PDA

Orijinalini görmek için tıklayınız : Mesleğini İçindeki Sesle Seç!



mavigece
10-02-2008, 02:41 AM
Meslek seçimi!

Bütün hayatı şekillendiriyor.

Geçen haftalarda da yazdım:
"Mesleğiniz ve o meslekte göstereceğiniz başarı size
gelirinizi, dolayısı ile refah seviyenizi, sosyal
statütünüzü, oturacağınız muhiti, çocuğunuzun gideceği
okulu, sağlık seviyenizi, belki ömrünüzün süresini ve
yaşam kalitesini tayin edecek."
Meslek büyük ihtimalle yaşayacağınız şehri,
evleneceğiniz kişiyi, müstakbel dostlarınızı da
belirleyecek.
"En önemlisi (gençlerin) tüm hayatlarını etkileyecek
şahsiyetleri bu sınavda alacakları netice ile
belirlenecek."


Gençler hayatlarını bu kadar derin etkileyen bir
seçimi yaparken bilgi ve becerelerine ve şanslarına
güvenmek durumundalar.

Ayrıca, meslek seçiminde mesleklerin piyasa
değerlerini de göz önüne alıyorlar.
Bir mesleği seçerken; o mesleğin ne kadar gelir
sağladığı, nasıl bir statü temin ettiği, hangi insan
grupları ile yakından ilgili olduğunu ağırlıklı olarak
değerlendiriyorlar.

Meslek seçiminde o mesleğin piyasa değerinin göz önüne
alınmasına hiçbir itirazım yok.

Ama sadece piyasa değerinin göz önüne alınmasına
karşıyım.
Zira, gençler üniveristeye gelene dek belirli bir
şahsiyet kazanıyorlar ama seçtikleri meslek de onların
şahsiyetlerini etkiliyor.
İşte olan da o zaman oluyor!

Gençler, kazandıkları şahsiyet üzerine ilave bir
şahsiyet bindirmeye kalktıklarında, eğer bu iki
şahsiyet arasında uzlaşmaz farklar varsa, kıyamet
kopuyor.

Tek bedende iki ayrı ruh yaşamaya başlıyor.
Mutsuzluk da böyle ortamlarda yeşermeye bayılır.
Gençlerin meslek seçimini önce ebeyvenler, sonra
çevre, arkadaşlar, sevgililer, medya v.b. gibi bir
sürü faktör etkiliyor.
Meslek seçimi sırasında gençlerin üzerlerine çok
gidiliyor. Devamlı onlara "bol para kazandıran"
meslekleri seçmeleri öneriliyor.
Bol para kazananların nasıl rahat hayat sürdükleri
örnekleri ile anlatılıyor.
Medya zengin insanların hayatlarını ballandıra
ballandıra nakil ediyor.
Renkli yaşamlar televizyonları süslüyor. Böyle
programlar yüksek rating alıyorlar.

Ama kimse gençlere "içindeki sesi dinle!" demiyor.
Kimse hayatta esas olan mutluluk ve huzurdur,
mutluluğu ve huzuru ise ancak içindeki sesi dinlersen
yakalarsın, diyerek nasihat etmiyor.
Gençler!
Meslek seçme yaşına geldiğinizde
karakteriniz-şahsiyetiniz; dolayısı ile zevk ve
beğenileriniz, eğilimleriniz, beceri alanlarınız büyük
çapta belirlenmiş oluyor.
Eğer, bu özelliklerinize ters düşen bir meslek
seçerseniz, ağzınıza hayat boyu çiğneyeceğiniz paslı
bir demir leblebi alırsınız.
Ne yutabilir, ne de tükerebilirsiniz.
Ağzınızda hep bir pas tadı ile yaşarsınız.
O meslek istediği kadar şaşaalı olsun, istediği kadar
bol para kazandırsın, istediği kadar sizi geniş çevre,
itibar sahibi yapsın, size ters gelir.
Sizi bozar. Mutsuz ve huysuz yapar.
Üstelik o meslekte, o mesleği icra etmek esasen
içinizden gelmediği için, başarılı da olamazsınız.
Dünyanın ne pahalı, en zevkli elbisesi de olsa;
vücudunuza uymayan bir elbise üzerinizde nasıl sakil
durursa, üzerinizde iken nasıl hep orasını burasını
çekiştirmek zorunda kalırsanız, size uymayan bir
meslek de hayat boyu size ait olmaz, hep bir yerlerden
sarkar, hep orasını burasını çekiştirmek zorunda
kalırsınız.
Düşünün 30 yaşında bir mesleğe atılıyorsunuz, 65
yaşına dek o mesleği icra ediyorsunuz.


Haftada 7X24=168 saat var. Siz en az 40 saati işte
geçireceksiniz. Bu 35 yıllık hayatınızın %24’ü eder.
Tam tamına 8.4 yıl!
Üstelik, mesleğinizi icra etmediğiniz anlarda da
mesleğinizi düşünüyor, mesleğinize uygun yaşıyor, onun
koyduğu esaslarla karar veriyor, onun istediği gibi
düşünüyorsunuz!
Sabah yataktan kalkmama isteği, işte istenen her yeni
görevin sizi beter bıktırması, geçmeyen saatler,
amirin ters bakışları, diğerlerine göre daha az alınan
zamlar, bir türlü terfi alamam böyle yanlış bir seçim
sonucu başlıyor.
Mutsuz bir kişilik böyle gelişiyor.
Mutsuz kişi de etrafındaki insanları mutsuz etmeye
bayılıyor.
Mutsuz insanların evlilikleri daha çabuk çatırdıyor,
boşanamasalar da keyif vermesi gereken bir yuvayı
hapishaneye çeviriyorlar.


Gelin; yol yakınken ÖSS’yi kazanma uğruna hayata
mağlup olmayın!
Sınavda muhakkak elinizden geleni yaptınız.
Mesleklerin piyasa değerini de biliyorsunuz.
Ama meslek seçimi yapmadan önce bir kenara çekilin:
"Ben hayatta ne istiyorum?", diye kendinize sorun.
Sorunun cevabını da bir yerden kopya çekmeyin.
Kendi sorunuza kendiniz cevap verin!

Kaynak : Hürriyet

Gümüş
10-02-2008, 11:37 AM
keşke benimde seçme şansım olsaydı:(

9 ŞUBAT
10-02-2008, 12:40 PM
Meslek seçimi; bireyin kendisine uygun olan meslekleri çeşitli yönleri ile değerlendirip, tercih edilen meslekler arasından, girme olasılığı en yüksek olana yönelmesidir. Bireyin, zihinsel, fiziksel yeteneklerini, becerilerini, ilgilerini, ihtiyaçlarını ve ekonomik durumunu göz önüne alarak seçim listesindeki seçenekleri belirlemesi gerekir.

Meslek, sadece para kazanma ve ekonomik ihtiyaçları karşılama aracı değildir. Birey, mesleki etkinlikleri yoluyla bir şeyler üreterek yeteneklerini, becerilerini kullanır, gizli güçlerini, kapasitesini geliştirir, başarılı olur ve doyum sağlar. Meslek, bireyin toplumda bir yer edinmesini, saygı görmesini ve her şeyden önemlisi bir işe yaradığı duygusunun yol açtığı doyuma ulaşmasını da sağlar. İş yaşamında doyum, genel yaşam doyumunu da etkiler. Meslekte yaşanılan başarısızlıklar, doyumsuzluklar bireyin ruh sağlığını tehdit eder. İş ve yaşamdaki doyumsuzluklarda önde gelen nedenlerden biri; bireyin seçtiği mesleğin özelliklerinin, kendi özellikleri ile bağdaşmamasıdır.Sağlıklı bir meslek seçimini belirleyen etmenlerden biri olan yetenek, belli bir alandaki öğrenme gücü olarak ifade edilebilir. Bireyler arasında yetenek farklılığı olduğu gibi bireyin sahip olduğu yetenek düzeyleri arasında da önemli farklar vardır. Meslekler genel zeka, sayısal, sözel, soyut, mekanik ve görsel algılama (uzay ilişkileri) yetenekleri açısından üst, orta ve alt düzeyde farklılık gösterirler. Önemli olan, bireyin bu farklı yeteneklerden hangisinde üst, orta ve alt düzeyde olduğunun farkına varması; bir başka deyişle kendini tanımasıdır. Ancak bireyin sadece sahip olduğu yetenekleri tanıması, sağlıklı bir seçim için yeterli değildir. Yönelmeyi düşündüğü mesleklerin de ne tür ve ne düzeyde yetenek gerektirdiğini bilmesi ve kendi yetenekleri ile mesleğin gerektirdiği yetenekleri uzlaştırabilmesi gerekir.

Meslek seçiminde ilgilerin de göz önünde bulundurulması önemlidir. İlgi, bir kimsenin özel bir çaba harcamadan hatta kısıtlayıcı koşullar altında dahi, dikkat ettiği, gözlemlediği ve zevk alarak yaptığı faaliyetlerdir. Ekonomik kazanç ve ihtiyaçların meslek yoluyla karşılanması kadar ilgiler de mesleki doyumda rol oynar.Yetenek ve ilgilerin dışında dikkate alınması gereken başka faktörler de vardır; cinsiyet, akademik özgeçmiş, sosyo-ekonomik durum, psikolojik ihtiyaçlar, tutumlar, değerler, kişilik özellikleri gibi...
Meslek seçimi; şansa bağlı, anlık bir olgu değil, bir süreçtir. Seçimin sağlıklı olması; bireyin kendini ve meslekleri objektif olarak tanıyabilmesine, bilgi toplamasına, karar verme becerilerini geliştirebilmesine, kararları için plan yapabilmesine ve uygulayabilmesine bağlıdır.

donuşum konagı .