PDA

Orijinalini görmek için tıklayınız : Çocuklarımızı Bekleyen Gizli Tehlike!



9 ŞUBAT
23-03-2012, 02:07 PM
Anne ve babalar olarak çocuklarımızı pek çok tehlikeden korumaya çalışıyoruz. Evde uzunca yıllar yalnız bırakmıyor, bir yere giderken her türlü güvenlik önlemini alıyoruz

. Okul seçimimizden evimizin yerine kadar pek çok kararı alırken değerli varklıklarımızın zarar görmeyeceğine inandığımız tercihlerde bulunuyoruz. Ya gerçek tehlike dışarıda değil; tam da evimizin göbeğindeyse?

İnternet, televizyon, bilgisayar oyunları, sosyal paylaşım siteleri, cep telefonu, ipad vb. teknolojik olasılıklar çocuklarımızdan sağlıklarını ve geleceğini çalıyorlar. Ve öylesine sinsi bir süreçle evimizin içine giriyorlar ki, bu gizli düşmanı bizler, çağımızın fırsatı olarak görebiliyoruz.

Peki ne oluyor da yanılabiliyoruz?

Masum Görünür: Hayatın keyfini çıkarmanın yaşı yoktur ne de olsa(!) Her yaşa hatta aya göre seçenek bulmak artık mümkün. 7/24 çizgi filmler, internetten rahatlıkla ulaşılabilen oyun alternatifleri, izlemeye yetişemediğimiz filmler, diziler ve daha nicesi… Hakedilmiş, masum keyifler… En azından işin görünen bölümü bu. Ve insan keyfinden vazgeçmeyi hiç istemez…

Daha hayatın ilk yıllarında edinilen sanal bağımlılık ilerleyen yıllarda sorunları beraberinde getirir. Geç konuşma, erken adet görme, öfke nöbetleri, hafıza sorunları, hiperaktivite, obezite, tatmin olamama, asosyallik bu etkilerden sadece bazılarıdır.

Normalleşmiştir: Teknolojik alternatiflere ulaşım kolaydır. Düşük ekonomik seviyedeki ailelerin çocukları dahi telefon, internet, televizyon gibi seçeneklere rahatlıkla ulaşabilmektedir. Pek çok kişi tarafından yapılan bir yanlış olduğu için de normalleşmiştir. Yani bugün ailelerin birarada oldukları vaktin çoğunu televizyon izleyerek geçiriyor olması normaldir ama bir evde televizyonun açılmaması anormaldir. Deneyimsel öğreti der ki; normal ve gerçek farklı şeylerdir.

Gerçek tektir değişmez, oysa normal toplumsal uygulamalara göre dönemsel olarak değişebilir. Bir yanlışı pek çok kişi yaptığında bu doğruymuş gibi gelir. Bu araçların zararı gerçektir ama normalleşmiş olduğu için başa çıkılması zordur.

Azıcıktan Ne Olur Ki?: Deneyimsel Öğreti der ki; bir şeyin çoğu zararlıysa azı da zararlıdır. Zararlı süreçler az ile başlar ve sonra kısa sürede miktarın arttırılması ile sonuçlanır. Bebekken sadece yemek yedirmek için televizyon izletiyor olabilirsiniz. Bu bir süre sonra televizyonsuz yemek yenmemesine sebep olur… Sonra… yemek yenmediği zamanları doldurur çizgi filmler, filmler…

Derken ailece keyifli bir vakti paylaşmak için gidilen yemekte çocuğumuza vermek zorunda kalınan telefon ya da film oynatıcıdan izlenenlerle sonuçlanır. Aynı süreç internet ve bilgisayar oyunlarında da geçerlidir. Önce günde 1 saat, sonra 2, sonra 3… Derken telefon, bilgisayar ve/veya ipad’e yapışmış çocuklar, gençler…

Anne- babalara Nefes Aldırır: Çocuklarımızı oyalayan bu araçlar anne babalar için de nefes alma fırsatıdır. Hiçbir şey çocuklarımızı bu kadar çok oyalayamazken ne hikmetse reklamların önünde kitlenirler. Müzik kliplerinde adeta hipnoz olmuşçasına ekrana takılırlar…

İlerleyen zamanlarda oyunlar, internet, chat vb. olasılıklar çocuğumuzun sesini keser… Gerçekten… Oh be… Sesi soluğu çıkmıyor! Artık gelen tek ses klavyeden gelen tuş sesleridir. Siz konuşturmaya çabalasanız bile.

Zararı Hemen Ortaya Çıkmaz: Telefon frekanslarının beyinde yarattığı tahribat, hafızamızın hızla dolması ve yaşanan unutkanlık problemi, o kadar çok veriyle karışlaşmış olmanın getirdiği konsantrasyon sorunları, maruz kalınan elektromanyetik sebebiyle oluşan gerginlik… Bu sonuçlar hemen kendisini göstermez. Zaman içerisinde etkileri çıkar. Ve öylesine yanılır ki insan… Göremediğini yok sayar.

Araya zaman girmesi ve aynı sorunları yaşayan kişilerin artmış olması nedeniyle sebep-sonuç ilişkisi kuramaz. Son dönemde yaşadığı durumları sebep olarak görür. Esas problemin farkına varamadığı için de davranış değişikliği gerçekleştiremez.

Bağımlılığı Zorunluluk Zannettirir: Sosyal medya olmasa kendimizi duyuramayız… İlişkilerimi geliştirmemim yolu paylaşım sitelerinde… Çocuğum teknolojiden uzak büyürse öğrenmesi yavaşlar… Ben kullandırtmasam bile çevresinde herkes kullanıyor, ya kendisini mahrum hissederse…

Bugünün dünyasında teknolojiyi tamamen hayatımızdan çıkarabilmek mümkün olmayabilir. Diğer yandan zorunluluk zannettiklerimizden bazıları belki de bizim ya da çocuğumuzun bağımlılığı olabilir.

Eski Nesili De Tuzağa Düşürdüler: Yaşları 50nin üstünde olan neslin bir bölümü de teknoloji tuzağına düştü. Seçeneğin olmadığı dönemleri bugünle kıyaslayan büyükler, torunlarına sundukları ile kendi mahrumiyetlerini giderebiliyorlar.

Telefon, televizyon ve internetten çocuklarını uzak tutmaya çalışan bazı anne- babalara, “Siz de izlediniz ne oldu?”, “Çocuğa yazık, eğleniyor işte” vb. gerekçelerle koyulan sınırları ya da yasakları delebiliyorlar. Oysa ki o dönemlerdeki seçeneklerin az olması yani imkan kısıtlılığı, o dönem yetişmiş olanların en büyük zenginliği olabilir.

Bu yazıyı okurken dahi hissettiğimiz o vazgeçilemezlik duygusu bağımlılıklarımızın bir göstergesi. Çocuklarımıza sağlıklı ve faydalı bir gelecek sunabilmek için de “yok say” seçeneği yerine teknolojik ürün ve hizmetleri en aza indirebileceğimiz önemleri almamız gerekiyor.

Haber: Deneyimsel Tasarım Öğretisi
donusumkonagi

belgin
24-03-2012, 02:08 AM
İnternet, cocukların dersleri icin eşi bulunmaz bir kaynak.istediğimiz her konuya yorulmadan ulaşabiliyoruzve sorunumuzu cözüyoruz.özellikle zamanın değerli bu zamanda cok yardımcı oluyor.ben gündelik faaliyet programının faydalı olduğunu düşünüyorum.cocuğun yaşına göre pc kullanımı ve tv seyretme hakkı vardır.bu faaliyetleri belli saatlerle sınırlanılırsa hem cocuk hemde anne baba mutlu olur.ben evde ödev araştırması haric pc kullanımına bir saat izin veriyorum.ödev araştırmasındada yazıcıyı kullanıyoruz zaten.pc nin elektromanyetik dalgalar yaymasının sağlığa zararlı olduğunu herkes biliyor sonucta.tv yi uzaktan seyretmek şartıyla cocuk dinlenme süresinde izleyebilir mesela..yaşına göre film,cocuk programları,belgeseller,yarışmaların, saatleri hakkında biz bilgi saibi olursak, cocuğa daha faydalı oluruz.cocuğun zamanınıda iyi kullanmasını sağlarız.onlara kalsa tuhaf programlar seyrediyorlar cünkü.paparizi programları,ürkütücü haberler,hicbir özelliği olmayan diziler. yarar sağlamadığı gibi zararlarıda cocuk üstünde etkili oluyor.oyun, cocuk icin sağlık ve büyüme bakımından cok faydalı.oyun da bir ceşit spor.özelikle akciğer ve kemik gelişimi icin gerekli.güneşli havalarda mutlaka dışarda oynaması gerekiyor.güneş ışığı almaları gerekir.günün geri kalanıda işte yemek,uyku,hobi,ders bölünebilinir.cocuk bütün faaliyetlerini belli saatlerde yaparsa ileride de bunu alışkanlık haline getirecektir.program yapmayı öğrenecekdir.benim gözlemlerime göre pc,tv,cep telefonu,ipat vb teknolojik ürünlere bağımlı yaşayan cocuklarda şu sorunlar görüyorum;
1.Geç konuşma, erken adet görme, öfke nöbetleri, hafıza sorunları, hiperaktivite, obezite, tatmin olamama, asosyallik,konuşma güclülüğü
2.yemek saatlerini teknolojik ürünler icin kısa kesme ve yeterli beslenmemek.
3.teknolojik ürünler icin tuvalete gitme alışkanlığını geciştirmek ve bu yüzden ic organların tembelleşmesi ve altına kacırma.
4.teknolojik ürünler icin oyun,spor faaliyetlerini kısa veya hic yapmamak.kemik gelişiminin yetersiz olması ve omuga kemiğinde bozukluklar.
5.evde kapalı kalındığı icin güneş ışınlarından faydalanamamak.
6.uyku saatlerin geciştirilmesi.cocuklar ne kadar cok uyurlarsa o kadar büyüyorlar..
7.teknolojik ürünlere bağımlılık yüzünden ödevler ve konuyu tekrarlamada aksamalar.
8.olaylara karşı uyum bozukluğu ve hafıza kaybı.cünkü bir iş yaparken akılları pc deki oyunda veya sosyal paylaşım
sitelerindedir mutlaka.
9.gözlerde rahatsızlık.
10.teknolojik ürünlerin yaydığı elektromanyetik dalgaların zararları..
11.cevreye ilgisinin kesilmesi.icine kapanıklık.yakınları ile vakit gecirmek istememek.ileride sosyal fobili olması yüksek.
12.cocuğun hayat icin bazı bilgilere ulaşması ve deneyimler icin istekli olmaması veya vakit bulamaması.
13.hobilere karşı ilgisizlik.tiyatro,resim,folklör,spor dalları gibi hobilerle ilgilenmemek.oysaki bu gibi faaliyetler cocuğun gelişiminde büyük etkileri var.
14.hayvanlara ve doğaya karşı isteksizlik.
15.teknolojik ürünlerde kullanım saatlerinin uzaması yüzünden aile icinde gerginlikler,cocuğun hırcınlaşması ve uyarıları kesin bir dilde redetmek.cünkü cocuk baş edemeyeceği kadar bağımlılık oluşturmuştur...