kaabul
02-04-2012, 12:41 AM
merhabalar
ben 15 yaşımda biri ile arkadaş oldum ona hayran oldum adeta, çok başarılı çok çalışkan ailesi çok iyi vs vs sanki mükemmel biriydi. onun yanında kendimi her konuda işe yaramaz görmeye başladım. kendimden ailemden sahip olduğum herşeyden nefret etmeye tek onu sevmeye başladım. okadar çok seviyordum ki onu düşünmekten hiçbir işimi yapamıyordum. bazen olduğum bir yerde saatlerde duruyor aylarca bir satır ders çalışamıyordum. bir odaya kapanıyor ve onu düşünüyordum. bu durumda oda benden uzaklaştı. . gittikçe ona benzedim o neyaparsa onu yapmak istiyordum adeta onun kopyası gibiydim kendim nasıl bir insandım onu bile bilemez oldum. buna rağmen hiç başarılı olamadım. başladığım hiçbir şeyi bitiremedim. onun yanında sürekli hatalar yapıyordum konuşamıyor gözlerine bakamıyor, titremeye başlıyor, beş yaşında bir çocuk gibi davranıyordum. yanından ayrıldığımda haftalarca yaptığım hataları düşünüyor adeta gülmeyi konuşmayı unutuyordum. ona bir adım yaklaşabilmek için yalan söylüyor olmadığım gibi davranıyordum. O gerçektende çevremdeki en başarılı, en çalışkan insandı.
bu şekilde beş yıl geçti. yirmi yaşıma geldiğimde hala zihnimde onunla uğraşıyordum gezmek, sevdiğim şeyleri yapmak, yeni arkadaşlar edinmek hiç olmadı hayatımda o olmadıktan sonra birşeyler yapmanın tadı yoktu. fakat yirmi yaşıma geldiğimde bu yıllarımı onun için heder ettiğimi anlamaya başladım. ama yine değiştiremedim kendimi. onu 15 günde bir görüyordum ama beynim her beş dk da onu anıyor hayallerimde onun yerine geçiyor, ona kendimi ıspatlıyor onun gibi biri oluyordum. bazen bunları düşünmekten dolayı yataktan kalkamıyordum saatlerce öylece yatıyordum. ancak bu hayalleri kurduğumda mutlu oluyordum. biraz olsun yaşamaya başlamam gerektiğini düşünerek birşeyler yapmaya tat almasamda yaşamaya karar verdim. çalıştım bütün gayretimle kendimi tanımaya çalıştım hatta onun başardığını düşündüğüm bazı şeyleri başarmaya başladım. hep mükemmel olup onun karşısına çıkmak arzusu ile çalıştım biryerlere geldim insanların arasına karıştım ve kendimi tanımaya çalıştım. o ise evlenmiş ve başka bir şehire yerleşmişti. biraz olsun çevremdeki insanlara kendimi anlatabilmeye başladım kendiminde bazı şeyleri sevdiğini keşfetmeye başladım. hatta normalleşmeye başladım. bu şekilde beş yıl daha geçti. bu süre zarfında onu belki uzaktan iki üç kere görmüşümdür. ama tekrar yaşadığım şehre döndü ve aynı ortamda bulunduğumuzda beş yıldır değişmiş olmama rağmen sanki hiç ilerlememişim gibi aynı saçma sapan davranışlarda bulundum, sanki on yıl önceki ben gibi davrandım. kendimi küçük, basit, aptal onu ise çok büyük olarak gördüm ve yapmak zorunda olduğum işlerimi yapmamaya başladım. onun bir başarısını duyduğumda onu sevmeme rağmen çok kıskanıyorum sanki heran onunla bir koşu yarışındayımda beni fersah fersah geçiyor gibi oysa koşamıyorum da mutsuz düşüncelerimden dolayı. öyle çok istiyorumki şöyle onsuz bir dünya olsa gerçekten o olmasaydi içimde, ben kim olurdum diye çok marak ediyorum. bunu başarabilirmiyim? onu dünyamdan gerçekten çıkarabilimiyim? onun karşısında titremeden durabilirmiyim? yaptığım bir dil sürtçmesinden bile sanki bir adam öldürmüşüm gibi acı çekmekten, uykusuz geçeler geçirmekten kurtulabilirmiyim acaba? ne dersiniz benim için? şimdiden teşekkür ederim...
ben 15 yaşımda biri ile arkadaş oldum ona hayran oldum adeta, çok başarılı çok çalışkan ailesi çok iyi vs vs sanki mükemmel biriydi. onun yanında kendimi her konuda işe yaramaz görmeye başladım. kendimden ailemden sahip olduğum herşeyden nefret etmeye tek onu sevmeye başladım. okadar çok seviyordum ki onu düşünmekten hiçbir işimi yapamıyordum. bazen olduğum bir yerde saatlerde duruyor aylarca bir satır ders çalışamıyordum. bir odaya kapanıyor ve onu düşünüyordum. bu durumda oda benden uzaklaştı. . gittikçe ona benzedim o neyaparsa onu yapmak istiyordum adeta onun kopyası gibiydim kendim nasıl bir insandım onu bile bilemez oldum. buna rağmen hiç başarılı olamadım. başladığım hiçbir şeyi bitiremedim. onun yanında sürekli hatalar yapıyordum konuşamıyor gözlerine bakamıyor, titremeye başlıyor, beş yaşında bir çocuk gibi davranıyordum. yanından ayrıldığımda haftalarca yaptığım hataları düşünüyor adeta gülmeyi konuşmayı unutuyordum. ona bir adım yaklaşabilmek için yalan söylüyor olmadığım gibi davranıyordum. O gerçektende çevremdeki en başarılı, en çalışkan insandı.
bu şekilde beş yıl geçti. yirmi yaşıma geldiğimde hala zihnimde onunla uğraşıyordum gezmek, sevdiğim şeyleri yapmak, yeni arkadaşlar edinmek hiç olmadı hayatımda o olmadıktan sonra birşeyler yapmanın tadı yoktu. fakat yirmi yaşıma geldiğimde bu yıllarımı onun için heder ettiğimi anlamaya başladım. ama yine değiştiremedim kendimi. onu 15 günde bir görüyordum ama beynim her beş dk da onu anıyor hayallerimde onun yerine geçiyor, ona kendimi ıspatlıyor onun gibi biri oluyordum. bazen bunları düşünmekten dolayı yataktan kalkamıyordum saatlerce öylece yatıyordum. ancak bu hayalleri kurduğumda mutlu oluyordum. biraz olsun yaşamaya başlamam gerektiğini düşünerek birşeyler yapmaya tat almasamda yaşamaya karar verdim. çalıştım bütün gayretimle kendimi tanımaya çalıştım hatta onun başardığını düşündüğüm bazı şeyleri başarmaya başladım. hep mükemmel olup onun karşısına çıkmak arzusu ile çalıştım biryerlere geldim insanların arasına karıştım ve kendimi tanımaya çalıştım. o ise evlenmiş ve başka bir şehire yerleşmişti. biraz olsun çevremdeki insanlara kendimi anlatabilmeye başladım kendiminde bazı şeyleri sevdiğini keşfetmeye başladım. hatta normalleşmeye başladım. bu şekilde beş yıl daha geçti. bu süre zarfında onu belki uzaktan iki üç kere görmüşümdür. ama tekrar yaşadığım şehre döndü ve aynı ortamda bulunduğumuzda beş yıldır değişmiş olmama rağmen sanki hiç ilerlememişim gibi aynı saçma sapan davranışlarda bulundum, sanki on yıl önceki ben gibi davrandım. kendimi küçük, basit, aptal onu ise çok büyük olarak gördüm ve yapmak zorunda olduğum işlerimi yapmamaya başladım. onun bir başarısını duyduğumda onu sevmeme rağmen çok kıskanıyorum sanki heran onunla bir koşu yarışındayımda beni fersah fersah geçiyor gibi oysa koşamıyorum da mutsuz düşüncelerimden dolayı. öyle çok istiyorumki şöyle onsuz bir dünya olsa gerçekten o olmasaydi içimde, ben kim olurdum diye çok marak ediyorum. bunu başarabilirmiyim? onu dünyamdan gerçekten çıkarabilimiyim? onun karşısında titremeden durabilirmiyim? yaptığım bir dil sürtçmesinden bile sanki bir adam öldürmüşüm gibi acı çekmekten, uykusuz geçeler geçirmekten kurtulabilirmiyim acaba? ne dersiniz benim için? şimdiden teşekkür ederim...