Giriş

Orijinalini görmek için tıklayınız : Panik Atak Net çözüm



yigitemail
21-03-2008, 05:38 AM
öncelikle saygı ve sevgilerimi sunarım
real age diye bir sitede panik atakla ilgili bir konu açılmış
maille bildirdiler merak edip açtım ve insanların çaresizliğini gördüm
önce ilk mesajı yazdım belli bir süre sonra ikincisini yazdım ikinci mesajımı yazar yazmaz aslında bu tecrübelerimi başkalarınada bildirmem gerektiğini düşünerek
burada bu konuyu açmaya karar verdim



ilk mesajım :

panik ataklık durumu şeytanın insanı vesvese ile karışık düşüncelere ve korkulara yöneltmesidir,
kişi eğer kendini bu düşüncelere ve korkulara kaptırıp bu düşünceleri kafasından savmazsa bir kısır döngüye girer.
ilaçlar sadece vücudu gevşetir başka hiçbir işe yaramaz kişi kendini gevşetmeyi öğrenirse onada gerek kalmaz telkinde
bu konuda çok önemli telkin yanlış düşüncelerin doğru ve iyi düşüncelerle yenilmesidir özellikle
dua ve ibadet insanı korur...düşünceler bazen aklınıza gelse bile gülüp geçersiniz...en büyük önerim ise
Kuran meali okumak Allah kişiyi bilinçli bir insan yapıcaktır..saygı ve sevgilerimle

ikincisi:

tatile gittiniz bir oteldesiniz sabah kalktınız güneş ışıl ışıl
iyice gerindiniz ve kendiniz çok iyi hissediyorsunuz
içinizden oh be artık tamamen atlattım geçti giti bomba gibiyim diyorsunuz
arkadaşlarınızla sahile indiniz neşeli bir şekilde suda oynuyorsunuz
atlatmış olmanın sevinciyle neşeniz kat kat artıyor ama ne oldu birden başladı nereden çıktı
bu şimdi keyfiniz kaçtı ve sudan çıktınız ve kaosunuz tekrar başladı
gerildiniz kafanıza ağrılar girdi boynunuza uyuşma girdi aklınıza acaba felçmi gecitiricem korkusu
girdi gitgide korkularınınza yeni korkular eklendi
kendinizi farkında olmadan ne hale soktunuz
ve bu senaryo bir çok yerde başınıza geldi mesela çok önemli bir iş görüşmesinde ...

....daha önce panik atağın şeytanın vesvese yoluyla insanın
kafasını karıştırdığını belirtmiştim
yalnız ilave etmek istiyorum maneviyatınızı güçlendirmenin dışında
bir psikologdan yardım alırsanız iyi olur çünkü panik atak olan kişi
bir labirentte çıkış bulamayan durumdadır eğer psikolog konusunda iyiyse
sizi labirentin üstünden görüp eksiklerinizi ve yanılgılarınızı farkedecektir
iyi bir telkin ve gevşeme öğreticisi olucaktır labirentin çıkışın size gösterecektir
tabiki içinizdeki azim ve kendine güveniniz bunu aşacağınızı hissettiriyor gereksiz
görüyorsunuz fakat psikologtan yardım almanız ve dininizi kuvvetlendirmeniz size zaman kazandıracaktır
sadece ilaç konusuna gerek yok derim sadece acil durumda gevşeme için gerekli olabilir
zaten gevşemeyi öğrenmeniz gerekli
sakın bu tür başvuruların sizi bir eksikliğe yol açacağını
zayıf bir insanmış gibi olacağınızı sanmayın
yada ibadetin ve duanın sizi sakallı cübbeli olmaya kadar getireceğinide sanmayın
bunlar sizi erkenden toparlıyacaktır aslında bu tür yardımlara başvurmanızada gerek yok
kendi kendinize yenersiniz ama yaklaşık 10 yılınızı yada daha fazlasını heba edersiniz
şöyle diyim diyelimki baklava yapıcaksınız benim kimseye ihtiyacım yok ben yaparım dediniz
başladınız baklava yapmaya her seferde bir eksiklik farkettiniz 100 tepsi sonunda öğrendiniz
peki bir baklavacıdan tarif alsaydınız tarifle 2-3 tepsi sonra güzel bir baklava yapardınız

insan düşünceler bütünüdür nasıl her bilgisayarın kafası karışıyorsa her insanın kafası karışır
ama insan daha mükemmel bir varlıktır kafayı sadece şeytanın vesveseleriyle karıştırır
aslında şeytan yanınızda size sanki kendi düşüncelerinizmiş gibi fikirler sokar
bakın dikkat edin siz aslında aynı sizsiniz sizde bir hata bir kusur eksiklik
yok şeytan size fikir empoze ediyor sizde o fikirleri alıp zannediyorsunuzki
sizde kendiliğinden oluşuyor ve bunları kendi düşünceleriniz sanıyorsunuz
bu karışıklık dolu düşüncelerin dışında kendinizi bir eksiklik durumuna daha sokuyorsunuz
oda bu tür düşünceler yakama yapışmış ve kişiliğimin bir parçası olmuş kesinlikle kurtulamam
sürekli aklıma geliyor diye buyrun bakalım durum çarpı iki oldu sıkıntıya bir sıkıntı daha eklendi


şöyle düşünün iki kişi yanyana bir filim seyrediyorsunuz
filimde adam beyin kanaması geçirip ölüyor
sizin içinize birden korku düşüyor
ya benimde başıma gelirse zaten....... diye başlar
sonunda kafada binlerce düşünceler kasılmalar ve soğuk terlemeler
vede sonunda belirli bir süre enerjisizlik yaşama durumu
ve konsantre kaybı olur tabiki vücut belli bir süre sonra enerjisini toplar
vede normale dönersiniz

peki yanınızdakine ne oldu o halen gözler canlı ve enerjik seyrediyor
onunda aklından kendisiyle ilgili aynı korku geçti diyelim
peki buna içinden " eninde sonunda ölücez beyin kanaması veya farklı bir şekilde
yapacak birşey yok kafaya takmaya gerek yok" dediğinde olay onda orada biter
yada içinden " ya benimde başıma gelirse.. neyse böyle saçma düşüncelerle
kafamı karıştırmıyım keyfimi kaçırmıyım" dediyse olay bitmiştir
siz yanında soğuk terler dökerken o filmi keyifle izlemeye devam eder

bakın kendinizi rahat bırakın o düşünceler size sürekli gelicektir
şaytan size sürekli fısıldıyacaktır o düşüncelere hiçbir yorum yapmayın boşverin
ardı arkası kesilmeyecektir sizin etkilenmediğinizi görünce
bu sefer konuları değiştirecektir sizi başka yerden yakalayınca
sonra tekrar o konuya çekecektir sizi bir kere zayıf yerinizden yakalamış
peşinizi kolay kolay bırakmıyacaktır zaten şeytan yolda işyerinde
okulda evde gördüğünüz her insana bunu sürekli yapıyor
ama bazı kişilerde panik ataklık durumu denilen yoğun karışıklık durumu
şeytanın bizi şaşırtmasına olanak vermemizden kaynaklanıyor
birde yoğun çalışmak uykusuzluk yetersiz beslenme insanı zayıf duruma düşürür
alkol ve uyuşturucu maddelerde buna olanak sağlar

bir düşünün endişeleri kafanıza taksanız ne olucak bir yararı varmı
siz ruhunuzu artık böyle her saçma düşünceyi kafaya takmaktan
sıkılacaksızın keyfinizi boşuna kaçırıp duracaksınız
korkunun sonu yokki iyi ozaman herkes aynı şekilde yapsın
heryerde asık suratlar yorgun gözler kuruntulu insanlar iyi bir şeymi
unutmayın siz aynı sizsiniz hiçbirşey değişmedi
sadece şeytan sizi bu hallere düşürdü
panik atak insanların varoluşundan beri var yeni ortaya çıkmadı sadece iletişim mekanizmalarının
artmasından insanlar herşeyi çok kolay takip eder oldu mesela başımıza bir hastalık geliyor
hemen şunu diyoruz ya herkeste şeker hastalığı çıkıyor hastalıklar çoğaldı
ne alakası var bu hastalık eskidende vardı ama şimdi heryeri takip edebiliyoruz
eskiden haberi sadece insanlar taşıyordu şimdi ise cep telefonu internet gazete televizyon
teknoloji ilerledikce her hastalık daha iyi çözülüyor detaylandırılıyor her bir kolu ayrı
bir uzmanlık alanına giriyor

ayrıca panik ataklık durumu kişinin kişisel olgunluğa varamamanın vermiş olduğu bir çaresizliktir
kişinin öğrenmesi gereken bir şeylerin olduğunu gerçekleri olduğu gibi kabulenmenin gerektiğini
bildiren bir durumdur panik ataklık karmaşasını destekleyen bir diğer unsurda insanı zayıf bırakan başka kişisel
ezikliklerinin(başarısızlıklarının) olmasıdır bu gibi aslında basit şeyler panik
ataklık durumunun alt destekleyicisi olucaktır
yani şeytan bu açık kapılardan yararlanıp kişiyi bir kaos ortamına taşıyacaktır
kişi kendi kendine yada uzman yardımı alarak yanlış düşünceleri çözümleyerek sorunu çözecektir
ve kendinden ne kadar uzaklaştığının kendini tanımadığının farkına varacaktır
ama önce insanı öğrenecektir sonra kendini


aslında bu konuyla ilgili bir kitap yazacak birikimim var ama olayın özünü anlatmak için bu kadarı yeterlidir

bunları nerdenmi biliyorum Allah inancı,kuran meali, dua ibadet ve psikoloji bilimi
birde yıllar sonra yaşın vermiş olduğu doğal kişisel olgunluk gelişimi....yaşayan bilir...yigit

9 ŞUBAT
23-03-2008, 09:11 AM
ellerine saglık arkadaşım sana katılıyorum.

birmelek
23-03-2008, 11:52 AM
Ellerine sağlık yiğit..çok güzel anlatmışsın..yazdıklarını çok içten okudum ve hakverdim fakat, bu atak öyle birşey ki geldiği anda resmen bizi kuşatıyor, bu dediklerini uygulamaya çalışıyoruz ama onun o an önümüze ördüğü duvarları yıkıp geçemiyoruz. Tamamiyle vesvese belki ama..önüne geçilmesi gerçekten zor. Kalbimize yerleşiyor ve kalbimiz nasıl korku ve endişe ile atıyor. Ama henüz bu dualara sığınma yolunu denemedim..herkes işe yaradığını söylüyor. İnşallah bi gün deneyecek gücü kendimde bulurum. Ama bu şeytan öyle birşey ki..dualara yönelmemizi bile engelliyor.

yigitemail
26-03-2008, 07:47 AM
Ellerine sağlık yiğit..çok güzel anlatmışsın..yazdıklarını çok içten okudum ve hakverdim fakat, bu atak öyle birşey ki geldiği anda resmen bizi kuşatıyor, bu dediklerini uygulamaya çalışıyoruz ama onun o an önümüze ördüğü duvarları yıkıp geçemiyoruz. Tamamiyle vesvese belki ama..önüne geçilmesi gerçekten zor. Kalbimize yerleşiyor ve kalbimiz nasıl korku ve endişe ile atıyor. Ama henüz bu dualara sığınma yolunu denemedim..herkes işe yaradığını söylüyor. İnşallah bi gün deneyecek gücü kendimde bulurum. Ama bu şeytan öyle birşey ki..dualara yönelmemizi bile engelliyor.
Arkadaşım yazımı okuyup anlamış olmana sevindim gerçekten 15 sene mücadele ettim ve bahsettiğim gerçeklerin farkına vardım keşke size verdiğim bilgilerden benimde erkenden haberim olsaydı neticede bu güne kadar birşey olmadı aslında ama gereksiz panik yapmalar gereksiz sinir nöbetleri yoplumdan kopmalar bol bol moral bozukluğu sonra düzeldim tabi ama kendimde ne eksikliklerim varmış şaşırdım kısaca anlatıyım asllında basit bir korkudan başladı
acaba endişeleri sonra baktımki sonu yok başka korkularda kafamı karıştırıyor kafan karıştıkça bu sefer deliricemmi diye korkuyorum yada diyorum cinnet geçirirmiyin diye bir ara en çok sevdiğim korku filimlerini bile izleyemez hale geldim kendimde ilk farkına vardığım şu oldu aslında içimdeki korku sabit değildi başka konulardada oluyordu sonra dedimki benim korkumun aslında korktuğun konuyla birebir ilgisi yok farkına vardımki korkunu sonu yok korkulucak şeyleri bir düşündüm iyi dedim hayatım boyunca bunların hepsi başıma gelemez
düşünüyürumda benim aklınıma kalp krizi geliyor ama ecel bir yerden geçerken kafanıza saksı düşmesiyle geliyor endişe boşuna bende okadar şeylerde hatta bir ara şeyden korktum aklıma gelenler başıma geliyor her aklıma ilginç birşey geldiğinde korkmaya
başlardım acaba olurmu diye artık kafam okadar karışıyorduk otobüsteyim kitap okuyorum gözlerim bulanıyor herhalde diyorum gözlerimde zayıfladı yada beynim artık zayıfladı aslında ne alakası var kitabı iyice karnına doğru çekersen gözler aşağa doğru birde sürekli sallanan otobüste gözler tabi bir o tarafa bir bu tarafa hali kalmıyor o kadarda korkmuştum sonra doktara gittim gözlerin aşırı sağlam dedi birazda gözümde alerji varmış korkularıma yazık oldu
bir ara çevrede eşcinseller çoğalınca bende olurmuyum diye korktum aslında kız ayarlama konusunda çekimserdim bir gün aklıma şöyle bir şey geldi acaba benim ruhumda homoseksüellikmi var baya korktum bayada uzun sürdü düşünmediğim şey kalmadı ama sonra eskiden bir firmada çalışırken büyükler arasında şakalaşıyordu biri diyorduki ibnemisin değilmisin anlamak için parmak at hoşlanıyorsan ibnesin derdi, birden aklıma geldi denedim boşuna korkmuşum çünkü sonra baktım kulağımı karıştırıncada zevk alıyorum neyse birdebaktımki ben biraz çekimserim aslında kız arkadaşımda olmadı değil baya oldu panik atak olucak ya neyse yine korkularım boşuna gitti hatta bu korkulardan birgün iyice kasılmışım ensem şişmiş hafiftende ensem karıncalanıyor tabi korkmaya başladım acaba beyin kanaması falan geçirirmiyim diye zor dayanıyorum korkuya, bir ara elimi bacağıma atıyorum baktım bacağımın sol tarafı içeri dogru boş gibi bende bir panik + panik hemen banyoya suyun altına daldım sonra hemen hastaneye götürdüler iğne vurdular doktor tedavi etti sapasağlamsın dedi yani ordada korkularım boşuna gitti tabi bu olayları yaşarken hayattan kopmadım tabiki hayatımı her zaman yaşadım tabi bazen böyle bunalımlı durumlarımda oldu ancak kendime dert etmedim atlatacağıma inanıyordum sonra herşeyin farkına varınca kaç kere ağladım geçen zamanıma baktım kendime acıdım şimdi iyiyim Allaha şükür güzel bir işim var iyi yerlerdeyim valla yenilmedim ataktayım devap ediyorum ama panik atak değil kendi ataklarımla yazdıklarımın çoğunu unutmuşum yazdıkça aklıma geldi yani unutuluyor bile, hep aklıma gelir sabah yola çıktığımda oh artık atlattım diye kendimi iyi hissediyorum diye sonra bir başlardı aksine öyle zamanlar çok olurdu ne zaman atlattım desem hemen yeniliverirdim, korkucak birşey bırakmamışım anlıycanız sizlerinde bu kadar zaman kaybetmesini istemediğim için yardımcı olmaya çalışıyorum şu anda zayıf kalmanız normal ama zaman içinde birer birer kendinindeki eksikleri, hataları, yanılgıları farkedip düzelticeksin sonra kendini tanıyacaksın insanları tanıyacaksın ve hayatı olduğu gibi kabul etmek gerektiğini öğreniceksin ne olursa olsun ne kadar hoşumuza gitmesede hayatın kendi kuralları var bu kurallar Allah tarafından konuldu
isyan edip değiştirmeye kimsenin gücü yetmez ve o maddi herşeyi derece derece yaratmış güzelliği, parayı, sağlığı,yetenekleri, nimetleri akla gelen ne varsa bir armoni içinde kimine az kimine çok kimine parayı kimine güzelliği kimine dil güzelliğini çok vermiş
bunlar saymakla bitmez kısacası hayatın düzeni bu bizede kendimize verilen yetenekleri güzellikleri avantajları farkedip halimize şekretmeliyiz eksiklerimizide görüp gerçeği kabul etmeliyiz daha fazla eksiğimiz olmadığı için yine şükretmek gerekir aslında demek istediğim şu kişinin dünyayla ve kendinle barışık olması gerekir buda bu hayatın gerçeklerinin farkedilip düşünülmesiyle olur.... sevgiyle kalın
geç vakitte yazdım yazım yanlışım olabilir
aslında şeytanın vesvesyile ilgili detaylı bir anlatım yapmak istiyorum çünkü bu kuruntuları aklıma getiren şeytanın ta kendisi inşallah zamanım olur...

duyguu_seli
02-04-2008, 11:22 PM
Harika anlatmışsın....

butterfly
03-04-2008, 11:25 AM
gayet ii anlatmıssınıs...

ellerinise saglık

irmak
04-04-2008, 02:09 AM
Merhaba arkadaşlar, çok eski bir hasta olarak, kesinlikle ve kesinlikle panikbozukluğun çözümü olduğuna inanmıyorum.. Benim klasik pa olarak algıladığım, çarpıntı ve nesef alma problemi ile başlayan ve yön değiştirmeyen panikatak psikiyatr ve ilaçlarla ayrıca kişinin de öğrendiği egzersizlerle son buluyor ama panikbozukluk devamlı nükseden insanı kahreden bir illet...bu yıl 30 uncu yıla girdi bu illetle mücadelem...

İlk olarak ani çarpıntı ile başladı, sonrası çorap söküğü gibi devam etti.. depresyon ve de okb ile.. Çok şükürki Okb ve depresyon o dönemlerde sıkı tedavi ile bitti. ama bu PANİKBOZUKLUK DENİLEN İLLET 30 yıldır yakamı bırakmadı..kronikleştiğini ben de biliyorum artık.. beni ayakta tutan sadece hayata sımsıkı bağlılığım...herşeye rağmen hayatı sevmekteyim nedense..

yigitemail
10-05-2008, 03:22 AM
Merhaba arkadaşlar, çok eski bir hasta olarak, kesinlikle ve kesinlikle panikbozukluğun çözümü olduğuna inanmıyorum.. Benim klasik pa olarak algıladığım, çarpıntı ve nesef alma problemi ile başlayan ve yön değiştirmeyen panikatak psikiyatr ve ilaçlarla ayrıca kişinin de öğrendiği egzersizlerle son buluyor ama panikbozukluk devamlı nükseden insanı kahreden bir illet...bu yıl 30 uncu yıla girdi bu illetle mücadelem...

İlk olarak ani çarpıntı ile başladı, sonrası çorap söküğü gibi devam etti.. depresyon ve de okb ile.. Çok şükürki Okb ve depresyon o dönemlerde sıkı tedavi ile bitti. ama bu PANİKBOZUKLUK DENİLEN İLLET 30 yıldır yakamı bırakmadı..kronikleştiğini ben de biliyorum artık.. beni ayakta tutan sadece hayata sımsıkı bağlılığım...herşeye rağmen hayatı sevmekteyim nedense..
arkadaşın panik atağı yenmiş olman için ne olması gerektiğini zannediyorsun o kafanı rahatsız eden düşünceler gelmiyecek kafan karışmıycakmı şunu bil her insanın akşama kadar aklından envai çeşitte düşünce geçer kimisi bu düşüncelere 1-2 dakka yada 10 dakka takılır sonra kafasına takmadan unutur gider belki 3-5 gün sonra aklına gelir ama kafasına takmamayı bildiği için panikleme durumu yaşamaz kimiside sürekli kafasını takar böyle panikler yaşar iyileşmek demek bu düşüncelerin etkisinde kalmamak demektir belkide sen etkide kalmamayı başardında hala bu düşünceler nereden geliyor diye hayıflanıp duruyorsun
kurtulamadığını düşünüp başa sarıp duruyorsun.. ama her insan gibi bu düşünceler tabiki aklından geçicek ama önemli olan endişeye kapılmamak bu düşüncelerin peşinden gitmemek bu düşünceler kafada uçuşuyor diye korkuya paniğe moral bozukluğuna girmemek duygularının sesini dinle açıklamamı iyi oku kendini ve herşeyi olduğu gibi kabul et kimsenin bu hastalığı yenmek için çok iyi uzman olmasına sayısızca kitap okumasına yada akşama kadar kendisine 50 çeşit telkinde bulunmasına gerek yok bilinmesi gereken önemli birşey varsa oda bizimde herkes gibi insan olduğumuz...korkuları olan endişeleri olan, bazen gülen bazen ağlayan bazen canı sıkılan ,sürekli kendini değiştirmeye çalışıp hep aynı yerde sayan ,kızan küfreden kıskanıp belli etmeyen korkup belli etmemek için sert duran kasınan, yalan söyleyen ,kendini bazen göklerde görüp bazen yerlerde sürünen sonra bu hali düşünüp kendisine şaşıran özellikle yerlerde sürünürken sonra bunuda unutan, bir olgunlaşan bir çocuklaşan ........anladınız....sanırım......çok.....örneğe.. ...gerek......yok................................ bizde her insan gibi bir insan evladıyız
son bir ilave: mesela bir örnek veriyim bir arkadaşım var oda bazen nefesi tutuluyormuş anlattığına göre alkol aldığı zamanlar fazla kaçırınca acaba alkol zehirlenmesi olurmuyum diye korkuyor sonra nefesi daralıyor uyuyamıyor kendi kendine panik yapıyor...saygılarımla....

MerteR
06-06-2008, 05:38 PM
Katılıyorum bende, gerçekten insan inanarak okursa kendini vererek okuyabilirse gerçekten rahatlatıyor. Tabi bunada insan kendini kaptırmamalı,aşırıya gitmemeli, dozunda olmalı..

Özellikle inşirah suresi (şahsen beni) içimde sıkıntı olduğu zaman çok rahatlatıyor,ferahlaştırıyor.


İnşirah Suresi:

1.Biz, senin göğsünü yarıp-genişletmedik mi?
2.Ve yükünü indirip-atmadık mı?
3.Ki o, senin belini bükmüştü;
4.Senin zikrini (şanını) yüceltmedik mi?
5.Demek ki, gerçekten zorlukla beraber kolaylık vardır.
6.Gerçekten güçlükle beraber kolaylık vardır.
7.Şu halde boş kaldığın zaman, durmaksızın yorulmaya devam et.
8.Ve yalnızca Rabbine yönel

Allah kimseyi şaşırtmasın ve yanlış yollara saptımasın. Aklımızı ,şuurumuzu başımızdan eksik etmesin.

Manitu
12-08-2008, 09:10 PM
insan bilmediği şeylerden korkar haklısınızz ama öğrenmek de çözüm olmuyo o düşünceleri kafadan atmak gerekiyo ama o da olmuyo aklına geliyo işte insanın işte o an onu düşünmemek insanın elinde bi de düşünecek başka şeyler olunca da insan düşünmüyoo bi meşkale yanii

g1z4y
12-08-2008, 10:41 PM
sağol arkadaşım çok güzel anlatmışsın. bnde baktım araştırdım biraz öyle bu da benden olsun .



87 maddede panik atakla mücadele.

1. Panik atak tehlikesi ile ilgili olarak, kaçınma düzeneğinin analizini yapın. (Nerelere gittiğimde panik atak yaşıyorum, nerelerde olmuyor, vs.)

2. Belirtilere odaklaştığınızda, gözünde büyüyen özellikler nelerdir?

3. Gelmeden önce, panik atak belirtileri nelerdir?

4. Kişiler genelde, panik atakları yakın bir zamanda vuku bulacak bir delilik veya ciddi bir hastalığın başlangıcı olarak kabul ederler.

5. Panik atak yaşayan çoğu kimse, delirmekten içten içe korkar. Çığlıklar atarak etrafta koşacaklarından, toplum içinde elbiselerini yırtacaklarından veya çocuklarını pencereden atacaklarından korkarlar.

6. Panik atak hastalarında beslenme, spor ve dinlenme genelde yanlış yargılar üzerine kurulmuş, düzensiz veya bozuktur.

7. Fazla miktarda adrenalin bulunmasının yan etkisiyle; korku, endişe ve panik duygusu yaşanabilir. Etrafınızda belirgin bir tehlike görmediğinizde ise; ölmekte, delirmekte veya bilinçaltında korkunç şeyler olduğunu düşünebilirsiniz. Bu da daha fazla korkuya ve endişeye neden olarak, olayı tekrar tetikler ve sonuçta panik atak yaşanır.

8. Beslenmede basit şeker alımını (tatlılar, şeker, çikolata, kek, vs), kafein alımını (kahve ve çay), sigara kullanımını azaltarak; daha düzenli beslenmeye dikkat etmek (sebze – meyve ağırlıklı, kalsiyum ve vitaminlere dikkat ederek, sık sık ama az az yiyerek, mümkün olduğunca katkısız yiyecekleri seçmek) gerekir. Beslenme İlkeleri:

a. Meyve ve sebze tüketimini arttırın (Meyve suyu yerine meyve tüketin).
b. Öğütülmemiş hububat yiyin (kepekli ekmek, vb.).
c. Fasulye ve bakliyat çeşitleri yiyin.
d. Şekeri mümkün olan en aza indirin (Çikolata, tatlı, şeker, kek ve benzeri cinsinden mümkün olduğunca uzak durun).
e. Küçük öğünlerle daha sık yiyin (4 – 5 kez azar azar).
f. Kafeinden (kahve ve çay) uzak durun.
g. Her gün 6 – 8 bardak su için.
h. Yediğiniz yağlara dikkat edin. Sıvı yağ, yağsız süt, vb tüketin.
i. Tuz kullanımını asgariye indirin. Daha çok ot ve baharat çeşidi kullanabilirsiniz.
j. Farklı yiyecekler yiyin.

9. B vitamini eksikliği panik atak oluşumunda etkin rol oynar. Bu nedenle B vitamini ve günlük yaklaşık 1200 mg kalsiyum alınmalıdır. Ayrıca korkulan yerlere gidilmeden önce; elma, armut, portakal, kavun, kivi, vs. yemek uygun olacaktır.

10. Kahvaltı önemli bir öğündür, aynı zamanda sizi güne hazırlayan bir uğraşıdır. Kahvaltısız evden çıkmamayı kendinize prensip edinin.

11. Hızlı ve fazlaca nefes alıp – veren kişilerde panik atağı andıran belirtiler ortaya çıkar. Bu artan karbondioksit oranının dengeye alınması için gerekli bir süreçtir.

12. Panik atağı olan kişiler genelde kendi nefes alış – verişlerini ve diğer vejetatif semptomlarını dikkatle izlerler.

13. Gergin olan kişi, daha rahat kişiye göre daha fazla oksijen kullanacaktır. Fazla oksijen kullanımı da, gerginliği daha fazla arttıracağı gibi, vejatatif semptomları da arttıracaktır. Normal hayatta bir miktar gerginlik hep vardır ve buna kas tonusu denir.

14. Eğer bir kişinin belirli bir fiziki özelliğine dikkat edilirse, bu özellikte artış olması normaldir. Örneğin; solunum hızına dikkat ederek ölçme yaptığımızda, solunumda artış olacaktır. Dolayısıyla kendi belirtilerini sürekli gözleyen kişilerde de, bu belirtilerinde de artış olacaktır.

15. Vücudunuza daha fazla güvenmeniz gereklidir. Eğer fiziki kontrollerde herhangi bir bulgu elde edilmemişse, her şeyin normal olduğunu kabul etmelisiniz.

16. Genelde sinirli ve hassas insanlar, panik ataklara daha fazla yakalanma riskine sahiptir. Dolayısıyla, hayata bakış açısını değiştirmek bu riski azaltacaktır.

17. Panik atak ile ilgili olabilecek kalp sorunları da kontrol edilmelidir. Yine yapılacak olan spor ile kalp kasları da güçlendirilerek, daha sağlıklı bir yapıya kavuşulabilir.

18. Hareketli yerlerde panik atak yaşanması (tren, otobüs, yürüyen merdiven, vs.) iç kulakta bir problem olma ihtimalini güçlendirmektedir.

19. Stersi azaltmak için, günlük rutin işlerin dışında küçük molalar vererek, farklı şeylerle uğraşabiliriz (yürümek, egzersiz yapmak, kitap okumak, arkadaşlarla sohbet etmek, küçük oyunlar, vs.).

20. Güne kötü haberleri dinleyerek başlamak yerine, müzik dinleyerek yada jimnastik yaparak başlamak çok daha keyif verecektir.

21. Eski acı veren olaylar aklınıza geldiğinde;

a. Onlardan kaçmaya çalışma, yüzleş
b. Onları olduğu gibi kabul et
c. Kendini sıkıp, bunaltma; rahat bırak
d. Problemlerin çözümü ve geçmesi için, onları zamana bırak

22. Aklınıza gelen düşünceleri düşünmemek için verilen çaba boşunadır. Ne kadar düşünmemeye çalışırsanız, o kadar çok aklınıza gelir ve rahatsızlığınız artar. En iyisi biraz zaman ayırarak, ayrıntılı olarak düşünmek ve analiz etmektir.

23. Kendinize günlük problem, sıkıntı ve sorunlarınız için üzülecek, endişelenecek ve düşünecek zaman ayırın. Gerekirse günlük not tutarak, bunları unutmamaya ve bir anda tutmaya çalışın.

24. Olayların, kişilerin ve problemli durumların sadece olumsuz yönlerini düşünmeyin. Her şeyin bir de olumlu ve pozitif yönü olduğunu unutmayın ve onları da anımsayın.

25. Hayatta insanların hedefleri olmalıdır ve bu hedefler sürekli canlı tutulmalıdır.

26. Unutulmaması gereken bir prensip de; panik atak geçiren tek kişi siz değilsiniz. Etrafınızda haberiniz olmasa da veya size söylemeseler de, aynı problemi yaşayan birçok kişi vardır.

27. Ayrıca, acı çeken veya mutlu olan tek kişi siz değilsiniz. Her koşulu ve duyguyu bizim kadar veya bizden daha fazla yaşayan insanlar da var.

28. Ölüm korkusu tüm insanlar için korkutucu ve acı vericidir. Ancak yaşamak için bir nedeniniz olduğunda, tamamlanması gereken bir işiniz olduğunda; ölüm korkusu zayıflar.

29. Genellikle insanların kendileriyle meşgul olmalarına yol açan veya onları tek başlarına kalmaya iten bir yaşam tarzı yada çevre mevcuttur. Bunlar da hastalanma ve bedensel işlevleri dinleme (Hipokondriyak) eğilimleri arttırır. Bu nedenle çevrenizle ilgilenin ve dış dünyanızı cazip hale getirin.

30. Mükemmel olma isteğinizden vazgeçin.

31. Panik atağa sahip çıkmayın ve benim panik atağım var demeyin.

32. Panik atak 2 aşamada ortaya çıkar. Birincisi korkudur ki; durup dururken aniden ortaya çıkan, genelde bedensel tepkilere karşı oluşturulmuş olan korkudur. İkincisi korku ise; birinci korkuya gösterilen tepki, yeniden yaşama tepkisidir.

33. Panik atak ile mücadele etmenin en etkin yolu; atağı olduğu gibi kabul etmektir. Bırakın panik atak gelsin ve yapabileceği en kötü şeyi yapsın. Panik atak artmayacaktır ve en korkunç kısmını zaten yaşamıştınız. Bir daha yaşamak sizi öldürmeyecek ve silinmez yaralar oluşturmayacaktır.

34. Rahatlama teknikleri düzenli ve günlük olarak yapıldığında çok yarar sağlar. Özellikle uzun dönemde, daha sakin ve az tepkili olduğunuzu fark edeceksiniz.

a. Karından nefes alma tekniği
b. QR – Altı saniyelik rahatlama molası
c. Sakinleştirici bir taş
d. İki dakikalık rahatlama molası
e. Beş dakikalık rahatlama molası
f. Yarım saatlik rahatlama molası
g. Sesli meditasyon
h. Derin rahatlama denetimi
i. gibi rahatlama teknikleri uygulanabilmektedir.

35. Kendinizle; şu anda panik atak var mı? Olursa ne olur ve nasıl olur? Hadi şu anda yaşayayım! Ne tür belirtiler oluşuyordu? gibi soruları yaşamalı ve cevaplamalıyız.

36. Panik anında kişinin kendini gevşetmesi veya rahatlatması, panik atağın oluşmasını engeller. Bunun için de kaçmamayı, gelen atağı göğüslemeyi öğrenmeliyiz. Bunun için de:

a. Yavaşlayın ve durun, nefes egzersizleri yapın.
b. Bedeninizin ağırlığını hissedin.
c. Sağlığınız üzerine düşünün. Bunun sadece bir şartlanma olduğunu, aslında fiziksel hiçbir şeyinizin olmadığını düşünmeye çalışın.
d. Sonra da kendinize zaman tanıyın.

37. Sizin yapabileceğiniz bedensel egzersizler; yüzme, yürüyüş, yerinde koşma, ip atlama, jogging, jimnastik hareketleri, bisiklete binme ve kürek çekme olarak sıralanabilir.

38. Egzersize başlarken, ısınma hareketlerini tercih edip, bitirirken günlük işlerinize dönmek için kendinize 5 dakika dinlenme zamanı ayırın.

39. Yine ağırlık kaldırarak yapabileceğiniz kuvvet antremanları, farklı davranışlardan seçebileceğiniz hareketler de bedensel egzersizler içinde yer alır.

40. Sinirli ve öfkeli olduğunuz zamanlarda, öfkenizi bir başka objeye (örneğin, yastığı yumruklamak, bir resme bağırıp çağırmak, hayali objesine bağırmak) çevirerek rahatlayabilirsiniz.

41. Geçmişi analiz ederek, şu ana kadar yapmak isteyip de, korkup yada çekinip yapamadığınız şeyleri bir düşünün. Sizleri bundan alıkoyan ne idi? Bundan sonraki davranışlarınızı bu sonuca göre yönlendirmemeniz gerekir.

42. Yeni bir şey yapmak, genellikle olaylara yeni bir bakış açısı geliştirmenizi gerektirir. Genellikle insanlar belirli bir kalıba yapışır kalır, onun dışına çıkamazlar. Bu sabit bir bakış açısı ve değişime karşı direnç demektir.

43. Eskiden yapmak isteyip de, korktuğunuz yada çekindiğiniz için yapmadığınız şeyleri yapabildiğinizde (örneğin, bisiklete ilk defa binmeye çalıştığınızda veya araba kullanmayı öğrenirken) herhangi bir şekilde her yapışınızda, bunun sizi derin ve içsel olarak doyurduğunu hissedersiniz. Çünkü mücadele etmekle tanışmış, başarı hissini tatmışsınızdır ve bu da sizi mutlu etmiştir.

44. İçinizdeki cesur ben’i yüceltin ve sesini daha fazla açın.

devamı var...

g1z4y
12-08-2008, 10:42 PM
....
45. Düşünceler zinciri ile panik duygularını tırmandırabilir veya onların önemini azaltabilirsiniz. Bu düşüncelerimizi nasıl yönlendirdiğinize bağlıdır.

46. Kendinizle konuşurken, seçtiğiniz kelimelere dikkat edin. Kati, olumsuz ve sert kelimeler (ben bir işe yaramam, bu mümkün değil, bunu asla yapamam, kendimi berbat hissediyorum vb.) yerine; daha esnek ve ılımlı hatta olumlu kelimeler seçmeye çalışın (benim için zor olacak, ne kadar heyecanlandım, vb.).

47. Kendinize sihirli ve rahatlatıcı kelimeler seçip, bunları zihinsel olarak anlamlandırmalısınız (ben iyiyim, yapabilirim, hayatım harika gidiyor, iyi şeylerle karşılaşacağım, güzel şeyler olacak, vb.).

48. Bir şeye inanırmış gibi davranmanız bile, sizde bir etki oluşturur. O halde yapmak istediğiniz imge oluşturun. Cesaretliymiş gibi, korkmuyormuş gibi hayal edin, olmak istediğiniz gibi davranmayı düşünün.

49. Bu durumda korkuyu bastırmıyor veya karşılaşmayı reddetmiyorsunuz. Tam tersine bir korkunuz olduğu gerçeği ile yüzleşiyor, bunu kabul ediyorsunuz. (Korkak davranırsanız, korkunuz büyük olasılıkla yoğunlaşacak; cesaret gösterirseniz bu size güç verecek ve hayatınızdaki önemini azaltacak).

50. Bir şeyden vazgeçmek istediğinizde yada korktuğunuz bir şeyden kaçındığınızda, aslında sadece korkunuzu daha çok pekiştiriyor ve büyütüyorsunuz. Tam tersine eğer üstüne üstüne giderseniz, daha fazla yapmaya çalışırsanız, büyük olasılıkla problemi ve sorunu azaltacaktır. Örneğin; yutkunma sorunu olan kişiye, yemeği yutmamaya çalışarak çiğnemesi söylendiğinde, yutmayı başaracaktır. Veya bayılmaktan korkan birine, hemen ayağa kalkıp bayılması istendiğinde, bunun olmadığını görebilirsiniz. Hatta biraz da mizah katarak, ‘hadi bakalım ne kadar iyi bayılabileceksin’ şeklinde alaya da alınabilir.

51. Otonom sinir sistemini kontrol etmeye çalışmanın bir yolu da, onun zorlanmayacağını bilmek, zorlamadan kaçınmak ve ona tersini yapmaktadır.

52. Hayal gücünüzü kullanarak (örneğin, rayların üzerinde yürürken aniden size yaklaşmakta olan bir treni, veya bir otobüse yetişmek için koştuğunuzu hayal ederek) otonom sinir sisteminin etkilerini (hızlı nefes alıp – verme, hızlı kalp atışı, göz bebeklerinin büyümesi, vb.) oluşturabileceğiniz gibi; tersi durumda da azaltabilirsiniz.

53. Sizler onaylanmaya susadıkça, azarlanmak sizi dehşete düşürür.

54. Ancak reddedilme, başarısız olmakla eş anlamlı değildir. Yeni bir şeyler için risk alırız, tehlikeyi ve değişimi göze aldığımızda reddedilebiliriz.

55. Sadece monoton ve tekdüze yaşayan insanlar reddedilmeyi yaşamaz. Reddedilme aslında sizin kişiliğinize değil; yapmak istediklerinize ve değişime yöneliktir.

56. Geri çekilme, hayattan kaçış, sosyal ilişkilerden kaçınma ve teslim olma daha az acı verecek bir çözüm gibi görünse de; sonunda bu tür davranışlara ödeyeceğiniz bedel çok ağır olacaktır.

57. Kendi dikkatinizi; kendi içinizden ve kendiliğinizden dışarıya yöneltmek (diğer insanlara, kitaba, müziğe, vb.) yalnızca panik ataklardan kurtulmanıza yardımcı olmaz; aynı zamanda birlikte vakit geçirilecek çok daha ilginç bir kişi haline gelirisiniz.

58. Okşarken ve okşanırken, olumlu sosyal ilişkiler yoluyla endişelerinizi, gerginliğinizi ve korkularınızı giderirsiniz. Okşanmak için okşamanız, verici de olmanız gerekir, en azından kendi sağlığınız için…

59. Başkalarına güvenme ve ait olma sosyal bir ihtiyaçtır ve doyurulmalıdır.

60. Bir başkasını sevmek ve ona aşık olmak, hayatı daha güzel görmenizi, neşelenmenizi sağlayacaktır.

61. Panik atak geçirdiğini diğerlerinin öğrenmemesi için, genelde insanlar eve kapanarak, sosyal ortamlardan kendilerini soyutlarlar. Bu ise panik atakları daha fazla arttırmaktan ve hayatınızı çekilmez kılmaktan başka bir işe yaramaz.

62. Çevrenizde bir sosyal ağ oluşturmaya çalışın. Bu size hem kendi problemlerinizden uzaklaşmayı, hem de hayatı daha pozitif değerlendirmenizi sağlayacaktır.

63. Unutulmaması gereken bir prensip de; panik atak geçiren tek kişi siz değilsiniz. Etrafınızda haberiniz olmasa da veya size söylemeseler de, aynı problemi yaşayan birçok kişi vardır.

64. Pozitif gruplar içinde yer almaya çalışın. Etkili ve başarılı bir grup için olumlu enerji üretimi gereklidir. İnsanlar birbirlerinin daha iyi olduklarını gördükçe, umut olduğunu fark ettikçe, yalnız olmadıklarını ve kendilerinin de o grubun üyesi olduğunu gördükçe hem grupta, hem de kendilerinde olumlu gelişmeler olmaya başlayacaktır.

65. Panik ataklarına duyarlı olan kişiler genelde, çok kolay etki altında kalır. Bu nedenle etrafınızda veya bulunduğunuz grupta olumsuz insanları barındırmayın.

66. Cesaret; zor olan bir şeyi yapmak istemektir. Korkuya rağmen ulaşılması gereken bir amaç için yapılır.

67. Cesaret panik atak söz konusu olduğunda;

a. Kaçma duygusu ortaya çıktığında, bunun geçici olduğunu ve başa çıkmanın en iyi yolunun rahatlamak ve kaçmamak olduğunu bilmektir.
b. Ya panik atak olursa düşünceleri geldiğinde, “ne fark eder, gelirse gelsin, hiç mi yaşamadım” diyebilmektir.
c. Bir yere gitmek isteyip de, panik atak geçirmekten korktuğunuzda, başkalarının önünde aptal durumuna düşmekten çekindiğinizde; “canı cehenneme, kimin umurunda” diyebilmektir.

68. Aslında başkalarının hatalarını ve kusurlarını bağışlamak, kendinizi bağışlamaktır. Eğer birilerini de üzmüşseniz, bunun için özür dileyin, bu sizi rahatlatacaktır.

69. Hayatta her şeyi kontrol altında tutamayacağınızı, sadece olumlu ve iyi şeylere yönelerek kendinizi koruyabileceğinizi unutmayınız. Bunun dışında oluşabilecek kötü şeyler her zaman mümkündür ve çoğu zaman da engelleyemeyiz. Bunlar için de inanç ve iman en iyi ilaçtır.

70. İnsanlar dengede oldukları için genelde değişime karşı dirençlidirler. Değişimin oluşması için, sizleri motive edici kaynaklar bulmalı ve teşvik etmelisiniz. (Örneğin, konsere bilet almak, bir toplantı yada davete geleceğinize söz vermek, vb)

71. Rahatsız olduğunuz ortamlara girerken, bu ortamlarda kendinizi meşgul edecek uğraşılar bulun (Elişi, kitap okuma, müzik dinleme, vb.)

72. Bütün her şeyi planlayın, sonra da rahatlayın ve dikkatinizi elinizdeki işinize verin.

73. Dışarı çıkarken; nasıl göründüğünüze değil, kendinizi nasıl hissettiğinize odaklanmalısınız. Ancak giyiniş ve tarzınız da size ayrı bir rahatlık verecektir.

74. Önemli bir olaydan önce biraz heyecanlı olmak normaldir ve olayın önemi sizin heyecanınızı belirleyecektir. Heyecan ve stres olmadan optimum performansa ulaşmanız mümkün değildir, ancak fazlası da olumsuz etki yapar.

75. Normalden daha fazla heyecan duyduğunuzda, kendiniz için olayın önemini en aza indirecek mantık yürütmelisiniz. Örneğin, dünyanın sonu olmadığını, hayatınızı tamamen etkileyemeyeceğini, vb. Böylece kendinize; bunun bir yarış olmadığını, savaş durumu olmadığını söyleyerek, kendinizi yatıştırırsınız.

76. Panik atak yaşayan kişiler genelde sabırsızdır. Bunu engellemek için zamanınızı iyi planlayın. Örneğin, randevunuz için evden daha önce çıkmayı deneyebilirsiniz.

77. Bir anda tek bir şey yapın, her şeyi bir arada yapmaya çalışmayın.

78. Bilinçli olarak yavaş hareket edin. Bu sizin gerginliğinizi azaltarak, daha sakin olmanızı sağlayacaktır.

79. Ya olursa sorularından kurtulmaya çalışmayın. Hatta bu soruları günün bir saatinde cevaplamak için not alın, hepsine birden zaman ayırarak cevap verin.

80. Ya olursa sorularını cevaplamak için, o konularla ilgili bilgi eksikliklerinizi gidermeye çalışarak, daha fazla detay edinin. Örneğin, trenlerin istasyon aralarında durmasının trafik işaretlerine uymaları gerektiği için olması, uçakların kaza istatistikleri, asansör kazaları ve bozukluklarının giderilmesi gibi.

81. Belirli bir tehlike arzeden durumlarda heyecanlandığınızda yada korktuğunuzda, etrafınıza bakının ve insanları inceleyin. Diğer insanların da endişeli ve korkulu olduklarını göreceksiniz.

82. İnsan olduğunuzu asla unutmayın. Doğal olarak ara sıra sinirlenerek, kızgınlık oluşabilir. Bu anları da sevinçleriniz gibi yaşayın.

83. Olayları kontrol altına alabildiğinizde, bunları kendi isteklerinize göre yönlendirme gücünü de kazanabilirsiniz. Örneğin, yemek düzensizliği olduğunda panik atak yaşayabileceğinizi biliyorsunuz. Yemek düzenini değiştirip panik atak yaşadığınızda, bunun yediğiniz çikolatalar veya içtiğiniz kahveler sonucunda olduğunu, bedelini de ödediğinizi biliyorsunuz.

84. Kendi ben’iniz de dahil olmak üzere, birileri tarafından gözlenmek kişiyi doğru şeyleri yapmaktan uzaklaştıracaktır. Dikkatinizi ve ilginizi dışınızdaki dünyaya çevirin. Örneğin, 10 dakika odada tüm hareketlerinizi, duygularınızı, düşüncelerinizi, nefes alış – verişlerinizi, kalp atışlarınızı çok dikkatle analiz edin. Ne hissederdiniz?

85. Panik ataklarınız için; iyileşmeyi istemelisiniz, sizi iyileştirecek şeyleri yapmalısınız. Hiç kimse bunları sizin için yapamaz.

86. Daha önce yapmayı istediğiniz bir şeye veya ilgi duyduğunuz bir alanda çalışmaya yoğunlaşmaya çalışın. Boş olan zamanlarınızı bu alanlara yöneltin, boşlukları saymaktan çok daha iyi olduğu gibi, panik ataklardan da kurtulmanıza yardım edecektir.

87. Zorlandığınız ve çekindiğiniz konularda dayanma gücünüzü teşvik edin, olumlu yönlerinizi görün ve taktir edin. Başardığınızda bu size büyük bir keyif verecek ve dayanma gücünüzü arttıracaktır

mymrv
06-02-2009, 12:03 PM
Katılıyorum bende, gerçekten insan inanarak okursa kendini vererek okuyabilirse gerçekten rahatlatıyor. Tabi bunada insan kendini kaptırmamalı,aşırıya gitmemeli, dozunda olmalı..

Özellikle inşirah suresi (şahsen beni) içimde sıkıntı olduğu zaman çok rahatlatıyor,ferahlaştırıyor.


İnşirah Suresi:

1.Biz, senin göğsünü yarıp-genişletmedik mi?
2.Ve yükünü indirip-atmadık mı?
3.Ki o, senin belini bükmüştü;
4.Senin zikrini (şanını) yüceltmedik mi?
5.Demek ki, gerçekten zorlukla beraber kolaylık vardır.
6.Gerçekten güçlükle beraber kolaylık vardır.
7.Şu halde boş kaldığın zaman, durmaksızın yorulmaya devam et.
8.Ve yalnızca Rabbine yönel

Allah kimseyi şaşırtmasın ve yanlış yollara saptımasın. Aklımızı ,şuurumuzu başımızdan eksik etmesin.

Katılıyorum evet.

mymrv
06-02-2009, 01:13 PM
allaha iman konusunda şüphem yok.ama hastalıkların bir sebebe dayandiğini da unutmamak gerekir saedece dua etmekle tedavi olacağina inanmak da allahın emirlerine karşi gelmektir.

o muhakkak tabiki,yani kesinlikle uzmandan destek alınmalı ve refaha ermek açısından onayladım bende :)

zarpandit
07-02-2009, 03:01 PM
panikatak mıyım bilmiyorum,ancak son zamanlarda düşüncelerimi kontrol edemiyorum.Bunu çevreye yansıtmıyorum ve sanki hayatımı bir filmi seyreder gibi yaşıyorum. Hiçbir duygu benim için sahici değil,mutlu olamıyorum. Kafamda belirli düşünceler var ve bunlardan kurtulamıyorum,kendimi değersiz hissediyorum.Günah keçisi ilan ettim kendimi.Herkesden daha aşağılık olduğum duygusuna kapılıyorum çoğu zaman. Sanki hiç kimse benim yaptığım hataları yapamaz gibi.Devamlı başıma kötü şeylerin gelceğini düşünüyorum,bazen o kadar yoğunlaşıyorum ki bu düşüncelere, ölümümü ya da öldürülüşümü zihnimde canlandırıp yaşıyorum bu olayı.Son 5 aydır bu her gün böyle,beş ay önce yaşadığım travmatik bir ayrılıktan sonra kendimi toparlayamadım. Ve ömrüm boyunca bu şekilde gidecek gibi.Ne yapmam gerektiğini bilmiyorum,kimseyle de paylaşamıyorum içimdekileri.

zarpandit
07-02-2009, 06:06 PM
nihat teşekkür ederim ilgilendiğin için,post-travmatik stres bozukluğunu araştırdım aslında içinde bulunduğum duruma da uygun bulduğumu söyleyebilirim. Mutlaka bir uzmana gitmeli miyim peki,yoksa kendime zaman tanısam bir şekilde geçer mi? Eski saplantısız hayatıma geri dönmek istiyorum ve aslında huzurlu bir hayatın her şeyden çok daha önemli olduğunu kavramış durumdayım.

zordayım
16-07-2011, 06:37 PM
arkadaslar oncelıkle herkese gecmıs olsun benım cocuklugumdan berı bı utangaclıgım sıkılganlıgım aşırı heyecanlanmam vs bı cok sıkıntım vardı ve busekılde yasıyodum takı askere gıdene kadar askerdeyken gecelerı yatamamaya basladım aşırı terlemeye ıc sıkıntısıyla beraber bı gece gogsumun daraldıgını hıssettım ve bı anda ter bosaldım bu durum 15 dakka kadar surdu ve kabus bundan sora basladı askerden gelır gelmez deliler gibi doktor doktor gezmeye basladım dahılıye kardıoylojı vs bır suru en son pa.teşhısı koydular sora ılac kullanmaya basladım ama hıc bır faydasını gormedım ve hala kopuk bı sekılde yasmaya calısıyorum kendımı bı canta gıbı hıssedıyorum kım nederse onu yapıyorum sankı kendı dusuncelerımın hıc bır onemı yokmus gıbı benım sıkıntılarımı yasyan arkadslar varsa nasıl bununla bas etmelıyım

emrekose07
24-07-2012, 01:46 AM
sana katılıyorum bana olunca direk okumaya baslıyorum allaha yalvarıyorum olmasın diye psikolojik olarak rahatlıyorum huzurda guvende hissediyorum kendimi