PDA

Orijinalini görmek için tıklayınız : Fazla Kilolarla Başimiz Yine Dertte!



9 ŞUBAT
07-03-2008, 05:29 PM
Her yıl Mart ayının başından itibaren, zayıflama merkezleri dolup taşar. Bütün bahar ve yaz böyle geçer, sonra Eylül ayında bir sessizlik başlar. Sanırsınız ki insanlar kilolarını sevmeye başlamışlardır. Sonra yeniden bahar geldiğinde, aynı tablo tekrar yaşanır. Bu böyle her yıl tekrarlanır..



Bir başka ilginç olay da, hastaların çoğunun, bir önceki yılda tedavi görmüş ve o zaman biraz kilo vermiş insanlar olmasıdır. Tanıdığım bir aerobik salonunun sahibi, her yıl Mart-Nisan aylarında kayıt yaptırıp, sonbaharda kaybolan bu tip kişilere “yazlıkçılar” derdi. Oysa kilo fazlalığı veya şişmanlık sorunu mevsimsel bir konu olmaktan çok uzaktır.



Çoğumuz için kilo almak kolay, vermek zor!

Diyetler hiç şüphe yok ki, kilo vermemize yardımcı oluyorlar. Ama her zaman değil. Sözde “mucize diyetler” uzun vadede metabolizmanın tembelleşmesine ve daha fazla kilo almamıza yol açıyorlar. Bakıyorsunuz, fazla kilolu insanlar güç bela kilo veriyorlar, ama kısa bir süre sonra kaybettiklerinin çok daha fazlasını, daha kısa bir sürede geri alıyorlar. Bu son derece sinir bozucu!



Diyet mi tedavi mi?

Bütün sorun tedavinin eksik ve etkisiz olmasından kaynaklanıyor. Diyet herşey değildir. Kilo sorununu çözmek için sadece diyetle yetinmek, karnı ağrıyan bir hastaya ağrı kesici verip eve göndermekten pek farklı değildir. Size verilen diyet programını eksiksiz uygularsanız, belki bir miktar kilo verebilirsiniz. Ama kilo almanıza neden olan metabolik bir sorununuz veya hormonal-genetik bir yatkınlığınız yada tedavi edilmesi gereken boyutlarda davranışsal bir sorununuz var ise, sıkıntılarınız yerli yerinde durmakta, pusuda beklemeye devam etmektedir…



Kilo almayı durdurmak ve zayıflamak için çok yönlü bir tedavinin aynı anda devreye sokulması gerekir. Yoksa sadece diyet yaparak verilen kiloları aynı hızla ve fazlasıyla geri almamız kaçınılmazdır.



Kolay çözüm yok!

Kilolardan kurtulmak için kolay ve geçici çözümlerden vaz geçmedikçe bu sorun peşimizi bırakmaz. Kendinize yapacağınız en büyük iyilik, bunu net bir şekilde kabul etmek ve yaşam tarzınızı kalıcı bir şekilde değiştirmektir.



§ Yeme davranışı bozukluklarını, yanlış yeme, bilinçsiz beslenme, öğün atlama, bilgisizce besin tüketme alışkanlıklarımızı, tümüyle terketmek zorundayız.



§ Bedensel aktiviteyi gereği kadar arttırıp, egzersiz yapmayı (yürüyüş, bisiklete binmek, bir spor salonuna gitmek, merdiven çıkmak, yüzmek) yaşam tarzı ve alışkanlık haline getirmeliyiz.



§ Bizi kilolu olmaya, kolay kilo alıp, zor kilo vermeye iten hormonal, metabolik veya psikolojik sorunları tedavi ettirmeliyiz.



Bütün bunları dikkate almadan zayıflamaya çalışırsak, ne yazık ki bu yıl da yaptığımız diyetlerin pek işe yaramadığını görecek, bir kez daha üzüleceğiz..

9 ŞUBAT
07-03-2008, 05:31 PM
Popüler diyetlerden uzak durun:

Havaların ısınmasıyla birlikte, büyük bir ihtimalle, siz de bedeninize kış boyunca yapışıp kalan yağlardan nasıl kurtulacağınızı düşünmeye başladınız. Popüler diyetleri piyasa sürenler bunun gayet iyi farkındalar. Fırsatı kaçırmayacaklarından emin olabilirsiniz. Bu yıl da tekrar; yeni, yepyeni, kesin ve kolay çözümler öneren, bir haftada birkaç kilo vereceğinize garanti veren, ‘mucize diyet’ diyet listeleri ortaya çıkacak. Ve muhtemelen bu sihirli vaadler birçoğumuzu peşinden sürükleyecek.. Ve emin olun, bu tür diyetler bizim her geçen yıl daha fazla kilo almamıza neden olacak..


Kilodan ötesi..

Formda olup olmadığımız sadece kilomuza bağlı değildir. Bir diyet ve zayıflama programı yaparken, aşağıdaki etkenleri dikkate almamız gerekir.

Kas ağırlığı:

Vücudumuzda kas oranı ne kadar yüksek ise, metabolizmamız o ölçüde canlı olur. Mevcut yağları yakmamız, yeniden yağ bağlamamanın en büyük garantisi, kas ağırlığını arttırmaktır. Bu da ancak egzersiz ve sağlıklı bir diyetle mümkün olabilir.

Bel kalınlığı:

Sağlığımız açısından bel kalınlığı çok önemlidir. İdeal bel ölçüsü kadınlarda 88 cm, erkeklerde 102 cm ‘dir. Bel kalınlaşması hormonal sorunların, yaşlanma belirtilerinin ve iç yağlanmanın habercisidir. Beraberinde estetiğin ötesinde sağlık sorunlarını ve yaşlanmayı davet eder.

Kemik erimesi ve kas kaybı:

Yaşımız ilerledikçe kemik ve kaslarda erime başlar. Kilomuz aynı kalsa da vücudumuzdaki kas oranı ile kemik yoğunluğu azalır, yağ oranı artar. Bu nedenle vücut genişler, boy kısalır, bel kalınlaşır.

Su kaybına dikkat:

Özellikle hızlı zayıflama vaadeden diyetlerde kas kaybı ile birlikte ani su

kaybı meydana gelir. Tartıda gördüğümüz fark sadece bu nedenledir. Tamamen yağsız beslenme öneren bu diyetler vücudumuzda su tutan doğal moleküllerin tahrip olmasına neden olurlar.

Aç kalarak zayıflanmaz

§ Kilolu insanlar her zaman çok yiyen insanlar değildirler. Onlar genellikle sağlıklı ve dengeli beslenmeyen kişilerdir

§ Zayıflama diyetleri aç kalmanın tersine beslenme kalitesinin yükseltilmesine dayanır.

§ Vücut uzun süre gıdasız bırakıldığı zaman, kıtlık sinyalleri yükselir, kendini savunmaya alır ve yenilen her lokmayı yağ olarak stoklamak eğiliminde olur.

Dikkat ederseniz, fazla kilolu insanlar genellikle düzgün beslenmeyen kişilerdir. Bir çoğu sabah geç kalkıp kahvaltı etmezler. Bu tipler öğle yemeğinde çok hafif atıştırıp, bütün heveslerini akşamüzeri davetlerindeki baştan çıkarıcı hamur işlerine, bir kadeh içkiye veya akşam yemeğine saklarlar. Oysa sabah kahvaltı edilmeyince metabolizma harekete geçmez. Vücut aç kalır ve bütün günü düşük kan şekeri ile, yarı baygın bir halde geçirir. Bu durumda iken ya aniden bir tatlı yeme krizine yakalanıp canlanmak için şekerden medet umar ya da açlığa biraz daha dayanıp, akşam yemeğinde kendisine gelmeye çalışır. Bazıları da bir porsiyon pasta veya börek uğruna kendilerini diğer öğünlerde aç bırakmayı seçerler. Bütün bunların hiçbir faydası yoktur. Ne kadar az yenirse yensin, bu kadar uzun süre gıdasız kalmış olan vücut kendini savunmaya alır ve ağızdan giren her lokmayı yağ olarak stoklamak eğiliminde olur.

Hiçbir öğünü atlamayın

Vücut şişman da olsa, zayıf da olsa yaşamak için enerjiye ihtiyacı vardır.

Zayıflamanın en temel kuralı egzersiz yapmak, hiçbir öğünü atlamamak, az ve sık yemektir. Vücut şişman da olsa, zayıf da olsa yaşamsal işlevlerini yerine getirmek zorundadır. Ve günlük yaşamla baş edebilmesi için enerjiye ihtiyacı vardır. Dolayısıyla aç kalmak çözüm değildir. Hiç bir diyet aç kalmayı önermez. Düzenli, bilinçli, az ve sık yenilmelidir.

Vücut yeterli besin almadığı zaman kas yapısını zayıflatır ve enerji gereksiniminden tasarruf yapmaya başlar. Bir başka ifade ile daha az kalori harcamak için elinden geleni yapar. Yavaşlayan metabolizma yağ deposunu korumaya alır ve zayıflamayı yavaşlatır. Er geç tekrar yemeye başlandığı zaman metabolizma yavaşlamış olduğu için büyük bir hızla yağ depolanır.

Dr. Yasemin Fatih AMATO

Nefertiti
07-03-2008, 09:26 PM
paylaşım için teşekkürler..

Gümüş
07-03-2008, 11:00 PM
Diyet mi tedavi mi?
ben bu sefer diyet yapmayacağım kendi kafama göre,bir kesince sanki ölüm orucu tutar gibi diyet yapıyorum...:okilo çok çabuk veriyor olsamda bünyem çok zayıf düşüyor...bu sefer kararlıyım yazın kısmet olursda diyetisyen kontrolünde zayıflıyacağım..birde kondüsyon aleti alıcam.seneye başka biri olacağım:)
ahh ah birde hayaller gerçek olsa...:rolleyes:
sağol 9şubat paylaşım için...

9 ŞUBAT
08-03-2008, 08:56 AM
Diyet mi tedavi mi?
ben bu sefer diyet yapmayacağım kendi kafama göre,bir kesince sanki ölüm orucu tutar gibi diyet yapıyorum...:okilo çok çabuk veriyor olsamda bünyem çok zayıf düşüyor...bu sefer kararlıyım yazın kısmet olursda diyetisyen kontrolünde zayıflıyacağım..birde kondüsyon aleti alıcam.seneye başka biri olacağım:)
ahh ah birde hayaller gerçek olsa...:rolleyes:
sağol 9şubat paylaşım için...

hayalleri gerçekleştirmenin ilk adımı hayal etmek ve onu gerçekleştirmek için çalışmak , çalışmak yılmadan çalışmak ,hayaller olmadan bir yerlere gelmemiz mumkun degil zaten .