9 ŞUBAT
23-01-2008, 03:44 PM
Her insan, sorunlar karşısında; farklı duygu, düşünce ve davranışlara sahiptir. Her birey, kendi zihin haritasında oluşturduğu gibi, olayları değerlendirir. Bu, bize göre doğru olsa da; karşımızdaki kişiye yanlış gelebilir. Bu nedenden dolayı da çatışmalar; çözümlenemeyen problemler yumağına dönüşür.
Günlük hayatımızda çatışmalar; sıkça rastlanan bizim motivasyonumuzu etkileyen bir olgudur. Böyle durumlarda, kendimizi mutsuz hisseder ve mücadele verilmesi gereken bir durum gibi, ciddi efor sarf ederiz. Bu süreçte beynimize, “Saldır!” ya da “Savun!” emrini veririz. Bu problemi yenmek, bize zafer kazandıracak ve içsel olarak da bizi rahatlatacaktır. Yenilmek ise başarısızlık hissi verecektir.
Peki biz bu duyguyu yaşarken, karşımızdaki kişi nasıl bir ruh halinde olur?
Yenilmişliğin vermiş olduğu sancı ile kızgınlık ya da kırgınlık yaşamaktadır. 1-0 biten maçı en kısa zamanda, 1-1 yapabilmek için, ya saldırı için hazırlık yapar, ya da savunma için geri çekilir. Aktif durumda olan insanlar çatışmalara devam ederken, pasif duruma düşen kişileri kaybetmiş oluruz. Yani küslükler burada başlar.
Satış dünyasında bir kural vardır.
“MÜŞTERİLERİNLE TARTIŞMA! KAZANDIĞIN HER TARTIŞMADA, MÜŞTERİNİ KAYBEDERSİN!..”
Amaç kaybetmek ya da çatışmalar içinde ilişkileri yürütmekse, sorun yok. Eğer amaç huzurlu bir çevre, sağlıklı bir aile ya da motivasyonu yüksek bir iş ortamıysa, durup düşünmek gerekmez mi?
“Kaliteli bir iletişim kurabilmek için, öncelikle hoşgörü gerekir. Çünkü her insan iletişime değerdir. Herkesin yaşadıkları ve deneyimleri farklı olduğundan, tepkilerinin ve değerlendirmelerinin de farklı olabileceğini kabul etmemiz gerekir.
Bu bağlamda; karşımızdaki kişinin zihin haritasını, iyi analiz etmeliyiz. Ne istediğini açık ve net olarak öğrenmemiz gerekir. Bu istekleri somut kavramlarda toplamalıyız.
Ben sizin firmanızla çalışırken “Kaliteli bir hizmet almak istiyorum” diyen bir müşteriye, “kalite” kelimesinden ne anladığını ifade etmesini sağlayabiliriz.
Kimine göre “Kalite” kelimesi, “Uzun ömürlü” anlamına gelse de; bazen servis garantisi, yetkiliye hızlı ulaşabilmek ya da reklam anlamına gelebilir.
Çünkü, “Kalite” herkese göre farklı manalar ifade edebilir.
Bu verileri topladıktan sonra, karşımızdaki kişiye seçenekler sunabiliriz. Sunulan seçenekler, aslında sizin istekleriniz doğrultusundadır. Ancak seçim hakkı ve irade, sanki karşınızdaki insana verilmiş gibi olacağından; çatışmaları en az seviyeye indirip, ahenkli bir yaşam sürdürebiliriz.
UNUTMAYIN Kİ; İYİ BİR SATICI, İYİ BİR İLETİŞİM UZMANIDIR.”
Serap Söylemez
Günlük hayatımızda çatışmalar; sıkça rastlanan bizim motivasyonumuzu etkileyen bir olgudur. Böyle durumlarda, kendimizi mutsuz hisseder ve mücadele verilmesi gereken bir durum gibi, ciddi efor sarf ederiz. Bu süreçte beynimize, “Saldır!” ya da “Savun!” emrini veririz. Bu problemi yenmek, bize zafer kazandıracak ve içsel olarak da bizi rahatlatacaktır. Yenilmek ise başarısızlık hissi verecektir.
Peki biz bu duyguyu yaşarken, karşımızdaki kişi nasıl bir ruh halinde olur?
Yenilmişliğin vermiş olduğu sancı ile kızgınlık ya da kırgınlık yaşamaktadır. 1-0 biten maçı en kısa zamanda, 1-1 yapabilmek için, ya saldırı için hazırlık yapar, ya da savunma için geri çekilir. Aktif durumda olan insanlar çatışmalara devam ederken, pasif duruma düşen kişileri kaybetmiş oluruz. Yani küslükler burada başlar.
Satış dünyasında bir kural vardır.
“MÜŞTERİLERİNLE TARTIŞMA! KAZANDIĞIN HER TARTIŞMADA, MÜŞTERİNİ KAYBEDERSİN!..”
Amaç kaybetmek ya da çatışmalar içinde ilişkileri yürütmekse, sorun yok. Eğer amaç huzurlu bir çevre, sağlıklı bir aile ya da motivasyonu yüksek bir iş ortamıysa, durup düşünmek gerekmez mi?
“Kaliteli bir iletişim kurabilmek için, öncelikle hoşgörü gerekir. Çünkü her insan iletişime değerdir. Herkesin yaşadıkları ve deneyimleri farklı olduğundan, tepkilerinin ve değerlendirmelerinin de farklı olabileceğini kabul etmemiz gerekir.
Bu bağlamda; karşımızdaki kişinin zihin haritasını, iyi analiz etmeliyiz. Ne istediğini açık ve net olarak öğrenmemiz gerekir. Bu istekleri somut kavramlarda toplamalıyız.
Ben sizin firmanızla çalışırken “Kaliteli bir hizmet almak istiyorum” diyen bir müşteriye, “kalite” kelimesinden ne anladığını ifade etmesini sağlayabiliriz.
Kimine göre “Kalite” kelimesi, “Uzun ömürlü” anlamına gelse de; bazen servis garantisi, yetkiliye hızlı ulaşabilmek ya da reklam anlamına gelebilir.
Çünkü, “Kalite” herkese göre farklı manalar ifade edebilir.
Bu verileri topladıktan sonra, karşımızdaki kişiye seçenekler sunabiliriz. Sunulan seçenekler, aslında sizin istekleriniz doğrultusundadır. Ancak seçim hakkı ve irade, sanki karşınızdaki insana verilmiş gibi olacağından; çatışmaları en az seviyeye indirip, ahenkli bir yaşam sürdürebiliriz.
UNUTMAYIN Kİ; İYİ BİR SATICI, İYİ BİR İLETİŞİM UZMANIDIR.”
Serap Söylemez