9 ŞUBAT
01-11-2007, 02:00 PM
Birkaç gün önce Türkiye'de doktorların üye oldukları bilim dernekleri ve Sağlık Bakanlığının da katkıları ile kalp ve damar hastalılarının önemini belirten ve bunlardan korunmak için alınabilecek tedbirleri anlatan bir bildiri yayınlandı. Bu dernekler adını daha önceden de duyduğunuz Türk Kardiyoloji Derneği, Türk İç Hastalıkları Uzmanlık Derneği, Türk Nöroloji Derneği, Türkiye Endokrinoloji ve Metabolizma Hastalıkları Derneği, Türk Hipertansiyon ve Böbrek Hastalıkları Derneği idi.
Adlarından da anlaşılacağı gibi bu derneklere üye olan doktorlar kalp ve damar hastalıkları tanı ve tedavisinde, daha da önemlisi bunların önlenmesinde çalışan hekimlerdir.
Günümüzde kalp ve damar hastalıkları dünyadaki birçok insanın sağlığını olumsuz etkilemekte, yaşam kalitesini bozmakta, ölümlere sebep olmaktadır. Dünya Sağlık Örgütü 2005 yılında toplam 58 milyon kişinin öldüğünü, bununsa yüzde otuzunun kalp ve damar hastalıklarından kaynakladığını açıklamıştır. Bu sayıların her gün katlanarak artığı ise daha da acı bir gerçektir.
İNME VE ŞEKER
Ülkemizde de kalp damar hastalarının sayısı yaklaşık iki milyon sekiz yüz bindir, önümüzdeki on yılda bu sayının beş buçuk milyon olacağı hesaplanıyor. Bu hızlı artışın nedenleri arasında nüfusun hızla artması ve nüfusun yaşlanmasının etken olduğu düşünülüyor.
Kalp ve damar hastalıkları risk faktörleri yaş ve cinsiyet, birinci derece akrabalarda erken yaşta kalp ve damar hastalığı öyküsü, sigara kullanımı, hareketsiz yaşam, aşırı kilo, hipertansiyon, kan yağları bozukluğu, şeker hastalığıdır. Sigara kullanımı, tansiyon yüksekliği, kan yağları bozuklukları ve şeker hastalığı günümüzde oluşan kalp ve damar hastalıklarının yüzde doksanından fazlasından sorumludurlar. Değiştirilebilen riskler azaltılırsa kalp hastalıkları, inme ve şeker hastalığı yüzde seksen azaltılabilmektedir.
Yaşımızı ve cinsiyetimizi değiştiremeyiz, ancak sigarayı bırakabiliriz, günlük yaşamımıza yürüyüş gibi sporları ekleyebiliriz, fazla kilolarımızdan kurtulmak için daha sağlıklı, daha az kalorili beslenebiliriz. Bunların dışında tetkiklerimizi ve muayenelerimizi düzenli yaptırarak kan yağları yüksekliğimiz vara, tansiyonumuz yüksekse, şeker hatalığımız varsa veya gizli şeker hastasıysak öğrenip tedavimize biran önce başlayarak yaşamımızın daha sağlıklı ve uzun olmasını sağlayabiliriz.
ENDOKRİNOLOJİ VE METABOLİZMA UZMANI
DR. PELİN TÜTÜNCÜOĞLU
Adlarından da anlaşılacağı gibi bu derneklere üye olan doktorlar kalp ve damar hastalıkları tanı ve tedavisinde, daha da önemlisi bunların önlenmesinde çalışan hekimlerdir.
Günümüzde kalp ve damar hastalıkları dünyadaki birçok insanın sağlığını olumsuz etkilemekte, yaşam kalitesini bozmakta, ölümlere sebep olmaktadır. Dünya Sağlık Örgütü 2005 yılında toplam 58 milyon kişinin öldüğünü, bununsa yüzde otuzunun kalp ve damar hastalıklarından kaynakladığını açıklamıştır. Bu sayıların her gün katlanarak artığı ise daha da acı bir gerçektir.
İNME VE ŞEKER
Ülkemizde de kalp damar hastalarının sayısı yaklaşık iki milyon sekiz yüz bindir, önümüzdeki on yılda bu sayının beş buçuk milyon olacağı hesaplanıyor. Bu hızlı artışın nedenleri arasında nüfusun hızla artması ve nüfusun yaşlanmasının etken olduğu düşünülüyor.
Kalp ve damar hastalıkları risk faktörleri yaş ve cinsiyet, birinci derece akrabalarda erken yaşta kalp ve damar hastalığı öyküsü, sigara kullanımı, hareketsiz yaşam, aşırı kilo, hipertansiyon, kan yağları bozukluğu, şeker hastalığıdır. Sigara kullanımı, tansiyon yüksekliği, kan yağları bozuklukları ve şeker hastalığı günümüzde oluşan kalp ve damar hastalıklarının yüzde doksanından fazlasından sorumludurlar. Değiştirilebilen riskler azaltılırsa kalp hastalıkları, inme ve şeker hastalığı yüzde seksen azaltılabilmektedir.
Yaşımızı ve cinsiyetimizi değiştiremeyiz, ancak sigarayı bırakabiliriz, günlük yaşamımıza yürüyüş gibi sporları ekleyebiliriz, fazla kilolarımızdan kurtulmak için daha sağlıklı, daha az kalorili beslenebiliriz. Bunların dışında tetkiklerimizi ve muayenelerimizi düzenli yaptırarak kan yağları yüksekliğimiz vara, tansiyonumuz yüksekse, şeker hatalığımız varsa veya gizli şeker hastasıysak öğrenip tedavimize biran önce başlayarak yaşamımızın daha sağlıklı ve uzun olmasını sağlayabiliriz.
ENDOKRİNOLOJİ VE METABOLİZMA UZMANI
DR. PELİN TÜTÜNCÜOĞLU