PDA

Orijinalini görmek için tıklayınız : Ergenlik dönemi



9 ŞUBAT
02-11-2007, 03:07 PM
Ergenlik dönemi
Ergenlik dönemi nedir?kime ergen denir?

12-20 yaş arası ergenlik dönemi olarak adlandırılır. Ortalama olarak kızlar erkeklere oranla iki yıl kadar önce olgunlaşmaları nedeniyle bu dönem ülkemizde kızlarda 10-12 yaşları arasında erkeklerde 12-14 yaşları arasında başlar. Ergenliğin sonuna doğru bu farkın kapandığı görülür. Sosyoekonomik koşullar, iklim ergenliğin başlangıcında etkili olmakta olgunlaşmanın geç ya da erken olmasına neden olmaktadır.

Ergenlik dönemi genel özellikleri nelerdir?

A. Ergenlikte benlik kavramı anlayışı-ergenin ben olarak nitelediği herşey-ergenin ben olarak nitelediği herşedir.Kendini nasıl algıladığıdır.Önemli olan ergenin kendini sevilebilir ve kabul edilebilir olarak kabul edilmesidir.Bu dönemde ergenin benlik arayışı kriz şeklinde kendini göstermektedir. Ergen ben kimim sorusuna 5 aşamada cevap bulmaya çalışır;

Bu arayış 5 aşamadan oluşur.

1.keşfetme süreci

2.Farklılıklarını fark etttiği süreç-kıyaslamalar

3.Özdeşme süreci-beğendiği özelliklerine sahip kişilerle özdeşim kurarlar.

4.Rol oynama-beğendiğimiz kişilik özellikleri bize ne kadar uygun diye rol oynarız.

5.Uygulama-bunu da ergenin uygulamaya koyma tarzı önemlidir.ve bu tarzın tutarlı aktarılması önemlidir.

B.Ergenlik bu kimlik arayışının fırtınalı ve sert bir şekilde yapıldığı zor bir dönemdir.

B. Ergenlik dönemi çocuğun hayatında, bedenin yetişkine dönüşmek üzere değişimler geçirdiği bir dönemdir. Bu değişimler başlamadan önce anne-babanın çocukla konuşması ve çocuğu bilgilendirmesi son derece önemlidir. Çocuk bu fiziksel değişimlere hazırlıklı değilse, bunlardan dolayı korkuya kapılabilir ve vücudunda önemli sorunlar olduğunu düşünebilir. Çocukların olabilecek değişimleri ve bunların da son derece normal değişimler olduğunu önceden bilmesi çok önemlidir.Ergenlik sadece yaşın bir yaş ilerlediği bir dönem değildir. Bu dönem bedensel değişimin de yoğun olarak yaşandığı bir dönemdir. Ses kalınlaşır,boy uzar, beden kıllanır,kas ve yağlanmalar oluşur. Ergen aynaya baktığında karşısındaki kişiyle hissettiğinin farklı olduğunu görür. Çoğu zaman ebeveynler meydana gelen bedensel değişimden ötürü çocuklarına çocuk gibi değil de yetişkin olarak davranırlar ancak karşılarındakinin henüz bir yetişkin olmadığını ve 14-15 yaşlarındaki çocuklar olduğunu unutmamalıdırlar.Bazı çocuklar arkadaşlarında değişim olmadığı halde kendilerinde değişim olmasını anlayamamaktadırlar.bu çocuklara da ebeveynlerin ergenlik dönemine diğer çocuklara göre erken ya da geç girmenin normal olduğunu anlatmaları gerekir.

D Ergenlik döneminde bedensel değişime ek olarak duygusal değişimler de görülmektedir.bu dönem aileler için olduğu kadar ergen için de zorlu bir süreçtir. O zamana kadar anne-babası hayatının merkezi olan çocuk ergenlik dönemine girmesiyle beraber hayatının merkezine arkadaşlarını alır. Onların tarafından kabul görmek ve istenmek ergen için çok değerlidir.ergen ebeveynlerinden bağımsızlaşma mücadelesine girişir ve ailenin bu mücadeleye olan tavırları ergenin tepkisinin ne derece sert olabileceğini belirler. Ebeveynler bu süreçteki bağımsızlaşma mücadelesinin normal ve sağlıklı olduğunu bilmelidirler ve bu süreçte sabırlı olmalı ve ergenle gereksiz inatlaşmaya girmemelidirler. Yine bu dönemde li ergenin ruh halindeki ani değişimler anne babayı kaygılandırmaktadır. Anne baba bir gün dünyanın en iyi anne babasıyken diğer gün tam tersidir ergen için.anne baba bu gibi durumdan bu durumun nomal olduğunu ve hormonel değişikliklere bağlı olduğunu ve geçici olduğunu bilmelidir ve ergene de açıklamalıdır.

Ergenler bu dönemde ani öfke patlamaları sergileyebilir, gereksiz inatlaşmalara girebilir. Anne babalarının hiçbir şey bilmediklerini söyleyebilerek onları küçümseyebilirler. Ailenin sergileyeceği tavır çok önemlidir. Burada önemli olan karşınızdakinin değişime ayak uydurmaya çalışan bir çocuk olduğunun bilincinde olmak ve ergenlik dönemiyle ilgili bilgi sahibi olmaktır. Ve karşınızdakinin çocuk olduğunu düşünerek kim haklı çıkacak veya benim dediğim olacak ben anneyim ya da babayım diye diretmektense durumu sakince değerlendirmek ve ergene de aynı sakinlikle yaklaşmaya çalışmaktır.

E.Ergenin bu dönemde dünyayı algılama kabiliyeti soyuttan somuta doğru geçer. Ergen geleceğiyle ilgili planlar yapmaya ve dünya içinde kendine yer edinme mücadelesine girmeye ;kendine ,çevresinde olup bitenlere ve dünyayı algılamaya çabalar. Dünyayı ve çevresini ve kendini algılayışı yine bu dönemde daha fırtınalı olacaktır. Ergen için siyah ya da beyaz vardır. ya hep ya hiçler vardır. orta yolu bulmak ya da ortalarda yer almak pek ergene göre davranışlar değildir.

Ergen için odası en özel alandır ve diğerleri tarafından müdahale edilmesini istemez. Odasını kendi istediği gibi düzenler ve korur. Odasına izinsiz girilmesinden ve ‘odanı topla’ denmesinden hoşlanmaz. Ve bu konuda orta yolu da tercih etmez. Ve ailesiyle odasının düzeni yani kendi kişisel dünyasını istediği gibi korumak adına mücadeleye girişir.

ERGENLİK BÖYLESİNE ZOR BİR DÖNEMDİR DOĞASI GEREĞİ ANCAK DİĞERLERİ BU ZORLUĞU ARTTIRABİLİR YA DA AZALTABİLİR. DİĞERLERİ DİYE BAHSETTİĞİMİZ ERGENİN DIŞINDAKİ DİĞER İNSANLARDIR.

ERGENLİK DÖNEMİNİ ZORLAŞTIRAN EBEVEYN MODELLERİNİN ETKİLEŞİM ÖZELLİKLERİ

1.Belirsiz iletişim: çocuğa doğrudan göz teması olmadan,izlenmesi güç olan bilgi vermek ve bunun izlenmesini imkanız kılmak.
2.Ergenin başarısını övmede umutsuzluk
3.Ergenin davranışlarını gözleme ve değerlendirmede başarısızlık
4.iletişimde samimiyetsizlik
5.vaaz verme,öğüt verme
6.suçlayıcı,iftira atıcı tutumlar
7.iletişimin sert ve iğneleyici olması
8.tutarsız,beklenmeyen,aşırı sert cezalandırma
9.boş tehditler
10.felaketleştirme-oks den iyi bir puan alamazsan geleceğin biter vb
gibi.

Önemli olan samimi,açık ve net iletişim. Hissettiklerini söyleyeceğiniz,yapıcı eleştirilerde bulunmaktır.göz kontağı kurmak ve fiziksel temasta bulunmanın yanı sıra sınırlarını bilmek de önemlidir.

AİLERİNE SÜREKLİ HAYIR DİYEN, KARŞI GELEN VE KARŞIT OLAN ÇOCUKLARLA İLGİLİ NELER SÖYLENEBİLİR?

Bu çocukların aileleri ciddi olmadıkça uygunsuz davranışa aldırmayabilirler, açık kısa net ve anlaşılabilir komutlar vermelidirler. Bir kerede tek bir görev vermelidirler ve bu görev ya da sorumluluk çocuğun yaşına, duygusal ve bilişsel zekasına uygun olmalıdır. Ve elbette motor becerilerine.verilen görevin uygulanabilirliği test edilmeli ve uygulanması sağlanmalıdır. İstenilen davranışları ödülledirilmeli ve ergen bunun farkında olmalıdır. Olumlu dikkat sağlanmalıdır.

Puan sistemi uygulanılabilir: örnek
Odasındaki kirli sepetine kirlilerini atmak 10 puan
Kitaplarını masanın üzerine dizmek 15 puan
Gittiği yerden vaktinde dönmek 25 puan
Telefonda 15 dakikadan fazla konuşmamak 10 puan gibi

Ardından puanları harcayabileceği yeni bir puan değerlendirmesi yapmak:
1 saat tv

izlemek 50 puan
arkadaşlarıyla sinemaya hafasonu gitmek 100 puan gibi
kurallar:
1.hedeflenen puanlar çocuğun yaşına,zekasına,motor becerilerine uygun olmalı
2.puanlar arasında büyük farklar olmamalı
3harcanacak puanlar günlük ve haftalık olmalı
4.puanlar ilk hafta kırılmamalı ancak ikinci hafta istenilen davranış yapılmıyorsa o davranışın değeri kadar puan kırılmalıdır.
5. 6-8 hafta arasında sürmelidir.
Bunların dışında aileler ergeni diğerleriyle kıyaslamamalıdırlar. Onlara kendilerini sağlıklı bir biçimde ifade edecekleri kendilerini güvende hissedecekleri ortamı sağlamalıdırlar.
Kendini hissettiren disiplin en iyi disiplindir.

Ebeveynler birbirleriyle de sağlıklı iletişim kurmalıdır ve kendi olumsuz duygu ve düşüncelerini, geçmişten gelen hayalkırıklıklarını ergene yüklememelidirler. Kendileriyle ilgili sağlıksız tutumlarıyla başaçıkmak zorundadırlar. Yapamıyorlarsa bir uzmandan yardım almalıdırlar. Aile içi çatışmlar çocuklara da ergenlere de zarar verir.

Çocuk yetiştirme tutumlarını gözeden geçirmeleri gerekir.

Temel kurallar:
Asla gereksiz çatışmalara girilmemeli.
Hayır kelimesini kullanırken cimri davranmalı ve ciddi durumlarda kullanmalı.
Ergenle arkadaş olmanın yanı sıra anne-baba olmak ve ergen için daima sığınacak liman olmak yani ergene verilecek mesaj; seni seviyorum ve ne yaparsan yap bu asla değişmeyecek.biz anne ve baban olarak her zaman senin yanındayız ve sen istediğin sürece bu böyle olacak mesajı vererek açık anlaşılabilir net bir mesaj sunmak en önemli emel kurallardır.


Psikolog Armağan P. ADANAR

9 ŞUBAT
17-12-2007, 02:33 PM
Kızım 8. sınıfa gidiyor. Sık sık kendinden geçiyor ve sorularımıza garip cevaplar veriyor. Ne yapmalıyız? Gül O./Bursa

Anadolu Sağlık Merkezi'nden Uzman Klinik Psikolog Sevil Usanmaz, bu dönemde gençlerin yaşadıklarıyla ilgili şunları söyledi: "Yetişkinliğe doğru ilerleyen, duyguları dalgalanan, düşünceleri değişen, sosyal çevreye gereksinim duyan gençler bu dönemde arkadaşlıklarını çok fazla önemser. Anne-baba, onlar için ikinci planda kalır. Hatta anne-baba beğenilmez, eleştirilir. İnatlaşmalar söz konusu olabilir. Genç, annebabasını en sert şekilde eleştirir ve kırarken duygusal dalgalanmasından dolayı kısa bir süre sonra onlara ihtiyaç duyabilir ve yanında olmalarını ister. Zorda kaldığında en önce anne-babası aklına gelir." Usanmaz, bir ergenin uzman desteği alması gereken durumları şöyle sıraladı:

* Gencin içe kapanma dönemi uzun, duygu dalgalanmaları şiddetliyse...

* Huy değişikliği tam zıt şekilde olmuşsa yani hayat dolu bir genç, birden tamamen içine kapanmışsa...

* Ders başarısı beklenmedik şekilde düşmüşse...

* Eve gelişindeki gecikme artmışsa, uyku ve öfke sorunları varsa...


sabah .

9 ŞUBAT
16-03-2008, 02:32 PM
ERGENLİK DÖNEMİ I

Havighurst’a göre Ortaöğretim ergenlik dönemindeki öğrenciler aşağıdaki psiko-sosyal durumdadırlar. Öğretmenlerimiz, öğrencilerin içinde bulundukları bu zihinsel durumu dikkate alarak eğitim-öğretim faaliyetlerini düzenlemelidirler.

1-Sosyal davranışları geliştirmeye devam etme
2-Bir yetişkin erkek yada kadın sosyal rolünü edinme
3-Yetişkinlerden bağımsız , kendi duygusal özerkliğini elde etme.
4-Bir mesleğe doğru yönelip , hazırlanmaya başlama
5-Evliliğe ve bir aile kurmaya hazırlanmaya başlama
6-Toplumsal sorumluluklar almaya istekli olma ve toplumsal görevlerini yerine getirebilme

Kalıtım, çevre ve zaman etkileşiminin yanı sıra gelişimde önemli olan üç temel ilke daha bulunmaktadır. Bu ilkelere göre ;

a)gelişim yordanabilir bir sıra izler
b)gelişimde bireysel ayrılıklar bulunmaktadır
c)yaşamın değişik dönemlerinde farklı türden gelişmeler önem kazanmaktadır.

1-ERGENLİK DÖNEMİNDE
BEDENSEL BÜYÜME VE GELİŞME


Çocukluk döneminde göreceli olarak yavaşlayan bedensel büyüme ve gelişme , ergenlik döneminde yeniden hızlanarak , bu dönem sonunda yetişkinlikteki yapısına ulaşır.

Genç için hızlı bir gelişim sürecine giren ergenlik dönemi, oldukça çalkantılı bir dönemdir. Gençler ne “yetişkin” ne de “çocuk” olarak kabul edildikleri bu geçiş dönemine uyum sağlamakta güçlük çekerler. 11-12 ile 17-18 yaşları arasında kaplayan ergenlik döneminde fizyolojik ve hormonal değişiklikler kendini gösterir. Cinsiyet hormonların salgılamaya başladığı ve bu hormonların vücuttaki öteki hormonlarla birleşmesi , kemik ve kaslardaki büyümeyi hızlandırır. Kızlarda ergenlik dönemine girildiğinin belirtisi, adet kanamasının görülmesidir. Bu duruma göğüslerdeki büyüme de eşlik eder. Erkeklerde ise kızlardaki gibi ergenlik döneminin başlamasının açık bir belirtisi bulunmamaktadır. Ancak vücutta kıllanmanın , cinsel organlarda büyüme ve sperm üretiminin başlaması , ergenlik çağına geçiş işaretleri olarak kabul edilmektedir. Ortalama olarak , ergenlik dönemine kızların 11-13 , erkeklerin 13-15 yaşları arasında girdikleri kabul edilmekle birlikte , bu dönemin kesin sınırları yoktur. Kuramsal olarak dönemin ortalarına gelindiğinde kızların hemen hepsi , erkeklerin ise büyük bir kısmı ergenliğe ulaşırlar. Ergenliğe ulaşma yaşına bağlı olarak bedensel görünüm de değişikliğe uğramaktadır. Ergenlik öncesi çocuk görünümündeki bedensel yapı ergenlik sonrası bir yetişkin görünümüne sahip olur. Kızlar , genel olarak erkeklerden daha önce ergenlik dönemine girdiklerinden , 11-12 yaşlarında boyca ve kiloca erkekleri geçerler. Ancak 16 yaşlarına varıldığında , durum yine eski haline döner ve erkekler kızlardan daha uzun ve ağır olur.
Geç ya da Erken Olgunlaşma
Ergenlik çağında oldukça hızlı olan bedensel gelişim hızı bazı bireysel farklılıklar gösterir ve aynı yaşlardaki gençlerin fiziksel görünüşlerinden büyük farklılıklara yol açabilir. Bu dönemde gençlerin dış görünüşleri , benlik algılarını büyük ölçüde etkiler. Özellikle orta son , lise birinci sınıflardaki öğrencilerin fiziksel yapıları arasında büyük farklılıklar göze çarpar. Aynı yaşlardaki öğrencilerin bazıları uzun boyları , gelişmiş yapılarıyla bir yetişkin görünümün delerken ; bazıları çelimsiz yapıları , kısa boyları ile bir ilkokul öğrencisi görünüşündedirler. Gerçekten de ortaöğretim kurumlarının dışında hiçbir okulda , aynı yaşlardaki öğrenciler arasında , böylesine çarpıcı farklılıklar dikkati çekmez.

Aynı yaşlardaki gençlerin , fiziksel gelişme açısından birbirinden büyük farklılıklar göstermeleri onları nasıl etkilemektedir. ?
Bu soru birçok psikoloğun dikkatini çekmiş ve araştırma konusu olmuştur. Bu konuda yapılan araştırmalardan elde edilen genel bulgu, “beden imgesi”’nin yani bireyin kendi bedenini algılama biçiminin , geç yada erken olgunlaşmaya bağlı olarak , kızları ve erkekleri farklı biçimlerde etkilediğini göstermektedir. Söz konusu araştırmalar ile ilgili bulgular şöyle özetlenebilir. ( Biehler ve Snowman 1983; Sprinthall ve Sprinthall, 1977)

·Erken olgunlaşanlar (EO) ile geç genç olgunlaşanlar (GO) arasında zeka bölümü ve sosyal ekonomik düzey açısından anlamlı bir farklılık bulunamamıştır. Bununla birlikte üst sosya ekonomik düzeyden gelen ve yüksek zeka bölümüne sahip çocukların daha erken olgunlaştıklarını gösteren bazı araştırma bulguları da bulunmaktadır.
·EO erkek çocuklar , akranları tarafından daha çok ilgi görmekte ve lider olarak kabul edilmektedirler. Daha dışa dönüktürler, karşı cinsle daha fazla ilgilidirler ve kültürel normlara daha kolay uym sağlarlar. ( Ancak bu özellikler alt sosyal ekonomik düzeyde , orta ve üst sosyo ekonomik düzeye oranla daha yaygındır. )
·GO erkek çocukları yaşıtları arasından pek popiler değillerdir. Ancak daha enerjik ve hareketlidirler. Dikkatleri üzerine toplayacak türden davranışları da daha sık gösterirler.
·EO kız çocuklarını , yetişkinlik dönemlerinde yaşıtları ile karşılaştırdıklarında daha çekingen oldukları gözlenmiştir. Sosyal ve kişisel özellikleri açısından da ortalama düzeyin altında bir görünüm sergilemektedirler. Ancak orta ve üst sosyo ekonomik düzeyden gelenlerin , alt sosyo ekonomik düzeydekilere oranla kendilerine olan güvenleri daha fazladır.
·GO kız çocukları kendilerine daha güvenli , daha dışa dönük ve yaşıtları arasında daha fazla benzerlik göstermektedirler.

1-Bedensel Yapıların Ergenler Üzerindeki Etkileri
Ergenlik çağındaki gençlerin yaşadıkları evlerin çoğunda dikkati çeken tartışma konularından biri , gençlerin ayna önünde geçirdikleri zamandır. Sürekli dış görünüşü inceleyerek saatlerce saçına şekil vermeye çalışan , yüzündeki sivilceyi örtmek için uğraşan gençlerin benzer davranışları , ailenin diğer üyelerinin zaman zaman sabırlarını taşırarak öfkelenmelerine neden olur.

Ergenlik döneminde ortaya çıkan düşünce sisteminde ve duygusal yapıdaki değişikliklere bağlı olarak gençler dikkatlerini kendi üstlerine , öteki dönemlere oranla çok daha fazla yoğunlaştırırlar. Çevrelerindeki hemen herkesin de kendileriyle ilgilendiklerine inanırlar. Onlara göre giysilerindeki bir uygunsuzluk , görünüşlerindeki bir değişiklik çevrelerin hemen dikkatini çekecektir. Ergenlik çağına has bu “ben merkezci” düşünce yapısı beraberin, ergenlik çağındaki gençlerin az ya da çok hemen hepsinde gözlenen , dış görünüşlerinin yeterince iyi olmadığına ilişkin kaygıları da getirir. Önceki gelişim dönemlerinde pek şikayetçi olmadıkları boyları , kiloları ciltlerindeki bozukluklar gibi birçok şeyden yakınmaya başlarlar. Ergenlik döneminde , çocukluk dönemlerinde rastlanmayan bir hızla beden yapısındaki oranlarda , dış görünümünde değişiklikler ortaya çıkar. Ana-babaları , öğretmenleri kendilerine karşı uygun tutumlar gösteren ergenlik çağındaki gençler , kendilerinde olan değişmeleri kolayca kabullenebilirler. Ancak gençlerin hepsi çevrelerindeki yetişkinlerden destek almaya aynı şansa sahip değillerdir ve bedenlerindeki hızlı değişme ayak uydurmakta güçlük çekerler. Bazıları “ çevre tarafından kabul edilebilmek için, en önemli şey dış görünüştür” gibi hatalı düşüncelere kapılırlar. Kabul görmek için , dış görünüşlerini , reklamlarda , filmlerde , gençlik dergilerinde gördükleri yada akranları arasında popüler olduklarını düşündüklerini modellere benzetmeye çalışırlar. Bununla birlikte bu çaba genellikle geçicidir; gençlerin çoğu ergenlik dönemlerinin sonlarına doğru ben merkezci düşünceden de sıyrılmalarına bağlı olarak ve göreceli olarak daha bağımsız ve daha tutarlı bir dış görünüşü benimsemeye başlarlar.

Olumlu bir beden imgesi geliştirmek oldukça uzun bir zaman ve deneyim gerektirmektedir. Ergen , değişik kalıp ve tutumları deneye deneye , çocuklardaki kimliğinden daha farklı bir benlik kavramı geliştirmeye başlar.“Bireyin kendisi, fiziksel ve sosyal çevresiyle olan etkileşimleri sonucu sahip olduğu kendine ait birtakım duygu, değer ve kavramlar sistemi” olarak tanımlanabilecek benlik kavramının, birey tarafından olumlu olarak algılanmasının ve algılanan benliğin kabul edilmesinin ruh sağlığı üzerindeki önemli büyüktür.( Kılıçcı, 1989 ) Olumlu bir benlik kavramına sahip olmada beden imgesinin olumlu olmasının da önemi büyüktür.
Yapılan araştırmalar kızlarda fiziksel olrak çekici olma ; erkelerde atletik bir vücut tapısı ile olumlu benlik algısına sahip olma arasında olumlu ilişki olduğunu göstermektedir. ( Lerner ve Karabenick, 1974 ) Olumsuz bir beden imgesine sahip olan , örneğin çok kilolu ergenler , olumlu bir benlik geliştirmede sorunlarla karşılaşmaktadırlar.

devamı alttadır.

9 ŞUBAT
16-03-2008, 02:33 PM
Olumsuz bir beden imgesi , yani gencin kendini güzel / yakışıklı olarak algılamaması , benlik kavramının da olumsuzluğuna yol açmaktadır.?
Bu soruya verilebilecek bir yanıt “ bu durumun nedeni gençlerin dış görünüşünden değil, davranışlarının niteliğinden kaynaklanmaktadır.” Biçiminde başlayabilir. Gençlerin dış görünüşlerinden değil, davranışlarının niteliğinden kaynaklanmaktadır” biçiminde başlayabilir. Gençlerin dış görünüşlerini beğenmemeleri dış görünüşleri yüzünden “alay edilecekleri” korkusuyla arkadaş gruplarına katılmaktan kaçınmaları, bir süre sonra onların arkadaş grupları tarafından da unutulmaya başlamalarına yol açabilir.
Ancak genç artık aranmamaya başlanmasını, davranışlarına değil de dış görünüşüne bağlayabilir. “Dış görünüşüm nedeniyle hiç kimse benden hoşlanmıyor, bu yüzden beni aramıyorlar” biçimindeki mantıkdışı / irrasyonel bir düşünce biçimi, beraberinde başka bir mantık dışı düşünceyi getirebilir. Genç “hiç kimse benden hoşlanmıyor, beni sevmiyor , o halde ben sevilmeye değer bir insan değilim..” biçimindeki yanlış sonuçlara varabilir. Böyle hatalı bir mantık işleyişi , bireyin kendini değersiz olarak görmesi sonucuna yol açabilir. Böylece de benlik kavramının olumlu olması güçleşir. Aslında temelde olumsuz beden algısından kaynaklanan “reddedilme korkusu” bazen çok ciddi boyutlara ulaşarak , gencin tamamiyle içine kapanıp , bütün sosyal etkinliklerden kaçınmasına kadar uzanabilir.
Orta Dereceli Okul Öğretmenlerine Öneriler
Her gelişim döneminin beraberinde getirdiği , organizmanın uyum sağlamasını ve özümsemesini gerektiren değişiklikler vardır. Uyum sağlanması gereken değişiklikler , ergenlik döneminde en üst düzeye ulaşır. Bu dönemde gencin gencin çevresindekilerden destek sağlanmaması kendisinde oluşan değişiklikleri özümlemesini zorlaştırır.
ERGENLİK II

Ergenlik döneminde fiziksel değişme ve gelişmelerin hızlı olduğu vücut hatlarının netleşmeye başladığı ,yine vücudun kıllanmaya başladığı, duygusal yaşantıların yoğunlaştığı bir ara dönemdir. Kendi kendine ben kimim, kime benzemeliyim, başkalarına nasıl görünmeliyim gibi sorular sorduğu dönemdir.

Ergenlik döneminde başarılması gereken gelişim görevleri:
1)Cinsel rolü kabullenme : ona göre davranışlar geliştirme
2)Duygusal bağımsızlığını kazanma , kendi başına karar verebilme
3)Arkadaşlık yeteneklerini geliştirebilmesi
4) Çatışan değerleri uzlaştırma
5)meslek seçimini yapabilme
6)öz kimliğine ulaşabilme ve bunu kabullenme

Ergenliğin ilk yıllarında birey ne çocuktur nede gençtir. Ergenliğin ilk yıllarında kişi çelişkili tutarsız davranışlar ortaya koyarken ergenliğin son yıllarında daha tutarlı ve belirgin davranış örüntüleri geliştirmeye başlamıştır. Eğer bir kimse bebeklik çağından başlayarak ergenlik yıllarına kadar getirdiği kişilik yapısında temel güven duygusu yerine suçluluk, başarı yerine yetersizlik duygusuyla yoğrulmuş bir benlik geliştirdiyse bu yapı ergenlik çağının doğal bunalımları sırasında çok fazla zorlanacaktır.
Ergenliğin ilk yıllarında anne ve baba çocukları hakkında genellikle şöyle konuştukları görülmüştür. Asi ve hırçın, evde huysuz, durgun ,dalgın, sorumsuz, kendi başına buyruk, alıngan, karamsar vs.
Bu olumsuz davranışlar benlik yapısının bir zorlama karşısında bulunduğunu göstermektedir.
Bu zorlanmaların daha çok bağımsızlığa duyulan gereksinmenin artışından ve cinsel uyanıştan kaynaklandığı söylenebilir.
Vücut enerjisinin büyük bir kısmını cinsel büyüme ve olgunlaşmaya sarf ettiğinden ergenin büyük bir kısmını cinsel büyüme ve olgunlaşmaya sarf ettiğinden ergenin dengeli beslenmesi gerekir. Ergende açlık dürtüleri sık hissedildiğinden bunu bastırmak için abur cubur yeme eğilimi artmaktadır. Bazı çocuklarda ergenliğin ilk yıllarında yüz ve bedenin bazı kısımlarının simetrisini kaybetme görünümünün geçici olacağı konusunda çocukların kaygısı giderilmelidir.
Ergen yıllarında görülen ve çocukların çok şikayet ettikleri terlemelerin sağlıksız işareti olmadığın ama beden temizliği yönünden özen ve itina isteyen bir durum olduğu konusunda onlar bilinçlendirilmelidir. Bazı ergenlerin gelişen bedenlerinin utanç veya psikolojik rahatsızlık duymaları mümkündür. Bunun sonucu onlarda sakarlık artmakta, kambur oturma, kartal yürüme gibi alışkanlıkları gelişmektedir.


Kimlik duygusu genç yetişkinlik yıllarında şu gelişim görevlerinin etkisi altında bireyde yerleşme olanağı bulabilmektedir.
1)aileden bağımsız olma duygusunun yerleşmesi
2)duygusal çelişkileri kabul edebilmeyi öğrenme
3)oterite ile ilgili ilişkileri düzenleyebilme
4)cinsellikle ilgili psikolojik olgunlaşmaya ulaşma
5)kendini güvende hissetme
Topluma ters düştüğü halde ona yabancılaşmayan yada topluma baş kaldıran gençler alkol ve uyuşturucu madde alışkanlığı içinde ya güçsüz benliğinin kendine verdiği acıyı unutmaya çalışmakta yada aşırı bireyselleşme çabası içine düşmektedirler.
Bedensel gelişmede değişiklikler:

Boy uzaması, ağırlığın artması, yüzde sivilcelerin olması, hormonların yoğun çalışmasına bağlı olarak:sık terleme, keskin koku, ses değişmesi. kızlarda melodili bir hal alır. Erkeklerde ses çatallaşır.

ERGENİN KİŞİLİK GELİŞİMİ


Bağımsızlık arayışı içindedir. Grubun beğenisini kazanmak önemlidir. Kimlik arayışı içindedir. İlgi çekmek ister.
Duygusal Gelişimi: Bencildir hem de fedakardır. Bir lidere körü körüne boyun eğerken diğer yandan yetişkinlere isyan eder. Karşı cins tarafından beğenilmek ister.

ERGENLİK DÖNEMİDE KARŞILAŞILABİLECEK SORUNLAR


Ergenlerin en hassas olduğu nokta güç kullanarak hükmedilmeye çalışılmasıdır. Ergen anne ve babalarından büyüdüğünü kabul etmelerini ne bu konuda tutarlı davranmalarını bekler. Böyle durumlarda ergen kendini anlaşılmamış ve engellenmiş hisseder. Bu dönem yoğun bir eleştirme, inceleme, karşılaştırma dönemidir. Kardeşler arası çatışma yaşar. Kardeşlerinden kendilerini anlamalarını büyüdüklerini fark ederek saygı göstermelerini beklerler. Anne babalar ergenlik döneminde çocuklarının kendilerinden uzaklaştıklarını hissederler ve üzülürler. Aslında ebeveynlerine her zamankinden daha fazla bağlıdır.
Başarı ergenlik döneminde düşebilir. Nedeni dağılan bilgiyi toparlayamamak , ders çalışmak için gerekli motivasyonu sağlayamamaktır. Sürekli hayal kurmaktan, kendilerini verememekten şikayet ederler. Ancak nedenini anlayamazlar. Ergenler ilgi odağı olmaktan hoşlanırlar. Ergenler heyecanlı ve acelecidirler. Öğretmenlerde kişilik ve bilgi birikimine dikkat ederler.

http://www.odevcin.net