Kendini değiştirmelisin.”


İSTERSENİZ DEĞİŞEBİLİRSİNİZ!


BAŞARACAĞINIZ KONUSUNDA KENDİNİZE GÜVENİN.


EN BAŞARILI 90 ÖĞRENCİ

San Francisco Körfezi’ndeki bir okulda, okul müdürü üç öğretmeni çağırıp şöyle demiş:

“Siz üç öğretmen, sistemde en iyi ve en uzman kişiler olduğunuz için, doksan tane seçkin üstün zekalı öğrenciyi size vereceğiz. Bu öğrencilerin gelecek yıl da hızlarını korumalarını sağlamanızı ve çok şey öğrenmelerini bekliyoruz.”

Üç öğretmen, öğrenciler ve öğrencilerin anne ve babası bunun çok iyi bir fikir olduğunu düşünmüşler. O okul dönemi, hepsinin özellikle hoşuna gitmişti. Okul bittiği zaman öğrenciler bütün San Francisco Körfezi’ndeki diğer öğrencilere göre yüzde 20–30 daha başarılıydı. Yıl sonu geldiğinde müdür üç öğretmeni çağırıp onlara:

“Bir itirafta bulunmak istiyorum. En zeki öğrencilerin 90’ı sizde değildi. Onlar ortalamanın biraz üstünde öğrencilerdi. 90 öğrenciyi sistemden tesadüfen seçtik.”

Öğretmenler, doğal olarak öğrencilerde görülen başarının kendi istisnai öğretme becerilerine bağlanması gerektiği sonucuna vardı.

“Bir itirafım daha var.” dedi müdür: “Siz de en parlak öğretmenler değilsiniz. İsimlerinizi bir şapkanın içine doldurduğum kâğıtların arasından rastgele seçtim. SİZ İNANDIĞINIZ İÇİN BAŞARILI OLDUNUZ.”

muratinsankaynaklari.com/TR